İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/304 E. 2024/594 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/304
2024/594
17 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/304 Esas
KARAR NO : 2024/594
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 20/04/2023
KARAR TARİHİ : 17/09/2024
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalının kullanmış olduğu tesisatta davacı şirket tarafından 31.12.2021 tarihinde yapılan kontrollerde kayıtsız sözleşmesiz sayaçtan kaçak elektrik enerjisi kullandığı hususunun tespit edildiğini ve tutanak düzenlendiğini, davalının kaçak elektrik tüketim kullanmasına istinaden icra takibi başlatıldığını, davalının borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu beyanla; davalının ... 6. İcra Dairesi'nin ...dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine hükmonulacak alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmış olup davalı tarafından süresi içerisinde dosyaya herhangi bir cevap dilekçesi verilmediği anlaşılmakla HMK M.128 hükmü uyarınca davalının dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaları inkar etmiş sayılmasına karar verilerek yargılama yapılmıştı.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, kaçak elektrik tüketim tutanağından kaynaklı olarak ödenmeyen tüketim bedelinin tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Somut olayda davacı vekili tarafından dosyamıza sunulmuş olan dava dilekçesinde özetle; davacı kurum yetkilileri tarafından yapılan kontroller esnasında davalı hakkında 31.12.2021 tarihinde ... seri numaralı Kaçak Elektrik Tespit Tutanağının düzenlenmiş olduğu, işbu tutanağa dayalı olarak tahakkuk ettirilmiş olan fatura bedelinin tahsili için davalı aleyhine ... 6. İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyası üzerinden toplam 2.491,51 TL üzerinden takibe girişilmiş olduğu, davalının yapmış olduğu itiraz akabinde takibin durması sebebiyle işbu itirazın iptali davasının açılmış olduğu görülmüştür.
6100 Sayılı HMK'nın "Dava şartlarının incelenmesi" başlığını taşıyan 115. Maddesinin 1. Fıkrası "(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." uyarınca yargılamanın her aşamasında dava şartlarının bulunup bulunmadığının re'sen incelenmesi gerektiğinden aynı kanunun "Dava şartları" başlığını taşıyan 114. Maddesi uyarınca " (1) Dava şartları şunlardır:
a) Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması.
b) Yargı yolunun caiz olması.
c) Mahkemenin görevli olması.
ç) Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması.
d) Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması.
e) Dava takip yetkisine sahip olunması.
f) Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması.
g) Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması.
ğ) Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi.
h) Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması.
ı) Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması.
i) Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması.
(2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır."
Şeklindeki düzenlemesi uyarınca dava şartlarına ilişkin re'sen yapılacak olan kontrol işbu maddede yer alan sıralamaya göre yapılması gerektiğinden mahkememizce öncelikle görev hususu irdelenecektir.
Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde ticari davalar tanımlanmış ve sayılmıştır. Bu maddeye göre “her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları”, “ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri” ve “tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin (a), (b), (c), (d), (e) ve (f) bentlerinde sayılan davalar" ticari dava sayılır. Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için ya tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması; ya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması ya da açılan davanın maddede 6 bent halinde sayılan davalardan olması gerekir.
Diğer taraftan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Yargıtay'ın yerleşik içtihatları uyarınca kaçak elektrik tüketiminden kaynaklı olarak tüketim bedelinin tahsili amacıyla açılmış olan davalarda görevli mahkeme; tüketime konu adresin konut olması ve tüketimi gerçekleştiren kişinin tüketici olması halinde Tüketici Mahkemesi, tüketime konu adresin işyeri olması halinde tüketimi gerçekleştiren kişi tacir ise Ticaret Mahkemesi, esnaf statüsünde ise Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu kabul edilmiştir.
Somut olay bakımından kaçak tüketim tutanağına konu tarih itibari ile davalının esnaf mı tacir mi olduğuna ilişkin olarak Vergi Dairesine, ... Ticaret Sicil Müdürlüğüne ve Zabıtaya yazılan müzekkere cevapları incelendiğinde davalının 12.12.2017 tarihinde mükellefiyet kaydını açtırdığı ancak aynı tarihte geri kapattırdığı, kaçak tespit tutanağı ve dava tarihi itibari ile herhangi bir vergi mükellefi kaydı olmadığı gibi esnaf yahut tacir kaydının olmadığı, kolluk marifeti ile yapılan araştırmada tutanağa konu adresteki faaliyetin davalının eşi tarafından yürütüldüğü ve vergi kaydının davalının eşi adına olduğunun mahkememize bildirilmiş olduğu görülmüştür.
Mahkememizin işbu dosyası ile benzer mahiyette olan ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin ... Esas, ...Karar Sayılı, 13/12/2019 Tarihli "... Yargıtay 3.Hukuk Dairesinin... Esas, ...Karar sayı ve 30.05.2019 tarih; ... Esas, ... Karar sayı ve 21.03.2017 tarih, vb. içtihatlarında öngörüldüğü üzere; uyuşmazlık konusunun şantiye aboneliği olması halinde davacının tüketici konumunda olduğundan bahsetmek mümkün değildir. Davacının tacir olup olmamasına göre davaya bakmaya görevli mahkeme;davacının tacir olması halinde Asliye Ticaret Mahkemesi, tacir sayılmaması halinde ise Asliye Hukuk Mahkemesidir." şeklindeki gerekçeli ilamı da göz önünde bulundurulduğunda somut olayda davalının tacir kaydının bulunmadığı, her ne kadar esnaf kaydı bulunmasa da tutanağa konu adresin ticarethane olarak geçtiği, konut olmaması sebebiyle Tüketici Mahkemelerinin de görevli olmayacağı işbu sebeple davaya bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemelerine ait olduğu kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde görevsizlik kararı vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
-
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın, davaya mahkememizin görevli olmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
-
Davaya bakmaya ... 10. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olması nedeniyle mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
-
Mahkememizce verilen işbu kararın miktar itibariyle kesin olması sebebiyle olumsuz görev uyuşmazlığının çözümü ve yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın HMK'nın 21/1. c, 22/2. maddeleri uyarınca İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 37. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE,
-
HMK'nın 331/2. maddesi uyarınca yargılama giderlerinin yetkili ve görevli mahkeme tarafından hüküm altına alınmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, HMK madde 341 hükmü uyarınca KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/09/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
- İş bu karar 5070 Sayılı Kanun hükümlerine göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:58