SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/28 E. 2024/114 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2015/28

Karar No

2024/114

Karar Tarihi

15 Şubat 2024

T.C.

İSTANBUL

18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul .. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...esas sayılı dosyası Mahkememiz dosyası ile birleştirilmiştir.

ESAS NO : 2015/28 Esas

KARAR NO : 2024/114

BİRLEŞEN DAVA TARİHİ : 02/03/2015

KARAR TARİHİ : 15/02/2024

YAZIM TARİHİ : 23/02/2024

ASIL DAVADA DAVA: Davacı vekili mahkememize ibraz etmiş olduğu dava dilekçesinde, Müvekkili ... ile davalı şirket ... Ltd. Şti. arasında, ...Binasının inşaatının gerçekleştirilmesine ilişkin “... Binası Müteahhit Sözleşmesi” 12/03/2014 tarihinde imzalandığını, bu sözleşmeye göre, müvekkili şirketin işin sahibi olarak İşveren, davalı şirket ise inşaatı gerçekleştiren olarak Müteahhit sıfatına haiz olduğunu, ilgili sözleşmenin 2. maddesinde işin konusunun, “İstanbul İli,Eyüp İlçesi, Emniyettepe Mah.,...Cad.,... Kapı N :...Pafta,... Ada,... no'lu parsel adresinde bulunan ...Binası İnşaat (batı ve cephe imalatları, kalıp, demir, beton, geogrid ve zemin ıslahı, dolgu, kısmi hafriyatlar, alt yapı, rögar ve drenajlar, su ve ısı izolasyonları, dewatering ve benzeri) işleri/işi olarak, işin süresinin "A, B ve C Bloklarının Toplam İş Teslim Süresinin ise 50 (Elli) Takvim Günü” olarak kararlaştırıldığını, ancak davalı şirketin ilgili sözleşmeden doğan yükümlülüklerini hiç veya gereği gibi yerine getirmediğini, zira müvekkili şirket tarafından defalarca uyarılmasına rağmen, müteahhit Şirket'in sözleşmede belirlenen kalite ve titizlik kriterlerine uygun olarak işi yürütmediğini, kaba inşaat işlerinin 2. maddede belirtildiği gibi 50 (Elli) Takvim günü dahilinde bitirilmediğini ve istinat duvarları, topuk betonları gibi temel unsurların tamamlanmadığının tespit edildiğini, ilgili sözleşmeye konu işin süresi 37.0. maddede ayrı bir başlık altında da detaylandırıldığını, söze konu maddenin;“Sözleşme konusu İşler'in, İş Programı'nda belirtilen zaman içerisinde Sözleşme ve eklerine uygun bir şekilde tamamlanıp; geçici kabule hazır halde teslim edilmesi (Teslim Tarili) şarttır. Teslim Tarihi, İşlere Başlama Tarihinden itibaren 50 (elli) takvim günüdür.” şeklinde olduğu, sonuç olarak Müteahhit sıfatını ...Şirketin, ilgili sözleşmeden kaynaklanan sorumluluk ve yükümlülüklerine uymadığını, işini eksiksiz olarak bitirmediğini, bir kısım teknik unsurları yerine getirmeyerek işi zamanında teslim edemediğini, bu nedenle diğer imalatları da süre açısından olumsuz etkilediğini, ilgili sözleşme konusunun bir yurt binası inşası olduğu esas alındığında, Söze konu sebepler neticesinde, müvekkili şirketin ilgili sözleşmenin 45.0 maddesindeki TBK hükümlerine ve Yargıtay İçtihatlarına uygun olarak kararlaştırılmış olan “Süre Tanıma Ve Fesih” sürecini başlatma zorunluluğunun hasıl olduğunu, müteahhit sözleşmeden kaynaklanan herhangi bir yükümlülüğünü sözleşmeye uygun olarak yerine getirmediği takdirde işverenin müteahhide on (10) günlük yazılı bir ihtar gönderme hakkının olduğunu, şayet söz konusu süre içerisinde müteahhit işleri sözleşmeye uygun hale getirmez ise işverenin diğer her türlü hakkı saklı kalmak kaydı ile iş bu sözleşmeyi müteahhide göndereceğinin fesih ihbarı ile tek taraflı olarak feshetme hakkına sahip olduğunu, böyle bir fesih durumunda, İşverenin teminatları nakde çevirme hakkına sahip olduğunu, ayrıca Müteahhidin, İşveren'in her türlü doğrudan ve dolaylı zararını da ayrıca tazmin etmekle yükümlü olduğunu, işbu madde esas alınarak taraflarınca kesinlik arz etmesi bakımından davalı şirket'in hem ilgili sözleşmenin 11.0 Maddesiyle ikrar ettiği kanuni adresine hem de Ticaret Siciline kayıtlı resmi adresine T.C.Beyoğlu ... Noterliği'nin 08/08/2014 tarihli, ... ve ... yevmiye no'lu ihtarnamelerinin keşide edildiğini, ilgili ihtarnamelerde betimlenen eksik ve kusurlu işlerin 10 (on) takvim günü içinde tamamlanması, aksi takdirde kalan işlerin müvekkili Şirket tarafından 3. Kişilere yaptırılarak kendilerine rücu edileceğini, hak edişlerden kesilen nakdi teminatın irat kaydedileceğini, yetmediği takdirde kâti/avans teminat senet/senetlerin nakde çevrileceğini, Sözleşme Madde 8'de belirtilen cezai şartın kendilerinden tahsil yoluna gidileceğini ve Sözleşme Madde 45.0'a istinaden sözleşmenin feshedileceği hususlarının tüm yasal yollara başvurma ve fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla ihtar ve ihbar edildiğini, söze konu bu ihtarnamelerde, sözleşmeye göre davalı şirketin taahhüdü altında bulunan ancak hiç, eksik ve ayıplı ifa edilen işlerin de; a.Temel izolasyonunun, eksik ve yetersiz yapılmasından dolayı C blok -2 bodrum katının su altında kaldığı, b.Temel kenar ve perdelerin, izolasyon bohçalama bitişlerinin yapılmadığı ve içeriye su aldığı, c.Sözleşme Madde 62.5 gereği verilmesi gereken 5(Beş) yıllık izolasyon garantisinin verilmediği, d.Dökülmüş betonlarda, segregasyon ve tamir gerektiren bölgelerin bulunduğu, e.Beton ve demir numunelerinin test sonuçlarının, Sözleşme Madde. 62.4 gereği, Müvekkili şirkete teslim edilmediği, f.Kenetli çatı imalatının, eksik olarak bırakıldığı, g.Cephe ... panel kaplamalatının ve cephe sıva ile boya işlerine başlandığı ancak, montajı gerçekleşen aqua panellerin bozuk olduğu ve imalatın sadece %5 'inin tamamlanabildiği, h.Cephe kutu profillerinin, olması gereken ölçüde yapılmadığı ve sövelerin tam olarak yerleştirilememesine neden olduğu, i İşçilerin, 15(Onbeş) gündür şantiyede bulunmadığı ve eksik işlerin tamamlanmamış olduğu tespit edildiği, j.ayrıca, Madde 25.0'a göre Muhatap Şirket tarafından ödenmesi gereken, işçilerin ücret ve sigorta primleri ve Yasal Mevzuattan doğan sair hakları, hiç ya da gereği gibi ifa edilmediği, K.Sözleşme Madde 53'e göre ise yine Muhatap Şirket tarafından, her bir işçisi için sunulması gereken ücret Bordrosu ve sigorla primi ödemelerine ilişkin SGK'dan alınan makbuz fotokapileri, müvekkili Şirkete ibraz edilmediği şeklinde betimlendiği, taraflarınca keşide edilen ihtârnameler ile ilgili sözleşmenin 45.0 maddesindeki “Süre Tanıma Ve Fesih” süreci başlatıldığını, tebliğ süreci beklenirken, 12/08/2014 tarihinde, müvekkili şirket yetkilisi ...'nun talebiyle, İnşaat Mühendisi ... tarafından mahallinde yapılan keşif sonucu, T.C. Beşiktaş ... Noterliği'nin ...yevmiye nolu düzenleme şeklinde tutanağın tanzim edildiğini, tutanağın: “.. Adreste yapılan tespitte, İnşaatta (KENETLİ ÇATI KAPLAMA) 1.615,95 M2, Kenetli çatı kaplama işinin 1,403,00 m2 yapılmış olduğu, 212.95 m2.sinin eksik bırakılmış olduğu, ayrıca yapılan imalatın su testi, yağmur dereleri, izolasyon ve süzgeç eksiklerinin olduğu, projil karkas işleri eksikliklerinin olduğu, ..., ...eksikliklerinin olduğu, Ana Sözleşmeye ek olarak verilen ve tutanak altına alınarak imzalanan cephe işlerinde, eksik kör kasaların bulunduğu, kutu profillerinin çatı dereleri ile kesişimlerinin yapılmadığı, uzun profillerin kesilmediği, cephelerdeki kutu profil eksik ve hataları, bir takım profillerin yağlı boya ile boyanmadığı, tüm iç cephelerde yapılan karkas imalatlarının düzeltilmediği, eksik kalan yerlerin yapılmadığı ve boyanmadığı gibi eksik ve kusurlu işlerin olduğu, (İZOLARYON İŞLERİ) Sözleşmede bulunan ve 350 mt. Uzunluğa tekabül eden perde izolasyonları eksik ve kusurlu olarak bırakılmış olup bitişlerin yapılmadığı, eksik bırakılan söz konusu izolasyonlar yağmurdan ötürü içeriye su girmesinin ve mevcut izolasyon malzemelerine hasar verdiği, dolayısıyla tüm perde izolasyonlarının tekrar yapılmasının gerektiği, C Blok 2. Bodrum temel altı izolasyonulun uygun yapılmamasında dolayı bodrumun tamamının su almakta olduğu ve ileride montajı yapılacak hidrofor ve benzeri gereçlere zarar verdiği, aynı sebepten ötürü aynı yerde bulunan su depoları da temel altı ve yanlarından sızan sular altında, kaldığın, (TEMEL ÜSTÜ VE KAT BAHÇELERİ PARAPET TOPUKLARI) Betonarme İşleri kapsamında yapılması gereken bahçeleri ve parapet topuklarının eksik bırakıldığı ve yapılanlar içinde kusurlu imalatlarının bUlunduğu, (BETON SEGREGASYONU (BRÜT YÜZEYLER), Projede bulunan ve brüt olarak imal edilmesi gereken yüzeylerde bozuklukların olduğu, tarafımdan Bilirkişi nezaretinde ve fotoğraflarla tespit edildi. Mahallinde yapılan İşbu tespit tutanağı...” şeklinde olduğu, sonuç olarak davacı şirket için ilgili sözleşmeden doğan yükümlülüklerini gereği gibi ve zamanında ifa etmediğini, eksik ve ayıplı ifasının noter onaylı 12/08/2014 tarihli tutanak ile sabit olduğunu, davalı- Şirket'e 10 (on) takvim günü mehil verilen ilgili ihtarnamelerin 11/08/2014 tarihinde tebliğ edildiğini, 11/08/2014 tebliğ tarihi esas alındığında, 10 (on) günlük sürenin ilk gününün 12/08/2014, son gününün de 21/08/2014 olduğu izahtan vareset olduğunu, hal böyleyken Davalı Şirketin, 21/08/2014 günü bitiminde hala, kendisine tamamlanması ve ayıplarının giderilmesi yönünden ihtar edilen ve ihtarnamelerde açıkça betimlenen işlerin hiçbirinin tamamlamadığını, ayıpları da gidermediğini, nitekim bu sebeple de 22/08/2014 tarihinde, T.C.Beyoğlu ... Noterliği'nin... ve... yevmiye no'lu ihtarnameleri keşide edildiğini, ilgili ihtarnamelerde, 22/08/2014 tarihi itibariyle “...Binası Müteahhit Sözleşmesi'"nin müvekkili şirketçe feshedildiğini ve işbu haklı fesih neticesinde, müvekkili Şirket'in ilgili sözleşmeden doğan tüm haklarını kullanacağını ihtar ve ihbar edildiğini, ilgili ihtarnamelerin davalı şirkete 25/08/2014 tarihinde tebliğ edildiğini, ilgili sözleşmenin feshine kadar olan hukuki sürecin, ihtamameler ve noter tespiti ile bu şekilde vuku bulmuş olmakla birlikte, taraflarınca sözleşme konusu işin özen niteliği esas alınarak fesih ihtamamelerinin tebliğinden bir gün sonra, T.C, İstanbul ...Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Değ.İş sayılı dosyası ile “Delil Tespiti” talebinde bulunulduğunu, işbu ihtilafın temelinde en geç 2014 Eylül ayı ortalarına kadar fiilen faaliyete geçme mecburiyeti bulunan bir yurt inşasının söz konusu olduğunu, ancak davalı şirket'in kusuru sebebiyle bu durumun gerçekleşemediğini, nitekim Davalı Şirket'in sözleşmeden doğan yükümlülüklerini hiç veya gereği gibi ifa etmeyerek işi süresinde tamamlamasının, sadece taraflar arasında hukuki bir ihtilafın doğumuna sebebiyet vermediğini, müvekkili şirketin tarifi imkansız maddi ve manevi bir zararla da başbaşa bıraktığını, zira ortada bir çok odası önceden kiralanmış ve en geç 2014 Eylül ayı ortasına kadar fiilen faaliyete geçmesi zorunlu olan bir yurt binası inşası olduğunu, işin bu özel niteliği gereği eksik ve kusurlu olması bir yana , süresinde tamamlanmaması gibi bir ihtimalin söz konusu bile olmadığını, ancak gelınen noktada ilgili sözleşme feshedilmek zorunda kalındığından müvekkili şirketin eksik ve ayıplı işleri 3. Kişi firmalara yaptırma mecburiyeti ile karşı karşıya kaldığını, yani davalı şirketin maddi gerçeğe aykırı şekilde "hepsini ben ifa ettim" iddiasını ileri sürme riski alınmak zorunda kalınarak hiç veya gereği gibi yerine getirilmeyen işlerin 3. Kişi firmalara yaptırıldığını, müvekkili şirketin tek gayesinin, yurt inşasını yeni öğrenim dönemine eksiksiz bir şekilde hazır etmek olduğu tartışmâya mahal vermeyecek kadar açık olmakla birlikte, işbu davanın ikamesi tarihinde dahi halen resmi açılışının yapılamamış olması da dikkate alınması gerektiğini, zira Davalı Şirket'in gereği gibi ifa ettiğini iddia ettiği işlerde bile sonradan ayıpların ortaya çıkmış olması sebebiyle inşaat sürecinin hala tam olarak tamamlanamadığını, 3. Kişi firmalarca inşaat tamamlanmadan önce, taşınmazın fesih tarihi itibariyle eksik ve ayıplı halinin tespiti gerektiğini, nitekim eğer fesih tarihindeki eksik ve ayıplı ifa hali yazılı delil olarak tespit ettirilmeseydi; müvekkili şirketin uğramış olduğu zarara ilişkin olarak ikame edilen işbu alacak davasında, davalı Şirketin tüm inşaatı kendisinin ve gereği gibi tamamladığı yönünde mesnetsiz bir iddia ortaya atması halinde artık inşaat “3. Kişi Firmalarca” tamamlanmış olacağı için müvekkili şirketin fesih tarihindeki haklılığı yazılı delil ile isnatlanamayacağını, ilgili delil tespiti davasından tanzim edilen 23/09/2014 tarihli bilirkişi raporu iş bu alacak davasındaki haklılıklarını açıkça ortaya koyduğunu, 5.3. Sözleşmeye konu işlerin son ve halihazır durumunun yukarıda belirtildiği ve ekteki fofoğraflarda görüldüğü gibi olduğunu, yani işin keşif tarihi itibariyle bile daha bitmediğini ve eksik ve hatalı imalatların bulunduğunu, bu eksik ve hatalı imalatların zorunlu olarak tespiti isteyen şirket (işveren firma) tarafından giderilmeye çalışıldığını, bu hususla ilgili çalışmaların devam etmekte olduğunun görüldüğünü, bu durumda; müteahhit firmanın sözleşmenin gereklerini yerine getirmemiş olduğunu, bu eksik bırakılan ve hatalı olan imalatların tespit isteyen tarafından Beşiktaş 3. Noterliğinde Yeminli Bilirkişi ... tarafından tanzim edilen 12 Ağustos 2014 Tarih ve ... Yevmiye No'lu “düzenleme şeklinde tutanak” ile de tespit edildiğini, öte yandan sözleşmeye uygun olarak tespit isteyen (işveren) tarafından yapılan sözleşmenin feshi işleminin de işverenin haklı olması nedeniyle sözleşmenin içeriğine uygun olduğunu, 26/08/2014 tarihinde, fesihi tarihi itibariyle taşınmazın durumunun tespiti amacıyla delil tespit talebinde bulunulduğunu, işbu davadaki haklılıklarının kati delillerle ortaya konulabilmesi amacıyla ayrıca, müvekkili şirket yetkilisi ...'nun talebiyle, İnşaat Mühendisi ... tarafından mahallinde yapılan keşifi sonucu, T.C. Beşiktaş ... Noterliği'nin ...yevmiye no'lu "Düzenlenme Şeklinde Tutanak”'ıın tanzim edildiğini, taşınmazın 26/08/2014 tarihi itibariyle eksik ve ayıplı halinin de fotoğraflarla sabit hale getirildiğini, dava dilekçesi ekinde sunmuş oldukları noter tutanağında; kenetli çatı kaplama, cephe kaplama, izolasyon işleri, izolasyon katmanları, temel üstü ve kat bahçeleri parapet topukları, betonarme segregasyonu (brüt yüzeyler) iş kalemlerine yönelik olarak eksik ve ayıplı ifaların tespit edildiğini, tüm fotoğrafların çekildiğini, netice itibariyle işveren sıfatına haiz müvekkili şirketin, fesih iradesini ortaya koymadan önce TBK hükümlerine ve Yargıtay içtihatına uygun kararlaştırılan sözleşmesel yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirdiğini, davalı şirkete uygun bir mehil - yazılı şekilde - tanıyarak, ayıplı ifalarımı gidermesini, eksik İfasını da tamamlamasını talep ettiğini, ancak davalı şirket, tanınan mehil sonunda dahi ayıpları gidermediğini, eksikleri tamamlamadığını, bu sebeple de müvekkili şirket ile sözleşmeyi feshetmek, işin devamı için eksik ve ayıplı işleri 3. Kişi firmalara yaptırmak zorunda kaldığını, müvekkili şirket nezdinde doğmuş tek zarar kaleminin, 3, Kişi firmalara yapılan ödemeler olmadığını, gerek Davalı Şirket'in yükümlülüğünü yerine

getirmemiş olması sebebiyle nama yapılmak durumunda kalınan ödemeler ile sözleşme maddesine/maddelerine uymaması sebebiyle verdiği zararlar gerekse işbu haklı sebeple fesih neticesinde müvekkili şirket nezdinde doğan müspet zarar kalemlerinin mevcut olduğunu, müvekkili şirketin maddi zararının izahtan vareste olduğunu, bununla birlikte yine Davalı Şirket'in kusuru sebebiyle müvekkili şirketin, ...İnşasının öğrencilere vaat edilen süre içerisinde tamamlanmaması ve yeni öğrenim yılına hazır hale getirilememesi durumuyla baş başa bırakıldığını, bu durum müvekkili şirket'in ticari itibarını büyük ölçüde zedelediğini, tüzel kişilik haklarına telafisi zor zararlar verdiğini, müvekkili Şirketin manevi zararının da izahtan vareste olduğunu, müvekkili şirketçe davalı şirkete ifa etmiş olduğu işe tekabül eden ve sözleşmeye uygun şekilde talep ettiği tüm hakedişin eksiksiz olarak ödendiğini, bununla birlikte inşaat süresince birçok kez erken yapılan avans ödemeleri ve ara ödemeler ile davalı şirketin hiçbir zaman mağdur bırakılmadığını, müvekkili şirketin ticari teamül ve iyiniyet kurallarına riayet ederek davalı şirketin işin süresinde tamamlanması ve ayıpsız ifa için üzerine düşen tüm yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, maddi tazminat talebi açısından sözleşme gereği davalı şirketin ödemekle yükümlü olduğu ancak müvekkili şirketçe davalı şirket namına yapılmak zorunda kalınan ödemelerin; Damga vergisi açısından konuya ilişkin Damga Vergisi başlıklı 15.0 nolu sözleşme maddesinde "İş bu sözleşme nedeniyle ödenmesi gerekecek damga vergisinin yarısı Müteahhit tarafından ödencektir " denildiği, hal böyleyken davalı şirket, üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmediğini, damga vergisinin tamamının müvekkili şirket tarafından yarısı davalı şirket namına olmak üzere ödendiğini, davalı şirket çalışanlarına yapılan ödemelerin (işçilik ücretleri v.b) - sosyal haklara ilişkin ödemeler (yemek bedeli v.b) - SGK ödemeleri ve Şirket Alt Taşeronu SGK ödemelerine ilişkin "Müteahhit Organizasyon Yapısı" başlıklı 25.0 nolu sözleşme maddesinde ; “Müteahhit tüm personelinin |yasal sigortalarını, günlük - ihtiyaçlarını ve kanunlardan doğan tüm vecillelerini bizzat ve zamanında yerine getirmek zorundadır. Müteahhit'in söz konusu yükümlülüklerini yerine getirmemesi yahut eksik olarak yerine getirnlesi sonucu İşveren'in maruz kalacağı her türlü ceza, zarar ve masrafı ve tüm ferilerini Müteahhit, İşveren'in, ilk yazılı talebini müteakip ilgiliye derhal ödeyecektir. İşveren'in Müteahhit adına söz konusu bu yükümlülükleri yerine getirmesi durumunda, Müteahhit, İşveren'in ilk yazılı talebine müteakip derhal ilgili tutarı tüm faizi, ferileri ve masraflarıyla birlikte İşveren'e ödeyecektir.” denildiği, konuya ilişkin "İşçi ve Personel Çalıştırma Koşulları ile Maaş Sosyal Hakların Ödenmesi ve Sorumluluk" başlıklı 53.0 Maddesinde " İşler ile ilgili çalışacak personel ve işçiler tamamen Müteahhit'in elemanları olup; bu kişilere ait tüm maaş ve sosyal hak ödemeleri, sigorta primlerinin yatırılması, stopaj ve gelir vergisi ödemeleri, işlerine son verilmesi halinde yapılacak ödemeler kıdem ve ihbar tazminatı gibi) Müteahhit tarafından ödenir ve bu ödemelerden Müteahhit bizzat sorumludur .. İşveren'e Müteahhit çalışanları, personelleri ile ilgili olarak gelebilecek tüm talep ve davalardan Müteahhit İşveren'i tamamen tazmin edecek ve zararsız tutacaktır.” denildiği, hal böyleyken davalı şirket üzerine düşün yükümlülüğü yerine getirmediğini, davalı Şirket çalışanı olan ... / ... / .../ ... / ... / ...ve ...'ın işçilik ücretlerinin, davalı Şirket çalışanlarının yemek bedellerinin, davalı Şirket çalışanlarının SGK borçlarının ...hatta Davalı Şirket Alt Taşeronu “... Sistemleri San. Tic. Ltd. ti.”'nin SGK borçlarının müvekkili şirket tarafından davalı şirket namına olmak üzere ödendiğini, İşyerinin Temizlenmesi başlıklı 57.0 nolu sözleşme maddesinde; "Müteahhit işyerindeki bütün takım, malzeme ve cihazlarını kaldıracak ve iş yerlerini iyici temizleyecektir. Bu müddet zarfında saha temizlenmediği ve malzeme ile takım ve cihazlar kaldırılmadığı takdirde, masraf Müteahhit'e ait olmak üzere işveren bu işleri riski ve masrafı Müteahhit sorumluluğunda olmak kaydıyla yaptırmaya yetkilidir" denildiği, hal böyleyken davalı şirket üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmediğini, işyeri sahasını hiçbir şekilde temizlemeden terk ettiğinden, temizlik bedelinin Müvekkili Şirket tarafından davalı şirket namına olmak üzere ödendiğini, beton ödemelerinin, gerek sözleşme gerekse TBK. hükümleri esas alındığında Davalı Şirket'in malzeme teminindeki sorumluluğunun net olduğunu, bu noktada her türlü malzemenin en iyi şekilde ve eksiksiz teminin Müteahhit sıfatını haiz Davalı Şirket'in sorumluluğunda olduğunu, hal böyleyken, ilgili sözleşmenin imzalandığı tarihten bu yana beton temininin davalı Şirketçe gerçekleştirilmediğini, bu sebeple de müvekkili şirketin, inşaatın temel unsurları olan beton olmaksızın işin ifasının mümkün olamayacağından ve yukarıda da izah edildiği üzere ortada gecikmesi çok büyük zararlar doğuracak bir yurt inşası söz konusu olduğundan; beton ödemelerinin ... AŞ.ne davalı Şirket namına olmak üzere gerçekleştirdiğini, hafriyat Ödemelerinin, gerek sözleşme gerekse TBK. hükümleri esas alındığında Davalı Şirket'in kendi alt taşeronlarına olan ödeme yükümlülüğünün net olduğunu, Hal böyleyken Davalı Şirket, hafriyat ve dolgu işlerini yapmakla yükümlü alt taşeronu ... Ltd. Şti'ne ödemesini gerçekleştirmediğini, işlerin durması sebebiyle de inşaata devam edilebilmesi için yukarıda da izah edildiği üzere ortada gecikmesi çok büyük zararlar doğuracak bir yurt inşası söz konusu olduğundan hafriyat/dolgu ödemesinin ...Ltd. Şti.'ne davalı şirket namına olmak üzere gerçekleştirdiğini, bu noktada beton ve hafriyati/dolgu ödemeleri yönünden taraflar arasında, zımmen bir nama ifaya izin olduğu hususu da izahtan varest olduğunu, zira Davalı Şirket bu iş kalemleri yönünden Müvekkili Şirketçe yapılan ödemelere hiçbir şekilde itiraz etmediğini, nahnına ifa edilmesine ve masrafının kendisine ait olmasına muvafakat ettiğini, Kaldı ki ilgili sözleşmenin 2. Maddesinde betimlenen sözleşme konusu esas alındığında da davalı şirketin beton ve harfiyat/dolgu kalemlerindeki sorumluluğunun ihtilafa yer bırakmayacak şekilde ortaya çıktığını, “İstanbul İli,Eyüp İlçesi,...Mah.,... Köprüsü Cad,Dış Kapı No:1,91 ...,... Ada,... no'lu parsel adresinde bulunan ...Binası İnşaat (çatı ve cephe kaplama, kalıp, demir, ..., geogrid ve zemin ıslahı, dolgu, kısmi hafriyatlar, alt yapı, vögar ve drenajlar, su ve ısı izolasyonları,dewatering ve benzeri) (“İşler”), işi olduğunu, sonuç olarak gerek ilgili sözleşme maddeleri , gerekse TBK hükümleri gereği müvekkili şirketçe davalı şirket namına yapılmış olan tüm bu ödemelerin davalı şirketten tahsiline karar verilmesi gerektiğini, sözleşme gereği davalı şirketin ödemekle yükümlü olduğu muhafaza gider bedelinin, ilgili sözleşmenin feshedilmesi akabinde taraflar arasında 31/08/2014 tarihli "Teslim Tesellüm Tutanağı" imzalandığı, ilgili tutanakla davalı şirketin "...binası Müteahhit Sözleşmesi" gereği şantiye sahasında bulundurduğu ve mülkiyeti kendisine ait olan 112 adet takım taylot ve 11 adet vefa marka konteynır haricindeki tüm malzemenin mobilizasyon ve sair unsurların zilyetliğinin iade alındığının hüküm ve kayıt altına alındığını, durum böyle olmakla birlikte müvekkili şirketçe birçok kez iletilen talebe rağmen sahada kalan 112 adet takım taylot ve 11 adet vefa marka konteynırın 15/09/2014 tarihinde dahi hala şantiye sanısından alınmaması neticesinde aynı tarihte zilyetliklerinin ivedilikle davalı şirketçe iade alınmasını içerir T.C Beyoğlu ... Noterliğinin ...- ...yevmiye nolu ihtarnamelerinin keşide edildiğini, ilgili ihtarnamelerde iade alınması halinde de 19/09/2014 cuma gününden itibaren her bir gün için muhafaza ücreti işletileceği hususunun da açıkça belirtildiğini, konuya ilişkin sözleşmedeki anlaşmanın feshi başlıklı 45.2 Maddesinde “Anlaşmanın feshi halinde Müteahhit, İşveren'in iznini olmaksızın işbaşındaki tesisattan hiçbirini bozup yerinden kaldırmak ve işbaşında mevcut malzeme, alet, edevat ve makineler, tesisat, teçhizattan herhangi birini başka bir yere götürmek veya başkasına satmak veyahul herhangi bir surette işyerinde değişiklik yapmak hakkına sahip değildir.” denildiğini, davalı Şirket'e 16/09/2014 tarihinde ihtarname tebliğ edilmiş olmasına rağmen söze konu malzemeler, ihtar 4dilen günden ancak 14 (ondört) gün sonra - 02/10/2014 tarihinde davalı Şirket yetkilisince iade alındığını, iadeye ilişkin tutanak tutulduğunu, işbu sebeple de 14 (ondört) ne tekabül eden muhafaza ücretini talep etme zorunluluğunun hasıl olduğunu, günlük muhafaza ücretinin de Müvekkili Şirketçe, hakkaniyete uygun şekilde, “...Üniversitesi otopark ücreti + Müvekkili Şirketçe ödenen arsa kirası bedeli+ güvenlik giderleri” kalemleri birlikte esas alınarak günlük 110,00.- TL. olarak takdir edildiğini, sözleşme gereği davalı şirketin ödemekle yükümlü olduğu gecikme cezasına ilişkin sözleşmenin “Cezai Şart” başlıklı, 8.0 no'lu sözleşme maddesi net olduğunu buna göre; “Mücbir sebepler dışmda Müteahhit, sözleşmede belirtilen teslim müddetini sözleşmeye uygun olarak tamanlamadığı takdirde geciktiği her bir takvim günü için 2.000 TL (İkibin TL) gecikme cezası, İşveren'in ilk talebinde İşveren'e derhal ödemekle yükümlüdür." denildiğini, yukarıda izah edilen sebeplerle ve işbu dilekçe ekinde de ibraz ettikleri belgelerle sabit olduğu üzere; Davalı Şirket sözleşmede belirtilen teslim müddetini, sözleşmeye uygun olarak tamamlayamadığını, zira Müvpkkili Şirket'in haklı feshinin temel sebebinin de bu olduğunu, bu noktada da “İşyeri Teslim Tutanağı ”'ndaki iş bitim tarihi 01/05/2014 ile fesih tarihi 22/08/2014 arasındaki gecikme süresi esas alındığında, ortada 113 (yüz onüç)günlük bir gecikme söz konusu olduğu ve bu 113 güne tekabül eden gecikme cezasinın da tahsiline karar verilmesi gerektiğini, davalı şirketin eksik, ayıplı ve süresinde gerçekleştiremediği ifası nedeniyle üçüncü kişi firmalarına yaptırılmak zorunda kalınan işler için ödenen bedellere ilişkin sözleşmenin... başlıklı 9. Madde sinde hüküm olduğunu, buna göre “Herhangi bir ayıbın varlığının Müteahhit tarafından fark edilmesi veya İşveren tarafından herhangi bir. ayıp| veya uygun bulunmayan imalatın Müteahhit'e bildirilmesini müteakip, Müteahhit derhal gerekli incelemelerde bulunacak ve söz konusu ayıbı veya uygun olmayan imalatları derhal ve herhangi bir ücret talep etmeksizin giderecek/değiştirecektir. İşveren tarafından saptanan ayıpların veya uygun imalatların giderilmesi ya da bu yolla otyaya çıkan masraflar Müteahhit tarafından karşılanacaktır. Söz konusü ayıbı. Müteakhit hesabına ve masrafına olmak üzere İşveren kendisi giderebilir veya 3. Bir kişinin gidermesini sağlayabilir.” denildiğini, yine sözleşmenin "Anlaşmanın feshi " başlıklı 45. 1 maddesinde “İşveren'in işin durmasından ve/veya gecikmesinden doğacak zararları da ayrıca Müteahhit'ten talep hakkı saklıdır... Geri kalan işlerin başka bir Müteahhit'e yaptırılması halinde aradakı fark da Müteahhit tarafından İşveren'e ödenecektir.” şeklinde olduğunu yine konuyla ilgili sözleşmenin 48. 2 maddesinin başlığının "İşlerin tamamlanmasından önce ve sonra görülen noksanların giderilmesi" şeklinde olup buna göre; “Müteahhit, tayin edilen müddel zarfında düzeltmeye başlayıp yapmaz işe İşveren bu işi masrafı ve riski Müteahhit namına olmak üzere bizzat yapar veya yaptırır... Bundan dolayı Müteahhit'in kiçbir itiraz hakkı yoktur, İşveren'in kanundan doğan hakları saklıdır.” denildiğini, gerek sözleşmenin iş bu maddeleri gerekse TBK hükümleri kapsamında müvekkili şirkete 3. Kişi firmalara işin tamamlatma hakkı ve akabinde onlara ödediği bedeli davalı şirketten talep ve tahsil hakkı tanındığını, bu doğrultuda noter tutanakları / bilirkişi raporu ile ayıplı ve eksik ifa edildikleri sabit hale gelen imalat kalemlerine ilişkin olarak; çatı imalatlarının ... Mobilya Dekorasyon - ...firmasına yaptırıldığını, yapı çevresi izolasyon imalatlarının...Ltd. Şti firmasına yaptırıldığını, ikinci bodrum kat enjeksiyon izolasyon imalatlarını ...Ltd. Şti'ne yaptırıldığını, sonuç olarak müvekkili şirketçe 3. Kişi firmalara bu iş için yapılmış olan ödemelerin davalı şirketten tahsiline karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirket tarafından yapılmış olmakla birlikte sözleşmem gereği davalı şirket hakedişlerinden kesilen ödemeler/ cezalar ile nefaset kesintisi bedeli kapsamında; ... Katılım payı ve ...payı ile ilgili konuya ilişkin maddelerin sözleşmenin 33.1 maddesi olup bu maddenin başlığının Tesis Malzeme ve Şahısların Sigortası şeklinde olduğunu, maddenin içeriğinde ise ; “Sözleşme konusu işlerin tümüne ilişkin olarak İşveren, uygun gördüğü süre, nitelik, kapsam ve miktarda (malzeme ve tesisatın) “..." (bütün rizikolara karşı) sigortasını yaptıracaktır. İşveren tarafından yaptırılan “...” (bütün rizikolara karşı) sigortasının Müteahhit hak edişlerinden, “Şantiye Katılım Payı” adı altında aylık 1.000 TL tutarında Müteahhit'ten tahsil edilecektir.” şeklinde olduğunu, yine konuya ilişkin "Kurallara ve Kanunlara uymak" başlıklı 42.7 maddesinde "...mevzuatı gereği şantiye bulundurulması gerekli olan iş güvenliği uzmanı, iş yeri hekimi ve sağlık memtru İşveren'ce temin edilecek, katılım payı adı altında aylık 5.000 TL bedel Mhiteahhit hak edişlerinden kesilecektir.” şeklinde olduğu, yine sözleşmenin "işçi ve personel sağlının korunması için tedbir alınması" başlıklı 54.2 Maddesinde " İşveren tarafından sözleşmesi - konusu işlerin görüleceği mahalde bulundurulacak olan iş güvenliği uzmanvuzmanları, iş yeri hekimi ve sağlık memuruna ilişkin maliyetler Mükeahhit hak edişlerinden, “şantiye katılım payı” adı altında aylık 5.000 TL Müteahhit'ten tahsil edilecektir. ” denildiğinden iş bu maddeler ışığında müvekkili tarafından ödenmiş olan...katılım payı ile ...payının davalı şirketin payına tekabül eden bölümünün tahsiline karar verilmesi gerektiğini, cezalar kapsamında konuya ilişkin sözleşmenin "Emniyet önlemleri" başlıklı 26.4 maddesinde “Müteahhit Personel'in işçi kağlığı, iş güvenliği ve işyeri emniyet kurallarına uymamalarından veya sair eylemlerinden gelebilecek her türlü hasar, kaza ve iş kazalarından veya İŞVEREN İŞ SAHİBİ personeline (ve bunların TAŞERON'ları ve alt TAŞERONLARI'ı dahil) veya üçüncü şahıslara isnat olunacak her türlü zararlandırıcı olaylara ilişkin maddi, manevi ve cezai sorumluluk MÜTEAHHİT'e ğittir ve MÜTEAHHİT bu zararları tazmini etmekle yükümlüdür." denildiğini, sözleşmenin 28.0 maddesinde şantiye şefi / diğer yetkililerin iş yerinden mesai saatlerinde ayrılması, 42.2 maddesinde yaka kartını kullanmayan personel için ön görülen ceza, sözleşmenin 42. 6 maddesinde emniyet malzemelerini kullanmayan personel için ön görülen ceza ile ilgili düzenlemeler olduğunu, İlgili sözleşme süreci boyunca birçok kez Müvekkili Şirketin şantiye yetkilerince, davalı şirket'in ve/veya çalışanlarının işçi sağlığı, iş güvenliği ve işyeri emniyeti kurallarına uymadığı tespit edilerek; bu hususların fotoğraflanmak suretiyle tutanak altına alındığını, Davalı Şirket'e Müvekkili Şirketçe birçok uyarı yazısı gönderildiğini; karşılaşılabilecek tüm aleyhe hususlar (kazalar, cezalar vb.) detayları ile izah edildiğini, Müvekkili Şirketçe kanundan ve sözleşmeden doğan yükümlülükleri eksiksiz yerine getirilirken; Davalı Şirketin kural ihlallerine kasti olarak uymamaya devam ettiğini, Davalı Şirket'in bu kasti kusuru sebebiyle de Müvekkili Şirketin, “T.C. Türkiye İş Kurumu Genet Müdürlüğü İstanbul Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü” nün, iş sağlığı ve güvenliğinin ihlali sebebiyle kesmiş olduğu, idari para cezasına maruz bırakıldığını, İlgili maddeler ışığında Davalı Şirket'in tutanaklar/fotoğraflar-uyarı yazıları ile sabit kusuru sebebiyle Müvekkili Şirket tarafından ödenmek zorunda kalınan idari para cezasının ve Davalı Şirket çalışanlarına kesinle cezaların Davalı Şirket'ten tahsiline karâr verilmesi gerektiğini, nefaset kesintisiyle ilgili sözleşmenin 27.5 maddesinde "“Müteahhit'in yapmış olduğu |imalatlarda tespit edilen ancak düzeltilmesi imkanlar dahilinde bulunmayan işler için İşveren, nefaset kesme hakkına sahiptir.” denildiğinden, ilgili sözleşme maddesinden açıkça anlaşıldığı üzere, Müvekkili Şirket'e düzeltilmesi imkan dahililinde olmayan işler için nefaset kesme hakkı açıkça tanındığını, Bu noktada da Davalı Şirket, “Beton Ve Cephe Alt Konstrüksiyon” iş kalemlerinde düzetilmesi imkan dahilinde bulunmayan ayıplı ifalar gerçekleştirilmiş olduğundan; Müvekkili Şirketçe bu iş kalemlerinde nefaset kesintisi yapıldığını, beton imalat kaleminde %25, cephe alt konstrüksiyon imalat kaleminde de %15 kesinti uygulandığını, düzeltilmesinin imkan dahilinde olmadığını açıkça tespit eden Noter tutanakları Bilirkişi Raporu ışığında, Müvekkili Şirket tarafından ilgili iş kalemlerine ilişkin olarak yapılmış olan nefaset kesintisinin sözleşmeye ve uygulamaya uygunluğu yani kabulü gerektiğini, davalı şirketin eksik, ayıplı ve süresinde gerçekleştiremediği ifası nedeniyle müvekkili şirket nezdinde doğmuş müspet zarar kalemleriyle ilgili sözleşmenin anlaşmanın feshi başlıklı 45. 1 maddesinde "işveren”'in işin durmasından ve/veya gecikmesinden dolayı doğacak zararları da ayrıca müteahhitten talep etme hakkı saklıdır.” denildiğini, ilgili madde, TBK. hükümleri ve yerleşik yargıtay içtihadıyla birlikte değerlendirildiğinde; işin süresinde tamamlanmamış olması ve bu sebeple de sözleşmenin haklı nedenle feshedilmesi sebebiyle; müvekkili şirket'in, yaşadığı ağır mağduriyetten doğan aşağıdaki tüm müspet zarar kalemlerini talep edebileceğini, bu kapsamda; boş kalan odalar yüzünden yaşanan kar mahrumiyeti; davalı Şirket'in ayıplı ve eksik ifası sebebiyle, yurt inşasının öğrencilere/velilere vaat edilen tarihte yani yeni öğrenim döneminde hazır edilememesi neticesinde; kuşkusuz ki Müvekkili Şirketin 30 Eylül 2014 tarihinde bu yana (takribi 3 aydır) yeni bir kiralama işlemi yapamadığını, zira hayatın olağan akışı gereği, bitmemiş bir yurt odasını ne vaat edilirse edilsin bir öğrencinin/velisine kiralamak istemeyeceğini bu noktada da takribi 3 aydır Müvekkilim Şirket, boş kalan 198 adet yatak dikkate alındığında ciddi bir kira gelirinden mahrum kaldığını, bu kar mahrumiyetinin davalı şirketçe karşılanması gerektiğini, boş kalan 4 adet ticari üniteden/ mağazadan mahrum kalınan kira bedeli; Müvekkili Şirketçe, ilgili yurt binasının yeni öğrenim döneminde hazır olacağı inancı ile yurt binası bünyesindeki 4 adet ticari ünitenin/mağazanın - öğrencilerin yemek v.b. ihtiyaçlarının yurt bünyesinde karşılatıması amacıyla kiralanması için birçok firma/şirketle görüşmeler yapıldığını, teklifler alındığını, bu görüşmelerde de Davalı Şirket'e güvenilerek, ticari ünitelerin/mağazaların süresinde teslim edileceğinin vaat edildiğini, karşı taraflardan da en geç 30 Eylül tarihinde açılışa hazır hale getirilmesi hususunun önemle talep edildiğini, ancak Davalı Şirket'in ayıplı ve eksik ifasının yarattığı gecikme sebebiyle ticapi ünitelerin/mağazaların teslime hazır hale getirilemeyeceği ortaya çıkınca, tüm tekliflerin geri çekildiğini, 3 aydır müvekkili şirketin , boş kalan 4 adet ticari ünitenin/ mağazanan kira gelirinden mahrum kaldığını ve kar mahrumiyeti yaşadığını, bunun da davalı tarafından müvekkiline ödenmesi gerektiğini, boş kalan 6 adet ATM için mahrum kalınan kira bedeli; Müvekkili Şirketçe, ilgili yurt binasının yeni öğrenim döneminde hazır olacağı inancı ile yurt binası bünyesindeki 6 adet ATM'nin öğrencilerin nakdi ve muhasebesel ihtiyaçlarının yurt bünyesinde karşılanması amacıyla kiralanması için birçok banka ile görüşmeler yapıldığını teklifler alındığını, Bu görüşmelerde de Davalı Şirket'e güvenilerek, ATM alanlarının süresinde teslim edileceğinin vaat edildiğini, en geç 30 Eylül tarihinde açılışa hazır hale getirilmesi hususunun talep edildiğini, ancak Davalı Şirket'in ayıplı ve eksik ifasının yarattığı geçikme sebebiyle ATM alanlarının teslime hazır hale getirilemeyeceği ortaya çıkınca, tüm teklifler geri çekildiğini, bu noktada da takribi 3 aydır Müvekkili Şirket, boş kalan 6 adet ATM'nin ciddi bir kira gelirinden mahrum kaldığını, büyük oranda kar mahrumiyeti yaşandığını, bunun da davalı tarafından karşılanması gerektiğini, iletişim hizmetlerinin sağlanması amacıyla imzalanan sözleşmelere ilişkin mahrum kalınan kira bedeli; Müvekkili Şirketçe, ilgili yurt binasının yeni öğrenim döneminde hazır olacağı inancı ile öğrencilerin iletişim ve haberleşme (wifi, kablosuz haberleşme, baz istasyonu kurumu vb.) ihtiyaçlarının yurt bünyesinde karşılanması amacıyla “... A.Ş.” ve “...A.Ş. ” ile Kiralayan sıfatını haiz olduğu kira sözleşmeleri akdedildiğini, Kuşkubuz ki bu kira sözleşmelerinin Eylül ayında yurt binasının açılacağına yani Eylül ayında kira gelirinin başlayacağına duyulan güven ile yapıldığını, Ancak Davalı Şirket'in ayıplı ve eksik ifasının yarattığı gecikme sebebiyle, Eylül ayında kira ödemeleri başlatılamadığını, zira Eylül ayında ortada iletişim/haberleşme hizmetinin başlatılabileceği bir kiralanan alan bulunmadığını, bu noktada da takribi 3 aydır Müvekkili Şirket, ciddi bir kira gelirinden mahrum kaldığını ,bunun da davalı tarafından ödenmesi gerektiğini, 3 adet otel yönünden konaklama bedeli; Müvekkili Şirketin ilgili sözleşmenin akdedilmesi akabinde tanıtım faaliyetlerine başladığını ve bunun sonucunda da ilgili yurt binasının yeni öğrenim yılına hazır hale geleceğini taahhüt etmek suretiyle; ilgili yurt binasının birçok odasını çok önceden kiraladığını, Bu taahhüdü verirken de tek dayanağının; Davalı Şirket'in yurt inşasını süresinde ve eksiksiz şekilde tamamlayacak olmasına duyduğu güven olduğunu, Ancak gelinen aşamada ilgili yurt binasının hazır hale getirememesi sebebiyle, basiretli davranma yükümlülüğünün ve üstlendiği edimin öneminin farkında olan Müvekkili Şirketin, sözleşme imzalamış olduğu öğrencilerin konaklama ihtiyacını üstlenerek; prestiji ve rahatlığı üst seviyede olan 3 adet otelde öğrencilerin konaklamalarını sağladığını, 21/09/2014 tarihinden itibaren “... inn, ...Hotel ve ... Hotels'de” konaklamaları sağlandığını, müvekilinin üstlenmek zorunda kaldığı 3 adet otel konaklama bedelinin davalı tarafça müvekkiline verilmesi gerektiğini, oteller ile üniversitesi arasında ulaşım masrafları; gerek otellerde konaklamaları sağlanan öğrencilerin Üniversite'ye ulaşımı gerekse Müvekkili Şirket personelinin işin tamamlanmaması sebebiyle şantiyeye olan ulaşımlarının da, Müvekkili Şirketçe karşılandığını, bu bedellerin de davalı tarafça müvekkiline ödenmesi gerektiğini, müvekkili şirketin idari personel maaşları; Müvekkili Şirketçe işbu işin ifası sebebiyle, birçok idari personel çalıştırıldığını, bu noktada da eğer ki Davalı Şirketin işi süresinde ve gereği gibi tamamlamış olsalda idi 2014 Nisan ayı sonu itibariyle idari personel ihtiyacının da sona ereceğini, Ancak işin süresinde tamamlanmaması sebebiyle Müvekkili Şirketçe, “2014 Mayıs -Haziran -Tergmuz ve Ağustos” aylarında da, personeli olan “...'ün - ...'ın - ...'ın - ...'nun - ...'in” maaşları düzenli olarak ödemek suretiyle idari personel çalıştırmaya devam edilmek zorunda kalındığını, bu bedellerin de davalı şirketçe müvekkiline ödenmesi gerektiğini, müvekkili şirketin idari personel SGK bedelleri; işbu dava konusu süreç boyunca iş hukuku ve ilgili yasal mevzuattan doğan tüm yükümlüklerini, gerek kendi çalışamlarına gerekse Davalı Şirket ve Davalı Şirket alt taşeronlarının çalışanlarına karşı dahil eksiksiz yerine getiren Müvekkili Şirket, kuşkusuz ki “2014 Mayıs -Haziran - Temmüz ve Ağustos” aylarında da çalışmaya devam etmek zorunda kaldığı idari personelinin “...'ün - ...'ın - ...'ın - ...'nun - ...'in"), SGK yükümlülüklerini de ödediğini, ödenen bu bedellerin davalı tarafından müvekkiline iade edilmesi gerektiğini, elektrik ve su giderleri; davalı Şirket'in işi süresinde tamamlayamaması şantiye çalışmaların 2014 Mayıs ayından bu yana daha devam etmesine sebep olduğunu, bu sebeple de ilgili tarihten beri Müvekkili Şirketçe, şantiye çalışmalarının devamı için “Su ve Elektrik” gideri ödenmeye devam edilmek zorunda kalındığını, ... kurumuna su bedeli ödenmiş;...Üniversitesi tarafından da Müvekkili Şirket'ten kullanımına tekabül eden elektrik bedeli talep edildiğini, bu bedellerin davalı tarafça müvekkiline ödenmesi gerektiğini, kurulduğu günden beri çok başarılı gayrimenkul yatırımlarına imza atan müvekkili şirketin ciddi bir prestije ve ticari itibara sahip olduğunu, bunun nedeninin de söz verdiği yatırımları süresinde eksiksiz yapmasından kaynaklandığını, söz konusu işin yurt binası olması nedeniyle yeni öğrenim yılına hazır hale getirilmemesinden dolayı müvekkilinin ticari itibar kaybına uğradığını belirterek dava dilekçesinin sonuç kısmında taraflar arasında imzalan 12/03/2014 tarihli stüdyo santral yurt binası müteahhit sözleşmesinin müvekkili şirketçe haklı nedenle feshedilmesi neticesinde müvekkili şirket nezdinde doğmuş şimdilik 250.000 TL maddi, 20.000 TL manevi tazminatın iş bu dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.

ASIL DAVADA CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde, davalı Müvekkili şirket ile davacı şirket arasında 12 Mart 2014 tanzim tarihli, İstanbul İli Eyüp İlçesi ... mh. ...Köprüsü cd. ... kapı no:.. pafta ... Ada ... nolu parsel İstanbul adresindeki davacıya ait arsaya ...Binası inşaat yapımı konunda anlaşma imzalandığını, Anlaşmaya göre, davalı şirketin yine sözleşmede kalem kalem belirlenen işleri yapmak, bu işler için gereken malzemeleri almak, arsa üzerine sözleşmede belirlenen kar marjlarını ekleyerek yurt binasını yapmak ile yükümlü iken, işverenin ise ödemeleri yine sözleşmede belirlenen hak ediş usulü ile yapmak ve diğer edimler ile yükümlü olduğunu, ancak işveren kendini edimleri yerine getirmediği gibi davalının çalıştığı ve imalat yaptığı şantiyeye başka taşeronlar soktuğunu, davalı şirketin işine, davacı tarafından engel olduğu ve davalının çalışanlarının işyerine sokulmadığı hususunun tutulan tutanaklarla dinlenilecek olan tanık beyanlarıyla ispat edeceklerini, taahhüt sözleşmesinden de anlaşılacağı üzere, eserin-yurt binasının yapıldığı yer boş bir arsa olup üzerine yapılan tüm imalatların, sözleşme kapsamında davalı müvekkilince yapıldığını, ancak davacı tarafın, 2014 yılının Ağustos ayı başında davalının çalışanlarının bayram tatiline gitmesini fırsat bilerek başka bir taşeronu şantiyeye yerleştirdiğini, diğer taşeronun işçilerini çalıştırmaya başladığını, İnşaat faaliyetlerinin davalı vekil eden tarafından yapılmaya devam edilmekte iken, hak edişinin ödenmemesi ve fiziki müdahale nedeniyle davalı vekil edenin çalışmasının durma seviyesine geldiğini, belli bir süre sonra da müvekkilinin faaliyetlerinin davacının kusuru ve şiddet içeren eylemleri sonucu tamamen durdurulduğunu, davacı taraf, Beyoğlu ... Noterliğinin 08/08/2014 Tarihli ...yevmiye nolu ihtarnamesiyle, eksik ve kusurlu işlerin olduğu iddiasıyla ve bunun giderilmesi hususunda davalı vekil edenine 10 günlük süre verildiğinin ileri sürüldüğünü, davacı tarafın, maddi gerçeklikten uzak ve hukuksal dayanağı bulunmayan bu ihtarnamesine Antalya ... Noterliğinin, 21/08/2014 Tarihli, ... yevmiye nolu ihtarnamesiyle cevap verildiğini, cevabi ihtarnamede;

a) C Blok -2’de meydan gelen su basması temel izolasyonu ile ilgili olmayıp dışarıdan gelen sel suları ilgili bir konudur. Ayrıca temel izolasyonu zeminden gelen suları önlemek için imal edilmiş olup, siz muhatabın hatalı organizasyonu sebebiyle yukarıdan gelen su konusunda temel izolasyonunun eksik ve yetersiz olduğunun bildirilmesi haksız ve hukuka aykırıdır.

b) Siz muhatap tarafından çevre düzenlemesi peyzaj kodları verilmediği için izolasyon imalatı bitişi yapılamamaktadır.

c) İzolasyon muhatap işverenin eksik işleri sebebiyle tamamlanamamıştır. Müteahhidin yaptığı esere ilişkin garanti ve sorumluluk hükümleri Türk Borçlar Kanunu’nda belirtilmiştir.

d) İş tamamen teslim edilmeden tamirat gerektiren yerlerin olabileceği inşaat işinin doğasında vardır. Kaldı ki, betonda lokal tamiratlar da yapılmıştır.

e) Beton ve demir numunelerinin test sonuçları siz muhataba teslim edilmiştir.

f) Kenetli çatı imalatının bitirilebilmesi için cephe imalatlarının tamamlanması, çatı üstü bacalarında bulunan bütün menfezlerin montajının tamamlanması, uç bahçelerde cephe kaplamasının tamamlanması gerekmektedir. Siz muhatap tarafından yapılması gereken işler yapılmadığı, başka taşeronlara işler verildiği, keşidecinin çalışmasına izin verilmediği, keşideci müteahhit işçileri şantiyede işverenin diğer çalışanları tarafından saldırıya uğradığı için, çalışma tamamlanamamıştır.

g) Sözleşme kapsamında olan cephe imalatı işi keşideci tarafından yapılmakta iken , muhatap işveren aynı işi yapmak için başka taşeronu şantiyeye getirmiş ve keşidecinin işi yapması fiili güç kullanılarak engellenmiştir.

h) Cephe imalatlarının tamamı periyodik kontrolleri yapılarak siz muhataba teslim edilmiştir. Bu hususta işlerin tam ve eksiksiz olduğuna dair tutanaklar mevcut olup, muhatap tarafından sonradan bilgisiz ve yetersiz kişilere yaptırılan işlerden keşideci sorumlu tutulamaz.

i) Keşideci bünyesindeki işçiler siz muhatabın bütün zorlama, kaba kuvvete yönelik kötü niyetli hareketlerine rağmen, keşideci mahkeme aracılığı ile yapılan delil tespiti süreci dahil şantiyede bulunmuş, muhatap tarafından engellenmelerine rağmen çalışmaya gayret göstermiştir. Bu husus mahkeme tutanaklarında ve fotoğraflarla sabittir. Keşideci artık fiziken çalışmaz durumdadır. Muhatap tarafından hak edişleri ödenmediğinden, gelen ihtar sonrası zaten çalışma koşulları ortadan kaybolmuştur. Sözleşme gereğince şantiye sahasının tutanak ile teslimi ve çalışma şartlarının sağlanması muhatap işveren yükümlülüğünde olduğu halde işveren bu yükümlülüğüne de uymamıştır.

j) Çalışanların sigorta primleri vs. tam ve eksiksi olarak , keşidecinin hak edişleri ödendiği sürece yerine getirilmiştir. İşveren muhatap edimlerini yerine getirmediği için meydana gelen aksaklıklara dair tazminat ve talep haklarımız saklıdır.

k) Sözleşmenin 53. Maddesi gereğince doğan edimler keşideci tarafından yerine getirilmiş olup; aksine muhatap işveren keşidecinin hak edişini ödemeyerek temerrüde düşmüş bulunmaktadır.

Yukarıda belirtilen hususlar haricinde, keşideciye şantiye sahasına elektrik getirilmesi, kamp alanının organizasyonu, tuvaletlerin kurulmasından muhatap işverenin halen kullandığı konteynırların mobilya döşemeleri dahil kurulup işletilmesi, inşaat çevresinin korunması, patlayan kanalizasyonun tamiri gibi bir çok işveren talimatı ile yapılmıştır. Ancak bunların bedeli muhatap işveren tarafından ödenmemiştir. Yine, C blok taşıyıcı sistemi projede çelik olduğu halde sonradan betonarmeye dönüştürülmüş; işveren yetkilisi ...tarafından yanlış dolgu yapılması, aynı yetkili tarafından kaba kuvvet ile keşidecinin işçilerinin çalışmasının engellenmesi ve benzeri durumlar keşideci müteahhit için ekstra maliyete ve projenin gecikmesine neden olmuştur. Artan maliyet muhatap işveren tarafından karşılanmamıştır. Muhatap işveren projenin gecikmesine bizzat sebep olduğu halde , haksız isnat ile keşideciyi ihtar etmektedir. Bu cümleden olmak üzere, keşideci müteahhit tarafından hak ediş usulü kapsamında gönderilen fatura bedeli öncelikli olmak üzere tüm ekstra işlerin bedelinin ödenmesini aksi halde hakkınızda yasal yollara başvurulacağını, bu süreçteki yargılama giderleri ve masrafların tarafınıza yükleneceğini ihtaren bildiririz.” denildiğini, davalının cevabi ihtarında, davacının ileri sürdüğü bütün hususların gerçek dışı olduğu, işin yapılmasına engel olanın bizzat davacının olduğu, sözleşmenin davacı tarafından feshinin hiçbir haklı sebebinin olmadığı, fesih hakkı doğsa bile davalı vekil edenin şahsında doğacağının belirtildiğini, davalı müvekkilinin, davacının haksız eylemleri nedeniyle 12 Mart 2014 Müteahhitlik Sözleşmesindeki gereği iş yapamaz duruma geldiğinden İstanbul ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyası üzerinden delil tespiti talebinde bulunduğunu, tespit talebinde, davalı vekil edenin şantiye sahasında bulunan-bulunmayan ve binanın yapımı için aldığı mallar ile mevcut durumda bulunan natamam binanın değerinin tespit tarihi itibariyle belirlenmesi ve tespit tarihi itibariyle tespit talep eden müteahhidin imalata, binanın yapıma dair edimlerini yerine getirip getirmediğinin yüzdelik oran üzerinden belirlenmesi talebinde bulunduğunu, İstanbul ...Sulh Hukuk Mahkemesinin ...D.İş sayılı dosyası sunulan 26/08/2014 tarihli bilirkişi raporuyla, davalı müvekkili tarafından yapılan işlerin değeri ve imalat bedelinin kalem kalem

çıkarıldığını ve bu değerin 618.092,00 TL olduğu tespit edildiğini, Tespit edilen bu değerin cari hesaba kayıtlı olduğu gibi ilave işlerin ayrıca faturalarla kayıt altına alınıp bu kayıtlar davalı vekil edenin ve davacının ticari defter ve belgelerinde işli olduğunu, bu hususun ispatı için davalı vekil edenin ve davacı tarafın defterlerinin bilirkişi marifetiyle incelenmesi gerektiğini, davalı vekil edenin yaptığı işlerin karşılığı ve İstanbul ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyasına sunulan 26/08/2014 tarihli bilirkişi raporuyla sabit olan 618.092,00 TL’nin tahsili için davacı aleyhine Antalya ...İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı icra dosyası üzerinden 12/09/2014 tarihinde takip başlatıldığını, davacı tarafın yetkiye itirazı sonucu icra dosyasının İstanbul’a gönderildiğini ve İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı dosyası üzerinden kaydı yapılarak davacıya ödeme emri gönderildiğini, davacının yine ödeme emrine itirazı sonucu takibin durduğunu, bunun üzerine davalı vekil edenin, davacı aleyhine, İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı dosyası üzerinden İtirazın İptali davası açıldığını, bu davanın derdest olduğunu, Türk Borçlar Kanunu Md. 475/son’a Göre, davacının sözleşmeden dönem hakkı bulunmadığını, sözleşmeden anlaşılacağı üzere, eserin-yurt binasının yapıldığı yerin boş bir arsa olup, arsanın mülkiyeti davacıya ait olduğnuu, Müvekkili tarafından İstanbul ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ...D.İş sayılı tespit dosyasına sunulan 26/08/2014 tarihli bilirkişi raporuyla davalı müvekkilin 618.092,00 TL bedelinde iş-eser yaptığı tespit edildiğini, hatta davacı tarafından müvekkilinin alacağını ödememek amacıyla sözleşmeyi feshettiğini, Türk Borçlar Kanunu Md. 476’ya göre, eserde bir ayıp varsa bile işsahibi-davacının kusurundan doğduğunu, İşsahibinin sorumluluğu başlıklı TBK Madde 476'da Eserin ayıplı olması, yüklenicinin açıkça yaptığı ihtara karşın, işsahibinin verdiği talimattan doğmuş bulunur veya herhangi bir sebeple işsahibine yüklenebilecek olursa işsahibi, eserin ayıplı olmasından doğan haklarını kullanamaz. denildiğini, davalı vekil eden, davacı tarafından kendisine müdahale edilmeyene kadar işi gereği gibi ve sözleşme şartlarına uygun bir şekilde yerine getirdiğini, davalının yapmış olduğu işte bir eksiklik olduğunu kabul etmemekle birlikte davacının iddia ettiği bütün eksiklik ve aksaklıklar tamamen davacının yanlış talimatları ve haksız müdahaleleri sonucu ortaya çıktığını, davacının talimatları sonucu ortaya çıkan hatalar ve eksiklikler hususunda tutanaklar tutulduğunu, bu hata ve eksikliklerin iş sahibinin kusuru ve talimatları sonucu olduğunun davacı tarafından bile kabul edildiğini, buna ilişkin tutanak suretlerini delil olarak sunduklarını, bu nedenle davacı iş sahibinin ayıptan dolayı fesih hakkı doğmayacağını, davacı iş sahibi, asıl borcu olan bedel ödeme borcunu yerine getirmediğini, İşsahibinin borçları Bedelin muacceliyeti başıklı TBK Madde 479/2: İşsahibinin bedel ödeme borcu, eserin teslimi anında muaccel olur. Eserin parça parça teslim edilmesi kararlaştırılmış ve bedel parçalara göre belirlenmişse, her parçanın bedeli onun teslimi anında muaccel olur. denildiğini, Davacı ile davalı vekil eden arasında yapılan sözleşmeye göre eserin parça parça teslim edileceği kararlaştırıldığını, davalı vekil eden tarafından, yapılan eserle ilgili pek çok parça yapılıp teslim edildiğini ve bu parçaların davacı tarafından kabul edilerek davalıya bir kısım ödemeler de yapıldığını, davacının dava dilekçesinin 7. Sayfasında avans ve ara ödemeleri yapıldığını kendileri de kabul ettiğini, belli bir süre sonra davacı taraf asıl borcu olan bedel ödeme borcunu yerine getirmemeye başladığını, davalı vekil edeni ve davalıya bağlı taşeronları mağdur ettiğini, davacının haksız ve mesnetsiz iddialarını kabul etmemekle birlikte, davacı olsa olsa Bk. Madde 484 hükmü gereği tazminat karşılığı sözleşmeyi feshedebileceğini, Tazminat karşılığı fesih MADDE 484- İşsahibi, eserin tamamlanmasından önce yapılmış olan kısmın karşılığını ödemek ve yüklenicinin bütün zararlarını gidermek koşuluyla sözleşmeyi feshedebilir. denildiğini, gerek davalı vekil edenin yaptırdığı delil tespiti ile gerekse davacının yaptırdığı tespitlerle sözleşme konusu işin neredeyse tamamının yapıldığı ve yapılan kısmın değerinin sabit olduğunu, davacı taraf, davalının gerek nakdi gerekse fiziki bütün emeklerini ve yapılan eseri bütünüyle yok sayarak dayanaksız olarak sözleşmeyi feshettiğini, yukarıda detaylı bir şekilde açıklandığı üzere davacının, davalı vekil edenin parça başı ödemelerini, hak edişlerini ve zararlarını karşılamadan sözleşmeyi feshetme hakkı bulunmadığını, davacı BK. Madde 484 hükmü gereği, eserin yapılan kısmın bedelini ve davalının zararlarını ödeme şartıyla sözleşmeyi feshedebilecekken davacı tazminatsız ve davalının hiçbir zararını

ödemeden sözleşmeyi feshetmiş olması yasal mevzuata ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davacı - işsahibi yüzünden eserin ifası imkânsızlaştığını, davacının hukuka aykırı ve yanlış müdahale ve talimatlarıyla eserin ifasının imkansız hale getirildiğini, davacı işsahibinin, davalı vekil edenin çalışanlarının iş yapmasının fiziki şiddete varacak müdahaleler sonucu engellendiğini, davacı tarafından, davalının çalışanlarının işyerine alınmadığını, davalının parça başı ödemeleri yapılmadığını, her defasında davalının işine müdahale edilerek davalının iş yapması imkansız hale getirildiğini, İşsahibi yüzünden ifanın imkânsızlaşması başlıklı TBK MADDE 485- Eserin tamamlanması, işsahibi ile ilgili beklenmedik olay dolayısıyla imkânsızlaşırsa yüklenici, yaptığı işin değerini ve bu değere girmeyen giderlerini isteyebilir. İfa imkânsızlığının ortaya çıkmasında işsahibi kusurluysa, yüklenicinin ayrıca tazminat isteme hakkı vardır. denildiğini, davacının kusuru nedeniyle, ifa imkansızlığı meyana geldiğinden, davalı yüklenicinin yaptığı işin değeri ve bu değere girmeyen giderlerinin davacı tarafından ödenmesi gerektiğini, Yukarıda detaylı bir şekilde açıklandığı üzere, davacının sözleşmeyi feshetme hakkı bulunmadığını, bu sebeple davacının, davalı vekil edenden (ne dolaylı ne de doğrudan zarardan kaynaklı) maddi ve manevi tazminat talebinde bulunamayacağını, davacıdan asıl olarak alacaklı bulununın müvekkili olduğunu, davalının davacı aleyhine eda ettiği sözleşmeden doğan alacaklarından kaynaklı İtirazın iptali davası İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinin...E. sayılı dava dosyası derdest olup yargılaması devam edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

BİRLEŞEN DOSYADA DAVA: Davacı vekili İstanbul ... Asliye Ticaret mahkemesinin... nolu esasına kaydedilen ve daha sonra mahkememiz dosyası ile birleştirilen dava dilekçesinde, Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 12 Mart 2014 tanzim İstanbul İli ... İlçesi Emniyettepe mh, ...Köprüsü cd. Dış kapı no:.. pafta ... Ada ... molu parsel İstanbul adresindeki davalıya ait arsaya Yurt Binası inşaat yapımı konunda anlaşma inızalandığını, anlaşmaya göre, tespit talep eden şirketin yine sözleşmede kalem kalem belirlenen işleri yapmak, bu işler için gereken malzemeleri almak, arsa üzerine sözleşmede belirlenen kar marjlarını ekleyerek yurt binasını yapmak ile yükümlü iken, işverenin ödemeleri yine sözleşmede belirlenen hak ediş usulü ile yapmak ve diğer edimler ile yükümlü olduğunu, ancak işveren kendi edimleri yerine getirmediği gibi davacının çalıştığı ve imalat yaptığı şantiyeye taşeronlar soktuğunu, taahhüt sözleşmesinden de anlaşılacağı üzere, eserin-yurt binasının yapılıdığı yer boş bir arsa olup üzerine yapılan tüm imalatlar, 08.08.2014 tarihili delil tespiti ile sabit olan, sözleşme kapsamında davacı vekil eden tarafça yapıldığını, ancak davalı taraf, 2014 yılının Ağustos ayı başında davacının çalışanlarının bayram tatiline gitmesini fırsat bilerek başka bir taşeronu şantiyeye yerleştirdiğini, onun çalışanlarını çalıştırmaya başladığını, İnşaat faaliyetlerinin davacı vekil eden tarafından yapılmaya devam etmekte iken, hak edişinin ödenmemesi ve fiziki müdahale nedeniyle davacı vekil edenin çalışması durma seviyesine geldiğini, belli bir süre sonra davacının faaliyetinin davalının kusurlu ve şiddet içren eylemleri sonuçu tamamen durdurulduğunu, Davacı müvekkil, davalımın haksız eylemleri nedeniyle 12 Mart 2014 Müteahhitlik Sözleşmesi gereğince iş yapamaz duruma geldiğinden İstanbul ... Sulh Hukuk Mahkemesinin...D.İş sayılı dosyası üzerinden delil teşpiti talebinde bulunduğunu, Tespit talebinde, davacı vekil edenin şantiye sahasında bulunan-bulunmayanve binanın yapımı için aldığı mallar ile mevcut durumda bulunan natamam binanın değerinin tespit tarihi itibariyle belirlenmesi ve tespit tarihi itibariyle tespit talep eden müteahhidin imalata, binanın yapıma dair edimlerini yerine getirip getirmediğinin yüzdelik oran üzerinden belirlenmesi talebinde bulunulduğunu, davalının haksız eylemleri nedeniyle Tespit tarihine kadar yapılan yapımın maddi değerinin teşpiti, eser için alınan ve kullanılamayan malların değerinin tespiti, tespit talep edenin edimleri toplamının maddi değerinin ve tespit tarihi itibariyle kaç oranında gerçekleştiğinin belirlenmesi için delil tespiti yoluna gidildiğini, İstanbul ...Sulh Hukuk Mahkemesinin... D.İş sayılı dosyası sunulan 26/08/2014 tarihli bilirkişi raporuyla, müvekkili tarafından yapılan işlerin değeri ve imalat bedeli kalem kalem çıkarıldığını, Tespit edilen bu değer cari hesaba kayıtlı olduğu gibi ilave işler ayrıca faturalarla kayıt altına alındığını, bu kayıtlar davacı vekil edenin ve davalımın ticari defter ve belgelerinde işli olduğunu, davacı tarafından sözleşme gereğince yapılan tüm işlerin değeri ve imalat tarihli bilirkişi raporuyla tespit edildiğini, Belirlenen maliyet ve bedeller üzerinden davacı vekil edenin bakiye kalan alacağı 618.092,00 TL olduğunu, davalı tarafın bu bedeli ödememesi nedeniyle Antalya ... İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı icra dosyasıyla İcra takibi başlatıldığını, davalı- borçlunun yetkiye itirazı sonucu icra dosyası yetkili İstanbul İcra dairelerine gönderildiğini, dosyanın tevzisi ile İstanbul ... İcra Müdürlüğünün...E, sayılı dosyası Üzerinden kaydı yapıldığını, davalı bu takibe de itiraz ettiğini, davalının itirazının haksız olduğunu belirterek 618.092,42 TL'lik asıl alacak yönünden itirazın iptaline, alacağının da likit olması nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

BİRLEŞEN DAVADA CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde, sözleşmenin ... Ltd. Şti ile yapıldığını, itirazın iptali davasının ise ...tarafından açıldığını, bu nedenle davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, davacı tarafın sözleşmeden yükümlülüklerini hiç veya gereği gibi yerine getirmediğini, sözleşmede belirlenen sürede işi bitirmediğini, işin 50 gün içinde bitirilmesi gerektiğini, sözleşmenin 45. Maddesi gereğince 10 günlük ilave süre verildiğini, ancak yine işi tamamlayamaması nedeniyle sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, davacı tarafın yapmış olduğu işlerin ayıplı olduğunu ayrıca işleri eksik bıraktığını, söz konusu eksik ve ayıplarla ilgili olarak noter vasıtasıyla tutanak düzenlettirdiklerini, İstanbul ... Sulh Hukuk Mahkemesince düzenlenen tespit raporuna müvekkilince itiraz edildiğini, davacı tarafın iddialarının aksine 13/08/2014 tarihli inşaat alanında hiçbir şeklide şirket elemanlarının çalışmadığını, müvekkili şirketin davacı şirkete infa etmiş olduğu işe tekabül eden ve sözleşmeye uygun şekilde talep ettiği tüm hakedişlerini ödediğini , davacının başkaca alacağının bulunmadığını, fesih ihtarnamelerinin tebliğinden 1 gün sonra müvekkilinin talebiyle İstanbul ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ...D.iş sayılı dosyasından delil tespiti talebinde bulunulduğunu, davalı tarafça hiç veya gereği gibi yerine getirilmeyen işlerin müvekkilince üçüncü kişilere yaptırıldığını, sözleşmeye fesihte müvekkilinin haklı olduğunu, davacının davasının reddi gerektiğini, dava konusu alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeniyle likit olmadığını bu nedenle icra inkar tazminatı istenemeyeceği belirtilerek davanın reddine karar verilmesi istemiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE: Asıl dava, eser sözleşmesinin işveren- davacı tarafından haklı feshedildiği iddiasıyla yükleniciden maddi ve manevi tazminat, birleşen dosya ise yüklenici - birleşen dosya davacısı tarafından bakiye hakediş alacağının tahsili için başlatılan icra takibine işveren tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

DELİLLER: 12/03/2014 tarihli eser sözleşmesi ve ekleri, İstanbul ... Sulh hukuk Mahkemesinin ... D.iş sayılı dosyası, İstanbul ...sulh hukuk Mahkemesine ait...D.iş sayılı dosyası, işveren tarafından 12/08/2014 tarihinde talep edilmesi nedeniyle Beşiktaş...Noterliğinin ... yevmiye no ile hazırladığı düzenleme şeklindeki tutanak , İstanbul... İcra Müdürlüğünün ...Esas nolu dosyası, hakediş evrakları, taraflara ait ticari defter ve belgeler, ihtarnameler, tutanaklar, fotoğraflar, plan ve projeler, tanık, keşif, bilirkişi incelemesi.

Asıl dava açısından uyuşmazlık noktaları; Silahtarağa ... Aş nin işveren , ... Gayrimenkul ... Ltd şirketinin yüklenici olduğu eser sözleşmesinde, yüklenicinin edimini ayıplı ve eksik olarak yerine getirip getirmediği, sözleşmede ön görülen süre koşuluna uyulup uyulmadığı, sözleşmenin feshinde davacının haklı olup olmadığı, davacı tarafça iddia edilen eksik ve ayıplı işlerin başka bir firmaya yaptırılıp yaptırılmadığı, dava dilekçesinde sıralanan maddi tazminat alacaklarının ve manevi tazminat alacaklarının varlığı ve miktarının tespiti noktalarında toplanmaktadır.

Birleşen dava açısından uyuşmazlık noktaları; yüklenicinin işverenden eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye hakediş alacağı olup olmadığı varsa miktarının tespiti noktalarında toplanmaktadır.

Taraflar arasında imzalanan 12/03/2014 tarihli Yurt Binası Yapımı ile ilgili eser sözleşmesi incelendiğinde, Silahtarağa'nın işveren ...'nin ise yüklenici konumunda olduğu, sözleşmenin konusunun ikinci maddede düzenlendiği, yurt binası kaba inşaat (kalıp, demir, beton, geogrid ve zemin ıslahı , dolgu, kısmi hafriyatlar, alt yapı , rogar ve drenajlar, su ve ısı izolasyonları, dewatering vb )

işlerinin birim fiyat esasına göre yapılmasının kararlaştırıldığı, işin süresince birim fiyatların sabit olduğu, işin süresinin 50 gün olduğu, sözleşme evraklarının 3. Maddede sıralandığı, sözleşme bedelinin 5. Maddede düzenlendiği, buna göre birim fiyat üzerinden hesaplanan birinci keşfe göre yaklaşık KDV hariç 1.849.540,00 TL olduğu, birim fiyatlara her türlü malzeme , kalıp, işçilik, nakliyeler, sarflar, süreler,......vergiler, sgk giderleri ve müteahhit karının dahil olduğu, teklif birim fiyat listesinde bulunmayan ancak iş gereği yapılması işveren ya da yetkilisi tarafından uygun görülecek yeni iş kalemleri için taraflar arasında maliyeti oluşturacak ve çıkacak (KDV hariç) maliyet üzerinden müteahhide %3 genel gider ve %8 kar payı verilerek yeni fiyat zaptı oluşturulacağını, ödemenin sözleşmenin 7 maddesinde düzenlendiği buna göre her ay sonu yapılacak hakedişlere göre ödeme yapılacağı, cezai şartın sözleşmenin 8.maddesinde düzenlendiği, teslim müddeti aşıldığı takdirde gecikilen her bir takvim günü için 2.000 TL gecikme cezasının ödeneceği, 10 takvim gününü aşan gecikmelerde işverenin isterse ve yazılı bildirim yapması kaydı ile sözleşmeyi feshederek kesin teminat mektubunu paraya çevirebileceği, garanti hükmünün sözleşmenin 9. Maddesinde düzenlendiği, kesin kabul tarihinden geçerli olmak üzere 5 yıl süre ile garanti verildiği, 15 . Maddede damga vergisinin yarı yarıya ödeneceğinin kararlaştırıldığı, işin cins ve miktarının değişmesinin 21. Maddede hüküm altına alındığı, işe başlama tarihinin 35.maddee düzenlendiği buna göre sözleşme imza tarihi ve avans ödemesiyle birlikte işe başlanacağı, işin süresinin sözleşmenin 37. Maddesinde düzenlendiği, "Sözleşme konusu İşler'in İş Programı'nda belirtlen zamarn içerisinde Sözleşme ve eklerine uygun bir şekilde tamamlanıp geçici kabule hazır halde teslim edilmesi (Teslim Tarihi”) şarttır. Teslim Tarihi İşlere Başlama Tarihinden itibaren 50 (elli) takvim günüdür. Ancak MÜTEAHHIT'ten kaynaktarımayan sebeplerin vukuu veya İŞVEREN'in .sebep olduğu gecikmelerin meydana gelmesi halinde gdurum İŞVEREN tarafından incelenir. Bu gibi hallerde İŞVEREN tarafından uygun görüklüğü takdirde işin süresi uzatılır ve durum yazılı olarak MÜTEAHHİT'e bildirilir. Bu madde uyarınca süre uzatım! verildiği hatlerde( ki bu süre bir ayı geçemez.) MÜTEAHHIT masraflarının arttığı vesair sebepler ileri sürerek herhangi bir talepte bulunamaz, maddi zarar tazmini isteyemez. Süre uzatımı gerektiren durumlarda MÜTEAHHIT en geç 5 takvim günü içinde konuyu ve talep ettiği süre uzatımı miktarını İŞVEREN'e yazı ile bildirmek zorundadır. Zamanında yapılmayan başvurular dikkate alınmaz ve MÜTEAHHIT'in süre uzatımı istemeye hakkı kalmaz. MÜTEAHHIT'in kış mevsiminden veiveya tTesmi tatil günlerinden dolayı çalışmadığı günler İçin süre uzatımı talebine hakkı yoktur." denildiği, kurallara ve kanunlara uymama ile ilgili müeyyidelerin sözleşmenin 42. Maddesinde düzenlendiği, anlaşmanın feshinin düzenlendiği 45. Maddede düzenlendiği buna göre müteahhidin sözleşmeden kaynaklanan herhangi bir yükümlülüğünü sözleşmeye uygun olarak yerine getirmediği takdirde işverinin müteahhide 10 günlük yazılı ihtar gönderme hakkı olduğunu, bu süre içerisinde işlerin sözleşmeye uygun hale getirilmediği takdirde işverenin tek taraflı fesih yetkisi bulunduğu, bu durumda müteahhidin iş verenin doğrudan ve dolaylı zararlarını tazmin edeceği, işverenin işin durmasından ve/veya gecikmesinden dolayı doğacak zararlar da talep edebileceği, eksik ve ayıplı işlerin başkasına yaptırılması halinde bedelinin müteahhit tarafından ödeneceği gibi hususların düzenlendiği, geçici kabulün sözleşmenin 47.maddesinde, kesin kabulün 49. Maddesinde, işçi-personel çalıştırma koşulları ile maaş- sosyal hakların ödenmesi hususunun 53. Maddesinde, şantiye katılım payının 54.2 maddede, ...payının sözleşmenin 42.7 maddesinde düzenlendiği, sözleşme ekinde bulunan birim fiyat listesi, teknik şartname, projeler gibi eklerin ...A.Ş tarafından dosyaya sunulmuş olduğu görülmüştür.

İşyeri teslim tutanağı incelendiğinde, 13/03/2014 tarihinde işyeri teslim tutanağının taraflarca imzalandığı görülmüştür.

...tarafından ...'ye gönderilen 08/08/2014 tarihli Beyoğlu ... Noterliğine ait ...yevmiye nolu ihtarname incelendiğinde, inşaatın sözleşmeye aykırılık teşkil eden hata ve eksikliklerinin 10 takvim günü içerisinde giderilmesi aksi takdirde sözleşmenin feshedileceğinin ihtar edildiği, sözleşmenin 50 gün içinde tamamlanmadığı, ihtarnamede yazılı hususlarda eksiklik ve ayıp bulunduğu belirtilerek eksik ve kusurlu işlerin 10 gün içinde tamamlanması aksi takdirde sözleşmenin feshedileceğinin ihtar edildiği görülmüştür.

...tarafından ...'ye gönderilen 22/08/2014 tarihli Beyoğlu ... Noterliğinin...yevmiye nolu ihtarnamesi incelendiğinde, aynı noterliğin 08/08/2014 tarih ... ve ... ihtarnamelerine rağmen 10 takvim günü içerisinde eksikliklerin ve ayıpların giderilmediği iddia edilerek sözleşmenin 22/08/2014 tarihi itibariyle feshedildiği bildirilmiştir.

İstanbul ... Sulh Hukuk Mahkemesine ait ...Diş nolu dosya Mahkemesinden istenerek dosyamız içerisine bırakılmış olup incelendiğinde, ...tarafından delil tespiti talebinde bulunulduğu, yurt binası sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinin ...'nin hiç veya gereği gibi ifa etmediği iddia edilerek, davalı tarafından yapılan işteki eksik ve ayıpların tespitinin talep edildiği görülmüş, mahkemece taşınmaz başında inşaat mühendisi vasıtasıyla keşif yapılarak 23/09/2014 tarihli raporun alındığı, bilirkişi raporunda taşınmazla ilgili fotoğrafların çekilerek rapora eklendiğini, temel üstü ve kat bahçeleri topuk betonlarını eksik bırakıldığını ve yapılanlar içinde de hatalı imalatların bulunduğunu, perde betonunun yeni döküldüğünün görüldüğünü, perde betonlarının fazla kalan demirlerinin kesilmediğini, C blok 2bodrum katın kısmi olup yoğun su göllenmesi bulunduğunu, bunun temel altı izolasyonunun tekniğe uygun yapılmamasından kaynaklandığını, eksik kör kasaların bulunduğunu, kenetli çatı kaplamanın bir kısmının eksik bırakıldığını, yapılan imalatlarda ise profil karkas işlerinde eksiklik bulunduğunu, OSB , Tyvek taş yünü eksikliklerin bulunduğunu, projesine göre beton segrasyonun ve bürüt olarak imal edilmesi gereken düzeylerde bozuklukların mevcut olduğunu, eksik ve ayıplı kısımların tamamlanması ve ayıpların giderilmesinin tespit isteyen tarafından yapılmaya çalışıldığını, keşif tarihi itibariyle bile hala inşaatın bitmediğini, eksik ve hatalı imalatların bulunduğunu, bu eksik bırakılan ve hatalı olan imalatların tespitinin ayrıca işverenin talebi üzerine Beşiktaş... Noterliğinde yeminli bilirkişi ... tarafından düzenlenen 12 Ağustos 2014 tarih...yevmiye nolu düzenleme şeklinde tutanak ile de tespit edildiğini, işveren tarafından yapılan feshin haklı olduğunu belirtmiş, söz konusu rapora karşı ... tarafından itiraz dilekçesi verilmiş, itiraz dilekçesinde feshin haksız olduğu, saha tesliminden sonra 50 günlük sürenin başlayacağını ancak işverenin sahayı zamanında teslim etmediğini, çatı imalatı ile ilgili eksik olarak belirtilen hususların ise işverenin şantiye teknik personelinin proje ve detaylar hakkında eksik ve yanlış bilgilerden kaynaklandığını, işin devamı sırasında işverinin talebi ile ilave bazı işlerin de yapıldığını belirttiği görülmüştür.

İstanbul ... Sulh Hukuk Mahkemesine ait...D.iş nolu dosya incelendiğinde, ... tarafından tespit talebinde bulunulduğu ve tespit tarihi itibariyle imalatın ne kadarının tamamlandığının ve değerinin tespitinin istenildiği, mahkemece bir inşaat mühendisi ve bir de elektrik-elektronik yüksek mühendis eşliğinde keşif yapılarak 26/08/2014 tarihli raporun alındığı, raporda; sözleşme keşif özetine ve birim fiyatına göre toplam maliyet tutarının 1.684.540,00 TL + KDV olarak yer aldığını, buna göre yapılan işlerin miktarının birim fiyatlar karşılaştırılarak hesaplanması neticesinde (raporun 4. Sayfasında ilk tabloda) yapılan işlerin tutarının 1.529.185,38 TL olduğunu, tabloda eksilen tutar kısmında 466.995,81 TL artan tutar kapsamında ise 311.641,19 TL olarak bilirkişinin belirleme yaptığı, sözleşmenin 5. Maddesin göre yapılan ilave imalatlar tutarının ise raporun 4. Sayfasında ikinci tablo olarak hesaplandığı, ilave imalatların tutarının 1.079.522 TL + KDV şeklinde hesaplandığı, ayrıca tespite konu olan dosya ekinde bulunan şantiye mobilizasyonu + temel topraklaması + yıldırımdan korunma işlerinin yapılmış olan toplam maliyet tutarının 50.246,33 TL + KDV şeklinde olduğunun belirtildiği, rapora karşı ...tarafından itiraz dilekçesi verildiği görülmüştür.

Silahtarağa'nın talebi üzerine Beşiktaş ... Noterliğinin 26/08/2014 tarih ... yevmiye nolu düzenleme şeklindeki tutanak ile noter vasıtasıyla yapılan işle ilgili inceleme yapılarak tutanak düzenlenmesinin talep edildiği, inşaat mühendisi bilirkişi ... vasıtasıyla taşınmaz başına gelinerek tutanak düzenlendiği, tutanak incelendiğinde, yurt binası kaba inşaat işi ile ilgili olarak sözleşme kapsamında ve ek iş olarak verilen işlerle ilgili eksik ve ayıplı olduğu belirlenen hususların tutanağı geçtiği görülmüştür.

Birleşen dosyanın itirazın iptali istemine ilişkin olması nedeniyle İStanbul ... icra Müdürlüğüne ait ... esas sayılı takip dosyası alınıp incelendiğinde, ... tarafından ...A.Ş hakkında 618.092,00 TL asıl alacak, 4.267,38 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 622.359,80 TL alacağın asıl alacağa işleyecek yıllık %9 yasal faiziyle birlikte tahsili için ilamsız takip başlattığı, borçlu tarafından süresinde borca ve ferilerine itiraz edildiği böylece takibin durduğu görülmüştür.

Taraflarca gösterilen tanıklar duruşmada dinlenmiş, davacı-birleşen dosya davalısı tanığı ... beyanında; yurt binası işiyle ilgili olarak Silahtarağa....A.Ş'de danışman olarak görev yaptığını, davalı firmanın sözleşme şartlarını tam olarak yerine getirmediğini, 2014 yılının ağustos ayında noter vasıtasıyla tutanak hazırlandığını, eksik ve kusurların tespit edildiğini, işin zamanında tamamlanmaması nedeniyle sözleşmenin ...tarafından feshedildiğini, feshedildikten sonra eksik ve ayıplı işlerin üçüncü bir firmaya yaptırıldığını, davalı-birleşen dosya davacı tanığı ... beyanında; yurt binası inşaatı safhasında ...'de şantiye görevlisi olarak çalıştığını, kendisinin inşaat mühendisi olduğunu, hafriyat işlerinin ... tarafından üstlenilmediğini, ...'nin üstlendiği "Kısmi Hafriyat"ın ise büyük iş makinelerinin yapamadığı dip köşe yerlerde elle yapılacak hafriyatlar olduğunu, asıl büyük hafriyatın bitmesinin sonra işin ...'ye teslim edilmesi gerektiğini, asıl hafriyat bitirilip kendilerine teslim edildiği tarihten itibaren ...'nin 50 günlük süresinin başlayacağını, kendilerine teslim edilen unsurları gecikmeden yaptıklarını, ... Gayrimenkulün işçilerinin 28-29-30 Temmuz 2014 tarihlerinde bayram tatiline gidip döndüklerinde ...tarafından şantiyeye başka firmanın işçilerinin sokulduğunu gördüklerini, ... Gayrimenkulün işçilerinin ise şantiye alanına sokulmadığını, davalı -birleşen dosya davacısı tanığı ... beyanında; ... Gayrimenkulde çatı işlerinde danışman olarak çalıştığını, ... adına davacı için çatı işi yaptırılırken çatı işi yapan ekibinin işveren tarafından ayartılıp kendilerine iş bıraktırıldıktan sonra o ekiple işin tamamlandığını gördüğünü, işverenin ...'yi aradan çıkartıp ... adına çalışan işçilerle aynı işi tamamladığını, işin geneli için de ...'nin elemanlarının Ramazan Bayramı için tatile gidip döndüklerinde işçilerin işveren tarafından şantiyeye alınmadığını duyduğunu, davalı- birleşen dosya davacısı tanığı ...'un beyanında; kendisinin ... adına şantiye görevlisi olarak çalıştığını, ...'nin geciken ve ayıplı işinin olmadığını, davacı tarafın yapmış olduğu proje değişiklikleri nedeniyle gecikme olduğunu, ayrıca bayram dönüşü geldiklerinde başka bir ekibin şantiyede çalıştıklarını gördüklerini beyan etmiştir.

Fesihten sonra taraflar arasında düzenlenen 31/08/2014 tarihli tutanakta yüklenicinin şantiye sahasında bulundurduğu , mülkiyeti kendisine ait 112 adet takım taylot ve 11 adet vefa marka konteynır haricindeki tüm malzeme, mobilizasyon vs unsurların zilliyetliğini geri aldığına yönelik tutanak tutulduğu görülmüştür.

...tarafından ...'ye gönderilen 15 Eylül 2014 tarihli noter ihtarnamesi ile mülkiyeti yükleniciye ait 112 adet takım taylot ve 11 adet vefa marka konteynırın zilyetliğinin alınmasının ihtar edildiği, alınmadığı takdirde 19/09/2014 tarihinden itibaren muhafaza ücreti işletilmeye başlayacağının bildirildiği, bunun üzerine 02/10/2014 tarihinde söz konusu ekipmanların tutanak ile ... tarafından teslim alındığı görülmüştür.

Asıl dosya davacısı ...A.Ş vekili 30/01/2015 tarihli dilekçesi ile delil listesini ve eklerini (ekleri dosya ekindeki mavi klasörde mevuttur) sunmuş olup delil klasöründe damga vergisi ile ilgili kesilen faturalar, ... adına işçilere ödenen ücretlerle ilgili evraklar, sgk ödemeleri, beton ödemeleri, temizlik ödemeleri, hafriyat ödemeleri, ...payı ve...katılım payı ödemeleri gibi delillerin numaralandırılarak dosyaya sunulduğu görülmüştür.

... vekili tarafından 02/03/2016 tarihli dilekçe ekinde mail dökümleri ve defter özet bilgilerinin sunulduğu , maillerde ... tarafından hakediş ödemelerinin geciktiği bu nedenle ciddi sıkıntı yaşandığı ve tehdit edildikleri yönünde bildirim yapıldığı, ... tarafından gönderilen 22/07/2014 tarihli mailde birinci hakediş tutarının 1.581.430,00 TL, ikinci hakediş tutarının 865.126,00 TL, üçüncü hakediş tutarının 915.000 TL olduğu, bunlardan teminat, sgk , ISG , ...gibi unsurların düşüldüğünde toplam tutarın 3.361,56 TL yaptığını, ödenen tutarın ise 2.954.575,00 TL olup kalan miktarın 406.981,00 TL olarak bildirildiği mailin devamında da ... tarafından Silahtarağa'dan ekip kaybetmemek hem de tedarikçilerle sorun yaşamamak adına işçilere avans olarak vermek üzere 200.000 TL istenildiği görülmüştür. Yine ... tarafından gönderilen 26/07/2014 tarihli mailde toplam hakediş bedelinin 3.361.556 TL olduğunu, bunun 3.070.636 TL'sinin ödendiğini, 290.920,00 TL geri kalan hakediş bedeli ile sahadaki malzeme tutarı vs olmak üzere toplam 485.920,00 TL alacak kaleminde bulunulduğu ayrıca ... vekili tarafından müvekkili şirkete ait muavin defter özet bilgisinin de sunulduğu, incelendiğinde, ...'nin alacak kısmında birinci hakediş olarak 1.581.430,16 TL, ikinci hakediş faturası denilerek 865.126,18 TL , üçüncü hakediş denilerek 915.000 TL olmak üzere alacak miktarının 3.361.556,34 TL olarak göstererek borç kısmında ise ...tarafından kendisine yapılan ödemelerin dökümü ile birlikte damga vergisi karşılığında 8.833,42 TL'nin , ... İnşaat'a ...tarafından yapılan ödeme miktarı olan 175.000 TL'nin, ...tarafından Beton ve ISG ödemeleri kapsamında 278.562,62 TL, yine beton ve ISG kesintisi denilerek 112.137,78 TL , ...tarafından yapılan SGK ödemesi denilerek 20.717,00 TL'nin deftere geçirildiği, bu miktarların toplamının 3.070.636,95 TL yaptığı, bakiyenin ise 290.919,39 TL olarak göründüğü tespit edilmiştir.

Davacı vekiline ait dava dilekçesi incelendiğinde, davanın kısmi olarak açıldığı, birçok tazminat talebinin sıralanarak şimdilik 250.000 TL maddi tazminat istenildiği görülmekle davacı vekiline süre verilerek alacak kalemlerini miktar olarak belirtmesi istenilmiş, bunun üzerine davacı vekilince dosyaya 20/12/2016 tarihli dilekçe sunulmuş, incelendiğinde alacak kalemlerine göre miktarların yazlıdığı toplandığında maddi tazminat toplamının 3.103.610,13 TL'ye çıkartıldığı ancak dilekçenin giriş kısmında şimdilik 250.000 TL yazılı olduğu görülmekle davacı vekiline söz konusu dilekçesinin ıslah dilekçesi olup olmadığı hususunda beyanda bulunması için süre verilmiş, davacı vekili dilekçesinde bu defa davanın belirsiz alacak davası olduğunu, ıslah anlamına gelmediğini belirtmiş davalı vekili de iş bu davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını bu nedenle hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesini istemiş olup, dava dilekçesinde HMK 107 ya da belirsiz alacak olduğuna ilişkin hiç bir ibare bulunmadığı, dava dilekçesinin kısmi dava şeklinde açıldığı ayrıca Yargıtay 15 HD'nin 21/03/2017 tarih 2017/59 Esas 2017/1232 Karar nolu ilamlarında da belirtildiği üzere dava konusunun belirsiz alacak davası olarak açılamayacağı, davaya kısmi dava olarak devam edildiğine ilişkin davacı vekilinin de hazır olduğu 01/06/2017 tarihli 1 nolu ara kararı tesis edilmiştir.

Davacı vekiline tekrar dava dilekçesinde talep etmiş olduğu 250.000 TL'lik maddi tazminat talebinin kalem kalem açıklaması için süre verilmiş, davacı vekili 09/03/2022 tarihli dilekçesinde , sözleşme gereğince davalı şirketin ödemekle yükümlü olduğu damga vergisi kapsamında 8.700,00 TL, davalı şirket çalışanlarına yapılan ödemeler (işçilik ücretleri vs) sosyal haklara ilişkin ödemeler (yemek bedeli gibi) SGK ödemeleri- davalı şirket alt taşeronunun sgk ödemeleri kapsamında 82.000,00 TL, temizlik gideri kapsamında 1.000 TL, davalı şirket sorumluluğundaki beton ve hafriyat / dolgu ödemeler kapsamında 99.000 TL, davalının ödemesi gereken muhafaza gideri kapsamında 1.500,00 TL, sözleşmenin 8. Maddesi gereğince cezai şart kapsamında 1000 TL, çatı imalatı yapı çevresi izolasyon imalatları , ikinci bodrum kat enjeksiyon izolasyon imalatları için 3.kişi firmalara ödenen 23.000 TL, ... katılım payı ...payı / ISG cezaları nefaset kesintisi bedeli olarak 30.800,00 TL , boş kalan odalar ve 3 otel yönünden konaklama bedeli kapsamında 1.000 TL , boş kalan 4 adet ticari üniteden, mağazadan mahrum kalınan kira bedeli, boş kalan 6 adet ATM için mahrum kalınan kira bedeli kapsamında 1.000 TL, oteller ve üniversite arasında ulaşım gideri 1.000 TL olmak üzere fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulması koşuluyla dava dilekçesinde istemiş olduğu 250.000 TL'yi bu şekilde kalem kalem bölmüştür.

Mahkememizce oluşturulan bilirkişi kurulu eşliğinde taşınmaz başında asıl ve birleşen dava açısından uyuşmazlık noktaları ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak rapor tanzim edilmesi istenilmiş, 07/02/2019 tarihli kök raporda, düzenleme şeklinde tutanak ile noter tespit raporu ile taraflarca yaptırılan değiş iş dosyaları dikkate alınarak hazırlanan raporda; keşif tarihi itibariyle yurt binasının ve diğer bölümünün hizmet verdiğinin tespit edildiğini, taraflar arasında imzalanan 12/03/2014 tarihli sözleşmenin ikinci maddesinde sözleşme konusunun düzenlendiğini ve bu işlerin 50 gün içinde tamamlanmasının kararlaştırıldığını, buna göre işin bitim tarihinin 01/05/2014 olacağının ön görüldüğünü, sözleşmenin 8. Maddesine göre her ay sonu yapılacak hakedişlere göre ödemenin yapılacağının kararlaştırıldığını, davacının sözleşme dışında ayrıca 1.079.522,00 TL'lik ilave iş yaptığını, böylelikle yapılan işler toplamının 2.658.954,00 TL olduğunu (1.529.185,38 TL sözleşme kapsamında yapılan iş + 1.079.522,00 TL ilave iş + 50.246,33 TL şantiye mobilizasyonu + temel topraklama + yıldırımdan korunma bedeli işi toplamı olmak üzere ) , taraflar arasında imzalanan sözleşme bedelinin 1.849.540,00 TL olması nedeniyle yapılan ilave iş nedeniyle oranlama yapıldığında %70 oranında davalının ayrıca ilave iş yaptığının tespit edildiğini, 1.849.540,00 TL'lik iş için 50 gün süre verildiğine göre yaptırılan ilave iş için de oranlama yapıldığında yaklaşık 30 gün ilave süre vermek gerektiğini, bu durumda da işin bitim tarihinin 01/06/2014 olması gerektiğini, işverenin yüklenicinin ödemelerinin düzenli olarak ödememesi nedeniyle yapılan feshin haklı olmadığını, ayrıca yüklenicinin işe devam edebilmek için çaba harcamasına rağmen ekibinin şantiyeye sokulmadığını bu nedenle eksik ve ayıplı imalatları bitiremediğini, davacı tarafın gecikme cezası isteyebilmesi için sözleşmeyi haklı olarak feshetmesi gerektiğini, bu nedenle gecikme cezası talep edemeyeceğini, ayrıca yükleniciden eksik iş bedelinin de talep edildiğini - bedeli davalı yükleniciye ödenmemiş imalatın üçüncü şahıs firmalara yaptırılarak bedelinin yükleniciden talep edilmesinin olanaklı olmadığını , ancak ayıplı imalatın tamir ve yenileme bedelinin yükleniciden talep edilebileceğini, asıl dosya davacısının ödediği damga vergisinin yarısı olan 8.833,42 TL ile davalı şirket çalışanlarına yapılan ödemeler, işçilik ücretleri, sosyal haklara ilişkin ödemeler, yemek bedeli, sgk ödemeleri, davalı şirket alt taşeron işçilerinin sgk ödemeleri kapsamında (bu kalemin dökümü bilirkişiler tarafından raporun 50. Sayfasında yapılmıştır) toplam 98.065,29 TL'yi yükleniciden isteyebileceği, geri kalan taleplerinde ise haksız olduğu şeklinde rapor tanzim edildiği, ayrıca aynı raporda Silahtarağa'nın ticari defter ve belgelerinin de incelenerek rapora geçirildiği, ...tarafından, yüklenici ...'nin 1.581.430,16 TL'lik birinci hakediş alacağı ile 865.126,18 TL'lik ikinci hakediş alacaklarının ticari defterlere kaydedildiği, ...tarafından yükleniciye yapılan ödemeler ayrıca yüklenici namına yapılan ödemelerin (damga vergisinin yarısı, yüklenici adına ...'a ödenen 175.000 TL, beton yansıtma faturası 278.562,62 TL, beton yansıtma faturası 112.137,78 TL, davalının işçilerine yapılan toplam 48.325,64 TL işçilik ücreti ödemeleri, davalının işçileri için yapılan 16.061,46 TL SGK ödemesi, beton yansıtma faturası 121.595,85 TL , SGK ödemesi 1.773,45 TL yine SGK ödemesi 20.442,66 TL , davalının alt taşeronu olan Boteç Yapı için ödenen 162,80 TL SGK ödemesi, ... için ödenen 10.967,63 TL SGK bedeli ) ticari defterlerine işlendiği, 16/12/2014 tarihi itibariyle işverenin yükleniciden 827.680,27 TL alacaklı göründüğü, davalının ticari defter ve belgelerinin bilirkişiler tarafından incelendiği, davalı yüklenicinin kendi ticari defter ve belgelerinde 1 nolu hakediş kapsamında 1.581.430,16 TL, 2 nolu hakediş kapsamında 865.126,18 TL ile 05/08/2014 tarihli kayda göre hakediş alacağı olarak 1.067.173,03 TL'yi işverenden alacak kalemine yazdığı (toplam 3.513.729,37 TL olmak üzere) işveren tarafından yapılan ödemeleri ve işverenin kendisi adına ödediği 8.833,42 TL'lik damga vergisini, 285.562,62 TL beton yansıtma faturasını, yine 112.137,78 TL beton yansıtma faturasını, 16.041.16 TL kendisi adına ...tarafından yapılan SGK ödemesini kendi defterine işlediği ve davalının defterlerine göre yüklenici ...'nin işverenden 618.112,72 TL alacaklı göründüğü, sonuç itibariyle işveren tarafından yapılan feshin haksız olduğunu bu nedenle gecikme cezası isteyemeyeceğini yine eksik iş bedelinin yükleniciye ödenmemesi nedeniyle eksik iş bedelinin istenemeyeceğini, sadece ayıplı imalatın giderilmesi ve tamir masraflarını isteyebileceği, İstanbul 6. Sulh Hukuk Mahkemesine ait değişik iş dosyası da dikkate alınarak ayıplı imalatın giderim bedellerinin tek tek hesaplandığı, buna göre ayıplı imalatların izole bedelinin 39.757,25 TL olacağını, işverenin yüklenici adına ödediği 8.833,42 TL ile , yüklenicinin ve yüklenicinin alt taşeronunun işçileri için ödemeler toplamı olan 98.065,29 TL'nin işveren tarafından yükleniciden talep edilebileceğinin, diğer taleplerinde haksız olduğunu, birleşen dava yönünden ise sözleşme kapsamında yapmış olduğu iş bedelinin 1.579.432,00 TL + KDV , sözleşme dışı yapılan iş bedelinin 1.079.522,00 TL + KDV olmak üzere toplam 2.658.954,00 TL + KDV olduğunu, bundan işveren tarafından yapılan ödeme miktarı olan 2.446.556,34 TL mahsup edildiğinde kalan miktarın 691.009,38 TL olduğunu raporlarında bildirdikleri görülmüştür.

İşveren davalı yüklenici adına ...'a yapmış olduğu ödemeyle ilgili evrakı 19/04/2019 tarihli dilekçe ekinde sunmuştur.

Rapora itiraz edilmesi üzerine aynı bilirkişi heyetinden itirazlar kapsamında ek rapor alınmış, bilirkişi heyeti ek raporunda işveren tarafından sözleşmenin feshinin haksız olduğu tekrarlanarak, mahkemece gecikme cezasına hükmedilmesi halinde işin bitirilmesi gereken 01/06/2014 tarihinden fesih tarihi olan 22/08/2014 tarihine kadarki 82 gün için günlük 2.000 TL'den hesaplama yapıldığından 164.000 TL gecikme cezası hesabı yapıldığını, davacı işverenin itiraz dilekçesinde Beşiktaş ...Noterliğinin 26/08/2014 tarih... yevmiye nolu tutanak ile inşaat bilirkişisi ... tarafından yapılan tespitteki ilave işlerle ilgili metrajların değerlendirilmeye alınması yönündeki itirazının haklı olduğu, bu tutanaktaki metrajlara göre değerlendirme yapıldığında; sözleşme kapsamında yüklenicinin yapmış olduğu 1.529.185,38 TL'lik iş bedeli , şantiye mobilizasyonu + temel topraklaması + yıldırımdan korunma bedeli 50.246,00 TL'nin toplamı olan 1.579.432,00 TL + KDV ile yüklenici tarafından yapılan ilave işler bedeli olan 1.079.522,00 TL'nin noter kanalı ile yapılan tespit raporundaki metrajlara göre güncellendiğinde ilave iş bedelinin 975.923,01 TL + KDV olarak alınması gerektiği, böylelikle yüklenicinin toplam alacağının 2.555.355,00 TL + KDV olduğunu, KDV de eklenerek yapılan 2.446.556,00TL'nin mahsubu ile yüklenicinin bakiye alacağının 568.763,00 TL kaldığını ek raporda bildirildiği görülmüştür.

İşveren vekili tarafından ek rapora da itiraz dilekçesi verilmiş, 27/12/2019 tarihli itiraz dilekçesinin ikinci sayfasında kendisi tarafından yükleniciye yapılan ödemeler toplamının 2.895.616,65 TL olmasına rağmen mali müşavir bilirkişinin maddi hata yaparak 2.446.556 TL olarak raporuna geçirdiğini, buna göre hesaplama yapıldığında kalan bakiyenin kabul etmemek birlikte 119.702,35 TL olacağını, mali müşavir bilirkişinin müvekkili tarafından yapılan ödemelerden hesaba katılmayanların listesinin itiraz dilekçesinin 5.sayfasında verildiğini ve toplam 380.311,96 TL'lik davalı adına yapılan ödemelerin bilirkişi tarafından hesaplamada dikkate alınmadığını belirterek dilekçesinin ekine de işveren tarafından davalı adına yapılan ödemelerle ilgili evrakları ve ödeme belgelerini sunduğu görülmüştür. Sunulan belgeler kapsamında tekrar aynı bilirkişi heyetinden ikinci ek rapor istenmiş ancak bilirkişiler tarafından verilen ikinci ek rapor incelendiğinde , birinci ek raporun tekrarından ibaret olduğu görülmüştür.

Mahkememizce başka bir bilirkişi heyeti oluşturularak tüm dosya kapsamı , daha önce alınan rapor da dikkate alınarak asıl ve birleşen dosya yönünden rapor tanzim edilmesi istenilmiş, 27/12/2021 tarihli ikinci rapor incelendiğinde, işvereninin ticari defter ve belgelerine göre davacı şirketin 09/01/2015 asıl dava tarihi itibariyle yükleniciden 827.680,27 TL alacaklı olduğu, yüklenicinin hakediş tarihlerine göre ticari defter ve belgeler değerlendirildiğinde işverenin yükleniciye borcunun olmadığı hatta alacaklı olduğu bu nedenle iki hakediş bakımından davacının hakediş ödemelerini geciktirmesinden bahsedilemeyeceğini, yüklenicinin üçüncü hakedişi içeren 05/08/2014 tarihli 1.067.173,03 TL miktarlı faturayı işverene gönderdiğini, ancak iş verenin bu faturayı iade ettiğini, yüklenicinin ticari defter ve belgelerinin de bilirkişiler tarafından incelenerek tablo halinde rapora geçirildiği, ayrıca her iki tarafın ticari defter ve belgesindeki farkın nedeninin raporun 10. Sayfasında tablo halinde verildiği, buna göre işverenin defterinde kayıtlı olan yüklenici adına ...'a yapılan 175.000 TL ödeme, beton yansıtma faturası kapsamında 121.595,83 TL'lik ödeme ile davalının işçilerine işveren tarafından yapılan işçilik ödemeleri, sgk ödemeleri, davalının alt taşeronu olan Botek için yapılan SGK ödemesi olmak üzere toplam 378.619,96 TL'lik kısmın yüklenicinin defterlerinde yer almadığının tespit edildiğini, davacının maddi tazminat talepleri değerlendirildiğinde 8.883,42 TL damga vergisi bedelini talep edebileceği, davacının davalı adına yaptığı personel ve sgk ödemeleri miktarının 82.003,83 TL olduğu (16.061,46 TL lik sgk ödemesi her iki tarafın ticari defter ve belgelerinde yer aldığı ayrıca 1.692,00 TL lik sgk ödemesi de dikkate alındığında işverenin davalının adına bu kapsamda yapmış olduğu ödeme toplam 99.757,29 TL yapmaktadır.) işverenin temizlik gideri ile ilgili hesap yekününün 305.916,45 TL olduğunu ancak sözleşmenin feshinden sonra çıkan temizlik giderinin yükleniciye tahmil edilip edilmeyeceğinin mahkemece değerlendirmesi gerektiğini, işverenin ticari defter ve belgelerine göre 612.274,86 TL beton maliyetine katlandığını ,bu kısmın 512.296,23 TL'lik kısmının cari hesap içinde kaldığını, işverenin cari hesaba girmemiş beton bedeli alacağının 99.978,63 TL olduğunu, davalının malzemelerini 02/10/2014 tarihinde teslim aldığını, buna ilişkin ihtarnamenin 16/09/2014 tarihinde tebliğ edildiğini, 14 gün için 110,00 TL'den 1.540 TL muhafaza gideri isteyebileceğini, verilen 50 günlük sürenin 01/05/2014 tarihinde dolduğunu fesih tarihine kadar 143gün geçtiğini günlük 2.000 TL'den gecikme cezasının 226.000 TL olacağını çatı imalatı, yapı çevresi izolasyonu imalatı, ikinci bodrum kat enjeksiyon imalatı için üçüncü kişi firmalara ödenen tutarların raporun 16. Sayfasında yer aldığını, bilirkişi heyetinin raporun 18 ve 19. Sayfasında asıl davaya konu davacı taleplerini ve bilirkişilerce tespit edilen miktarların tablo halinde verildiği, kesin hesap tablosunun raporun 24. Sayfasında yapıldığı buna göre ... inşaatın 1.529.185,38 TL'lik sözleşme kapsamında yaptığı iş + 1.079.522,00 TL sözleşme haricinde yapılan iş ve 50.246,33 TL'lik sözleşme dışı elektrik işi olmak üzere toplam 2.658.953,71 TL hakediş alacağı olduğunu, bundan eksik ve kusurlu işlerin izole bedeli olan 39.757,00 TL'nin mahsup edilmesi halinde geriye 2.619.196,71 TL kaldığını, KDV de eklendiğinde miktarın 3.090.652,12 TL yaptığını, bu alacaktan işverenin davalıya ödediği 2.446.556 TL ile yüklenici adına yapılan 96.065,29 TL sgk ve işçilik ödemeleri, 8.833,42 TL damga vergisi, davalı yüklenici adına alınan beton ödemelerinden cari hesap içinde olmayan kısım 99.978,63 TL , muhafaza gideri 1.540,00 TL , enjeksiyon ve çatı eksik iş bedeli ...katılım payı 121.595,83 TL'nin (bilirkişiler buna yönelik faturanın her iki tarafın ticari defter ve belgelerinde kayıtlı olduğunu söylemiş iseler de bu miktar işverenin defterinde beton yansıtma faturası olarak yer aldığı, yüklenicinin defterinde de kayıtlı olmadığı görülmüştür) toplanması suretiyle işveren tarafından yapılan ödeme miktarının 2.997.676,38 TL olduğunu, sonuç itibariyle yüklenicinin 292.975,74 TL alacaklı olduğu sonucuna varıldığını, buna göre işverenin tazminat taleplerinin 351.120,38 TL olarak karşılık bulduğunu, yüklenicinin 3.090.652,12 TL'lik KDV dahil alacağından işverenin yapmış olduğu ödeme miktarı olan 246.556,00 TL mahsup edildiğinde yüklenicinin alacağının 644.096,12 TL olduğunu, yüklenicinin alacağı olan 644.096,12 TL'den işverenin tazminat alacağı toplamı olan 351.120,38 TL mahsup edildiğinde 292.957,74 TL yüklenicinin alacağı kaldığı şeklinde rapor tanzim edildiği görülmüştür. Her iki taraf vekilince yine bilirkişi raporuna itiraz edilmiş, dosya aynı bilirkişi heyetine tevdi edilerek itirazların değerlendirilmesi ayrıca asıl ve birleşen dava nedeniyle mahsup işlemi yapılmaksızın ek rapor tanzim edilmesi istenilmiş, ikinci bilirkişi heyeti ek raporunda; işin ilerleyişinde peyzaj kotlarının zamanında verilmemesi ve bu sebeple temel izolasyonlarının geç yapılıp dolguların yapılamamasının iş sahibine yüklenecek kusur olduğunu, bu nedenle yüklenicinin temerrüdünden bahsedilemeyeceğini ve feshin haksız olduğunu, sözleşmenin birim fiyat esasına göre düzenlenmesi nedeniyle fesihten sonra üçüncü kişilere yaptırılan imalatların bedeli bakımından davalının sorumluluğunun bulunmadığı ancak yüklenicinin ayıplı imalatını giderme bedelinin yükleniciden talep edilebileceğini, yine davalı adına ödenen işçilik sgk ödemeler, damga vergisi tutarlarının yükleniciden istenebileceğini, ayıplı imalatı giderme bedelinin 39.757,25 TL olduğunu, davalı şirket çalışanlarına ödenen miktarın 82.003,83 TL olduğunu, damga vergisinin yarısı da eklendiğinde toplam 130.527,90TL olarak işverene talepte bulunabileceğini, gecikme cezası istenemeyeceğini belirterek raporun sonuç kısmında "Asıl ve birleşen dava dosyaları, icra takip dosyası, dosyaya sunulu bilgi ve belgeler ile tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan incelemeler sonucu; 1. Kök raporda arz ve izah olunan görü ve kanaatlerin özünün aynen muhafaza edildiği, 2. Yüklenicinin teslim borcu muaccel olması için, iş sahibine yüklenebilecek bir gecikme sebebinin bulunmaması gerektiği, 3. Bu bağlamda, davalı yüklenicinin 05.08.2014 tarihli 1.067.173,03TL tutarlı faturasının davacı arsa maliki şirket tarafından iade edildiği, vakıa, kök raporumuz da da açıklandığı üzere, 05.08.2014 tarihi itibariyle 443.092,42TL davalıya borçlu olduğu ve davacı şirketin bu miktar bakımından temerrüde düştüğü; diğer taraftan, davalı tarafın ilerisürdüğü gibi işin ilerleyişinde peyzaj kotlarının zamanında verilmemesi ve bu sebeple temel izolasyonlarının geç yapılıp dolgularının yapılamamasının iş sahibine yüklenebilecek bir kusur olduğu ve davalı yüklenicinin temerrüdünden bahsedilemeyeceği; açıklanan nedenlerle temerrüt sebebiyle feshin haklı olmadığı; 4. Davacının gecikme sebebiyle cezai şart alacağı bulunmadığı, 5. İhtilaf konusu sözleşmenin birim fiyat üzerinden akdedilmesi sebebiyle, sözleşmenin feshinden sonraüçüncü kişilere yaptırılan imalatların bedeli bakımından davalının sorumluluğunun bulunmadığı, 6. Eserin mevcut haliyle tespit edilen ayıplardan, davalı adına ödenen işçilik SGK ödemelerinden ve damga vergisi payına düşen ödemelerden dolayı davalının sorumlu tutulabileceği, bu miktarın, yukarıda teknik inceleme sonuçlarında da görüleceği üzere, 39.757,25TL ayıplı işlerin izole bedeli + 82.003,83TL davalı şirket çalışanlarına iş akdinden kaynaklı yapılan ödemeler + 8.766,82TL (Yeniden hesaplanarak bulunan) Damga Vergisi olmak üzere = toplam 130.527,90TL olarak hesaplandığı; Ancak bu tutarlardan 82.003,83TL davalı şirket çalışanlarına iş akdinden kaynaklı yapılan ödemelerin zaten davacının ticari defterlerine kayıtlı cari hesabın içerisinde bulunduğu bu nedenle davacı alacağına 39.757,25TL ayıplı işlerin izole bedeli + 8.766,82TL (Yeniden hesaplanan) Damga Vergisi olmak üzere = toplam 48.524,07TL davacı alacağı olarak ilave edilebileceği, 7. Taraf ticari defterlerine göre, 1.581.430,16TL tutarlı 1. Hakediş ve 865.126,18TL tutarlı 2. Hakediş konusunda uyuşmazlık olmadığı, İstanbul ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyası üzerinden alınan bilirkişi raporuna istinaden düzenlenen 05.08.2014 tarih ve...seri-sıra no’lu 1.067.173,03TL fatura da nazara alındığında davalının toplam 3.513.729,37TL hakediş alacağının tahakkuk etmiş olduğu, 8. Buna mukabil davacının ödemeleri ve davalı adına yapılan diğer ödemeler nazara toplamının 3.274.236,61TL olduğu, ayıplı işlerin izole bedeli ile Damga Vergisinin ilavesi ile davacının ödemelerinin toplamı 3.274.236,61TL + 48.524,07TL = 3.322.760,68TL olmakla davacının asıl dava yönünden 3.513.729,37TL - 3.322.760,68TL = 190.968,69TL davalıya borcu olduğu, alacağı olmadığı, Netice itibariyle Mahkemenizin ... E. dosyası bakımından davacı ... Anonim Şirketinin alacağı bulunmadığı, 9. Birleşen davaya konu, 12.09.2014 takip tarihi itibariyle İstanbul ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ...D.İş sayılı dosyası üzerinden alınan bilirkişi raporuna istinaden düzenlenen 05.08.2014 tarih ve... seri-sıra no’lu 1.067.173,03TL fatura da nazara alınarak birleşen davanın davacısının 273.170,95TL alacağı olduğu, 10. İtirazın iptaline dayanan ve birleşen karşı davacı davacı ... Gayrimenkul İnşaat Taahhüt Mobilya İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin icra takip tarihi olan 12.09.2014 tarihi itibariyle davacı/karşı davalı şirketten alacağı 273.170,95 TL, bilirkişi rapor tarihi itibariyle, davacı arsa maliki şirket yüklenici tarafından yapılan 33.678,19TL personel ve SGK ödemeleri ile davacı arsa maliki şirketin 48.524,07TL ayıplı işlerin izole bedeli ile Damga Vergisi düşüldükten sonra ... şirketinin 190.968,69TL alacağı bulunduğu, " denildiği görülmüştür.

Her iki heyet raporu arasında fark bulunması ve taraf vekillerince itiraz dilekçesi verilmesi nedeniyle üçüncü bilirkişi heyetinden rapor alınmış 31/08/2023 tarihli raporda; işverenin ödediği damga vergisinin yarısı olan 8.776,82 TL'yi isteyebileceği, işverenin davalı yüklenicinin işçilerine 30.510,00 TL işçilik ücreti ödediği, 15.098,00 TL yemek bedeli ödediği, ... işçileri ve alt taşeron işçileri için toplam 61.729,84 TL SGK prim bedeli ödediği, toplam miktarın 97.733,64 TL yaptığını, fesihten sonra sözleşmenin 57. Maddesine göre temizlik harcaması olarak işverenin ticari defter hesap yekününün 305.916,45 TL olduğunu bu bedelin talep edilip edilmeyeceğine mahkemenin karar vermesi gerektiğini, davacının beton ödemelerinin 612.788,00 TL olup söz konusu bedelin 512.296,23 TL'lik kısmının cari hesap bakiyesi içinde olduğunu, cari hesaba girmemiş miktarın 99.978,63 TL olduğunu, 1.540,00 TL muhafaza ücreti isteyebileceğini, 80 gün gecikme olduğuna buna göre 160.000 TL gecikme cezası hesaplandığını ancak yüklenicinin şantiye alanına alınmayarak eksik ve kusurlu işleri tamamlama imkanı verilmemesi ayrıca peyzaj kotlarının zamanında verilmemesi nedeniyle işverenin feshinin haksız olduğunu, gecikme nedeniyle cezai şart istenemeyeceğini, ayıplı imalatı giderme bedelinin 39.757,00 TL olduğunu, raporun sonuç kısmında ise ;"a- Tarafların 2014 ve 2015 yıllarına ait ticari defterlerinin tasdikleri 6102 sayılı TTK amir hükümlerine göre incelenmiş olup ve ticari defterleri sahibi lehine delil olma vasfına haiz olduğu, b- Davacı /karşı davalı şirketin 09.01.2015 asıl dava tarihi itibariyle ticari defter kayıtlarına göre davalı/karşı davacı şirketten 827.680,27.-TL alacaklı olduğu, c- Davalı/karşı davalı şirketin tarafından yapılan 3 nolu hakkedişe ait 05.08.2014 tarih ve ... nolu1.067.173,03.-TL bedelli faturanın davacı /karşı davalı şirket tarafından Beyoğlu ... Noterliğ13.08.2014 tarih ve ...yevmiye nolu ihtarname ile iade edildiği, d- İstanbul ...Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.is sayılı dosyası üzerinden alınan bilirkişi raporuna istinaden düzenlenen 05.08.2014 tarih ve ...seri A sıra no'lu 1.067.173,03TL faturanın davacının defterlerinde kayıtlı olmadığı. Bu faturanın da eklenmesi halinde davacının 05.08.2014 tarihi itibariyle, (1.067.173,03TL - 624.080,61 =) 443.092,42TL davalıya borçlu olacağı, e- Davalı /karşı davacı şirketin 09.01.2015 asıl dava ve birleşen davaya konu 12.09.2104 takip tarih itibariyle davacı/karşı davalı şirketten 618.112.72.-TL alacaklı olduğu, f- Asıl davada davalı/birleşen davada da davacının da kusurlu olduğu tespitine bağlı olarak her ne kadar asıl davada davacı/birleşen davada davalı’nın sözleşmeyi feshinin haklı olduğu söylenebilecek ise de işbu fesih sebebiyle ortaya çıkan zararın tazmininde TBK m. 51 hükmünün dikkate alınacağı ve bu kapsamda kusurun ağırlığı ve keza aynı kanunun 52. maddesi gereğince tazminattan indirime gidilebileceği g- Asıl Dosya yönünden; - Sözleşmenin feshinin haksız olması halinde davacının (Silahtarağa) davalıdan (... İnşaat) talep edebileceği miktar: 465.970,44.-TL - Sözleşmenin feshinin haklı olması halinde davacının (Silahtarağa) davalıdan (... İnşaat) talep edebileceği miktar: 957.257,30.-TL h- Birleşen Dosya Yönünden: - Birleşen dosya yönünden davacı (... İnşaat) ın davalı (Silahtarağa) dan talep edebileceği miktar KDV dahil 691.009,38.-TL olarak hesap, takdir ve tahmin edilmiştir" denildiği görülmüştür.

Üçüncü heyet raporu üzerine davacı vekili 13/09/2023 tarihinde ıslah dilekçesi vererek bilirkişi heyetinin 957.257,30 TL tazminat hesabı yaptığını, dava dilekçesinde 250.000 TL istediklerini belirterek toplam dava değerini 957.257,30 TL'ye yükselterek harcını da ödemiştir.

Mahkememizin 19/10/2023 tarihli duruşmasında alınan ara kararı ile "Üçüncü bilirkişi heyeti tarafından verilen raporda, haklı fesih haksız fesih tarafından bilirkişilerce değerlendirme yapıldığı ancak rapor incelendiğnide, mali müşavir bilirkişinin sorumluluğunda olan defter inceleme kapsamında hazırlanan kısmın tutarsız olduğu mali müşavir bilirkişinin alacak kalemleri açısından davacının talep miktarını yazdıktan sonra hak ettiği alacak kısmında gerekçeyi belirtmeden bir miktar belirlediği daha sonra da "bu bedel cari hesap içerisindedir" gibi ne olduğu anlaşılamayan beyanlarda bulunduğu söz konusu hesaplamanın nasıl yapıldığı hangi tarafın cari hesap dahilinde bulunduğu anlaşılamadığından dosyanın sadece mali müşavir bilirkişiye tevdi edilerek,

Asıl dosya yönünden takdiri mahkemeye ait olmak üzere yine haklı fesih haksız fesih ayrımına göre ikili değerlendirme yapılarak, her iki tarafın ticari defter ve belgeleri gerek duyuluyor ise tekrar incelenerek asıl dosya davacısı Silahtarağanın alacak kalemleri açısından ne kadar istemeye hakkı olduğu, bu alacak kalemlerinin Silahtarağanın defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, yine söz konusu alacak kalemlerinden hangisinin davalı ... defterlerinde kayıtlı olduğu, her bir alacak ve her bir alacak kapsamında düzenlenen faturalar kapsamında gerekçeli denetime el verişli anlaşılabilir ek rapor tanzim edilmesi " istenilmiştir. Üçüncü bilirkişi heyetinde yer alan mali müşavir bilirkişi tarafından 27/11/2023 tarihli ek rapor hazırlanarak dosyaya sunulmuştur.

Mali müşavir bilirkişi 27/11/2023 tarihli ek raporunda tekrar tarafların ticari defter ve belgelerini incelemiş, Silahtarağa'ya ait iş yerinde yapılan incelemede ticari defterdeki muavin defter dökümüne göre hesap dökümünü raporun 2 ve 3. Sayfasında tablo halinde vermiş ve kendi ticari defter ve belgelerine göre ...'den 827.680,27 TL alacaklı göründüğünü, ...'nin 1.067.173,03 TL bedelli faturasının noter marifetiyle iade edildiğini bildirmiş, davalı ...'nin ticari defter ve belgeleri de bilirkişi tarafından incelenerek muavin defter hesap dökümünün raporun 3 ve 4. Sayfasında tablo halinde verildiği, ...'nin davacı şirketten kendi defterlerine göre 618.112,72 TL alacaklı göründüğü raporda açıklanmıştır. Bilirkişi raporun devamında sözleşmede, sözleşme nedeniyle ödenecek damga vergisinin yarısının yükleniciye ait olduğu yönünde hüküm olduğunu, damga vergisi miktarının 17.533,64 TL olup bunun yarısının 8.766,82 TL yaptığını, damga vergisi ile ilgili hem davacı hem de davalı şirketin ticari defter ve belgelerinde kayıt düşüldüğünü, davalı/karşı davacı şirket çalışanlarına yapılan ödemelerin içinde )işçilik ödemeleri vb) sosyal haklara ilişkini ödemeler (yemek bedeli) , SGK ödemeleri , davalı şirket alt taşeronu SGK ödemeleri kapsamında davacının dosyaya sunduğu dilekçesinde 97.733,64 TL ...'den alacaklı olduğu yönünde beyanda bulunduğunu belirterek Silahtarağa'nın defterlerinde bu hususa yönelik kayıtların bilirkişi tarafından incelenerek tek tek dökümünün tablo halinde yapıldığı ve buna göre 97.733,64 TL Silahtarağa'nın davalıdan alacağı bulunduğu, davacı ...'nın defterinde kayıtlı olan işçilerle ilgili ödemeden sadece 16.061,46 TL'nin ...'nin defterlerinde kayıtlı olduğunu, geri kalan 81.692,48 TL'lik miktarın ...'nin defterlerinde kayıtlı olmadığını, ...vekilinin dilekçesinde (20/12/2016 tarihli dilekçesi) sözleşmenin 57. Maddesine dayalı olarak 276.945,07 TL temizlik gideri talep ettiğini belirterek Silahtarağa ....A.Ş'nin ticari defter ve belgelerinde 04/08/2014 ila 31/12/2014 tarih aralığını kapsayan temizlikle ilgili faturaların dökümünün bilirkişi tarafından raporun 5. Sayfasında tablo halinde verildiğini, söz konusu faturalar toplamının 305.916,45 TL olduğunu, temizlik gideri ile ilgili faturaların hiçbirisinin ...'nin defterlerine kayıtlı olmadığını, işveren vekilinin dilekçesinde yükleniciden 490.796,22 TL beton ve hafriyat / dolgu ödemeleriyle ilgili talepte bulunduğunu, bununla ilgili olarak davacı/ karşı davalı şirketin...A.Ş'den muavin defterinde 612.274,86 TL beton alındığı ve davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarında bulunduğu ancak davacı/ karşı davalı şirketin davalı/ karşı davacı şirkete yansıttığı beton faturalarının; 29/05/2014 tarihli 278.562,62 TL, 20/06/2014 tarihli 112.137,78 TL, 05/09/2014 tarihli 121.595,83 TL'lik faturalar olduğunu, bu faturalar toplamının 512.296,23 TL yaptığını, davalı/ karşı davacı ...'nin defterlerinde ise bu faturalardan ikisinin kaytılı olduğunu, kayıtlılar faturaların 29/05/2014 tarihli 278.562,62 TL ile 20/06/2014 tarihli 112.137,78 TL bedelli faturalar olduğunu ve iki faturanın toplamının 390.700,40 TL yaptığını, 121.595,83 TL'lik beton yansıtma faturasının ...'nin defterlerinde bulunmadığını, davacının dilekçesinde 1.540,00TL muhafaza gideri istediğini ancak davacının defterlerinde buna yönelik bir kayıt bulunmadığını, davacının dilekçesinde eksik, ayıplı ve süresinde gerçekleştirmediği işlerin ifası için 3.kişi firmalara ödenmek zorunda kalan miktar kapsamında 32.021,54 TL talepte bulunduğunu, buna yönelik davacının defterlerinde 195.162,09 TL toplamı olan 4 adet fatura bulunduğunu, bilirkişi raporlarında ayıplı imalatın izolesi için yapılması gereken harcama miktarının hesaplandığını ve 39.723,65 TL olarak belirleme yapıldığını bildirerek buna ilişkin tabloyu da ek raporun 13. Sayfasında rapora eklemiştir. Davacının gecikme cezası ile ilgili talepte bulunduğunu ancak buna yönelik defterlerinde kayıtlı bir hususun bulunmadığını, buna yönelik talebin bilirkişi heyetlerince değerlendirilerek feshin haksız olduğu ve gecikme nedeniyle cezai şart istenemeyeceği yönünde sonuca vardıklarını, davacının 26/12/2016 tarihli dilekçesinde...katılım payı, ...payı , ...cezaları nefaset kesintisi bedeli kapsamında 69.157,16 TL miktarlı talebi bulunduğunu, beton yansıtma faturasında ayrıca...ve ...payı ile ilgili miktarların da bu faturaya eklenmesi nedeniyle bu hususta talepte bulunmayacağını belirterek raporun 11. Sayfasında da davacının dilekçesinde talep ettiği miktarlarla ilgili olarak ...A.Ş'nin defterinde kayıtlı olan hususlar ile ...'nin defterinde kayıtlı olan kısımlar ve aradaki farkı tablo halinde raporun 13.sayfasında açıkladığı görülmüştür. Bilirkişinin raporun geri kalan kısmında davacının diğer talepleri olan kar mahrumiyetleri, ulaşım masrafları, otel kiralama bedelleri gibi taleplerinin değerlendirildiği tespit edilmiştir, raporun 14. Sayfasında da davacı tarafın buna ilişkin taleplerini iş verenin defterlerindeki kayıt durumu tablo halinde verilmiş, ...'nin defterlerinde ise bu taleplere ilişkin hiçbir kayıt olmadığı bildirilmiştir. Ek raporun sonuç kısmında da ...'nin davacıdan 618.112,72 TL alacaklı olduğu, asıl dava yönünden ise sözleşmenin feshinin haksız olması halinde Silahtarağa'nın 548.941,44 TL, 99.978,63 TL ilave beton da eklendiğinde ise 684.920,04 TL alacağı olduğunu, sözleşmenin feshinin haklı kabul edilmesi halinde ise işverenin alacağının 1.128.245,95 TL olduğu yönünde görüş bildirdiği görülmüştür.

Asıl davada işveren ödediği damga vergisinin yarısını, davalı şirket ve alt taşeron işçilerine yapılan işçilik ücreti ve sosyal hakları ile ilgili ödemeleri davalı adına yaptığı beton , hafriyat ve dolgu ödemelerini, sözleşmenin feshinden sonra katlandığı temizlik giderlerini, davalının malzemelerini geç alması nedeniyle muhafaza gideri bedeli, eksik ve ayıpların giderilmesi için üçüncü şahıslara ödenen ücret, gecikme cezası, davalının sözleşmeye göre katlanması gereken...Katılım payı, ...payı, gecikme cezası ile müspet zarar kapsamında kalan kar mahrumiyetiyle ilgili tazminat talebinde bulunmuş olup , davacının talep etmiş olduğu bir kısım hususları örneğin damga vergisi, beton yansıtma faturalarının ikisi , işçilere yapılan sgk ödemesi kapsamında 16.061,46 TL'lik ödemelerin davalı defterlerinde de kayıtlı olduğu, bilirkişi heyetlerinin genelde rapor tanzimi sırasında tarafların birbirinden olan alacakları verecekleri kapsamında mahsup yaparak rapor tanzim ettikleri oysa işverenin söz konusu bedeller için asıl davayı açtığı, yüklenicinin ise cari hesap alacağı için itirazın iptali davası açması nedeniyle tarafların birbirinden olan alacaklarını mahsup yapılmaksızın ayrı ayrı belirlenerek değerlendirmesi gerektiği, (Yargıtay 15 HD'nin 14/07/2020 tarih 2019/1011 Esas 2020/2263 Karar, İstanbul BAM 15. HD'nin 2019/721 Esas 2019/1379 Karar nolu ilamında belirtildiği üzere) anlaşılmakla mahkememizce mahsup işlemi yapılmaksızın asıl davada işverenin talebinin , birleşen dosyada ise yüklenicinin taleplerinin değerlendirilmesi yoluna gidilmiştir.

Toplanan tüm deliller, alınan bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde öncelikle işverenin sözleşmeyi fesihte haklı mı yoksa haksız mı olduğunun değerlendirilmesi gerekmektedir. Mahkememizce alınan tüm bilirkişi raporlarında işverenin feshinin haksız olduğu ifade edilmiştir. İşveren yüklenicinin sözleşmeyi 50 günde bitiremediğini belirterek ihtarname çekerek eksik ve ayıpların giderilmesi için 10 gün süre vererek tamamlanmasını istemiş ise de mahkememizce dinlenen tanık beyanlarından da anlaşıldığı üzere , davalı yüklenicinin işçilerinin bayram tatiline gidilip dönüldükten sonra, verilen 10 günlük ihbar süresi içinde dahi şantiyeye sokulmadığı, ayrıca asıl işin %70i oranında yükleniciye ilave iş yaptırıldığı, ... tarafından dosyaya sunulan maillerde de yüklenicinin ödemelerinin aksatıldığı, yine bilirkişi raporlarında yer aldığı üzere peyzaj kotlarının zamanında verilmediği bu nedenle yüklenicinin temerrüdünden bahsedilemeyeceği de bilirkişiler tarafından bildirildiğinden işverenin sözleşmeyi haksız olarak feshettiği sonucuna varılmıştır.

... vekilince dosyaya sunulan 02/03/2016 tarihli dilekçe ekindeki maillerde; birici hakediş 1.581.430,60 TL, ikinci hakediş 865.126,18 TL, üçüncü hakediş bedeli 915.000 TL olduğunu belirterek 3.361.556,34 TL hakediş alacağı olduğunu, ... tarafından kendi defterine işlenen 8.833,42 TL vergi ödemesi , ... vekilinin mailine ekli defter özetinde ... tarafından deftere işlenen 175.000 TL olarak işverenin ...'a yaptığı ödeme, 278.562,62 TL işverenin yüklenici namına yaptığı beton ödemesi, 112.137,78 TL işverenin yüklenici namına yaptığı beton ödemesi, 16.061,46TL SGK ödemesini de (...'nin defter özetinde ...tarafından yapılan SGK ödemesi denilerek 20.717,00 TL yer almış ise de daha sonra açıklanacağı üzere bu miktar sgk ödemesi değil ...tarafından ...'ye yapılan avans ödemesidir.) ... kendine karşı yapılan ödemelere dahil ederek ve toplam ödeme miktarının 3.070.636,95 TL olduğunu mailde belirttiği ve söz konusu dilekçe ekindeki muavin defter özetinde yüklenicinin alacağının 3.361.556,34 TL , kendisine yapılan ödeme kısmında ise 3.070.636,95 TL yazarak bakiyesinin 290.919,39 TL olduğu görülmektedir. Silahtarağa'nın defterleri ile ...'nin defterlerindeki, ...tarafından ...'ye yapılan hakediş ödemeleri ve avans ödeme miktarlarının birbiriyle uyumlu olduğu, bu ödemelere ilişkin dosyada dekontların da mevcut olduğu, her iki tarafın defterindeki hakediş ödemesi ve avans ödemesi miktarı toplandığında (yukarıda belirtildiği üzere ...'nin defterlerinde yazılan 20.717,00 TL'lik ödeme avans ödemesidir) 2.480.041,67 TL yapmakta olup yukarıda belirtilen ve Silahtağa tarafından ... lehine yapılan damga vergisi ödemesi, beton yansıtma faturası vs de katıldığında toplam miktarın 3.070.636,95 TL yaptığı görülmektedir. Yüklenici ... tarafından İstanbul ... Sulh hukuk Mahkemesinin dosyasına sunulan 11 Ağustos 2014 tarihli kendi defterine ait muavin defter tablosu incelendiğinde ise , ...'nin kendi defterine bu defa birinci hakediş kapsamında 1.581.430,16 TL, ikinci hakediş kapsamında 865.126,18 TL , üçüncü hakediş kapsamında ise 1.067.173,03 TL kaydederek toplam alacak miktarının 3.513.729,37 TL'ye çıkarmış, muavin defterin alacak kısmında ise biraz önce açıklanan 25 Temmuz 2014 tarihli muavin defterinde yer alan "... inşaat ...tarafından yapılan ödeme= 175.000 TL " olan kısmı defterinden çıkarttığı, diğer kısımları 11 Ağustos 2014 ve 25 Temmuz 2014 tarihindeki muavin defterindeki alacak kısımları ile uyumlu olduğu, 175.000 TL'lik faturanın defterden çıkarılması akabinde bu defa ödeme kısmında 2.895.436,95 TL yazıldığı ve sonuç itibariyle 618.092,42 TL alacağı olduğu iddia edilerek bu tutar üzerinden icra takibi yapıldığı ve itirazın iptali davası açıldığı görülmüştür.

Yukarıda da belirtildiği üzere asıl dava ve birleşen dava açısından mahsup yapılmaksızın karar verilmesi gerekmekte olup öncelikle birleşen dava yönünden başkaca mahsup yapılmaksızın yüklenicinin yapmış olduğu iş miktarının tespiti daha sonra da işverenin sadece yapılan iş nedeniyle yükleniciye hakediş ödemesi ve avans ödemesi miktarının tespiti ile ikisi arasındaki fark bulunarak yüklenicinin bakiye hakediş bedeli bulunup bulunmadığının tespiti gerekmektedir. Her iki tarafın ticari defter ve belgelerinde birinci hakediş ve ikinci hakediş miktarları olan 1.581.430,00 TL ile ikinci hakediş miktarı olan 865.126,18 TL'lik kısım bulunmakta olup , yüklenici üçüncü hakediş diyerek 1.067.173,03 TL fatura düzenlediği ancak işverenin bu faturayı iade ettiği görülmektedir. İstanbul ... Sulh Hukuk Mahkemesine ait ... D.iş sayılı dosya, İstanbul ...Sulh Hukuk Mahkemesine ait ... D.iş sayılı dosya, noter vasıtasıyla yaptırılan tespit tutanağı ve özellikle mahkememizce alınan bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde, yüklenicinin sözleşme kapsamında yapmış olduğu işlerin birim fiyat esasına göre değerinin 1.529.185,38 TL olduğu, sözleşmenin 5.maddesi kapsamında yapmış olduğu iş miktarının 1.079.522,41 TL olduğu ayrıca yapılan elektrik işleri kapsamında (şantiye mobilizasyonu + temel topraklaması + yıldırımdan korunma işleri) 50.246,33 TL'lik iş yaptığı bu miktarların hepsinin KDV hariç olduğu tespit edilmiştir. İşveren tarafından raporlara itiraz kapsamında sunulan 20/02/2019 tarihli dilekçede ilk bilirkişi heyetinin raporunun 43 ve 44.sayfalarında iki tablo halinde imalat tutarlarını belirlediğini, ancak İstanbul...Sulh hukuk Mahkemesine ait dosya ve özellikle noter vasıtası ile yapılan tespit tutanağında tespit edilen imalat miktarlarının esas alınmadığını, cephe aqua panel kaplama işinin imalat miktarının bilirkişi tarafından 3561 m2 olarak alınmasının hatalı olduğunu, gerçek miktarın 3297 metre kare olduğu, ayrıca bilirkişi tarafından 63 TL / m2 birim fiyatı esas alınarak hesap yapıldığını, söz konusu birim fiyatın 44,05 TL m2 olduğunu, buna göre hesaplama yapıldığında; 3297 m2 X 44,05 TL/ m2= olup bedelinin 145.232,85 TL olmasına rağmen bilirkişinin 224.343,00 TL olarak hesaplama yaptığını, aradaki 79.110,15 TL'nin düşülmesi gerektiğini yine metal kenet çatı kaplama işi bakımından bilirkişinin raporun 44.sayfasında 1.615,95 m2 esas alarak bedelinin 185.834,25 TL gösterdiğini, oysa delil tespiti dosyasından ve İstanbul 6. Sulh Hukuk Mahkemesine ait doyasından hareketle sadece 1403 m2'sinin yüklenici tarafından yapıldığını, buna göre hesaplandığında; 1403 m2 X 115 TL / m2 = 161.345 TL yapacağını, aradaki 24.489,25 TL'nin düşülmesi gerektiğini bildirmiş , 06/12/2019 tarihli ek raporda da bilirkişilerin, özellikle noter tespitindeki raporu esas alarak buna ilişkin metre kareleri ve birim fiyatları düzelterek daha önce 1.079.522 TL olarak belirlenen harici iş bedelini 975.923,00 TL'ye indirdikleri görülmüştür. İşverenin itirazında da belirtiği üzere 79.110,15 TL + 24.489,25 TL toplamı olan 103.559,40 TL olup bu miktarın daha önce belirlenen 1.079.522,00 TLden mahsup e dildiğinden geriye 975.923,00 TL kaldığı görülmüştür. Buna göre yüklenicinin yapmış olduğu işlerin toplam bedeli KDV hariç 1.529.185,38 TL + 975.923,00 TL + elektrik işleriyle ilgili 50.246,33 TL toplandığında 2.555.355,00 TL yaptığı, buna %18 KDV ilave edildiğinde ise toplam iş miktarının 3.015.318,90 TL yaptığı görülmüştür. İşveren tarafından hakediş kapsamında ödenen miktarlar ve avans ödemeleri ile ilgili belgeler dosyaya sunulmuş olup ayrıca davacı tarafın defterleri ile davalı tarafın defterlerinin bu konuda birebir uyumlu olduğu (...'nin defterinde sgk ödemesi olarak kayıtlı 20.717,00 TL avans ödemesi olduğundan ve bu durumun dosyadaki belgelerle sabit olduğu anlaşıldığından bu miktarlar ödeme hesabında dikkate alınmıştır) ve ödenen toplam miktarın 2.480.041,67 TL yaptığı görülmüştür. Birleşen dosya yönünden yüklenicinin bakiye hakediş alacağı; KDV dahil 3.015.318,90 TL - 2.480.041,67 TL = 535.277,23 TL'dir.

İşveren tarafından açılan asıl dosyadaki alacak talebi değerlendirildiğinde ise öncelikle yukarıda da belirtildiği üzere işveren tarafından yapılan feshin haksız olduğu subut bulmuştur. Yukarıda da belirtildiği üzere dava kısmi dava olarak açılmıştır. Davacı dava dilekçesinde müspet zarar da dahil olmak üzere toplam zarar miktarını 250.000 TL olarak belirlemiş , 250.000 TL'nin neye isabet ettiğini 09/03/2022 tarihli dilekçesinde kalem kalem açıklamış, yargılamanın devamı sırasında ise 13/09/2023 tarihli ıslah dilekçesi vererek toplam dava değerini 957.257,30 TL'ye yükseltmiştir. Islah dilekçesine karşı davalı/ karşı davacı vekili tarafından zamanaşımı definde bulunmuştur. Bu nedenle öncelikle ıslah talebiyle istenen alacakların zamanaşımına uğrayıp uğramadığının irdelenmesi gerekmektedir. İşveren taraflar arasındaki sözleşmeyi Beyoğlu ... Noterliğinin 22 Ağustos 2014 tarih ...yevmiye nolu ihtarnamesi ile feshetmiş ve söz konusu fesih ihtarnamesi yükleniciye 25/08/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir. İşveren fesih sonrasında davayı 09/01/2015 tarihinde açmış ıslahı ise 13/09/2023 tarihinde yapmıştır. TBK 147/6.maddesi hükmüne göre eser sözleşmesinden doğan alacak davaları 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olup BK 128, TBK 149 maddesi hükümlerine göre zamanaşımı alacağın muaccel olmasıyla işleme başlar. Alacağın muaccel - istenebilir olduğu tarihte sözleşenin feshi iradesinin diğer tarafa ulaştığı tarih olup buna göre fesih tarihi hatta davanın açılış tarihi esas alındığında bile ıslah tarihi itibariyle 5 yıllık zamanaşımının dolduğu görülmüştür. (Yargıtay 15. HD nin 2020/1116 Esas 2020/2875 Karar nolu ilamı, yine aynı dairenin 2015/5934 Esas 2016/2000 Karar nolu ilamı, İstanbul BAM 53 HD'nin 2022/1795 Esas 2022/250 Karar nolu ilamında belirtildiği üzere) tüm bu nedenlerle ıslah dilekçesiyle arttırılan kısmın zamanaşımı nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş olup asıl dava ile istenen miktarlar değerlendirildiğinde;

Davacının ilk talebi ödemiş olduğu damga vergisinin sözleşme gereği yarısının yükleniciden tahsiline ilişkin olup bu hususta talepte bulunmaya hakkı olduğu hatta davalı yüklenicinin dahi damga vergisi bedelini kendi defterine işverenin alacağı olarak kaydettiği görülmekle davacının damga vergisi kapsamında talep etmiş olduğu 8.700,00 TL'nin davalı yükleniciden tahsili gerekmektedir. Davacının ikinci talebi davalı şirket çalışanlarına yapılan , işçilik ödemeleri, yemek bedeli gibi sosyal haklara ilişkin ödemeler ve davalı şirket alt taşeronuna yapılan sgk ödemeleri kapsamında istemiş olduğu miktar 97.733,64 TL olup bunun 82.000 TLsini dava dilekçesiyle istemiştir. İşveren tarafından buna ilişkin yapılan ödeme belgeleri delil klasörlerinde tek tek sunulmuş olup işverenin defterlerinde işçilik ücreti kapsamında isimleri yazılan davalı işçilerine 48.325,64 TL ödeme yapıldığı, yine 16.061,46 TL (bu miktar ...'nin defterlerinde de kayıtlıdır) sgk ödemesi yapıldığı, yine 1.773,45 TL , 20.442,66 TL vs olmak üzere sgk ödemeleri yapıldığı, bu kapsamda yapılan ve ödeme belgeleri de dosyaya sunulan ödemelerin en son 27/11/2023 tarihli raporda da belirtildiği üzere 97.733,64 TL olduğu, ödemelerin belgeyle ispat edildiği dikkate alındığında davacının-işverenin dava dilekçesi ile bu kapsamda istemiş olduğu 82.000 TL'nin kabulü gerekmiştir. İşveren sözleşmenin 57. Maddesine göre 1.000 TL temizlik gideri istemiş olup bu kapsamda işverenin ticari defterlerinde 305.916,45 TL kayıtlı olduğu, davacı vekilinin 20/12/2016 tarihli dilekçesinde bu kapsamdaki alacak miktarını 276.945,07 TL olarak belirttiği ancak dava dilekçesinde şimdilik 1.000 TLlik kısmını talep ettiği anlaşılmakla işverenin feshinin haksız olduğu ancak bazı ekipmanların yüklenici tarafından geç alındığı dikkate alındığında ancak işverenin bu kapsamda 1.000 TL'lik temizlik gideri talep etmekte haklı olduğu sonucuna varılarak dava dilekçesiyle istenen 1.000 TL temizlik giderinin yükleniciden alınarak işverene verilmesinin hakkaniyete uygun olduğu sonucuna varılmıştır. İşverenin diğer bir talebi beton/hafriyat dolgu ödemeleri kapsamında yüklenici adına yapılan ödemelerin iadesi olup bu kapsamda davacı yüklenici vekili 20/12/2016 tarihli dilekçesinde 490.796,22 TL alacakları olduğunu belirterek şimdilik bu kapsamda 99.000 TL talepte bulunmuştur. En son alınan ek raporda da belirtildiği üzere işveren tarafından yükleniciye gönderilen / yansıtılan 3 adet fatura olup bunlar 278.562,62 TL bedelli, 112.137,78 TL bedelli, 121.595,83 TL bedelli faturalar olup, davalı- karşı davacı yüklenici bu faturalardan 278.562,62 TL ve 112.137,78 TL bedelli beton yansıtma faturalarını kendi defterlerine kaydetmiştir. Söz konusu faturalar işveren tarafından dosyaya sunulmuş olup en son mali müşavirin raporunda da belirtmiş olduğu gibi bu faturaların tamamı beton ödemesiyle ilgili olmayıp faturalar incelendiğinde KDV hariç 95.032,02 TL bedeli (KDV dahil 112.137,78 TL ) faturanın 90.371,00 TL'sinin beton ödemesi, 4.237,29 TL'sinin ISG kesintisi, 423,73 TL'sinin...kesintisi olduğu - 278.562,62 TL KDV dahil fatura incelendiğinde bunun 231.409,00 TL'sinin beton yansıtma , 4.237,29 TL ISG kesintisi, 423,73 TL...kesintisi ile ilgili olduğu, 121.595,83 TL'lik faturada da yine 94.149,00 TL beton yansıtma , 8.474,58 TL ISG kesintisi , 423,73 TL de...şeklinde düzenlendiği görülmüştür. Sadece beton yansıtma kısımları toplandığında 94.149,00 TL + 231.409,00 TL + 90.371,00 TL = 415. 929 TL olduğu buna KDV ilave edildiğinde ise miktarın 490.796,22 TL olduğu ancak dava dilekçesi ile şimdilik bu kapsamda 99.000 TL talep edildiğinden 99.000 TL'nin kabulüne ve bu miktarın yükleniciden alınarak işveren ödenmesine karar vermek gerekmiştir. Davacının diğer bir talebi muhafaza gideri olup , işverence sözleşme feshedildikten sonra yükleniciye ait 112 adet takım taylot ve 11 adet vefa marka konteynırın işyerinden götürülmesinin istenildiği , bu hususta 15 Eylül 2014 tarihinde ihtarname ile ihtar çıkartıldığı, söz konusu ekipmanların 02/10/2014 tarihinde alındığı, bu kapsamda işverenin 14 gün geç alma nedeniyle günlük 110 TL'den 1.540 TL muhafaza gideri alacağı olduğunu belirterek şimdilik 1.500 TL'sini istemesi nedeniyle işverenin bu talebi de makul ve hakkaniyete uygun olduğundan bu miktarın yükleniciden alınarak işverene ödenmesi gerekmiştir. İşverenin diğer bir talebi geç teslim nedeniyle cezai şart istemine ilişkin olup yukarıda da detaylı olarak açıklandığı üzere işverenin feshinin haksız olması , eksik ve ayıpların giderilmesi için verilen 10 günlük sürede dahi yüklenicinin elemanlarının şantiyeye sokulmadığı anlaşıldığından gecikme cezasıyla ilgili talebinin reddi gerekmiştir. İşverenin diğer talebi eksik ve ayıpların giderilmesi için 3.kişi firmalara yapılan ödemeler kapsamında 32.021,54 TL talep etmiş olup , bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere sözleşmenin birim fiyat esasına göre hazırlandığı dolayısıyla bedeli yükleniciye ödenmeyen eksik iş bedellerinin yükleniciden talebinin mümkün olmadığı ancak bedelini almasına rağmen bıraktığı eksik işlerle yaptığı işlerde bulunan ayıpların giderim bedelinin yüklenici tarafından işverene ödenmesi gerektiği, özellikle birinci bilirkişi heyeti tarafından değişik iş dosyaları da dikkate alınarak ayıpların izolesi için tek tek hesaplama yaparak izole bedelinin 39.757,25 TL olduğunu belirttikleri görülmüş olup davacı taraf bu kapsamda 32.021,54 TL alacakları olduğunu belirterek dava dilekçesi ile şimdilik 23.000 TL talep ettiğinden 23.000 TL'nin davalı - yükleniciden alınarak işverene ödenmesine karar vermek gerekmiştir. Davacının bir diğer talebi sözleşme gereğince...katılım payı ve ...payı kapsamında 69.157,16 TL alacaklarını olduğunu belirterek şimdilik 30.800,00 TL'sinin dava dilekçesi ile talep edildiği görülmüştür. Yukarıda da belirtildiği üzere işveren tarafından 3 adet beton yansıtma faturası kesildiği, yüklenicinin bu beton yansıtma faturalarından ikisini kendi defterlerine kaydettiği, beton yansıtma faturalarının içeriği incelendiğinde, bir kısım bedeli ...payı ,bir kısmının da...katılım payı olduğu görülmüştür. İşveren tarafından yansıtılan 3 adet beton/ hafriyat faturası olup bunlar 278.562,62 TL bedelli, 112.137,78 TL bedelli, 121.595,83 TL bedelli faturalardır. Davalı- karşı davacı yüklenici bu faturalardan 278.562,62 TL ve 112.137,78 TL bedelli beton yansıtma faturalarını kendi defterlerine kaydetmiştir. Söz konusu faturalar işveren tarafından dosyaya sunulmuş olup en son mali müşavirin raporunda da belirtmiş olduğu gibi bu faturaların tamamı beton ödemesiyle ilgili olmayıp faturalar incelendiğinde KDV hariç 95.032,02 TL bedeli (KDV dahil 112.137,78 TL ) faturanın 90.371,00 TL'sinin beton ödemesi, 4.237,29 TL'sinin ISG kesintisi, 423,73 TL'sinin...kesintisi olduğu - 278.562,62 TL KDV dahil fatura incelendiğinde bunun 231.409,00 TL'sinin beton yansıtma , 4.237,29 TL ISG kesintisi, 423,73 TL...kesintisi ile ilgili olduğu, 121.595,83 TL'lik faturada da yine 94.149,00 TL beton yansıtma , 8.474,58 TL ISG kesintisi , 423,73 TL de...şeklinde düzenlendiği görülmüştür. Bu 3 faturadaki ..kesinti bedellerine KDV de eklendiğinde 20.000 TL , ... miktarlarına KDV de eklendiğinde 1.500 TL yaptığı, toplam miktarın ise 21.500,00 TL olarak belirlendiği görülmekle davacının buna yönelik talebinin kısmen kabulü ile...Katılım ve ...payı kapsamında yükleniciden 21.500 TL alacağı olduğu sonucuna varılmıştır. Davacının bir kısım talebin müspet zarar kökenli olup davacı - yüklenici sözleşmeyi hem haksız olarak feshetmiş hem de feshettiği sözleşmeye geri dönerek kar kaybı talebinde bulunmuştur. Menfi zarar ve müspet zararın birlikte istenmesi mümkün değildir. Davacı tarafın kar kaybına yönelik diğer taleplerinin tümden reddine, sözleşmeyi haksız olarak feshetmesi nedeniyle gecikme cezasına ilişkin talebinin reddine, ıslah dilekçesinde arttırılan kısmın zamanaşımı nedeniyle reddine, geri kalan taleplerinin ise dava dilekçesindeki miktar dikkate alınarak bilirkişi raporları ve yukarıda yapılan açıklamalar kapsamında aşağıdaki şekilde toplam 236.700,00 TL'nin dava tarihinden itibaren değişen oranda avans faiziyle birlikte yükleniciden alınarak asıl dosyanın davacısına verilmesine, davaya konu işin eser sözleşmesi olduğu ancak maddi zararın söz konusu olabileceği manevi tazminat koşulları oluşmadığından manevi tazminat talebinin reddine, birleşen dosya yönünden ise itirazın kısmen iptali ile takibin 535.277,33 TL asıl alacak üzerinden devamına, takip talebinde ve ödeme emrinde %9 yasal faiz talep edildiğinden %9 oranını geçmemek koşuluyla asıl alacağa yasal faiz uygulanmasına, birleşen dosya davacısının fazlaya ilişkin talebinin ve alacak likit olmadığından bilirkişi raporuyla bakiye hakediş bedeli hesaplandığından icra inkar tazminat talebinin de reddine aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

A-Asıl Dosya Yönünden :

  1. Davacının dava dilekçesi ile, talep etmiş olduğu maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile,

8.700,00TL damga vergisi,

82.000,00TL davalı şirket çalışanlarına yapılan ödemeler, sosyal haklara ilişkin ödemeler , SGK ödemeleri, davalı şirket alt taşeronu SGK ödemeleri,

1.000,00TL temizlik gideri,

99.000,00TL beton harfiyat/dolgu ödemeleri,

1.500,00TL muhafaza gideri,

23.000,00TL ayıplı imalatın giderilmesi için 3.şahıs firmalarına yapılan ödeme,

21.500,00TL all risk katılım payı ve ...katılım payı olmak üzere toplam 236.700,00TL'nin dava tarihinden itibaren değişen oranda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Davacının dava dilekçesi ile talep etmiş olduğu fazlaya ilişkin maddi tazminat talepleri ile diğer maddi tazminat taleplerinin reddine,

  1. Davacının manevi tazminat isteminin reddine,

  2. Davacının ıslah dilekçesindeki maddi tazminat talebinin zamanaşımı nedeniyle reddine,

  3. Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden 37.505,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  4. Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden 105.016,02 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,

  5. Davacı tarafın manevi tazminat isteminin reddi nedeniyle 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

  6. Davacı tarafından yatırılan 16.168,97 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  7. Davacı tarafından yapılan 31,80 TL ilk masraf, 24.850,00 TL bilirkişi ücreti, 1.340,4 TL tebligat ve tezkere gideri olmak üzere toplam 26.222,20 TL yargılama giderinin kabul ve red oranı dikkate alınarak 6.560,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin kendi üzerinde bırakılmasına,

  8. Davalı tarafından yapılan 12.850,00 TL bilirkişi ücretinden oluşan yargılama giderinin kabul ve red oranı dikkate alınarak 9.650,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin kendi üzerinde bırakılmasına,

10-Gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde resen yazı işleri müdürünce ilgilisine iadesine,

11-Bu dava sebebiyle 16.168,97 TL karar ve ilam harcı alınması gerektiğinden peşin alınan (başlangıçta 4.610,93 TL + ıslah ile 12.080,00 TL olmak üzere toplam=) 16.690,93 TL'den mahsubu ile fazla alınan 521,96 TL harcın karar kesinleştiğinde istek halinde davacıya iadesine,

B-Birleşen Dava Yönünden :

  1. Davacının davasının kısmen kabulü ile,

İstanbul ... icra müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasındaki davalı itirazının 535.277,33TL asıl alacak yönünden iptali ile, takibin 535.277.33TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren ( %9 oranını geçmemek koşulu ile) yasal faiz uygulanmasına,

Davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine,

Davacının icra inkar tazminat talebinin reddine,

  1. Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden 80.938,83 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  2. Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

  3. Davacı tarafından yatırılan 7.443,78 TL nisbi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  4. Davacı tarafından yapılan 31,80 TL ilk masraf, 56,00 TL tebligat ve tezkere gideri olmak üzere toplam 87,80 TL yargılama giderinin kabul ve red oranı dikkate alınarak takdiren 80,00 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,

  5. Gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde resen yazı işleri müdürünce ilgilisine iadesine,

  6. Bu dava sebebiyle 36.564,79 TL karar ve ilam harcı alınması gerektiğinden peşin alınan ( davada 7.443,78 TL + icrada 3.111,70 TL olmak üzere toplam=) 10.555,48 TL'nin mahsubu ile kalan 26.009,31 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 15/02/2024

Başkan ...

¸e-imzalıdır

Üye ...

¸e-imzalıdır

Üye ...

¸e-imzalıdır

Katip ...

¸e-imzalıdır

¸

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

maddebirleşenmüteahhitbahçelerisahibiyüzeylerkaplamamüteahhıttemeldavadasegregasyonuizolaryongerekçeistanbulbetonişleriişverendosyadakeneitopuklarıcevapdelillerparapet

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:12

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim