İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/302 E. 2024/357 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/302
2024/357
20 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/302 Esas
KARAR NO : 2024/357
DAVA : Alacak (Hasılat Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/05/2024
KARAR TARİHİ : 20/05/2024
DAVA : Davacı vekili mahkememize ibraz etmiş olduğu dava dilekçesinde, "Müvekkil şirket ile davalı firma arasında; aşağıda detaylarına yer verilen 4 ayrı erişim numarasına sahip maden ruhsatlarına ilişkin; ruhsatı müvekkil şirkete ait olmak üzere, rödovans karşılığında davalı firma tarafından işletilmesi esaslarını düzenleyen ve "Maden Ocağı İşletme (Rödövans) Sözleşmesinin Süresinin Uzatılmasına Dair Ek Sözleşme" başlığını taşıyan 28.06.2021 tarihinde imzalanmıştır. Söz konusu sözleşme Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı'nın 08.09.2021 Tarih ve 2021273847 Sayılı oluru ile maden siciline şerh edilerek yürürlüğe girmiştir. Esasen müvekkil şirket ile davalı firma arasındaki rödovans ilişkisi ise, 18.06.2015 tarihli sözleşme ile başlamış ve süre bitiminde yukarıda bahsi geçen ek sözleşme ile uzatılmıştır. Söz konusu ruhsat sahalarında davalı firma; 18.06.2015 tarihli ilk sözleşme ile başlayan ve 26.06.2021 tarihli ek rödövans sözleşme ile devam ederek, halen daha işletme faaliyeti yürütmektedir. Müvekkil şirketin hak sahibi olduğu ruhsatlar aşağıdaki gibidir; Muğla İli, ... İlçesi ... Mevkii ... Sicil ... erişim numaralı ruhsat, Muğla İli, ... İlçesi ... Mevkii ... Sicil ... erişim numaralı ruhsat, Muğla İli, ... İlçesi, Sarıkaya Mevkii ... Sicil ... erişim numaralı ruhsat, Muğla İli, ... İlçesi, ... Mevkii ... Sicil ... erişim numaralı ruhsat, İş bu dava konusuna ait önemli husus ise ; tüm sorumluluğun ruhsat sahibi üzerinde olduğudur. Bunun anlamı; rödövans hakkı sahibinin maden üretimi esnasındaki faaliyetleri ruhsat sahibini bağlamakta, ... (...) tarafından alınan tüm kararlar ruhsat sahibi açısından sonuç doğurmaktadır. Bir başka ifade ile; rödovans hakkı sahibinin mevzuata aykırı çalışmaları ve bunun sonucunda denetim görevi yürüten ...'in yaptırımları, ruhsat hukukunu doğrudan etkilemektedir. Ruhsat hukukunun tehlikeye düşmesinin anlamı, rödövans sahibi firmanın eylem ve işlemleri nedeniyle ruhsat hakkı sahibinin, ... nezdinde ruhsat iptaline kadar giden yaptırımlarla karşılaşabileceği gerçeğidir. Ruhsat hukukunu tehlikeye sokan hususlarla ilgili olarak dilekçemizin ilerleyen bölümlerinde ve dava konusu ihtilaf çerçevesinde beyanda bulunulacaktır. Müvekkil şirket ile davalı firma arasında "Maden Ocağı İşletme (Rödövans) Sözleşmesinin Süresinin Uzatılmasına Dair Ek Sözleşme" başlığını taşıyan rödövans sözleşmesi 28.06.2021 tarihinde imzalanmıştır. Esasen bu sözleşme, başlığındaki "EK" ifadesinde de anlaşılacağı üzere; tarafların arasındaki önceki rödövans sözleşmesinin devamı niteliğindedir. Rödovans sözleşmesi, iki taraflı ürün kira sözleşmesi niteliğindedir. Yargıtayın istikrar kazanan uygulamasında rödovans sözleşmesinin tarafları arasında çıkan uyuşmazlıklarda; sözleşme hükümleri, 3213 sayılı maden kanununun ilgili hükümleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 357 ve devamı maddelerinde düzenlenen ürün kirasına ilişkin hükümlerin bünyesine uygun düştüğü ölçüde uygulanacağı kabul edilmektedir. maden ve petrol işleri genel müdürlüğü tarafından uygulanan yaptırımlar her ne kadar davalı firmadan kaynaklansa da, mevzuat gereği esasen sorumlu müvekkil şirkettir. Davalı firma, rödovans sözleşmesine konu maden sahalarında, sözleşme şartlarına ve aynı zamanda Maden Kanunu, Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliği, Orman mevzuatı, İş Sağlığı ve Güvenliği Mevzuatı hükümlerine aykırı bir şekilde madencilik faaliyetlerini yürütmüştür. Davalı firmanın maden sahalarını, özensiz ve kötü kullanmasının; pek tabidir ki insan hayatından daha önemli olmasa da başka riskleri de bulunmaktadır. Bunlardan ilki, davalı firmanın işletme faaliyetleri nedeniyle Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından uygulanan yaptırımlardır. Bu yaptırımlar her ne kadar davalı firmanın işletme faaliyetlerinden kaynaklansa da, mevzuat gereği esasen sorumlu; ruhsat sahibi sıfatı ile müvekkil şirkettir. Bir başka ifade ile; davalı firmanın maden sahalarını özensiz kullanması nedeniyle müvekkil şirket, mali, hukuki ve cezai yaptırımlara maruz kaldığı gibi, bu yaptırımların mevzuatta belirtilen periyotlarda tekrarlanması durumunda ruhsat iptaline kadar gitmesi kaçınılmazdır. Özetle davalı firma; kendisine üretim için kiralanan maden sahalarını özenle kullanmamakta, rezerv kaybına sebep olmakta, iş sağlığı ve güvenliğini yüksek risk derecesinde tehlikeye atmaktadır. Müvekkil şirketin, bu konuyla ilgili olarak davalı firma ile görüşmeleri sonuç vermemiş, kötü kullanıma sebep olarak; sorumluluğu kabul etmemek için; "sözleşme koşulları" gösterilmiştir. müvekkil şirket, davalı şirkete kep üzerinden fesih ihtarnamesi göndermiş olup, gerekli düzeltmelerin yapılması gerektiğini belirtmiş ise de davalı şirket müvekkil şirketi adeta yok saymıştır. Müvekkil şirket, iş bu süreçte 60 günlük süre içerisinde, kötü kullanılma bağlı olarak gerekli düzeltmelerin yapılması amacıyla davalı firmaya hitaben 09.01.2023 tarihinde KEP üzerinden fesih ihtarnamesi göndermiştir. Ayrıca maden sahasındaki iyileştirilmelerin yapılmaması durumunda sözleşmenin haklı sebeple tek taraflı olarak feshedileceğini, fesih için ayrıca bir bildirime gerek kalmayacağını belirtmiştir. ... tarafından uygulanan idari para cezalarında davalı yan kusurludur. davalının sahalarının kötü kullanılmasına ilişkin husus tarafımızca iddiadan ibaret olmayıp, bizzat ... tarafından müvekkil şirkete gönderilen resmi yazılara dayanmaktadır. ... 'in 21.12.2022 tarih, ... sayılı yazısında, ... sicil numaralı maden sahası için yazılan yazının son paragrafında; "Maden sahasında yapılan denetim sonucunda tespit edilen hususlar, mahallinde tetkik tarihi itibariyle sahadaki mevcut durumu yansıtmaktadır. İş bu maden sahasındaki çalışma ortamının sürekli değişen ve dinamik bir yapıya sahip olması nedeniyle, ruhsat sahasındaki madencilik faaliyetlerinin maden mevzuatına uygunluğunun ve bunun sürekliliğinin sağlanması ruhsat sahibinin yükümlülüğündedir. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesinden dolayı meydana gelebilecek tüm olumsuzluklardan ruhsat sahibi sorumludur." ... , madencilik faaliyetleri ile ilgili, tek sorumluyu ruhsat sahibini yani müvekkil şirketi görmektedir. İş bu durum da davalı firmanın, ruhsat sahalarındaki özensiz çalışması devam ettiği müddetçe, müvekkil şirketin ruhsatlarına ilişkin haklarının tehlike altına atmakta, ruhsat iptaline kadar varacak süreçlerin yaşanmasına neden olmaktadır.Söz konusu idari yaptırım kararına konu eylemlerin tamamı davalı firma tarafından yapılmış olsa da ... nezdinde, sorumlu ruhsat sahibi olarak mivekkil şirkettir. Buna göre; maden sahalarının kötü kullanımına ilişkin hususlar tarafımızca yapılan birer iddia değil, ... tarafından müvekkil şirkete gönderilen "kısmi faaliyet durdurma", "faaliyet durdurmanın devamı" ve "idari yaptırım kararı" vb. gibi resmi yazılar incelendiği takdirde haklılığımız ispatlanacaktır. ... tarafından ... RUHSAT'A düzenlenen ; 25.04.2023 tarih ve ... sayılı idari para cezası ve faaliyet durdurma hk. 2,099.315,00 TL, 15.06.2023 tarih ve ... sayılı HEYET RAPORU SONRASI İŞLEMLER,29/1 KAPSAMINDA FAALİYET DURDURMANIN DEVAMI VE UYGULANAN İDARİ PARA CEZASI HK. 441.369,00 TL, 04.07.2023 tarih ve ... sayılı İDARİ PARA CEZASI VE FAALİYET DURDURMA HK. 126.110,00 TL , idari yaptırım kararında; yukarıda belirttiğimiz ve davalı firma kaynaklı aykırılıklara değinilmiş, muhatabanın müvekkil şirket olduğu idari para cezaları düzenlenmiştir. ( ekte ... yazıları mevcuttur) , Ayrıca davalı firma, madencilik faaliyetleri yaptığı sırada özel mülkiyete ait başka bir arazide üretim yapmış olup, söz konusu özel mülkiyeti adeta gasp etmiştir. İş bu üretim sonucunda da ruhsat sahibi olan müvekkil şirket hakkında idari yaptırım kararı düzenlenmiştir. Muğla İli, ... İlçesi ... Mevkii ... Sicil numaralı maden sahasında, gerçek dışı beyan ile haksız yere hak iktisabı ( 10. Maddenin 7. Fıkrası ) 'ından 2 kez, daimi nezaretçi defterinin düzenli tutulmaması ( 10. Maddenin 6. Fıkrası )'ından 2 kez ve yapılan üretimin bildirilmemesi ( 12. Maddenin 4. Fıkrası ) ' ından 2 kez olmak üzere çeşitli cezalar yemiştir. Bu cezalar müvekkilin ruhsat hakkını tehlikeye sokmaktadır. Şöyle ki ; ... sicil sayılı işletme ruhsat sahasının 25 metre basamak yüksekliği olan ve basamak geometrisi bozuk olan ve üretime yönelik faaliyetleri durdurulmuş olan açık işletme ocak tabanında, emniyet tedbirlerinin alınmasına yönelik faaliyetlerden bağımsız olarak doğrudan üretime yönelik faaliyetlerde bulunduğu tespit edildiğinden 3213 sayılı Maden Kanunun 10. Maddesinin 8. Fıkrasının d bendinde yer alan ; '' Genel Müdürlükçe faaliyeti durdurulan sahalarda üretim faaliyetinde bulunulması haksız yere iktisabı sayılır. Haksız yere iktisabına imkan veren bu hususlarla ilgili yapılmış beyanlarda gerçek dışı ve yanıltıcı beyanlar kabul edilir. Hükmü ve yine aynı maddenin 7. Fıkrasında yer alan ; Gerçek dışı ve yanıltıcı beyanda bulunmak suretiyle kanun hükümlerinin uygulanmasını engelleyen ve haksız surette hak iktisap eden ruhsat sahiplerine 50.000 TL idari para cezası verilir. '' Hükmüne göre 2023 yılında güncel miktar üzerinden 315.259 TL idari para cezası uygulanmıştır. Bu idari ceza ikinci ceza olarak sicil kayıtlarına işlenmiş olup, bu ihlalin ilk tespit edildiği 25.10.2022 tarihinden sonra 02.06.2023 tarihinde yapılan ikinci tespit de dahil olmak üzere üç yıl içerisinde üç kez ve daha fazlasının tespit edilmesi halinde ilgili ... sicil sayılı işletme ruhsatı iptal edilecektir. Bu durum; Sayın Mahkeme tarafından yaptırılacak keşif ve bilirkişi incelemesi sonrasında ortaya çıkacaktır.) Davacı müvekkil tarafından davalı şirkete, toplam 2,538,185,05 TL tutarındaki idari para cezası tutarlarının ödenmesi için 03/08/2023 tarihinde davalı firmaya kep üzerinden ihtar çekilmiş, fakat davalı yan bu borçları ödememiştir. Davalı şirket, idari para cezalarını ödemediği müvekkilin ruhsat hukukunu tehlikeye soktuğu için müvekkil tarafından bu idari para cezaları ödenmek zorunda kalmıştır. Taraflar arasındaki söz konusu sözleşmenin 6.9 nolu maddesine göre; işbu sözleşme süresince ve işbu sözleşmeye konu işletme ruhsat sahaları kapsamında Maden Kanunu, İş Sağlığı ve Güvenliği ve diğer yasal düzenlemelerden doğacak cezalar ... ’a aittir. . ... , yaptığı ödemeleri dekontlarıyla beraber, talep halinde ... ’a bildirmek zorundadır. ... orman izin sınırları ve maden işletme izin sınırlarını aştığı takdirde bu durumdan doğacak yasal yükümlülükler ve her türlü cezai sorumluluk ... ’a aittir. Söz konusu bu ödemeleri ...’un yapmaması ve ...’ın ödemek zorunda kalması halinde; ödenen tutarlar fiili ödeme tarihlerinden itibaren aylık % 2+KDV oranında geç ödeme faizi ile birlikte ... tarafından ...’a derhal ve nakden ödenecektir. İdari para cezaları ve orman izin dışında çalışma ile ilgili tüm sorumluluk Sözleşmenin 6.madde 9. Fıkrası kapsamında ...’a aittir. Ancak müvekkil şirket ve davalı taraf arasındaki Rödovans sözleşmesinden kaynaklı olarak ödenmesi gereken idari para cezalarını müvekkil şirket yapmıştır. Ekteki cari hesap tablosundan da anlaşılacağı üzere, müvekkil ödemeleri düzenli olarak yapmıştır. Müvekkil şirket, davalının sözleşme kapsamında ödemesi gereken idari para cezalarını ödemesi nedeniyle zarara uğramıştır. Ne var ki davalı taraf işbu sözleşme gereği üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmemiş, müvekkil şirket sözleşmeye konu edimlerin yerine getirilmesi amacıyla idari para cezalarını ödemiştir. Bilindiği üzere, Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliğinin 4. maddesinde rödövans sözleşmesi; ruhsat sahalarındaki madenlerin üretilerek değerlendirilmesi amacıyla üçüncü kişilere veya kuruluşlara tasarruf hakkı sağlamak üzere ruhsat sahasının tamamı ya da bir kısmı için ruhsat sahiplerinin bu kişilerle yapmış oldukları sözleşmelerdir.Türk maden hukukuna göre rödövans; maden ruhsat sahalarının işletme hakkının hukuku kendi uhdesinde kalması koşuluyla ruhsat sahibi tarafından sözleşme ile gerçek veya tüzel bir kişiye, madenin işletilmesi amacıyla ve belirli bir süre ile bırakılmasıdır. Davalı taraf ..., müvekkil şirket ... ile aralarında akdedilen rödovans sözleşmesine göre, idari para cezaları da dahil olmak üzere “yasal düzenlemelerden doğacak alacakları” ödemekle sorumludur. Buna rağmen, bu para cezalarını taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olarak ödememiş ve müvekkil şirketin ödemek zorunda kalmasından ötürü müvekkil şirketi zarar uğratmıştır. TBK 112 hükmü gereği davalı ...’un, müvekkil şirket ...’ın zararını giderim borcu mevcuttur.
Müvekkilimin yaptığı 2.538.185,05 TL’ tutarındaki ödemenin fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla, ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi, yargılama giderleri, avukatlık ücreti ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesine talep ederim " demiştir.
Dava ; taraflar arasında imzalanan rödavans sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
Davacı vekilinin dilekçesinde de belirtiği gibi " Rödovans sözleşmesi, iki taraflı ürün kira sözleşmesi niteliğindedir. Yargıtayın istikrar kazanan uygulamasında rödovans sözleşmesinin tarafları arasında çıkan uyuşmazlıklarda; sözleşme hükümleri, 3213 sayılı maden kanununun ilgili hükümleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 357 ve devamı maddelerinde düzenlenen ürün kirasına ilişkin hükümlerin bünyesine uygun düştüğü ölçüde uygulanacağı kabul edilmektedir." demiştir.
HMK'nun 4.maddesinde "(1) Sulh hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın;
a) Kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları,
b) Taşınır ve taşınmaz mal veya hakkın paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin davaları,
c) Taşınır ve taşınmaz mallarda, sadece zilyetliğin korunmasına yönelik olan davaları,
ç) Bu Kanun ile diğer kanunların, sulh hukuk mahkemesi veya sulh hukuk hâkimini görevlendirdiği davaları, görürler." denilmiştir.
Ürün kirası , kira sözleşmesinin bir türüdür , bu nedenle mahkememiz görevsiz olup, görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesi'dir.
HMK 114/C maddesi gereğince görev daha şartıdır. HMK 115 maddesine göre dava şartları davanın her aşamasında kendiliğinden değerlendirilir.
HMK 4. Maddesine göre davaya Sulh Hukuk Mahkemeleri tarafından bakılması gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle
-
HMK 114. c , HMK 115/1 Maddesi gereğince Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememizden talep edilmesi halinde dosyanın görevli İstanbul Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
-
Yargılama gideri, vekalet ücreti ve karar ve ilam harcının görevli mahkemece değerlendirilmesine,
-
HMK 20.maddesine göre süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kararın kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten , kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmemesi halinde resen davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin davacı vekiline ihtarına,
Kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi 20/05/2024
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:27