İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/685 E. 2024/47 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2021/685
2024/47
23 Ocak 2024
T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/685 Esas
KARAR NO : 2024/47
DAVA : Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/11/2021
KARAR TARİHİ : 23/01/2024
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı arasında akdedilmiş olan 30.07.2018 tarihli ... domaini altında yayınlanacak bir Web Uygulaması Proje Geliştirme Hizmet Sözleşmesi ve bu sözleşmenin devamı niteliğinde; 22.11.2018 tarihinde ... domaini altında yayınlanacak bir web uygulamasının proje geliştirme hizmet sözleşmesi kapsamında davalının davacıya “...” (Alman ikinci el araç satış web sitesi) ile uyumlu olarak çalışacak “...” web sayfası için uygulamasını geliştirme hizmetini, web sayfasının hizmete alınması ve anılan web sayfasına ilişkin teknik desteği sağlamayı taahhüt ettiğini, davacının sözleşme bedelinin tamamını süresinde, eksiksiz ödemiş olmasına rağmen davalının bugüne kadar sözleşmeden doğan yükümlülüklerini sözleşmeye uygun olarak eksiksiz bir biçimde ifa etmediğini, davacı şirket tarafından karşı tarafa sözleşmeden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmesi için ... 26. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide edildiğini, Davalı tarafından eksikliklerin giderilmesi için herhangi bir çaba ve girişimde bulunulmaması üzerine, davacının bu sefer ... 51. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmeden dönerek sözleşme bedelinin iadesini talep ettiğini, davalı tarafından taahhüt edildiği halde ifa edilmeyen ürün/hizmet sebebiyle, davalı tarafından yapılan sayfayı davacının aktif ve ticari olarak kullanamadığını ve taxfreecar.net domaini ile ilgili işlemleri tekrardan başlamış ve bu iş için ek eleman istihdam etmek zorunda kaldığını, davadan önce ... 5. Sulh Hukuk Mahkemesi ...Değişik İş sayılı dosyasından delil tespiti talebinde bulunduklarını ve bilirkişi tarafından hazırlanan raporda eksikliklerin tespit edildiğini, neticeten müvekkilinin uğramış olduğu zararların;
- Hiçbir şekilde aktif ve ticari kullanamadığı
web sayfasına ödemiş olduğu hizmet bedeli olarak = 41.300,00 TL,
- Davalı tarafından gönderilen ihtarnameler için
ödenen noter masrafı için = 492,90 TL,
- Açılan delil tespit davası için ödenen
mahkeme harcı için = 372,40 TL
Olmak üzere toplam 42.165,30 TL'nin 16.06.2020 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili tarafından mahkememize sunulmuş olan cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşme kapsamında edimler, hizmetin detayları bu sözleşmenin ek1'inde belirlenmiş olan işin yapımı ve hizmetin sunumu konularındaki teknik detaylarda belirlenerek tarafların bu kapsamda anlaşmaya vardıklarını ve sözleşme kapsamında davacının bedel ödeme borcunun taksitlere bağlandığını, müvekkili şirketin sözleşmede ayrıntıları belirlenen projeyi hazırlamış ve gerekli testlerden sonra ağustos 2019 tarihinde canlıya aldığını, sözleşmede garanti süresi olarak belirlenen 6 aylık süre içerisinde talep edilen geliştirmeler yapıldığını ve davacının taksitler halinde ödemelerini gerçekleştirdiğini, zira eğer sözleşmeye uygun bir teslim gerçekleşmemiş olunsaydı, davacı tarafın ödeme yapmaması gerektiğini, zira ödemenin koşulu sürecin başarıyla sonlanmasına bağlanmış olup hal böyleyken davacı tarafın sözleşmeye uygun bir edimin yerine getirilmemesi nedenine dayalı olarak (ve üstelik garanti süresinden sonra) sözleşmeden cayması kabul edilemeyeceğini, yapılacak olan teknik inceleme ile de ortaya çıkacağı üzere belirlenen sözleşmelere uygun bir iş yapılıp davacı tarafa teslim edildiğini, davacı tarafın müvekkili şirketin oluşturup teslim ettiği ve akabinde de canlıya aldığı uygulamayı kullanmaya başlamış ve ticari fayda sağladığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, taraflar arasında akdedilmiş olan yazılım hizmet sözleşmesinden kaynaklı davalının edimini gereği gibi ifa etmemesi sebebine dayalı ödenen bedelin iadesi istemine ilişkindir.
Somut olayda taraflar arasında akdedilmiş olan Web Uygulaması Proje Geliştirme Hizmet Sözleşmesi ve devamı niteliğindeki sözleşmeler uyarınca davacının bedel ödeme borcunu gereği gibi yerine getirmesine rağmen davacı tarafından davalının edimini gereği gibi yerine getirmemesi sebebiyle web sitesinin kullanılamadığı iddiasıyla davalıya ödenen sözleşme bedelinin iadesi talebiyle işbu davanın açılmış olduğu görülmüştür.
Yargılama esnasında henüz bilirkişi raporu alınmadığı bir esnada davacı vekili tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan 05.05.2023 tarihli ıslah dilekçesinde dava dışı ... firmasından alınan hizmet sebebiyle dava değerini 295.000,00 TL olarak ıslah ettiklerini beyan etmiş oldukları görülmekle dilekçe içeriğinden yapılan kontrolde dava dilekçesinde talep edilmiş olan sözleşme kapsamında ödenen hizmet bedelinin iadesi talebi dahil edilmeksizin ve anılmaksızın dava dışı 3. Firma tarafından davacıya düzenlenen hizmet faturası kapsamında davacının işbu alacak kalemini davalıdan istediğine dair bir dilekçe sunmuş olduğu anlaşılmıştır.
6100 Sayılı HMK'nın 176 ve devamı maddelerinde yargılama esnasında ıslahın ne şekilde yapılabileceği düzenlenmiş olup bu kapsamda "Davanın tamamen ıslahı" başlığını taşıyan 180. Maddesinin 1. fırkasının "(1) Davasını tamamen ıslah ettiğini bildiren taraf, bu bildirimden itibaren bir hafta içinde yeni bir dava dilekçesi vermek zorundadır. Aksi hâlde, ıslah hakkı kullanılmış sayılır ve ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam edilir." şeklindeki düzenlemesi uyarınca davacı vekilinin sunmuş olduğu 05.05.2023 tarihli ıslah dilekçesi içeriği incelendiğinde söz konusu dilekçenin yeni bir dava dilekçesinin şekil şartlarını taşımadığı; nitekim dava dilekçesinde talep edilmeyen alacak kalemi olan davalının eksik - ayıplı ifası iddiasıyla dava dışı 3. Kişiye ödenen hizmet bedelinin tahsili talebinin dava konusu edilmek istendiği görülmekle mahkememizin işbu dosyası ile benzer mahiyette olan Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2022/2700 Esas, 2023/3160 Karar Sayılı 05.10.2023 Tarihli ilamıyla ... Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesinin 2020/554 Esas, 2022/328 Karar Sayılı, 23.03.2022 Tarihli "... özellikle dava dilekçesinde talep edilmeyen alacak kaleminin ıslah yoluyla istenebilmesinin mümkün bulunmamasına ve bu kapsamda harç yatırılmış olsa bile usulüne uygun geçerli bir ıslah olmadığından davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin gerekmesine, bu konuda hakkın saklı tutulmasının sonuca etkisinin bulunmamasına" şeklindeki ilamına karşı yapılan temyiz başvurusunun esastan reddi ile ilgili Bölge Adliye Mahkemesi ilamının onanmasına dair verilen karar göz önünde bulundurulduğunda somut olayda usulüne uygun bir ıslahın bulunmaması sebebiyle davacının davasında dava dilekçesinde belirtilmiş bulunan toplam 42.165,30 TL'lik talepleri bakımından yargılama yapılmıştır.
Somut uyuşmazlıkta uygulanması gereken kanun hükümlerinin tespiti bakımından yapılan incelemede her ne kadar taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşme bağlığında hizmet sözleşmesi ismine yer verilmiş ise de sözleşme içeriği incelendiğinde davalının davacının kullanımına sunulmak üzere bir web sitesinin hizmete alınması, teknik desteği ve geliştirilmesi hususunda anlaşıldığından işbu hali ile davalının davacıya bir elektronik ortamda bir eser meydana getirmeyi taahhüt etmiş olduğu kanaatine varılmış olup olup mahkememizin işbu dosyası ile benzer mahiyette bulunan ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 2022/313 Esas, 2023/1020 Karar Sayılı, 27/04/2023 Tarihli "Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vâki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında hastane bilgi yönetimi sistemi yazılımının kurulumunu, geliştirilmesini, uyarlanmasını konu alan eser sözleşmesi akdedilmiş olup, davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir." şeklideki ilamı ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 2021/1862 Esas, 2021/1376 Karar Sayılı, 29/11/2021 Tarihli "Dava, Web Sözleşmesi ve Mobil Anlaşması gereğince uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, Web Sözleşmesi ve Mobil Anlaşmasının eser Sözleşmesi olduğunu, Web Sözleşmesinin, 1 nolu bölümünde “ Arayüz Tasarımı ve Yazılım Geliştirme Sözleşmesi “ olarak tanımlama yapıldığını “ Proje Detayı “ başlıklı bölümde ayrıntılı olarak yer verilen açıklamalar ve tespit dosyasındaki bilirkişi raporunda da taraflar arasındaki akdedilen sözleşmenin hukuki niteliği ile eser sözleşmesi olduğunu belirttiğini ifade etmiştir ve ayrıca sözleşmelerden “Web Yazılım Sözleşmesi “ adı gereğince yazılım nedeniyle eser sözleşmesi olduğu kuşkusuzdur.
6098 sayılı TBK nun 470 vd maddelerinde eser sözleşmesi düzenlenmiştir.Yasada, eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşme olarak tanımlanmıştır.Eser sözleşmesi bir iş görme sözleşmesi olmakla birlikte, bu sözleşmede önemli olan husus çalışmanın kendisinden çok, bu çalışmadan ortaya çıkan ve objektif olarak gözlenmesi kabul olan sonuçtur. Hizmet sözleşmesinin konusu insan emeği, insan faaliyeti iken, eser sözleşmesinde konu bir şeyin, eserin ücret karşılığında imalıdır.Somut olayda, proje çizimi bu anlamda eserdir. Yargıtay HGK ‘nun 2014/3-727 Esas, 2016/203 Karar ve 26,02.2016 tarihli örnek ilamında, benzer ifadelerle, eser ve hizmet sözleşmesi karşılaştırılmıştır." şeklindeki benzer ilamı da göz önünde bulundurulduğunda somut olayda dava tarihinde yürürlükte bulunan TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.
Eser sözleşmeleri niteliği gereği tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerden olup, sözleşme gereğince yüklenici bir eser meydana getirmeyi, iş sahibi de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi taahhüt eder. Bu haliyle uyuşmazlığın, sözleşmenin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan, 6098 sayılı TBK'nın 470 v.d. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi hükümleri gereğince çözümlenmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
Ayıp, yüklenicinin meydana getirip iş sahibine teslim ettiği eserdeki sözleşmeye ve fenne aykırılıklardır. Başka bir anlatımla ayıp, sözleşmede kararlaştırılan ve beklenen amaca göre bulunması gereken bazı vasıfların bulunmaması ya da bulunmaması gereken bazı bozuklukların bulunması şeklinde tanımlanmaktadır.
Eser sözleşmelerinde ayıplı imalât halinde 6098 sayılı TBK'nın 474/I. maddesi uyarınca açık ayıplarda iş sahibi eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek, gizli ayıplarda ise aynı Kanun'un 477/son maddesi uyarınca ortaya çıkması üzerine gecikmeksizin ayıp ihbarında bulunmak zorundadır. İş sahibi gözden geçirmeyi ve ihbarda bulunmayı ihmâl etmişse eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılır.
Eser sözleşmesinden kaynaklı ayıp halinde işsahibinin seçimlik hakları TBK'nın 475. Maddesinde düzenlenmiş olup buna göre; "(1) Eserdeki ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumlu olduğu hâllerde işsahibi, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:
-
Eser işsahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme.
-
Eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme.
-
Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere, eserin ücretsiz onarılmasını isteme.
(2) İşsahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.
(3) Eser, işsahibinin taşınmazı üzerinde yapılmış olup, sökülüp kaldırılması aşırı zarar doğuracaksa işsahibi, sözleşmeden dönme hakkını kullanamaz." şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Yargılama esnasında dosyamız arasına celp edilmiş olan delil tespiti dosyası ile birlikte rapor tanzim edilmesi için dosyanın 1 mali müşavir, 1 borçlar - ticaret hukuku alanında nitelikli hesaplamalar uzmanı, 1 web tasarımı- yazılı alanında uzman bilirkişisinden oluşan 3 kişilik heyete tevdine, bilirkişilerden takdiri mahkemeye ait olmak üzere dosya kapsamında tarafların ticari defter ve belgeleri de incelenerek taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşme kapsamında davalının üstelenmiş olduğu edimini gereği gibi yerine getirip getirmediği, yapılması planlanan web sayfasının, programlarının sözleşmede belirlenen şekilde çalışmaya ve kullanıma elverişli olup olmadığı, ayıplı ifanın söz konusu olup olmadığı, TBK m.475 hükmü uyarınca meydana getirilen ürünün davacının kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olup olmadığı, böyleyse davacının sözleşmeden dönme hakkını kullanıp kullanamayacağı, davacının sözleşmeden dönme hakkını kullanması halinde dava ve ıslah dilekçesi ile birlikte talep etmiş olduğu bedelleri isteyip isteyemeyeceği, isteyebilecek ise davalıdan ne kadar alacak talebinde bulunabileceği, sözleşmeden dönmesinin hakkaniyete ve kanuna aykırı olması halinde davalıdan tazminat isteminde bulunup bulunamayacağı, bulunabilecek ise ne kadar alacak talebinde bulunabileceği hususlarında tüm dosya kapsamı itibari ile rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiş olup bilirkişiler tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan raporda özetle;
Dosya kapsamında yapılan incelemede teknik açıdan yapılan değerlendirmeler neticesinde; Projenin davalı tarafından davacıya teslim edilen mevcut haliyle aşamalarının 1. Talepleri Doğru Belirleme, 2. Planlama ve Proje Analizi, 3. Tasarım ve 4. Kodlama” 4. aşamaya kadar projenin yapılmış olduğu “...” aşamasına kadar tüm aşamaları tamamlamış olduğu anlaşıldığı, ... 5. Sulh Hukuk Mahkemesi ... Değişik İş dosyasında sayın bilirkişi tarafından yapılan tespitlerde 11 farklı ekranlarda hataların/ eksikliklerin bulunduğu görüldüğü, hataların 10 tanesinin genel itibari ile “yazılımda küçük hata" durumunda olduğu anlaşıldığı (yazılımın işlevselliğini veya performansını olumsuz etkilemeyen, genellikle düzeltmesi kolay ve önemsiz bir hatalardır), hatalardan 1 tanesinin “yazılımda büyük hata” durumunda olduğu anlaşıldığı, ancak bu eksikliklerin / hataların davacı tarafın gereksinimleri doğrultusunda önem arz eden ekranlarda / modüllerde bulunması nedeniyle genel itibariyle yazılımın teslim edilen mevcut haliyle sözleşme konusu yazılım için davalı tarafın gereksinimleri doğrultusunda önem arz eden hatalı/eksik veya yapılandırılmamış isteklerin satın alınan yazılım ürününden beklenen makul faydanın tam olarak karşılanamamasına sebebiyet verdiği, bu nedenlerle ilgili projenin davalı tarafından yaklaşık %90 lık oranının tamamlandığı, %10 lük oranının ise tamamlanmadığı / eksik ifa edildiği kanaati oluştuğu,
Davaya konu ürünün / yazılımın davacının kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı olmadığı,
Davacının davalı ile olan sözleşmeye dayalı olarak dava konusu web tasarım bedeli olan 35.0000,00 TL + KDV toplam 41.300,00 TL ödeyerek edimini yerine getirdiği,
Eserin % 10 seviyesinde ayıplı olduğu,
Davacının talebinin nihai hukuki değerlendirmesinin Sayın Mahkemede olması kaydı ile teknik bilirkişi tarafından belirlenen web tasarımının %10 tamamlanmamış kısmı kadar indirim yaparak %10 ayıplı kısmın bedeli olan 4.130,00 TL'yi talep ile bağlı olunduğundan 16.06.2020 tarihinden itibaren faiziyle talep edebileceği,
Kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir.
İşbu hüküm kurmaya ve denetime elverişli rapor uyarınca dosya kapsamı itibari ile TBK m.475 hükmü uyarınca somut olay irdelendiğinde davalı tarafça sözleşmeye konu edimin %90 oranında yerine getirildiği, ayıplı olan ifanın sözleşmedeki edimin %10'luk kısmını kaplamış olması sebebiyle davacı eser işsahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı ifadan bahsedilemeyeceğinden davacının sözleşmeden dönme ile ödenen bedelin tamamının iadesini kullanma hakkının bulunmadığı kanaatine varılmış olup eserin davacı tarafça kullanılmış olduğu ve geri iade edilemeyecek bir ürün olması sebebiyle ayıp oranında bedelden indirim yapılabileceği kabul edilmekle birlikte öncelikle tarafların arasında akdedilmiş olan sözleşme maddelerinin içeriğinin incelenerek edimin süresinin, garanti kapsamının ve davacının ayıp ihbarını süresi içerisinde yerine getirip getirmediğinin incelenmesi gerekmektedir.
Taraflar arasında akdedilmiş olan 30.07.2018 tarihli sözleşmede sözleşmenin konusu olarak "Bu sözleşme, Müşteri'ye ait olacak ve taxfreecar.net domaini altında yayınlanacak bir web uygulamasının (Ürün olarak anılacaktır.) EK-1'de belirtilen detaylar dahilinde geliştirilmesi konusunda tarafların hak ve yükümlülüklerinin belirlenmesinden oluşmaktadır." şeklinde belirleme yapıldığı, sözleşmede davalının edimini yerine getirme süresinin "SolvePark' ın işbu Sözleşme kapsamında yapmayı taahhüt ettiği Ürün geliştirme hizmetleri süresi 3 ay olup, madde 5.1'de belirtilen ön ödemenin yapıldığı tarih, iş başlangıç tarihi olarak taraflarca kabul edilmektedir. Ancak işin süresi tarafların karşılıklı ve ortaklaşa mutabakatı ile değiştirilebilir." şeklinde belirtilmiş olduğu ayrıca ürün garanti süresinin 6 ay olarak belirlenmiş olduğu, işbu sözleşmenin devamı mahiyetinde taraflar arasında akdedilmiş olan 22.11.2018 tarihli sözleşmede de aynı şekilde edim süresinin 3 ay ve garanti süresinin 6 ay olarak belirlenmiş olduğu görülmektedir.
Dosya kapsamında dinlenen taraf tanıklarının beyanlarından, isticvap olunan davalı şirket yetkilisinin beyanlarından davalının edimini geç olarak 2019 yılı haziran - temmuz aylarında teslim ettiği ve işbu teslimden sonra da çalışmaların devam etmekte olduğu, bu hususta uyuşmazlık bulunmadığı, davacının davalıya göndermiş olduğu mail kayıtları incelendiğinde 2019 yılı mayıs ayından itibaren eksikliklere ilişkin taraflar arasında görüşmelerin bulunduğu, davalı şirket yetkilisinin mahkememizin 17/05/2022 tarihli 3 nolu celsesindeki " davaya konu sözleşmeye konu projeler sözleşmeye uygun olarak yapıldı, Temmuz 2019 yılında davacı tarafa teslim ettik, teslimden kastım davacı tarafın sistemleri üzerinde oluşturulan yazılımın canlıya alınmasıdır, teslimimiz sözleşmede belirlenen süreden daha sonra gerçekleşti, yaşanan gecikme davacı tarafın bilgisi dahilindeydi, yazılımın canlıya alınmasından önce programı online olarak test ettik, biz Temmuz 2019 da canlıya aldığımız yazılıma, yıl sonuna kadar ücretsiz bakım hizmeti vermeyi taahhüt ettik ancak Mayıs 2020 e kadar bakım hizmetine ücretsiz olarak müşteri memnuniyeti için verdik, Mayıs 2020 e kadar olan süreçte programın daha iyi kullanılabilmesi için geliştirme ve eklemeler yaptık, yazılım canlıya alındıktan sonra bir iki yazılım hatası vardı, biz bunları düzelttik, yapılan değişiklikler ve eklemeler, yazılımın çalışması için ve performansı için yapılan değişiklik ve eklemelerdir, yazılım davacı tarafından ticari olarak kullanılmıştır..." şeklindeki beyanından 2020 yılı Mayıs ayına kadar garanti vermeyi kabul ettiklerini ve bu kapsamda hizmet verdiklerine yönelik beyanı, davacı tarafından davalıya çekilmiş olan ... 26. Noterliğinin ... tarihli ihtarnamesi bir bütün olarak incelendiğinde davacının ayıp ihbarını gereği gibi yerine getirmiş olduğu, bu kapsamda davalıdan talepte bulunabileceği kanaatine, bilirkişi raporu uyarınca ayıp oranında indirim uygulandığında talep edilebilecek miktarın 4.130,00 TL olduğu, bu tutarın ise davacı tarafından davalıya keşide edilen ... 51. Noterliğinin ... Tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde davalıya bedel iadesi için tebliğ tarihinden itibaren 7 günlük süre verilmiş olması sebebiyle ihtarnamenin davalıya 28.07.2020 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu hususu göz önünde bulundurulduğunda davalının bedel iadesi talebi bakımından 05.08.2020 tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilmekle bu tarihten itibaren faiz işletilmek kaydıyla talebinin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacının ihtarname ve delil tespiti dosyasından yapılan masrafların davalıdan talebi amacıyla ayrı bir alacak kalemi olarak talepte bulunduğu görülmekle yerleşik içtihatlar, emsal nitelikteki İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 50. Hukuk Dairesinin 2023/869 Esas, 2023/1351 Karar Sayılı, 28/09/2023 Tarihli ilamı ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesinin 2021/2564 Esas, 2023/1847 Karar Sayılı, 28/09/2023 Tarihli ilamı da göz önünde bulundurulduğunda ihtarname masrafının ayrı bir alacak kalemi olarak istenilmemesi, yargılama giderleri içerisinde değerlendirilmesi talebinde bulunulması gerektiğinden bu talebe ilişkin hüküm kurmaya yer olmadığına karar vermek gerekmiş, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması sebebiyle de ihtarname masrafı ve delil tespiti dosyasından yapılan yargılama giderleri hükümde yargılama giderleri kısmında değerlendirilmiş olup bu doğrultuda dava değeri 41.130,00 TL olarak kabul edilmekle bu tutar üzerinden kabul ret oranlaması yapılmak kaydıyla aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
DAVACININ DAVASININ KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE;
-
Sözleşmeden kaynaklı ayıplı ifa sebebiyle 4.130,00 TL'nin 05.08.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya dair isteminin reddine,
-
Davacının ihtarname masrafı ve delil tespiti dosyasından yapılan yargılama masraflarının tahsili talebinin yargılama giderleri içerisinde değerlendirilmesi gerektiğinden bu talebe ilişkin hüküm kurmaya yer olmadığına,
-
Alınması gerekli olan 427,60. TL karar ilam harcının dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 808,68. TL harçtan mahsubu ile artan 381,08TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
-
Davacı tarafından yatırılan 427,60. TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesi,
-
Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 67,80. TL ( başvurma, vekalet harcı ) davetiye, posta gideri: 362,00. TL, bilirkişi ücreti: 7.500,00TL, ihtarname masrafı: 492,90. TL, delil tespit dosyasından yapılan yargılama giderleri: 372,40. TL olmak üzere toplam: 8.795,10. TL yargılama giderinin %10 kabul. red oranı üzerinden hesaplanan 879,51. TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanının davacı üzerine bırakılmasına,
-
Davalı tarafından sarf edilen toplam 188,20TL yargılama giderinin %10 kabul. red oranı üzerinden hesaplanan 169,38. TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalanının davalı üzerine bırakılmasına,
-
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 4.130,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 17.900,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A. 14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00TL'nin %10 kabul. red oranı üzerinden hesaplanan 132,00 TL'nin davalıdan, 1.188,00TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
10-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/01/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
- İş bu karar 5070 Sayılı Kanun hükümlerine göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:29