SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/602 E. 2024/72 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/602

Karar No

2024/72

Karar Tarihi

30 Ocak 2024

T.C.

İSTANBUL

18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/602 Esas

KARAR NO : 2024/72

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 05/09/2022

KARAR TARİHİ : 30/01/2024

Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin maliki olduğu ve dava dışı sürücü ...'un sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç, davalı ...Sigorta A.Ş. Nezdinde ZMMS sigortalı; diğer davalı ... Sigorta A.Ş. Nezdinde ise kasko sigortalı olan ... plaka sayılı araç ile 26.03.2020 tarihinde bir trafik kazasına karıştığını, meydana gelen trafik kazasında, Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre müvekkillerine ait araç, gerçeğe aykırı bir şekilde tam ve asli kusurlu olarak tespit edildiğini, mezkur kaza dolayısıyla müvekkiline ait ... plaka sayılı araçta hasar bedeli, reel değer kaybı ve hak mahrumiyeti kaybı meydana geldiğini, dava dışı...'un, kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığını, kaza sonucunda müvekkillerinin aracı hasara uğramış olup söz konusu hasar sonucunda ortaya çıkan reel değer kaybı bedeli ve müvekkilinin işbu kaza sebebiyle aracını kullanamadığı gün sayısınca uğramış olduğu hak mahrumiyet bedeli ortaya çıktığını, buna göre Anayasa Mahkemesinin 09.10.2020 tarihli 31269 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2019/40 E. ve 2020/40 K. Sayılı kararı uyarınca müvekkillerine ait aracının uğradığı reel değer kaybının hesaplanması ve neticede davalıdan tazmini gerektiğini, müvekkillerine ait araçta meydana gelen zarara ilişkin olarak HMK madde 107 uyarınca şimdilik 1.000-TL hasar bedeli, 1.000-TL değer kaybı ve 1.000-TL hak mahrumiyeti alacağı olmak üzere toplam 3.000-TL'nin işleyen ticari avans faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.

Davalı ...Sigorta vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası veya kısmi dava şeklinde açılması mümkün olmadığını, davacıya ait araçta değer kaybı zararı meydana gelmediğini, müvekkil şirket, sigortalının mali mesuliyet sigortasından kaynaklanan sorumluluğundan sigortalının kusuru oranında sorumlu olduğunu, sigortalı meydana gelen kazada kusurlu olmadığını, sigortalı kendi şeridinde 60 km hızla seyrettiğini, olayın meydana geldiği yerde hız sınırı 70 km/s olduğunu, sigortalının sol şeritte seyrettiği, ...'un orta şerite geçiş manevrasında sigortalıya ait bahse konu ... plakalı araca arkadan çarptığı ve hız sınırının 70 km/s olduğu bölgede en az 100 km/s hızla gittiği polis tutanakları, bilirkişi raporu ile sabit olduğunu, davacılara ait aracın sürücüsü olan ehliyetsiz ve reşit olmayan üstelik hız sınırını ciddi şekilde aşan...'un tam kusuru ile meydana gelen kazada bir kişi hayatını kaybettiğini, müvekkilimiz şirketin KDV’den sorumluluğu bulunmadığını, tarafımıza ikame edilen haksız ve mesnetsiz davayı kabul etmemekle kaydıyla müvekkil şirketin faiz sorumluluğu sınırlı olduğunu, aleyhe hüküm kurulması halinde parça ve işçilikiskontosu uygulanmalı bu oran da en az yüzde otuz olması gerektiğini, müvekili şirkete başvuru zorunluluğu bulunmasına rağmen davacı tarafın bu yönde bir başvurusu olmadığını, bu sebeple işbu davanın reddi gerektiğini, mahkeme nezdinde açılmış olan davanın öncelikle usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddini talep etmiştir.

Davalı ...sigorta vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Zamanaşımı sebebiyle davanın reddi gerektiğini, Dava yetkisiz mahkemede ikame edildiğini, araç mahrumiyet bedeline ilişkin müvekkil şirketin sorumluluğu olmadığını, zorunlu mali mesuliyet sigortası teminat limiti dolmadan kasko sigortasından talepte bulunulamayacağını, davayı kabul etmemekle birlikte müvekkil şirketin sorumluluğu sigortalının kusuru oranında olduğunu, davacının değer kaybı talebi haksız olduğunu, müvekkil şirket dava açılmasına sebebiyet vermediği gibi temerrüdü de sözkonusu olmadığını, aleyhimize açılan davanın reddini, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, trafik kazasından kaynaklı hasar bedeli, değer kaybı ve hak mahrumiyeti alacağının davalılardan tahsili istemine ilişkindir.

Somut olayda davacıların maliki olduğu ve dava dışı sürücü...'un sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile davalı ...Sigorta A.Ş. nezdinde ZMMS sigortalı; diğer davalı ...Sigorta A.Ş. Nezdinde ise kasko sigortalı olan ...plaka sayılı aracın 26.03.2020 tarihinde karışmış olduğu trafik kazasından kaynaklı olarak davacılara ait aracın hasara uğraması sebebiyle HMK madde 107 uyarınca şimdilik 1.000-TL hasar bedeli, 1.000-TL değer kaybı ve 1.000-TL hak mahrumiyeti alacağı olmak üzere toplam 3.000-TL'nin işleyen ticari avans faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiş olduğu görülmüştür.

Yargılama esnasında kazaya karışan araçların trafik tescil kayıtları celp edilip incelendiğinde ; dava konusu ... Plakalı aracın davacıların murisi ... adına kayıtlı iken murisin vefatı üzerine elbirliği hükümleri uyarınca davacılar ve dava dışı ... da olmak üzere toplamda 4 mirasçı adına kaydının yapılmış olduğu, işbu davanın ise sadece davacılar tarafından açılmış olduğu görülmekle davacı vekiline işbu davanın tereke adına mı açıldığını yoksa davacıların miras hissesine özgü olarak mı açıldığına ilişkin HMK m.119 hükmü uyarınca beyanda bulunmak, talep sonucu açıklama üzere mahkememizin 03/01/2023 tarihli duruşmasında usulüne uygun ihtaratı içerir şekilde 1 haftalık kesin süre verilmiş olup davacılar vekili tarafından mahkememize sunulmuş olan 10.01.2023 tarihli beyan dilekçesinde özetle; işbu davanın miras hissesine özgü olarak değil tereke adına açılmış olduğunu, araç ortaklarından olan dava dışı...'un sehven taraf olarak gösterilmemiş olduğunu, celse arasında arabulculuk görüşmeleri yapılmış olduğu da gözetilerek, müvekkili ...'UN, elbirliği mülkiyeti ile malik olan diğer davacılar ile birlikte işbu davaya davacı sıfatıyla katılmasına karar verilmesini talep etmiş olduğu görülmekle mahkememizin 27/01/2023 tarihli ara kararı ile davacılar vekilinin talebinin kabulü ile dava konusu aracın dava dışı elbirliği ile maliki...'un davaya davacı sıfatı ile dahil edilmesine karar verilerek taraf teşkili sağlanmış ve davaya devam olunmuştur.

Yargılama esnasında davalı ... Sigorta tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle görevli ve yetkili mahkemenin...Tüketici Mahkemeleri olduğu beyan edilerek mahkememizin görev ve yetkisine itiraz edilmiş olduğu görülmüştür.

6100 Sayılı HMK'nın "Dava şartlarının incelenmesi" başlığını taşıyan 115. Maddesinin 1. Fıkrası "(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." uyarınca yargılamanın her aşamasında dava şartlarının bulunup bulunmadığının re'sen incelenmesi gerektiğinden aynı kanunun "Dava şartları" başlığını taşıyan 114. Maddesi uyarınca " (1) Dava şartları şunlardır:

a) Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması.

b) Yargı yolunun caiz olması.

c) Mahkemenin görevli olması.

ç) Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması.

d) Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması.

e) Dava takip yetkisine sahip olunması.

f) Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması.

g) Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması.

ğ) Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi.

h) Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması.

ı) Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması.

i) Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması.

(2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır."

Şeklindeki düzenlemesi uyarınca dava şartlarına ilişkin re'sen yapılacak olan kontrol işbu maddede yer alan sıralamaya göre yapılması gerektiğinden mahkememizce bu kapsamda sırası ile inceleme yapılmıştır.

Somut olay bakımından yapılan kontrolde davacılar ile davalı sigorta şirketleri arasında sözleşmesel ilişkinin bulunmadığı, davalı sigorta şirketlerinin davacıya ait aracın değil kazaya karışan diğer aracın sigortacısı konumunda olmaları, işbu davanın sigorta hükümleri uyarınca açılmış olması sebebiyle Tüketici Mahkemelerinin değil; mahkememizin görevli olduğu kanaatine varılmıştır. Ayrıca işbu davada kesin yetki söz konusu olmayıp birden fazla yetkili mahkemenin bulunduğu, seçimlik hakkında davacıya ait olduğu ve davacının TBK m.89 hükmü uyarınca kendi yerleşim yerinde ve aynı zamanda davalılardan ...Sigorta'nın merkezinin bulunduğu mahkememizin yetki çevresi içerisinde işbu davayı açmış olduğu görülmekle mahkememiz yetkili kabul edilmiştir.

Yargılama esnasında tarafların bildirmiş olduğu deliller toplanarak Adli Tıp Kurumundan kusur raporu alınmış ve işbu kusur raporuna itiraz dilekçesinde davalılar tarafından kesin hüküm itirazında bulunulması üzerine mahkememizce öncelikle dava şartlarından olan kesin hüküm hususu incelenmesi gerektiğinden taraflar arasında Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde görülmüş olan tüm dosyalar celp edilerek inceleme yapılmıştır.

Kesin hüküm HMK’nın 303. maddesinde düzenlenmiştir. Şekli ve maddi olarak ikiye ayrılır. Verilen bir hükme karşı Kanun yolları kapalı ise veya Kanun yolları açık olsa bile süresinde gidilmemişse veya tüm Kanun yolları tükenmişse hüküm şeklen kesinlik kazanmıştır.

Maddi anlamda kesin hükümde ise, dava sebebinin (maddi vakıaların), taraflarının ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir.

Önemle vurgulanmadır ki, maddi anlamda kesinlik, yalnız hüküm fıkrası için söz konusudur. Hüküm fıkrası, davada (veya karşı davada) istenen hususlar (talep sonucu) hakkında mahkemece verilen kararı (hükmü) gösterir. Hükmün gerekçesinin kesin hüküm gücü bulunmamaktadır. Bununla beraber, gerekçe maddi anlamda kesinlikten tamamen soyutlanmış da değildir.

Maddi anlamda kesinlik, yalnız hüküm fıkrasına ilişkin olduğundan hükümde tarafların talep sonuçları (veya talep sonuçlarının bazı kalemleri) hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemişse, hakkında karar verilmemiş olan hususlar bakımından maddi anlamda kesin hüküm söz konusu olmaz.

İspat bakımından değerlendirmek gerekir ise, HMK'nın 204. maddesinin birinci fıkrasına göre ilamlar kesin delil sayılmaktadır.

Birinci davada verilmiş olan hüküm, aynı taraflar arasında, aynı dava sebebine dayanarak, aynı konuya ilişkin olarak açılan ikinci davada, kesin hükme bağlanmış olan husus yönünden kesin delil teşkil eder (HMK m.303/1,2).

Aynı taraflar arasında, aynı dava sebebine dayanarak ve aynı hukukî ilişki hakkında açılan ikinci davanın konusu, birinci davadakinden farklı olsa bile, iki davanın da temelini oluşturan aynı hukukî ilişkinin mevcut olup olmadığı hakkında (birinci davada) verilmiş olan (kesin) hüküm, ikinci davada kesin delil teşkil eder. (Bknz. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesinin 2022/1096 Esas, 2022/563 Karar Sayılı, 07/12/2022 Tarihli ilamı)

Dosyamız arasına celp edilmiş olan

  • Sigorta Tahkim Komisyonunun 2021.E..Sayılı dosyası incelendiğinde; başvurucuların ...,... ve ... olduğu, dilekçe içeriğinde açıkça...'un muvafakatinin alınarak işbu başvurunun yapıldığı beyan edilerek başvuru dilekçesinin ekine muvafakatnamenin sunulduğu, karşı tarafın ...Sigorta olduğu ve davaya konu trafik kazasından kaynaklı olarak hasar bedelinin tahsilinin talep edildiği, sigorta hakem heyetince yapılan yargılama esnasında alınan bilirkişi raporlarında davacılara ait aracın %100 kusurlu olması sebebiyle tazminat istemlerinin reddine karar verildiği, işbu karara karşı itiraz edilmekle itiraz üzerine yeniden yapılan incelemede itirazın reddine karar verildiği, işbu kararın taraflara tebliğ edildiği, taraflarca yasa yoluna başvurulmaması sebebiyle kararın kesinleşmiş olduğu,

  • Sigorta Tahkim Komisyonunun 2021.E. ... Sayılı dosyası incelendiğinde; başvurucuların ..., ... ve... olduğu, dilekçe içeriğinde açıkça ...'un muvafakatinin alınarak işbu başvurunun yapıldığı beyan edilerek başvuru dilekçesinin ekine muvafakatnamenin sunulduğu, karşı tarafın ... Sigorta olduğu ve davaya konu trafik kazasından kaynaklı olarak değer kaybı bedelinin tahsilinin talep edildiği, sigorta hakem heyetince yapılan yargılama esnasında alınan bilirkişi raporlarında davacılara ait aracın %100 kusurlu olması sebebiyle tazminat istemlerinin reddine karar verildiği, işbu karara karşı itiraz edilmekle itiraz üzerine yeniden yapılan incelemede itirazın reddine karar verildiği, işbu kararın taraflara tebliğ edildiği, taraflarca yasa yoluna başvurulmaması sebebiyle kararın kesinleşmiş olduğu,

  • Sigorta Tahkim Komisyonunun 2020.E...Sayılı dosyası incelendiğinde; başvurucunun ..., karşı tarafın ise... Sigorta olduğu ve davaya konu trafik kazasından kaynaklı olarak hasar bedelinin tahsilinin talep edildiği, sigorta hakem heyetince yapılan yargılama esnasında alınan bilirkişi raporlarında davacılara ait aracın %100 kusurlu olması sebebiyle tazminat istemlerinin reddine karar verildiği, işbu karara karşı itiraz edilmekle itiraz üzerine yeniden yapılan incelemede itirazın reddine karar verildiği, işbu kararın taraflara tebliğ edildiği, taraflarca yasa yoluna başvurulmaması sebebiyle kararın kesinleşmiş olduğu görülmüştür.

İşbu kesinleşen Tahkim komisyonu kararlarının taraflar arasında kesin hüküm teşkil ettiği, kesin hüküm teşkil etmeyen taraflar ve talepler bakımından ise 3 ayrı tahkim dosyasından alınan bilirkişi raporları uyarınca kusurun davacılara ait araç sürücüsünde olduğunun tespit edilerek bu kapsamda karar tesis edilmiş olduğu ve taraflarca yasal yoluna başvurulmayarak bu kararların kesinleştiği, bu hali ile maddi vakıanın meydana geliş şekli itibari ile davacılara ait sürücünün kusurlu olduğu hususunda alınan raporların mahkememizce kesin delil mahiyetinde olduğu kabul edilmiş olup ATK raporu ile aralarında olan çelişki giderilmesine yer olmadığı kanaatine varılarak kesin delil teşkil eden karar ve raporlar uyarınca sair taleplerinin de reddine karar vermek gerekmiş olup mahkememizin işbu dosyası ile benzer mahiyette olan Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 2020/1084 Esas, 2022/1996 Karar Sayılı, 16.11.2022 Tarihli " Dava, trafik kazasından kaynaklanan kazanç kaybı tazminatı istemine ilişkindir.

... Türk Ticaret Kanunu'nun 1401-1520. maddelerinde Sigorta Hukuku, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesinde ise sigortacılıkta tahkim düzenlenmiş olup, sigorta ettiren veya sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişiler ile riski üstlenen taraf arasında sigorta sözleşmesinden veya Hesaptan faydalanacak kişiler ile Hesap arasında doğan uyuşmazlıkların çözümü için dava açılabileceği gibi sigorta tahkim komisyonuna da başvuru yapılabilir.

Davacı eldeki davayı açmadan önce Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuruda bulunmuş, uyuşmazlık hakkında Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'ndaki usul ve esaslara göre inceleme yapılarak karar verilmiştir.

Bilindiği üzere dava şartları, mahkemece davanın esası hakkında yargılama yapılabilmesi için gerekli olan şartlardır. Diğer bir anlatımla; dava şartları, dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan “Kamu Düzeni” ile ilgili zorunlu koşullardır. Mahkeme, hem davanın açıldığı günde, hem de yargılamanın her aşamasında dava şartlarının tamam olup olmadığını kendiliğinden araştırıp, incelemek durumunda olup; bu konuda tarafların istem ve beyanları ile bağlı değildir. (6100 sayılı HMK'nun 114-115.maddeleri)

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun "Dava şartlarının incelenmesi" başlıklı 115. maddesi "(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.

(2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.

(3) Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez." hükmünü amirdir.

6100 sayılı HMK'nın 114/1-ı bendiyle "aynı davanın daha önceden açılmış ve halen görülmekte olmaması" ve aynı maddenin (i) bendiyle "aynı davanın daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması" dava şartı olarak kabul edilmiştir.

Bu itibarla, eldeki davanın açıldığı tarih itibariyle eldeki dava hakkında kesin hüküm bulunduğu gözetildiğinde, bu kararın eldeki dava yönünden maddi anlamda kesin hüküm niteliğinde olduğu açıktır. Bu itibarla mahkemece, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır." şeklindeki ilamı, benzer mahiyette bulunan Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 2021/2404 Esas, 2022/1942 Karar Sayılı, 09/12/2022 Tarihli ilamı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/4920 Esas, 2022/10222 Karar Sayılı, 14/09/2022 Tarihli ilamı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/17082 Esas, 2021/3724 Karar sayılı ilamı, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2016/4385 Esas, 2016/11059 Karar sayılı ilamı da göz önünde bulundurularak karar verilmiş olup hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin "Avukatlık ücretinin aidiyeti, sınırları ve ortak veya değişik sebeple davanın reddinde davalıların avukatlık ücreti" başlığını taşıyan 3. Maddesinin 2. Fıkrasının "(2) Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur." şeklindeki düzenlemesi uyarınca her 2 davalı bakımından ret sebeplerinin farklı olması sebebiyle ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;

  1. Davacıların davalı ...Sigorta A.Ş.'ye yöneltmiş oldukları:

-Trafik kazasından kaynaklı hasar bedelinin tahsili talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 114/1-i ve 115/2 maddeleri gereğince KESİN HÜKÜM nedeniyle USULDEN REDDİNE,

-Trafik kazasından kaynaklı değer kaybı ve hak mahrumiyeti taleplerinin esastan reddine,

  1. Davacıların davalı ... Sigorta A.Ş.'ye yöneltmiş oldukları:

-Trafik kazasından kaynaklı değer kaybı bedelinin tahsili talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 114/1-i ve 115/2 maddeleri gereğince KESİN HÜKÜM nedeniyle USULDEN REDDİNE,

-Trafik kazasından kaynaklı hasar bedeli ve hak mahrumiyeti taleplerinin esastan reddine,

  1. Alınması gerekli olan 427,60. TL karar ilam harcından başlangıçta dava açılırken peşin olarak alınan 80,70. TL harcın mahsubu ile eksik kalan 346,90. TL harcın davacılardan alınarak hazineye irat kaydına,

  2. Yargılama giderlerinin davacılar üzerine bırakılmasına,

  3. Davalı ...Sigorta A.Ş. yargılama esnasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 3.000,00. TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı ...Sigorta A.Ş.'ye verilmesine,

  4. Davalı ...Sigorta AŞ yargılama esnasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 3.000,00. TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı ...Sigorta A.Ş.'ye verilmesine,

  5. Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A. 14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.600,00TL nin davacılardan alınarak hazineye irad kaydına.

  6. Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,

Dair, davacı vekili yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/01/2024

Katip

¸e-imzalıdır

Hakim

¸e-imzalıdır

  • İş bu karar 5070 Sayılı Kanun hükümlerine göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

reddineistanbulistinafFiilden(HaksızKaynaklanan)kesinhükümusuldenTazminat

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:29

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim