İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/190 E. 2024/312 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/190
2024/312
25 Nisan 2024
T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/190 Esas
KARAR NO : 2024/312
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 28/03/2024
KARAR TARİHİ : 25/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı hakkında müvekkili kurum görevlileri tarafından ''ilgili kullanım yerinde elektriği kesilmiş olan sayacı kullanıma açıp elektrik kullanıdığı tespit edilmiştir." gerekçesi ile ... MAH. ... CD.NO: ... /İSTANBUL adresi için 01.09.2022 tarihli kaçak/usulsüz elektrik kullanım tespit tutanağı tutulduğunu, kaçak kullanıma ilişkin tahakkuk eden bedelin tahsili için davalı borçlu adına 26-01-2021 tarihli 16.091.68 TL tutarlı fatura düzenlendiğini, Davalının işbu fatura ile tahakkuk ettirilen bedeli ödemediğinden aleyhine .... İcra Müdürlüğünün 2021/...
Esas sayılı dosyası ile davalı borçlu hakkında icra takibi başlatıldığını, Davalı borçlunun icra dosyasına sunduğu itiraz dilekçesi ile borca ve itiraz ettiğinden takibin durduğunu beyanla; davalının icra dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile takibin devamına, itirazın haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle itiraz olunan kısım üzerinden %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, Mahkeme masrafları ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalıya çıkartılan tebligatın bila ikmal döndüğü, iade edildiği görülmüştür.
DELİLLER:
Kaçak/Usulsüz Elektrik Kullanım Tespit Tutanağı örneği, fatura örneği, arabuluculuk son tutanak örneği, .... İcra Müdürlüğünün 2021/... Esas sayılı dosyasının bir örneğinin dosyamız arasında olduğu görülmüştür.
... Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabında; davalının gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığının bildirildiği görülmüştür.
... Vergi Dairesine yazılan müzekkere cevabında; davalının 08/04/2024 tarihi itibariyle potansiyel mükellef (vergiye tabi kazanç elde etmeyen sürekli yükümlülüğü gerektiren bir faaliyet yürütmemekle birlikte. Vergi kimlik numarası kullanımının yaygınlaştırılması hakkındaki 4358 sayılı Kanunun 2.'nci maddesinde belirtilen kurum ve kuruluşlarla işlem yaparken vergi kimlik numarası kullanmak zorunda olanlar için öngörülen mükellefiyet türüdür) olduğu, davalının şirket ortaklığı/yöneticiliğinin tespit edilemediğinin bildirildiği görülmüştür.
GEREKÇE:
Dava; kaçak elektrik kullanımı nedeniyle düzenlenen fatura alacağının tahsili amacıyla açılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.
HMK’nun 115/1. maddesi uyarınca dava şartlarının bulunup bulunmadığı davanın her aşamasında resen araştırılır. HMK’nun 114/1-c maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması dava şartı olarak düzenlenmiştir.
6102 Sayılı TTK’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın TTK veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir.
Aynı Yasa'nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir.
Bilindiği üzere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) yürürlüğe girdiği 01.11.2011 tarihinden sonra 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 5. maddesinde 6335 sayılı Kanun ile değişiklik yapılmış ve ticaret mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp görev ilişkisine dönüştürülmüştür.
Ticaret mahkemelerinin görevi TTK'nin 5. maddesinde düzenlenmiş ve maddenin 1. bendinde "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." denilmiştir.
Bir davanın ticari dava olup olmadığı ise TTK'nin 4. maddesinde gösterilen ilkelere göre belirlenmekte olup, ticari davalar kendi aralarında mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Mutlak ticari davalar için tarafların sıfatlarına ve dava konusunun ticari işletme ile ilgili olup olmadığına bakılmazken, nispi ticari davalarda dava konusunun ticari işletme ile ilgili olup olmadığı kriter olarak kabul edilmiştir.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın sırf dava konusunun TTK'da düzenlenmesi nedeniyle ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar TTK'nin 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra ve İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz.
TTK'nin 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nin 4/1. maddesine göre her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK”'nin 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir.
Bu haliyle, dava sebebine ve celp edilen müzekkerelere göre; davalının potansiyel mükellef (vergiye tabi kazanç elde etmeyen sürekli yükümlülüğü gerektiren bir faaliyet yürütmemekle birlikte. Vergi kimlik numarası kullanımının yaygınlaştırılması hakkındaki 4358 sayılı Kanunun 2.'nci maddesinde belirtilen kurum ve kuruluşlarla işlem yaparken vergi kimlik numarası kullanmak zorunda olanlar için öngörülen mükellefiyet türüdür) olduğu, şirket ortaklığı/yöneticiliğinin tespit edilmediği, davanın mutlak yahut nisbi ticari dava olmasının gerektirir yanının bulunmadığı, davalının tacir olmadığı, taraflar arasında abonelik sözleşmesi olduğuna dair delilin de bulunmadığı anlaşıldığından, davanın haksız fiil hükümlerine göre Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. Uyuşmazlığın çözümünde Ticaret Mahkemelerinin görevli olmadığı açıktır. Bu durumda davaya bakmaya Genel Mahkemeler görevlidir. (İstanbul BAM 37. Hukuk Dairesi 2023/1396 Esas 2023/3417 Karar - İstanbul BAM 45. Hukuk Dairesi 2023/2172 Esas 2024/66 Karar) Bu nedenle, yukarıda belirtilen yasa hükümleri ve açıklamalar uyarınca davada görevli Mahkemenin İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
-
Davanın 6100 Sayılı H.M.K.'nun 114/1. c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİ ile MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE,
-
Görevli Mahkemenin İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğuna,
-
6100 sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren Mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli Mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
-
Bu süre içerisinde başvuru yapılmadığı takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
-
HMK'nun 331/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinin yetkili ve görevli Mahkemece hüküm altına alınmasına, açılmamış sayılmasına karar verildiği takdirde bu kararda değerlendirilmesine,
Dair, tarafların yokluğunda, dava miktarı itibariyle istinaf sınırı altında kaldığından KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 25/04/2024
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:39