İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/778 E. 2023/820 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/778
2023/820
14 Kasım 2023
T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/778 Esas
KARAR NO : 2023/820
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 07/11/2022
KARAR TARİHİ : 14/11/2023
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; 08.06.2020 günü sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen bir araç yaya haldeki müvekkiline çarpmış ve konu kazada müvekkili ağır şekilde yaralandığını, meydana gelen kaza sonrasında Sigortacılık Kanunu’ nun 14/ 2-b maddesi uyarınca ... tarafından, müvekkilinin maluliyeti söz konusu olduğundan, ortaya çıkan maddi zararların tazmini için ödeme yapılması gerektiğini, ... nezdinde 2022.E ... sayılı başvuru ikame edilmişse de; bilirkişi,, mevcut evraklarla kusur dağılımı yapılamayacağına kanaat getirmiş ve "..başvuru konusu kazada kusur durumunun tespitinin belirlenemediğini, varsayıma göre karar verilemeyeceğinden bilirkişi heyet raporunun hükme esas alınmasına.." denilerek başvuru usulden reddedildiğini, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla; söz konusu kaza müvekkilinin vücut fonksiyonlarını kaybederek sakatlığına sebebiyet verdiğinden davalı sigorta şirketinin ödemekle sorumlu olduğu miktarın şimdilik 500 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 500TL geçici bakıcı gideri tazminatı ve 9.000 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere şimdilik 10.000TL'sinin , davalı şirkete başvurduğumuz tarihin 15. gününden itibaren işleyecek avans faiziyle ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının ...’na ... sayılı başvuruda bulunduğu ve başvurunun reddedilmesi nedeniyle söz konusu karara karşı süresi içinde itiraz yoluna da başvurulmamış olduğundan karar kesinleştiğini, söz konusu karar kesin hüküm niteliğinde olduğundan 6100 sayılı HMK m. 303’e göre aynı tarafların ve aynı dava sebeplerinin bulunduğu diğer bir davada da maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden başvurunun usulden reddi gerektiğini, plakası tespit edilemeyen aracın varlığı, kusuru ve ZMMS poliçesi yaptırma yükümlülüğü somut delillerle ispat edilemez ise talep reddedilmesi gerektiğini, kazaya karışan plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın tescilsiz bir araç olup olmadığı araştırılmasını, tescile tabi olmayan araç olması halinde ...’nın sorumluluğunun bulunmaması nedeniyle davanın reddi talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, trafik kazasından kaynaklı davacıda meydana gelen yaralanma sebebiyle cismani zarar tazminatının davalı ...ndan tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda davacı vekili tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan dava dilekçesinde özetle;
08.06.2020 günü sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen bir araç yaya haldeki davacı ... ...'a çarpması sonucunda davacının yaralanmasına sebebiyet vermesi sebebiyle belirsiz alacak davası olarak ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 500TL geçici bakıcı gideri tazminatı ve 9.000 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere şimdilik 10.000TL'sinin , davalı şirkete başvurdukları tarihin 15. gününden itibaren işleyecek avans faiziyle ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesini talep ve dava etmiş olduğu görülmüştür.
Haksız Fiillerden doğan borç ilişkileri Türk Borçlar Kanununun 49. Ve devamı hükümlerinde düzenlenmiş olup 49. Maddenin "(1)Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
(2)Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklindeki düzenlemesi ve aynı kanunun Zararın ve kusurun ispatı başlıklı 50. Maddesinin "(1) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
(2)Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklindeki düzenlemesi uyarınca bir haksız fiil sonucunda zarar görenin tazminat isteminde bulunabilmesi için ortada haksız fiilin bulunması, failin kusur olması, talepte bulunan şahısta zararın meydana gelmiş olması ve zarar ile fiil arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür. Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir.
2918 sayılı KTK'nın 91. maddesinde motorlu araçların trafik sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, ... Yönetmeliğinin 9. maddesinde trafik sigortası bulunmayan araçların neden olduğu bedensel zararlar için ...’na başvurulabileceği düzenlenmiştir.
...'na başvurulabilecek hallere ilişkin olarak, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14. Maddesinin "(1) Bu Kanunun 13 üncü maddesi, 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 10/7/2003 tarihli ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu ile ihdas edilen zorunlu sorumluluk sigortaları ile bu Kanunla mülga 21/12/1959 tarihli ve 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu çerçevesinde ihdas edilmiş olan zorunlu sigortalara ilişkin olarak aşağıdaki koşulların oluşması halinde ortaya çıkan zararların bu sigortalarla saptanan geçerli teminat miktarlarına kadar karşılanması amacıyla ... nezdinde ... oluşturulur.
(2) Hesaba;
a) Sigortalının tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar için,
... başvurulabilir. Bakanlar Kurulu, gerekli görülen hallerde, eşyaya gelecek zararların kısmen veya tamamen Hesaptan karşılanmasına karar vermeye yetkilidir." şeklindeki düzenlemesi uyarınca somut olayda plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araç bakımından işbu hükme dayanılarak davalıya husumet yöneltildiği görülmüştür.
Yargılama esnasında dosya arasına celp edilmiş olan ... incelendiğinde "... Dosyada yaya ... ...'ın beyanından başka delil olmadığı anlaşılmaktadır. Kazanın oluşuna ışık tutacak, çarpma noktasının neresi olduğunu gösterecek yeterli delil olmadığından KUSUR DAĞILIMI YAPILAMAMIŞTIR. .... Dosya kapsamı, ispat yükünün başvurana ait olduğu ve 5684 sayılı yasanın 30/15. Madde hükmü gözetildiğinde dosya kapsamına göre başvuru konusu kazada kusur durumunun tespitinin belirlenemediği, varsayıma göre karar verilemeyeceğinden bilirkişi heyet raporlarının hükme esas alınmasına, başvurunun usul yönünden reddine karar verilmiştir." şeklinde karar verilmiş olduğu, celp edilen CBS dosyası incelendiğinde davacının kollukta yapmış olduğu başvuru akabinde herhangi bir beyanının, kaza tespit tutanağının, olay yerine ilişkin kamera kaydının, fotoğrafların, tanığın bulunmadığı görülmüş olup CBS dosyasından daimi arama kararı verilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Toplanan tüm deliller bir bütün olarak değerlendirilmek suretiyle kusur durumunun tespiti için dosya kapsamında ... ATK'dan rapor alınmış olup mahkememize ibraz edilmiş olan raporda özetle;
"A)Davacı yaya ... ...'un %80(Yüzde Seksen) oranında kusurlu olduğu,
B)Plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen birinci motosikletin %20(Yüzde Yirmi) oranında kusurlu olduğu,
C)Plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen ikinci motosikletin meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığı" mahkememize bildirilmiştir.
Davacının kollukta vermiş olduğu beyanında plakasını ve sürücünü bilmediği bir motosikletin kendisine çarptığını beyan etmiş olduğu görülmekle davalıya husumet yöneltilip yöneltilemeyeceğinin tespiti noktasında yapılan incelemede her ne kadar 2918 sayılı KTK.nın 91. Maddesinde motorlu araçların trafik sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, ... Yönetmeliğinin 9. maddesinde trafik sigortası bulunmayan araçların neden olduğu bedensel zararlar için ...na başvurulabileceği, motorlu bisikletin tanımının yapıldığı 2918 sayılı KTK.nın 3.maddesinde de silindir hacmi 50cm küpü geçmeyen içten patlamalı motorla donatılmış ve imal hızı saatte 50km az olan bisiklet olduğu, 2918 sayılı yasanın 103. Maddesinde de motorsuz taşıtlar ile motorlu bisiklet sürücülerinin hukuki sorumluluğunun genel hükümlere tabi bulunduğu öngörülmüş ise de somut olayda, kazaya neden olan aracın motosiklet olduğunun beyan edilmiş olması ve buna ilişkin olarak söz konusu aracın trafik sigortası yaptırması zorunlu araçlardan olup olmadığının açıkça belirlenemediği, davacının davalı tarafın sorumlu olduğunu ispatlayamadığı kanaatine varılmış olup nitekim mahkememizin işbu dosyası ile benzer mahiyette olan ... Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin 2021/... Esas, 2023/1255 Karar Sayılı, 04.07.2023 Tarihli "... Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3. ve 55. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi tazminat davasıdır.
Türk Medeni Kanunun'un 6. maddesine göre "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." 6098 sayılı TBK.nın zararın ve kusurun ispatı başlıklı 50. maddesinde, “Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.” düzenlemesi yapılmıştır.
Bu hale göre haksız fiilini bir türü olan trafik kazası nedeniyle yaralanmadan kaynaklanan zararın tazmini için açılan davada iddia olunan trafik kazasının varlığının ve varsa diğer araç sürücüsünün kusurunun iddia eden tarafından ispat edilmesi gerekir. Davacı tarafından öncelikle maddi vakıanın ispatı ve kazaya neden olan bir aracın mevcudiyeti ve kazada kazaya karışan araçların kusur oranları gibi hususların ispatı gerekir. Dosya kapsamı incelendiğinde, kazanın oluşumunu aydınlatıcı olarak davacının beyan ve iddiası dışında başkaca hiç bir beyanın, tanık bilgisinin ve görgüsünün bulunmadığı, kamera kaydının ve görüntüsünün olmadığı, kazaya karıştığı iddia edilen firari sürücünün aracının plakasına, rengine, model veya markasına ilişkin her hangi bir bilginin de sunulmadığı, ayrıca kazada zarar gören dava dışı ... plaka sayılı araç sahibinin alınan ifadesinde "çay bahçesinde oturduğu sırada aracının sağ arka stop kısmına bir motosikletin vurduğunun ve sürücüsünün yere düşüp yaralandığının" belirtildiği, kaza esnasında bu motosiklete çarpan veya motosikleti sıkıştıran bir başka aracın varlığından bahsetmediği, tüm bu hususların ispat yükünün davacıda olup davacının bu iddiasını ispat edemediği kanaatine varılarak, yukarıdaki gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmekle, davacı vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur." şeklindeki gerekçeli ilamı da göz önünde bulundurulduğunda davacının meydana gelen kazaya ve dava dışı kişinin kusuru sebebiyle davalının sorumlu olduğuna, kazaya karışan motosikletin zorunlu mali mesuliyet sigortası yaptırması gereken araçlardan olduğuna ilişkin olarak davasını ispat edemediği kanaatine varılmakla davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
-
Davacının davasının REDDİNE,
-
Alınması gerekli olan 269,85. TL karar ilam harcının başlangıçta dava açılırken peşin olarak alınan 80,70. TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 189,15 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
-
Yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına,
-
Davalı yargılama esnasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A. 14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.560,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
-
Taraflar tarafından yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ... Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/11/2023
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
- İş bu karar 5070 Sayılı Kanun hükümlerine göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:52:38