SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/823 E. 2024/159 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/823

Karar No

2024/159

Karar Tarihi

5 Mart 2024

T.C.

İSTANBUL

18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/823 Esas

KARAR NO : 2024/159

DAVA : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)

DAVA TARİHİ : 20/12/2023

KARAR TARİHİ : 05/03/2024

Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalı taraf, 25.02.2022 tarihinde karıştığı trafik kazası neticesinde müvekkili sigorta şirketinden maddi tazminat talebinde bulunarak Sigorta Tahkim Komisyonu'na ... Başvuru sayısı ile 25/07/2022 tarihinde başvuruda bulunduğunu, Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde yapılan başvuru neticesinde yapılan yargılama ile müvekkili sigorta şirketi aleyhine 11.117,18-TL hasar tazminatının 11.250,00-TL değer kaybı, 1.850-TL yargılama gideri ve 9.200-TL vekalet ücretine hükmedildiğini, söz konusu Sigorta Tahkim Komisyonu kararı uyarınca davalı taraf, müvekkili sigorta şirketi aleyhine icra takibi başlatmış ve ilgili dosya borcu müvekkili şirket tarafından dosyanın kesinlik sınırı altında kalması ve haciz tehdidi altında kalınmış olması sebebiyle ödendiğini, müvekkili şirket tarafından gerçekleştirilen kontroller neticesinde davalı tarafa müvekkili şirket tarafından yapılan daha önceki ödemeler dikkate alınmaksızın poliçe limitinin 8.884,44-TL (faiz ve diğer masraflar hariç olmak üzere) değerinde aşım meydana geldiğini, müvekkili şirketçe davalı tarafa yapılan ödeme neticesinde, zenginleşme yasağına ve fazla ödenen kısmın iadesine ilişkin olarak hak ve alacak talep etme yetkisi TTK m. 1472 hükmü gereğince müvekkili şirkete intikal ettiğini, davalı tarafın sebepsiz zenginleştiği 9.105,70 TL'lik tutar ve bu tutara ilişkin fer'ilerin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle müvekkil şirkete öcelikle istirdat sebebiyle iadesini, davalı aleyhine %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.

Davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmış olup davalı tarafından süresi içerisinde dosyaya herhangi bir cevap dilekçesi verilmediği anlaşılmakla HMK M.128 hükmü uyarınca davalının dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaları inkar etmiş sayılmasına karar verilerek yargılama yapılmıştır.

Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalısı adına 3. Kişi konumunda olan davalıya trafik kazasından kaynaklı olarak yapılan değer kaybı hasar bedeli ödemesinin fazla ödenen kısmının sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca tahsili istemiyle davalı aleyhine başlatılmış olan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

Somut olayda davacı vekili tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan dava dilekçesi ve 21.01.2024 tarihli netice-i talep dilekçesi bütün olarak incelendiğinde; davacı sigorta şirketi nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında sigortalı bulunan dava dışı sigortalıya ait ... plakalı araç ile davalı ...'e ait ... plakalı aracın 25/02/2022 tarihinde karıştıkları trafik kazası sonucunda davalının aracından oluşan hasarın onarım bedeli ile değer kaybının tazminine ilişkin olarak Sigorta Tahkim Komisyonu'na ... sayısı ile yapmış olduğu başvuru akabinde yapılan yargılama ile birlikte davacı aleyhine tazminata hükmedildiği, davacı tarafından poliçe limitinin kaza başına 100.000-TL ile sınırlı olmasına rağmen yapılan hatalı hesaplama sebebiyle davalının aracında meydana gelen hasar sebebiyle poliçe limitinin üzerinde toplam 108.884,44-TL ödeme yapılmış olduğunu ve poliçe limitinde 8.884,44-TL (faiz ve diğer masraflar hariç olmak üzere) değerinde aşım meydana gelmiş olması sebebiyle sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca fazla ödenen bedelin davalıdan tahsili istemiyle davalı aleyhine ... 5. İcra Dairesi ... Esas Sayılı dosyası üzerinden takibe girişilmiş olduğu, davalının itirazı üzerine takibin durması sebebiyle işbu itirazın iptali davasının açılmış olduğu görülmüştür.

6100 Sayılı HMK'nın "Dava şartlarının incelenmesi" başlığını taşıyan 115. Maddesinin 1. Fıkrası "(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." uyarınca yargılamanın her aşamasında dava şartlarının bulunup bulunmadığının re'sen incelenmesi gerektiğinden aynı kanunun "Dava şartları" başlığını taşıyan 114. Maddesi uyarınca " (1) Dava şartları şunlardır:

a) Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması.

b) Yargı yolunun caiz olması.

c) Mahkemenin görevli olması.

ç) Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması.

d) Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması.

e) Dava takip yetkisine sahip olunması.

f) Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması.

g) Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması.

ğ) Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi.

h) Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması.

ı) Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması.

i) Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması.

(2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır."

Şeklindeki düzenlemesi uyarınca dava şartlarına ilişkin re'sen yapılacak olan kontrol işbu maddede yer alan sıralamaya göre yapılması gerektiğinden mahkememizce öncelikle görev hususu irdelenecektir.

Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkindir.

6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde ticari davalar tanımlanmış ve sayılmıştır. Bu maddeye göre “her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları”, “ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri” ve “tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin (a), (b), (c), (d), (e) ve (f) bentlerinde sayılan davalar" ticari dava sayılır. Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için ya tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması; ya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması ya da açılan davanın maddede 6 bent halinde sayılan davalardan olması gerekir.

Diğer taraftan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.

Mahkememizin işbu dosyası ile benzer mahiyette bulunan ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin ... Esas, ...Karar Sayılı, 08.02.2023 Tarihli "Dava, sebepsiz zenginleşmeden kaynaklalan alacağın tahsili için başlatılan icra takibinine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

...Davacı taraf, fazladan ödenen sigorta tazminatının sebepsiz zenginleşme hükümlerine istinaden iadesi talebiyle ... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını ve davalı tarafın haksız itirazı üzerine takibin durdurulduğunu ileri sürerek itirazın iptali istemiyle eldeki davayı açmıştır. Davalı taraf, zamanaşımı defi ile birlikte sigorta şirketinin hesaplamalarına göre karşılıklı ibralaşıldığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde davanın kabulü ile itirazın iptaline ve davalı tarafın icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiş; hükme karşı davalı vekili tarafından yasal süresi içesinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Dairemizin ... E. ... K. sayılı kaldırma kararında, "bu tür davalara sebepsiz zenginleşme hükümleri gereği TBK hükümleri uygulanacağından ve davalı tarafın tarafın tacir olmaması ve sigorta sözleşmesinin tarafı olmaması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu işaret edilmiş ve bu nedenle arabuluculuk yoluna tabi olmadığından kararın kaldırılmasına" karar verilmiştir. İlk derece mahkemesince kaldırma kararımız sonrası dosya yeni esas alarak yargılamaya devam edilmiş, tüm celselerde Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla işlem yapılmış, yine bu sıfatla karar verilmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesine göre bir davanın ticari dava olabilmesi için uyuşmazlığın her iki tarafında tacir olması ve ticari işletmeleri ile ilgili hususlardan doğmuş bulunması veya anılan yasa maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan olması gerekli ve yeterlidir. Bu tür ticari davalarda ise ayrı ticaret mahkemesi olan yerlerde o yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinde bakılır. Eldeki davada uyuşmazlık, sebepsiz zenginleşme hükümlerinden kaynaklanmaktadır. Dava mutlak ve nispi ticari dava olmadığından davaya genel hükümler çerçevesinde bakılarak Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmelidir. Bu nedenle davaya Ticaret Mahkemesi sıfatıyla bakılması görev yönünden hatalı bulunmuştur. Görev hususu, kamu düzenine ilişkin ve resen gözetilmesinde zorunluluk bulunan dava şartlarından olup önceki kaldırma kararında da bu hususa dikkat çekildiği halde, yargılamaya Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla devam olunup karar verilmesi isabetsizdir." şeklindeki ilamı ile yargı yeri belirlemesine yönelik İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesinin 2022/1415 Esas, 2023/227 Karar Sayılı, 20/01/2023 Tarihli "... Davacı, davasını sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayandırdığından ayrıca davalının tacir ve aracın ticari araç olduğuna dair dosyada bir delil bulunmadığından, davanın rücu niteliğinde olmadığı ve kusur tespitinden kaynaklı hata nedeni ile iadeye ilişkin olması hususları da dikkate alınarak davanın ticari dava olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Uyuşmazlığın genel hükümlerine göre ... 13. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir." şeklindeki ilamı bir bütün olarak incelendiğinde somut olayda davacının ZMMS kapsamında poliçe limitinin tüketilmesinden sonra davalıya hataen yapıldığını belirtmiş olduğu ödemenin iadesi istemiyle TBK hükümleri uyarınca sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak işbu davayı açmış olduğu, dava dışı sigortalının aracının hususi araç olduğu gibi davalıya ait aracın da hususi araç olduğu, işbu hali ile davanın Ticaret Mahkemesinde görülmesini gerektirir bir koşulun bulunmadığı anlaşılmakla davaya bakmaya Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;

  1. Davacı tarafından davalılar aleyhine açılan davanın, davaya mahkememizin görevli olmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,

  2. Davaya bakmaya İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olması nedeniyle mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,

  3. HMK. Madde 20 uyarınca işbu kararın verildiği anda kesin olması sebebiyle gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içinde mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine,

  4. Dosyanın gönderilmesi için süresi içerisinde başvurulmaz ise HMK. Madde 20 uyarınca davanın AÇILMAMIŞ SAYILACAĞINA karar verileceğinin ihtarına (duruşma zaptının tebliği ile ihtar edildi)

  5. HMK'nın 20.maddesi gereğince yasal süre içerisinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi için taraflarca başvurulması halinde HMK 331/2.maddesi gereğince yargılama giderlerinin ve HMK 323/1. ğ maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan vekalet ücretinin yetkili ve görevli mahkeme tarafından hüküm altına alınmasına, belirtilen sürede başvuru yapılmaması halinde talep üzerine yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin mahkememizce hüküm altına alınmasına,

Dair, tarafların yokluğunda, HMK madde 341 hükmü uyarınca KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/03/2024

Katip

¸e-imzalıdır

Hakim

¸e-imzalıdır

  • İş bu karar 5070 Sayılı Kanun hükümlerine göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

(SigortaistanbulDayananRücuen)ÖdemesinekesinhükümTazminat

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:57

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim