SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/1127 E. 2024/426 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2017/1127

Karar No

2024/426

Karar Tarihi

7 Haziran 2024

T.C.

İSTANBUL

18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2020/28 Esas

KARAR NO : 2024/516

DAVA : Haksız Fesih İddiasına Dayalı Cezai Şart İstemi ve Ariyetlerin İadesi - Bedelinin Tahsili

DAVA TARİHİ: 10/01/2020

KARAR TARİHİ : 18/07/2024

ASIL DAVADA DAVA : Asıl davada davacı vekili mahkememize ibraz etmiş olduğu dava dilekçesinde, müvekkili ... Tic. A.ş , 5015 Sayılı Kanun ve ilgili mevzuat kapsamında Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun tanzim ettiği "Dağıtıcı lisansı" kapsamında akaryakıt sektöründe faaliyet gösterdiğini, bu faaliyeti çerçevesinde bizzat belirlediği noktalarda, kendi marka ve logosu altında, ... standartlarında kurulacak/kurulu akaryakıt istasyonlarında akaryakıt, LPG ve madeni yağ satış faaliyetini gerçekleştirdiğini, müvekkili şirket ... (Dağıtıcı) ile davalı şirket arasında " ... " adresinde bulunan akaryakıt istasyonunda "..." markası altında bayilik yürütülebilmesi için; taraflar arasında muhtelif sözleşmeler imzalandığını ve davalı ...Tic Ltd.şti ( şirket tür değişikliği yapmadan önce LTD.Şti.'dir) ile bayilik dikey ilişkisi kurulduğunu bu kapsamda; taraflar arasında ilk olarak 25.12.2012 tarihinde 5 yıl süreli akaryakıt Bayilik Sözleşmesi, Bayilik Protokolü ve Ariyet Sözleşmesi akdedildiğini, davalılardan ... ise , Bayilik Sözleşmesi ve Bayilik protokolünü garantör olarak imzaladığını, ayrıca 25.12.2012 tarihli "Kefaletname " ile bayinin ...' e doğmuş ve doğacak borçlarının 250.000,00 TL 'sine kadar olan kısmına müşterek ve müteselsil kefil olduğunu kabul, beyan ve taahhüt ettiğini, bayili sözleşmesi, protokol ve ekleri imza edildikten 1 yıl sonra davalı bayinin, şirket tür değişikliği yaparak Ltd. Şti iken Anonim Şirket olması sebebiyle, davalı ile bu defa 28.12.2013 tarihli sözleşme, protokol,ariyet sözleşmesi ve ekleri akdedildiğini, akdedilen ikinci protokolde ilk protokolden doğmuş ve doğacak olan haklarının saklı tuttuklarını Bayilik Protokolünün 3.1.4 " Satış Yükümlülükleri" başlıklı maddesi ile davalı bayi;" yıl esasına göre akaryakıt bayilik sözleşmesinin devamı müddetince geçerli olmak üzere/ beher yılda asgarı 750m3 (binmetreküp) beyaz ürünü (benzin, motorin türleri ve biodizel) ...'ten satın almayı taahhüt ettiğini ", ayrıca imzalamış olduğu 25.12.2013 ve 28.12.2013 tarihli Satış Taahhütnameleri ile; akaryakıt bayilik sözleşmesinin devamı müddetince geçerli olmak üzere/ beher yılda asgarı 750m3 (binmetreküp) beyaz ürünü (benzin, motorin türleri ve biodizel) ...'ten satın alarak satmayı, satış taahhüdünden eksik sattığı beher m3 beyaz ürün için eksik kalan m3 başına 60-USD (atmışamerikandoları) cezai şart ödeyeceğini, hesap edilen cezai şart tutarını herhangi bir ihtar, ihbar keşidesine ve/veya hüküm istihsaline ve/veya herhangi, bir kanuni bir merasim yürütülmesine hacet kalmaksızın ,Amerikan doları olarak ve/veya ödeme günündeki TCMB Döviz Satış Kuru üzerinden TL karşılığını ...te talep edildiği anda defaten ve derhal ödeyeceğini kabul, beyan ve taahhüt ettiğini, müvekkili şirket söz konusu satış taahhütlerini yerine getirileceğine olan güven nedeniyle, sözleşmeden ve bayilik ilişkisinden kaynaklanan edimlerini tam ve gereği gibi yerine getirdiğini diğer edimlerin yanı sıra, söz konusu akaryakıt ve servis istasyonunda sözleşme süresince ... kurumsal kimliği ve markası altında, beher yılda ortalama 750 m3 akaryakıt satışı yapılacağı inancıyla, uygun ticari koşullar sağlandığını, sözleşme süresinde kullanılmak üzere kurumsal ve demirbaş yatırımları yapıldığını, dağıtım şirketleri, bayilik hakkı tanıyacakları istasyona yapılacak yatırımları, ödeyecekleri bedelleri (bayilik hizmet bedeli vs.) ve istasyon üzerinde tesis edilecek intifa hakkı süresini belirlerken; bayinin satmayı taahhüt ettiği ürün miktarını ve söz konusu istasyonda kaç yıl süre ile kendilerine ait ürünlerin satılacağını esas aldığını, böylece, dağıtım şirketleri yapmış oldukları yatırımın kaç yılda geri döneceğini ve kaçıncı yıldan sonra bu yatırımdan kar etmeye başlayacaklarını hesaplayabileceklerini, müvekkili şirket beş yıl boyunca kendi logosu ve markası altında satış yapılacağı inancı ile, sözleşmeden ve bayilik ilişkisinden kaynaklanan edimlerini tam ve gereği gibi yerine getirmiş olmasına karşın davalı yan satış taahhütlerini yerine getirmediğini, davalı bayinin satış taahhütlerini yerine getirmemesi üzerine müvekkili şirket tarafından keşide edilen ... 8. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile, "Satış taahhüdüne uyulmaması sebebiyle 59.520 USD cezai şart borcu doğduğu, bu tutarın bayilik sözleşmesinin 3.yılının son günü itibariyle ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden şirket hesabına ödenmesi aksi halde ,cezai şart alacağının tahsili cihetine gidileceği fesih hakkının kullanılmamasının ve ürün verilmeye devam edilmesinin cezai şart isteminden vazgeçildiği anlamına gelmeyeceği" uyarısı ile davalı şirkete ihtarda bulunulduğunu, davalı yan müvekkili şirkete olan cezai şart borcunu ödemediğini, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesini ,... Noterliği'nin... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide etmek sureti ile süresinden önce haksız olarak sona erdirdiğini, davalı bayiye, yatırım yapılmasına karar verildiği tarihte; davalıların asgari satış taahhütlerine uygun davranması koşulu ile söz konusu istasyon ve davalılar lehine gerçekleştirilen yatırımın ...'e geri dönüş süresi hesaplandığını ancak davalı bayi asgari satış taahhüdüne uymamakla sözleşme hükümlerine aykırı davrandığını, sözleşmeyi süresinden önce haksız fesih ederek müvekkili şirketin zarara uğramışına neden olduğunu, taraflar arasında imzalanan Bayilik Protokolünün Şartı Ceza Uygulaması Başlıklı 4. Maddesinde; " ... ile BAYİ arasındaki akaryakıt bayilik sözleşmesinin, akaryakıt bayilik sözleşmesi için belirlenen süreden önce BAYİ tarafından haksız ve hukuka aykırı bir sebep ve suretle feshedilmesi halinde; ...’İn BAYİ eylemleri sebebiyle oluşan zarar-ziyan ve tazminat hakları saklı kalmak ve ...’in akaryakıt bayilik ilişkisini fesh edip etmeme seçimlik hakları saklı kalmak üzere; BAYİ ve/veya GARANTÖR ...’in ilk yazılı talebinde ve ...’in hiçbir kanuni merasim yürütmesine gerek olmaksızın 50.000 USD (elli Bin Amerikan DOLARI) tutarındaki parayı, ...’e nakden ve defaaten ödemeyi; kabul , beyan ve taahhüt eder. " düzenlemesinin mevcut olduğunu, bayilik sözleşmesi davalı eski bayi tarafından tek taraflı olarak haksız ve kötüniyetli olarak feshedilmiş olduğundan, davacı müvekkilinin protokol ve bayilik sözleşmesinde düzenlenen tüm yaptırımları davalı aleyhine uygulama hak ve yetkisi doğmuş olup taraflar arasında imzalanan bayilik protokolünün 4. maddesi uyarınca da belirleen cezai şart tutarını da talep edebileceğinin açık olduğunu, bu nedenle taraflar arasındaki sözleşmenin erken feshinden kaynaklı 50.000 USD cezai şart bedelinin de davalıdan tahsilini talep ettiklerini, davalı bayi tarafından imzalanan25.12.2012 tarihli Satış Taahhütnamesi ile davalı bayi; yıl esasına göre; akaryakıt bayilik sözleşmesinin devamı müddetince beher yılda asgarı 750m3 beyaz ürünü (benzin, motorin türleri ve biodizel) ...'ten satın almayı, satış taahhüdünden eksik sattığı beher m3 beyaz ürün için ...'in maruz kaldığı kar kaybını şart-, ceza olarak ödeyeceğini, söz konusu tutarın sözleşme tarihi esas alınmak suretiyle taahhüt edilip alınmayan / eksik kalan m3 başına 60-USD cezai şart ödeyeceğini, hesap edilen cezai şart tutarını herhangi bir ihtar, ihbar keşidesine ve/veya hüküm istihsaline ve/veya herhangi, bir kanuni bir merasim yürütülmesine hacet kalmaksızın ,Amerikan doları olarak ve/veya ödeme günündeki TCMB Döviz Satış Kuru üzerinden TL karşılığını ...te talep edildiği anda defaten ve derhal ödeyeceğini kabul, beyan ve taahhüt ettiğini, taraflar arasında akdedilen Akaryakıt Bayilik Sözleşmesinin Feshin Sonuçları başlıklı 46.maddesinde ; "a. ‘ BAYİ; … iş bu sözleşme veya ek protokollerle belirlenen cezai şartı da ...’in ilk talebinde derhal ödemeyi kabul ve taahhüt eder.’ ‘b. ... tüm teminattan paraya çevirerek yasal mevzuat gereği sahip olduğu haklara İstinaden istasyona, ariyet sözleşmesine istinaden de istasyon işletme malzemelerine (pompa,kurumsal kimlik vesaire) el koyar. c. ... uhdesindeki veya istasyondaki Bayiye alt haklar üzerinde hapis hakkını kullanır. d. Bayi iş bu sözleşme ile veya bu sözleşmeye ek protokollerle belirlenen cezai şarta ilaveten fesih tarihinden sözleşme sonuna kadar geçecek dönemde yıllık satış taahhüdüne göre satması gereken toplam petrol ürünleri (benzin türleri, motorin türleri, biyodizel, bloetanol, fuet oll, ka1ortfer yakıtı, otogaz LPG madeni yağ ürünleri ve ... tarafından dağıtımı yapılan sair petrol ürünleri .. ) miktarlarını fesih işlemi nedeniyle satamaması sunucu ...’in uğradığı tüm zarar ve ziyanı, bu meyanda fesih tarihinden sözleşme süresi sonuna kadar satması gereken beher m3 beyaz ürünü, beher ton siyah ürün, beher ton madeni yağ ürünleri, beher ton otogaz LPG ürünlerindeki ... kayıtları esas alınmak suretiyle belirlenecek toplam ... zarar ve ziyan tutarlarını hiçbir itirazda bulunmaksızın herhangi bir mahkeme karan gerekmeksizin ...'in ilk talebinde derhal nakden ve defaten ödemeyi beyan, kabul ve taahhüt eder. f.İş bu bayilik sözleşmesinin feshi veya herhangi bir sebeple sona ermesi halinde bayilik ilişkisi sebebiyle ... ile akdetmiş olduğu bütün kredi, malzeme vs. hususlara müteallik sözleşmelerin münfesih olacağını ve bu sözleşmelerden doğan borçları ile doğacak her türlü borçların muaccel olacağını peşinen kabul ve taahhüt eder. " denildiğini, taraflar arasında akdedilen Akaryakıt Bayilik Sözleşmesinin CEZAİ ŞART BAŞLIKLI 47. Maddesinde; " BAYİ’nin sözleşme hükümlerine veya bu sözleşmeye ek olarak imzalanan ve hukuki sonuç doğuran sözleşme eklerindeki (protoko, taahhütname, zeyiname ek sözleşme gibi) hükümleri ve /veya T.C. mevzuatının istasyonlu akaryakıt bayilerine yüklemiş olduğu yükümlülüklere aykırı davranışı sebebiyle sözleşmenin ... tarafından feshi halinde veya BAYİ’nin ...’in rıza ve iznini almaksızın sözleşmeyi tek taraflı feshetmesi ve/veya başka bir dağıtım şirketinin bayiliğini doğrudan veya dolaylı olarak alması halinde BAYİ, ... ile aralarında kararlaştırılacak ve sözleşme eki olarak belirlenen işlemlerde kaleme alınacak cezai şart tutarlarını, ihtarname keşidesine ve Mahkeme kararı alınmasına gerek kalmaksızın ilk yazılı talep üzerine ...’e ödeyeceğine beyan kabul ve taahhüt eder.’ düzenlemesinin yer aldığını, Akaryakıt bayilik sözleşmesi ve Protokol'de hüküm altına alınan ve ilgili sair maddeler kapsamında , davalı yan satış taahhütleri gereği satın almayı vaat ettiği ürünleri almadığını bu sebeple (madeni yağ ve Lpg oto gaz satış taahhütleri hariç olup, bu kalemle ilişkin talep ve dava hakkımız saklıdır) sözleşmeden ve kanundan kaynaklanan her türlü zarar ziyanın tazmini hakları ile fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, ile satış taahhüdünü ihlalden doğan cezai şart alacağımız için şimdilik 1.000 usd cezai şart tutarının avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ettiklerini, taraflar arasında akaryakıt sözleşmesi süresince istasyonunda kullanılmak üzere davalı eski bayiye İstasyon Kurumsal kimlik, otomasyon ve demirbaşlar ariyet olarak verilmiş olup Kurumsal kimlik, otomasyon faturaları ve ariyet malzeme teslim tutanaklarının mahkememiz dosyasında dilekçe ekinde yer aldığını, bayilik sözleşmesinin süresinden önce haklı bir neden olmaksızın bayi tarafından feshi sebebiyle bayinin Kurumsal kimlik, otomasyon ve ariyet malzemelerini müvekkiline aynen iadesi, iade mümkün olmazsa bedelini ödemesi gereği sözleşmede kararlaştırıldığını, bayilik sözleşmesinin 46/f maddesi uyarınca; "Akaryakıt bayilik sözleşmesinin feshi veya herhangi bir sebeple sona ermesi halinde bayilik ilişkisi sebebiyle ... ile akdetmiş okluğu bütün kredi, malzeme vesair hususlara müteallik sözleşmelin münfesih olacağını ve bu sözleşmelerden doğan borçlan ile doğacak her türlü borçların muaccel olacağını peşinen kabul ve taahhüt eder." maddesinin bulunduğunu, bayilik protokolünün Bayilik İlişkisinin ihlali ve Feshi başlıklı 5.3. Maddesi'n de; Bayi ...'çe Bayl'e ve/veya istasyona sağlanan her türlü maddi, gayri maddi manevi nitelikteki her türlü değer ifade eden kıymetler gibi her türlü ... değer, hizmet ve yatırımlarını aynen veya aynen iadesi mümkün olmayan değerlerin ise bedellerini menfi müspet nitelikteki tüm ... zararını, ilk yazılı talebinde ...’e derhal ödeyeceğini kabul beyan ve taahhüt ettiğini beyan ederek, bayilik sözleşmesinin davalı bayi tarafından süresinden önce erken feshi sebebiyle Bayilik Protokolü’nün 4. Maddesinden kaynaklanan 50.000 USD (ellibinamerikandoları) cezai şart bedelinin sözleşmenin feshedildiği 15.05.2017 tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek bankaların dövize uyguladıkları en yüksek ticari avans faizi ile birlikte, satış taahhüdünü ihlalden doğan cezai şart alacağımızın ileride artırılmak üzere şimdilik 1.000 USD'sinin sözleşmenin feshedildiği 15.05.2017 tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek bankaların dövize uyguladıkları en yüksek ticari avans faizi ile birlikte davalı bayiye ariyet olarak verilen kurumsal kimlik, otomasyon ve demirbaşların aynen ve hasarsız şekilde davacı müvekkiline iade edilmesine; aynen iade mümkün değilse tespit edilecek olan rayiç değerlerinin şimdilik 1.000,00-TL tutarındaki kısmının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte , davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

ASIL DAVADA CEVAP : Davalılar vekilince mahkememize ibraz edilen cevap dilekçesinde, davacı tarafından açılan davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu , müvekkili şirketin ... Noterliği ... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname ile davacı şirkete kayıtlara alınmayan faturalar hakkında ihtarname gönderdiğini, davacı şirketin müvekkili şirkete borcu olduğunun bildirildiğini, davacı şirketin müvekkili şirkete bir çok defa eksik ürün gönderdiğini, iade faturalarının elektronik olarak davacı şirkete iade edildiğini, faturaların cari hesaba işlememiş olduğunu, müvekkili şirketin borçlu duruma düşürdüğünü, cevap dilekçesi ekinde bulunan ihtarnamede müvekkili şirketin davacı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığının görüldüğünü, davacı şirketin müvekkili şirkete borçlu olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

BİRLEŞEN DOSYADA DAVA : Davacı vekili ... 5 Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasına sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu ve ilgili mevzuat kapsamında Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun tanzim ettiği Dağıtıcı lisansı kapsamında akaryakıt sektöründe faaliyet göstermekte olup bu faaliyet çerçevesinde bizzat belirlediği noktalarda, kendi marka ve logosu altında, ... standartlarında kurulacak/kurulu akaryakıt istasyonlarında akaryakıt, LPG ve madeni yağ satış faaliyetini gerçekleştirdiğini, müvekkili ile davalı şirket arasında 28.12.2013 tarihli Bayilik Protokolü kapsamında Garantör ve 28.12.2013 tarihli kefaletname kapsamında kefil olarak davalı asil ile birlikte 28.12.2013 tarihli Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi akdedildiğini, birde taraflar arasında Bayilik Protokolü, Satış Taahhütnamesi, Ariyet Sözleşmesi imzalandığını, taraflar arasında akdedilen 28.12.2013 tarihli bayilik sözleşmesi gereği davalı şirketin.. adresinde bulunan ve tapuda ... ili ... İlçesi, ... Köyü, ... Mevkii, 10 Pafta, 7737 Parselde kain taşınmaz üzerinde bulunan akaryakıt istasyonununda "..." markası altında bayilik yürütülebilmesi için 5 yıl süre ile bayilik ilişkisi kurulması kararlaştırıldığını, davalı şirketin ... Noterliği'nin ... tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile Akaryakıt Bayilik Sözleşmesini Sözleşmeyi süresinden önce haksız olarak feshettiğini, davalının cari hesaptan kaynaklanan borçlarını müvekkil şirkete ödemesi gerektiğini fakat ödemenin yapılmadığını, alacağın tahsili amacıyla ... 9. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası tahtında ilamsız icra takibi başlatıldığını, başlatılan icra takibine ilişkin ödeme emrine davalıların itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, davalıların haksız itirazının iptali ile takibin devamını, % 20 oranında icra inkar tazminatı ile yargılama masrafları ve vekalet ücretinin de davalı taraflara yükletilmesini talep ve dava ederek dosyanın öncelikle ... 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin...esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep etmiştir.

BİRLEŞEN DOSYADA CEVAP : Davalılar vekili ... 5 Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas sayılı dosyasına sunmuş olduğu cevap dilekçesinde, öncelikle yetkili mahkemenin ... Mahkemeleri olduğunu, dosyanın ... 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile birleştirilmesinde usul ekonomisi yönünden yarar bulunduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak haksız davanın reddi ile yargılama masrafları ve vekalet ücretinin de davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE : Asıl dava, bayilik sözleşmesinin haksız feshedildiği iddiasıyla açılan cezai şart istemi ile ariyetlerin iadesi olmadığı takdirde bedelinin ödenmesi, birleşen dosya ise cari hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

Deliller: 2012 Tarihli Bayilik Protokolü, Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi, Ariyet Sözleşmesi 2012 Tarihli Kefaletname, 2013 tarihli Bayilik Protokolü, Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi, Ariyet Sözleşmesi, Kefaletname, Satış Taahhütnameleri ve davacı şirket tarafından davalıya gönderilen uyarı yazısına ilişkin ... 8. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi, Davalı bayi tarafından keşide edilen ... Noterliğinin ... tarih ... ve ... Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi, Kurumsal Kimlik, Otomasyon ve Ariyete ilişkin faturalar, Arabuluculuk Tutanakları, taraflara ait şirkete ait ticari defter ve kayıtlar, bilirkişi incelemesi.

Davacı ile davalı şirket arasında 25/12/2012 tarihinde akaryakıt bayilik sözleşmesi imzalandığı, sözleşmeyi garantör olarak ...'in de imza attığı yine taraflar arasında 23/12/2012 tarihli bayilik protokolü ve aynı tarihli ariyet sözleşmesi, aynı tarihli kefaletname imzalandığı, daha sonra davalı şirketin A.Ş ne dönüşmesi üzerine yine taraflar arasında önceki sözleşmenin devamı mahiyetinde 28/12/2013 tarihli akaryakıt bayilik sözleşmesi imzalandığı, sözleşmeye göre davacının dağıtıcı , davalı şirketin bayi niteliğinde olduğu, sözleşmeye ...'in garantör olarak imza attığı, sözleşmeyle İstanbul Mahkemeleri ve İcra Dairesinin yetkili kılındığı, sözleşme süresinin 43. Maddede düzenlendiği, sözleşmenin 25/03/2018 tarihine kadar yürürlükte kalacağının yazıldığını, garantörlükle ilgili düzenlemenin sözleşmenin 49. Maddesinde yer aldığı görülmüştür. 25/03/2018 tarihli bayilik protokolü incelendiğinde, dağıtıcı- davacı, bayi - davalı şirket ile garantör ... arasında imzalandığı, garantörlüğün protokolün 3.1.1 maddesinde düzenlendiği, protokolün 3.1.4 maddesinde satış yükümlülükleri başlığı altında yıllık satılması gereken beyaz ürünün en az 750 m3 olarak kararlaştırıldığını, demirbaş eşya teslimi yükümlülüğünün protokolün 3.2.2 maddesinde düzenlendiğini buna göre ariyetlerle ilgili ayrı bir sözleşmenin imzalanacağının da kararlaştırıldığı, protokolün 4. Maddesinde cezai şartın hükme bağlandığı bayinin haksız feshi halinde her bir eylemi için 50.000 USD cezai şart ödemesinin kararlaştırıldığı, 20/12/2013 tarihli satış taahhütnamesi başlıklı belge incelendiğinde her yıl asgari 750 m3 beyaz ürünün bayi tarafından dağıtıcıdan alınmasının gerektiği, gerek bayilik ilişkisinin başlangıcında ve gerekse bayilik ilişkisinin sonunda yer alan 1 takvim yılından kısa olan dönemler için ise ... tarafından yıllık satış taahhüdü miktarlarına göre kıstelyevm (gün hesabına göre) kriterlerin uygulanması her ne sebeple olursa olsun bu satış taahhüdü ihlal edildiğinde bir takvim yılına / kıstelyevm kriterine göre satamadığı beher m3 beyaz ürün için 60 USD cezai şart ödemeyi bayinin kabul ettiği, tespit edilecek cezai şart tutarının , takip eden takvim yılının ocak ayı içerisinde ve-veya ...'in talep zamanlarında herhangi bir ihtar/ ihbar keşidesine hacet kalmaksızın ödemeyi bayinin kabul ettiği görülmüştür. Taraflar arasında düzenlenen ariyet sözleşmesi incelendiğinde ise 4. Maddesine göre dağıtıcı tarafından bayiye verilen ariyetlerin taşınmazın ayrılmaz bir parçası olmayıp taşınır mal hükmünde olduğu, sözleşme ilişkisinin bitmesi halinde bayinin ariyetleri iade etmesi gerektiği, geri verilecek malların yerlerinde sökme giderlerinin ariyet alana taşıma giderlerinin ise ...'e ait olacağı, bayinin ariyetleri sağlam ve kullanıma açık bir şekilde ...'e geri vereceği hususunun kararlaştırıldığı, sözleşmeye ekli olan ve taraflarca imzalanan ariyet listesi incelendiğinde ise dağıtıcı tarafından bayiye 4 adet dalgıç pompa, 3 adet 3*6 akaryakıt pompası, 1 adet 7,5 ... kompresör , 1 adet jeneratör verildiğinin yazılı olduğu, listede yer alan kurumsal kimlik uygulanması, otomasyon....totem sutünlarının karşılığında adet miktarlarının yazılı olmadığı dolayısıyla adetleri yazılı olmayan ürünlerin teslim edilmediği anlaşılmıştır. ... tarafından imzalanan kefaletname başlıklı belge incelendiğinde ise, davacı ve davalı şirket arasında imzalanan sözleşmeden kaynaklı cezai şartlar ve sözleşmenin ihlali nedeniyle bunların dışında borç doğuran sair nedenlerle 250.000 TL'ye kadar olan kısmı için ...'in kefalet verdiği tespit edilmiştir.

Davacı- ...A.Ş tarafından davalı şirket ve ...'e gönderilen ... tarih ... yevmiye sayılı ... 8. Noterliğine ait ihtarname incelendiğinde, her bir sözleşme yılı için 750 m3 miktarında ürün alımı yapılması gerekirken bayinin eksik alım yaptığının tespit edildiği belirtilerek 28/12/2013 - 28/12/2014 tarihleri arasındaki 1.yıl için 658 m3 ürün satıldığı 92 m3 ürünün eksik alım niteliğinde olduğu ödenmesi gereken cezai şart miktarının 5.520 USD olduğu, 29/12/2014 - 28/12/2015 tarihleri arasındaki ikinci yılda 373 m3 ürünün eksik alındığı ödenmesi gereken cezai şart miktarının 22.380 USD olduğu , 29/12/2015 - 25/11/2016 tarihleri arasındaki 3.yılda 527 m3 ürünün eksik alındığı, ödenmesi gereken cezai şart miktarının 31.620 USD olduğu, eksik alım nedeniyle toplam cezai şartın 59.520 USD olduğu belirtilerek 59.520 USD'lik cezai şart tutarının bayilik sözleşmesinin 3. Yılının son günü itibariyle ödeme tarihindeki merkez bankası efektif satış kuru üzerinden ... A.Ş ne ödenmesi cezai şart bedelinin ödenmemesine rağmen dağıtıcı tarafından fesih hakkının kullanılmaması ve sözleşmenin devam etmesi durumunda dağıtıcıya ürün verilmesinin hiçbir şekilde bu alacaktan vazgeçildiği anlamına gelmeyeceğini bu ürünleri ihtirazi kayıtla vereceklerini ihbar olunduğu, ihbarnamenin davalı şirket ile davalı ...'e 09/12/2016 tarihinde tebliğ edildiği tespit edilmiştir.

Davalı şirket tarafından davacı şirkete gönderilen ... Noterliğinin ... tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi incelendiğinde, "2015 yılından beri farkına vardığımız litre farkları ikaz etmemize rağmen sürekli gelmektedir. Bunu ... tarih ... nolu noter aracılığıyla ikaz ettik. Buna rağmen hiç cevap vermediğiniz. Şirketimizin firmanızdan 4.500 TL alacağımız görülmektedir. Borcumuzun bulunmamasına rağmen aylık %3 oranında gecikme zammı faturası kesilmekte olup firmamız sürekli olarak borçlandırılmaktadır. Alacağımız olmasına rağmen 2 aylık bize yakıt vermemektesiniz. 6 aydır düzenli sevkiyat yapmamamızdan dolayı müşteri kayıplarımız olmakta..........daha fazla giderleri karşılayamayacağım için Akaryakıt istasyonunu ... Ştine kiraya vermiş bulunmaktayım " denildiği görülmüş ve söz konusu ihtarnamenin davacı şirkete 17/05/2017 tarihinde tebliğ edildiği tespit edilmiştir. Davalı tarafından davacı şirkete gönderilen ... tarihli ... yevmiye nolu ... noterliğine ait ihtarname incelendiğinde, ihtarın konusunun kayıtlara alınmayan faturalar hakkında olduğu, ürünlerin eksik gönderildiği belirtilerek eksik ürün gönderilmesi nedeniyle dağıtıcı tarafından kesilen faturaların listesinin ihtarnamede yer aldığı anlaşılmıştır.

Mahkememize ait 12/11/2020 tarihli ara karar ile "Davalı şirkete ait ticari defter ve belgelerin bulunduğu ... Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazılarak davalının ticari defter ve belgelerinin mahkemece resen tespit edilecek, bir mali müşavir, bir akaryakıt uzmanı, birde borçlar hukukundan oluşan bilirikşi iheyetence incelenerek, A-Tüm dosya kapsamı değerlendirilerek davalının fesih nedeninin haklı olup olmadığı davacının eksik alım iddiasının olması nedeni ile sözleşme kapsamına göre eksik alım miktarı ile cezai şart bedelinin hesabı yine fesih haksız ise erken fesih nedeni ile cezai şart talebinin değerlendirilmesi ayrıca aynen iadesi olmadığı takdirde bedeli istenen ariyetlerle ilgili olarak söz konusu ariyetlerin aynen mevcut olup olmadığı, mevut değil ise bedellerinin saptanmasının istenilmesine" karar verilmiştir. ... Asliye Hukuk Mahkemesinin... Talimat nolu evrakı üzerinden, mali müşavir ... tarafından ön rapor düzenlendiği, incelendiğinde, talimat mahkemesinden davalı şirketin ticari defter ve belgeleri ile ön raporda yazılan bir takım sözleşmelerinin istenildiği ancak talimat mahkemesince ön rapor eklenerek talimatın bilirkişi incelemesi yaptırılıp iade edildiği görülmüştür. Bilirkişi tarafından istenilen ve çoğu dosyada olan evraklar tekrar temin edilerek dosyanın talimat mahkemesince daha önce tespiti yapılan bilirkişiye tevdi suretiyle rapor düzenlenmesi için talimat mahkemesine tekrar yazı yazılmış mali müşavir bilirkişinin aynı şekilde ön rapor mahiyetinde ticari defter ve belgelerin temin edilemediği, ticari defter ve belgelerin temin edilerek tarafına teslim edilmesi yönünde rapor tanzim edildiği görülmüştür. Mahkememizce ... asliye hukuk mahkemesine tekrar talimat yazılarak ticari defter ve belgelerin davalı şirketin bildirdiği adresi mahkemece keşif suretiyle gidilerek bilirkişilerce rapor tanzimi istenilmiş, kimya mühendisi ... tarafından düzenlenen bilirkişi raporu incelendiğinde , ...'ta bulunan akaryakıt istasyonuna gidildiğini, makine ve ekipmanların daha önceden montajının yapıldığını, 10 yıllık olduğunun varsayılması gerektiğini, işyerinde 4 adet yer altı akaryakıt tankı olduğunu ve bunlara bağlı tank içerisinde 4 adet dalgıç pompa bulunduğunu, dalgıç pompaların müştemilatıyla birlikte adedinin 7.000 TL olup 4 adedinin 28.000 TL olduğunu, işyerinde 3 adet 6 tabancalı disperser adası olduğunu, tanesinin 40.000 TL'den 3 adedinin 120.000 TL yapacağını, kapalı alanda muhafaza altına alınmış 1 adet maksimum kapasitesi 12 bar olan 7,5 ... 2012 model kompresör bulunduğunu, bedelinin 7.000 TL olduğunu, kapalı alanda muhafaza altına alınmış ... marka jeneratör bulunduğunu, söz konusu 2012 model jeneratörün 65.000 TL değerinde olduğunu, bu belirtilen makine ve ekipmanların gayri faal olan işyerinde mevcut olduğunu, toplam değerlerinin 220.000 TL olduğunu raporunda açıkladığı görülmüştür. Mali müşavir ...tarafından düzenlenen 23/05/2022 havale tarihli rapor incelendiğinde ise "davalı tarafın 2013-2014 yıllarına ait evraklar, noksan olarak çalışma ortamı olmayan , herhangi bir yetkilinin bulunmadığı bir yerde tarafımdan bulunmuştur (ekli fotoğraflar ve ekli tutanak) bulunan evraklar yasal defterler , yevmiye ve defter-i kebir kayıtları incelenmiştir. Firma sahibi ve davalı ... ile görüşülmüş, 2015-2016-2017 yılları defterleri tarafıma ibraz edilmediğinden yasal defter ve belgeler üzerinde inceleme yapılamamıştır. Mal alış faturaları tarafıma ibraz edilmemiştir. 2015-2016 yılı defterlerin Konya'da bulunduğu tarafıma bildirilmiştir. " denilerek 2012, 2013 ve 2014 yıllarına ait mal alış faturalarının bilirkişi tarafından raporunda sıralandığı davalının 2014 kapanış bilançosunda davacıya 78.895,08 TL borcu olduğunun görüldüğünü, 2013 ve 2014 yılı kayıtlarının çok sağlıklı olmadığını belirttiği görülmüştür. Alınan rapora taraf vekillerince itiraz edilmiştir. İtiraz edilmesi üzerine talimat yoluyla rapor veren bilirkişilerden ek rapor istenilmiş olup 29/12/2022 tarihli ek rapor incelendiğinde, mali müşavirin söz konusu ek raporda " Davalı şirketin defterleri 6 m2 rutubet içerisinde bir odada bulunmaktadır. Benzin istasyonunda bulunan bu odada inceleme yaparken, benzin istasyonu sahibi tarafından izinsiz odaya girdiğim gerekçesi ile ... Jandarmasına sözlü ifade bile vermiş bulunmaktayım. Kısıtlı incelemeyi o odada yaptıktan sonra 10 gün rahatsızlandım. Şirketin yasal defterleri noterden soğuk imzalı olarak tarafıma ibraz edilmemiştir. Yasal defterler noksan ek eksiktir. Benim görevim adalete yardımcı olmaktır. Davacı tarafından kesilen faturalar 150 adet koli içerisinde üst üstte konulmuş bir şekilde bulunmaktadır. Bu kolilerin indirilip kaldırılması için dışarıdan bir kişiye ihtiyaç bulunmaktadır. Ben bilirkişi olarak 2013-2014-2015-2016-2017 yıllarına ait yasal defterler ( noter onaylı ve soğuk imzalı olarak, Yevmiye –kebir –envanter ) ile Davacı tarafından davalıya düzenlenen tüm faturaların tarafıma veya Talimat mahkemesine ibrazı halinde incelemenin yapılabileceğini bildiririm Bilirkişi olarak o rutubetli odada çalışamam, bir daha hasta olmam istemiyorum. O dosyaları indir, bindir binlerce evrak içinden fatura aramak istemiyorum. Firmadan bir yetkili yoktur. Faturalar firmanın muhasebesi tarafından hazırlanmalıdır. Bilirkişinin görevi firma tarafından hazırlanan yasal defterleri ve yüzlerce fatura incelemek olmalıdır. Yer bildirilmek veya iletişim numarası verilmek suretiyle inceleme yapılamıyor. İnceleme için inceleme şartlarının bilgi ve belgelerin hazırlanması gerekmektedir. Şartların oluşturulması, bilgi ve belgelerin düzenli bir şekilde hazırlanması durumunda incelememi yapabileceğimi ve raporumu sayın mahkememize sunabileceğimi bildiririm" şeklinde beyanda bulunduğu, raporun devamında da kimya mühendisi bilirkişi ariyet verilen ürünlerle ilgili daha önceki raporunu tekrarlayarak söz konusu ariyetlerin uygun olarak sökülüp taşınması halinde kullanılabileceği belirtilerek söküm, taşıma ve montaj hariç ikinci el değerlerini aynen önceki raporda belirtmiş olduğu fiyatlara uygun olarak tekrarlayarak toplam bedelin 220.000 TL olduğunu bildirmiştir.

Davalı şirketin merkez adresinin ... / ... olması nedeniyle ticari defter ve belgelerin yerinde incelenmesi için ilgili mahkemeye talimat yazılmış, yukarıda ayrıntılarıyla antalıdığı üzere talimat mahkemesince atanan bilirkişi 2015-2016-2017 ticari defter ve belgelerinin bulunmadığını bildirmiş 2012-2013-2014 defterlerinin ise sağlıklı olmadığını belirterek davalı bayinin mal alışlarıyla ilgili bu yıllara ait döküm verdiği görülmüştür. Bunun üzerine 16/06/2022 tarihli duruşmada alınan ara kararı ile davalı vekiline 2015-2016-2017 ticari defter ve belgelerinin bulunduğu adresi açıklaması için kesin mehil verilmiş davalı vekili 03/11/2022 tarihli duruşmadaki beyanında " ticari defter ve belgelerimizin bulunduğu yeri daha önce dilekçe ile ..." olarak bildirmiş isek de şimdi tarafıma ulaşan bilgi ile... adresindedir, çünkü ... merkezli başka bir şirket ile davalı şirkete ait ticari defter ve belgeler aynı muhasebeci tarafından tutulduğundan davalı şirketin merkez adresi ... ise de bir kısım defterler ...'da dır dedi. " şeklinde beyanda bulunmuştur. Bunun üzerine mahkememizce aynı duruşmada alınan 2 nolu ara kararı ile "Davalı tarafın (şirketin) merkez adresinin ... olduğu, ticari defter ve belgelerinin incelenmesi için buraya talimat yazıldığı bir kısım defterlerin incelendiği bir kısım defterlerinin ise bulunamadığının bildirildiği bu celse davalı vekilinin bulunamayan defterlerin Konya'da olduğunun açıklandığı, ticari defter ve belgelerinin TTK ya göre merkez adresinde bulunması gerektiği, bir kısım defterler yönünden ... Manisa adresinde talimat ile rapor alındığı hususları gözetilerek, davalı vekiline müvekkili şirkete ait 2015 - 2016 - 2017 ve 2013 - 2014 yıllarına ait eksik ticari defter ve belgeleri şirketin merkez adresi olan .../ ... adresine göndererek gönderilen adresin bildirilmesi için 2 hafta kesin süre verilmesine, sürenin kesin olduğunun yerine getirilmediği takdirde davacı tarafın iddialarına değer verileceği davalı tarafın ticari defter ve belge inceletmekten vazgeçmiş sayılacağı hususunun davalı vekiline ihtarına " şeklinde ara karar kurulmuş, davalı vekilince söz konusu ticari defter ve belgelerin ...'ta temin edildiğini bildirilmesi üzerine tekrar aynı bilirkilerle inceleme yapılması için talimat yazılmış, yukarıda özetlendiği gibi mali müşavir bilirkişi 29/12/2022 tarihli raporda ticari defter ve belgelerin benzin istasyonunda bulunan bir odada 150 koli içerisinde dağınık şekilde sunulduğunu söz konusu odada inceleme yaptığı sırada benzin istasyonu sahibi tarafından söz konusu odaya izinsiz girdiği iddiasıyla bilirkişi hakkında şikayette bulunduğunu, jandarmaya ifade verdiğini, 150 koli içerisinde dağınık şekilde sunulan ticari defter ve belgelerin incelenmesinin mümkün olmadığı yönünde rapor verdiği görülmüştür. Bunun üzerine mahkememizce 23/02/2023 tarihli duruşmada alınan 1 nolu ara kararı ile "Davalı şirket vekiline müvekkilinin ticari deuter ve belgelerini eksik karışık ve düzensiz yığın şeklinde sunması nedeniyle davanın uzamasına neden olduğu, ticari defter ve belgelerin merkez adresi olmayan Konya olduğunu bildirmesi sonucunda , daha sonra merkez adresi olan ...'ta , şirketin merkez adresinde değil, bir benzin istasyonunda karışık vaziyette 150 koli olarak sunduğu , benzin istasyonu sahibininde bilirikşileri istasyonuna izinsiz girmesi de şikayet ettiği hususları değerlendirildiğinde, davalı tarafa müvekkiline ait 2013-2014-2015-2016-2017 yıllarına ait ticari defter ve belgelerini yıl yıl ayırarak yine davacı tarafından müvekkiline kesilen faturalarıda yıl yıl ayırarak düzenli bir şekilde mahkememiz kalemine teslim etmesi hususunda 3 hafta kesin mehil verilmesine, mehilin kesin olduğunun yerine getirilmediği takdirde davalı tarafın ticari defter ve belge ibrazından vazgeçmiş sayılacağı ve sadece davacı tarafın ticari defter ve belgelerinin inceleneceği hususunun davalı vekiline ihtarına " şeklinde ara karar kurulmuştur. Davalı taraf ticari defter ve belgeleri 17/03/2023 tarihinde dilekçesi ekinde mahkememiz kalemine teslim etmiştir.

23/02/2023 tarihli ara karar uyarınca "davacı tarafın ticari defter ve belgelerinin HMK 218 maddesine göre şirket merkezinde yerinde, davalı taraf kendi defterlerini sunmuş ise mahkememiz kaleminde incelenerek asıl dava ve birleşen dava gözden kaçırılmadan , asıl dava açısından 12/11/2020 tarihli, duruşmada belirtilen uyuşmazlık noktaları, 09/12/2021 tarihli duruşmada alınan 1 nolu ara karar, 03/11/2022 tarihli duruşmada alınan 3 nolu ara karar, yetersiz ve gerekçesiz olmakla birlekte talimat ile alınan rapor - ek rapor ve bunlara karşı taraflarca yapılan itirazlar, birleşen dava açısından ise davacı ...'ın davalılardan cari hesap alacağının olup olmadığının (birleşen dosya ve icra dosyası incelenerek) tespiti için dosyanın mahkememizce resen seçilecek bir finans, bir akaryakıt uzmanı, birde borçlar hukuku alanınad nitelikli hesaplama uzmanına tevdi edilerek, gerekçeli ve denetime el verişli rapor tanzim edilmesinin istenilmesine, " şeklinde karar verilmiştir.

Birleşen dosya itirazın iptali istemine ilişkin olup ... 9. İcra Müdürlüğnüün ... Esas nolu icra dosyası incelendiğinde ...tarafından davalı şirket ve ...hakkında 30/01/2019 tarihinde başlatılan ilamsız takip ile 12.022,82 TL cari hesap alacağının avans faiziyle birlikte tahsili hususunda ilamsız takip başlatıldığı, borçlular tarafından süresinde sunulan itiraz dilekçesi ile yetkiye, borca ve ferilerine itiraz edildiği görülmüştür. Taraflar arasında imzalanan sözleşme ve protokollerde ... Mahkeme ve İcra Müdürlükleri yetkili kılındığından icra müdürlüğü yetkilidir. Birleşen dosyada davacı taraf cari hesap ekstresini dosyaya sunmuştur. Davacı vekiline süre verilerek birleşen dosyada talep etmiş oldukları cari hesap alacağının neye ilişkin olduğunu açıklaması istenilmiş, davacı şirket vekili 01/09/2022 tarihli açıklama dilekçesinde cari hesap alacağına ilişkin faturaların otomosyon bakım ve servis bedeli ve gecikme bedeli faturalarına ilişkin olduğunu belirterek dilekçesi ekinde birtakım faturalar sunduğu görülmüştür. Bunun üzerine yine davacı vekiline süre vererek sunmuş olduğu faturalarda yazılı fiyat farkının ve gecikme faizini açıklayarak bu bedellerin neye ilişkin olduğunu hesap tarzını ve dayanağını göstermesi istenilmiş, davacı vekili 17/11/2022 tarihli dilekçesinde "Bakım ve servis bedeli ile birlikte ay sonu itibari ile bayinin cari kaydında herhangi bir gecikme olup olmadığı kontrol edilerek ilgili ayın sonu itibari ile ödenmeyen cari kaydı bulunması halinde aynı zamanda gecikme bedeli de hesaplanmak sureti ile aynı faturada bu bedele yer verilmektedir. Söz konusu fatura içeriğinde bahsi geçen gecikme bedeli buna ilişkindir. Yine aynı şekilde fiyat farkı bedeli olarak belirtilen husus ise; bayi ile ürün alımına ilişkin belirli bir oran üzerinden anlaşılmakla birlikte anlaşılan fiyata göre eksik kalan bir hesaplama olması halinde ay sonu itibari ile düzenlenen faturaya yansıtılan bedel fiyat farkı bedeli olarak adlandırılmaktadır.

" şeklinde beyanda bulunmuştur.

Mahkememizce resen belirlenen akaryakıt uzmanı, akaryakıt hukuku bilirkişisi ve finans uzmanı tarafından hazırlanan 07/08/2023 tarihli kök rapor incelendiğinde, davalı şirket tarafından mahkeme kalemine teslim edilen ticari defter ve belgelerin incelendiği, yine davacı şirketin ticari defter ve belgelerinin incelendiği, davacı dağıtıcı şirketin 30/01/2019 takip tarihi itibariyle davalı şirketten 3.538,04 TL alacaklı olduğunu, raporda devamla " Taraflar arasında münakit 28.12.2013 tarihli taahhütnamede, davalı, davacıdan (5) yıllık sözleşme 25/12/2013 -25.12.2018) döneminde (750 m3 x 57) 3.750 m3 beyaz ürün almayı Tahhüt ettiği sözleşme hitamında ve/veya her bir yıllık sözleşme süresinin sonunda hesaplanacak eksik kalan miktar üzerinden ton başına 60 USD üzerinden hesaplanacak kar mahrumiyetini davacı şirkete ödemeyi kabul ve taahhül etmiştir. Davacı şirketçe 25.12.2013-25.12.2014 döneminde eksik alınan 92 m3, 25.12.2014-25.12.2015 döneminde eksik alınan 373 m3, 25.12.2015-25.12.2016 döneminde eksik alınan 527 m3 25.12.2016-25.03.2017 döneminde eksik alınan (22.948-750=22.198 m3) üründen sonra itirazı kayıt konulmadan yeniden ürün verilmesi ve sözleşmenin ifasına devam edilmesi halinde, davacı şirket TBK'nın 179/2.maddesi (BK'nın 158/2 md) gereği geçmiş yıllara yönelik olarak cezai şart isteminde bulunamaz. Davacının davalıya beyaz ürün verdiği zamanlarda itirazı kayıt ileri sürmediği, geçmiş yıllara ilişkin haklarını saklı tutmadığı, dava dosyası ile sabit olmakla davacı davalıdan geçmiş yıllar için (92+373+527)= 992 m3 beyaz ürün için eksik ifaya dayalı cezai şart talebinde bulunamaz. TBK.m.l15 yönünden davacının ticari faaliyetini yetkili makamlar tarafından verilen izne dayanarak yürütmekte olmakla en hafif kusurundan dahi sorumludur. Takdir yüce mahkemenindir. (Yargıtay (11). HD.nin 19.10.2015 gün ve E.2015/328, K.2015/13002 sayılı ilamı da bu doğrultudadır: “Davacı, 29.12.2005 tarihli bayilik sözleşmesi uyarınca her yıl için 1600 m3 ürün alımı konusunda davalının taahhüdü olduğunu, sözleşmenin 5 yıl sonra Rekahet Kurulu kararı ile sona erdiğinde, davalının eksik ürün alımı nedeni ile sözleşmede öngörülen cezai şartı ödemesi gerektiğini belirterek, cezai şart isteminde bulunmuştur. Sözleşmede 2005 yılından itibaren her yıl 1600 m3 ürün alınacağı taahhüt edilmiştir. Eksik alınan üründen sonra itirazı kayıt konulmadan yeniden ürün verilmesi ve sözleşmenin ifasına devam edilmesi halinde, TBK'nın 179/2.maddesi (BK'nın 158/2 md) gereği geçmiş yıllara yönelik olarak cezai şart isteminde bulunumayacağından, mahkemece davacının ürün verdiği zamanlarda itirazı kayıt ileri sürüp sürmediği, geçmiş yıllara ilişkin haklarını saklı tutup tulmadığı belirlenerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu sebeple bozulmusı gerekmiştir. ) Davacının talebi 28.12.2013 t. Taahhütnamede öngörülen (5) yıllık 3.750 m3 (yıllık 750x5 =3.750 m3) beyaz ürün asgari alım taahhüdünü (28.12.2016 itibariyle 992 m3) ifa etmeyerek sözleşmenin ihlaline dayalı tazminat talebidir. Davacı davalıdan asgari alım taahhüdünü ifa etmemesinden dolayı 28.12.2013 t. Taahhütnamede öngörülen ceza-i şartı talep etmektedir. Borçlu edayı gereği gibi ve vaktinde yerine getirseydi alacaklının mameleki ne durumda olacak idiyse, bu durumla eylemli durum arasındaki fark müspet zarardır. Diğer bir anlatımla müspet zarar, sözleşmenin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesinden doğan zarardır; kuşkusuz kâr mahrumiyetini de içine alır. Müspet zarar, alacaklının ifadan vazgeçerek zararının tazminini istemesi halinde söz konusu olur; sözleşme ortadan kalkmamaktadır. yalnızca alacaklının ifaya ilişkin talep hakkının yerini müspet zararının tazminine dair talep hakkı alır. Burada sözleşmenin feshedilmesinden değil, borcun ifa edilmemesinden doğan zararın söz konusu olduğu göz ardı edilmemelidir. Bayilik sözleşmesi sürekli borç ilişkisi doğurmaktadır. Sürekli borç ilişkisinden doğan fesih ve olağanüstü fesih denilen yollarla sona erdirilmesi mümkündür. Eğer sözleşme süresi içinde ortaya çıkan bir sebep taraflardan birisi için sözleşmeye devamı çekilmez kılmakta ise; sözleşme belirli süreli yapılmış olsa dahi, bu sebep “haklı sebep” olarak sözleşmeyi sona erdirmeye neden olabilir. Dava konusu olayda, davalının sözleşme döneminde asgari alım taahhüdünün (750:12=) 62,500 m3 olduğu, 28.12.2013-28.12.2014 döneminde davacının davalıya teslim ettiği beyaz Ürün miktarı yılık 658 m3 (aylık 58,833 m3), 28.12.2014-28.12.2015 döneminde davacının davalıya teslim ettiği ürün miktarı yıllık 377 m3 (aylık 31,417 m3), 28.12.2015-28.12.2016 döneminde davacının davalıya teslim ettiği ürün miktarı yıllık 223 m3 (aylık 18,583 m3) olduğu, davacının davalıya gönderdiği ... yev nolu ihtarnamede davalıya asgari alım taahhüdünü (yıllık 750 m3, aylık 62,500 m3) ihlal ettiği gerekçesi ile (3) yıllık toplam (992 m3 x 60 USD=) 59.520 USD cezai şarı tutarını ödemesini talep etliği, buna karşılık davalının ... Noterliği kanalıyla gönderdiği ...yevmiye no'lu ihtarname ile aradaki sözleşmeyi yakıt verilmediği iddiası ile feshettiği anlaşılmaktadır. Davalı tarafından fesih sebebi olarak ileri sürülen yakıt verilmemesi iddiası, huzurdaki dosyada ispat edilemediğinden feshin haklı olduğuna ilişkin bir kanaate varılamamış fakat buna karşılık olarak davacı tarafından da sözleşmenin feshi akabinde dahi davalıya yakıt verildiği ticari kayıt ve defterlerden tespit edilmiştir. Hukukumuzda fesih bozucu yenilik doğuran bir eylem olarak değerlendirilmekte ise davacı tarafından bir yandan feshe dayalı sözleşmede kararlaştırılan cezai şart talebinde bulunulması bir yandan da sözleşmenin ifasına devam edilmesi çelişkili bir eylem olarak değerlendirilmektedir. Bu maddi vakıaların varlığı karşısında feshin haklılığı ve cezai şartın talep edilip edilemeyeceği hususunda hukuki takdir hakkı Sayın Mahkemeye aittir. Ceza-i Şart Tazminatı Talebi Yüce mahkeme, 09.12.1021/6 nolu celsede talimat bilirkişisinin görevini, Bilirkişilere davalı şirketin ticari defler ve belgeleri üzerinde HMK 218 maddesine göre yerinde inceleme yetkisi de verilerek tüm dosya kapsamı dikkate alınarak, davalının fesih nedeninin haklı olup olmadığı, davacının eksik alım iddiasının olması nedeni ile sözleşme kapsamına göre eksik alım miktarı ile cezai şart bedelinin hesaplanması yine fesih haksız ise erken fesih nedeni ile cezai şart talebinin değerlendirilmesi, bilirkişiler tarafından cezai şart miktarlarının, davalı tarafın ticari defter-belgelerini ve bilançolarına göre cezai şartın fahiş olup olmadığı, davalı şirketin ekonomik mahfına sebebiyet verip vermeyeceği hususunda rapor tanzim edilmesinin istenilmesine, şeklinde belirlemiştir. Huzurdaki davada uyuşmazlık. taraflar arasında münakit 28.12.2013 tarihli (5) yıl süreli Akaryakıt Bayilik Sözleşmesinin feshi nedeniyle davacının davalıdan 50.000 USD tutarında ceza- i şart talebinde bulunup bulunamayacağı, noktasında toplanmaktadır. Taraflar arasında münakit 28.12.2013 tarihli (5) yıl süreli Akaryakıl Bayilik Protokolünün “Şart-ı Ceza Uygulaması” başlıklı (4). maddesi aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir “... ile BAYI arasındaki akaryakıt bayilik sözleşmesinin, akaryakıt bayilik sözleşmesi için belirlenen süreden önce BAYİ tarafından haksız ve hukuka aykırı bir şekilde feshedilmesi halinde; ... 'in BAYİ eylemleri sebebiyle oluşun zarar-ziyan ve tazminat hakları saklı kalmak ve ...'in akaryakıt bayilik ilişkisini fesh edip etmeme seçimlik hakları saklı kalmak üzere: BAYİ ve/veya GARANTÖR ...'in ilk yazılı talebinde ve ...'in hiçbir kanuni merasim yürütmesine gerek olmaksızın 50. 000 USD (Elli bin Amerikan DOLARI) tuturındaki parayı, ... 'e nakden ve defaten ödemeyi kabul, beyan ve taahhüt eder, Davacı vekili 10.01.2020 h. tarihli dava dilekçesinde; 25.12.2013 t. Bayilik sözleşmesi davalı eski bayi tarafından tek taraflı olarak haksız ve kötüniyetli olarak feshedilmiş olduğundan, davacı müvekkilin protokol ve bayilik sözleşmesinde düzenlenen tüm yaptırımları davalı aleyhine uygulama hak ve yetkisi doğmuş olup taraflar arasında imzalanan bayilik protokolünün 4. maddesi uyarınca da belirlenen cezai şart tutarını da talep edebileceği açıktır. Bu nedenle taraflar arasındaki sözleşmenin erken feshinden kaynaklı 50.000 USD cezai şart bedelinin de davalıdan tahsilini. talep etmiştir. Dava konusu olayda, yüce mahkemece davacının davalıdan 50.000 USD tutarında cezai- şart talebinde bulunabileceği görüşüne varıldığı takdirde, ceza-i şartın fahiş olup olmadığının ve tenkisinin gerekip gerekmediğinin de değerlendirilmesi gerekmektedir. Böyle bir iddianın TTK.m.22 ve TBK.m.27 hükümleri gözönüne alınarak çözüme kavuşturulması gerekmektedir. TTK.m.22 hükmüne göre: “Tacir sıfatını haiz borçlu, Türk Borçlar Kanununun 121 inci maddesinin ikinci fikrasıyla 182 nci maddesinin üçüncü fıkrasında ve 525 inci maddesinde yazılı hâllerde, aşırı ücret veya veza kararlaştırılmış olduğu iddiasıyla ücret veya sözleşme cezasının indirilmesini mahkemeden isteyemez". TBK.m.27 hükmüne göre ise: "Kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarını aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür. Sözleşmenin içerdiği hükümlerden bir kısmının hükümsüz olması, diğerlerinin geçerliliğini etkilemez. Ancuk, bu hükümler olmaksızın sözleşmenin yapılmayacağı açıkça anlaşılırsa, sözleşmenin tamamı kesin olarak hükümsüz olur”. Yargıtay vermiş olduğu bir kararında, “davalı taşımacılık kooperatifi olup, akaryakıt satım işletmeciliği yaptığı da gözetildiğinde tacir olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece bu durumda TTK.nun 24. maddesindeki cezai şartın tenkis edilemeyeceği hükmü gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir" hükmüne yet vermiştir (Y. 19. HD.'nin E. 1999/4667. K. 1999/7746 sayı ve 16.12.1999 tarihli kararı). Ancak başka bir kararında “TTK'nun 24. müddesi gereğince tacir sıfatını haiz borçlu BK.nun 161/3. maddesinde yazılı cezai şartın indirilmesini mahkemeden isteyemez ise de hükmedilecek ceza ekonomik yönden davalının mahfına sebep olması halinde cezadan indirim isteyebileceği uygulamada kabul edilmektedir. Bu durumda mahkemece davalının bu savunması gözetilerek sözleşmede öngörülen cezai şart niteliğindeki alacak isteminin, davalının ticari işletmesinin boyutu itibariyle ekonomik yönden mahfına sebep olup olmayacağı. binnetice tenkisi gerekip gerekmediği araştırılmadan eksik inceleme ile karar verilmesinde isabet görülmemiştir" hükmüne yer vererek işletmenin mahfına yol açan cezai şartın indirilebileceği yönünde karar verilmiştir (Y. 19. HD.'nin E. 2004/9148, K. 2005/5709 sayı ve 18.05.2005 tarihli kararı). Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da vermiş olduğu bir kararında, "Ticaret Kanunu'nun 24. Maddesi, Borçlar Kanunu'nun 161. maddesinin son fıkrasına yaptığı yollamadan da anlaşılacağı gibi. yalnız "fahiş olsa dahi cezai şartın indirilemeyeceği” esasını kabul etmiştir. Yoksa ahlak ve adaba ve emredici hükümlerinin koyduğu kurallara aykırı olan cezai şartın geçerli olmasını kabul etmemiştir, maddede bu sonucu veren bir hüküm yoktur. Fahiş cezai şartın tenkisini önleyen bir hüküm ister bulunsun, ister bulunmasın cezai şartın ahlaka ve adaba, emredici hükümlere aykırılığı sebebiyle iptal edilmesine bu durumun bir etkisi olamaz” hükümlerine yer vererek aynı yönde görüş belirtmiştir (YHGK'nın E. 1970/1053, K. 1974/222 sayı ve 20.03.1974 tarihli kararı). Dolayısıyla davalının mahvına sebep olacak bir cezai şartın varlığı halinde cezai şart tazminatının tenkis edilmesi gerekmektedir. Bu konuda, TTK. m. 376 hükmü kıyasen dikkate alındığında, esas itibariyle Özvarlığının üçte ikisini kaybedecek seviyeye kadar cezai şart tazminatının tahsili mümkündür. Davalı şirket tarafından, dava konusu tazminatın TCMB 10.01.2020 dava tarihi itibariyle efektif satış kuru (1 USD = 5,8907 TL) üzerinden (50.000. USD x 5,8907 TL=) 294.535,00 TL tahsil edilmesi halinde davalı şirketin Özvarlığının (4.185.000,00 TL) üçte ikisinin (2.790.000,00 TL) kaybına yok açmayacağı bu konuda takdirin tamamen Sayın Mahkeme'de olduğu kanaatine ulaşılmaktadır Sözleşmenin tarafları. sözleşme konusu iş alanında faaliyet göstermekte olan şirketler; yani tacirlerdir. O halde, davalının ticari işletmesinin faaliyet alanına ilişkin olarak yapmış olduğu dava konusu sözleşmedeki cezai şart miktarının indirilmesini talep etme imkanı bulunmamaktadır. Ancak Mahkeme, istisnai olarak; kararlaştırılan cezanın tacir olan borçlunun iktisaden mahvına neden olacak derecede ağır ve yüksek olması halinde, Türk Borçlar Kanunu'nun 27. Maddesi gereğince adap ve ahlaka aykırı

sayarak tamamen veya kısmen iptaline karar verebilir. Nitekim bu husus Yargıtay'ın kararlılık gösteren içtihatlarıyla da benimsenmiştir. Yukarıda da arz edildiği üzere, ceza miktarının aşırı olup olmadığına hakim takdir hakkını kullanarak serbestçe karar verecektir. Hakim, takdir hakkına dayalı olarak karar verirken alacaklı ve borçlunun ekonomik durumlarını, alacaklının çıkarlarını ve özellikle uğradığı zararın miktarını, borçlunun kusurunu, barca aykırılığın ağırlığını, sözleşmenin türünü ve süresini göz önünde tutar. TTK m22, tacir sıfatını haiz borçlunun hakimden aşırı ceza koşulunun indirilmesini isteyemeyeceği hükmünü içermektedir. Ancak tacir sıfatını haiz borçlu, sözleşmenin içerdiği ceza koşulu miktarının ekonomik mahvına neden olacak derecede yüksek olduğu, bu nedenle ticari kişilik hakkına adalet ve hakkaniyete aykırı bulunduğu gerekçesiyle tamamen kaldırılmasını veya makul bir düzeye indirilmesini isteyebilir. Bu hususta nihai değerlendirme ve takdir tamamen Sayın Mahkemeye aittir. Ariyet Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak Talebi, Yüce mahkeme 09.12.2021/96 nolu celsede Talimat Bilirkişisinin görevini; Davacı tarafından davalıya ariyet sözleşmesi ekinde verilen 4 adet dalgiç pampa, 3 adet 3*6 akaryakıt pompası, | adet 7.5 ... Kompresör, 1 adet jeneratörün aynen iadesi olmadığı takdirde bedeli davacı tarafından tülep edilmiş olup, öncelikle keşif sureti ile bu ariyetlerin sabit (kalıcı) yatırım mi yoksa zarar görmeden sökülüp karşı tarafa teslim edilmesi mümkün olan teferruat mı olduğunun tevpit edilerek dahu sonradan eğer sabit (kalıcı Jyatırım niteliğinde ise Yargıtay 19 Hukuk Dairesinin 2014/14683 esas 7015/3097 karar nolu ilamında da belirtildiği üzere bu ekipmanların halen akaryakıt istasyonunda mevcut olup olmadığı, davalı tarafça kullanılıp kullanılmadığı bunların taşınmazın değerini bir artırım. fuyda sağlayıp sağlamadığı, bu yatırımların kullanılmak sureti ile davalının ticari faaliyetini sürdürüp sürdürmediği tespit edilerek yatırımların yapıldığı yıl ve kullanım süreleri de dikkate alınarak dava tarihi 'ü bari ile hali hazırdaki ekonomik değerlerinin yukarıdaki anlatılan kriterlere göre tespit edilmesine, Eğer bu ekipmanlar teferruat niteliğinde ise aynen mevcut olup olmadığı, ve ekipmanların kullarım tarihlerine ve yıpranma durumlarına da dikkat edilerek dava tarihi olan 10/01/2020 tarihi itibari ile değerlerinin tespit edilmesi, şeklinde belirlemiştir. Ariyet: Ariyet, bir akittir ki onunla ariyet veren bir şeyin bedava kullanılmasını ariyet alana bırakmak ve alan da o şeyi kullandıktan sonra geri vermekle yükümlü olur. (TBK.m.379-385) Mahallinde yapılan teknik tespit sonucu düzenlenen 20.05.2022 tarihli Talimat Bilirkişi Raporunda; Bedeli istenen Ariyet sözleşmesinde belirtilen makine ve ekipmanlar gayri faal olan işyerinde mevcut olduğu, bakım, kalibrasyon ve tabancaların yasal metrolojik kontrollerinin yapılarak damgalanması sonucunda faal olabileceği, ayrıca uygun olarak sökülüp taşınması halinde, kullanılabileceği, söküm, dayıma ve montaj hariç ikinci el ederlerinin dava tarihi itibariyle;

  1. Dalgıç Pompa... 4 adet x 7.000 = 28.000 TL

  2. Dispenser (6 tabancalı) 3 adet x 40.000 = 120.000 TL

  3. Kompresör ... 1 adet x 7000 = 7.000 TL

  4. Jenaratör .... 1 adet X 65000 = 65.000 TL Olmak üzere taplam 220.000 TL olduğu tespit edilmiştir. riyete konu malların sabit (kalıcı) yatırım niteliğinde olmadığı sabit olmakla, davacının, aralarında münakit ariyet sözleşmesine istinaden davalıdan ariyet bedeli olarak toplam 220.000 TL tutarında alacak talebinde bulunabileceği yönünden oluşan Talimat Bilirkişi Raporuna Kurulumuzca iştirak edilmiştir. Sonuç olarak dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonucu bilirkişi görüşü; Taraflar arasında münakit (5) yıl süreli 28.12.2013 tarihli Akaryakıt Bayilik Sözleşmesinin davalı tarafından 15.07.2017 tarihinde tek yanlı olarak feshi ile sona erdiği, davacının davalıya keşide ettiği ... yev. nolu ihtarnamesine istinaden davalıdan 28.12.2013. 28.12.2016 döneminde (3) yıllık asgari alım taahhüdünün eksik ifa edilmiş olması sebebine binaen sözleşmenin bitim tarihinden (15. 07.2017) yaklaşık 2,5 yıl sonrasındaki bir tarihte (10.01.2017) huzurdaki esas davanın açıldığı, Davacının davalı şirket ile arasında münakit 28.12.2013 t. Bayilik Anlaşmasına istinaden, davalı şirkete ön görülen beş yıllık sözleşme süresinde gerçekleştirilecek yıllık 750 m3 üzerinden toplam (750x5 =) 3. 750 m3 (aylık 62,500 m3) Asgari Alım Taahhüdünün sözleşmenin 28.12.2013. 28.12.2016 arasındaki (3) yıllık dönemine isabet eden 992 m3 lük kısmı için (992 m3 x 60 USD=) 59.520 USD tutarında ceza. i şart talebinde bulunabilmesi için gerekli kanuni ve akdi şartların oluşmadığı, Davacının, davalı şirket ile aralarında

münakit 28. 12.2013 tarihli (5) yıl süreli Bayilik Anlaşmasının (4).maddesi hükmüne istinaden 50. 000 USD tutarında erken feshe dayalı cezai şart tazminatt talebi hakkında ; Davalı tarafından fesih sebebi olarak ileri sürülen yakıt verilmemesi iddiası huzurdaki dosyada ispat edilemediğinden feshin haklı olduğuna ilişkin bir kanaate varılamamış fakat buna karşılık olarak davacı tarafından da sözleşmenin feshi akabinde dahi davalıya yakıt verildiği ticari kayıt ve defterlerden tespit edilmiştir. Hukukumuzda fesih bozucu yenilik doğuran bir eylem olarak değerlendirilmekle ise da davacı tarafından bir yandan feshe dayalı sözleşmede kararlaştırılan cezai şart talebinde bulunulması bir yandan da sözleşmenin ifasına devam edilmesi çelişkili bir eylem olarak değerlendirilmektedir. Bu maddi vakıaların varlığı karşısında feshin haklılığı ve cezai şartın talep edilip edilemeyeceği hususunda hukuki takdir hakkı Sayın Mahkemeye aittir. Davacının, taraflar arasında münukit 28.12.2013 tarihli Ariyet Sözleşmesine istinaden davalılardan toplam 22.,000,00 TL tuturında alacak talebinde bulunabileceği, Birleşen davada, davacının takip tarihi (30.01.2019) itibariyle takip borçlusu-davalılardan 3.538,04 TL tutarında cari hesap alacağını (bakiye) talep edebileceği," şeklinde görüş bildirmişlerdir.

Rapora karşı taraf vekillerince itiraz dilekçesi sunulmuştur. Mahkememizin 09/11/2023 tarihli duruşmasında "Dosyanın en son bilirkişi heyetine tevdi ile, davalı şirkete ait ticari defter ve belgeler davalı vekilince koliler içerisinde mahkememiz kalemine teslim edilmiş olup, mahkememiz kalemine bilirkişilerce gelinerek davalı tarafa ait ticari defter ve belgelerin mahkememiz kaleminde inceleyerek ve bu hususunda ek rapora yazılarak, (gerekmesi halinde davacı tarafında ticari defter ve belgelerinin de HMK 218 maddesi gereğince merkez adresinde incelenerek) rapora karşı davacı ve davalılar vekilince yapılan itirazların değerlendirilerek, özellikle davacının cari hesap alacağının gerekçeli ve denetime el verişli olarak tespit edilerek, yine fesihten sonra davacı tarafın davalıya ürün verip vermediğinin gerekçeli ve denetime el verişli şekilde irdelenerek, fesihten sonra ürün verilmemiş ise dosya içerisine bırakılan İstanbul BAM 13 Hukuk Dairesinin 2019/744 esas, 2021/182 karar sayılı ilam ile dikkatli şekilde irdelenerek tonaj taahhüdü ile ilgili cezai şart talep edip edemeyeceğini, gerekçeli ve denetime el verişli şeklide tespit edilerek ek rapor hazırlanmasının istenilmesine" şeklinde karar verilmiştir.

08/01/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda : "Taraflar arasında münakit 28.12.2013 t. Taahhütnamede, davalı, davacıdan (5) yıllık sözleşme dönemi içinde (25.12.2013-25.12.2018) döneminde (750 m3 x 5=) 3.750 m3 beyaz ürün almayı taahhüt ettiği, sözleşme hitamında ve/veya her bir yıllık sözleşme süresinin sonunda hesaplanacak eksik kalan miktar üzerinden ton başına 60 USD üzerinden hesaplanacak kar mahrumiyetini davacı şirkete ödemeyi kabul ve taahhüt etmiştir. Davacı şirketçe 25.12.2013-25.12.2014 döneminde eksik alınan 92 m3, 25.12.2014- 25.12.2015 döneminde eksik alınan 373 m3, 25.12.2015-25.12.2016 döneminde eksik alınan 527 m3 25.12.2016-25.03.2017 döneminde eksik alınan (22.948-750=22.198 m3) üründen sonra itirazı kayıt konulmadan yeniden ürün verilmesi ve sözleşmenin ifasına devam edilmesi halinde, davacı Şirket TBK'nın 179/2.maddesi (BK'nın 158/2 md) gereği geçmiş yıllara yönelik olarak cezai şart isteminde bulunamaz. Davacının davalıya beyaz ürün verdiği zamanlarda itirazı kayıt ileri sürmediği, geçmiş yıllara ilişkin haklarını saklı tutmadığı, dava dosyası ile sabit olmakla davacı davalıdan geçmiş yıllar için (92+373+527=) 992 m3 beyaz ürün için eksik ifaya dayalı cezai şart talebinde bulunamaz. Dava konusu olayda, davalının sözleĢme döneminde asgari alım taahhüdünün (750:12=) 62,500 m3 olduğu, 28.12.2013-28.12.2014 döneminde davacının davalıya teslim ettiği beyaz ürün miktarı yılık 658 m3 (aylık 58,833 m3), 28.12.2014-28.12.2015 döneminde davacının davalıya teslim ettiği ürün miktarı yıllık 377 m3 (aylık 31,417 m3), 28.12.2015-28.12.2016 döneminde davacının davalıya teslim ettiği ürün miktarı yıllık 223 m3 (aylık 18,583 m3) olduğu, davacının davalıya gönderdiği ... yev nolu ihtarnamede davalıya asgari alım taahhüdünü (yılık 750 m3, aylık 62,500 m3) ihlal ettiği gerekçesi ile (3) yıllık toplam (992 m3 x x60 USD=) 59.520 USD cezai şart tutarını ödemesini talep ettiği, buna karşılık davalının ... Noterliği kanalıyla gönderdiği ... yevmiye no’lu ihtarname ile aradaki sözleşmeyi yakıt verilmediği iddiası ile feshettiği anlaşılmaktadır. İstanbul (8). Noterliği kanalıyla gönderilen ... yev nolu ihtarnamenin tetkikinden (1)., (2). Ve (3).dönemler için süresinde ihtirazi kayıt konulmaksızın edimlerin ifasına devam edilmesi, (4).dönem için (28.12.2016-28.12.2017) ihtirazi kayıt konulmadan ifaya devam edilmesi nedeniyle davacı-karşı davalının ilk (3) yıl için ceza-i şart talep edemeyeceği, ancak taraflar arasındaki sözleşmenin 15.05.2017 tarihinde sona erdiği hususunda ihtilaf bulunmadığından, sadece son yıla/(4).döneme (28.12.2016-28.12.2017) ilişkin cezai şart isteminde bulunabileceği (Yargıtay 19. HD E.2015/18494, K.2016/3582, Yargıtay (11).HD’nin 18.12.2022 gün ve E.2021/3470, K.2022/814 ve İstanbul BAM (13) HD’nin 15.02.2021 gün ve E.2019/744, K.2021/182 sayılı kararları da bu doğrultudadır). Buna göre, sözleşmenin son yılında (28.12.2016-28.12.2017) kurulumuzca, davalının (750.000-45.856=) 704.144 m3 eksik alım yaptığı tespit edildiğinden, davacı tarafça (704.144 x 60 USD=) 42.208,64 USD cezai şart alacağı talep edebilecektir. Sonuç olarak dava dosyası üzerinde yapılan ek inceleme sonucu bilirkişi görüşü; Taraflar arasında münakit (5) yıl süreli 28.12.2013 tarihli Akaryakıt Bayilik Sözleşmesinin davalı tarafından 15.07.2017 tarihinde tek yanlı olarak feshi ile sona erdiği, davacının davalıya keşide ettiği 29.11.2016/17093 yev. nolu ihtarnamesine istinaden davalıdan 28.12.2013-28.12.2016 döneminde (3) yıllık asgari alım taahhüdünün eksik ifa edilmiş olması sebebine binaen sözleşmenin bitim tarihinden (15.07.2017) yaklaşık 2,5 yıl sonrasındaki bir tarihte (10.01.2017) huzurdaki esas davanın açıldığı, Davacının davalı şirket ile arasında münakit 28.12.2013 t. Bayilik Anlaşmasına istinaden, davalı şirkete ön görülen beş yıllık sözleşme süresinde gerçekleştirilecek yıllık 750 m3 üzerinden toplam (750x5=) 3.750 m3 (aylık 62,500 m3) Asgari Alım Taahhüdünün sözleşmenin 28.12.2013-28.12.2016 arasındaki (3) yıllık dönemine isabet eden 992 m3 lük kısmı için (992 m3 x 60 USD=) 59.520 USD tutarında ceza-i şart talebinde bulunabilmesi için gerekli kanuni ve akdi şartların oluşmadığı, Davacının davalı şirket ile aralarında münakit Bayilik Anlaşmasına istinaden sözleşmenin 28.12.2016-28.12.2017 arasındaki (4).dönemi (son dönem) için gerçekleşen noksan ifadan mütevellit (704,44 m3 x 60 USD=) 42.208,44 USD tutarında ceza-i şart talebinde bulunabileceği, Davacının, davalı şirket ile aralarında münakit 28.12.2013 t. (5) yıl süreli Bayilik Anlaşmasının (4).maddesi hükmüne istinaden 50.000 USD tutarında erken feshe dayalı ceza-i şart tazminatı talebi hakkında; Davalı tarafından fesih sebebi olarak ileri sürülen yakıt verilmemesi iddiası, huzurdaki dosyada ispat edilemediğinden feshin haklı olduğuna ilişkin bir kanaate varılamamış fakat buna karşılık olarak davacı tarafından da sözleşmenin feshi akabinde dahi davalıya yakıt verildiği ticari kayıt ve defterlerden tespit edilmiştir. Hukukumuzda fesih bozucu yenilik doğuran bir eylem olarak değerlendirilmekte ise da davacı tarafından bir yandan feshe dayalı sözleşmede kararlaştırılan cezai şart talebinde bulunulması bir yandan da sözleşmenin ifasına devam edilmesi çelişkili bir eylem olarak değerlendirilmektedir. Bu maddi vakıaların varlığı karşısında feshin haklılığı ve cezai şartın talep edilip edilemeyeceği hususunda hukuki takdir hakkı Sayın Mahkemeye aittir. Davalı şirketin ekte sunulu 2022 yılına ait Kurumlar Vergisi Beyannamesi içeriğinde mevcut; 31.12.2021 tarihli bilançosuna göre; tamamı ödenmiş esas sermayesi 4.650.000 TL olduğu, şirketin esas sermayesinin 2.632.010,22 TL lık kısmını (%56,22) yitirdiği, 2.017.989,78 TL lık kısmını (%43,78) aktifinde muhafaza ettiği, 31.12.2022 tarihli bilançosuna göre; tamamı ödenmiş esas sermayesi 4.650.000 TL olduğu, davalı şirket esas sermayesinin 4.122.721,51 TL lık kısmını (%88,66) yitirdiği, 527.278,49 TL lık kısmını (%11,34) aktifinde muhafaza ettiği, davalı şirketin 31.12.2022 t. itibariyle TTK.m.376 yönünden borca batık durumda olduğu, davacının talep edebileceği yoksun kalınan kardan mütevellit ceza-i şart tutarının 42.208,44 USD, sözleşme ihlalinden mütevellit ceza-i şart tutarının 50.000 USD olmak üzere toplam (42.208,44+50.000,00=) 92.208,44 USD ye, davalı şirketin 30.12.2022 t. itibariyle özvarlık tutarının (1 USD = 18,7601 TL) kuru üzerinden (527.278,49 : 18,7601=) 28.106,38 USD ye isabet etmiş olmakla hesaplanan ceza-i şart tutarının (92.208,44 USD) davalı şirketin ekonomik yönden mahvına sebebiyet verebilecek nicelikte olduğu, hesaplanan toplam ceza-i tazminat tutarından (92.208,44 USD) indirim yapılması ve yapılacak indirim oranının tespitinin münhasıran mahkemenin takdirinde olduğu, 6. Davacının, taraflar arasında münakit 28.12.2013 t. Ariyet Sözleşmesine istinaden davalılardan toplam 220.000,00 TL tutarında alacak talebinde bulunabileceği, 7. Birleşen davada, davacının takip tarihi (30.01.2019) itibariyle takip borçlusu-davalılardan 3.538,04 TL tutarında cari hesap alacağını (bakiye) talep edebileceği, yolunda oluşmuştur. " şeklinde görüş bildirmişlerdir.

Davacı vekili dosyaya 21/03/2024 tarihinde ıslah dilekçesi sunmuş olup ıslah dilekçesi incelendiğinde, satış taahhüdünün ihlalinden doğan cezai şart alacağı için daha önce 1.000 USD istediklerini, bu miktarı arttırarak toplamda 101.728,44 USD ye çıkardıklarını, ariyet ve demirbaşların iadesi ile ilgili talepleri kapsamında dava değerini 1.000 TL gösterdiklerini, bu miktarı da 219.000 TL arttırarak toplamda 220.000 TL'ye çıkardıklarını ifade etmiştir.

Davacı vekili ıslah dilekçesinde tonaj taahhüdünden kaynaklı cezai şart alacağını 101.728,44 USD'ye çıkardığını belirtmiş olup dava tarihinden önce ... 8. Noterliğinin ... tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesinde belirtilen 59.520 USD ile bilirkişi heyetinin ek raporda belirttiği ve 28/12/2016- 28/12/2017 arasındaki son dönem için hesapladığı 42.208,44 USD cezai şart miktarını toplayarak buna yönelik talep miktarını 101.728,44 USD ye çıkarmıştır. Ek rapor üzerine davacı vekilince sunulan itiraz ve beyan dilekçesinde bilirkişi heyeti ek raporunda ariyet ve demirbaşlar bakımından 28/12/2012 tarihli ariyet sözleşmesi uyarınca 220.000 TL tutarında alacak talebinde bulunabileceği yönündeki tespiti kabul ettiklerini bu tespite bir diyecekleri olmadıklarını belirtmiş, davalılar vekili de 10/02/2024 tarihli dilekçesinde bilirkişiler tarafından saptanan cezai şartın müvekkilinin mahvına neden olacağını ileri sürmüştür.

Toplanan tüm deliller ve alınan bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde, dağıtıcı şirket olan davacı taraf dava tarihinden önce ... 8. Noterliğinin... tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile sözleşmenin birinci dönemi olan 28/12/2013- 28/12/2014 tarihleri için eksik alım nedeniyle 5.520 USD, sözleşmenin ikinci yılı olan 29/12/2014- 28/12/2015 dönemi için 22.380 USD , sözleşmenin üçüncü yılı için 29/12/2015 - 25/11/2016 dönemi için 31.620 USD olmak üzere toplam 59.520 USD cezai şart talebinde bulunmuş olup sözleşmenin ihtarnamede belirtilen 3 yıllık dönemi için cezai şart istenip istenemeyeceği tek tek değerlendirildiğinde, yerleşik yargıtay içtihatlarına göre, eksik alınan üründen sonra itirazi kayıt konulmadan yeniden ürün verilmesi ve sözleşmenin ifasına devam edilmesi halinde geçmiş yıllara yönelik cezai şart isteminde bulunumayacağından, davacı taraf 29/11/2016 tarihli ihtarı ile geçmiş yıllar olan sözleşmenin birinci ve ikinci yılları için cezai şart talebinde bulunmuş ancak sözleşmenin birinci ve ikinci yıllarının bitiminden sonra yeniden ürün vermeden önce cezai şart alacağı yönünden itirazi kayıt konulmadan yeniden ürün vermesi nedeniyle sözleşmenin birinci dönemi ve ikinci dönemi için tonaj taahhüdünden kaynaklı cezai şart isteminde bulunamayacaktır. Davacı taraf sözleşmenin üçüncü yılı için ise 29/12/2015- 25/11/2016 tarihlerini belirterek, sözleşme yılı tamamlanmadan 29/11/2016 tarihinde ihtarname çektiğinden bir sureti dosya içerisinde bulunan İstanbul BAM 13. HD'nin 2019/744 Esas 2021/182 Karar nolu ilamında da belirtildiği üzere üçüncü dönem için gönderilen ihtarnamenin henüz dönem sona ermeden gönderilmesi nedeniyle bu dönem için de cezai şart talebinde bulunamayacaktır. Bilirkişi heyetinin ek raporunda da belirtildiği üzere davalı taraf dördüncü dönemi ortalarında 15/05/2017 tarihinde sözleşmeyi feshetmiştir. Yaptırılan bilirkişi incelemelerinde davalının fesih ihtarnamesinde gönderilen sebeplerin doğruluğu saptanamamış olup davalı taraf söz konusu ihtarname ile istasyonu başka bir şirket olan ...'e kiraladığını belirtmesi nedeniyle yaptığı feshin haksız olduğu sonucuna varılmıştır. Bilirkişi heyeti ek raporunda dördüncü dönem olan 29/12/2016- 28/12/2017 dönemi için cezai şart saptamış olup, yerleşik yargı kararlarında fesih yılı olan son yıl için ihtirazi kayıt konması dahi fesih yılı olduğu için cezai şart talep edilebileceği anlaşılmakla, bu son yıla ait cezai şart miktarı değerlendirildiğinde, dördüncü dönem yıl sonuna kadar devam etmemiş olup 15/05/2017 tarihinde fesih gerçekleşmiştir. Satış taahhütnamesinde de sözleşme dönemi tamamlanamadığında kıstelyevm (gün hesabına göre) tonaj taahhütnamesinin hesaplanılması ile ilgili hüküm bulunması nedeniyle bunun dikkate alınması gerekmektedir. Davalının bir yılda 750 m3 beyaz ürün alması gerekmekte olup 28/12/2016 ile 15/05/2017 arasında 137 gün bulunmaktadır. 365 günde 750 m3 ürün alması gerekiyor ise 137 günde 281,50 m3 ürün alması gerekir. Bilirkişi ek raporuna göre ise davacı 45,56 m3 ürün almıştır. 281,50 m3'ten aldığı 45,56 m3 ürün çıkartıldığında söz konusu dönem için eksik alınan miktar 235,94 m3'tür. M3 başına 60 USD cezai şart öngörüldüğünden 235,94 m3 X 60 USD = 14.156,40 USD yapmaktadır. Davacı tarafından tonaj taahhüdüyle ilgili gönderilen ihtarname ilk üç yıla ait olduğundan son dönem için ihtarname bulunmadığından son dönem için davalı taraf temerrüde düşmemiştir. Davacının diğer bir istemi sözleşmenin haksız ve erken feshi nedeniyle ariyet protokolünün 4/son maddesinde belirlenen 50.000 USD'lik cezai şartın tahsiline ilişkindir. Davalı tarafın feshinin haksız olduğu sonucuna varıldığında davacının bu cezai şart miktarını istemesi haklıdır. Davalı taraf cezai şartın fahiş olduğunu ve müvekkili şirketin mahvına sebebiyet vereceğini ileri sürmüş olup bilirkişi heyeti de ek raporlarında davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarına göre belirlenen cezai şart miktarının davalı şirketin ekonomik mahvına sebebiyet vereceğini belirtmeleri nedeniyle belirlenen cezai şart miktarından mahkememizce %50 oranında indirim yapıldığında tonaj taahhüdü nedeniyle 7.078,20 USD, erken ve haksız fesih nedeniyle ise 25.000 USD cezai şartın dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte, davalı şirket ile garantör aynı zamanda müteselsil kefil bulunan...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine şeklinde hüküm kurmak gerekmiştir. Eksik tonaj nedeniyle cezai şart miktarı 14.156,40 USD saptanmış ve yukarıda açıklandığı şekilde mahkememizce 1/2 indirim yapılmış yine 50.000 USD miktarlı cezai şarttan da 1/2 indirim yapıldığında yerleşik yargıtay kararları gereğince mahkememizce indirim yapıldığından indirim yapılan kısımla ilgili olarak davacı aleyhine davalı lehine vekalet ücreti ve yargılama gideri takdir edilmemiştir.

Davacının bir diğer talebi davalıya vermiş olduğu ariyetlerinin teslimi, teslimi mümkün olmaması halinde bedelinin tahsiline yöneliktir. Ariyet sözleşmesi ve ekindeki teslim belgesi incelendiğinde, 4 adet dalgıç pompa, 3 adet 36 akaryakıt pompası , 1 adet 7,5 ... kompresör , 1 adet jeneratörün davalı tarafa teslim edildiği, yapılan keşif ve bilirkişi incelemelerinde de bu demirbaşların halihazırda dava konusu yerde mevcut bulunduğu bilirkişi heyetlerince değerlerin tespit edildiği ve toplam değerlerinin 220.000 TL olduğu, davacı tarafın da bilirkişilerin bu değerlendirme ve tespitlerine itirazı bulunmadığı ve kabullerinde olduğuna yönelik açık beyanda bulunmuştur. Dava dilekçesine ekli ariyet teslim listesinde kurumsal kimlik, totem ,otomasyon gibi unsurlara da yer verilmiş ise de teslim miktarını gösterir adet kısmında bunların karşılarında adet miktarının yazılı olmadığı, keşif sırasında da bunların keşif mahallinde olduğuna yönelik bilirkişiler tarafından herhangi bir tespit yapılmadığı, ayrıca yukarıda da belirtildiği üzere dalgıç pompa , akaryakıt pompası, kompresör ve jenetarörle ilgili bilirkişilerin tespit ve değerlendirmelerin davacı vekilince açıkça kabul edilmesi nedeniyle davacının ariyetle ilgili davasının kısmen kabulü ile...-... yolu üzeri no:59 Bakır ... adresinde bulunan 4 adet dalgıç pompa, 3 adet 36 akaryakıt pompası , 1 adet maksimum kapasitesi 12 bar 7,5 ... kompresör (2012 model), 1 adet ... Marka jeneratörün söküm masraflarının davalılara ait olması koşulu ile davalılar tarafından sökülerek hasarsız bir şekilde (taşıma masrafları davacıya ait olmak kaydı ile) davacıya teslimine, ayrıca hüküm tarihinden sonra kararın kesinleşmesine ve infazına değin geçecek süre dikkate alınarak İİK'nın 24/4. Maddesi gereğince ve bu hususta davacının da talebi olduğundan, icra müdürlüğünce ilamın icrası sırasında bu ekipmanlar yerinde bulunamazsa bu ekipmanların değeri olan 220.000 TL'nin (bu miktarın 1.000 TL'sinin dava tarihinden kalan kısmının ise ıslah tarihi olan 21/03/2024 tarihinden itibaren ) davalı şirket ile garantör aynı zamanda müteselsil kefil bulunan ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine şeklinde hüküm kurmak gerekmiştir.

Birleşen dava yönünden ise bilirkişi kök ve ek raporunda takip tarihi itibariyle davacının cari hesap alacağının 3.538,04 TL olarak saptandığından itirazın iptali davasının kısmen kabulüne ve kabul edilen kısım yönünden %20 oranında icra inkar tazminatına aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

Asıl Dava Açısından

  1. A. Davacının Cezai şart talebinin kısmen kabulü ile 7.078,20 USD tonaj taahhüdünü ihlal, 25.000 USD erken fesih nedeniyle cezai şart olmak üzere toplam 32.078,20 USD cezai şart bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek 3095 Sayılı Kanun gereğince devlet bankalarınca 1 yıl vadeli USD cinsinden açılmış mevduat hesabına uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanması suretiyle davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

Davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine,

  1. B. Davacının ariyetlerle ilgili davasının kısmen kabulü ile, .... ... adresinde bulunan 4 adet dalgıç pompa, 3 adet 3*6 akaryakıt pompası , 1 adet maksimum kapasitesi 12 bar 7,5 ... (2012 model), 1 adet ... Marka jeneratörün söküm masraflarının davalılara ait olması koşulu ile davalılar tarafından sökülerek hasarsız bir şekilde (taşıma masrafları davacıya ait olmak kaydı ile) davacıya teslimine,

İİK'nın 24/4. Maddesi gereğince icra müdürlüğünce ilamın icrası sırasında, bu ekipmanlar yerinde bulunamazsa bu ekipmanların değeri olan 220.000 TL'nin (bu miktarın 1.000 TL'sinin dava tarihinden kalan kısmının ise ıslah tarihi olan 21/03/2024 tarihinden itibaren ) avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

Davacının ariyetlerle ilgili fazlaya ilişkin isteminin reddine,

  1. Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden 63.254,83 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

  2. Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden 78.220,49 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

  3. Davacı tarafından peşin yatırılan 27.936,26 TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken

ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

  1. Davacı tarafından yapılan 62,20 TL ilk masraf, 20.800,00 TL bilirkişi ücreti, 2.340,00 TL tebligat, tezkere, keşif harcı, araç ücreti olmak üzere toplam 23.202,20 TL yargılama giderinin kabul ve red oranı dikkate alınarak 10.210,00 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılasına,

  2. Gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde resen yazı işleri müdürünce ilgilisine iadesine,

  3. Zorunlu arabuluculuk kapsamında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabulucu ücretinin kabul ve red oranı dikkate alınarak 740,00TL'sinin davacıdan, 580,00 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,

  4. Bu dava sebebiyle 27.936,26 TL karar ve ilam harcı alınması gerektiğinden peşin alınan (davada 5.214,82 TL + ıslah harcı 59.503,89 TL olmak üzere toplam =) 64.718,71 TL'den mahsubu ile fazla alınan 36.782,45 TL harcın karar kesinleştiğinde istek üzerine davacıya iadesine,

Birleşen Dava Açısından

  1. Davacının davasının kısmen kabulü ile davalıların ... 9. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı icra dosyasına yapmış oldukları itirazın kısmen iptali ile takibin 3.538,04 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, 707,60 TL icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

Davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine,

  1. Davacı kendini vekil ettirdiğinden 3.538,04 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

  2. Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden 8.484,78 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

  3. Davacı tarafından peşin yatırılan 145,21 TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

  4. Davacı tarafından yapılan 92,20 TL ilk masraf, 75,00 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 167,20 TL yargılama giderinin kabul ve red oranı dikkate alınarak 55,00 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılasına,

  5. Gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde resen yazı işleri müdürünce ilgilisine iadesine,

  6. Zorunlu arabuluculuk kapsamında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.600,00 TL arabulucu ücretinin kabul ve red oranı dikkate alınarak 1060,00TL'sinin davacıdan, 540,00 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,

  7. Bu dava sebebiyle 427,60 TL karar ve ilam harcı alınması gerektiğinden peşin alınan 145,21 TL'nin mahsubu ile kalan 282,39 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,

Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 18/07/2024

Başkan

¸e-imzalıdır

Üye

¸e-imzalıdır

Üye

¸e-imzalıdır

Katip

¸e-imzalıdır

¸

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

vedolarıbaşlıklıbirleşen-ŞartDayalıİadesiHaksızdavadaİddiasınagerekçeBedelininFesihistanbulAriyetlerinTahsilidosyadaCezaigarantörcevapdelillerİstemicezai

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim