SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/576 E. 2024/327 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/576

Karar No

2024/327

Karar Tarihi

6 Mayıs 2024

T.C.

İSTANBUL

19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/576 Esas

KARAR NO : 2024/327

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 23/09/2022

KARAR TARİHİ : 06/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı sigorta şirketine trafik sigortalı ... plakalı aracın 29.06.2022 tarihinde müvekkiline ait ... plakalı aracına çarparak hasarına neden olmuş olduğunu, Müvekkilinin başvurusu üzerine hasar dosyası açılmış ve görevlendirilen sigorta eksperi tarafından müvekkiline ait araçta 15.166,68 TL hasar tespit edilmiş olduğunu, araçtaki hasarın daha fazla olduğunu ve bu nedenle araçta yaptırdıkları başka bir ekspertiz sonucu araçta 94.158,02 TL hasar tespit edilmiş olduğunu, davalı sigorta şirketinin müvekkiline sadece 7.583,00 TL ödeme yapmış olduğunu, davalı sigorta şirketinin edimini eksik ifa etmiş ve müvekkilinin aracının ayıplı olarak onarılmış ve müvekkilinin aracının hakkı ve layığı ile onarılmamış olduğunu, sigorta şirketi aracı her ne kadar onarmış ise de müvekkilinin aracının kazadan bir önceki gibi olmamış ve müvekkilinin aracında değişmesi gereken parçaların değiştirilmemiş, değiştirilmiş olan parçaların da orijinali ile onarılmamış olduğunu, Yaşanan trafik kazasından sonrasında müvekkilinin aracının muhtelif yerlerinden hasar almış, müvekkilinin aracı 2013 model olup meydana gelen bu kaza, daha önce hasar kaydı bulunmayan müvekkiline ait aracın 2. el piyasa rayiç değerinde esaslı kayba sebep olmuş olduğunu, müvekkilinin aracında meydana gelen gerçek hasarın tespiti için atamış olduğu eksper ödenen 350,00 TL ücretin sigorta şirketinden alınarak müvekkile ödenmesi gerektiğini, davalı sigorta şirketine 02.08.2022 tarihinde başvuruda bulunulmuş ve davalı sigorta şirketinin ihtarnamelerine hiçbir şekilde cevap vermemiş olduğunu, davalı sigorta şirketinin 50.000,00 TL teminat limiti dahilinde olan hasarı ödemeyerek teminat limitlerine kadar müvekkilinin aracında oluşan hasardan sorumlu olduğunu, müvekkilin aracında meydana gelen hasarın giderilmesi için dava öncesi zorunlu arabulucuya başvuruda bulunulmuş olmasına rağmen arabulucuda müvekkilin zararı giderilmediğinden dolayı iş bu davanın açılmasının zorunlu olduğunu iddia edip, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalması kaydıyla, simdilik 10.00 TL değer kaybı tazminatının davalı sirketin temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak müvekkile ödenmesine, ayrıca müvekkilinin aracında meydana gelen hasardan kaynaklı olarak eksik hasar bakiyesine mahsuben talep edilebilir tazminat bedelinin Mahkememizce yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edileceği baz alınarak, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkilinin aracında meydana gelen hasardan kaynaklı şimdilik 10,00 TL eksik bakiye alacaklarını davalı şirketin temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak müvekkile ödenmesine, müvekkilinin aracında meydana gelen gerçek hasarın tespiti için ekspere ödenen 350,00 TL ücretin yargılama giderinden sayılarak sigorta şirketi üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP:

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu trafik kazasının anılan zamanaşımı süreleri geçtikten çok sonra açılmış olduğundan zamanaşımı itirazlarımız doğrultusunda davanın reddinin gerektiğini, ... plakalı aracın 29.06.2022 tarihinde karışmış olduğu kazaya ilişkin olarak trafik poliçesi kapsamında müvekkili şirket nezdinde hasar dosyasının mevcut olmadığını, akabinde poliçe tespit edilememiş olup müvekkili şirketin dava konusu kaza nedeniyle sorumluluğunun bulunmadığını, Müvekkili şirketin KTK.'nun 91. maddesi ve ZMS/Trafik Sigortası uyarınca, sigortalısının kusuru ile 3. kişilere verdiği zararı, yine poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere tazmin etmekle mükellef olduğu da göz önüne alındığında, ifade tutanakları, ceza dosyası vb. belgeler üzerinde detaylı inceleme yapılarak kusur tespitinin yapılmasının hukuki bir zorunluluk olduğunu, kazanın hangi sebeple meydana geldiğinin araştırılması ve dava konusu kazanın meydana gelmesine etki edecek yol kusurunun ve teknik arızanın olup olmadığı belirlenmesi gerektiğini, müvekkili şirketin KDV'den sorumluluğu bulunmadığından hasar hesabının KDV dahil edilmeden yapılması gerektiğini, hasarlanan parçaların eşdeğer parçalar ile değiştirilmesi mümkün olduğundan dosyada eşdeğer parça fiyatları üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin anlaşmalı olduğu onarım merkezinde onarılsaydı uygulanacak parça, tedarik, işçilik ve diğer hususlara göre belirlenecek bedele göre hasar onarım miktarına en az % 30 indirim uygulanması gerektiğini, değer kaybı hesaplamasının 04.11.2021 tarihinde ZMMS Genel Şartları ekindeki formüle göre yapılması ve öte yandan başvuru konusu değer kaybının uzman sigorta eksperi tarafından Yargıtay İçtihatları doğrultusunda belirlenmesi gerektiğini, olayın haksız fiilden kaynaklanmasına, taraflara ait araçların hususi otomobil olmasına göre davalı şirketin yasal faizle sorumluluğuna karar verilmesi gerektiğini bildirip, husumet yokluğu nedeniyle haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini, zamanaşımı defi ve hasar tazminatı yönünden müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmaması nedeniyle haksız davanın reddine, değer kaybına ilişkin tazminat hesabının uzman sigorta eksperi tarafından yapılmasına, uyuşmazlık konusu kazanın meydana gelmesinde sigortalısının kusuru olmadığından haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER:

Türkiye Noterler Birliği Başkanlığı'na müzekkere yazılarak... ve ...plakalı araçların aktif ve pasif mülkiyet kayıtlarının çıkartılarak Mahkememize gönderilmesi istenilmiştir.

... İl Emniyet Müdürlüğüne müzekkere yazılarak,...,... plaka sayılı araçların karıştığı 29/06/2022 tarihli kazaya ilişkin; kaza tespit tutanağı ve ilgili belgelerin gönderilmesi istenilmiştir.

... A.Ş'ye müzekkere yazılarak,... numaralı poliçe ve hasar dosyasının istenilmesine ve davacıya her hangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı ile ilgili bilgi ve belgelerin gönderilmesi istenilmiştir.

... Asliye Ticaret Mahkemesine tanıklar ... ve ...'nın dinlenilmesi hususunda talimat yazılmış, ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Talimat sırasını alarak, tanık ... dinlenilmiş beyanları alınmış, tanık ... adına çıkartılan ihzar müzekkeresine yanıt verilmediğinden bahisle dinlenilememiştir.

08/01/2024 tarihinde Adli Trafik bilirkişisi, Makine mühendisi bilirkişisi ve Sigorta Uzmanı bilirkişi heyeti vasıtası ile bilirkişi raporu alınmıştır.

Davacı vekilince 29/01/2024 tarihinde bedel arttırım dilekçesi sunulmuştur.

GEREKÇE:

Dava, trafik kazası sebebiyle hasar bedeli ve değer kaybı tazminatı talebine ilişkindir.

Trafik kazaları nedeniyle maddi ve manevi tazminat talepleri asıl olarak haksız fiil sorumluluğuna dayanır. TBK md. 49’a göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar gören karşı tarafın kusurunu ve zarara uğradığını ispat yükü altındadır.

KTK md. 85 ve 88 uyarınca trafik kazası sonucu meydana gelen kazadan aracın işleteni veya aracın bağlı bulunduğu işletmenin sahibi de müştereken ve müteselsilen sorumludur. İşleten veya aracın bağlı bulunduğu işletmenin sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusursuz olması ve kazanın araçtaki bir bozukluktan meydana gelmemesi şartıyla, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya 3. kişinin ağır kusurundan kaynaklandığını ispat ederek sorumluluktan kurtulur. Hem TBK md. 52 hem de KTK md.86/2 uyarınca kazada zarar görenin de kusurunun bulunması halinde tazminat miktarından indirim yapılması gerekir.

Trafik kazası sonucu zarar görenin aracında meydana gelen değer kaybından zarar veren sorumludur. Yerleşik yüksek mahkeme içtihatları uyarınca değer kaybı, aracın kaza tarihi itibariyle serbest piyasa koşullarına göre hasarsız haldeki ikinci el değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre tespit edilir. Kaza sebebiyle hasara uğrayan aracın onarım masrafı da davacının zararlarındandır ve zarar verenden tazmini talep edilebilir.

Trafik kazasından doğan tazminat davalarında 2 ve 10 yıllık zamanaşımı süreleri uygulanır. Ancak fiilin cezayı gerektirmesi durumunda, ceza kanununda daha uzun bir zamanaşımı süresinin öngörülmesi şartıyla, bu süre uygulanır.

Somut olayda 29/06/2022 tarihinde davacıya ait ... plakalı araç ile davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu ...plakalı araç arasında trafik kazası meydana gelmiştir. Denetime elverişli ve usul ve yasaya uygun olarak hazırlanan 08/01/2024 tarihli bilirkişi raporuna göre, meydana gelen trafik kazasında davacının %25, davalının sigortalısının %75 kusurunun bulunduğu tespit edilmiştir. Bilirkişilerce davacının aracında 36.898,42 TL hasar zararı ve 12.000,00 TL değer kaybı zararının bulunduğu hesaplanmıştır. Yapılan kusur tespiti ve zarar hesabının teknik yönden doğru olduğu ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu mahkememizce kabul edilmiştir.

Dava dilekçesinde davacı taraf, davalı tarafından 7.583,00 TL hasar ödemesi yapıldığını beyan etmiş, bilirkişi raporunda ödeme belgesinin bulunmadığı tespit edilmiş ve davacı taraf 29/01/2024 tarihli değer artırım dilekçesinde “sonradan ödemenin yapılmadığının fark edildiğini” beyan etmiştir. Davacının dava dilekçesinde ödeme yapıldığını kabul edip beyan etmesinden sonra, bilirkişi raporu ile tespit edilen bir husus hakkında ödemenin yapılmadığı yönünde beyanını değiştirmesi dürüstlük kuralına aykırı bir tutumdur. Kaldı ki, mahkememizce hasar dosyası celp edildiği ve davalı cevap dilekçesi sunduğu aşamada ödeme belgesinin dosyaya ibraz edilmediği beyan edilip araştırma yapılabilirdi. Bununla beraber davacı dava dilekçesinde ödeme aldığını kabul ettikten ve davalının bu durumun aksini iddia etmemesinden sonra, dosyada ödeme belgesinin bulunmaması bir eksiklik olarak görülemez; mahkememizce ayrıca araştırılması da gerekmez. Dolayısıyla davacının %25 kusurunun tenzilinden sonra yapılan 7.583,00 TL’nin düşümü ile davacının 20.090,82 TL hasar zararının bulunduğu; davacının %25 kusurunun tenzili ile 9.000,00 TL değer kaybı zararının bulunduğu kanaatine varılmıştır.

Davacı, dava açmadan önce yaptığı eksper masraflarının yargılama giderlerine eklenmesini talep etmiştir. Eksper masrafı dava açmadan önce yapılan zorunlu bir masraf değildir. Davacının sunduğu eksper raporuna göre 94.158,02 TL hasar zararının bulunduğu, buna rağmen davacının davasını 10,00 TL üzerinden belirsiz alacak davası olarak ikame ettiği görülmüştür. HMK md. 107 uyarınca davacı, davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde belirsiz alacak davası açabilir. Doktrinde ve uygulamada kabul edildiği üzere, davacının dava açmadan önce eksper raporu aldırması belirsiz alacak davası açmasına engel değildir. Ancak eksper raporunda belirtilen sonucu kabul etmeyip daha fazlası için dava açan davacının, en az eksper raporundaki miktar üzerinden harç yatırarak davasını açması gerekir. Somut olayda davacı 10,00 TL üzerinden davasını açarak eksper raporundaki miktarı kabul etmemiştir. Bu sebeple eksper raporu masraflarının yargılama giderlerine eklenmesi talebi yerinde değildir.

Yukarıda açıklanan sebeplerle; davalı sigorta şirketinin zorunlu trafik sigorta poliçesi kapsamında davacının zararından sorumlu olduğu, meydana gelen trafik kazasında davacının %25 kusuru ile davadan önce yapılan 7.583,00 TL ödemenin tenzili ile davacının 20.090,82 TL hasar ve 9.000,00 TL değer kaybı zararının bulunduğu, zarar miktarlarının davalının limitleri dahilinde olduğu ve davacının başvurusu üzerine 13/08/2022 tarihinde davalının temerrüde düştüğü kanaatiyle davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;

  1. Davanın kısmen kabul kısmen reddine; 20.090,82 TL hasar tazminatı ve 9.000,00 TL değer kaybı tazminatı olmak üzere toplam 29.090,82 TL maddi tazminatın 13/08/2022 tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

  2. 350,00 TL eksper giderinin yargılama giderlerine katılması talebinin reddine,

  3. Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 1.987,19. TL harçtan daha önceden ödenen toplam 706,70. TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 1.280,49. TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,

  4. Davacı tarafından yapılan; 80,70. TL Başvuru Harcı, 80,70. TL Peşin/nisbi Harcı, 626,00. TL Tamamlama Harcı, olmak üzere toplam 787,40TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  5. Davacı tarafından yapılan; 10.500,00. TL Bilirkişi ücreti, 529,25. TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 11.029,25. TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 8.748,75. TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,

  6. Maddi tazminat yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde. 13 İkinci Kısım İkinci Bölüm) göre hesaplanan 17.900,00. TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  7. Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 7.583,00. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

  8. Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanacak 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul red oranı dikkate alınarak 1.237,39. TL'lik kısmının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 322,61 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

  9. Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,

Dair, miktar itibariyle davacı için kesin davalı vekili için kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/05/2024

Katip

¸

Hakim

¸

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistanbuldelillerFiilden(HaksızgerekçehükümKaynaklanan)Tazminat

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:40:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim