SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/811 E. 2023/671 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/811

Karar No

2023/671

Karar Tarihi

26 Eylül 2023

T.C.

İSTANBUL

18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/811 Esas

KARAR NO : 2023/671

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)

DAVA TARİHİ : 18/11/2022

KARAR TARİHİ : 26/09/2023

Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... numaralı Genişletilmiş Artı Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç ile davalı şirkete trafik sigortası ile sigortalı ... plakalı araçları arasında, maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza nedeniyle müvekkili şirket tarafından 4.639,61 TL hazar tazminatı ödendiğini, dava konusu kazanın oluşumunda, davalı sigorta şirketine trafik sigortası sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu ve müvekkili şirkete kasko sigortalı araç sürücüsünün ise kusursuz olduğu tespit edildiğini, bu nedenle ödenen hasar tazminatının ZMSS kapsamında davalı tarafından ödenmesi gerektiğini, ödenen tazminatın ZMSS kapsamında kalan miktarının rücuen tahsili amacıyla davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü 2022/... E. sayılı ve .... İcra Müdürlüğü 2022/... E. Sayılı dosyaları ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, söz konusu takiplere davalı tarafından itiraz edildiğini, takiplerin durduğunu beyanla icra takiplerine yapılan itirazın iptalini, davalı aleyhine yüzde %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki dava, Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görev alanına girdiğini, kamu düzeninden olan göreve ilişkin kuralların göz ardı edilerek yargılamaya devam edilmesi hukuka aykırı olduğunu, davacı davayı ikame ederken sunduğu dava dilekçesinde müvekkili şirkete herhangi bir başvuruda bulunmadığını, henüz muaccel olmayan bir borç için işbu davanın ikame edilmesi hukuka aykırı olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkili şirketin sorumluluğu yalnızca poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, talep edilen hasar bedelinin davacı tarafından ispatlanması gerekmekte olup davacının talebi fahiş olduğunu, poliçe teminatı kapsamında ekspertiz ücreti bulunmadığını, aleyhe hüküm kurulması halinde parça ve işçilik iskontosu uygulanmalı bu oran da en az yüzde otuz olması gerektiğini, müvekkil şirketin kdv’den sorumluluğunun bulunmadığını, mahkeme nezdinde açılmış olan davanın öncelikle görevsizlik itirazımızın kabul edilerek görevli mahkemeye gönderilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise yetki itirazımız kabul edilerek yetkili mahkemeye gönderilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise usule yönelik cevaplarımız dikkate alınarak usulden reddini, davacı aleyhine %20'den az olmamak şartı ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, trafik kazasından kaynaklı olarak davacı tarafından sigortalısına ödenen hasar bedelinin halefiyet ilkesi uyarınca davalıdan tahsili amacıyla başlatılmış olan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.

Somut olayda davacı sigorta şirketi tarafından ... numaralı ... Kasko Sigorta Poliçesi ile dava dışı sigortalı ... ... adına kayıtlı ... plakalı araç ile davalı şirkete trafik sigortası ile sigortalı ... plakalı araç arasında meydana gelen 12.09.2021 tarihli maddi hasarlı trafik kazası sebebiyle davacı tarafından kendi sigortalısına toplamda 4.639,61 TL hazar tazminatı ödendiği, işbu ödenen tazminatın ZMSS kapsamında kalan miktarının rücuen tahsili amacıyla davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü 2022/... Esas sayılı ve .... İcra Müdürlüğü 2022/... Esas Sayılı dosyaları ile ilamsız icra takibine girişilmiş olduğu, davalının itirazları üzerine icra takiplerinin durması sebebiyle işbu itirazın iptali davasının açılmış olduğu görülmüştür.

Dosya arasına celp edilen .... İcra Müdürlüğü 2022/... Esas sayılı icra takip dosyası incelendiğinde davacı tarafından dava dışı ... ... ve davalı ... Sigorta aleyhine 2.300,00 TL asıl alacak, 134,41 TL (04.11.2021 - 29.06.2022 tarihler arasındaki) işlemiş faiz olmak üzere toplamda 2.434,41 TL üzerinden icra takibine girişilmiş olduğu, davalılardan ... Sigorta tarafından yasal süresi içerisinde borca itiraz edilmiş olduğu, UYAP sisteminden yapılan kontrolde söz konusu icra takip dosyasından tahsil edilen herhangi bir ücretin olmadığı, dosya borcunun varlığını devam ettirdiği; .... İcra Müdürlüğü 2022/... Esas Sayılı icra takip dosyası incelendiğinde davacı tarafından dava dışı ... ... ve davalı ... Sigorta aleyhine 2.339,61 TL asıl alacak, 129,80 TL (26.11.2021 - 29.06.2022 tarihler arasındaki) işlemiş faiz olmak üzere toplamda 2.469,41 TL üzerinden icra takibine girişilmiş olduğu, davalılardan ... Sigorta tarafından yasal süresi içerisinde borca itiraz edilmiş olduğu, UYAP sisteminden yapılan kontrolde söz konusu icra takip dosyasından tahsil edilen herhangi bir ücretin olmadığı, dosya borcunun varlığını devam ettirdiği anlaşılmıştır.

Davalı tarafından mahkememizin görevine yönelik olarak itiraz edilmiş olmakla sigortacının halefiyete dayalı olarak açtığı işbu itirazın iptali davasında, görevli mahkemenin belirlenmesi konusunda; 22/03/1944 tarih, 37 Esas, 9 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle halefiyet davası ticari dava sayılamaz. Bu dava aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" ilkesi benimsenmiştir. Buna göre; sigortacının halefiyete dayalı olarak açtığı davada, davanın nitelendirmesi yapılırken, davacının sigortalısı ile zarara neden olduğu iddia edilen arasındaki hukuki ilişkiye bakılması gerekir.

6102 Sayılı TTK'nın Halefiyet başlıklı 1472. Maddesinin "(1) Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir." şeklindeki düzenlemesi uyarınca işbu davada davacının, dava dışı sigortalısı olan ... ... yerine geçerek işbu davayı açtığı, davanın TTK'da düzenlenen sigorta hukukuna ilişkin olması sebebiyle mahkememizin görevli olduğu ve davacının yapmış olduğu ödeme kapsamında aktif husumetinin bulunduğu görülmüştür.

İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. İşbu dava dosyasının temelini teşkil eden icra dosyasında yapılan kontrolde borçlunun süresi içerisinde icra dosyalarına yapmış olduğu itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Bu nedenle davacının açmış olduğu davasının süresinde olduğu kabul edilmekle yargılama yapılmıştır.

Haksız Fiillerden doğan borç ilişkileri Türk Borçlar Kanununun 49. Ve devamı hükümlerinde düzenlenmiş olup 49. Maddenin "(1)Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.

(2)Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklindeki düzenlemesi ve aynı kanunun Zararın ve kusurun ispatı başlıklı 50. Maddesinin "(1) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.

(2)Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklindeki düzenlemesi uyarınca bir haksız fiil sonucunda zarar görenin tazminat isteminde bulunabilmesi için ortada haksız fiilin bulunması, failin kusur olması, talepte bulunan şahısta zararın meydana gelmiş olması ve zarar ile fiil arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.

Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür. Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir.

Yargılama esnasında davacı sigorta şirketinden ödemeye ilişkin evraklar celp edilmiş, ... ne, SBGM'ye, davacı şirkete yazılan müzekkere cevapları uyarınca eksik evraklar celp edilerek mahkememizin 2 nolu ön inceleme celsesinde dosyanın trafik kazaları alanında uzman makine mühendisi bilirkişisine tevdine karar verilmiş olup bilirkişi tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan raporda özetle;

Hasar tarihi itibariyle yaklaşık 9 yaşında olan dava konusu aracın hasarından kaynaklanan gerçek onarım zararı, onarımda orijinal yeni parça bedellerine uygulanan kıymet kazanma tenzili ve değişen parçaların davacı elinde kalması nedeniyle uygulanan kıymet kazanma tenzili ile 4.500,00 TL, olarak hesaplanmıştır.

Hasar dosyasında mevcut; 08.11.2021 tarihli ödeme belgesinde, ... sayılı hasar dosyası kapsamında, ... AŞ. ne (Tedarikçi firma) 2.339,61 TL, 27.10.2021 tarihli ödeme belgesinden, 2021307261398 sayılı hasar dosyası kapsamında, ... ...” na, 2.300,00 TL, ödeme yapıldığı,

12.09.2021 tarihli trafik kazasında,

... plakalı aracın sürücüsü ... 'un % 100 oranında kusurlu olduğu,

... plakalı davacı aracının sürücü ... 'nin kusursuz olduğu

... plakalı davacı aracında meydana gelen gerçek onarım zararının, 4.500,00 TL olduğu,

T.C. ....İcra Dairesinin 2022/... Esas sayılı, 29.06.2022 tarihli İlamsız Takiplerde Ödeme Emri formunda, asıl alacak 2.300,00 TL' nin takibe uygun olduğu,

T.C. ....İcra Dairesinin 2022/... Esas sayılı, 29.06.2022 tarihli İlamsız Takiplerde Ödeme Emri formunda, asıl alacak 2.200,00 TL olarak takibe uygun olduğu,

Mahkememize bildirilmiştir.

Rücuen tazminat davaları; gerçek zararın giderilmesi amacına yöneliktir. Zarar sorumlusundan halefiyet ilkelerine dayalı olarak talepte bulunan davacı, ödediği meblağın tamamını değil ancak zarar görenin uğradığı gerçek zararı, zarar sorumlusundan isteyebilir. Bu nedenle, zarar görene yapılması gereken gerçek ödeme miktarı tespit edilerek davacı tarafça yapılan ödeme miktarı daha fazla olsa da davalının gerçek zarar miktarıyla sorumluluğuna karar verilmesi gerekir (Yargıtay 17 HD, 2020/2303 E-2021/3171 K sayılı ilam). Başka bir ifade ile rücuen tazminat davaları, ödenmesi gerekenin tespiti amacı güder.

Davacı sigorta şirketi tarafından, dava dışı hak sahibine yapılan ödeme tarihi, rücu borçlusu davalının temerrüt tarihidir. Başka bir ifade ile rücuen tazminat davalarında, ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekecektir.(Yargıtay 17 HD,2016/11439 E- 2019/9363 K sayılı ilamı).

Dosya kapsamında sunulan belgelerden 08.11.2021 tarihli ödeme belgesinde, ... A.Ş.'ne (Tedarikçi firma) 2.339,61 TL; 27.10.2021 tarihli ödeme belgesinde ... ...'na, 2.300,00 TL, ödeme yapıldığı görülmekle davacı tarafın icra takibinde işbu ödeme tarihlerinden daha sonraki bir tarihten faizi başlattığı görülmüş olup bilirkişi raporu da göz önünde bulundurularak dava dışı sigortalının gerçek zararının tenzilatlar ile birlikte 4.500,00 TL olarak hesaplanmış olması sebebiyle davacının .... İcra Müdürlüğü 2022/... Esas sayılı icra takip dosyası bakımından davalıdan alacağının tamamını talep edebileceği; .... İcra Müdürlüğü 2022/... Esas Sayılı icra takip dosyası bakımından ise 2.200,00 TL asıl alacak talep edebileceği, işbu asıl alacağa 16.11.2021 ve 29.06.2022 arasındaki 225 gün için yıllık %9 faiz uygulandığında takip öncesi işlemiş 122,05 TL faiz talebinde bulunabileceği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde davacının davasının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.

Davacının dava dilekçesi ile borçlunun %20'den aşağıda olmamak üzere inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesi yönündeki talebi değerlendirildiğinde İİK m. 67 hükmü uyarınca davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksızlığına karar verilmiş olması ve alacağının likit olması gerekmekte, kural olarak davalı borçlunun kötü niyetli olması şartı aranmamaktadır. Somut olayda davacı tarafın, davalıdan rücuen tazminat talep ettiği, davacının rücu şartlarının bulunup bulunmadığı ve kapsamı ile zararın miktarının belirlenmesi, yargılama kapsamında bilirkişi incelemesiyle mümkün olduğundan, talep edilen tazminat miktarının likit (muayyen, belirli) olmadığı ve icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceği anlaşılmakla davacının icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;

  1. Davacının davasının KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile;

A- .... İcra Müdürlüğü 2022/... Esas sayılı icra takip dosyası bakımından;

1. Davalının itirazının iptali ile takibin kaldığı yerden devamına,

2. Davacının davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi isteminin reddine,

B-.... İcra Müdürlüğü 2022/... Esas Sayılı icra takip dosyası bakımından;

1. Davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 2.200,00 TL asıl alacak, 122,05 TL takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.322,05 TL üzerinden kaldığı yerden devamına, fazlaya dair istemin reddine,

2. Davacının davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi isteminin reddine

2. Alınması gerekli olan toplam 324,91. TL karar ilam harcından dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 80,70. TL harcın mahsubu ile eksik kalan 244,21. TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

  1. Davacı tarafından yatırılan 80,70. TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  2. Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 92,20. TL (başvurma, vekalet harcı) davetiye, posta gideri: 105,00. TL, bilirkişi ücreti: 1.800,00TL olmak üzere toplam: 1.997,20. TL yargılama giderinin %97 kabul. red oranı üzerinden hesaplanan 1.937,28. TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanının davacı üzerine bırakılmasına,

  3. Davacı .... İcra Müdürlüğü 2022/... Esas sayılı icra takip dosyasına vaki itirazın iptali talebi bakımından kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 2.434,41 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  4. Davacı .... İcra Müdürlüğü 2022/... Esas sayılı icra takip dosyasına vaki itirazın iptali talebi bakımından kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan2.322,05 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  5. Davalı davacının .... İcra Müdürlüğü 2022/... Esas sayılı icra takip dosyasına vaki itirazın iptali talebi bakımından yargılama esnasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 147,36TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine

  6. Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A. 14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.560,00TL nin %97 kabul. red oranı üzerinden hesaplanan 1.513,20. TL'sinin davalıdan, 46,80TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

  7. Davacı tarafından yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda,HMK madde 341 hükmü uyarınca KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/09/2023

Katip ...

¸e-imzalıdır

Hakim ...

¸e-imzalıdır

  • İş bu karar 5070 Sayılı Kanun hükümlerine göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

istanbulİtirazınİptali(HaksızEylemdenZararKaynaklananNedeniyle)kesinhüküm

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:57:35

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim