İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/267 E. 2024/369 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/267
2024/369
22 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/267 Esas
KARAR NO : 2024/369
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 02/05/2024
KARAR TARİHİ : 22/05/2024
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle;Müvekkilnin sigortalısı ait iş yerini 18.07.2022 tarihinde ... poliçe numarası ile sigortalandığını, sigortalının deposunun yola paralel perde duvarı ve tavanından gelmekte olan temiz su kaçağının raflarda bulunan mallara zarar verdiğini, bunun üzerine sigortalıya ödenen meblağın tahsili amacıyla hasar meydana gelmesinde kusuru bulunan davalı aleyhine ....İcra Müdürlüğü 2023/... ve ....İcra Müdürlüğü 2023/... esas sayılı dosya icra dosyaları açıldığını, davalının icra takiplerine itiraz ettiğini, yapılan itirazın ayrı ayrı iptalini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, dava dışı tacirin işyerinde meydana gelen hasar sebebiyle ödene tazminatın halefiyet ilkesi uyarınca davalıdan tahsili istemi ile başlatılmış olan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olay bakımından yapılan kontrolde davacı şirket ile birleşen ... Sigorta A.Ş. tarafından dava dışı ... Tic. Ltd. Şti. 'ye ait "... Mh. ... Sk. NO: ... D: ... /İst" adresindeki iş yerinin 18.07.2022 tarihinde ... poliçe numarası ile sigortalanmış olduğu, işyerinde meydana gelen 19.09.2022 tarihindeki hasar sebebiyle davacı tarafından sigortalıya ödenen toplam 104.432,00-TL hasar bedelinin davalıdan halefiyet ilkesi uyarınca rücuen tahsili için .... İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı icra takip dosyasından toplam 100.481,52 TL alacak ; .... İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı icra takip dosyasından toplam 6.552,03 TL alacak istemi ile icra takibine girişmiş olduğu, davalının itiraz etmesi üzerine takip durduğundan bahisle işbu itirazın iptali davasının açılmış olduğu görülmüştür.
6100 Sayılı HMK'nın "Dava şartlarının incelenmesi" başlığını taşıyan 115. Maddesinin 1. Fıkrası "(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." uyarınca yargılamanın her aşamasında dava şartlarının bulunup bulunmadığının re'sen incelenmesi gerektiğinden aynı kanunun "Dava şartları" başlığını taşıyan 114. Maddesi uyarınca " (1) Dava şartları şunlardır:
a) Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması.
b) Yargı yolunun caiz olması.
c) Mahkemenin görevli olması.
ç) Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması.
d) Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması.
e) Dava takip yetkisine sahip olunması.
f) Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması.
g) Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması.
ğ) Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi.
h) Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması.
ı) Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması.
i) Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması.
(2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır."
İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur.
İİK 67 maddesinde "Takip talebine itiraz alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptaline dava edebilir" şeklinde düzenlenmiş olup, itirazın iptali davası açmak için hak düşürücü sürenin takip alacaklısına itirazın tebliğinden itibaren başladığı açıkça hüküm altına alınmış ve yargıtay içtihatlarında her ne kadar bunun dışında itirazın herhangi bir şekilde öğrenilme tarihinin dikkate alınamayacağı kural olarak benimsenmiş ise de bu hususun istinası olarak itirazın iptali davası açılmadan önce icra hukuk mahkemesi nezdinde açılan itirazın kaldırılması taleplerinde icra mahkemesine yapılan başvuru tarihi itibari ile artık borca itirazın alacaklıya tebliğ edildiği kabul edilmiş ve hak düşürücü sürenin başlangıcında ayrıca bir tebliğ belgesi aranmaksızın esas alınmaya başlanmıştır. Nitekim ... Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin 2024/... Esas, 2024/... Karar Sayılı, 06/05/2024 Tarihli "Dava, davacının davalı aleyhine başlattığı ipoteğin paraya çevrilmesine ilişkin ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
... Eldeki davada ise İcra Hukuk Mahkemesi kararının kesin hüküm teşkil etmediği gözetilerek, icra dosyasında itirazın alacaklıya tebliğine ilişkin bir belge olmamakla birlikte davacıya itirazın en geç itirazın kaldırılması davasının açıldığı tarih itibariyle tebliğ edilmiş sayılması gerekmektedir. Davacı itirazın kaldırılması davası açtığına göre, itirazı öğrenmiş-tebliğ almış sayılmalıdır. İtirazın kaldırılması davası eldeki davaya ilişkin süreyi kesmez. Buna göre 1 yıllık hak düşürücü süre itirazın kaldırılmasının talep edildiği tarih itibariyle başlayacaktır." şeklindeki gerekçeli ilamı ve benzer mahiyetteki yerleşik içtihatlar uyarınca alacaklının resmi olarak borca itirazı öğrendiğini beyan etmiş olması hususu hak düşürücü sürenin başlangıcında istisnai olarak kabul edilmiştir. Bu sebeple artık güncel olarak getirilmiş olan yasal düzenlemeler, özellikle Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun yasal düzenlemelerine göre dava açmadan önce zorunlu olarak başvurulmuş olan arabuluculuk yolunda da alacaklının borca itirazı öğrendiğinin, tebliğ şartının gerçekleştiğinin kabul edilmesi gerekmekte olup zira alacaklı bu zorunlu arabuluculuk yolunda açıkça başvuru talebi olarak ".... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı Dosyasına yönelik itirazın iptali davası " belirtmiş ve bu husus arabululucuk son tutanağında belirtilmiş ise davacı alacaklının borca itirazı tebliğ almış olduğunu ve dava açmaya hazırlandığını resmi olarak beyan etmiş olması sebebiyle hak düşürücü sürenin başlangıcında esas alınması gerekmektedir.
İşbu dava dosyasının temelini teşkil eden .... İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı icra takip dosyasında borçlu tarafından 10.03.2023 tarihinde borca itiraz edildiği, .... İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı icra takip dosyasında ise 23.01.2023 tarihinde borca itiraz edilmiş olduğu, borca itirazların ise alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Her ne kadar kural olarak borca itiraz dilekçelerinin alacaklıya tebliği gerekmekte ise de işbu davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu, davacı vekili tarafından (davacı şirket ile birleşen ... Sigorta A.Ş. Tarafından) her iki icra dosyası bakımından da itirazın iptali davası açılması için 14.03.2023 tarihi itibari ile arabuluculuk yoluna başvuru yapıldığı, son tutanağın ise 05.04.2023 tarihinde düzenlenmiş olduğu anlaşılmakla davacı alacaklının arabuluculuk yoluna başvuru yapmış olduğu 14.03.2023 tarihi itibari ile borçlunun borca itiraz dilekçesini tebliğ aldığı kabul edilmiş olup bu tarihten itibaren 1 yıllık hak düşürücü sürenin işletilmesi gerekmektedir.
Somut olay nezdinde hak düşürücü sürenin başlangıç tarihi 14.03.2023 kabul edildiğinde normalde 1 yıllık sürenin bitimi her ne kadar 14.03.2024 tarihi itibari ile son bulmakta ise de Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun "Arabuluculuk sürecinin başlaması ve sürelere etkisi" başlığını taşıyan 16. Maddesinin 2. Fıkrasının "(2) Arabuluculuk sürecinin başlamasından sona ermesine kadar geçirilen süre, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmaz." şeklindeki düzenlemesi uyarınca arabuluculuk aşamasında geçirilen 14.03.2024 - 05.04.2023 tarihleri arasındaki 23 günlük süre 14.03.2024 tarihine eklendiğinde son günün 06.04.2024 tarihine tekabül ettiği, söz konusu tarihin haftasonuna denk gelmesi sebebiyle dava açılması gereken son günün 08.04.2024 tarihi olan pazartesi günü olması gerektiği kanaatine varılmış olup (son tutanağın düzenlemiş olduğu 05.04.2023 tarihinden itibaren 1 yıllık süre hesaplandığında dahi) işbu davanın açıldığı 02.05.2024 tarihi itibari ile 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu kabul edilmiş olup HMK m.30 hükmü göz önünde alındığında gereksiz yargılama giderlerine sebebiyet verilmemesi amacıyla re'sen dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK m.114 ve 115 hükümleri uyarınca davacının davasının dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
-
Davacının davasının İİK m.67 hükmü uyarınca hak düşürücü sürenin geçmiş olması sebebiyle USULDEN REDDİNE,
-
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan dava açılırken peşin alınan 1.281,03. TL'nin mahsubu ile artan 853,43. TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A. 14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.120,00. TL' nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına.
-
Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ... Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere karar verildi. 22/05/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
- İş bu karar 5070 Sayılı Kanun hükümlerine göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:27