SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/275 E. 2024/465 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/275

Karar No

2024/465

Karar Tarihi

2 Temmuz 2024

T.C.

İSTANBUL

18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/275 Esas

KARAR NO : 2024/465

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 06/05/2024

KARAR TARİHİ : 02/07/2024

Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından .../0 poliçe numarası ile işleten sorumluluğu teminatına alınan ... plakalı araç, 07.01.2021 tarihinde ... ... kontrolündeyken müvekkiline ait ... plakalı araca park halindeyken çarpması sonucunda kazanın meydana geldiğini, kaza sonucunda yapılan onarım neticesinde hiç hasar kaydı bulunmayan müvekkilinin aracında hasar kaydı oluştuğunu ve araç hasar nedeni ile değer kaybına uğradığını, davalı şirket sigortalısı ... ...’un kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğunu, 09.05.2022 tarihli değer kaybı ekspertiz raporunda aracın kazadan önce 600.000,00-TL bedel değerinde olduğunu ve bu değerin bahsi geçen kaza sonrasında 590.000,00-TL’ye düşerek toplamda 10.000,00-TL değer kaybına uğradığını, 10.000,00-TL tutarındaki değer kaybının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; haksız fiillerden doğan tazminat alacaklarının, fiil tarihinden itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde ileri sürülmesi gerektiğini, dava konusu kaza 07.01.2021 tarihinde meydana geldiğini, belirlenen zamanaşımı sürelerinin geçmiş olduğunu, davanın aynı talep ve konularla olan ve davalı konumunda olduğumuz ... 2023.E... sayılı dosyası bulunduğunu ve K-2024/... sayılı karar ile karara bağlandığını, işbu başvuru zamanaşımının geçmiş olması sebebiyle usulden reddedildiğini, KTK 97 uyarınca sigorta şirketine kanunda belirtilen evraklar ile müracaat edilmediğini, dava konusu talebin belirsiz alacak olarak ileri sürülmesi imkânı bulunmadığını, müvekkili şirketin daha önce yapmış olduğu ödeme dolayısıyla bakiye tazminat borcu kalmadığını, dava şartı eksikliği nedeniyle davanın usulden reddine, kesin hüküm nedeni ile davanın reddine, zamanaşımı sürelerinin geçmiş olması nedeni ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, trafik kazasından kaynaklı olarak davacının aracında meydana gelen değer kaybının tahsili istemine ilişkindir.

Somut olayda davacıya ait ... Plakalı araç ile davalı şirket nezdinde ZMMS kapsamında sigortalanmış olan dava dışı ... şirketine ait, dava dışı sürücü ... ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç arasında 07.01.2024 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı olarak davacının aracında oluşan değer kaybı için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş olduğu görülmüştür.

Davalı vekili tarafından mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle davacının talepleri bakımından ... 'nun 2023.E... sayılı dosyasının kesin hüküm niteliğinde olduğuna yönelik usuli itirazlarının HMK m.114 ve 115 hükümleri uyarınca dava şartlarını oluşturması sebebiyle öncelikli olarak irdelenmesi gerekmektedir.

6100 Sayılı HMK'nın "Dava şartlarının incelenmesi" başlığını taşıyan 115. Maddesinin 1. Fıkrası "(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." uyarınca yargılamanın her aşamasında dava şartlarının bulunup bulunmadığının re'sen incelenmesi gerektiğinden aynı kanunun "Dava şartları" başlığını taşıyan 114. Maddesi uyarınca " (1) Dava şartları şunlardır: ...

i) Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması.

(2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır."

Kesin hüküm HMK’nın 303. maddesinde düzenlenmiştir. Şekli ve maddi olarak ikiye ayrılır. Verilen bir hükme karşı Kanun yolları kapalı ise veya Kanun yolları açık olsa bile süresinde gidilmemişse veya tüm Kanun yolları tükenmişse hüküm şeklen kesinlik kazanmıştır.

Maddi anlamda kesin hükümde ise, dava sebebinin (maddi vakıaların), taraflarının ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir.

Önemle vurgulanmadır ki, maddi anlamda kesinlik, yalnız hüküm fıkrası için söz konusudur. Hüküm fıkrası, davada (veya karşı davada) istenen hususlar (talep sonucu) hakkında mahkemece verilen kararı (hükmü) gösterir. Hükmün gerekçesinin kesin hüküm gücü bulunmamaktadır. Bununla beraber, gerekçe maddi anlamda kesinlikten tamamen soyutlanmış da değildir.

Maddi anlamda kesinlik, yalnız hüküm fıkrasına ilişkin olduğundan hükümde tarafların talep sonuçları (veya talep sonuçlarının bazı kalemleri) hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemişse, hakkında karar verilmemiş olan hususlar bakımından maddi anlamda kesin hüküm söz konusu olmaz.

İspat bakımından değerlendirmek gerekir ise, HMK'nın 204. maddesinin birinci fıkrasına göre ilamlar kesin delil sayılmaktadır.

Birinci davada verilmiş olan hüküm, aynı taraflar arasında, aynı dava sebebine dayanarak, aynı konuya ilişkin olarak açılan ikinci davada, kesin hükme bağlanmış olan husus yönünden kesin delil teşkil eder (HMK m.303/1,2).

... nezdinde verilmiş olan kararların kesin hüküm teşkil edip etmeyeine yönelik mahkememizin işbu dosyası ile benzer mahiyette olan ... Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin 2020/... Esas, 2022/... Karar Sayılı, 16.11.2022 Tarihli " Dava, trafik kazasından kaynaklanan kazanç kaybı tazminatı istemine ilişkindir.

... Türk Ticaret Kanunu'nun 1401-1520. maddelerinde Sigorta Hukuku, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesinde ise sigortacılıkta tahkim düzenlenmiş olup, sigorta ettiren veya sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişiler ile riski üstlenen taraf arasında sigorta sözleşmesinden veya Hesaptan faydalanacak kişiler ile Hesap arasında doğan uyuşmazlıkların çözümü için dava açılabileceği gibi ... na da başvuru yapılabilir.

Davacı eldeki davayı açmadan önce ... 'na başvuruda bulunmuş, uyuşmazlık hakkında ... tarafından 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'ndaki usul ve esaslara göre inceleme yapılarak karar verilmiştir.

Bilindiği üzere dava şartları, mahkemece davanın esası hakkında yargılama yapılabilmesi için gerekli olan şartlardır. Diğer bir anlatımla; dava şartları, dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan “Kamu Düzeni” ile ilgili zorunlu koşullardır. Mahkeme, hem davanın açıldığı günde, hem de yargılamanın her aşamasında dava şartlarının tamam olup olmadığını kendiliğinden araştırıp, incelemek durumunda olup; bu konuda tarafların istem ve beyanları ile bağlı değildir. (6100 sayılı HMK'nun 114-115.maddeleri)

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun "Dava şartlarının incelenmesi" başlıklı 115. maddesi "(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.

(2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.

(3) Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez." hükmünü amirdir.

6100 sayılı HMK'nın 114/1-ı bendiyle "aynı davanın daha önceden açılmış ve halen görülmekte olmaması" ve aynı maddenin (i) bendiyle "aynı davanın daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması" dava şartı olarak kabul edilmiştir.

Bu itibarla, eldeki davanın açıldığı tarih itibariyle eldeki dava hakkında kesin hüküm bulunduğu gözetildiğinde, bu kararın eldeki dava yönünden maddi anlamda kesin hüküm niteliğinde olduğu açıktır. Bu itibarla mahkemece, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır." şeklindeki ilamı, benzer mahiyette bulunan Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 2021/2404 Esas, 2022/1942 Karar Sayılı, 09/12/2022 Tarihli ilamı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/4920 Esas, 2022/10222 Karar Sayılı, 14/09/2022 Tarihli ilamı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/17082 Esas, 2021/3724 Karar sayılı ilamı, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2016/4385 Esas, 2016/11059 Karar sayılı ilamı da göz önünde bulundurulduğunda ... nezdinde verilen kararların kesinleşmesi halinde aynı talebe ilişkin mahkeme önüne taşınan talepler bakımından kesin hüküm teşkil etmektedir.

Somut olay bakımından işbu davaya konu edilmiş olan değer kaybı talebi bakımından davacı tarafından davalıya yönelik olarak ... nezdinde öncelikle 2022 yılında yapılan başvuru ile birlikte 2022. E. ... sayılı dosyadan tahkim tarafından başvurunun kabulüne karar verilmiş ise davalı sigorta şirketi tarafından yapılmış olan itiraz akabinde hakem heyeti tarafından başvuru yapılmadan önce KTK hükümleri uyarınca sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmamış olması sebebiyle başvurunun usulden reddine dair kesin mahiyette karar verilmiş olduğu, bu karara karşı yasa yoluna başvurulmadığı; söz konusu karar akabinde davacı tarafından davalıya noter vasıtası ile ihtarname çekilerek gerekli başvuru şartının yerine getirilmesi akabinde yeniden ... nezdinde başvuru yapıldığı, işbu başvurunun 2023. E... sayılı dosya numarasını aldığı, akabinde ise 2 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra başvuru yapılmış olması sebebiyle başvurunun usulden reddine dair kesin mahiyette karar verilmiş olduğu, bu karara karşı yasa yoluna başvurulmadığı, en son olarak mahkememize aynı talep ile bu davanın açılmış olduğu ve davacı vekili tarafından ... nun 2023. E... sayılı dosyasından vermiş olduğu zamanaşımı nedeniyle ret kararının usule ilişkin olması sebebiyle eldeki davada kesin hüküm teşkil etmediğinin itiraz edilmiş olduğu görülmüştür.

Dava Şartları HMK'nın 114. Maddesinde tek tek sayılmakla birlikte 2. Fıkrasında diğer kanunlarda yer alan hükümlerin saklı kaldığı hüküm altına alınmış, aynı kanununun 116. Maddesinde ise ilk itirazlar sayılmıştır. Zamanaşımı bir defi olup itiraz değildir, dava şartları arasında da sayılmamıştır. Bu sebeple her ne kadar ... tarafından başvurunun 2 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra yapılmış olması sebebiyle başvurunun usulden reddine dair karar verilmiş olsa da söz konusu karar usule ilişkin değil esasa ilişkin bir karar olup mahkememizi bağlar mahiyettedir. Nitekim mahkememizin işbu dosyası ile benzer mahiyette olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 2022/326 Esas, 2023/391 Karar Sayılı, 14/03/2023 Tarihli "Taraflar arasındaki uyuşmazlık; tahkim kararlarının, genel mahkemelerde görülen davalar bakımından kesin hüküm niteliği taşıyıp taşımadığı ve taşımakta ise kesin hüküm neden ve şartlarının somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkindir. ... Somut olaya gelince; davacının, eldeki davanın açılmasından önce Sigortacılık Kanunu'nun kendisine tanıdığı seçimlik hakkını kullanarak, kendisi yönünden ihtiyari çözüm yolu olan ... nezdinde davalı sigorta şirketi aleyhine başvuruda bulunduğu, davacının bu başvurusunun, ... nce verilen ... sayılı kararla zamanaşımı nedeniyle, - ... nezdinde itiraz yolu açık olmak üzere reddine karar verildiği, ... 'nun 13/01/2021 tarihli cevabi yazısına göre, hakem kararının taraflara bildirildiği ancak itiraz yoluna başvuruda bulunulmayarak kesinleştiği, davacının ... nca verilen kararın kesinleşmesinden sonra aynı konuda, aynı dava nedenlerine dayanarak, aynı davalıya karşı artık genel yargı yoluna başvuramayacağının açık bulunması karşısında, yerel mahkemece yazılı biçim ve şekilde davanın reddine karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön tespit edilemediği" şeklindeki ilamı ve Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 2021/976 Esas, 2022/181 Karar Sayılı, 02/02/2022 Tarihli "Dava, trafik kazasından kaynaklı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53. maddesi gereği destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. ... Somut olayda, konusu, tarafları ve sebebi aynı trafik kazasından dolayı ... ’nun 28/11/2017 tarih 2017/41455 E. 2017/56617 K. sayılı ilamıyla, davacı tarafça yapılan başvurunun zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, ancak kararın kesinleşmiş olup olmadığı anlaşılamamıştır. Bu durumda, ... vekilinin, bu yöne ilişkin iddia ve itirazlarının sağlıklı bir şekilde değerlendirilmesi ve HMK’nın 114/1-i maddesinde belirtilen “Aynı davanın, daha önce kesin hükme bağlanmamış olması” dava şartı yokluğunun bulunup bulunmadığının tartışılması ve değerlendirilmesi için, Mahkemece, ... nun ilgili dosyasının celp edilerek, ... kararının kesinleşip kesinleşmediğinin denetlenmesi, Tahkim komisyonunun kararının kesinleşmiş olması halinde açılan davanın HMK.’nun 114/1-i maddesi gereğince, kesinleşmemiş olması halinde ise 114/1-ı maddesi gereğince “aynı davanın, daha önce açılmış ve halen görülmekte olmaması” dava şartı yönünden usulden değerlendirilmesi gerekirken, davanın esasına girilerek, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir." şeklindeki ilamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde kesinleşen ... dosyasının mahkememizin işbu dosyasında kesin hüküm teşkil ettiği kanaatine varılmakla davasının kesin hüküm nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;

  1. Davacının davasının HMK m.114/1. i hükmü uyarınca kesin hüküm nedeniyle usulden reddine,

  2. Alınması gerekli olan 427,60. TL karar ilam harcı başlangıçta dava açılırken peşin olarak alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

  3. Yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına,

  4. Davalı yargılama esnasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 10.000,00. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

  5. Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A. 14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.600,00. TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına.

  6. Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ... Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/07/2024

Katip ...

¸e-imzalıdır

Hakim ...

¸e-imzalıdır

  • İş bu karar 5070 Sayılı Kanun hükümlerine göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

istanbulistinafFiilden(HaksızhükümKaynaklanan)Tazminat

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim