SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/510 E. 2024/548 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/510

Karar No

2024/548

Karar Tarihi

9 Eylül 2024

T.C.

İSTANBUL

18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/510 Esas

KARAR NO : 2024/548

DAVA : İtirazın İptali (Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 05/07/2023

KARAR TARİHİ : 09/09/2024

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... adına ... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı dosyası icra takibi başlattıklarını, davalı/borçlunun 08/02/2023 tarihinde takibe itiraz ettiğini, takibe konu olan İzmir İli, Karabağlar ilçesi, ... ... Mah. 6123 ada, 23 parselde kayıtlı 12 nolu bağımsız bölüm kaydında 16.03.2006 tarihli 5015 yevmiye sayılı Resmi Senet ile 26.895,00 EURO tutarında ve İzmir İli, ... ilçesi, ... mah. 7782 ada, 8 parselde kayıtlı 1 nolu bağımsız bölüm kaydında 29/01/2007 tarihli 1414 yevmiye sayılı Resmi Senet ile 83.100,00 EURO tutarında takip dışı ... A.Ş. lehine 1. derece ipotek tesis edilmiş olup davalının ipotek borçlusu olduğunu, dava dışı ... A.Ş.'nin ... A.Ş.'den kullanmış olduğu kredilerden kaynaklanan 893.743,64 Euro ve 806....,72 TL alacağın davacılar tarafından temlik alındığını, dava dışı banka tarafından alacağın kat edildiğini ve davalı ile borçlulara kat ihtarnamesi gönderildiğini, borcun ödenmemesi nedeniyle dava konusu takibin başlatıldığını, davalının takibe itirazının haksız olduğunu beyanla itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Mahkemenin görevsiz, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, Mahkemenin yetkisiz olduğunu, müvekkili ile davacılar arasında yapılan herhangi bir sözleşme olmadığını, davacılar lehine verilmiş ipoteğin olmadığını, her ne kadar davacılar bu davayı ...'tan temlik aldıkları gerekçesiyle açmış olsalar da davacı ile ... arasında yapılan temlik sözleşmesinin müvekkiline tebliğ edilmediğini, ipoteğin paraya çevrilmesi talebinde davacının gerekli evrakları icra dosyasına sunmadığı, müvekkilinin borçlu olmayıp rehin veren üçüncü kişi olduğunu, bu yüzden müvekkiline rücu edilemeyeceğini, müvekkilinin kredi borçlusu olmayıp taşınmazlar da kredi borçlusuna ait olmadığından müvekkilinin tesis etmiş olduğu 16.03.2007 tarihli 3015 yevmiye numaralı 26.835 EURO bedelli ipoteğe, alacaklıların hukuken müracaat hakkının bulunmadığını, 27/02/2007 tarihli kullandığı kredinin tamamen ödediğini, bu yüzden ipoteğin bir hükmünün kalmadığını beyanla davanın öncelikle usulden aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/ ... Esas 2024/... Karar 08/02/2024 tarihli kararı ile " Tüm dosya kapsamı Mahkememizce incelenmiştir. Sonuç olarak;

Açılan davanın İtirazın İptali (Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan) Davası olduğu, Mahkememizce yapılan yargılama sırasında toplanan deliller, taraf beyanları, kredi sözleşmeleri, ipotek, icra ve işbu dosya mündericatında yer alan kayıt/belgeler bir bütün halde değerlendirilerek;

Dava konusunun, davacı-alacaklıların alacağı temlik aldığı dava dışı ... A.Ş. ile dava dışı borçlu ... A.Ş., davalı borçlu ... vs. dava dışı borçlular arasında imzalanan ticari krediden kaynaklı alacağın ödenmemesi üzerine ... İcra Müdürlüğünün 2023/... E. s. paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine karşı yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu,

6102 sayılı TTK'nın 6335 sayılı kanunla değişik 5. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişkinin iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkartılarak görev ilişkisine dönüştürüldüğü, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 6102 sayılı TTK'nın 4/1-a maddesindeki "Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır" hükmünün yer aldığı, TTK'nın 5/1 maddesinde ise, "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." hükmünün yer aldığı,

01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 4/1 maddesinde, mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalar olduğu, mutlak ticari davaların TTK'nın 4/1 maddesinde bentler halinde sayılmış olduğu, bunların yanında Kooperatifler Kanunu (99.md.), İcra İflas Kanunu (154.md.), Finansal Kiralama Kanunu (31.md.), Ticari İşletme Rehni Kanunu (22.md.) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş mutlak ticari davalar da bulunduğu, yine TTK'nın 4/1 maddesinde belirtildiği üzere nispi davaların ise her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalar olduğu, TTK' 4/1 md. göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve yine iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılacağı,

6100 sayılı HMK'nın 114/1-c maddesinde görevin dava şartı olduğunun açıkça belirtilmiş olması ve yine HMK'nın 115. maddesi gereğince dava şartlarının mevcut olup olmadığını, tarafların her zaman ileri sürebileceği gibi Mahkemenin de davanın her aşamasında kendiliğinden araştırabileceğinin açık olduğu, dava şartı noksanlığını tespit edilmesi halinde davanın usulden reddine karar verileceği, davacı tarafların temlik aldığı ... A.Ş.'nin tacir olduğu, davacılar tarafından alacak temlik alınmakla bu şirketin halefi konumunda bulunduğu, davalı tarafın da tacir sıfatına haiz olduğu ve dava konusunun her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili ve nispi ticari dava niteliğinde olması nedeniyle ticari dava niteliğindeki uyuşmazlığın olduğundan (İstanbul BAM 37.HD'nin 12/11/2021 tr.li 2021/957 E. 2021/1796 K., 27/03/2020 tr.li 2019/2475 E. 2020/736 K.; 25/10/2022 tr.li 2022/201 E. 2022/2502 K.s.kararları), yine dava ipoteğin paraya çevrilmesine ilişkin itirazın iptaline ilişkin olup, davacıların ipotek akdinin tarafı olup olmamasının öneminin bulunmadığı, zira, ipotek sınırlı bir ayni hak olup, malikin değil taşınmazın borcu olduğu, söz konusu borcun teminatı olarak verilen ipoteğin kaynağı olan krediyi imzalayan, davacıların temlik aldığı ... A.Ş.'nin ve davalının tacir olduğu, dava konusu ipoteğin temelinin taraflar arasında imzalanan ticari kredi olduğunun açık olduğu, bu nedenlerle söz konusu davanın TTK’nın 4/1 maddesine göre Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden, uyuşmazlığın çözümünde Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu, Mahkememizin görevsiz olduğunun açık olması karşısında, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine dair, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..."gerekçesi ile,

''1)Mahkememizin GÖREVSİZ olduğu anlaşıldığından, 6100 sayılı HMK 114/1-c, 115/2. maddesi gereğince DAVA ŞARTI YOKLUĞU nedeniyle, davanın USULDEN REDDİNE,

2)6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın yetkili ve görevli İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. " denilmiştir.

... Asliye Hukuk Mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur.

... Hukuk Dairesinin 2024/... esas 2024/ ... karar sayılı 04/07/2024 tarihli kararı ile davacıların istinaf başvuru esastan red edilmiştir.

... Hukuk Dairesinin 2024/... esas 2024/... karar sayılı ilamında "HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.

Dava, dava dışı asıl borçlu ... A.Ş. ile dava dışı ... A.Ş. arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi kapsamında dava dışı şirkete kullandırılan kredilerden kaynaklanan ve davacılar tarafından temlik alınan alacağın tahsili amacıyla, dava dışı banka lehine davalının maliki olduğu taşınmaz üzerinde tesis edilen ipoteğin paraya çevrilmesi için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve takibin devamı taleplerine ilişkindir.

Mahkemece davanın görevsizlik dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalının maliki olduğu ... ili ... ilçesi ... ... mahallesi 6123 ada 23 parsel sayılı taşınmazın 12 nolu bağımsız bölümü üzerinde dava dışı ... A.Ş. lehine, dava dışı ... A.Ş.'nin bankadan kullandığı veya kullanacağı kredilerden doğmuş ve doğacak alacakların teminatını teşkil etmek üzere 1. derecede 26.895 Euro ve İzmir ili ... ilçesi ... mahallesi ... ada 8 parsel sayılı taşınmazın 1 nolu bağımsız bölümü üzerine 1. derecede 83.100 Euro tutarında ipotek tesis edilmiş, dava dışı banka tarafından dava dışı şirkete genel kredi sözleşmelerine istinaden kullandırılan kredilerin geri ödenmemesi nedeniyle dava dışı şirketin hesapları kat edilerek borçlulara kat ihtarnamesi gönderilmiş, davacılar ile dava dışı banka arasında imzalanan 27.06.2022 tarihli alacağın temliki sözleşmesi ile bankanın dava dışı şirketten olan 893.743,64 Euro ve 806....,27 TL alacağı davacılar tarafından temlik alındıktan sonra dava konusu ... İcra Dairesi'nin 2023/... Esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde; tacir olan her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nispi ticari dava olarak tanımlandıktan sonra, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalar belirlenmiş ve son olarak yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi koşulu ile havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların da ticari dava olduğu kabul edilmiştir. TTK'nın 5. maddesinde "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir" hükmü getirilerek görev hususunun kapsamı düzenlenmiştir.

Somut olayda; davacılar ile dava dışı banka arasında imzalanan alacağın temliki sözleşmesi ile davacılar, dava dışı bankanın halefi olmuş, hukuki olarak dava dışı bankanın yerine geçmişlerdir. Alacağın temliki işlemi, mevcut bir alacağın alacaklısını değiştirmekte, alacağın niteliğinde ise herhangi bir değişiklik olmamaktadır. Temlik edilen ve ipoteğin teminat sağladığı alacak dava dışı bankanın, dava dışı asıl borçlu şirkete genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırdığı krediden kaynaklanmakta olduğundan, 6102 Sayılı TTK'nın 1-f bendinde yer alan, bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağına ilişkin hüküm nedeniyle mutlak ticari dava mahiyetindedir. Bu sebeple Mahkemece, davada Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle görev dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi isabetli olmuştur. " denilmiştir.

HSK 1. Dairesinin 25.11.2021 tarihli ve 1232 sayılı kararında "Finans ile ilgili açılacak davalara bakacak mahkemeler nezdinde ihtisas mahkemelerinin belirlenmesi hususu görüşülerek; 26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 5. maddesinin beşinci fıkrasında, özel kanunlarda başkaca hüküm bulunmadığı takdirde ihtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak daireler arasındaki iş dağılımının Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenebileceği düzenlenmiştir. Asliye ticaret mahkemelerine gelen işlerin vasıf ve mahiyeti itibarıyla çeşitli olması, bu çerçevede finans davalarının yoğunluğu ve niteliklerinin farklı olması göz önünde bulundurularak, gerek uygulama birliğinin sağlanması, gerekse etkinlik ve verimliliğin artırılması ile ihtisaslaşmanın önemi nazara alınarak, finans davalarında iş dağılımı bakımından iki veya daha fazla dairesi bulunan mahallerde ihtisaslaşmaya gidilmesinde fayda olacağı değerlendirilmiştir. Kanuni düzenlemelerden ya da Hâkimler ve Savcılar Kurulunun kararlarından kaynaklı olarak, asliye ticaret mahkemesinin hangi dairelerinin iflâs ve konkordato, deniz ticareti ve deniz sigortaları gibi davalar dolayısıyla gelecek işlere ilişkin ihtisas mahkemesi sıfatıyla bakacağı gözetilerek, aynı dairelerde iş yoğunluğu oluşmaması bakımından finans davalarına olabildiğince farklı dairelerde bakılmak üzere ihtisas mahkemeleri belirlenmiştir.

Bu itibarla;

  1. 13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinden,

  2. 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinden,

  3. 19.10.2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’ndan (142. Maddesinde düzenlenenler hariç),

  4. 23.02.2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’ndan,

  5. 21.11.2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu’ndan,

  6. 06.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’ndan,

  7. 20.06.2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun’dan, Kaynaklanan ve asliye ticaret mahkemesinin görev alanına giren ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlere;

a) İki veya üç asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 2 numaralı,

b) Dört veya beş asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 4 numaralı,

c) Altı veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6 numaralı,

d) On veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6 ve 7 numaralı,

e) On dört veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6, 7 ve 8 numaralı,

f) Yirmi veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6, 7, 8 ve 9 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına,

(Örneğin asliye ticaret mahkemelerine bu kapsamda gelecek dava ve işlere;

a) Kayseri’de iki asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 2 numaralı,

b) Konya’da dört asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 4 numaralı,

c) İzmir’de yedi asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6 numaralı,

d) İstanbul Anadolu’da on üç asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6 ve 7 numaralı,

e) Ankara’da on dört asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6, 7 ve 8 numaralı,

f) İstanbul’da yirmi bir asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6, 7, 8 ve 9 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına)

Bu kapsamda görülmekte olan dava ve işlerin iş bölümüne dayanılarak mezkûr mahkemelere gönderilmemesine, 15.12.2021 tarihinden itibaren gelecek yeni dava ve işlerin ise anılan ihtisas mahkemelerine tevzi edilmesine ve dosya sayısına göre genel tevziden de iş verilmeye devam edilmesine" denilmiştir.

Dava tarihi 05/07/2023'tür.

Yukarıda belirtilen istinaf kararında da belirtildiği üzere, somut olay; davacılar ile dava dışı banka arasında imzalanan alacağın temliki sözleşmesi ile davacılar, dava dışı bankanın halefi olmuş, hukuki olarak dava dışı bankanın yerine geçmişlerdir. Alacağın temliki işlemi, mevcut bir alacağın alacaklısını değiştirmekte, alacağın niteliğinde ise herhangi bir değişiklik olmamaktadır. Temlik edilen ve ipoteğin teminat sağladığı alacak dava dışı bankanın, dava dışı asıl borçlu şirkete genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırdığı krediden kaynaklanmakta olduğundan, 6102 Sayılı TTK'nın 1-f bendinde yer alan, bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davasıdır.

Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu 1 Dairesinin kararına göre Bankacılık Kanunu'ndan kaynaklanan davalar finans davası olup İstanbul 6,7,8,9 Asliye Ticaret Mahkemeleri tarafından görülmesi gerektiğinden usul ekonomisi de dikkate alınarak dosyanın İstanbul 6,7,8 ve 9 nolu Ticaret Mahkemelerinden birine tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu'na gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;

  1. Dosyamızın niteliği itibari ile İstanbul 6,7,8 ve 9 nolu Ticaret Mahkemelerinden birine tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi bürosuna gönderilmesine, mahkememiz esasının bu şekilde kapatılmasına,

  2. Yargılama gideri, vekalet ücreti ve harçların görevli mahkemece esas hükümle birlikte değerlendirilmesine,

Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 09/09/2024

Başkan ...

¸e-imzalıdır

Üye ...

¸e-imzalıdır

Üye ...

¸e-imzalıdır

Katip ...

¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

mahkemesineşartıreddineistanbulasliyenöbetçigönderilmesine''ticaretİtirazınİptaliyokluğuKaynaklanan)(KrediSözleşmesindenhükümusuldengörevsiz

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:58

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim