İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/278 E. 2024/468 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/278
2024/468
2 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/278 Esas
KARAR NO : 2024/468
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/05/2024
KARAR TARİHİ : 02/07/2024
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; 24.02.2023 tarihinde müvekkiline ait ... plakalı araç seyir halindeyken, davalı şirketin ... numaralı trafik poliçesi ile rizikolarını üstlendiği ... plaka sayılı ticari aracın şoförü ... ...'ın trafik mesafesini ayarlayamaması üzerine, müvekkiline ait ... plakalı aracın arka kısmına çarpmış ve müvekkilinin aracında ağır hasar meydana geldiğini, davalının sigortalısı ... plaka sayılı ticari aracın şoförü ... ...'ı %100 kusurlu olduğu trafik kazası neticesinde müvekkilinin aracında değer kaybı olduğunu, KTK. 97. Madde uyarınca, değer kaybının tazmini için, sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu ancak sonuç alınamadığını, fazlaya ilişkin dava, talep haklarımız saklı kalmak kaydı ile bilirkişi incelemesi neticesinde belirli hale geldiğinde arttırmak üzere şimdilik 1.000TL kaybı bedelinin, haksız fiil tarihi olan 24.02.2023 tarihinden buyana ticari avans faizi ile birlikte, davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davaya konu aracın müvekkili şirket kapsamında poliçesi bulunmadığını, başvuru konusu kaza tarihinin ise 24.02.2023 olduğu göz önüne alındığında aracın bu tarihte müvekkili şirket kapsamında sigortalı olmadığını, aracın 20-09.2021- 20.09.2022 arası Doga Sigorta’ya ait poliçesi bulunduğunu, huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın poliçe yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, trafik kazasından kaynaklı olarak davacının aracında meydana gelen değer kaybının zorunlu mali mesuliyet poliçesi kapsamında sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda 24.02.2023 tarihinde davacıya ait ... plakalı araç ile dava dışı ... ...'a ait, onun sevk ve idaresindeki ... plakalı araç arasında meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının aracının hasara uğraması sebebiyle meydana gelen değer kaybının HMK m.107 hükmü uyarınca zorunlu mali mesuliyet poliçesi kapsamında sigorta şirketinden tahsili istemi ile işbu davanın açılmış olduğu, davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde ... plakalı aracın 20-09.2021- 20.09.2022 tarihleri arasında davalı ... SİGORTA’ya ait poliçesi bulunduğunu, kaza tarihi kapsar poliçesi bulunmadığından bahisle husumet itirazında bulunulmuş olduğu görülmüştür.
Haksız Fiillerden doğan borç ilişkileri Türk Borçlar Kanununun 49. Ve devamı hükümlerinde düzenlenmiş olup 49. Maddenin "(1)Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
(2)Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklindeki düzenlemesi ve aynı kanunun Zararın ve kusurun ispatı başlıklı 50. Maddesinin "(1) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
(2)Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklindeki düzenlemesi uyarınca bir haksız fiil sonucunda zarar görenin tazminat isteminde bulunabilmesi için ortada haksız fiilin bulunması, failin kusur olması, talepte bulunan şahısta zararın meydana gelmiş olması ve zarar ile fiil arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür. Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir.
Sıfat, dava konusu kılınan sübjektif hakla davanın tarafları arasındaki ilişkiyi ifade eder ve dava dilekçesinde davacı ve davalı olarak gösterilmiş kişilerin maddi hukuk bakımından gerçekten hak sahibi veya yükümlü konumunda bulunup bulunmadığına ilişkin bir kavramdır (Tanrıver, Süha: Medeni Usul Hukuku, C. I, Ankara 2016, s. 512). Davacı tarafta yer alan taraf için aktif dava sıfatı, davalı tarafta yer alan taraf için pasif taraf sıfatından söz edilebilir. Uygulamada, "sıfat" yerine "husumet" terimi de kullanılmaktadır. Sıfat, dava şartı olmayıp, itirazdır. Çünkü bir kimsenin hak sahibi veya borçlu olup olmadığı davanın esasına girildikten sonra tespit edilebilir. Ancak sıfat bir itiraz olduğundan, hâkim diğer itirazlar gibi taraf sıfatını da dava dosyasından anlayabildiği sürece kendiliğinden nazara alır. Sıfat, davada taraflardan birinin davaya konu subjektif dava hakkının bulunup bulunmadığı ile ilgili bir husustur. Tarafların sıfatının yargılama sonuna kadar devam etmesi zorunludur. Bu husus mahkemece re’sen göz önünde bulundurulmalıdır. Bir davada, taraflardan birinin, davacı ya da davalı sıfatının (aktif ya da pasif husumet ehliyetinin) olmadığı belirlenirse, artık bu davanın esasının çözümüne girilmeden, davanın husumet yokluğundan reddi gerekir. Bir kişinin belli bir davada davacı ya da davalı sıfatını haiz olup olmadığı şeklinde nitelendirilen husumetin ileri sürülme zamanı yasa ile kabul edilen bir ilk itiraz olmadığı gibi, davalı tarafından ileri sürülmesi gerekli bir def’î de değildir. Davanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkün veya mahkemece vakıf olunduğu takdirde re’sen nazara alınması gerekli hukukî bir durumdur (Kuru, Baki: Medeni Usul Hukuku El Kitabı, C. I, Ankara 2020, s. 331 vd.; Yargıtay HGK, 24/06/2021, E. 2017/1-1270, K. 2021/846 , §§16-17)
Davacı vekili tarafından dosyaya ibraz edilmiş olan Doğa Sigortaya ait ZMMS poliçesi incelendiğinde poliçenin başlangıç tarihinin 20.09.2021, bitiş tarihinin ise 20.09.2022 tarihi olduğu, işbu hali ile ibraz edilen poliçenin kaza tarihini kapsamadığı görülmüş olup kazaya karışan araçların sigorta ve hasar dosyalarının bilgileri için ... ne yazılan müzekkere cevabı incelendiğinde ... plakalı aracın 20.09.2022- 20.09.2023 tarihleri arasında dava dışı ... Sigorta A.Ş. Nezdinde ZMMS kapsamında sigortalanmış olduğu, nitekim davaya konu 24.02.2023 tarihli kaza sebebiyle ... Sigorta Nezdinde hasar dosyasının açılmış olduğu anlaşılmakla davalının ... plakalı aracın sigortacısı konumunda olmadığı, davacının meydana gelen kaza sebebiyle davalıya husumet yöneltemeyeceği kanaatine varılmakla davasının pasif husumet yokluğundan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
-
Davacının davasının pasif husumet yokluğundan REDDİNE,
-
Alınması gereken 427,60. TL karar ilam harcı başlangıçta peşin olarak alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerine bırakılmasına,
-
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca dava değeri göz önünde bulundurularak hesap ve takdir olunan 1.000,00. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A. 14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.600,00. TL'nin yargılamaya sebebiyet verdiğinden davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
-
Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ... Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/07/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
- İş bu karar 5070 Sayılı Kanun hükümlerine göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09