İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/415 E. 2024/496 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/415
2024/496
17 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/415 Esas
KARAR NO : 2024/496
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/07/2024
KARAR TARİHİ : 17/07/2024
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından davalı şirketlere keşide edilen, ... Şubesi, ... Keşideci, ... Seri Nolu, 30/06/2024 tarihli ve 250.000.-TL miktarlı, ... Şubesi, ... Keşideci, ... Seri Nolu, 31/07/2024 tarihli ve 250,000.-TL miktarlı, ... Şubesi, ... Keşideci, ... Seri Nolu, 30/08/2024 tarihli ve 250,000.-TL miktarlı, ...Şubesi, ... Keşideci, ... Seri Nolu, 30/09/2024 tarihli ve 400.000.-TL miktarlı, ... Şubesi, ... Keşideci, ... Seri Nolu, 31/10/2024 tarihli ve 450.000.-TL miktarlı, ... Şubesi, ... Keşideci, ... Seri Nolu, 30/11/2024 tarihli ve 450.000.-TL miktarlı, ... Şubesi, ... Keşideci, ... Seri Nalu, 31/12/2024 tarihli ve 450.000.-TL miktarlı 7 adet çekin keşideci adına atılan imzaların sahte olması ve müvekkiline ait olmadığını, müvekkili teslim edilecek ürünlere ilişkin verilmesi düşünülen ancak müvekkilinin rızası dışında elinden çıkan 7 adet çek karşılığında davalı şirketlerin müvekkili şirkete herhangi bir ürün de teslim etmediğini, bu nedenle davalı şirketlerce teslim edimi ve borçlu olması gibi bir durum söz konusu olmadığını, davaya konu 7 adet çekin tamamına veya banka şubesine tahsil için başvurulan...Şubesi, ... Keşideci, ... Seri Nolu, 30/06/2024 tarihli ve 250.000.-TL miktarlı çekin iptaline karar verilmesini kalan 6 adet çek üzerine tedbiren ödeme yasağı konulmasını ve müvekkilinin çekler nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, çekten kaynaklı menfi tespit istemine ilişkindir.
Davacı vekilinin mahkememize ibraz etmiş olduğu 17/07/2024 tarihli dilekçesinde, " ... 18. Asliye Ticaret Mahkemesi ...Esas sayılı dosya ile 16.07.2024 tarihinde açmış olduğumuz Menfi Tespit Davası'nda dava dilekçemizden ve eklerinden anlaşılacağı imzası müvekkile ait olmayan ve/veya karşılığında hiçbir mal teslim edilmemiş kambiyo senedine dayanmaktadır. Bu sebeple arabuluculuk prosedürüne başvurmamış bulunmaktayız. HMK'nın 106. maddesinde düzenlenen tespit davasının özel bir şekli olan menfi tespit davası, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat davası olarak nitelendirilemez. Konu ile ilgili Yargıtay Kararları aşağıda olup, huzurda açmış olduğumuz menfi tespit davası konusunda bir miktar paranın ödenmesi istemi bulunmadığından, alacak davası mahiyetinde değerlendirilemeyeceğinden, uyuşmazlık sebebi kambiyo senedi olduğundan dolayı zorunlu arabuluculuğa tabi değildir." demiştir.
6100 Sayılı HMK'nın "Dava şartlarının incelenmesi" başlığını taşıyan 115. Maddesinin 1. Fıkrası "(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." uyarınca yargılamanın her aşamasında dava şartlarının bulunup bulunmadığının re'sen incelenmesi gerektiğinden aynı kanunun "Dava şartları" başlığını taşıyan 114. Maddesi uyarınca " (1) Dava şartları şunlardır:
a) Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması.
b) Yargı yolunun caiz olması.
c) Mahkemenin görevli olması.
ç) Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması.
d) Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması.
e) Dava takip yetkisine sahip olunması.
f) Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması.
g) Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması.
ğ) Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi.
h) Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması.
ı) Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması.
i) Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması.
(2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır."
05.04.2023 Tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7445 Sayılı İcra Ve İflas Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 31. Maddesinin "6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir." şeklindeki düzenlemesi ve yürürlük maddesi olan 43. Maddesinin "(1) Bu Kanunun;
a) 31 inci, 34 üncü, 36 ncı, 37 nci, 38 inci ve 41 inci maddeleri 1/9/2023 tarihinde,
b) Diğer maddeleri yayımı tarihinde, yürürlüğe girer." şeklindeki düzenlemesi uyarınca 01.09.2023 tarihinden itibaren açılacak menfi tespit davalarında arabuluculuk zorunlu hale getirilmiş olup bu kapsamda işbu dava tarihi itibari ile güncel olan Türk Ticaret Kanununun 5/A maddesinin 1. Fıkrasının "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklindeki düzenlemesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 2. Fıkrasının "(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." şeklindeki düzenlemesi, HMK'nın dava şartlarını düzenleyen 114 ve 115. Maddeleri uyarınca re'sen yapılan inceleme sonucunda zorunlu arabuluculuğa tabi işbu davada dava açılmadan önce arabuluculuk yoluna başvuru yapılmadığı, söz konusu dava şartının davadan önce giderilmemiş olması sebebiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
-
Davacının davasının 6100 Sayılı HMK m.114/2 hükmünün atfıyla 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesinin 2. Fıkrası ve TTK m.5/A hükmü uyarınca dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
-
Alınması gerekli olan 427,60. TL karar ilam harcından başlangıçta dava açılırken peşin olarak alınan 4.269,38. TL harçtan mahsubu ile artan 3.841,78. TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
-
Yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına,
-
Davalılar yargılama esnasında kendilerini vekil ile temsil ettirmediğinden bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına,
-
Davacı tarafça yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere karar verildi. 17/07/2024
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:36:01