İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/673 E. 2024/28 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2021/673
2024/28
16 Ocak 2024
T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/582 Esas
KARAR NO:2024/53
DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:26/09/2023
KARAR TARİHİ:23/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekilinin vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin www...com adlı internet sitesinin tüzel kişi sahibi ve işletmesinin olduğunu, müvekkili şirket sahibi bulunduğu İnternet sitesi üzerinden gerçekleştirdiği elektronik ticaret faaliyetleri kapsamında tüketicilere satıcı sıfatıyla doğrudan ürün ve hizmet satışı yaptığı gibi aynı zamanda aracı hizmet sağlayıcı sıfatı ile diğer üçüncü kişi tacirlere de ürünlerini tüketicilere satmaları için gerekli alt yapı ve platformu sağladığını, mal ve hizmetler satıcı firmalar tarafından internet sitesinde satışa sunulmakta ve müşterilerin talepleri doğrultusunda mesafeli satım sözleşmesi ile müşterilere satış gerçekleştirildiğini, böylece üçüncü kişi tacirlere de www...com adlı internet sitesi üzerinden tüketicilerle bir araya gelmeleri adına hizmet verildiğini, müvekkili şirket sürdürmekte olduğu elektronik ticaret faaliyeti kapsamında pek çok tedarikçi/satıcı ile çalışmakta ve “...” adı verilen birçok satıcıya karşılıklı olarak imzalanan “... Satıcı Üyelik Sözleşmesi” hükümleri gereği AVM’de kiralanan “mağaza” veya “Pazar yeri” mantığından hareketle www...com internet sitesinden satış faaliyeti yapılmasına aracılık ettiğini, müşterilerin www...com internet sitesindeki üyelik hesaplarından oluşturulan siparişler, “...” adı verilen satıcılar tarafından mesafeli satım sözleşmeleri gereği müşterilere teslim edilmek üzere kargo aracılığıyla gönderildiğini, müşterilerden gelen ödemelerde ilgili satıcı firma hesaplarına müvekkili şirket aracılığı ile ödendiğini, Söz konusu müşterilerden Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve ilgili mevzuat kapsamında ayıp, cayma hakkı vb. kaynaklanan iade talepleri iade sürecinde direkt sistem üyesi satıcının hesabına onay için gelmekte olup, üye satıcının müşterilerden gelen iade talebini onaylaması üzerine, Müvekkili Şirket müşterilere bedelleri müşterilere iade edilecek şekilde sistem üzerinden gerçekleştiğini, yasal iade sürecinde müşterilere yapılan iade miktarları ilgili satıcıdan tahsil edilmek üzere fatura düzenlenerek her bir satıcının cari hesabına işlendiğini, Davalı ... ile Müvekkil Şirket arasında belirsiz süreli “... Satıcı Üyelik Sözleşmesi” akdedildiğini, müvekkili şirket anılı sözleşme gereği AVM’de kiralanan “mağaza” veya “...” mantığından hareketle www...com internet sitesinden satış faaliyeti yapılmasına aracılık ettiğini, davalı müvekkili şirkete ait olan www...com alan adlı internet sitesi üzerinden satış gerçekleştirdiğini, davalıya ait firmaya müvekkili şirkete borçlu olduğundan tarafına yönelik icra takibi başlatıldığını, Davalı tarafından işbu takibe 14.10.2022 tarihinde müvekkili şirketin alacağını sürüncemede bırakmak ve takibi durdurmak maksadıyla kötü niyetle, herhangi bir borcu olmadığından bahisle ödeme emrine borcun tamamına işlemiş faize faiz türüne tüm ferilerine itiraz ederek icra takibinin durduğunu, davalı ile süregelen ticari ilişkin boyunca cari hesap ekstresinde de yer alan ve farklı tarihlerde düzenlenen ürün iadeleri, fatura, hizmet bedelleri, kargo ve sair bedellere ilişkin toplam 12.105,03-TL cari hesabına kaydedildiğini, bunun üzerine müvekkili şirket tarafından T.C. .... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası üzerinden ilgili cari hesap ekstresi dayanak gösterilerek icra takibi başlatıldığını, borca yapılan itiraz sebebiyle takip durdurulmuş uyuşmazlığa ilişkin öncelikle arabuluculuk kanun yoluna başvurulduğunu, davalını görüşmeye katılmaması sebebiyle 12.05.2023 tarihli arabuluculuk son tutanağında "anlaşamama" olarak sonuçlandığını, her ne kadar davalı tarafından borca itiraz edilmiş ise de yukarıda izah edildiği üzere davalının Müvekkili Şirket’e faiz ve masraflar hariç takipte kesinleşen miktar olan 13.285,03 -TL borcu bulunduğu hususu ticari defter, muhasabe kayıtları, cari hesap dökümü ve ticari belgelerin incelenmesi ile sabit hale geldiğini, davanın ikame edildiği bu tarihe kadar müvekkili şirkete davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, Mahkeme nezdinde cari hesap ve Müvekkili şirketin ticari defter ile kayıtları üzerinde yapılacak bir bilirkişi/bilirkişi heyeti incelemesi neticesinde davalının Müvekkili Şirket’e faiz ve masraflar hariç 13.285,03-TL borcu bulunduğu ve davalının itirazlarının haksız ve mesnetsiz olduğu hususu somut hale geldiğini, yukarıda açıklanan nedenler ile, borçlu itirazında haksız ve kötü niyetli olup, icra takibini uzatmak maksadıyla borca itiraz etmesi nedeniyle davalı borçlunun itirazın iptali (asıl alacak ve faize itirazının iptali), takibin devamı ile borçlunun haksız itirazı sonucu İcra İflas Kanunu Madde 67/2 hükmü uyarınca %20 oranından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı asilin vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davalı şirket ile karşılıklı olarak imzalanan sözleşmenin hükümlerini yerine getirdiğini, buna istinaden kendisine mağaza açma ve satış yapılmasına izin verildiklerini, fakat mağazasının davacı tarafından kapatıldığını, bundan dolayıda müşteri taleplerini göremediğini, sistem gereği müşterilerin taleplerine 2 gün içinde cevap verilmediğinde otomatik olarak davacı şirket talebi onaylayıp müşterinin isteğini kabul ettiklerini, 1-1,5, 2 yıl kullanılıp çöp olmuş telefonların parasını iade ettiklerini, ekranının açık olması durumunda bu gibi taleplerin serviste onarım için alabilir veya müşteriden kaynaklanan kullanım hatalarından dolayı arıza yapmış ise iare edebilme imkanının olacağını, davacı şirketin bu hakkı elinden aldığını ve kendisini borçlu gösterdiklerini, davacı şirket tarafından talep edilen borcu kabul etmediğini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
.... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası mahkememiz dosya arasına alınarak incelenmiştir.
...Vergi Dairesi' nin, ...Ticaret Sicili Müdürlüğü' nün, ... Odası Başkanlığı' nın yazı cevaplarının dosyamız arasında olduğu görülmüştür.
Dava, .... İcra Müdürlüğü' nün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu belirlendi.
Görev, HMK md. 114 uyarınca dava şartıdır ve mahkeme tarafından re'sen gözetilir. Ticaret mahkemelerinin görevi TTK md. 4'te düzenlenmiştir. Bu maddeye göre her ticari dava ticaret mahkemesinin görevinde değildir. Bir davanın ticaret mahkemesinde görülebilmesi için mutlak veya nispi ticari dava olması gerekir. Mutlak ticari davalar TTK'da düzenlenen konulara ilişkin olup, davanın taraflarının tacir olup olmaması önemli değildir. Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın da tacir olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili olan davalardır. Yargıtay 20. HD'nin 2019/391 Esas ve 2019/1391 Karar sayılı ilamında "Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez." şeklinde karar verilmiştir. Yine aynı kararda "Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, Kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez." şeklinde ticari davaların ve ticari işlerin ayrımına vurgu yapılmıştır.
Davanın ticari dava olmadığı ve davaya Asliye Hukuk Mahkemesince bakılması gerektiği kanaatine varıldığından 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. (emsal ve alıntı Yargıtay 23. HD' nin 2016/... esas, 2020/... karar sayılı kararı)
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
-
Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, HMK 20.maddesi gereğince karar kesinleştiğinde ve 2 haftalık süre içerisinde talep halinde dosyanın görevli İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine,
-
Karar kesinleştiğinde ve iki haftalık süre içerisinde taraflarca mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
-
6100 sayılı yasanın 20. madde uyarınca süresi içinde kanun yoluna başvurulmadığı takdirde, kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulması durumunda başvurunun reddi kararının tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde taraflarca mahkememize başvurarak dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde dosyanın re'sen ele alınarak açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
-
6100 sayılı HMK'nın 331. maddesi uyarınca yargılama gideri ve vekâlet ücretinin görevli mahkemece nazara alınmasına,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/01/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:29