İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/915 E. 2024/440 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/915
2024/440
12 Haziran 2024
T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/915 Esas
KARAR NO : 2024/440
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/12/2022
KARAR TARİHİ : 12/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 'müvekkili şirketin, davalı şirketin hiçbir arızası ve sorunu bulunmadığını beyan ettiği 2019 model aracı 890.000,00 TL'ye ... 10. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı işlemi ile satın aldığını, davalı şirketin Türkiye de güvenilir bir marka olmasından dolayı aracın ücretinin aracı teslim almadan önce gönderdiklerini, satın alınan aracın yeni teslim alınmasına rağmen aracın motor arızası ikaz ışığının yandığını, viteslerinin zor geçtiğini, aracın devirden düştüğünü, bunun üzerine müvekkili şirketin aracı teslim almak istemediklerini dile getirdiğini, davalı şirketin ise partikül filtresinin değişmediğini ikaz ışığının bu yüzden yandığını, sorun olmadığını dile getirdiğini, müvekkili şirketin de aracın ...'ya getirdiğini, aracın partikül filtresinin ...'da değiştirildiğini, ancak ikaz ışığının halen yanmaya devam ettiğini, bu yüzden aracı satın aldıkları servise götürdüklerini, aracın onarımı için yüksek miktarda meblağ çıkardıklarını, aracı başka bir servise götürdüklerini, orada onarımı gerçekleştirdiklerini, davalının ayıplı mal satımından dolayı sorumluluğunun bulunduğunu, bu yüzden araç değer kaybı ve ikame araç bedellerinin tanzimi için ... 1. Noterliğinin ... ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile davalıya iletildiğini, davalının herhangi bir ödeme yapmadığını, ihtarnameye olumlu veya olumsuz bir yanıt da vermediğini, müvekkili şirketin aracın arızalı olduğunu bilseydi almayacağını, müvekkilinin aldığı aracın değerinin arızadan dolayı oldukça düşük olduğunu, bu yüzden davalının değer kaybı tazminatı ödemesinin gerektiğini, müvekkilinin araçtan yoksundan kalması karşısında davalı şirketten ikame araç bedelini tanzim etmesi gerektiğini, arabuluculağa başvurulduğunu anlaşmaya varılamadığını belirterek davanın kabulünü, şimdilik 100,00 TL ikame araç bedeli, 100,00 TL araç değer kaybının 26/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari avans faizi ile birlikte tahsilini, araç onarım bedeli olan 100,00 TL'nin 26/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari avansa faizi ile birlikte tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki bir yarar olmadığını, dava konusu aracın 2019 model olmasından dolayı davacının talep ve iddialarının zamanaşımına uğradığını, aracın 2 yıllık garanti süresinin dolmuş olduğunu, davacı tarafın mevzuat uyarınca öngörülen ayıp ihbar sürelerine riayet etmediğini, bu yüzden davanın reddinin gerektiğini, davaya konu araçta iddia edildiği gibi imalattan kaynaklanan bir şikayetin bulunmadığını, dava konusu aracın ekspertiz raporunda olduğu gibi eksiksiz bir şekilde teslim edildiğini, dava konusu aracın garanti süresi bittiğinden dolayı garanti kapsamında olmayan ve kullanıcı kaynaklı olarak meydana gelen şikayetlerden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, davacı tarafın aracı kullanamadığı süreye ilişkin talep ettiği maddi tazminatın hukuki dayanağı bulunmadığını, buna ilişkin herhangi bir belge de sunulmadığını belirterek davanın reddini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa hükmedilmesini talep etmiştir.
Mahkememiz dosyasında, aracın bulunduğu yer mahkemesine talimat yazılarak bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup, 21/08/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Dosyada yer alan bilgiler, aracın mevcut bilgi ve teknik verilerine göre yapılan değerlendirmede;
Aracın satıştan sonraki kullanım süresi ve kat edilen kilometresi dikkate alındığında: arızanın satış sonrası dönemdeki kullanım hatası ya da kusurundan kaynaklı olmadığı; satış öncesi döneme ait kullanım hatası ya da kusurdan kaynaklı olduğu anlaşılmıştır.
Davaya konu arızanın basit inceleme tespitinin mümkün olmaması, 25.08.2023 tarihli ekspertiz raporunda olumsuz bir durum belirtilmemiş olması, arızanın konusunda uzman kişilerce teknik inceleme ve ölçümler ile ancak tespit edilebilecek nitelikte olması nedeniyle araçtaki arızanın GİZLİ AYIP olarak değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Arızanın davalı tarafça fark edilmesi akabinde davalı tarafa bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Yapılan değerlendirme neticesinde arıza giderim maliyetinin davaya konu arıza ile uyumlu olduğu tespit edilmiştir.
Arızanın niteliği ve değişmesi gereken parçalar dikkate alındığında arızanın giderimi için servisten önceden randevu alınarak aynı gün içerisinde çözülebileceği, davaya konu arıza nedeniyle araç kiralamayı gerektirecek bir durum olmadığı tespit edilmiştir.
Araçlarda ... sensörlerinin değişimi aracın değerini olumsuz etkileyecek bir husus olmayıp davaya konu araçta söz konusu arıza nedeniyle değer kaybı tespit edilememiştir.
Davaya konu arıza nedeniyle araçta olaşan maddi zararın arıza giderim bedeli kaynaklı olduğu, değer kaybı ve araç kira bedelinin oluşmadığı; arıza nedeniyle oluşan tazminat bedelinin arıza tarihi itibariyle toplam 17.256,76 TL olduğu kanaatine varılmıştır." şeklinde görüş ve kanaatine varılmıştır.
Mahkememiz dosyasında, Dosyanın tarafların rapora itirazlarının değerlendirilmesi için ek rapor alınmasına karar verilmiş olup, 10/12/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;"Dava dosyasına sunulan karşı beyan dilekçeleri ve dosyanın tümünde yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde: kök raporda detaylı ve gerekçeli şekilde belirtilen tespitler ile belirtmiş olduğum görüş ve kanaatlerde değişikliğe gidilmesini gerektirecek herhangi bir husus tespit edilmemiştir." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulmuştur.
Davacı vekili 22/05/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile dava miktarını 100,00 TL'den 17.256,76 TL'ye arttırdıklarını beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE:
Dava; davalı tarafından davacıya satışı yapılan aracın ayıplı çıkması iddiasına dayalı araç onarım bedeli, değer kaybı bedeli ve ikame araç bedeli istemlerine ilişkindir.
Davacı dava dilekçesinde; dava konusu aracı 26/08/2022 tarihinde davalıdan satın aldığını, satış bedelini davalıya ödediğini, davalının araçta arıza olmadığını bildirdiğini ancak aracın motorunda arıza çıktığını, davalının bunu ücretsiz olarak onarması gerekirken yapmadığını, aracın davacı tarafından onarımının yapılmak zorunda kaldığını, bu hususların davalıya ihtarname ile de bildirildiğini ancak davalının ihtarnameye rağmen dönüş gerçekleştirmediğini, açıklanan nedenlerle dava dilekçesinde bildirdiği zararların giderilmesini istemiştir.
Davalı taraf davaya cevap dilekçesinde; davanın belirsiz açılamayacağını, alacağın zamanaşımına uğradığını, garanti süresinin bittiğini, aracın davacıya ayıpsız olarak teslim edildiğini bildirmiş davanın reddine karar verilmesine istemiştir.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, alanında uzman bilirkişiden bilirkişi raporu alınmıştır.
Yasal mevzuat yönünden yapılan değerlendirmede; satım sözleşmesinde satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur. (TBK 219)
Satıcı, satış sözleşmesinin kurulduğu sırada alıcı tarafından bilinen ayıplardan sorumlu değildir. Satıcı, alıcının satılanı yeterince gözden geçirmekle görebileceği ayıplardan da, ancak böyle bir ayıbın bulunmadığını ayrıca üstlenmişse sorumlu olur.(TBK 222)
Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. (TBK 223)
Somut olayda uyuşmazlığa konu aracın davacı tarafından davalıdan 26/08/2022 tarihli araç satış sözleşmesi ile satın alındığı, 23/09/2022 tarihli ihtarname ile de davaya konu hususların davalıya bildirildiği, dosyada mevcut faturaya göre davacının 28/09/2022 tarihli fatura ile aracın onarım bedelini ödediği, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile aracın satış öncesi ve sonrası kayıtlarının incelendiği, araçtaki arıza da dikkate alınarak yapılan değerlendirmede özetle ; aracın satış sonrası kullanım süresi ve kat edilen kilometresi dikkate alındığında ; arızanın satış sonrası dönemdeki kullanım hatası ya da kusurundan kaynaklı olmadığı, davaya konu arızanın basit inceleme ile tespitinin mümkün olmadığı , ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğu, arızanın fark edilmesi üzerine davalıya bildirildiği, davacı tarafından yapılan arıza giderim maliyetinin davaya konu arıza ile uyumlu olduğu, arızanın aynı gün içerisinde çözülebileceği, arızanın aracın değerini olumsuz yönde etkileyebilecek bir arıza olmadığı değerlendirilmekle sonuç olarak davacının araç değer kaybı ve ikame araç bedeli alacağının oluşmadığı, arıza nedeniyle oluşan tazminat bedelinin 17.256,76-TL olduğu rapor edilmiş, ek raporda da aynı kanaatin tekrarlandığı bildirilmiştir.
Davacı bu miktar üzerinden 22/05/2024 tarihli dilekçesi ile bedel artırım talebinde bulunmuştur.
Davacı dava dilekçesinde üç kalem alacak talebinde bulunmuş ve davanın belirsiz alacak davası olduğu iddia etmiş olmakla talepler incelendiğinde; davacının tacir olduğu ve davacının dava dilekçesindeki taleplerinden araç onarım bedeli ve ikame araç bedeline ilişkin taleplerinin belirlenebilecek mahiyette olduğu anlaşılmakla mahkememizce davacı vekiline dava dilekçesinde belirtilen araç onarım bedeli ve ikame araç bedeline ilişkin taleplerine ilişkin talep sonucu açıklayıp belirli hale getirmek ve bu doğrultuda eksik harcını ikmal etmek üzere kesin süre verilmiş , süresi içerisinde eksikliğin yerine getirilmemesi halinde bu alacak kalemleri yönünden davaya dava dilekçesinde (onarım bedeli alacağı için dava ve 07/05/2024 tarihli bedel arttırım dilekçesi olarak sunulan) belirtilen miktarlar üzerinden kısmi dava olarak devam olunacağını ihtar edilmiştir. Ayrıca mahkememiz 12/06/2024 tarihli celsesinde HMK 31. Madde uyarınca davacı vekilinden bedel arttırım dilekçesinde arttırılan miktarın hangi alacak kalemine ilişkin olduğu hususunda tereddüt oluştuğundan davacı vekilinden bedel arttırım dilekçesinde arttırıma konu edilen miktarın hangi alacak kalemine ilişkin olduğu hususunda tereddütün giderilmesi için sorulmuş, davacı vekili beyanında; "bilirkişi raporu ve ek rapor ile araç onarım bedeli olarak 17.256,76 TL onarım bedeli belirlenmiştir, biz de talep arttırım dilekçemizi bilirkişi raporu doğrultusunda dosyaya sunduk, arttırdığımız tutar araç onarım bedeline ilişkindir," şeklinde beyanda bulunarak dilekçesini açıklamıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; satım sözleşmesinde satıcının, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olacağı, satıcının, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumluluğunun bulunduğu, dosya kapsamında alının bilirkişi raporu ile davalı tarafından davacıya satılan aracın gizli ayıplı olduğunun tespit edildiği, davacı tarafça ayıbın tespiti üzerine süresi içerisinde davalı tarafa bildirimde bulunduğu ancak davalı tarafça ayıbın giderilmediği, bu hali ile davalı tarafından davacıya satılan araçta tespit edilen ayıbın giderilmesi için gerekli onarım gideri olan 17.256,76-TL lik zararın davalı tarafından karşılanması gerektiği, davacı her ne kadar değer kaybı ve ikame araç bedeli istemlerinde de bulunmuş ise de dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile bu alacak kalemlerine ilişkin tazminat şartlarının oluşmadığının tespit edildiği, raporun mahkememizce de hükme elverişli bulunduğu açıklanan nedenle davacının bu alacak kalemlerine ilişkin ispatlanamayan istemlerinin reddi gerektiği, davalı taraf her ne kadar zamanaşımı definde bulunmuş ise de, davaya konu aracın davalı tarafından davacıya 26/08/2022 tarihinde satıldığı, huzurdaki davanın ise 30/12/2022 tarihinde açıldığı, bu hali ile davanın ve ıslah dilekçesinin sunulduğu tarih itibari ile 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı dikkate alınmakla davacının davasının kısmen kabul kısmen reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1 -Davacının davasının KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile; 17.256,76-TL araç onarım bedelinin 28/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacının araç değer kaybı alacağına ve ikame araç bedeli alacağına ilişkin fazlaya dair taleplerinin REDDİNE,
2 - Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 1.178,81 TL harçtan peşin alınan 374,70 TL harcın ( 80,70 dava açılırken + 294,00 TL ıslah harcı olmak üzere ) mahsubu ile bakiye 804,11 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına.
-
Davacı tarafından yatırılan 374,70 TL harcın ( 80,70 dava açılırken + 294,00 TL ıslah harcı olmak üzere ) davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 17.256,76 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
-
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
-
Davacı tarafça yapılan 184,25 TL müzekkere ve tebligat gideri, 1.400,00 TL bilirkişi ücreti ile 92,20 TL ilk masraf (80,70 TL başvurma harcı + 11,20 TL vekalet harcı) olmak üzere toplam 1.676,45 TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre hesaplanan 1.657,24 TL'sininin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendisine iadesine,
8 - Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul red oranına göre hesaplanan 35,75 TL'sinin davacıdan, 3.084,25 TL'sinin davalıdan tahsili hazineye irad kaydına.
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/06/2024
Katip
(e-imza)
Hakim
(e-imza)
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:19