İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/700 E. 2024/27 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/700
2024/27
16 Ocak 2024
T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/700 Esas
KARAR NO : 2024/27
DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/10/2022
KARAR TARİHİ : 16/01/2024
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin 01.12.2018 tanzim tarihli, 10.12.2018 vade tarihli ve 100.005,00 TL bedelli bonoya dayalı olarak müvekkili aleyhinde ... 36. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlattığını, tarafların 23.09.2020 tarihli protokole göre müvekkilinin, kendisine alacaklısı tarafından fatura edilen 1 adet cam kesme makinesi, 1 adet takometre ve 1 adet el taşı makinelerini alacaklıya 3 gün içerisinde iade etmeyi, alacaklı da iade edilen makineler karşılığı borçlunun dosya borcundan 57.000 TL düşülmesini kabul ve taahhüt ettiğini, borçlunun ilgili icra dosyasının, makinelerin bedeli olan 57.000 TL düşüldükten sonra kalan güncel borcun vade farkı da eklenmiş hali ile 62.500 TL olduğunu ve borçlunun söz konusu tutarı 28.09.2020 tarihinde 5.000,00 TL ve devam eden aylarda ayların 25. Günü 7.500,00 TL eşit taksitler halinde ödemesi hususunda anlaşıldığını, müvekkilinin ilgili protokolden doğan bütün yükümlülüklerini yerine getirdiğini, Protokol uyarınca iadesi konusunda anlaşılan malların, davalıya iade edildiğini, müvekkilinin protokolde belirtilen bakiye tutarın ilk ödemesini 28.09.2020 tarihinde 5.000,00 TL olarak, kalan miktarı da aylık 7.500,00 TL olmak üzere toplam 7 taksitle ödediğini ve dosya borcunu kapatmasına rağmen icra dosyasına haricen tahsil bildirimi yapılmadığını ve davalı tarafından müvekkilinin SGK dan olan alacağına haciz konulması neticesinde 19.02.2022 tarihinde fazladan 80.000TL daha tahsil edildiğini, müvekkilin fazladan tahsil edilen ödemenin iadesi için şifahen defalarca talepte bulunduğunu fakat sonuç alamadığını, davanın kabulüyle davalı tarafından haksız olarak tahsil edilen 80.000 TL nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte istirdatına, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmış olup davalı tarafından süresi içerisinde dosyaya herhangi bir cevap dilekçesi verilmediği, 20/02/2023 havale tarihli beyan dilekçesinde ise özetle: İstirdat davasının maddi şartının gerçekleşmediğini, zira davacı tarafın borçlu olduğunu kabul etmiş olup icra dosyası kapak hesabına ilişkin itirazı bulunmadığı, dolayısıyla fazladan ödeme davalı tarafça hukuka uygun şekilde kanalıyla tahsil edildiği, yapılan tahsilat haklı bir nedene dayanmakta olup istirdat davasının şartı oluşmadığı, davacı tarafın iddiasının aksine protokolde yer alan yükümlülüklerini yerine getirmediği, ödemelerini kararlaştırılan zamanda gerçekleştirmediği, davacının protokole bağlılığının olmaması üzerine, borcun ifa edileceğine dair güven zedelendiğinden davalı tarafça güncel kapak hesabı alınarak takibe devam edildiği, güncel kapak hesabının tahsil edilmesinin ardından fazladan tahsil edilen miktarların "derhal" davacı-borçluya iade edildiğini ifade etmiştir
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, davalı tarafından davacı aleyhine başlatılmış olan takip esnasında yapılan ödeme protokolü kapsamında davalının mükerrer olarak tahsil ettiği bedellerin sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca davalıdan istirdadı istemine ilişkindir.
Somut olayda taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı olarak davacı tarafından davalıya düzenlenmiş olan 01.12.2018 tanzim tarihli, 10.12.2018 vade tarihli ve 100.005,00-TL bedelli bononun bedelinin ödenmemesi sebebiyle işbu bonoya dayalı olarak davacı aleyhine 28.12.2018 tarihinde ... 36. İcra müdürlüğünün ... Esas Sayılı dosya ile takip başlatılmış olduğu, söz konusu takipte davacının borçlu olduğunu kabul ettiği, SGK'dan bir kısım bedellerin dosya borcundan tahsil edildiği, borcun devamı esnasında taraflar arasında akdedilmiş olan 23.09.2020 tarihli protokol uyarınca 1 adet cam kesme makinesi, 1 adet takometre ve 1 adet el taşı makinelerinin davacı tarafından davalı alacaklıya 3 gün içerisinde iade etmeyi, alacaklı da iade edilen makineler karşılığı borçlunun dosya borcundan 57.000 TL düşülmesini kabul ettiği, söz konusu mahsuptan sonra kalan güncel borcun vade farkının da eklenmiş hali ile 62.500 TL olduğu ve borçlunun söz konusu tutarı 28.09.2020 tarihinde 5000 TL ve devam eden aylarda ayların 25. Günü 7.500 TL eşit taksitler halinde ödemesi hususunda anlaşılmış olduğu, davacı tarafça makinelerin teslim edilerek dosya borcunun davalı vekiline ödenmesine rağmen icra dosyasına bildirilmemiş olması nedeni ile kendilerinden toplamda 80.000,00 TL fazla bedelin tahsil edildiğini beyanla fazladan tahsil edilen 80.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte istirdatına karar verilmesini talep ve dava etmiş olduğu görülmüştür.
İİK'nın Menfi tesbit ve istirdat davaları başlıklı 72. Maddesinin "(7)Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını istiyebilir." şeklindeki düzenlemesi uyarınca her ne kadar davalı tarafça işbu madde şartlarının oluşmadığı, davacının borcunu kabul ettiği iddia edilmiş ise de yapılan incelemede davacı tarafça protokol kapsamında ödemelerin yapıldığı, buna rağmen davalı tarafça takibe devam edilmesi sebebiyle icra dosyasından da tahsilatların yapıldığı iddiasıyla davacının ödemesi gerekenden fazla bir borcu ödemiş olması, mükerrer tahsilat yapılması sebebiyle sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında TBK m.77 hükmünün "(1) Haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür. (2) Bu yükümlülük, özellikle zenginleşmenin geçerli olmayan veya gerçekleşmemiş ya da sona ermiş bir sebebe dayanması durumunda doğmuş olur." şeklindeki düzenlemesi uyarınca işbu fazla tahsil edilen bedeli davalıdan talep edebileceğinden genel hükümler uyarınca yargılama yapılması gerektiği kanaatine varılarak bu maddedeki 1 yıllık hak düşürücü süre dikkate alınmaksızın yargılama yapılmıştır.
Yargılama esnasında taraflarca bildirilmiş olan deliller, icra dosyasından yapılan ödemeler, protokol hükümleri bir bütün olarak incelenmek suretiyle rapor tanzimi için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi tarafından hazırlanan kök ve ek raporda özetle;
Davalı vekilinin 22.05.2023 tarihli dilekçesinde; davalı şirket ile davacı yan arasında tanzim edilen protokolde ödemelerin her ayın 25. gününde yapılmasının kararlaştırıldığı ve bu şekilde belirtilen vade tarihinin kesin vade olduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır.
Kesin vadeli işlemler taraflarca borçlanılan edimin belirli bir vadede veya belirli bir süre içinde ifa edilmesinin ve sonraki ifanın kabul edilmeyeceğinin kesin olarak kararlaştırıldığı işlemlerdir. Kesin vadeli işlemlerin iki temel özelliği, ifa zamanının kesin olarak belirlenmesi ve tarafların, ifanın mutlaka keşin olarak belirlenmiş bu ifa zamanında gerçekleştirileceğini kararlaştırmış olmalarıdır.
Protokolde ödemelerde gecikme olduğu takdirde borcun tamamının muaccel olacağı veya gecikmiş ödemelerin kabul edilmeyeceği yönünde bir ibareye yer verilmediği görülmekle birlikte; davacı tarafından bazı aylarda ödemeler gecikmeli yapıldığı halde, davalı tarafın ihtirazi kayıt düştüğüne, ödemeyi kabul etmediğine, davacıya ihtarname gönderdiğine ilişkin bilgi ve belgeye dosya içeriğinde rastlanmamıştır. Bu şartlarda taraflar arasında düzenlenen protokolde belirlenmiş vadenin, "kesin vade olmadığı" değerlendirilmektedir.
Taraflar arasında 23.09.2020 tarihinde imzalanan yazılı protokolde; davacı tarafından yapılması gereken ilk ödemenin 5000 TL olacağı ve 28.09.2023 tarihinde ödeneceği, bakiye bedelin her ayın 25'inde 7500 TL olarak ödeneceği kararlaştırıldığı ve yukarıda yer verildiği şekilde ödemelerin gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır.
Kök raporda belirtildiği üzere 23.09.2020 tarihli protokolün taraf iradelerini yansıttığı ve kabulleri doğrultusunda gerçekleştiğini gösterir şekilde taraflarca imzalandığı, bahse konu sözleşmeden dönüldüğüne, sözleşmenin feshedildiğine veya taraflardan birinin sözleşmeye aykırı hareketine ilişkin çekilmiş bir ihtara ilişkin dosya içerisinde herhangi bir belgeye rastlanılmadığından mezkur protokolün tarafları bağlayacağı değerlendirilmektedir.
Davalı vekilince davacıya ait SGK ödemelerinden 21.05.2019 - 23.09.2020 tarihleri arasında 40.709,01 TL davacı lehine ödeme geldiği, bilirkişi raporunda tespit edilen 55.149,08 TL bedelin gerçeklere uygun olmadığı ve hatalı hesaplandığı beyan edilmiş ise de; kök raporda da belirtildiği gibi Sayın Mahkemenin talebi üzerine ... 36.İcra Dairesince düzenlenen ... tarihli belgede, ...Esas sayılı dosyasına yapılan ödeme bilgilerinin, tahsilat miktarları ve tarihleriyle birlikte bildirildiği görülmektedir. İşbu belgede yer verilen bilgiler doğrultusunda hesaplama yapıldığında (ödemeler toplandığında), protokolün taraflarca imzalandığı 23.09.2020 tarihine kadar, ... 36.İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında (19.02.2019 tarihinde davacıya ait SGK alacaklarına konan haciz kapsamında) toplamda 55.149,08 TL tutarında davacı hakkında kesinleşen takip borcuna ilişkin olarak tahsilat yapıldığı anlaşılmaktadır.
Protokolün taraflarca imzalandığı 23.09.2020 tarihinden sonra ise, ... 36. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında (19.02.2019 tarihinde davacıya ait SGK alacaklarına konan haciz kapsamında) toplamda 24.851,91TL tutarında davacı hakkında kesinleşen takip borcuna ilişkin olarak tahsilat yapılmıştır.
Taraflar arasında düzenlenen, geçerli olan ve hukuki olarak tarafları bağlayan mezkur protokol gereği dosya borcu taraflarca haricen tahsil usulüyle kapatıldığından, davacı tarafından protokol uyarınca ödenmeyen 5.000 TL tutarındaki son taksit, hesaplamalar sırasında ödeme günü olması gereken 25.05.2021 tarihi sonrasında SGK alacaklarından yapılan tahsilatlardan mahsup edilmiştir.
24.851,91 TL - 5000 TL = 19.851,91 TL
Bununla birlikte dosyada mevcut, davalı vekilince ... Bankası aracılığıyla davacının hesabına gönderilen 25.02.2022 tarihli 2.020 TL ve 28.02.2022 tarihli 2.344 TL tutarındaki ödemeleri gösterir dekontlar, kök raporda sehven değerlendirilmeye alınmamıştır.
2020 TL + 2344 TL = 4.364 TL (Davacıya iade edilen bedel toplamı)
Söz konusu dekontlar incelendiğinde davalı tarafça 4.364 TL'nin davacıya iade edildiği anlaşılmıştır. Davalının fazladan tahsil etmiş olduğu 19.851,91 TL'den iade ettiği miktar mahsup edildiğinde, 19.851,91 TL - 4.364 TL = 15.487,91 TL bedeli davacıya iade etmesi gerekebileceği değerlendirilmektedir.
Tarafların tacir olması ve davanın ticari satımdan kaynaklanması nedeniyle, davacının 15.487,91 TL tutarındaki mükerrer ödemeyi davalıdan 2.630,94 TL tutarındaki ticari temerrüt faizi ile birlikte talep edebileceği
Şeklinde hazırlanan rapor mahkememize ibraz edilmiştir.
İşbu hüküm kurmaya ve denetime elverişli rapor uyarınca protokol kapsamında davacının son taksitinin 26.04.2021 tarihinde ödenmesi hususunda anlaşıldığı, davacının söz konusu ödemeleri yaptığı esnada ve sonrasında (protokol tarihinden sonrasında ve protokol uyarınca hesaplanan borç tamamen ödendikten sonra dahi) davalı tarafça davacının SGK hesabından tahsilata parça parça devam edildiği, davacı adına SGK'dan yapılan mükerrer tahsilatlar sebebiyle davalının sebepsiz olarak zenginleştiği, davalının hesaplama yaparak 25.02.2022 tarihinde 2.020,00 TL ve 28.02.2022 tarihinde 2.344,00 TL olmak üzere toplamda 4.364,00 TL'yi davacıya iade ettiği, davalı tarafça davacıya iade edilen miktarlar mahsup edildiğinde davacının davalıya toplamda 15.487,91 TL mükerrer ödeme yapmış olduğu görülmüş olup bu tutar üzerinden davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, her ne kadar bilirkişi raporunda işlemiş faiz hesabı yapılmış ise de mükerrer faiz hesaplamasına sebebiyet verilmemesi amacıyla davalının yapmış olduğu SGK'dan son tahsilat tarihi olan 02.03.2022 faiz başlangıcı olarak kabul edilerek (SGK'dan yapılan tahsilat miktarlarının düşük olması, birden fazla tahsilatın olması, toplam tahsilattan davacının bakiye borcunun mahsubu ve davalı tarafça fazlaya tahsil edilen bir kısım miktarın da mahsup edilmesi sebebiyle karışıklık yaratılmaması amacıyla) aşağıdaki şekilde davacının davasının kısmen kabulü kısmen reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
-
Davacının davasının KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile; 15.487,91 TL'nin sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca 02.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya iadesine, davacının fazlaya dair isteminin reddine,
-
Alınması gerekli olan 1.057,98. TL karar ilam harcının başlangıçta dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 1.366,20. TL harçtan mahsubu ile artan 308,22. TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
-
Davacı tarafından yatırılan 1.057,98. TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 92,20. TL (başvurma, vekalet harcı) davetiye, posta gideri: 389,50TL, bilirkişi ücreti: 1.500,00TL olmak üzere toplam: 1.981,70. TL yargılama giderinin %19,3 kabul. red oranı üzerinden hesaplanan 382,47 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerine bırakılmasına,
-
Davalı tarafından sarf edilen toplam 750,00TL yargılama giderinin %19,3 kabul. red oranı üzerinden hesaplanan 605,25TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalanının davalı üzerine bırakılmasına,
-
Davacı yargılama esnasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 15.487,91TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine
-
Davalı yargılama esnasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 17.900,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A. 14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.5600,00TL nin %19,3 kabul. red oranı üzerinden hesaplanan 301,08. TL'nin davalıdan alınarak, 1.258,92TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
-
Taraflarca tarafından yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/01/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
- İş bu karar 5070 Sayılı Kanun hükümlerine göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:29