İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/826 E. 2023/697 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/826
2023/697
6 Kasım 2023
T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/826 Esas
KARAR NO : 2023/697
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 29/12/2022
KARAR TARİHİ : 06/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; kamu ihale kanunun ilgili hükümleri kapsamında ihale yoluyla hizmet alımları tapan ve ihale makamı sıfatını haiz bir kamu kurumu olan müvekkili şirket ile davalı şirket arasında muhtelif tarihlerde akdolunan hizmet alımına dair sözleşmeler uyarınca, sözleşme kapsamında çalışmış olan personellere ödenen işçilik alacaklarının / tazminatlarının sözleşme ve yasal mevzuat gereği davalıdan rücuen tazmini amacıyla ikame olunduğunu, müvekkili şirket tarafından ödenen işçilik alacaklarında / tazminatlarında davalı tarafın sorumluluğunda olan miktarlar kıdem tazminatı bordrolarında görülmekte olup, rücuen müvekkili şirkete ödenmesi lazım gelen miktarların dilekçede gösterildiğini, müvekkili şirketin sermayesinin tamamını doğrudan ve dolaylı olarak ...’ye ait olan ortaklıklardan olup, 4646 sayılı Doğalgaz Piyasası kanunu ve enerji piyasası düzenleme kurumunun bu kanuna dayanarak yürürlüğe koyduğu mevzuata tabi olarak İstanbul genelinde doğalgaz dağıtım hizmetini ifa ettiğini, müvekkili şirket nezdinde her tür kaynaktan karşılanan mal alımı hizmet alımı ve yapım işleri kamu ihale kanunu kapsamında dışarıdan ihale ile temin edildiğini, müvekkili şirketin dava konusu hukuki ilişkide davalı taraf karşısında ihale makamı sıfatına haiz olduğunu, nitekim müvekkili şirket ile davalı arasındaki sözleşmede müvekkilinin işin yapılmasını yürütülmesini ve işçilerin organizasyonunu bir bütünlük içinde yükleniciye bırakılmış olduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşmelerde sözleşme konusu işlerle ilgili yüklenicinin çalıştıracağı personele ilişkin iş kanunları ve diğer mevzuattan kaynaklanan sorumlulukların yükleniciye ait olduğunun taraflarca imza altına alındığını, diğer yandan, ihale sözleşmesi kapsamında ihale makamının işçilik alacaklarından sorumlu olmadığı hususunun açık olduğunu, şayet mahkeme nezdinde, müvekkili şirketin dosyaya sunulacak olan sözleşmelere rağmen ihale makamı sıfatına haiz olmadığı yönünde bir takdir oluşması durumunda, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin genel hukuka göre nitelendirilmesi ve davalı şirketin dava dilekçesinde açıklanan bedellerin ne kadarından sorumlu tutulmaması gerektiğinin bilirkişi marifeti ile hesaplanması gerektiğini, davanın kabulü ile tahkikat sürecinde ve bilirkişi incelemesi neticesinde ortaya çıkacak olan miktarda arttırılmak üzere ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL ‘nin müvekkili tarafından gerçekleştirilen ödemelerin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalıdan tahsiliyle müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri e vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapıldığı, davalının süre içerisinde cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.
DELİLLER:
... Asliye Ticaret Mahkemesi’ne müzekkere yazılarak 2022/.. esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden bir örneğinin Mahkememize gönderilmesi istenilmiştir.
... Limited Şirketi’ne müzekkere yazılarak ...’ın ( TC: ... ) işçilik özlük dosyasının çıkartılarak Mahkememize gönderilmesi istenilmiştir.
... SGK’ye müzekkere yazılarak ... ...’ın ( TC: ... ) SGK kayıtlarının, çalışma sürelerinin, işe giriş- çıkış tarihlerinin araştırılarak mahkememize bilgi verilmesi istenilmiştir.
Davacı vekili 02/10/2023 tarihinde ıslah dilekçesi sunmuştur.
GEREKÇE:
Dava, dava dışı işçiye ödenen tazminatın alt işverene rücu talebidir.
İş Kanunu md. 2/6’ya göre, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.”
Asıl ve alt işveren, işçiye karşı İş Kanunu’ndan doğan yükümlülükler bakımından müteselsilen sorumludurlar. Bu müteselsil sorumlulukta işçilere, haklarının korunması adına bir güvence teminatı sağlamak amaçlanmıştır. Dolayısıyla asıl ve alt işverenin müteselsil sorumluluğu sadece işçiye karşı geçerlidir. Kendi aralarındaki hukuki ilişkide ise Türk Borçlar Kanunu’nun uygulanması gerekmekte olup, sözleşme hükümlerine göre uyuşmazlığın çözülmesi gerekir.
TBK md. 167’ye göre, “Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar.
Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır. Bu durumda borçlu, her bir borçluya ancak payı oranında rücu edebilir.
Borçlulardan birinden alınamayan miktarı, diğer borçlular eşit olarak üstlenmekle yükümlüdürler.” Bu düzenlemeden de anlaşıldığı gibi, taraflar kendi iç ilişkilerinde sorumluluğun kime ait olduğu hususunda irade serbestisi ilkesi kapsamında anlaşabilirler. Kanunun 167. maddesinin bu noktada emredici değil düzenleyici bir hüküm olarak yorumlanması gerekir.
Asıl işverenin iş yerinde çalışan işçiler, farklı alt işverenler nezdinde çalışmış olabilir. Böyle bir durumda asıl işveren tarafından ödenen tazminat, farklı alt işverenlerin dönemlerini kapsıyorsa, herbir alt işveren kendi dönemiyle sınırlı olarak sorumludur. Başka bir ifadeyle asıl işveren, herbir alt işvereni o alt işverenin dönemiyle sınırlı olmak üzere sorumlu tutabilir.
Yüksek mahkeme kararları uyarınca İş Kanunu’nun 112. maddesinde öngörülen düzenleme, işçiyi güvence altına almak amacıyla konulmuş bir hüküm olup, emredici nitelikte bir hüküm değildir. Söz konusu yasal düzenleme, asıl ve alt işverenler yönünden, dış ilişki itibariyle işçiye karşı geçerli olup, asıl ve alt işverenler arasındaki iç ilişkideki sorumluluğu ortadan kaldıran bir düzenleme değildir. Düzenlemede asıl işverenin, ödemiş olduğu kıdem tazminatı nedeniyle, alt işverenlere rücu hakkı bulunmadığına dair bir düzenleme bulunmadığı gibi hükmün aksi yönünde taraflar her zaman sözleşme düzenleyebilirler.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi ile taraflar arasında ihale sonucu hizmet alım sözleşmesi akdedilmiştir. Bu sözleşme kapsamında dava dışı işçi ... ... davacıya ait iş yerinde çalıştırılmıştır. İşçinin SGK dökümünün incelenmesinde davalı şirket işçisi olarak 2 ay 20 gün süreyle çalıştığı anlaşılmıştır. İşçinin işten ayrılması sebebiyle 28/03/2022 tarihinde kendisine davacı tarafından kıdem tazminatı ödemesi yapıldığı görülmüştür.
İhale Genel Şartnamesinin 38. maddesi uyarınca işçilik alacaklarından davalı şirketin sorumlu olduğu, dolayısıyla davacının işçiye ödenen kıdem tazminatını davalıya rücu etme hakkı bulunduğu kanaatine varılmıştır. ... ATM’nin 2022/... Esas sayılı dosyasında aynı işçiye ödenen kıdem tazminatı sebebiyle farklı davalıya karşı açılan davada alınan bilirkişi raporu uyarınca, işbu dava davalısının ödenen kıdem tazminatının 2.384,31 TL’sinden sorumlu olduğu hesaplanmıştır. Yapılan hesaplama usul ve yasaya uygun olduğundan mahkememizce yeniden rapor alınmamıştır.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; yukarıda açıklanan sebeplerle davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
-
Davanın kabulüne; 2.384,31 TL’nin 28/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 269,85. TL harçtan daha önceden ödenen toplam 104,70. TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 165,15. TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
-
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 2.384,31. TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafından yapılan; 80,70. TL Başvuru Harcı, 80,70. TL Peşin/nisbi Harcı, 24,00. TL Islah Harcı, 246,00. TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 431,40TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanacak 1.560,00. TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
-
Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının talep halinde iadesine,
Dair, miktar itibariyle istinaf sınırı altında kaldığından KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/11/2023
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:53:55