İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/1058 E. 2024/423 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2014/1058
2024/423
6 Haziran 2024
T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2014/1058 Esas
KARAR NO : 2024/423
DAVA : Bankacılık işleminden kaynaklanan maddi tazminat istemi.
DAVA TARİHİ : 27/11/2013
KARAR TARİHİ : 06/06/2024
DAVA: Davacı vekili İstanbul Asliye hukuk Mahkemesine vermiş olduğu dava dilekçesinde ; davalı ...'ın yetkisi olmaksızın vakıf hesabına yaptığı tasarruf ile ve yetkisi olmadığını bilmesi gereken davalı ... Banka Aş'nin bu tasarrufların yapılmasına engel olmaması nedeniyle, müvekkilinin, banka hesabındaki paraların yitirilmesi nedeniyle uğradığı 335.000USD(673.584,50TL) Merkez Bankası'nın belirlediği kur üzerinden zararın giderilmesi istemine ilişkin dava açtıklarını belirterek dilekçenin devamında, müvekkili vakfın o tarihteki yönetim kurulu başkanı merhum ... aracılığıyla ve yönetim kurulu kararıyla davalı bankadan hesap açtırdığını, yönetim kurulu tarafından vakıf yetkilisine gerekli yetkinin verildiğini, bu yetkinin vakıf yetkilisi ...'ın vakıf adına bankalarda hesap açtırma, vakıf adına çek imzalama, para çekme, para yatırma ve her türlü işi takip etmeyi kapsadığını, davalı ...'ın müvekkili vakfın yetkilisi ...'ın kendisine şahsı adına verdiği kişisel vekaletname ile bankadaki vakıf hesabında çok sayıda tasarrufta bulunduğunu, bu tasarruflar arasında vakıf adına açılmış olan hesabın ... - ... müşterek hesabına dönüştürüldüğünü, akrabası ... (...)'nun hesabına havale yapıldığının da yer aldığını, bu işlemlerin tamamının ... 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... nolu dosyasında olduğunu, müvekkili vakfın o tarihteki yetkilisi ...’ın davalı ...’a verdiği ... 15. Noterliğin ‘de ... yev. no ile ... tarihli vekâletnamede vakıf hesabından tasarrufta bulunma yetkisinin kesinlikle olmadığını, sözü geçen vekâletnamedeki yetkilerin yalnızca İsmet Karaca'nın kendi adına olan banka hesaplarında işlem yetkisini içerdiğini, sahip olmadığı bir yetkiyi kullanma suretiyle vekil eden davacı vakfı zarara uğratan davalı ... hakkında ... tarafından ... C. Savcılığına şikâyette bulunulduğunu ve bu davalı hakkında ... 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ... esas sayısı ile görülmekte olan dava açıldığını ve davanın halen devam ettiğini, ceza mahkemesinin iddianamesi incelendiğinde vakfın parasının ne şekilde ve ne miktarda çekildiğinin belirtildiğini, banka kayıtları celp edildiğinde başkaca paraların çekilmiş olduğu anlaşılırsa bununla ilgili her türlü haklarının da saklı tutulmasını, ...'ın emekli banka müdürü olduğunu, emekli banka müdürü olan davalı ...'ın her hal ve karda ... tarafından kendisine verilen vekâletnamede yer alan yetkinin yalnızca ...’a ait banka hesaplarında işlem yapmayla ilgili olduğunu çok iyi bilmesi gerektiğini, bunu bilmesine rağmen müvekkilinin vakıfa ait hesaplarında ilgili işlemler yapmasının hiçbir hukuki gerekçesi olmadığını, bu olaydan davalı ...Ş.'nin de kusurlu olduğunu, yetkisi olmayan ...'ın hesaptaki paralarla ilgili tasarruflara engel olmadığını, davalı bankanın yetki olmaksızın vekil eden müvekkil vakıfa ait hesabın davalı banka tarafından müşterek hesaba dönüştürülmesine, sonra da bu hesaptaki paraların başka hesaplara nakledilmesine izin vermiş olması, davalı banka bakımından, vekil edene karşı sözleşmeye aykırılık nedeniyle sorumluluğunu gerektirdiğini, davalı bankanın gerekli özeni göstermediğini, davalı bankanın çalışanlarının ifa yardımcısı konumunda olduklarını, onların davranışı nedeniyle davalı bankanın sorumluluğu kusurlu olunmadığı savunması ile bertaraf edilemeyeceğini, davalı banka çalışanı ile ilgili ... C. Başsavcılığına ... hazırlık numarasıyla şikâyette bulunulduğunu, vakfın eski başkanı ...'a ... çalışanı ... tarafından, davalı ...’ın vakfın paralarını yetkisiz olarak çektiğini bildirmesi üzerine ...'ın ...’ı şahsi vekâletnamesinden azlettiğini, daha sonra da çok büyük bir depresyona girdiğini, hem kendi şahsi parasının kaybolması hem de Türkiye’de başta ... olmak üzere Türk hekimlerine yardım eden bu vakfın paralarının bu şekilde yok edilmesinden ötürü kendisini manevi olarak sorumlu tutup intihar ettiğini beyanla müvekkilinin uğradığı zararı ileride fazlaya dair haklarının saklı kalmak ve artırabilmek kaydı ile şimdilik harca esas alınacak dava değeri olarak 10.00 TL miktarındaki zararının dava tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin de davalılara müştereken ve müteselsilen yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı ...ş. Vekili Cevap dilekçesinde ; müvekkili bankanın eski ticaret ünvanının Bank ... Aş olduğunu, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsiz olduğunu, bankacılık işlemlerinden kaynaklanması nedeniyle Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğunu, davacının dava dilekçesinde, 335.000USD (673.584,50TL)'nin tazmini kapsamında şimdilik 10.000TL üzerinden davayı açtığını ancak söz konusu para çekme işleminin 335.000USD olmayıp sadece 335 USD olduğunu, davanın zaman aşımına uğradığını, davanın ... mirasçılarına ihbar edilmesi gerektiğini, davacı vakfın yetkilisi olan mütevefa ... tarafından 30/11/2004 tarihinde bankaları ile, bankacılık hizmetleri çerçeve sözlemesi imzalandığını akabinde davacı vakıf adına müşteri numarası olarak ... numarasının tanımlandığını, USD, TL , EURO bazlı vadesiz hesaplar açıldığını ve bu hesaplar üzerinden bankacılık işlemlerinin yapıldığını, bu hesapların iddia edildiği gibi müşterek hesapları olmadığını, hiçbir zamanda müşterek hesap haline getirilmediğini, müşterek hesap ile ilgili davacı tarafın iddialarının yersiz olduğunu, para çekme işleminin ...'ın bilgisi ve talimatı ile gerçekleştiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde: Dava değeri belli olduğu halde eksik harç ile ikame edilen davanın 6100 sayılı yasanın 109/2 maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, davacı vekilinin beyanlarının aksine müvekkilinin dava dışı müteveffa ... tarafından verilmiş ... 15. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesini kullanarak hiçbir zaman para çekmediğini, diğer davalı ...Ş. ... Şubesi'n den 2008 tarihinde çekilen dava konusu meblağın da vekalet ile çekilmediğini, davanın kabulü durumunda dahi açılan iş bu davanın hukuka aykırı eylemin icra edildiği tarihten 5 yıl 6 ay sonra açıldığını, müvekkili ... hakkında ... 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile yargılama yapıldığını, bahsi geçen dosyanın müştekileri arasında iş bu davanın davacısının bulunmadığından zamanaşımı definin ileri sürülmesine mani bir durumun teşkil etmeyeceğini, hiçbir işlemi kabul etmemekle birlikte dava dilekçesinin ekinde sunulan bilirkişi görüşünde de ...'ın da davacı .... Aleyhine işlemler yaptığının beyan edildiğini, davacı vekili tarafından sunulan dilekçenin 2. Ve 3. Sayfasında müteveffa ...'ın adı geçen firmanın zararına olacak şekilde yapmış olduğu iş ve işlemler nedeniyle duyduğu pişmanlıkla ilgili değerlendirmeler yapıldığını, ...'ın bilerek veya bilmeyerek o tarihte yöneticisi olduğu ... İsimli firma aleyhine yapmış olduğu işlemler nedeniyle uğranıldığına inanılan bir zarar var ise bu zararın telafisi için ikame edilecek davaya müteveffanın mirasçılarının da dahil edilmeden devam edilmesinin mümkün olmadığını, ... CBS tarafından yürütülen soruşturma dosyasından da anlaşılacağı üzere söz konusu talimatın yazıldığı tarih itibariyle ... A.Ş.'deki hesap sahiplerinden bir tanesinin de ... olduğunu, ... ile ...'ın müşterek hesaplarını o tarihte birbirlerine duydukları sonsuz güven içerisinde, herhangi bir kötüniyet beslemeden suç kastı olmaksızın serbestçe kullandıklarını, müvekkilinin müşterek münferit hesaptan çektiği paranın 335.000 USD olmayıp sadece 335 USD olduğunu, davacı vekili dava dilekçesinde bahsettiği iddianamede müvekkilinin vekaletnameyi kullanarak ortak hesaptan çektiği parayı kendi hesabına aktardığı şeklinde beyanda bulunduğunu ancak ilgili iddianameye dayanak yapılan belgeden de anlaşılacağı üzere o tarihte adı ... A.Ş. Olan bankanın ... CBS'ye hitaben göndermiş olduğu...tarih ve ... sayılı yazı olduğunu, dekont incelendiğinde de çekilen para miktarının 335 USD olduğu ve hatta parayı ödeyen vezne görevlisinin de 310-120-1-10-1*5=335 biçiminde döküm yaptığının görüleceğini, ... CBS tarafından tanzim olunan iddianamede müvekkili ... tarafından bankadan çekildiği iddia olunan paranın 334.665 USD artırıldığını ki bunun herhangi bir yasal dayanağının olmadığını, muhtemelen sehven yapıldığını veya göz yanılsaması mahsulü olduğunu, iddianameye hazırlayan sayın Cumhuriyet savcısının göz yanılması neticesinde okuduğu miktarı doğal olarak çok yüksek bulduğu için işbu davayı açmış olduğunun kuvvetle muhtemel olduğunu, müvekkilinin kendisine ait binlerce doları var iken ve yine vekalet yoluyla da binlerce dolara hükmetmesi mümkün iken topu topu 335 dolar için güveni kötüye kullanmasının hayatın olağan akışına uygun düşmeyeceğini, ... tarafından ...'a verilen ... 15.Noterliği'nin... tarih ve ... Yevmiye no'lu vekaletnamenin bankalar başlıklı bölümünde verilen yetkinin içeriğinin gerek yurt içinde ve gerekse yurt dışındaki tüm bankalarda adıma türk parası veya döviz hesapları açttırmaya, açılmış ve açılacak hesaplardan dilediği zaman istediği kadar para çekmeye, tamamını çekip hesapları kapattırmaya, ahzu kabza, mukabilindeki evrak ve vesikaları imzalamaya, T.C. Dahilindeki bilimum bankalardan, finans kurumlarından ve sair kredi veren kuruluşlardan kredi talep etmeye, almaya, ahzu kabza, banka mevduatı dahilinde akdi icap eden kredi muameleleri, taahtüname, borçlanma sözleşmelerini imzalamaya biçiminde olduğunu beyanla huzurdaki davanın eksik harç ile ikame edilmiş olması nedeniyle dava şartı yokluğundan reddine, zamanaşımı nedeniyle usulden reddine, her iki talebin reddi halinde dava dilekçesindeki anlatımlar ve esasa dair beyanlar dikkat alındığında davanın müteveffa ... mirasçılarına ihbar edilmesine, haksız ve hukuka aykırı ikame edilen davanın esastan reddine, yargılama giderlerinin karşı taraf yükletilmesine 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 4667 Sayılı Kanunla değişik 164/son fıkrası uyarıca karşı taraf vekalet ücretinin avukat olarak adına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE :Dava, davacı vakfın davalı bankadaki hesabından usulsüz para çekildiği iddiası ile açılmış maddi tazminat davasıdır.
Deliller ;
... 2 Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından 30/05/2014 tarihli karar ile söz konusu davanın bankacılık işlemine dayalı olması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesinin değil Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu belirtilerek görevsizlik kararı verilmiştir ve dosya mahkememizin yukarıda esasına kayıt edilmiştir.
Dava dilekçesine ekli olan davacı vakıfa ait 12/01/2006 tarihli yönetim kurulu kararı incelendiğinde, vakıf adına vakıf başkanı ...'ın vakıf adına çek tanzim etme, para yatırma, para çekme, her türlü işi takip ve icra yetkisi verildiği görülmüştür.
Dava dilekçesine ekli olan ... 15 Noterliğine ait....tarihli ... yevmiye numaralı düzenleneme şeklindeki genel vekaletname incelendiğinde, ... tarafından Nermin Özcan'a gerek yurt içinde gerekse yurt dışındaki tüm bankalarda adına Türk Parası veya döviz hesapları açtırmaya, açılmış ve açılacak hesaplardan dilediği zaman istediği kadar para çekmeye, tamamını çekip hesapları kapatmaya, ahzu kabza yetki verildiği görülmüştür.
... CBS Sahtecilik Dolandırıcılık Bürosu tarafından düzenlenen soruşturma numarası..., iddianame numarası ... olan iddianame incelendiğinde, Asliye Ceza Mahkemesine hitaben iddianamenin hazırlandığı, müştekisinin ... olduğu, şüphelisinin ...olup, atılı suçun açığa imzanın kötüye kullanılması - hizmet sebebiyle emniyeti suistimal - dolandırıcılık olduğu, iddianameye göre müştekinin şikayet dilekçesinde, 2003 yılında Türkiye'ye geldiğini, banka müdürlüğünden emekli olan şüpheli ile tanıştığını, aralarında duygusal ilişki başladığını, birlikte yaşamaya başladıklarını, şüpheliye ... 15 Noterliğinin ...tarihli vekaletnameyi verdiğini, kendi adına olan hesapların müşteri ile birlikte müşterek hesaba dönüştürüldüğünü, şüphelinin müştekiye ait ...'taki hesaptaki paraları ve ... isimli kuruluşa ait ...'daki hesaplardan para çektiğini, ...'dan çekilen para miktarının 335.000USD olduğunu ifade ettiği bu iddialar üzerine şüpheli hakkında kamu davası açıldığı, ... 3 Asliye Ceza Mahkemesince 23/05/2011 tarihl... esas ... karar sayılı ilamı ile Ağır Ceza Mahkemesinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verildiği dosyanın ... 3 Ağır Ceza Mahkemesinin ... esasına kaydı yapıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonucunda 06/06/2011 tarih ve ... karar nolu ilam ile Ağır Ceza Mahkemesinin görevli olmadığı, görevli mahkemenin Asliye Ceza Mahkemesi olduğuna ilişkin karar verildiği verilen karara karşı Yargıtay'a temyiz yoluna gidildiği, Yargıtay 5 Ceza Dairesince Ağır Ceza Mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırıldığı, dosyanı ... 3 Ağır Ceza Mahkemesinin ...nolu esasına kaydının yapıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonucunda 29/12/2015 tarihli ve 2015/408 karar sayılı ilam ile para çekme miktarının 335.000USD olmayıp , 335,00USD olduğu, bu paranın çeklime hususunda ise katılanın talimatının olup olmadığının netleştirilmediği ancak gerek iddia edilen rakamlar ile çekilen rakamlar ve gerekse katılan ve sanık arasındaki dosyaya yansıyan ilişki nazara alındığında , çekilen bu miktarın katılanın şifai talimatı ile çekildiği kanaatine varılmakla yüklenen suçların sanık ... tarafından işlediği sabit olmadığından beraatine karar verildiği görülmüştür. Karar karşı temyiz yoluna gidilmiş olup, Yargıtay 11 Ceza Dairesi 22/09/2021 tarih 2021/31014 esas 2021/7056 karar sayılı ilamında sanık ... Hakkındaki açığa imzanın kötüye kullanılması suçundan dolayı zaman aşımı nedeniyle düşmesine karar verildiği, nitelikli dolandırıcılık ve hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçlarından verilen beraat kararı yönünden ise ; "2-)Sanığın, duygusal ilişki yaşadığı müteveffa ...'dan geniş kapsamlı vekaletname aldığı, bu vekaletname ile adı geçen müteveffaya ait banka hesaplarından bilgisi dışında para çektiği, söz konusu vekaletnamede vakfa ilişkin yetkisi olmadığı halde, müteveffanın başkanı olduğu vakfa ait hesaptan da paralar çekerek kendi şahsi hesaplarına aktardığı, bu kapsamda vakfa ait ... isimli bankadaki hesaptan 25.04.2005 tarihinde 335.000 Dolar çektiği, 06.05.2008 tarihinde ise müteveffanın kendisine açığa imzalı olarak vermiş olduğu belgeyi ödeme talimatı haline getirerek ...'taki banka hesabından 112.996 euro çekerek yarar sağlamak suretiyle nitelikli dolandırıcılık ve hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçlarını işlediği iddia olunan olayda; Sanığın, müteveffaya ait ...Şubesinde bulunan banka hesabından para çekip şahsi hesabına aktardığı iddiası ile ilgili olarak herhangi bir araştırma yapılmamış olması, katılanlar vekili tarafından soruşturma aşamasında sunulan 29.01.2009 tarihli uzman mütalaasında müteveffaya ait ...Bankası ... Şubesindeki hesaptan da para transferleri yapıldığının belirtilmesi, para çekildiği iddia edilen suça konu banka hesaplarına ilişkin herhangi bir bilirkişi incelemesi yapılmamış olması ve sonradan doldurulduğu iddia edilen 06.05.2008 tarihli belge üzerinde de herhangi bir imza-yazı incelemesi yapılmadığının anlaşılması karşısında, gerçeğin hiç kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından; müteveffa ...'a ait ... Şubesindeki hesaptan belirtilen dönemlerde sanığın para çekip çekmediği ilgili bankadan sorularak, çekti ise buna ilişkin tüm banka kayıtları getirtilip, diğer banka şubelerinden gelen ilgili belgelerle birlikte dosyanın alanında uzman bilirkişi heyetine tevdii sağlanıp, sanığın suça konu banka hesaplarından belirtilen dönemlerde para çekim işlemi ve para transferi yapıp yapmadığı, yaptı ise bu işlemleri hangi banka şubesindeki hesaptan, hangi dayanak belgeye istinaden, kimin adına, hangi tarih ve tutarlarda yaptığı, bu banka hesaplarının kimin adına kayıtlı olduğu, bu hesaplarda sanığın müşterek hesap sahibi olup olmadığı ve münferiden para çekme yahut transfer etme yetkisinin bulunup bulunmadığı, suça konu para çekim işlemlerinin ve para transferlerinin akıbetlerinin ne olduğu, bu paraların sanığın uhdesinde bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise zarar miktarının ne kadar olduğu hususlarında ayrıntılı ve denetime elverişli bir rapor alınması, ...Şubesine hitaben yazılmış olan üçlü hesaba ilişkin 17.12.2004 tarihli belge ile 112.996 Euroluk para çekme işlemine ilişkin 06.05.2008 tarihli belge asıllarının getirtilip dosya içerisine alınarak, sanığın ve müteveffa ...'ın karşılaştırmaya esas olabilecek samimi imza ve el yazısı örneklerinin temin edilip, belge asıllarıyla birlikte gönderilmek suretiyle, uzman bilirkişi veya kurulundan aldırılacak raporla, söz konusu belgeler üzerindeki el yazıları ile imzaların kime ait olduklarının ve 06.05.2008 tarihli belgede bulunan el yazıları ile müteveffa ... adına atılı bulunan imzanın aynı kalem ürünü olup olmadığının kesin olarak belirlenmesi, suça konu belgedeki metin kısmının sonradan doldurulup doldurulmadığının tespit edilmesi, müteveffa ...'ın 06.05.2008 tarihinde yurt dışında bulunup bulunmadığı da araştırılarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik inceleme ile sanığın beraatine hükmedilmesi," nin bozmayı gerektirdiği belirtilerek Ağır Ceza Mahkemesine ait kararın bozulduğu görülmüştür. Bozma üzerine dosya .... 3 Ağır Ceza Mahkemesinin ... esasına kaydı yapılmıştır. ... 3 Ağır Ceza Mahkemesince bozma kapsamında dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir, 29/03/2022 tarihli rapor incelendiğinde bilirkişi heyetinin emekli banka müdürü, adli tıp uzmanı, ve finans ve bankacılık alanında uzman bilirkişilerden oluştuğu, ...'dan 335,00USD ile Anadolu Bank'tan 112.99EURO'nun çekilme işlemlerinin incelendiği, raporun sonuç kısmında " ... 15. Noterliğinin ..tarih, ... yevmiye numaralı vekaletnamesinin bulunması, bazı işlemlerde hesap sahibinin talimatının ve/veya dekontta birlikte imzasının yer alması, hesap sahibine belirli dönemlerde hesap özeti verildiğinin görülmesi, hasap sahibinin bu yazılardan sonra veya bilahare işlemlere itiraz etmemiş olması karşısında ..., ... ve ...'de gerçekleştirilen işlemlerin bankacılık usul ve esasları doğrultusunda mevzuata uygun ödemeler olduğu değerlendirilmektedir. ...'ın ... hesabından 112.996 Euronun ...'a ödenmesi talimatının üzerinde farklı kalemle ve farklı kişilerce yazıldığı anlaşılan farklı yazıların bulunduğu; belge üzerindeki imzalar ve yazılar içinde sadece ... adına atfen atılı imzanın ...'ın mukayese imzaları ile tersim tarzı, istif, eğim, seyir, sürat, baskı derecesi, gelişmişlik ve alışkanlıklar yönünden benzerliği bulunduğundan ...'ın eli mahsulü olduğu; belge üzerindeki yazılardan ... Şubesi" yazısının ... imzasında kullanılan kalem ile benzer renk ve uç kalibresinde kalem olduğu ancak bu yazının ve diğer yazıların ...'ın yazı örnekleri ile tersim tarzı, istif, eğim, seyir sürat baskı derecesi, işteklik ve alışkanlıklar yönünden farkları bulunduğundan ...'ın eli mahsulü olmadığı anlaşıldığından açığa atılı imzadan yararlanılarak düzenlenmiş belge olduğu kanaatine varılmıştır ...'a ait hesapların,...'ın da kullanabileceği şekilde ortak hesap haline getirilmesi, ...'a vekalet verilmesi, ortak hesap, vekalet veya talimatlarla ...'a paralar ödenmesi, bu hesaplardan ...'ın bireysel veya ortak hesaplarına paralar aktarılması, aktarılan paraların gerekçe ve tutarları bu rapor kapsamı dışında olarak değerlendirilmiştir. " denilerek görüş bildirildiği görülmüştür. ... 3 Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda 28/09/2023 tarih ... esas, ... karar sayılı ilamı ile " 28/03/2023 tarihli bilirkişi raporuna göre sanığın katılandan aldığı vekaletnameyi bankacılık mevduatına uygun olduğu, sanığın ...'tan çekmiş olduğu paraları katılanın vermiş olduğu vekaletnameye ve talimata istinaden çektiği, bazı işlemlerde hesap sahibinin talimatının ve dekont ile birlikte imzasının yer aldığı, belirli dönemlerde hesap sabine hesap özetinin verildiği, hesap sahibinin yapılan işlemlere itiraz etmediği, yapılan işlemlerden katılanın haberdar olduğu gerekçesi ile tekrar ...'ın beraatine karar verildiği, karara karşı temyiz yoluna gidildiği görülmüştür. ... CBS'na ait ...soruşturma numaralı, ... karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar incelendiğinde, müştekisinin ... , şüphelilerinin ise ... AŞ ile yöneticileri olan..., ... , ... ve ...'tan çekildiği iddia edilen miktarın 335.000USD olmayıp , 335,00USD olduğu belirtilerek ve gerekçeleri de açıklanarak, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, söz konusu karara karşı ... isimli vakıf vekili tarafından itiraz edildiği, ... 6 Sulh Ceza Hakimliğinin ... d.iş ve 09/01/2024 tarihli kararı ile itirazın reddine karar verildiği ve kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleştiği görülmüştür.
Davacı ... ve ... tarafından ... Banka'nın yöneticileri olan... ve ... hakkında güveni kötüye kullanma , bankacılık zimmeti, özel belgede sahtecilik suçlaması ile şikayette bulunulduğu, ... CBS tarafından ... soruşturma numaralı ve ... karar sayılı ve 14/03/2017 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği görülmüştür.
... 15 Asliye Hukuk Mahkemesine ait ... esas sayılı dosya UYAP üzerinden istenilmiş incelendiğinde , vakıf tarafından ... hakkında vakfın paralarının haksız yere çekildiği iddiası ile haksız iktibasın tespiti ile çekilen paraların iadesi konulu dava açıldığı , mahkemece bilirkişiden rapor alındığı, mahkemece davalının haksız iktibasa dayalı olarak sebepsiz zenginleşme olgusunun araştırılmasının bilirkişiden istenildiği, bilirkişi tarafından buna ilişkin rapor verildiği dosyanın derdest olduğu görülmüştür.
Davacı vekilince, ...'ndan alınan hukuki mütalaada dava dilekçesi ekinde sunulmuştur.
Davalı banka tarafından cevap dilekçesinde belirtilen Bankacılık Hizmetleri Çerçeve Sözlemesi incelendiğinde, söz konusu sözleşmenin 30/11/2004 tarihinde ... tarafından ... adına sözleşmenin imzalandığı, hesapta tasarruf yetkisinin sözleşmenin 2.maddesinde düzenlendiği, fax ile iletilen talimatın uygulanması başlıklı sözleşmede 11.madde bulunduğu tespit edilmiştir. Yine banka tarafından sunulan ve davacı vakıfa ait 8953 müşteri numaralı USD hesabının ekstresinin dökümü verilmiş incelendiğinde, 25/04/2005 tarihinde 335USD'lik para çekme işleminin görüldüğü ayrıca ekstre incelendiğinde, ...'na ve Mithat Kıyak isimli kişileri talimat ile yapılan bir takım ödemeler olduğu, ekstrenin ekinde de ... tarafından bankaya iletilen ve ..., ...'na ödeme yapılması talimatını içeren ve ... tarafından imzalı evrakların sunulduğu görülmüştür.
Davalı bankaya yazı yazılarak, 25/04/2005 tarihinde çekilen 335 USD ile ilgili verilen talimatın gönderilmesi istenilmiş banka 11/09/2015 tarihli yazı cevabında 335USD'lik para çekme işlemi neticesinde söz konusu paranın ...'a ödendiği, söz konusu ödeminin dayanağına dair herhangi bir vakaletname ya da talimatın banka kayıtlarından tespit edilemediği bildirilerek ekinde ... Aş Teftiş Kurulu Başkanlığı'na ait 04/05/2015 tarihli raporun sunulduğu görüldü.
İş bu dava Asliye Hukuk Mahkemesine açılmış olup, Asliye Hukuk Mahkemesince dilekçeler aşamasının tamamlanmasından sonra görevsizlik kararı verilmiş ve 30/09/2014 tarihinde mahkememizin ...nolu esasını almış, ön inceleme duruşması 10/12/2014 tarihinde yapılmış, dava dilekçesinde giriş kısmında 335.000USD'lik para çekme işlemi nedeniyle şimdilik (kısmi dava kapsamında) 10.000,00TL'nin tazmini talep edilmesine rağmen ön inceleme duruşmasında davacı vekili şuan da müvekkilimin hesabından usulsüz çekilen ve aktarılan meblağların net olmadığını bu kapsamda belirsiz alacak davası açtıklarını, alacağın miktarı belli olduktan sonra ıslah edeceklerini açıklamıştır. Dava kısmi dava olarak açılmış olup, belirsiz alacak davası açıldığına dair dava dilekçesinde bir ibare yoktur. Kaldı ki davanın belirsiz alacak davası olarak açılması mümkün değildir çünkü hesap sahibi olan davacı vakıf kendine ait olan hesabın dökümünü bankadan istediğinde başkaları tarafından çekilen para miktarlarına ve tarihlerine ulaşabileceğinden açılacak davanın belirsiz alacak kapsamında olmadığı aşikardır. Daha sonra yargılamanın yapıldığı 11/03/2015 tarihli celsede alınan 4 nolu ara kararı ile davacı vekiline, dava dilekçesinde dava değerinin 335.000USD olarak belirtmesi sebebiyle talebinin 10.000,00TL olduğu dikkate alınarak HMK 119/2 ve 118/2 maddeleri gereğince 335.000USD (673.584,50TL) üzerinden eksik harcı tamamlaması için süre verilmiştir. Bunun üzerine davacı vekilince 24/03/2015 tarihinde tamamlama harcı yatırılmış ve bunun üzerine dosya heyetli ticaret mahkemesine tevdi edilmiştir.
Davalılar tarafından zaman aşımı definde bulunulması nedeniyle 25/06/2016 tarihli duruşmada alınan ara kararı ile mevduat sözleşmesi hesabı, haksız fiil hükümleri ve uzamış ceza zaman aşımı dikkate alınarak zaman aşımı defi red edilmiştir ayrıca aynı duruşmada bankaya yazı yazılarak söz konusu hesaba ait ekstrelerin gönderilmesi istenilmiştir. 03/12/2015 tarihli duruşmada da belirtildiği gibi gelen yazı cevaplarına göre ... numaralı USD hesabından...'a 2005 tarihinde 335 USD , 17/01/2006 tarihinde 1.174.000,00USD olmak üzere iki adet ödeme yapıldığının bildirildiği görülmüştür. Aynı duruşmada alınan ara kararda davacı vekiline, ... tarafından sunulan dilekçeyi inceleyerek dava konusunun hangi işlem ile ilgili olduğunu açıklaması için davacı vekiline süre verilmiştir. Davacı vekili, 15/12/2015 tarihli dilekçesinde, ... 3 Ağır Ceza Mahkemesinin ... sayılı dosyasından sunulan müfettiş raporlarında 1.174.000,00USD'lik ödemeye değinilmediğini belirterek dilekçenin sonuç kısmında dava konularını 335USD ve 1.174.000,00USD'lik iki adet ödemeyi kapsadığını ancak bunlarla sınırlı kalmadığını belirterek şimdilik 10.000,00TL'nin ödenmesi için davanın açıldığı yönünde beyanda bulunulduğu görülmüştür. Davacı vekilinin eksik harcı yatırdıktan sonra sunmuş olduğu 15/12/2015 tarihli dilekçede yine 10.000,00TL üzerinden dava açtığını belirtmesi nedeniyle, davacı vekilinden 05/05/2016 tarihli duruşmada bu husus sorulmuş ve davacı vekili beyanında dilekçedeki 10.000,00TL'nin sehven yazıldığını belirtmiştir.
... Banka tarafından 1.174.000,00USD'lik para çekme işlemine ilişkin 17/01/2006 tarihli talimatın aslı mahkememize gönderilmiş ve mahkememiz kasasına alınmış yapılan incelemede de 17/01/2006 tarihinde ... tarafından imzalanan ve bankaya hitaben yazılan dilekçe de " ... numaralı USD hesabımızdan 1.174.000,00USD'nin talimat ile Nermin Özcan'a ödenmesini rica ederiz " denildikten sonra ... adına ... denilerek imzalandığı görülmüştür.
...'ın 30/06/2009 tarihinde vefat etmesi nedeniyle, imza örnekleri duruşmada alınamamış ancak resmi kurumlardaki imzaları toplanarak yine dava konusu olan bankacılık çerçeve sözleşmesi aslı da getirilerek imza incelemesi yaptırılmış 06/06/2017 tarihli bilirkişi raporunda , 17/01/2006 tarihli Bank ... Bankası ... Şubesi altındaki imzanın ...'ın eli ürünü olduğuna dair alınan rapor dosyayı bırakılmıştır. Davacı taraf söz konusu belgedeki imzanın önce atılıp daha sonra da üzerinin doldurulduğu hususunun tespiti yönünde araştırma yapılması gerektiğini belirterek bu hususta aldığı 22/06/2017 tarihli uzman mütalaasını sunmuş , raporun sonuç kısmında inceleme konusu belgenin fotokopi olması nedeniyle değerlendirme yapılamayacağı bunun tespiti için labaratuarda inceleme yapılması gerektiği yönünde görüş bildirildiği görülmüştür.
Dosya mahkememizce resen tespit edilen bankacı bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilerek , paranın ne şekilde çekildiği, para çekmenin dayanak belgeleri incelenerek davacının davalılardan alacağı olup olmadığının tespiti istenilmiş, verilen rapor incelendiğinde, " Mahkemenin 02.11.2017 tarihli ara kararı uyarınca, ...'nın ... Şubesinde ... adına açılmış 243931 no'lu vadesiz USD Döviz Mevduat Hesabından 25.04.2005 tarihinde çekilen 335 USD ve aynı hesaptan 17.01.2006 tarihinde çekilen 1.174.000 USD ile ilgili olarak ... Şubesine ait kayıtla ve belgeler ile dosya mübrez belgeler üzerinde Heyetimizce yapılan incelemede hesabın kime ait olduğu, paranın ne şekilde çekildiği, para çekmenin dayanak belgelerinin değerlendirilme sonuçları aşağıda açıklanmıştır. ... Şubesi ile ....arasında Bankacılık Hizmetleri Çerçeve Sözleşmesi imzalanmıştır. ... Şubesi ile ... numaralı Şube müşterisi International... arasında 30.11.2004 tarihinde Bankacılık Hizmetleri Çerçeve Sözleşmesi imzalanmış olduğu, sözkonusu Sözleşmede hesap sahibinin yetkili temsilcisinin ... olduğu ,adıgeçen kişinin hesaplara para yatırma ve çekmeye yetkili olduğu tespit edilmiştir. Bankacılık Hizmetleri çerçeve Sözleşmesine istinaden Şubede üç adet döviz tevdiat hesabı açılmış olduğu, hesap numaralarını ve döviz cinslerinin aşağıdaki şekilde olduğu tespit edilmiştir. Hesap Numarası 243931 olan USD cinsi , 263095 olan Euro Cinsi , ... olan TL cinsi hesaplar bulunduğunu, ... a ait ... numaralı hesaptan 25.04.2005 tarihinde 335 USD ödenmesi işlemi ... a ait ... numaralı USD Döviz tevdiat hesabında 25.04.2005 tarihinde 337,84 USD alacak bakiyesi mevcut olduğu sırada, ... tarih ve ... numaralı kasa tediye fişi ile Şubeden diğer davalı ...'a 335.- USD nin efektif olarak ödenmiş olduğu, tahsilat imzasının ... “a ait olduğu, davacının iddiasını kanıtlayacak şekilde hesabın 335.000 USD ödemeye müsait olmadığı, davacı vakfa ait hesaptan adıgeçen kişiye 335,-USD ödeme yapılması hususunda vakıf yetkilisi ... tarafından imza edilmiş ödeme talimatı bulunmamaktadır. ...a ait ... numaralı hesaptan 17.01.2006 tarihinde 1.174.000 USD ödenmesi işlemi ...a ait ... numaralı USD Döviz tevdiat hesabında 17.01.2006 tarihinde 1.174.018,65 USD alacak bakiyesi mevcut olduğu sırada, Vakıf yetkilisi ... tarafından...Şubesine hitaben yazılan talimatta “ Nezdinizdeki ... nolu USD Hesabımızdan USD 1.174.000 nin talimatla ...'a ödenmesini rica ederiz.” (...) imzalı talimata binaen diğer davalı ...'a 17.01.2006 tarih ve ... numaralı kasa tediye fişi ile 1.174.000 USD nin efektif olarak ödenmiş olduğu, paranın Nermin Özcan imzası ile tahsil edilmiş olduğu tespit edilmiştir. Sözkonusu ödemenin Vakfın yetkilisi ... tarafından imza edilmiş talita dayandığı, işbu talimattaki ıslak imzanın ... “ın eli mahsulü olduğu hususu dava dosyasında mevcut Adli Tıp Uzmanı Dr. ... tarafından tanzim edilmiş olan 12.06.2017 tarihli Kaligrafi ve Garafolog Raporu'ndan anlaşılmıştır. Hükümetten aldıkları imtiyaza dayanarak faaliyette bulunan tacir sıfatına sahip olan aynı zamanda güven kurumu olan bankalar, ağırlaştırılmış bir objektif özen yükümlülüğü altında bulunmaktadırlar. Bunun gereği olarak, kendi çalışanlarının bu objektif özen yükümlülüğüne aykırı davranışlarından sorumludurlar. Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 10.6.2015 tarih ve E.2013/2426, K.2015/1540 sayılı Kararında da aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. "Somut olayda taraflardan birisinin banka olması nedeniyle belirtilmelidir ki; bankalar devletin yoğun denetimi ve müdahalesi altında bulunan ve kendileri için belirlenmiş özel ilkelere uymak şartıyla faaliyet gösterebilen kuruluşlardır. Bankacılık sektörüne özgü bu durum, bankalarla muhatap olan geniş halk kitlelerinin bankalara karşı özel bir güven duygusu beslemelerine yol açmaktadır. Bu taahhüdü veren bir banka olup, bir güven kurumu olarak basiretli tacir gibi davranması gerekir ve objektif özen yükümlülüğünü yerine getirmek zorundadır." Davalı banka , sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerinin yerine getirilmesi sırasında istihdam ettiği çalışanlarının somut olayda mevduat sözleşmenin diğer tarafi olan davacı yana verdikleri zararlardan da BK m.116 uyarıca sorumludur. Sonuç itibari ile, Müteveffa ... tarafından ... 15.Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletnamesi ile ...'ın şahsi hesabından para çekme olmadığı, ... a ait ... numaralı USD Döviz tevdiat hesabında 25.04.2005 tarihinde 337,84 USD alacak bakiyesi mevcut olduğu sırada, 25.04.2005 tarih ve 137 numaralı kasa tediye fişi ile Bankanın ...'a ödediği 335.- USD ye ilişkin ... yetkili temsilcisinin yazılı talimatı mevcut olmadığından dolayı parayı ödeyen davalı Banka'nın sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmesi sırasında istihdam ettiği çalışanının mevduat sözleşmenin karşı tarafi olan davacı yana verdiği zarardan BK m.116 uyarınca, parayı yetkisiz tahsil eden ...'ın da 335,-USD tutarında sorumlu bulunduğu, ili-...Şubesinde ... İnc. a ait ... nolu USD hesabından ...'a 17.01.2006 tarihinde yapmış olduğu 1.174.000 USD ödemenin ... yetkili temsilcisi ...'ın yazılı talimatına istinaden Bankaca icra edilmiş olduğu, mudinin yazılı talimatına istinaden yapılan ödemeden dolayı davalıların mali mesuliyetlerinin bulunmadığı tespit edilmiştir." şeklinde görüş bildirdikleri görülmüştür.
Taraf vekillerince bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçeleri verilmiştir.
İtirazlar doğrultusunda , dosyanın tekrar aynı Bilirkişi Heyetine tevdi suretiyle, sonuç ve kanaat kısmındaki (i) belirtilen paragrafın net olmadığı Mahkememizce anlaşılamadığı görülmekle, öncelikle ... 15 Noterliğinin söz konusu vekaletnamesinin , davacı Vakfa ait parayı çekme yetkisi verip vermediğinin, daha sonra Bankacılık Sözleşmesinin incelenerek para çekme konusunda yetki verilmesi ile hüküm olup olmadığı, ve bankada yapılan fiili uygulamalar değerlendirilerek ...'ın hangi tarihten itibaren talimata istinaden para çektiği bu hususta yerleşmiş fiili bir uygulamanın olup olmadığı ve sonuç itibariyle bu hususlar değerlendirilerek davacı ve davalıların kusur durumlarının gerekçeli ve denetime elverişli rapor ile yine rapora karşı yapılan itirazlarda tek tek irdelenerek ek rapor tanzim edilmesi istenilmiştir.
Bilirkişi heyeti 20/06/2019 tarihli ek raporlarında ; " Ara kararda incelenmesi talep edilen hususlar yönünden inceleme ...'ın ... tarihinde ... 15 Noterliğinde tanzim ettirdiği ... yevmiye sayılı Düzenleme Şeklinde Vekaletnamenin Bankalar başlıklı Bölümünde; kredi kurumlarından kredi talep etmeye, kredi almaya ahzu kabza, banka Mevzuatı dahilinde akti icap eden mukaveleleri, taahhütname, borçlanma sözleşmelerini imzalamaya ...'ı ...'ın yönetici ve yetkili temsilcisi olduğu Davacı ...ın bankalar nezdindeki hesaplarından para çekme ve yatırma hususunda ...'a verilmiş herhangi bir vekaletname sözkonusu değildir. ... tarafından 17.01.2006 tarihinde davacı Vakfin hesabından çektiği 1.174.000 USD dava dışı ... tarafından Vakıf Yöneticisi sıfatıyla vermiş olduğu yazılı ödeme talimatına dayanmaktadır. “Banka'ya karşı yalnız imza Yetkileri, imza örnekleriyle birlikte Banka ya tevdi edilen kimseler Müşteri adına hesapta tasarruf yetkisine sahiptir. Yasanın öngördüğü belgelerle birlikte bu kimselerin yetkilerinin geri alındığı ya da değiştirildiği yazılı olarak bildirilmedikçe, hesaptaki tasarruf yetkileri yürürlükte kalacaktır. Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde Yada başkaca resmi bir yayın organında, yetkinin geri alınması ya da değiştirilmesi hakkında Yapılacak olan yayınlar, Müşteri imza yetkisi olup, yetkinin münferit ya da müşterek olduğu belirtilmemişse, Banka her bir imza Yetkisinin münferit yetkiye sahip olduğunu kabul edebilir. Yetkilendirmedeki sakatlıkları va da sahtelikleri Banka'nın fark etmemiş olmasının sonuçları Müşteri'ye aittir.” verilmemiştir. Davacı Vakıf yöneticisi ...'ın yazılı talimatına istinaden yapılan ödemeden davalı bankaya kusur izafesi mümkün değildir. Bankaca yapılan işlem talimat çerçevesinde ve bankacılık teammüllerine uygundur. Vakıf hesabından ...'a yapılmış ödemenin kusur ve sorumluluğu zamanın vakıf yöneticisi ...'a ait olduğu mütalaa olunurmaktadır. 3-Davacı ... a ait ... numaralı USD Döviz tevdiat hesabından 25.04.2005 tarihinde davalı ... tarafından çekilmiş 335,00 USD ye ilişkin hesap sahibi mudinin herhangi bir talimatı bulunmamaktadır. Bankaca yapılan işlem hukuka ve bankacılık teamüllerine uygun düşmemektedir.Davacının Talimatı dışında mevduat hesabından 25.04.2005 tarihinde çekilen 335,00 USD den davalı Banka ile Nermin Özcan tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla müteselsilen sorumludurlar." denilerek kök rapordaki görüşlerinde ısrar ettikleri görülmüştür.
... 3 Ağır Ceza Mahkemesince verilen son kararda , belirli dönemlerde hesap sahibine hesap özetinin verildiği, hesap sahibinin bir itirazının olmadığı şeklinde ibare geçmesi nedeniyle, bankaya yazı yazılarak , davacı vakıfa ait hesaptan ... tarafından para çekme işlemi nedeni ile hesap sahibi ve ...'ın hesap özetlerinin hangi tarihte kaç kez gönderildiği, ...'a hesap özete gönderme işleminin ne şeklide gerçekleştiğini bildirmeleri istenilmiş. Davalı banka vekili buna ilişkin olarak sunmuş olduğu 19/03/2024 tarihli dilekçesinde, sorulan işlemlerin tarihinin çok eski olduğunu, bu nedenle istenilen belgelerin gönderilmesinin mümkün olmadığını, bu belgelerin saklanma süresinin 10 yıl olduğunu, 10 yıllık sürenin çoktan dolduğunu belirttiği görülmüştür.
Toplanan tüm deliler alınan bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde ;
Yukarıda da açıklandığı üzere dava önce Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış, dilekçeler aşaması tamamlandıktan sonra mahkemece söz konusu davanın bankacılık işleminden kaynakladığı belirtilerek görevsizlik kararı verilmiş, mahkememize dosya geldikten sonra 10/12/2014 tarihinde davacı ve davalı vekillerinin bulunduğu duruşmada ön inceleme duruşması yapılmıştır. Dava dilekçesinde açıkça 335.000USD'lik tek bir para çekme işleminden bahsedildiği belirtilerek kısmi dava kapsamında 10.000,00TL üzerinden dava açılmıştır. HMK'daki 22/07/2020 tarihli değişiklikten önceki hükümlerine göre, taraflar iddialarını ve savunmalarını dilekçeler aşaması sırasında serbestçe değiştirebilirler ve değiştirebilirler ayrıca dilekçeler aşamasından sonraki ön inceleme duruşmasında karşı taraf hazır bulunmuyor ise davalının muvaffakatına gerek kalmaksızın davacı ön inceleme duruşmasında da iddiasını değiştirip genişletebilir. İddianın genişletilmesi ve değiştirilmesi yasağı da davanın başlangıcındaki dilekçeler aşamasında ve istisnai olarak davalının ön inceleme duruşmasına gelmemesi halinde ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra başlar. Bundan sonraki iddianın genişletilmesi ve değiştirilmesi yasağı ancak davalı tarafın açık muvafakatı yada ıslah dilekçesi ile mümkündür. Dava konusu olayda, 335.000USD'lik para çekme işlemi nedeniyle şimdilik 10.000,00TL üzerinden dava açılmış o dönemde kısmi dava yasağı bulunması nedeniyle (HMK'daki kısmi dava yasağı 01/04/2015 tarihli değişiklik ile kaldırılmıştır.) mahkemece 335.000USD(673.584,50TL) üzerinden harcın tamamlanması yönünde 11/03/2015 tarihli ara kararını kurmuştur ve davacı tarafça 24/03/2015 tarihinde eksik harç yatırılmıştır. Daha sonra bankadan gelen yazı cevabında 335.000USD'lik para çekme işlemi bulunmadığı 335,00USD ve 1.174.000,00USD'lik para çekme işlemlerinin olduğunun davacı tarafça öğrenilmesi üzerine bu defa sunulan dilekçe de dava dilekçesindeki miktar içerisinde 1.174.000,00USD'nin para çekme olayının da dava konusu edildiği iddia edilmiş buna açık muvafakat edildiğine dair davalıların herhangi bir beyanına rastlanılmamıştır, kaldı ki ilk dava açıldığında davalılar tarafından sunulan cevap dilekçelerinde para çekme işleminin 335.000USD olmayıp sadece 335,00USD olduğu davalılar tarafından bildirilmesine rağmen davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde iddiasını değiştirme yasağı bulunmayan dönemde 1.174.000,00USD'lik para çekme işlemini dava konusuna dahil etmemiş en son mahkememiz müzekkeresi üzerine davalı banka tarafından gönderilen yazı cevabında 1.174.000,00USD'lik para çekme işlemini öğrenince 15/12/2015 tarihli dilekçesinde bu miktarında dava konusu olduğu iddiasında bulunmuştur. Dolayısı ile davacı taraf iddiasını genişletmiştir ve davalı tarafça buna açık muvafakat edildiğine dair herhangi bir beyan ve dilekçeye rastlanmamıştır. Yine yukarıda belirtildiği üzere dava kısmi dava olarak açılmış olup her ne kadar davacı vekili, Ticaret Mahkemesinde yapılan ön inceleme duruşmasında davanın belirsiz alacak davası olduğunu bildirmiş ise de, dava dilekçesinde belirsiz alacak ibaresi geçmediği gibi kaldı ki hesap sahibi olan davacı hesap özetine her zaman ulaşabileceğinden davanın belirsiz alacak davası olarak açılması da mümkün değildir. Davacı vekili, dilekçesinde çekilen para miktarının 335.000USD olarak bildirmiş ise de hem mahkemimizce yapılan yargılama sırasında hemde ... 3 Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama da ve alınan hesap özetlerinde bu miktarın 335,00USD olduğu tespit edilmiştir. 335,00USD miktarlı para davacı tarafın hesabından davalı ... tarafından çekilmiştir. Bu paranın ... tarafından çekilmesine ilişkin ... tarafından verilen talimat olup olmadığı bankadan sorulmuş, banka yazı cevabında buna ilişkin talimata ulaşamadıklarını bildirirek dosyaya sunamamışlardır. Dolayısı ile söz konusu talimat var ise banka bunu dosyaya sunamadığnıdan işlemin talimatsız şekilde para çekmeye yönelik olduğu ve söz konusu işlemden dolayı hem bankanın hemde ...'ın sorumluluğu bulunduğu kanaatine varılarak 335,00USD'nin dava tarihindeki kur'a göre karşılığı olan 677,37TL'nin davalılardan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesi gerektiği, bankanın buna ilişkin talimatı sunamaması nedeniyle, ... 3 Ağır Ceza Mahkemesince verilen en son beraat kararının kesinleşmesinin beklenilmesine yer olmadığı ve 335,00USD'nin karşılığı olan 677,37TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili yönünde hüküm kurulması gerektiği sonucuna varılmıştır. Dava , 335,00USD'lik para çekme işlemine ilişkin olduğu daha sonra davacının iddiasını genişleterek 1.174.000,00USD'lik para çekme işleminde dava konusuna dahil etmek üzere dilekçe verildiği, yukarıda da açıklandığı üzere davacının iddiasını genişlettiği buna davalıların açık muvafakatının bulunmadığı, kaldı ki 1.174.000,00USD'lik para çekme işleminin ... tarafından verilen yazılı talimat üzerine ... tarafından gerçekleştirildiği, söz konusu talimatın aslı temin edilerek yapılan imza incelemesinde de belge de ki imzanın ...'ın eli ürünü çıktığı, mahkememizce alınan rapor ve kök raporda da yapılan işlemlerin verilen talimat nedeniyle, bankacılık mevzuatına uygun olduğu anlaşıldığından , davacının davasının kısmen kabulüne karar verilerek, 667,37TL'nin davalılardan tahsiline, davacının fazlaya ilişkin talebinin ise aşağıdaki şekilde reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
- Davacının davasının kısmen kabulü ile,
677,37TL'nin dava tarihi olan 27/11/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
Davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine,
-
Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden 677,37TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-
Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden A.A.Ü.T. 13/3 ve 3/2 maddeleri dikkate alınarak 677,37TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
-
Davacı tarafından yapılan 28,01 TL ilk masraf , 3.500,00 TL bilirkişi ücreti, 1.145,00TL tebligat ve tezkere gideri olmak üzere toplam 4.673,01TL'nin kabul ve ret oranına göre takdiren 20,00TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Davacı tarafından peşin yatırılan 427,60 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-
Bu dava sebebiyle 427,60TL karar ve ilam harcı alınması gerektiğinden peşin alınan (başta 170,80TL + tamamlama harcı 11.335,00TL olmak üzere toplam =) 11.505,80TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 11.078,20TL karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde istek halinde davacı tarafa iadesine,
Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 06/06/2024
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır
¸
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:19