SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/709 E. 2024/208 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2018/709

Karar No

2024/208

Karar Tarihi

13 Mart 2024

T.C.

İSTANBUL

19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2018/147 Esas

KARAR NO : 2024/192

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

DAVA TARİHİ : 18/12/2018

KARAR TARİHİ : 07/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde; 09.07.2018 tarihinde saat 16:00 sıralarında meydana gelen trafik kazasında sürücü davacı... idaresindeki ... plaka sayılı motosiklet ile Kadırgalar caddesinden Dolmabahçe yönünde seyrederken, ... girişine geldiğinde karşı yandan gelerek hatalı bir şekilde sola manevra yaparak, ... alanına girmek isteyen sürücü davalı ... idaresindeki...plakalı araca çarpmamak için motosikletini devirdiğini ve yerde sürüklenerek ağır şekilde yaralandığını, mutlak bir ölümden döndüğünü, trafik kazasının meydana gelmesinde ...plaka sayılı araç sürücüsü ...'in 2918 sayılı KTK'nun sola dönüş kurallarına riayet etmemek kuralını ihlal ettiğinden asli derecede tam kusurlu olduğunu, kaza tespit tutanağında her ne kadar davacı için de yoldaki hız sınırının 50 km/s olduğu, motorun araca verdiği hasar dikkate alındığında aynı kanunun (aracın hızını, kavşak, yaya ve okul geçitlerine yaklaşırken azaltmamak) maddesini ihlal ettiği kanaatine varıldığı ifade edilse de bu kanaat, hiç bir şekilde somut gerçeklikle bağdaşmadığını, davacı seyir halindeyken tamamen davalının kusurlu hareketi ile kaza meydana geldiğini, davacının, araca çarpmamak için hayatını tehlikeye atarak motosikletini devirdiğini, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ...Soruşturma sayılı dosyasında davacının müşteki olarak ifade verdiğini, soruşturmanın halen devam ettiğini, kazada davacının ağır olarak yaralandığını ve bilincini kaybettiğini, kaza sonrasında ... Hastanesi'ne kaldırıldığını, sağ kolunun ağır şekilde yaralandığını, kolunda parçalı kırıklar ve sinir kaybı oluştuğunu, ilk olarak pansuman ve kısa kol alçı atel tatbik edildiğini, sağ radiust +ulna distal uç parçalı G-III açık kırık tanısı konularak debridman+irrigasyon+repozisyon+fiksasyon ameliyatı planlanarak yatışı yapıldığını, acil olarak ameliyata alındığını, median sinirinin total olarak bütünlüğünü kaybetmesi sebebi ile median sinir tamiri tedavisi uygulandığını, 7 gün hastanede yattıktan sonra 16.07.2018 tarihinde taburcu olduğunu, ameliyattan sonra yapılan kontrollerde radiusta yaklaşık 8-10 cm'lik kemik defekti mevcut olduğundan serbest fibula flebiyle kemik rerekonstrüksiyonu ameliyatı yapılması planlandığını ve 05.08.2018 tarihinde ikinci kez ameliyat olduğunu, 10 gün hastanede yattıktan sonra 14.08.2018 tarihinde taburcu olduğunu, tedavisinin halen devam ettiğini, tekrar operasyon geçirme ihtimali olduğunu, fizik tedavi gördüğünü ve tedavinin de ne kadar süre devam edeceğinin bilinmediğini, sağ kolunu kazadan beri hiç kullanamadığını, bundan sonra da hiçbir zaman eskisi gibi kullanamayacağını, sürekli ağrı çektiğini, kolunda sabit olarak bulunan aparatın hareket kabiliyetini etkilediğini, günlük rutin işlerini dahi kendi başına yapamadığını, davacının 1962 doğumlu olduğunu, Adana ilinde çiftçilik yaptığını, aynı zamanda iyi bir fotoğraf sanatçısı olduğunu, Londra'da bir yiyecek ve içecek fotoğrafçısı olarak çalışmış, 1995 yılında İstanbul'a taşındığını, İstanbul'da çalışmaya devam ettiğini, Türkiye'de yiyecek ve içecek konusunda uzmanlaşmış nadir fotoğrafçılardan birisi olduğunu, aylık gelirinin yaklaşık 50.000-TL iken geçirdiği trafik kazasında bedeninde meydana gelen aksaklıklar ve sağ kolunu hiç kullanamaması nedeniyle uzunca bir süre çalışamaz duruma düştüğünü, bu nedenle davacının çalışamadığı dönemlere ilişkin olarak geçici/sürekli iş göremezlik tazminatı talepleri olduğunu, Davacının bundan sonra fotoğraf sanatçılığı yapmasının mümkün olmadığını, bundan sonraki dönemde hiçbir işi kazadan önceki gibi yapamayacağını, yapabileceği işleri de öncekinden çok daha fazla bir eforla yapmak zorunda kalacağını, yeniden iş yaşamına devam etse dahi sakatlığı oranında sıkıntı yaşayacağını, davacıda daimi iş gücü kaybı olduğunu, bu nedenlerle, toplanacak delillere göre davacının yaşam süresinin sonuna kadar güç kaybı tazminatının 6100 sayılı Yasa’nın 107.maddesi uyarınca hesaplatılarak hüküm altına alınmasını talep ettiklerini, kolunda gerçekleşen rahatsızlık nedeni ile geçirdiği ameliyatlarında Prof.Dr...'na 70.200,00-TL ve 72.900,00- TL olmak üzere ödeme yapıldığını, tedavisinin yapıldığı ... ve Tramatoloji Bölümünde ve Romatem Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesinde tahliller ve çeşitli sağlık harcamaları yapıldığını, tedavisinin halen devam ettiğini, kazaya bağlantılı hastalıklar nedeni ile de masraf yapmaya devam ettiğini, tedavi masraflarının tamamının makbuza bağlanıp belgelenmesinin gerekmediğini, tedavinin gayesine uygun olması şartı ile bu hususta yapılacak doktor bilirkişi incelemesinin yeterli olacağını, davalılardan istenebilecek tedavi ve tüm iyileşme giderlerini uzman bilirkişi aracılığıyla hesaplatılmasını talep ettiklerini, davacının bakım ve hizmetini sağlamak için sürekli olarak 3. kişi bazen kişilerden yardım almak zorunda kaldığını, kaza anından itibaren daimi olarak bakım ve refakatçi gideri olduğunu, tedavisi ve kontrolleri için Adana'dan ameliyat, tedavi ve fiziki tedavi için sık sık İstanbul'a gelip gittiğini, tek başına gelip gidemediğinde ya da tedavi süreci ile ilgili işlerini takip edebilmek için ......'ın da sürekli İstanbul'a gidip gelmek ve kalmak mecburiyetinde kaldığını, İstanbul'a geliş gidişlerinde uçak bileti ve sair yol masrafları olduğunu, devam eden tedavi sürecinde de harcamalarının devam edeceğini, maddi zararlarının karşılanması talebi ile davalı ...'in zorunlu trafik sigortasına istinaden yapmış oldukları başvurunun ...Anonim Türk Sigorta Şirketi tarafından 13.09.2018 tarih ve 1777 sayılı yazı ile reddedildiğini beyan ederek; davanın kabulü ile dava sonucunda hükmedilecek tazminat miktarının tahsili imkansız hale geleceğinden kazaya neden olan ... plakalı aracın trafik kaydına ve adına kayıtlı gayrimenkullere ihtiyati tedbir konulmasını, davacının bahse konu kaza sebebiyle tedavi giderleri, ulaşım, medikal malzeme bedelleri, bakıcı giderleri ve geçici ve sürekli iş göremezlik ve kazanç kaybı tazminatı olarak, davacının bakiye yaşam süresine, beden gücü kayıp oranına, davalının kusuruna ve yargılama sırasında toplanacak delillere göre, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 5.000 TL maddi tazminat alacağının kaza tarihi olan 09.07.2018 tarihinden itibaren davalılardan müştereken ve müteselsilen davalı sigorta şirketi açısından sigorta poliçesi ile sınırlı olarak

işleyecek faizi ile tahsiline, davacının yaşadığı acı, ızdırap ve elemin bir nebze de olsa giderilebilmesi için yoğun bakımda, tedavi esnasında ve geçirilen ameliyatlar esnasında yaşanılan acı, ızdırap ve kalıcı hasar kalması göz önüne alınarak 300.000-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı ...'den tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ...'e dava dilekçesinin 21/01/2019 tarihinde tebliğ edildiği, davaya süresi içerisinde cevap sunulmadığı, vekilinin 29/04/2019 tarihli beyan dilekçesinde; davacının davayı Asliye Hukuk Mahkemelerinde açması gerekirken Ticaret Mahkemesinde açtığını, görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davalının sanık olarak bulunduğu İstanbul ...Asliye Ceza Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasında kovuşturmanın devam ettiğini, ceza yargılamasının bu davada bekletici mesele yapılması gerektiğini, davaya konu kazanın gerçekleşmesinde asli kusurlu tarafın motosiklet sürücüsü davacı... olduğunu, kaza sonrası yaralanan davacının olay yerine gelen ambulans ile...Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevk edildiğini ve davacıya uygulanan testler neticesinde tetkik sonuç raporu düzenlendiğini, dava dosyasında mübrez 09/07/2018 tarihli... örnek numaralı raporda davacının kanında <0,05 etanole rastlandığının tespit edildiğini, tetkik raporunda numunenin kabul saatine bakıldığında saat 18:41'de numunenin teste tabi tutulduğunu, kaza saati ve numune üzerinde yapılan testin saati arasında yaklaşık olarak 3 saatlik bir süre bulunduğunu, Adli Tıp Kurumu ...Grup Başkanlığı'nın 25.11.2008 tarih ve 342 sayılı yazısında; zamanla orantılı olarak kan-alkol düzeyindeki azalma ile ilgili yapılan araştırmalarda, kan alkol düzeyinin bir saatte 12-20 mg/dl azaldığı, adli vakalarda, Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Kurulu'nca ortalama olarak kan alkol düzeyinin bir saatte 15 mg/dl (0,15 promil) azaldığı kabul edildiğini, kaza saatinden numunenin kabul edildiği saate kadar geçen sürede davacının kanından yaklaşık olarak 0,45 promil azaldığı söylenebileceğini, bu halde test anındaki değer ile aradan geçen zaman dilimindeki kayıp dikkate alındığında davacının kaza anında 0,50 promil alkollü olduğu söylenebileceğini, bu miktar promille motosiklet kullanılmasının hukuken yaptırıma tabi olduğunu, kazanın gerçekleşmesinde de asli derecede önem arz ettiğini, davacının kanındaki alkol miktarının kaza anında sürüş kabiliyetini, mesafe tahminini, refleks becerilerini etkileyecek düzeyde olduğundan ... sevk ve idaresindeki araç kanuna uygun bir şekilde hareket etmekte iken davacı kendi yanılgılı düşüncesi ile kaza yaşanacağını düşünmüş ve motosikletini devirerek yerde sürüklenmek suretiyle yaralandığını, bu halde de davacının kazaya kendi kusuruyla sebep olduğunu, davalıya kusur atfedilmesinin mümkün olmadığını, davacı alkolün etkisiyle yasaya aykırı şekilde motosiklet kullanırken kendi kusurlu düşüncesi ile kazanın yaşanmasına neden olduğunu, kaza sonrası olay yerine gelen trafik ekiplerince düzenlenen kaza tutanağında kazaya karışan araçların muayene bitiş tarihlerine yer verildiğini, davacıya ait motosikletin fenni muayene bitiş tarihinin 30/04/2015 tarihi olarak tespit edildiğini, kaza sonrası davacıdan alınan ait araç ruhsatında ise ...plakalı motosikletin 18/02/2016 tarihinde muayenesinin yapıldığı görülmekte ve muayene geçerlilik süresinin de kaza tarihinden önce dolduğu anlaşıldığını, davacının sevk ve idaresindeki motosikletin trafiğe çıkmasının kanunen yasak olduğunu, kazanın oluş biçimine göre de davacının motorunun devrildiği ve yerde sürüklendikten sonra davalının sevk ve idaresindeki araca çarptığı gözetildiğinde davacının yaralanmasına neden olan motosikletin devrilmesi eyleminin araçta meydana gelen bir arızadan kaynaklanmasının mümkün olduğunu, bu sebeple davalının kusurunun olmadığının ve kusurun davacıda olduğunun kabulü gerektiğini, kaza tespit tutanağında olayın gerçekleştiği yol üzerinde hız sınırının 50 km/s olduğu belirtildiğini, davacının KTK m.52/1A maddesini ihlal ettiğinin tespit edildiğini, 50 km/s ve aşağısında seyreden bir motosikletin oldukça kısa mesafede yavaşlayabileceğini ve durabileceğini ancak olaydaki motosikletin hızını alamayarak davalının aracına çarptığını, kazaya sebebiyet veren çeşitli ihtimaller olduğunu, bunlardan en önemlisinin davacının 50 km/s'ten çok daha hızlı gittiği ihtimali olduğunu, davacı oldukça hızlı geldiği için davalının nizama uygun olarak sola dönüş yapmasına rağmen kendisini görmesinin mümkün olmadığını, davacının ceza davası duruşması ifadesinden de bir hız tutkunu olduğu anlaşıldığını, ...'nun ifadesinde yarışlara katılmış profesyonel bir motosikletçi olduğunu, araca çarpmamak için motoru kendisinin devirdiğini söylediğini, bunun, davacının kendisine aşırı güvenerek umarsızca yüksek hızlı olarak motor kullandığının itirafı olduğunu, kullandığı motorun da fazladan hız yapmak için modifiye edildiğini, davacının sıfır fiyatı 3.000TL civarı olan bir motor için 18.000 TL istemesinden de anlaşıldığını, dava dilekçesinde motorun zararının tazminini talep etmemiş olmasının amacının da bu hususu gizlemek olduğunu, davacının profesyonel motorcu olması kendisinden beklenmesi gereken özen ve dikkat yükümlülüğünün daha fazla olduğu anlamına geldiğini, bu hususun da davacının kusurunu arttırdığını, ikincisi davacının aracı gördüğü halde durmadığı, üçüncüsü davacının yolun kendisine ayrılmış bölümünde seyretmeyerek hem kendisinin hem de davalının görüşüne engel olduğu, dördüncüsü hızı 50 km/s dahilinde olsa bile aracının kontrolünü kaybettiği ve kazaya kendisinin sebebiyet vermesi olduğunu, tüm bu ihtimallerde davacının tam olarak kusurlu olduğunu, kazanın habere konu olduğunu ve haberde ''Motosiklet sürücüsü fren yapmasına rağmen hızını alamayarak otomobile yandan çarptı.'' şeklinde ifade edildiğini, davacının yüksek hızda hareket ettiğinin olayı gören çevredeki vatandaşlarca da ifade edildiğini, kazaya ilişkin görüntüler izlendiğinde davalıya isnat edilebilecek bir kusur bulunmadığının anlaşılacağını, davalının hukuka aykırı bir fiili ve kusuru olmadığını, davacının özellikle iş görememezlik tazminatı ve kazanç kaybı tazminatı taleplerinin soyut olduğunu, bu husustaki iddiaların belgelendirilmesi gerektiğini, bedensel zararının mesleğine etki edip etmeyeceğinin araştırılması gerektiğini, her bedensel zararın mesleği yapmaya engel olmadığını, zarar görenin gerçek zararın tespit edilerek buna göre tazminine karar verilmesi gerektiğini, davalının, zarar görenin iradesi dışında ortaya çıkmış zararlardan sorumlu olduğunu, davacının iradesi ile yaptığı fazladan tedavi giderlerinden davalının sorumlu tutulamayacağını, davalının olayın gerçekleşmesinde herhangi bir kusurulu olmamakla birlikte mahkemenin aksi kanaatte olması halinde tazminat hesaplanırken TBK m. 52/2 hükmünün dikkate alınması gerektiğini, davacı tarafından talep edilen tazminatlar göze alındığında, bu tazminat taleplerinin kabulü halinde aylık geliri 4.000,00 TL civarında olan davalının yoksulluğa düşeceğini, bu sebeple hakkaniyet gerektirdiği için bir tazminata hükmedilmesi takdirde bu miktardan indirim yapılması gerektiğini beyan ederek davanın görev yokluğu sebebiyle usulden reddine, mahkeme aksi takdirde ise esastan reddedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ...Anonim Türk Sigorta Şirketi'ne dava dilekçesinin 22/05/2019 tarihinde tebliğ edildiği, davaya süresi içerisinde cevap sunulmadığı, vekilinin 07/06/2019 tarihli beyan dilekçesinde; dava konusu trafik kazasına karışan, ...plakalı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde ... numaralı 31/01/2018-2019 vadeli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) Poliçesi ile sigortalı olduğunu, davalı şirketin poliçeden kaynaklanan sorumluluğunun kazanın poliçe vadesi içinde meydana gelmesi şartıyla poliçe teminat miktarı ile sınırlı olduğunu, kaza tarihi itibariyle maluliyet halinde şahıs başına azami 360.000,00TL ile sınırlı olduğunu, davacının talebinin, trafik kazasından kaynaklı iş göremezlik tazminatı talebi olduğunu, poliçe teminatı kapsamında davacı tarafından dava öncesinde davalı şirkete yapılmış herhangi bir başvuru bulunmadığını, öncelikle yasa gereği dava öncesinde sigorta şirketine başvuru zorunluluğu bulunduğundan, ön şart yerine getirilmediğinden davanın usulden reddi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının kusur ve maluliyet oranının Adli Tıp Kurumu tarafından tespiti gerektiğini, tazminat hesabının aktüer hesaplama konusunda uzman ve hazine listesinde yer alan bir aktüer tarafından yapılması gerektiğini, poliçe tarihinde geçerli olan genel şartlar gereğince davacının talebinin teminat dışı olduğunu, talebe konu tedavi, geçici bakıcı ve geçici iş görememe tazminatı Sosyal Güvenlik Kurumu’nun sorumluluğunda olduğunu, davalı sigorta şirketi nezdindeki ZMMS poliçesinden kaynaklanan sorumluluğunun sadece gerçek zarar ile söz konusu olup, bunun dışında dolaylı zarar talepleri açısından bir sorumluluğu bulunmadığını, bu sebeple davacının buna ilişkin varsa talebinin davalı sigorta şirketi bakımından reddi gerektiğini beyan ederek davacının iş göremezlik, tedavi ve dolaylı zararlara ilişkin taleplerine ilişkin davanın reddine, davacının iş göremezlik taleplerini davalı şirkete yönlendirebileceğine kanaat getirilmesi halinde davacı tarafından dava öncesi davalı sigorta şirketine başvurmadığından davanın usulden reddine, yargılama gideri, faiz ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE:

İstanbul ...asliye Ceza Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasının dosyamız arasında olduğu, dosyanın tetkikinde; ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ...Soruşturma sayılı dosyasından müşteki... tarafından sanık ...'den şikayetçi olunduğu, düzenlenen iddianame ile taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma sucundan TCK 22/4 maddesi delaletiyle aynı kanunun 89/1, 2-b, 53/6 maddeleriyle cezalandırılmasına karar verilmesinin iddia ve talep olunması sonrasında açılan İstanbul ...asliye Ceza Mahkemesi'nin ...sayılı dosyasından Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi'nden davaya konu kazaya ilişkin alınan kusur raporunun sonuç ve özet kısmında; "Sanık sürücü ...'in asli kusurlu olduğu, müşteki sürücü...'nun tali kusurlu olduğu" yönünde kanaat bildirildiği, ...Esas ... Karar sayılı 26/12/2019 tarihli gerekçeli karar ile "1-Sanığın eylemine uyan TCK 89/1 maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, suç konusunun önemi sanığın taksire dayalı kusurunun derecesi suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak takdiren ve teşdiden 240 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, 2-Sanığın cezasının T.C.K'nun 89/2-b maddesi uyarınca ½ oranında artırılarak 360 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, 3-Sanığın geçmişi nazara alınarak cezasından T.C.K'nun 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak 300 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, 4-Sanığa verilen adli para cezasının TCK 52 maddesi uyarınca sanığın ekonomik ve şahsi halleri gözetilerek 1 gün karşılığı 30 T.L. taktiri ile sanığın 9.000 T.L. adli para cezası ile cezalandırılmasına" dair karar verildiği, kararın sanık ... vekili tarafından istinaf edildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi'nin 2020/1824 Esas 2020/4255 Karar sayılı 01/12/2020 tarihli kararı ile hükmün bozulmasına karar verilerek dosyanın yeniden incelenmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, İstanbul ...Asliye Ceza Mahkemesi'nin...Esas sayılı dosyasına kaydedilerek 2020/601 Karar 25/12/2020 tarihli kararı ile "1-Sanığın eylemine uyan TCK 89/1 maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, suç konusunun önemi sanığın taksire dayalı kusurunun derecesi suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak takdiren ve teşdiden 240 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, 2-Sanığın cezasının T.C.K'nun 89/2-b maddesi uyarınca ½ oranında artırılarak 360 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, 3-Sanığın geçmişi nazara alınarak cezasından T.C.K'nun 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak 300 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, Sanığın cezasından CMK 251/3 madde uyarınca 1/4 oranında indirim yapılarak 225 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, 4-Sanığa verilen adli para cezasının TCK 52 maddesi uyarınca sanığın ekonomik ve şahsi halleri gözetilerek 1 gün karşılığı 30 T.L. taktiri ile sanığın 6.750 T.L. adli para cezası ile cezalandırılmasına" dair karar verildiği, kararın 13/01/2021 tarihinde kesinleşmiş olduğu anlaşılmıştır.

Mahkememizin 04/01/2018 tarihli ara kararı ile davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin "HMK 389 maddesinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir düzenlemesi karşısında davacının tedbir konulmasını istediği menkul ve gayrimenkullerin uyuşmazlık konusu olmaması, davanın gayrimenkulün aynına ilişkin olmaması, yargılama sonucunda hükmedilebilecek alacağın tahsilini teminata yönelik olması, alacağın yargılamaya muhtaç olması birlikte değerlendirildiğinde HMK.389 ve devamı maddeleri gereğince şartları oluşmayan davacı vekilinin davalıların adlarına kayıtlı gayrimenkul mallar üzerine ihtiyati tedbir konulması talebinin reddine" dair karar verilmiştir.

Davalı ... vekilinin cevap dilekçesi ekinde kazanın olduğu yere ait fotoğraf çıktısı sunmuş olduğu görüldü.

Davalı ...Anonim Türk Sigorta Şirketi vekilinin cevap dilekçesi ekinde ...plakalı araca ait ...numaralı 31/01/2018 - 31/01/2019 vadeli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesinin fotokopisin sunmuş olduğu görüldü.

... Hastanesi'ne yazılan müzekkereye cevap verildiği, davacıya ait tedaviye ait evrakların ve radyoloji görüntülerinin gönderilmiş olduğu anlaşıldı.

Kazaya karışan araçların plaka kayıtlarının UYAP sisteminden çıkartılarak dosyamıza alınmış olduğu,... plakalı taşıtın... adına, ...plakalı aracın ... adına kayıtlı olduğu görüldü.

...Güvenlik Merkezi'ne yazılan yazımıza verilen cevapta davaya konu kaza sebebiyle davacıya sigortalı olmadığı için herhangi bir iş göremezlik ödemesi yapılmadığının, dolayısıyla rücuya tabi bir işlem bulunmadığının bildirildiği anlaşıldı.

... Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi'nden celp edilen davacıya ait muayene evrakı ve adına düzenlenen faturaların fotokopilerinin gönderilmiş olduğu görüldü.

Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne müzekkere yazılarak kazaya karışan araçların kaza tarihi itibari ile tramer poliçe kayıtlarının istenildiği, verilen cevapta davalı ...'in ... plakalı aracının kaza tarihi itibariyle davalı ...Anonim Türk Sigorta Şirketi'nde kasko sigortası olduğu anlaşılmıştır.

... İlçe Emniyet Müdürlüğü'nce davacı...'nun sosyal ekonomik durum araştırması yapılarak dosyamıza gönderilmiş olduğu anlaşıldı.

... Devlet Hastanesi'ne yazılan müzekkeremize verilen cevapta davacıya ait tedavi evraklarının gönderilmiş olduğu görüldü.

Davalı ...Anonim Türk Sigorta Şirketi'ne müzekkere yazılarak davaya konu kazaya ilişkin olarak; 13/09/2018 tarih ve 1777 sayılı yazının, sigorta poliçesinin, hasar dosyasının, kazaya ilişkin bilgi ve belgelerin okunaklı onaylı suretlerinin gönderilmesinin istenildiği, sigorta şirketi vekilinin 07/06/2019 tarihli dilekçesi ekinde sigorta poliçesi fotokopisini gönderdiği, dava öncesi sigorta şirketine herhangi bir başvuru olmadığından hasar dosyasının bulunmadığının ayrıca 13/09/2018 tarihli 1777 sayılı yazıya rastlanılmadığının bildirildiği, davacı vekilinin 05/07/2019 tarihli beyan dilekçesi ekinde davalı sigorta şirketi tarafından davacı adına yazılmış 13/09/2018 tarih 1777 sayılı yazı fotokopisinin sunulduğu, yazıda tedavi giderlerine ilişkin başvurunun incelendiği, talebin Sosyal Güvenlik Kurumu'na yapılması gerektiğinin bildirildiği anlaşılmıştır.

... İlçe Emniyet Müdürlüğü'nce davalı ...'in sosyal ekonomik durum araştırması yapılarak dosyamıza gönderilmiş olduğu anlaşıldı.

...Vergi Dairesi'ne yazılan müzekkereye cevap verilmiş olduğu, verilen cevapta davacı...'nun tahıl yetiştiriciliği işi nedeniyle kayıtlı mükellef olduğu bildirilerek beyannamelerinin gönderilmiş olduğu anlaşıldı.

Davacı vekilinin 12/12/2019 tarihli dilekçesi ekinde Prof. Dr. ...Uzmanı tarafından davacı adına düzenlenmiş 70.200,00-TL ve 72.900,00-TL'lik serbest meslek makbuzlarının fotokopilerini, davacının refakatçileri olduğu beyan edilen kişiler adına uçak bileti çıktılarını sunmuş olduğu anlaşıldı.

08/10/2020 tarihli celseye katılan davacı tanığı... beyanında; "davacı benim 20 yıllık arkadaşımdır kazayı görmedim. Kendisi reklam fotoğrafçısı ve çiftçilik yapmaktadır. Kendisi bu kazadan sonra ... devlet ve ... hastahanesinde tedavi gördü. Sağ el parmakları çalışmıyor kemik nakli yapıldı. Sağ kolundan kemik eksilmiş ve yine ayağından parça alıp eklediler. İşleri ve aile hayatı bozuldu. Aylık gelirini bilmiyorum ayaktan kemik alınınca bir süre yürüyemedi kendisine bakıcı tuttuk. Bakıcıya aylık yaklaşık 4.000-5.000 TL kadar ücret ödedik şimdi kendi evinde tek başına yaşıyor kaza yerine daha sonradan gittim gördüm. Yokuş bir yermiş yokuştan aşağıya arkadaşım inerken bu şahıs girilmez yerden Isparta döndü aslında yukarıdan gelmesi gerekiyordu" şeklinde beyanda bulunmuştur.

Adana ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nce talimat yoluyla beyanı alınan tanık ... beyanında: "Ben yaklaşık 20 yıldır davacının yanında çalışırım davacının Adana'da arazileri vardır onların işletmeciliğini yaparım bunun karşılığında ücret alırım ama artık aileden biri gibiyim onun yakını olarak işlerini yürütmeye devam etmekteyim. 2018 yılı Temmuz ayında İstanbul Maçka civarında kaza geçirdi kaza yapan kişi ... isimli bir diş doktoruymuş ancak ben kendisini öncesinde tanımıyorum kaza sonrasında kendisiyle bir kaç kez telefonda konuştum kazadan sonra davacı iki kez sağ kolundan ameliyat oldu bacağından koluna kekim nakledildi ve platin takıldı kazadan dolayı %20'i engelli raporu vardır yazı yazarken ağır bir şey tutmak gibi şeyleri yapamıyor yemeğini kendi eliyle yiyebiliyor ancak başparmağını kullanamıyor bu yüzden sıkıntı oluyor gördüğüm kadarıyla bunun dışında bir sıkıntısı yok tedavisi fizyoterapi ile birlikte bir yıla yakın sürdü o dönemde kolunu kaybetme riski de vardır bunlardan dolayı çok üzüldü ve çalışamadı şu anda gördüğüm kadarıyla iyidir. Ö dönemde davalı Esin hanımla telefonla görüştüğümde kendisine davacının uğradığı mağduriyetten dolayı yardımcı olup olmayacağını sordum o da yardımcı olmayacağını kendisinin mağdur olduğunu ve mağduriyeti olarak da bir hafta arabasız kaldığını bana iletti davacının tedavisi yaklaşık 400.000,00 TL'ye yakın tuttu benim söyleyeceklerim bu kadardır" şeklinde beyanda bulunmuştur.

Davalı ... vekilinin 08/03/2021 tarihli dilekçesi ile davanın ...Anonim Türk Sigorta Şirketi'ne ihbar edilmesini talep ettiği, mahkememizin 15/03/2021 tarihli ara kararı ile ...Anonim Türk Sigorta Şirketi dosyada davalı olması sebebiyle talebin reddine dair karar verildiği anlaşıldı.

Mahkememizce dosyanın Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Dairesi'ne gönderildiği, düzenlenen maluliyete ilişkin 28/07/2021 tarihli raporda;

"Mevcut belgelere göre;

... ve Zeynep Oya oğlu, 03/03/1962 doğumlu...’in 09/07/2018 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 03/08/2013 tarih, 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kullanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup1 kabul olunarak:

Gr1 VII(19F……….47)A %51x2/5=%20.4

E cetveline göre %24.2 (yüzdeyirmidörtnoktaiki) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı,

İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 18 (onsekiz) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde kanaat bildirilmiş, ATK raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, davalı ... vekilinin 13/09/2021 tarihli dilekçesi ile ATK raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesini sunmuş olduğu, mahkememizin 21/10/2021 tarihli celsesinde "İstanbul BAM 9. Hukuk Dairesi'nin 24/09/2021 tarih 2021/1305 Esas 2021/1492 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere dosyanın İstanbul ... Adli Tıp İhtisas Kurulu'na gönderilmesi ile maluliyet raporunun kaza tarihine göre uygulanması göre Özürlülük Ölçütü , Sınıflandırılması ve Özürlülere verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre ek rapor aldırılmasına" dair karar verildiği, mahkememizce dosyanın dosyanın yeniden Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi'ne gönderildiği, düzenlenen 17/11/2021 tarihli raporda;

"Mevcut belgelere göre;

... ve Zeynep Oya oğlu, 03/03/1962 doğumlu, ...’in 09/07/2018 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmeliği dikkate alındığında;

Kas-İskelet Sistemi, Üst Ekstremiteye ait sorunlar, Şekil 2.6’ya göre %7+%11 %18 üst ekstremite özrülülüğü, Tablo 2.11 ve 2.14’e göre %45x3/5=%27 üst esktremite özürlülüğü olduğu, Balthazard formülüne göre; %40.14 toplam üst ekstremite özürlülüğü olduğu, Tablo 2.3’e göre;

Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %24(yüzdeyirmidört) olduğu,

İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 18(onsekiz) aya kadar uzayabileceği" şeklinde kanaat bildirilmiş, ATK raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiştir.

17/03/2022 tarihli celse ara kararı ile dosyanın kusur oranı belirlenip aktüer tazminat hesabının yapılması için dosyanın bilirkişilere tevdine karar verildiği, bilirkişi heyetinin 21/06/2022 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak;

"a-Davalı sürücü (...plaka sayılı otomobil sürücüsü) ...'in %75 (Yüzde yetmiş beş) (Asli) oranında kusurlu olduğu,

b-Davacı sürücü (... plaka sayılı motosiklet sürücüsü) ...'nun %25 (Yüzde yirmi beş) (Tali) oranında kusurlu olduğu,

c-Olay mahallinin yerleşim yeri olduğu, vaktin gündüz-görüşün açık olduğu, hız limitinin 50 km/s olduğu, motosikletin sürüklenerek dönüş yapan araca çarptığı hususu da dikkate alındığında, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından Ceza Dosyası kapsamında hazırlanan 02/08/2019 tarihli Müşterek Raporun sonuç kısmındaki kusur dağılımının isabetli olduğu (Bu raporda; sanık sürücü ...'in ASLİ kusurlu olduğu, müşteki sürücü...'nun TALİ kusurlu olduğu müşterek kanaati belirtilmiştir)

d-Davacının bakıcıya ihtiyaç duyduğu süreye ilişkin dosyada bir tespit bulunmadığından bakıcı gideri hesabının mümkün olamadığı,

e-Davacının talep edilen tedavi giderlerinin alanında uzman tıp doktoru bilirkişi tarafından tespiti gerektiğinden heyetimizce değerlendirme yapılamadığı,

f-Davacının nihai ve gerçek geçici iş göremezlik maddi zararının 16.402,09 TL olduğu,

g-Davacının nihai ve gerçek sürekli iş göremezlik maddi zararının 172.953,76 TL olduğu,

h-Temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden 18.12.2018 dava tarihi; davalı sürücü yönünden 09.07.2018 kaza tarihi ve faiz nev'i yasal faiz olduğu," yönünde görüş ve kanaat bildirilmiş, bilirkişi heyeti raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekillerince rapora ilişkin beyan ve itiraz dilekçeleri sunulmuştur.

Mahkememizin 24/11/2022 tarihli celsesinde "Davacının dava dilekçesinde bakıcı gideri talebinde bulunduğu, mahkememizce aldırılan ATK ... İhtisas tarafından düzenlenen raporda bakıcı yönünden değerlendirilme yapılmadığı görülmekle; dosyanın ATK ... İhtisas Dairesine gönderilerek davacının davaya konu kaza sebebiyle bakıcıya ihtiyacı olup olmadığı var ise süresinin tespiti hususunda ek rapor aldırılmasına," dair karar verildiği, Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Dairesi'nin 28/12/2022 tarihli raporu ile;

"Mevcut belgelere göre;

...ve Zeynep Oya oğlu, 03/03/1962 doğumlu, ...’nun 09/07/2018 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanması nedeniyle nedeniyle başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı" şeklinde kanaat bildirilmiş, ATK raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekillerince rapora karşı beyan ve itiraz dilekçeleri sunulmuştur.

Mahkememizin 24/11/2022 tarihli celsesinde davacının davasında harca esas değerin 5.000,00 TL olduğu görülmekle; hangi talepleri yönünden ne miktarda talepte bulunduğunu açıklayıcı beyanda bulunmak üzere davacı vekiline süre verildiği, davacı vekilinin 06/12/2022 tarihli beyan dilekçesini sunmuş olduğu anlaşıldı.

Mahkememizin 06/04/2023 tarihli celsesinde dosyanın aktüerya alanında uzman bilirkişi ... ile alanında uzman Dr. ...'na tevdi ile, maddi tazminat kalemleri yönünden hesaplamaların yapılmasına karar verildiği, bilirkişi heyetinin 08/05/2023 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak;

"Maddi Zarar; 02.05.2023 Hesap / Rapor tarihi itibariyle, Davacının 09.07.2018 tarihinde geçirmiş olduğun trafik kazası sonrası;

18 ay süre ile geçici iş göremezlik zararının, beyan edilmiş tam geliri üzerinden hesaplandığında 510.710,74 TL olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı araç sürücüsünün % 75 kusurunun bulunduğunun Sayın Mahkeme tarafından kabulü durumunda;

383.033,05 TL olarak hesaplanabileceği,

Ancak; kişinin 1.560 dönüm arazi üzerinde çiftçilik yaptığı gözetildiğinde; “ iş göremezlik/ iyileşme döneminde / çalışamaması nedeniyle bu arazi ve hayvanlardan benzer şekilde gelir elde etmenin davacıya getireceği yük, diğer bir anlatımla, bu geliri elde etmek için davacının yaptığı işlerin bir başkası tarafından yapılmasının davacıya bir gidere mal olacağı/kazanç kaybının söz konusu olduğu ve fotoğraf sanatını icrasının bu süre zarfında yaralanmasının kolundan olması nedeni ile mümkün olamayacağı ve bu yönde gelir kaybına uğradığı” gözetildiğinde;

ATK tarafından düzenlenen raporda belirtilen 18 aylık süre için işbu raporda geçici iş göremezlik zararı tam olarak hesaplanmış olsa da — hesaplanan geçici iş göremezlik zararından bir takdir indiriminin (tarım işindeki genel kazancının devam ettiği/ tam kazanç kaybından söz edilemeyeceği gözetilerek) yapılıp yapılmayacağı, yapılacak ise oranı elbette Sayın Mahkemenin takdirlerinde olduğu, (geçici iş göremezlik zararının elbette Sayın Mahkemenin takdirlerinde olmak üzere karar verilecek miktarın 360.000 TL tedavi giderleri teminatı dahilinde, sigorta şirketinin de davalı araç işleteni ile birlikte müşterek ve müteselsil sorumluluğunun bulunduğundan söz edilebileceği)

  • % 24 maluliyet oranı dahilinde sürekli maluliyet zararının 678.762,14 TL olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı araç sürü, kazanın oluşumunda % 75 kusurunun bulunduğunun kabulü durumunda, talep edilebileceği sürekli iş göremezlik zararının 417.143,74 TL olduğu, (kolunda meydana gelen hareket kısıtlılığı- maluliyet oranı göz önüne alındığında, gerek genel hayatını idam ettirirken, gerekse özellikle fotoğraf sanatçılığı yönünde değerlendirildiğinde; işbu efor kaybı zararının oluşabileceğinin takdirinin Yüce Mahkemeye ait olduğu)

© Davalı sigorta şirketinin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve azami sürekli maluliyet tazminatı teminatı üst limiti 360.000,00 TL ile sınırlı sorumluluğunun bulunduğu,

© Davalı araç işleteninin iş bu talep edilebilecek zararın tamamından davalı sigorta şirketi ile müşterek ve müteselsil sorumlu olmasına karşın, poliçe üst limiti tenzili sonrası kalan 57.143,74 TL'lik kısmından müteselsilen sorumlu olacağı,

Davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğinin hukuki takdirinin elbette Yüce Mahkemeye ait olduğu,

Davacının tedavi, yol ve bakıcı giderleri talepleri bakımından;

09.07.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasında bağlı tedavi giderlerinin:

Bakıcı giderleri için 676,50 TL,

Yol giderleri için 903,66 TL,

Fizik Tedavilerde ödenmiş katkı payı olan 904,18 TL,

Toplam 2.484,34 TL olarak hesaplandığı, elbette Sayın Mahkeme taafından davalı tarafın % 75 kusurlu olduğunun kabulü durumunda, talep edebileceği tutarın 1.863,26 TL olduğu," yönünde görüş ve kanaat bildirilmiş, bilirkişi heyeti raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekillerince rapora karşı beyan ve itiraz dilekçeleri sunulmuştur.

Mahkememizce ... Hastanesi'ne müzekkere yazılarak, davacının özel sağlık sigortasının bulunup bulunmadığı hususunun var ise sigorta bilgilerinin bildirilmesinin istenildiği, verilen cevapta davacının tedavi masraflarını direkt kendisinin karşıladığının bildirildiği anlaşıldı.

22/06/2023 tarihli celsede 2023 Temmuz ayı asgari ücret artışı dikkate alınarak bilirkişilerden ek rapor aldırılmasına karar verildiği, 08/08/2023 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda sonuç ve özet olarak;

"08/08/2023 Hesap / Rapor tarihi itibariyle en son bilinen 2023 yılı 2. Dönem asgari ücretler dikkate alınarak hesaplandığında, Davacının 09.07.2018 tarihinde geçirmiş olduğun trafik kazası sonrası;

-18 ay süre ile geçici iş göremezlik zararının, beyan edilmiş tam geliri üzerinden hesaplandığında 510.710,74 TL olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı araç sürücüsünün % 75 kusurunun bulunduğunun Sayın Mahkeme tarafından kabulü durumunda; 383.033,05 TL olarak hesaplanabileceği,

Ancak; kişinin 1.560 dönüm arazi üzerinde çiftçilik yaptığı gözetildiğinde; “ iş göremezlik/ iyileşme döneminde / çalışamaması nedeniyle bu arazi ve hayvanlardan benzer şekilde gelir elde etmenin davacıya getireceği yük, diğer bir anlatımla, bu geliri elde etmek için davacının yaptığı işlerin bir başkası tarafından yapılmasının davacıya bir gidere mal olacağı/kazanç kaybının söz konusu olduğu ve fotoğraf sanatını icrasının bu süre zarfında yaralanmasının kolundan olması nedeni ile mümkün olamayacağı ve bu yönde gelir kaybına uğradığı” gözetildiğinde;

ATK tarafından düzenlenen raporda belirtilen 18 aylık süre için işbu raporda geçici iş göremezlik zararı tam olarak hesaplanmış olsa da — hesaplanan geçici iş göremezlik zararından bir takdir indiriminin (tarım işindeki genel kazancının devam ettiği/ tam kazanç kaybından söz edilemeyeceği gözetilerek) yapılıp yapılmayacağı, yapılacak ise oranı elbette Sayın Mahkemenin takdirlerinde olduğu, (geçici iş göremezlik zararının elbette Sayın Mahkemenin takdirlerinde olmak üzere karar verilecek miktarın 360.000 TL tedavi giderleri teminatı dahilinde sigorta şirketinin de davalı araç işleteni ile birlikte müşterek ve müteselsil sorumluluğunun bulunduğundan söz edilebileceği)

% 24 maluliyet oranı dahilinde sürekli maluliyet zararının 693.703,51 TL olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda % 75 kusurunun bulunduğunun kabulü durumunda, talep edilebileceği sürekli iş göremezlik zararının 520.277,63 TL olduğu,

o Davalı sigorta şirketinin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve azami sürekli maluliyet tazminatı teminatı üst limiti 360.000,00 TL ile sınırlı sorumluluğunun bulunduğu,

o Davalı araç işleteninin iş bu talep edilebilecek zararın tamamından davalı sigorta şirketi ile müşterek ve müteselsil sorumlu olmasına karşın, poliçe üst limiti tenzili sonrası kalan 160.277,63 TL'lik kısmından müteselsilen sorumlu olacağı," yönünde görüş ve kanaat bildirilmiş, bilirkişi heyeti ek raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekillerince rapora karşı beyan ve itiraz dilekçeleri sunulmuştur.

...Sigorta A.Ş.'ye yazılan müzekkereye verilen cevapta 14.08.2018 tarihli 722 numaralı 72.900,00-TL'lik makbuza ait ödeme 10.08.2018' de, poliçe özel şartlar doğrultusunda 32.943,24-TL olarak, 16.07.2018 tarihli 644 numaralı 70.200,00-TL'lik makbuza ait ödeme 27.0.2018'de, poliçe özel şartlar doğrultusunda 24.602,29-TL olarak sigortalı...'na ödendiğinin bildirildiği anlaşılmıştır.

Mahkememizin 29/01/2024 tarihli ara kararı ile dosyanın bilirkişi heyetine tevdi ile 2024 yılı asgari ücret miktarına göre yeniden hesap yapılması ile tarafların itirazları ile sigorta şirketinden gelen yazı cevabı değerlendirilerek ek rapor aldırılmasına karar verildiği, bilirkişi heyetinin 05/02/2024 tarihli ek raporunda sonuç ve özet olarak;

"05/02/2024 Hesap / Ek Rapor tarihi itibariyle- en son bilinen 2024 yılı asgari ücretler dikkate alınarak hesaplandığında, Davacının 09.07.2018 tarihinde geçirmiş olduğun trafik kazası sonrası;

18 ay süre ile geçici iş göremezlik zararının, beyan edilmiş tam geliri üzerinden hesaplandığında 510.710,74 TL olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı araç sürücüsünün %75 kusurunun bulunduğunun Sayın Mahkeme tarafından kabulü durumunda; 383.033.058 TL olarak hesaplanabileceği,

Ancak; kişinin fotoğraf sanatçısı olarak çalıştığı ve 1.560 dönüm arazi üzerinde çiftçilik yaptığı gözetildiğinde; "iş göremezlik / iyileşme döneminde / çalışamaması nedeniyle bu arazi ve hayvanlardan benzer şekilde gelir elde etmenin davacıya getireceği yük, diğer bir anlatımla, bu geliri elde etmek için davacının yaptığı işlerin bir başkası tarafından yapılmasının davacıya bir gidere mal olacağı/kazanç kaybının söz konusu olduğu ve fotoğraf sanatını icrasının bu süre zarfında yaralanmasının kolundan olması nedeni ile mümkün olamayacağı ve bu yönde gelir kaybına uğradığı” gözetildiğinde;

ATK tarafından düzenlenen raporda belirtilen 18 aylık süre için işbu raporda geçici iş göremezlik zararı tam olarak hesaplanmış olsa da — hesaplanan geçici iş göremezlik zararından takdir indiriminin tarım işindeki genel kazancının devam ettiği/ tam kazanç kaybından söz edilemeyeceği gözetilerek) yapılıp yapılmayacağı, yapılacak ise oranı elbette Sayın Mahkemenin takdirlerinde olduğu, (geçici iş göremezlik zararının elbette Sayın Mahkemenin takdirlerinde olmak üzere karar verilecek miktarın 360.000 TL tedavi giderleri teminatı dahilinde sigorta şirketinin de davalı araç işleteni ile birlikte müşterek ve müteselsil sorumluluğunun bulunduğundan söz edilebileceği- Yukarıda ayrıntılı olarak verilen 17. Hukuk Dairesi 2019/6271 E. , 2020/8104 K. 03.12.2020 tarihli kararı)

-% 24 maluliyet oranı dahilinde sürekli maluliyet zararının 937.146,71TL olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda % 75 kusurunun bulunduğunun kabulü durumunda, talep edilebileceği sürekli iş göremezlik zararının 702.860,03 TL olduğu,

o Davalı sigorta şirketinin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve azami sürekli maluliyet tazminatı teminatı üst limiti 360.000,00 TL ile sınırlı sorumluluğunun bulunduğu,

o Davalı araç işleteninin iş bu talep edilebilecek zararın tamamından davalı sigorta şirketi müşterek ve müteselsil sorumlu olmasına karşın, poliçe üst limiti tenzili sonrası kalan 342.860,03 TL'lik kısmından müteselsilen sorumlu olacağı,

-Davacının tedavi, vol ve bakıcı giderleri talepleri bakımından;

09.07.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasında bağlı tedavi giderlerinin:

Bakıcı giderleri için 676,50 TL,

Yol giderleri için 903,66 TL,

Fizik Tedavilerde ödenmiş katkı payı olan 904,18 TL,

Toplam 2.484,34 TL olarak hesaplandığı, elbette Sayın Mahkeme tarafından davalı tarafın %75 kusurlu olduğunun kabulü durumunda, talep edebileceği tutarın 1.863.26 TL olduğu," yönünde görüş ve kanaat bildirilmiş, bilirkişi heyeti 2. ek raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, davalılar vekillerince rapora karşı beyan ve itiraz dilekçeleri sunulmuştur.

Davacı vekili 15/02/2024 tarihli talep arttırım dilekçesi ile dilekçesi ile 383.033,05 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 702.860,03-TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.000-TL Bakıcı/Bakım gideri, 1.000-TL Yol Gideri, 1.000-TL tedavi gideri olmak üzere toplam 1.088.893,08 TL'nin kaza tarihi olan 09.07.2018'den itibaren işleyecek faizi ile, davalı sigorta şirketi açısından sigorta teminatı üst limiti ile sınırlı olmak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 300.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalı ...'den tahsiline, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiş, dilekçesi davalılar vekillerine tebliğ edilmiş, davalılar vekillerince talep arttırım dilekçesine karşı beyan ve itiraz dilekçeleri sunulmuştur.

Dava, 09/07/2018 tarihli trafik kazası sebebiyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Trafik kazaları nedeniyle maddi ve manevi tazminat talepleri asıl olarak haksız fiil sorumluluğuna dayanır. TBK md. 49’a göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar gören karşı tarafın kusurunu ve zarara uğradığını ispat yükü altındadır.

KTK md. 85 ve 88 uyarınca trafik kazası sonucu meydana gelen kazadan aracın işleteni veya aracın bağlı bulunduğu işletmenin sahibi de müştereken ve müteselsilen sorumludur. İşleten veya aracın bağlı bulunduğu işletmenin sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusursuz olması ve kazanın araçtaki bir bozukluktan meydana gelmemesi şartıyla, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya 3. kişinin ağır kusurundan kaynaklandığını ispat ederek sorumluluktan kurtulur. Hem TBK md. 52 hem de KTK md.86/2 uyarınca kazada zarar görenin de kusurunun bulunması halinde tazminat miktarından indirim yapılması gerekir.

TBK md. 54 uyarınca bedensel zarar halinde tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar zarar olarak tazmin edilir.

Zarar gören TBK md. 56 uyarınca manevi tazminat talep edebilir. Manevi tazminatın niteliği konusunda doktrinde tatmin görüşü hâkimdir. Bu görüşe göre manevi tazminat, zararın telafi edilmesini veya zarar verenin cezalandırılmasını değil, zarar görende, uğramış olduğu manevi zararı, acı ve üzüntülerini dindirecek veya hiç olmazsa hafifletip azaltacak bir tatmin fonksiyonu görmektedir.

Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarına göre manevi tazminat miktarının belirlenmesinde paranın değeri gözetilmeli; zarar gören açısından zenginleşmeye sebep olmayacak, aynı zamanda da sadaka vasfında bir tazminat miktarı belirlenmemelidir. Bunun yanında diğer tarafın da ekonomik olarak mahvına sebep olunmaması gerekir.

Trafik kazasından doğan tazminat davalarında 2 ve 10 yıllık zamanaşımı süreleri uygulanır. Ancak fiilin cezayı gerektirmesi durumunda, ceza kanununda daha uzun bir zamanaşımı süresinin öngörülmesi şartıyla, bu süre uygulanır.

Dava konusu trafik kazası davacının sürücüsü ve maliki olduğu ...plakalı motosiklet ile davalıların sürücüsü ve sigortacısı olduğu ...plakalı araçlar arasında meydana gelmiştir. Davalı ...Anonim Türk Sigorta A.Ş.’nin davalı ...’in sürücüsü ve maliki olduğu ...plakalı aracın zorunlu trafik sigortacısı olduğu ve kaza tarihi itibariyle poliçesinin geçerli olduğu, kişi başı sakatlık tazminatının 360.000 TL ve kişi başı sağlık giderinin 360.000 TL üzerinden teminat altına alındığı anlaşılmıştır. Meydana gelen trafik kazasında davacının uğradığı zarar sebebiyle, Davalı ...’in işleten sıfatıyla ve davalı sigorta şirketinin zorunlu trafik sigortacısı sıfatıyla Karayolları Trafik Kanunu uyarınca sorumluluğunun bulunduğu kanaatine varılmıştır. Davacı maddi tazminat istemine ilişkin alacak kalemlerini geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik, bakıcı gideri, tedavi gideri ve yol gideri olarak somutlaştırdığı görülmüştür.

Trafik kazasında tarafların kusur durumlarının tespitine ilişkin alanında uzman bilirkişi tarafından hazırlanan 21/06/2022 tarihli bilirkişi raporunda, kazanın meydana gelmesinde davacının %25 ve davalı araç sürücüsünün %75 oranında kusurunun bulunduğu tespit edilmiştir. Kazaya ilişkin yürütülen İstanbul ...ASCM’nin ... Esas sayılı dosyasında belirlenen kusur durumu ile mahkememiz dosyasına sunulan bilirkişi raporunda tespit edilen kusur durumunun uyumlu olduğu anlaşılmıştır. Davacı sürücüsünün alkollü olduğuna ilişkin itirazların incelenmesinde; dosya kapsamında mevcut olan hastane raporuna göre davacı sürücünün 0.05 promil alkollü olduğu, kaza saati ile test saati arasındaki yaklaşık 3 saatlik fark gözetildiğinde davacı sürücüsünün alkol oranı ile kazanın oluşumuna göre tespit edilen %25 kusurun yerinde olduğu kanaatine varılmıştır.

Davacının kaza sebebiyle ortaya çıkan maluliyet oranının belirlenmesine ilişkin hazırlanan 17/11/2021 tarihli ve 28/12/2022 tarihli ATK raporlarında, davacının %24 oranında malul olduğu, 18 ay iyileşme süresinin bulunduğu ve davacının bakıcı ihtiyacının bulunmadığı belirlenmiştir. ATK ...İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan bilirkişi raporlarının usul ve yasaya uygun olduğu ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla; maluliyet, iyileşme süresi ve bakıcı ihtiyacı hususunda ATK ... İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan 17/11/2021 ve 28/12/2022 tarihli ATK raporları hükümde esas alınmıştır.

Aktüer hesabı için alınan 08/05/2023 tarihli kök rapor ile 08/08/2023 tarihli ek raporun tedavi giderleri hususunda denetime elverişli olmadığı ve değişen asgari ücret sebebiyle, mahkememizce 05/02/2024 tarihinde ikinci ek rapor alınmıştır. İkinci ek raporda davacının, dava konusu kaza sebebiyle 383.033,05 TL geçici iş göremezlik, 702.860,03 TL sürekli iş göremezlik ile bakıcı gideri, yol gideri ve tedavi gideri olarak 1.863,26 TL tazminat miktarı hesaplanmıştır. Bilirkişi raporunda hesaplamanın, davacının vergi gelir beyannamesine göre yapılmasının usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varılmıştır. Davacının bakıcı gideri tazminatı talebinin, ATK’nın 28/12/2022 tarihli raporunda davacının bakıcı ihtiyacının bulunmadığı tespit edildiğinden yerinde olmadığı değerlendirilmiştir. SGK tarafından davacıya rücuya tabi bir ödeme yapılmadığı anlaşılmış olup, tazminat miktarından düşülmesi gereken bir ödeme bulunmamaktadır.

Davacının yol gideri tazminatı talebinin değerlendirilmesinde; talep edilen uçak bileti masraflarının davacının yanında çalışan kişilere ait olduğu, davacının tedavisi için yapmak zorunda olduğu masraflar olmadığı anlaşılmış olup, uçak biletleri bedellerinin yol gideri olarak talep edilemeyeceği kanaatine varılmıştır. Bilirkişi raporunda yol gideri hesaplaması yapılırken davacının İstanbul ilinde kayıtlı olan adresinin esas alınması yerinde olup, davacının başka bir yerde iken tedavisine devam ettiği hususunda bir bilgi dosya kapsamında bulunmamaktadır. Bu kapsamda tedavi süreci boyunca taksi tarifesi esas alınarak yapılan hesaplama usul ve yasaya uygundur. Bilirkişinin tespit etmiş olduğu 903,66 TL yol ücretinden davalının %75 kusuru oranında sorumlu olacağı mahkememizce kabul edilmiştir.

Davacının tedavi gideri tazminatı talebi yönünden yapılan değerlendirmede, dava konusu kaza sebebiyle davacının görmüş olduğu tedavilere ilişkin masrafların tazminini talep edebileceği ilke olarak kabul edilmiştir. Tedavi görülen hastaneden ve davacının özel sağlık sigortacısından celp edilen bilgi ve belgeler ile davacının sunmuş olduğu makbuzlar birlikte değerlendirildiğinde; sunulan serbest meslek makbuzlarının davacının dava konusu kaza sebebiyle gördüğü tedavilere ilişkin olduğu, fatura bedellerinin kadri maruf olduğu ve bunların bir kısmının özel sigorta tarafından karşılandığı, bakiye kısmının davalılardan talep edilebileceği anlaşılmıştır. Mahkememizce hüküm kurulurken taleple bağlı kalınarak 1.000,00 TL tedavi giderinin tazminine karar verilmiştir.

Davacının sunduğu belgelerden dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğu ve sigorta şirketinin de bu başvuruya ilişkin cevabi yazısının bulunduğu anlaşılmıştır. Davalı sigorta şirketinin başvuru bulunmadığına dair savunmasının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir. Ancak davacı tarafından sunulan başvuru belgelerinin incelenmesinde, başvuru tarihinin yer almadığı görülmüş olup; sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olarak dava tarihi hükümde esas alınmıştır. Diğer Davalı ...’in ise, TBK md. 117 uyarınca kaza tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilmiştir.

Manevi tazminat talebinin değerlendirilmesinde; davacının maluliyet oranı ile iyileşme süresinin uzun olması ve tarafların sosyal ve ekonomik durumları gözetilerek 100.000,00 TL manevi tazminatın, davacının dava konusu kaza sebebiyle uğradığı elem ve kedere karşılık hakkaniyetli olacağı kabul edilmiştir.

Yukarıda açıklanan sebeplerle; dava konusu kaza sebebiyle davacının uğradığı geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile yol ve tedavi gideri tazmini taleplerinin yerinde olduğu, kaza sebebiyle bakıcı ihtiyacı bulunmadığından bu yöndeki talebinin yerinde olmadığı kanaatiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş; davalı sigorta şirketi teminat limitleri ile sınırlı olarak sorumlu tutulmuş ve davalıların temerrüt tarihleri ayrı ayrı belirlenerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;

  1. Maddi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddine;

-383.033,05 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 677,75 TL yol gideri ve 1.000,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 384.710,80 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine (Davalı ...Anonim Türk Sigorta A.Ş.’nin teminat limiti olan 360.000,00 TL ile sınırlı olarak sorumlu tutulmasına), iş bu bedele Davalı ...Anonim Türk Sigorta A.Ş. yönünden dava tarihinden itibaren ve Davalı ... yönünden kaza tarihinden (09/07/2018) itibaren yasal faiz işletilmesine,

-702.860,03 TL sürekli iş göremezlik maddi tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine (Davalı ...Anonim Türk Sigorta A.Ş.’nin teminat limiti olan 360.000,00 TL ile sınırlı olarak sorumlu tutulmasına), iş bu bedele Davalı ...Anonim Türk Sigorta A.Ş. yönünden dava tarihinden itibaren ve Davalı ... yönünden kaza tarihinden (09/07/2018) itibaren yasal faiz işletilmesine,

-Fazlaya ilişkin talebin reddine,

  1. Manevi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddine, 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden (09/07/2018) itibaren yasal faizi ile birlikte Davalı ...’den alınarak davacıya verilmesine,

-Fazlaya ilişkin talebin reddine,

  1. Maddi tazminat yönüyle;

-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 74.291,96‬

-TL harçtan daha önceden peşin harç ve tamamlama harcı olarak alınan toplam 4.744,73-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 69.547,23-TL harcın davalılardan alınarak hazineye irad kaydına, (Davalı ...Anonim Türk Sigorta A.Ş.'nin poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla 49.183,20-TL'sinden sorumlu tutulmasına, diğer davalı ...'in ise tamamından sorumlu olması kaydıyla)

-Davacı vekil ile temsil edildiğinden kabul olunan maddi tazminat talebi üzerinden yürürlükte olan AAÜT gereğince 149.632,79-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, (Davalı ...Anonim Türk Sigorta A.Ş.'nin poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla 106.800,00-TL'sinden sorumlu tutulmasına, diğer davalı ...'in ise tamamından sorumlu olması kaydıyla)

-Davalılar ...Anonim Türk Sigorta A.Ş. ve ... kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden red olunan maddi tazminat yönünden 1.322,25-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ...Anonim Türk Sigorta A.Ş. ve ...'e verilmesine,

  1. Manevi tazminat yönüyle ;

-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen miktar üzerinden alınması gereken 6.831,00-TL harcın Davalı ...'den alınarak hazineye irad kaydına, (yargılama sırasında yatırılan peşin harcın tamamı 3 numaralı bentteki kararda mahsup edilmiştir)

-Davacı vekil ile temsil edildiğinden kabul olunan manevi tazminat talebi üzerinden yürürlükte olan AAÜT gereğince 17.900,00-TL vekalet ücretinin Davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,

-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden red olunan manevi tazminat yönünden AAÜT md. 10/2 uyarınca 17.900,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak Davalı ...'e verilmesine,

  1. Davacı tarafından yapılan; 35,90. TL Başvuru Harcı, 1.041,73. TL Peşin/nisbi Harç, 3.703,00. TL Tamamlama Harcı, 5,20 Vekalet Harcı, 17.000,00. TL Bilirkişi ücreti, 1.109,20. TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar ile 3.450,00. TL ATK fatura bedeli olmak üzere toplam 26.345,03. TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 26.313,42. TL'lik kısmının davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,

  2. Karar kesinleştiğinde yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının yatıranlara iadesine,

Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, (davalı ... vekilinin duruşma sistemi üzerinden), ...Anonim Türk Sigorta Şirketi vekilinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/03/2024

Başkan

¸e-imzalıdır

Üye

¸e-imzalıdır

Üye

¸e-imzalıdır

Katip

¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

SebebiyleistanbulTazminat)VeCismaniZararAçılanvııf………ahükümTazminat(Ölüm

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:57

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim