İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/306 E. 2024/515 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2017/306
2024/515
18 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/255 Esas
KARAR NO : 2024/424
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/04/2023
KARAR TARİHİ : 07/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... plakalı araç ile davalı sigorta şirketinin sigortalısı olan ... plakalı araç arasında 15/11/2021 tarihinde maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiğini, kaza sonrasında Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi tarafından oluşturulan trafik kazası kayıtlarında davalının %100 kusurlu olduğu kanaatine varıldığını, sigorta şirketine 11/09/2022 tarihinde yazılı başvuruda bulunulduğunu, süresi içerisinde herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkil şirket aracındaki uğradığı zarar miktarının tam olarak belirlenemediğini, bilirkişi incelemesi sonrasında ortaya çıkacağını, ekspertiz rapor ücretlerine ilişkin kendilerine sigorta şirketi tarafından ödeme yapılması gerektiğini, arabuluculuğa başvurulduğunu, anlaşmaya varılamadığını belirterek, davanın kabulüne karar verilmesini, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla müvekkiline ait araçta meydana gelen 200,00 TL hasar bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek olan mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, ekspertiz raporlarına ilişkin fatura ücretlerinin yargılama giderinden sayılmasını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkil şirket nezdinde hak veya alacağının bulunmadığını, kazaya karışan ve müvekkili şirketçe sigorta edilen aracın 05/07/2021 tanzim tarihli, 05/07/2021 - 05/07/2022 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ZMMS kapsamında sigortalı olduğunu, söz konusu poliçe teminat bedelinin 43.000,00 TL olduğunu, müvekkili şirketin poliçe limitini aşan bedelden sorumlu olmadığını, somut olay nedeniyle müvekkili şirket nezdinde hasar dosyası açıldığını, açılan hasar dosyası kapsamında 7.870,60 TL hasar rücu ödemesinin ...Aş'nin iban numarasına 25/02/2022 tarihinde gerçekleştiğini, başvuru konusu talebin belirsiz alacak olarak ileri sürülmesi imkanının bulunmadığını, davacının hasar talebinin fahiş tutarda olduğunu, aracın ekspertiz raporu alınmaksızın onarın görmüş ise ilgili fatura başvuruya konu araca ait onarımına ilişkin belgelerinde ibraz edilmesinin gerektiğini, müvekkili şirketin KDV'den sorumlu tutulamayacağını, müvekkili şirketin KDV'den sorumlu tutulabilmesi için zarar gören aracın onarılırken KDV ödediğini ispatlaması ve yansıtma faturası kesmesi gerektiğini, ancak dosyası buna ilişkin herhangi bir bilgi ve belgenin olmadığını, bu yüzden hasar bedelinin kabulünün mümkün olmadığını, aynı zarara ilişkin ikinci ödemenin sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet vereceğini belirterek iş bu davanın belirsiz olarak açılamayacağı için öncelikle usulden reddini, haksız davanın reddini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa hükmedilmesini talep etmiştir.
Davacı vekilinin 11/04/2023 tarihinde yeni bir dava dilekçesi sunduğu görüldü.
Mahkememiz dosyasının 07/02/2024 tarihli celsesinin 1 nolu ara kararı uyarınca davacının dosyaya ilk olarak 27/03/2023 tarihli sonrasında ise 11/04/2023 tarihli iki adet dava dilekçesi sunduğu, davacı vekilince her ne kadar 11/04/2023 tarihli dilekçe ile yanlış tarafa dava açıldığı bildirilmiş ve davalı olarak ikinci sunulan dilekçe içerğinde ... Aş davalı gösterilmiş ise de, mahkememize sunulan iki dilekçenini içeriğinde hasara uğradığı bildirilen araç plakalarının da farklı olduğu görülmekle davacı vekiline bu husustaki çelişkiyi gidermek üzere süre verildiği, davacı vekilinin de 07/03/204 tarihinde buna ilişkin beyan dilekçesi sunduğu görüldü.
Mahkememiz dosyasının 15/05/2024 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca, Davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 27/03/2023 tarihli dilekçe ile farklı bir plakaya ait araca ilişkin farklı bir davalıdan talepte bulunulduğunun görüldüğü, sonrasında dosyaya 11/04/2023 tarihli dilekçe ile bu hususun bildirildiği, mahkememiz 04/05/2023 tarihli ara kararı ile davacı vekiline taraf değişikliğine ilişkin dilekçesini sunması için süre verildiği, 29/05/2023 tarihli dilekçe ile de taraf değişikliği talebinde bulunulduğu görülmekle davacı vekilinden dosyaya ilk sunulan 27/03/2023 tarihindeki dava dilekçesindeki talepleri yönünden (bu dilekçede bildirilen davacıya ait... Plaka No’lu araç ile davalı yan tarafından sigortalanmış olduğu beyan edilen ... Plaka No’lu aracın sebep olduğu 13.07.2022 tarihli kaza nedeniyle) davalı ... A.Ş. ye ilişkin bir talebinin bulunup bulunmadığı hususunda beyanlarını sunmak üzere süre verildiği, davacı vekilinin 15/05/2024 tarihinde buna ilişkin beyan dilekçesi sunduğu görüldü.
Yine Mahkememizin 15/05/2024 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararı uyarınca davacı vekilinin taraf değişikliği talebine ilişkin davalı vekilinin muvafakatı bulunup bulunmadığı bildirmek üzere davalı vekiline süre verildiği, davalı vekilinin 03/06/2024 tarihli dilekçesi ile buna ilişkin muvafakatları bulunmadığına dair beyan dilekçesi sunduğu görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE:
Dava , trafik kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Davacı taraf mahkememize sunduğu 27/03/2023 tarihli dava dilekçesi ile; davalı olarak gösterdiği Doğa Sigorta'ya karşı trafik kazasından kaynaklanan tazminat isteminde bulunmuştur. Mahkememiz tevzi formu incelendiğinde de davalının ... A.Ş. olarak göründüğü anlaşılmıştır.
Davacı vekili tarafından 11/04/2023 tarihinde dosyaya gönderilen beyan dilekçesinde dava açarken sehven yanlış tarafa dava açıldığı ve yanlış dava dilekçesinin gönderildiği, doğru dava dilekçesinin sisteme yüklendiği, davalının da ... değil ... A.Ş. Olduğu bildirilmiştir.
Mahkememiz 04/05/2023 tarihli ara kararı ile dava dilekçesinin değiştirilmesi mümkün olmadığından talebin reddine, davacı vekiline taraf değişikliğine ilişkin dilekçe sunması için süre verilmesine karar verilmiş akabinde davacı tarafça sunulan 29/05/2023 tarihli dilekçe ile taraf değişikliği talebinde bulunularak davalının ...A.Ş. olduğu bildirilmiş, dava dilekçesi bu davalıya tebliğe çıkarılmıştır.
Mahkememizce hakim değişikliği sonrası dosyanın yapılan incelemesinde mahkememizin 1 no.lu celsesinde ; davacının dosyaya ilk olarak 27/03/2023 tarihli sonrasında ise 11/04/2023 tarihli iki adet dava dilekçesi sunduğu, davacı vekilince her ne kadar 11/04/2023 tarihli dilekçe ile yanlış tarafa dava açıldığı bildirilmiş ve davalı olarak ikinci sunulan dilekçe içerğinde ... Aş davalı gösterilmiş ise de, mahkememize sunulan iki dilekçenin içeriğinde hasara uğradığı bildirilen araç plakalarının da farklı olduğu görülmekle davacı vekiline bu husustaki çelişkiyi gidermek üzere bir ay süre verilmesine karar verilmiş davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 07/03/2024 tarihli dilekçe ile "Şöyle ki, mevcut davamız; Müvekkil davacı...Ltd. Şti.'ye ait olan ... plakalı araç ile,
Davalı ...A.Ş.'nin sigortalısı ... plakalı araç arasında,
15.11.2021 tarihinde gerçekleşen maddi hasarlı trafik kazası sonucu,
Müvekkile ait araçta meydana gelen zarar nedeniyle, -fazlaya ilişkin talep ve haklarımız saklı kalmak kaydıyla HMK 107. Maddesi gereği- 200 TL Gerçek Hasar Tazminatı talepli olarak açılmıştır." şeklinde beyanda bulunulduğu görülmüştür.
Mahkememiz 2 no.lu celsesinde , davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 27/03/2023 tarihli dilekçe ile farklı bir plakaya ait araca ilişkin farklı bir davalıdan talepte bulunulduğunun görüldüğü, sonrasında dosyaya 11/04/2023 tarihli dilekçe ile bu hususun bildirildiği, mahkememiz 04/05/2023 tarihli ara kararı ile davacı vekiline taraf değişikliğine ilişkin dilekçesini sunması için süre verildiği, 29/05/2023 tarihli dilekçe ile de taraf değişikliği talebinde bulunulduğu görülmekle davacı vekilinden dosyaya ilk sunulan 27/03/2023 tarihindeki dava dilekçesindeki talepleri yönünden (bu dilekçede bildirilen davacıya ait ... Plaka No’lu araç ile davalı yan tarafından sigortalanmış olduğu beyan edilen ...Plaka No’lu aracın sebep olduğu 13.07.2022 tarihli kaza nedeniyle) davalı ... A.Ş. ye ilişkin bir talebinin bulunup bulunmadığı hususunda beyanlarını sunmak üzere süre verilmesine karar verilmiş, davacı vekili tarafından sunulan beyan dilekçesi ile daha önce sunulan beyan dilekçesindeki talepler tekrarlanarak 11/04/2023 tarihinde sisteme yüklenen dava dilekçeleri doğrultusunda davaya devam edilmesi talebinde bulunulmuştur.
Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede; HMK 124/3. Maddesinde maddi hatadan kaynaklanan ve dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebinin, karşı tarafın rızası aranmaksızın kabul edilebileceğinin düzenlendiği, ilgili madde hükmü doğrultusunda davacı vekilinin taraf değişikliği talebi kabul edilerek yargılamaya davalı ...'ya karşı devam edilmesinin mahkememizce uygun bulunduğu ancak davacı tarafça mahkememize sunulan 27/03/2023 tarihli ve 11/04/2024 tarihli dilekçe içeriklerine bakıldığında yalnızca davalının değil dilekçe içeriğindeki talep konusu araçların, tazminat türünün, dava değerinin de birbirinden farklı olduğununu görüldüğü, huzurdaki davanın basit yargılama usulüne tabi olduğu, HMK 118. Maddesine göre davanın, dava dilekçesinin kaydedildiği tarihte açılmış sayılacağı , HMK 319. Maddesi ne göre iddianın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağının dava açılmasıyla başlayacağının düzenlendiği, ilgili madde hükümleri birlikte değerlendirildiğinde davacı vekili tarafından 27/03/2023 tarihli dava dilekçesinin kaydedilmesi ile davacı taraf için iddia ve savunmanın değiştirilmesi yasağının başlamış olduğu, davalının da iddia ve savunmanın değiştirilmesine muvafakat etmediğini bildirdiği, bu hali ile mahkememizin dosyaya ilk sunulan dava dilekçesindeki plaka ve talepler yönünden ancak taraf değişikliği ile davalı haline gelen davalıya karşı yargılamaya devam olunması gerektiği kanaatine varıldığı, mahkememizce davacı vekiline 27/03/2023 tarihindeki dava dilekçesindeki talepleri yönünden (bu dilekçede bildirilen davacıya ait ...Plaka No’lu araç ile davalı yan tarafından sigortalanmış olduğu beyan edilen ... Plaka No’lu aracın sebep olduğu 13.07.2022 tarihli kaza nedeniyle) davalı ... A.Ş. ye ilişkin bir talebinin bulunup bulunmadığı hususunda beyanlarını sunmak üzere süre verilmesine karar verildiği sunulan beyan dilekçesinde bu plakaların talep konusu olarak bildirilmediği, bu hali ile mahkememize sunulan ilk dava dilekçesinde davacıya ait olduğu bildirilen ... Plaka No’lu araç ile ilgili huzurdaki davalıya karşı herhangi bir talepte bulunulmadığı görüldüğünden, davacı vekilince davanın tam ıslah edildiğine dair bir beyan veya harçlandırılmış bir ıslah dilekçesi de sunulmadığından davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1 -) Davanın REDDİNE,
2 - Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına.
-
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
-
Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.120,00TL nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin (e duruşma ile) yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/06/2024
Katip
e-imza
Hakim
e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:36:01