İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/262 E. 2024/76 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2017/262
2024/76
14 Şubat 2024
T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO : 2017/262 Esas
KARAR NO : 2024/76
İSTANBUL ...ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS-... KARAR SAYILI DOSYASI
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 05/12/2016
KARAR TARİHİ : 14/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan), Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili ...Sigorta A.Ş. tarafından ...A.Ş.'ye ait emtianın 26.04.2016 başlangıç ve 26.04.2017 bitiş tarihli ve ..numaralı Nakliyat Emtia Abonman Sigorta Sözleşmesi ve 15.05.2016 başlama tarihli...poliçe numaralı Nakliyat Emtia Sigorta poliçesi ile teminat altına alındığını,müvekkil sigortalısına ait olan sigortalı çelik tel emtiasının Çin'in... limanından Gebze Poliport/ Diliskelesi Limanın'a... gemisi ile taşındığını, geminin 28.08.2016 tarihinde ...limanına demirlenişine müteakip 29.08.2016 tarihinde tahliye için geminin ambar kapakları açıldığını, dosyaya çevirisiyle sunulan konişimento incelendiğinde "..." yani "gemiye hasardan ari olarak yüklenmiştir" şeklinde bir kayıt düşüldüğünün anlaşıldığını, böylece yükleyen tarafın yükün hasarsız bir şekilde gemiye yüklendiği taşıyan tarafından ikrar edildiğini, sigortalının fabrika kontrol personelinin kontrol için gemiye çıkması üzerine yükte ağır hasar olduğu gözlemlendiğini, yüklerdeki hasar görülür görülmez taşıyan ve donatanın acentelerine müvekkil sigortalısı tarafından hasar ihtar edildiğini, Emtiaların hasar durumu ve hasar nedeni ile hasr miktarının ve malların herhangi bir sovtaj değeri olup olmadığının tespiti açısından gemiden tahliye işlemi başlamadan müvekkili şirketin ileride ikame edeceği işbu davada haklarının korunabilmesi adına tespit konusu mallar üzerine HMK md 400 vd maddeleri uyarınca tahliye limanın yetkili mahkemesi olan Gebze ...icaret Mahkemesi'ni...D.iş sayılı dosyası nezdinde delil tespiti yapıldığını ve müvekkil sigortalısı tarafından geminin ihtiyati haczi talep edildiğini, bunun üzerine 02.09.2016 tarihinde mahkemece atanan bilirkişiler mahkeme heyeti ve davalılardan ... vekili ile birlikte gemi ve yük üzerinde keşif yapıldığını, bilirkişilerce keşif sırasında yükteki yaklaşık olarak %70 oranında hasar olduğu ve sigortalının hasarının 518.000 USD olduğu tespit edildiğini, yapılan tespit üzerine geminin... kulübü SKULD tarafından 518.000 USD'lik teminat mektubu verildiğini ve işbu teminat mektubunda donatan, taşıyan ve... kulübü adına bütün tebligatların ...Cad No:... Taksim İstanbul adresinde mukim Av. ...'A yapılmasının kabul edildiğinin belirtildiğini, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda ise değişik iş dosyasına sunulan gemi yük planına göre geminin hasarlı yüklerinin yüklediği hem 1 nolu hemde 5 nolu ambarlarda daha önceki tahliye limanı olan İsrail -...limanına ait yüklerin tespit konusu hasarlı yüklerin üstünde taşınmasından dolayı fiziksel olarak hasar vermesinin mümkün olabileceği değerlendirildiğini ve hasarın sebebinin yükün istifindeki usulsüzlük olduğunun belirtildiğini ve yine bilirkişi raporunda toplam zararın 540.116 USD olduğunun tespit edildiğini, daha sonra dosya kapsamında ekspertiz incelemesi yapıldığını ve ekspertiz raporudna da hasarın gemi yük planına göre sigortalı emtianın yüklendiği 1 ve 5 nolu ambarlara ayrıca önceki tahliye limanı olan...limanına ait olan ağır yüklerin sigortalı emtianın üzerine yüklenmesi sebebiyle kangal filmaşin emtiasının ezilmek, eğilmek ovalliğini kaybetmek sureti ile hasarlanmış olduğu görüşü ve kanaatine varıldığını ve taşıyanın tam ve sağlam aldığı emtiayı hasarlı olarak teslim etmesi sebebiyle hasardan sorumlu olduğu belirtildiğini, müvekkili hasra nedeniyle sigortalının uğradığı zarar ve ziyanı tazmin ettiğini,hukuken sigortalının haklarına halef olduğunu, taşıyan kendisinden beklenen dikkat ve özeni göstermediğini hem de eşyanın kendi hakimiyeti bulunduğu sırada meydana geldiğini, taşıyanı fiilen yapan malik ... ve akden yapan...'in sorumluluğu müştereken ve müteselsilen sorumluluk olduğunu,davalıların sorumluluğunun fatura değeri değil eşyanın tahliye limanındaki piyasa değerine göre hesaplanması gerekte olduğunu, miktarın fatura değerinden daha yüksek olduğunun kuvvetle muhtemel olduğunu müvekkili şirketin sigortalısına ödeme miktarı olan 518.000 USD talep miktarı tespit edilebildiğinden davanın bu kısmının dahi belirsiz alacak davası olarak açma zorunluluğu hasıl olduğunu,müvekkili sigortalısı ... Gebze ...Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyası nezdinde müvekkili aleyhine bir dava ikame ettiğini,bu dava davalıların neden olduğu zararın daha yüksek olduğunu ek zararları olduğunu iddia ettiğini, sözkonusu davanın neticesinde verilecek bir kararın dahi rücuen davalılardan müştereken ve müteselsilen alınması gerekeceğini, beyan etmekle davalılar tarafından esasa Türk Hukuku uygulanmasını İstanbul mahkemelerinin yetkisine ve her iki davalı adına Av. ...'A tebligat yapılması konusunda yetki verildiğinden öncelikle tensiple bu hususta karar oluşturulmasını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 518.000 USD alacağın dava tarihinden işleyecek devlet banklarının USD cinsi dövize uygulandığı en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, müvekkili şirket sigortalısı dava dışı ...A.Ş.'nin müvekkili aleyhine Gebze Asliye ... Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası nezdinde açtığı davanın neticesinde müvekkil aleyhine bir kara verilmesi halinde bunun sorumlusunun davalılar olması nedeniyle verilecek karar neticesinde müvekkilin ödemesi gerekecek miktarın ödeme gününden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini dava ve talep etmiştir.
Asıl davada davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinin dava konusu zararların oluşumunda herhangi bir dahili bulunmadığından davanın öncelikle husumet yokluğundan reddi gerektiğini, müvekkillerin donatanı olduğu "..." isimli gemi haksız ve fahiş talep sebebiyle ihtiyaten haczedilerek seferden men edilmesi sebebiyle ve geminin bir sonraki boşaltma limanına ulaşması gerektiğinden yük ilgililerinin haksız ve fahiş talepleri muzayaka altında kabul edilerek geminin... Club sigortacısından istenilen metinde taahhüt mektubu verilmek zorunda kalındığını, taahhüt mektubu verilmiş olması herhangi bir sorumluluğun peşinen kabul edilmiş olduğu anlamına gelmediğini, davacı tarafın doğru halefiyet hakkının elde ettiğini teşvik etmesi gerekli olduğunu taraflarınca henüz deliller tebliğ edilmemiş olduğundan bu yönde yeterince inceleme yapamamış bulunduğunu, doğru halefiyet hakkının elde edilebilmesi için ilgili sigorta poliçesi şartlarına uygun olarak hasar tazminatının ödenmesi diğer ifade ile ödenen hasarın sebebi sigortalanmış bir rizikonun sonucu olduğunu, işbu iddia konusu hasarın ambalaj yetersizliği ve istif hatası sebebiyle meydana geldiği ispat edildiğinde bu sebep poliçe istisnasını oluşturmakta ve sigorta şirketinin bir tazminat ödeme yükümlülüğü bulunmadığını, bu konuda ilgili poliçe ve klozlarını incelediklerinde ek beyan haklarını saklı tuttuklarını, taşımayı yapan "..." gemisi Denize, yola ve yüke elverişli olduğunu,raporda aleyhe olan hususları kabul etmiş oldukları anlamına gelmemek kaydıyla yük ilgilileri tarafında Gebze ... .... D.iş sayılı dosyasında sunulan bilirkişi tespit raporunda "gemide bu yükün taşınması ile ilgili olarak bir elverişsizlik görülmemiş" olduğunun teyit edildiğini, iddia konusu hasarların sebebinin donatanın sorumlu tutulamayacağı nedenler olan kötü hava ambalaj yetersizliği istif hatası ve malın özelliğinden kaynaklananları olduğunu bu bağlamda gemi seferi sırasında 9-10 kuvvetinde ağır deniz ve hava koşullarına maruz kaldığını gemi sarsıldığını, yalpalandığını ve sağa sola bayıldığını, yüklerin gereği gibi ambalajlanmamış olması her sarımın içlerinin boş bırakılması özellikle kötü hava hadisesi esnasındaki sallamaların sonucunda önlenemez şekilde ezilmelere neden olduğunu, yükler gemiye yük ilgililerin sorumluluğunda yüklendiğini ve istif edildiğini konşimento da buna ilişkin ihtirazı kayıt yer aldığını anlaşma uyarınca L/S/D kiracıya ait olacağında anlaşıldığını, bu sebeple geminin herhangi bir kusuruna dayalı olmayan ve fakat hatalı ambalajlama ve yükleme ile kötü hava şartlarına dayalı hasardan davalı müvekkillerin sorumlu tutulması yasa ve usule aykırı olduğunu, davacı sigorta şirketi sigorta kanunu ve sigorta murakabe kanununa tabi olarak kurulmuş ve faaliyet gösterdiğini işi sigortacılık faaliyeti olmakla sigortalısından temlikname almak suretiyle teyide etmiş olduğunu sigorta tazminat tutarından fazla bir bedeli talep ve tahsil etmek istemesi sebepsiz zenginleşme isteğine bağlı ve sigortacılık kanununa aykırı olduğunu, dava dışı ... Endüstri firmasının açtığı davanın sebebi ve ihtilaf konusu bilinemediği için davacı tarafın bu yöndeki açıklamalarına gerekli bilgi ve belgelerini sunması halinde ek cevap vermek hakkının saklı tuttuklarını dava tutarının fahiş ve kadri marufunda olmadığını, müvekkil şirketin sorumluluğunu sınırlandırma hakkı mevcut olduğunu savunarak, davanın öncelikle husumet yokluğundan reddini, haksız fahiş talebi havi ve hiçbir halde davalı taraflar atfı kabil sorumluluk bulunmayan davanın esastan reddini, yargılama giderleri ile taraflarına takdir olunacak vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirkete ait emtianın Çin'den Gebze limanına taşınması sırasında uğrayacağı tüm risklere karşı nakliyat emtia sigorta poliçesi ile ... (bütün risklerin) teminatlı olarak davalı sigorta şirketi tarafından teminat altına alındığını, emtianın müvekkili şirket tarafından teslim alınmaya gidilmesinde malda hasar bulunduğunun tespit edildiğini, Gebze ... Ticaret Mahkemesinde yapılan keşif esnasında ilk belirlemelere göre sigortalı emtiada tahminin 518.000 Usd tutarında hasar bulunduğunun tespit edildiğini, ancak kesin zarar ve hasar miktarının nihai raporda bildirileceğinin ifade edildiğini, geminin seferden men edilmesi karşısında gemi ilgilileri tarafından 518.000 Usd tutarındaki garanti mektubunun müvekkili şirkete teslim edildiğini, maldaki gerçek zararın 540.659 Usd olduğunu, 518.000 Usd lik zararın ödenmesinden sonra kalan bir kısmı belgeye dayalı bir kısmı da poliçede öngörülen teminatın karşılığı olan 56.374,58 TL + 279.368,82 Usd 'lik bakiye hasar bedelinin şimdilik 50.000 Usd + 50.000 TL 'nin 29/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek faizi , yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davaya ilişkin cevap dilekçesinde özetle, Müvekkilinin adresinin "Yenişehir Mah. ... Cad. No: ..., 34435 Beyoğlu İstanbul" olduğunu olayda uygulanma alanı bulmasa bile, davacının da kayıtlı adresi kendi dilekçelerinden görüleceği gibi," ...Karayolu Sakarya Köprüsü yanı, ... Mevki, Adapazarı" olduğundan huzurdaki davanın Mahkemeniz yetkisinde olmasını gerektirecek herhangi bir neden olmadığını, müvekkilinin aleyhine açılacak davalarda yetkili yer mahkemesinin İstanbul Merkez (Cağlayan) Mahkemeleri olduğunu,HMK'nun 15/3 maddesi gereğince deniz sigortalarından doğan davalarda genel yetki kuralının uygulanacağını, müvekkilinin, Türkiye'nin en saygın sigorta şirketlerinden birisi olduğunu, davacının ise, müvekkilinin sigortaladığı bir şirket olduğunu, davacıya ait yük taşıma sırasında hasarlanmış, hasar miktarı mahkemece atanan bilirkişilerce tespit edildiğini, yapılan görüşmeler neticesinde mutabık kalınan hasar miktarının davacı/sigortalıya ödendiğini, karşılığında sigortalı tarafından ibraname verildiğini ve en ufak şekilde bile bir itiraz yapmayan davacı tarafından hukuk ve etik dışı olarak "müzayaka altında olduğu" iddiasıyla dava ikame edildiğini, bu davanın, esasa bile girilmeden "ibraname" verildiği için reddedilmesi gerektiğini beyan etmiştir.
27/01/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle;Dava dosyasına sunulan gemi yük planına göre geminin hasarlı yüklerinin yüklendiği hem 1 nolu hem de 5 nolu ambarlarda daha önceki Tahliye Limanı olan İsrail -... limanına ait yüklerin, tespit konusu hasarlı yüklerin üstünde taşınmasından dolayı fiziksel olarak hasar vermesinin mümkün olabileceğini, hasarın sebebinin yükün istifindeki usulsüzlük olduğu; tespit edildiğini, gemide yükleme/boşaltma işlerinden sorumlu gemi 2. Kaptanı ve onun yükleme plan ve hesaplarını onaylayan gemi kaptanı, yükleyecekleri yükün özelliklerine göre yükleme planını hatalı yaparak Dilovası yükünün %80 oranında hasarlanmasına sebep olduklarını, dosyadaki bilirkişi ve ekspertiz raporundaki tespitler geçerli olup gemideki yanlış istifleme sonucu ezilme ve geometrik deformasyon sonucundaki hasarın tutarı 540.116 usd olduğunu; tarafların husumet ehliyetlerinin bulunduğunu, yükün taşıyıcının sorumluluk alanında iken ve taşıyıcının adamlarının kusur ve sorumluluğundan dolayı meydana geldiğini, davacı sigorta şirketinin işbu poliçeden sorumluluğun azami sınırının hemen yukarıda tespit edilen (2.008.807,11 USD) miktar kadar olduğunu; sigortacının halefiyeti hükümleri uyarınca davacı, poliçe limitleri dahilinde kalacak ve heyetimizin teknik bilirkişilerince de tespit edilen dava konusu meblağın (540.116 USD) yerinde olduğu kanaatine varılmıştır.
21/09/2020 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden hareketle asıl dava yönünden TTK'nun 1186/2 kapsamında varma limanındaki değerin tespit edilemediği; Birleşen dosyada mevcut ibra sözleşmesinin geçerli olduğu ve tarafları arasında sonuç doğurduğu, bu sebeple söz konusu sözleşme irade bozukluğu veya davacının iddiası uyarınca aşırı yararlanma sebebiyle (ki tacir sıfatını haiz olmakla davacının düşüncesizliğinden veya deneyimsizliğinden bahsedilemeyeceği ve keza edimler arasında da aşırı orantısızlık olmadığı, buna bağlı olarak bahse konu ibra sözleşmesinin TBK m. 28 uyarınca geçersiz sayılamayacağı kanaatinde olduğumuzu ayrıca ifade etmek isteriz) geçersiz kılınmadıkça, davacının ödenmeyen bakiye tazminat olarak talep ettiği zararlardan, birleşen davanın davalısı ...Sigorta A.Ş.’nin sorumlu olmadığı; - Yüce Mahkeme’nin aksi kanaatte (ibra sözleşmesinin geçersiz) olması ihtimalinde ise, birleşen davanın davacısı ...Endüstri’nin dava dilekçesi ve ek raporumuza konu itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü ve dökümünün de hemen yukarıda yer aldığı zarar kalemlerinin sigorta teminat kapsamında olacağı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
27/04/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; zararın filmaşin yükünün ezilmesi şeklinde olduğu, nedeninin de yükleme ve istifteki usulsüzlük olduğu, belli ağırlıktaki kangalların ancak belli sayıda üst üste konması gerekirken teknik limitlerin çok üzerinde yükleme ve istif yapıldığı, İsrail’e gidecek yükün dava konusu yük üzerinde taşındığı, ambalajın ise hatalı olmadığı, kötü hava koşullarının geminin ağır yalpa ve baş-kıç hareketleri nedeniyle bir kısım yükte hasara yol açmış olabileceği, buna karşılık heyetimizdeki diğer üyelere göre zararın nedeninin bu olmadığı, varsa zararda ne kadar payı olduğunun saptanamayacağı, kusurun açıklığı ve ispat yükü kuralları karşısında zarar paylaştırmaya yer olmadığı, boşaltma yeri ve tarihi esas alınarak hesaplanan zararın 540.116,00- USD olduğu, nolu davalı ... Lisa’nın donatan/fiili taşıyan, 2 nolu davalı Formula Shipping’in taşıyan sıfatıyla zarardan sorumlu oldukları, sorumluluktan kurtaran herhangi bir neden bulunmadığı, sınırlı sorumluluk limitlerinin belirlenen tazminattan çok daha yüksek olduğu, Birleşen davada: Talep edilen kalemlerden;(28.426,08- TL + 22.785,06- TL tutarındaki kısmın asıl tazminata ilişkin olduğu ve ödenmesi gerektiği, (b)71.750,00- USD + 5.163,44- TL + 25.000,00- USD tutarındaki kısmın sigortacının rücu hakkını güvenceye almak için yapılan masraflar olduğu ve ödenmesi gerektiği, fakat bunların yapıldıkları anlaşılıyor ise de belgelenmedikleri, delil ibrazı isteyip istememenin Sayın Mahkeme’nin takdirinde olduğu, makul avukatlık ücretinin de Sayın Mahkeme tarafından takdir edilmesi gerektiği, (c) 182.624,83- USD tutarındaki kısmın ise poliçedeki %10 ilave bedel kaydına dayalı olduğu ve bu talebin yerinde olmadığı,(8)Asıl tazminat 540.116,00- USD olduğu halde (22.116,00- USD eksik) 518.000,00- USD tazminat ödenmesi, ayrıca sigortacının rücu hakkını güvenceye almak için tarafların iş birliği içinde gösterdikleri çabadan dolayı yapılan masrafların ödenmemesi karşısında, ödenmesi gereken tutar ile ödenen tutar arasında açık bir dengesizlik bulunduğu,(9)İbranamenin bağlayıcı olup olmadığı ve müzayaka iddiasının yerinde olup olmadığı hususlarının ise Sayın Mahkeme’nin takdirinde olduğu, kanaatine varılmıştır.
27.11.2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ...yükünün ezilmesi şeklinde gerçekleştiğini, söz konusu hasara yükleme ve istifteki usulsüzlüğün neden olduğunu, belli ağırlıktaki kangalların ancak belli sayıda üst üste konulması gerekirken teknik limitlerin çok üzerinde yükleme ve istif yapıldığı, İsrail’e gidecek yükün dava konusu yük üzerinde taşındığı; ambalajın ise hatalı olmadığı; dava konusu hasar tazmini ile ilgili taleplerin paslanma hasarı ile ilgisinin olmadığını, Asıl dava yönünden İbranamede yer alan temlik beyanının ödenen sigorta tazminatı ile sınırlı olduğu, fazlaya dair hakları kapsamadığı, kurulda bulunan uzman bilirkişinin zarar sebebini eşyanın, üzerine yüklenen ağır yükün altında ezilmesi olarak belirlemesi karşısında davalı akdi ve fiili taşıyanların meydana gelen zarardan müteselsilen sorumlu oldukları, talep edilen zarar miktarı sorumluluk sınırının (9.871.288 ÖÇH) altında kaldığından tamamının talep edilmesinin mümkün olduğu; Birleşen dava yönünden, dosyada mevcut ibraname ile borcun ihtirazi kayıt ileri sürülmeksizin tamamen ortadan kaldırıldığı; ibranamenin bağlayıcı olup olmadığı ve müzayaka iddiasının ise münhasıran Mahkeme’nin takdirinde olduğu, Sigortacı arttırımın sadece tam zıya hâlinde uygulanacağını ileri sürmüşse de poliçede bu yönde sınırlayıcı bir kayda rastlanmadığından, sigorta tazminatı ödenirken %10 artırım uygulanmasının gerektiği, dosya içeriğinde 28.426,08 TL ve 22.785,06 TL içindeki harcama kalemlerini gösteren, bu masrafların gerçekten yapıldığını ortaya koyan fatura, makbuz vb. bir belge bulunmadığından sigortacı tarafından tazmini gerekip gerekmediği hususunda bir değerlendirme yapılamadığı,25.000 USD tutarındaki liman masrafının sigortacının rücu haklarının korunması için yapıldığı, bu konuda sigortacının talimatlarına uyulduğunun dosyada mevcut e-posta yazışmalarından anlaşıldığı, bu çerçevede sigorta tazminatından ayrı olarak sigortacı tarafından ödenmesi gerektiğini, dosyaya avukatlık ücretine ilişkin fatura sunulduğu; bu masraf kaleminin TTK m. 1448/3 kapsamına girdiği, ancak talep edilen ücretin makul olup olmadığı hususunda uyuşmazlık bulunduğu, makul olarak kabul edilebilecek avukatlık ücretinin takdiri münhasıran Mahkeme’ye ait olduğundan bu hususta bir değerlendirme yapılamadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Asıl dava; davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen hasar bedelinin TTK'nın 1478. maddesine göre davalılara rücu edilmesi istemine ilişkindir. Davacı ...Sigorta A.Ş. tarafından ... Ticaret A.Ş.'ye ait emtianın, taşıma sırasında oluşabilecek rizikolara karşı 26.04.2016 başlangıç ve 26.04.2017 bitiş tarihli ve... nolu ...Abonman Sigorta Sözleşmesi ve 15.05.2016 başlangıç tarihli ... nolu Nakliyat Emtia Sigorta poliçesi ile teminat altına alındığı, sigortalı yükte taşıma sırasında meydana gelen hasar nedeniyle davacının sigortalısına 518.000 USD ödeme yaptığı dosyaya ibraz edilen poliçe örnekleri ve ödeme dekontundan anlaşılmaktadır. Sigorta şirketi TTK m. 1478'e göre yaptığı ödeme tutarınca sigortalısının haklarına halef olduğundan, asıl davada davacı ...Sigorta A.Ş. aktif husumet ehliyetine haizdir.
TTK m. 1238/1 uyarınca konişmentoyu, taşıyan sıfatıyla imzalayan veya konişmento kendi ad ve hesabına imzalanan kişi taşıyan sayılır. Somut olayda dosyada mevcut konişmentonun davalı ...Ltd. adına düzenlendiği görülmektedir. Şu halde Konişmentoya kayıtlarına göre ...’in taşıyan, ...Endüstri’nin ise konişmento hamili olduğu açıktır.
Dava konusu taşıma ilişkisinde, davacı sigorta şirketi nezdinde sigortalı bulunan çelik tel emtiasının Çin'in ... Limanı'ndan Gebze Poliport/ ... Limanı'na ...numaral... gemisi ile taşındığı, davalı ...Ltd.’nin geminin maliki/donatanı, diğer davalı...Ltd.’nin ise yukarda belirtildiği üzere adına konişmento düzenlenen taşıyan olduğu belirlidir. TTK m. 1062'de, “Gemi adamlarının kusurundan doğan sorumluluğu” başlığı altında; “Donatan, gemi adamlarının, zorunlu danışman kılavuzun veya isteğe bağlı kılavuzun görevlerini yerine getirirken işledikleri kusur sonucunda üçüncü kişilere verdiği zararlardan sorumludur. Ancak, donatan, yolculara ve yükle ilgili kişilere karşı, taşıyanın gemi adamlarının kusurundan doğan sorumluluğuna ilişkin hükümlere göre sorumlu olur” hükmü yer almaktadır. Buna göre davada, 1 nolu davalı ...Ltd. gemi adamı ve dolayısıyla kaptanın kusurlu fiillerinden yük malikleri dahil 3. kişilere karşı sorumlu olduğundan, eldeki davada pasif husumet ehliyetini haiz olduğu değerlendirilmiştir.
Davacının sigortalısı olan Aydın Endüstri firmasının alıcısı/ gönderileni olduğu filmaşin yükünün 15/05/2016 tarihli konişmento tahtında Çin’in ... Limanı’ndan Diliskelesi Limanı’na taşınmak üzere ... gemisinin 1 ve 5 nolu ambarlarına yüklendiği, boşaltma limanında yükün ağır hasarlı olduğu tespit edilerek geminin ihtiyaten haczedildiği, daha sonra ihtiyati haciz kararının geminin... kulübü tarafından verilen 518.000,00- USD bedelli garanti mektubu üzerine kaydırıldığı, davacının da sigortalısına 518.000,00- USD tazminat ödediği, dosyaya sunulan belgelerden anlaşılmaktadır.
Davalı taraflarca 15/05/2016 tarihli ... adlı belge içeriğine göre yükün zaten hasarlı olarak yüklendiğini ileri sürmüş iselerde, bu belgedeki kayıtlar ile konişmentodaki temiz kaydı çelişmektedir. Zira15/05/2016 tarihli Konişmentoda ... gemisiyle Zhangjiagang/ Diliskelesi limanları arasında taşınacak brüt ağırlığı 4.935,644 MT 2.135 rulo filmaşin yükü ile ilgili “clean shipped on board” kaydı yer almaktadır. ...Endüstri konişmento hamilidir. Eğer yük hasarlıysa buna dair konişmentoya bir şerh konması gerekirken, tam tersine temiz kaydı düşülmüş olduğundan TTK m.1239/3 gereğince gönderilen ve konişmento hamiline karşı bunun aksi ispatlanması söz konusu değildir. Kaldıki her iki belgeyi de Formula Shipping acentesinin (...) düzenlendiği görülmektedir. Diğer yandan bilirkişi raporlarında yer alan teknik bilirkişiler tarafından da somut olaydaki zararın sözü edilen kayıtlarla bir ilgisinin olmadığını açıklamış olduğundan davalı tarafın yükün gemiye yüklendiği sırada hasarlı olduğu yönündeki savunmalarına itibar edilmemiştir.
Davalılar yükün istifi ve emniyet altına alınmasının yük tarafına ait olduğu savunmasında bulunmuşlardır. Ancak konişmentoda bu yönde bir kaydın yer almadığı görülmektedir. ...’a dayalı bir açıklama ise bilirkişi raporuna itiraz aşamasında yapılmıştır. ...’un tarafları bakımından konişmento ile arasında bir bağlantı kurulamamaktadır. Zira bu belgenin Gebze Ticaret Mahkemesi’ne sunulan nüshasında ... kısmı karalanmıştır. Dosyaya sunulan örneğinde ise ne ..., ne ..., ne de satıcının adı geçmektedir. Dolayısıyla söz konusu belgenin somut olay ile doğrudan bağlantısı davalılar tarafından ortaya konulamamış olduğundan yükleme ve boşaltmadaki yükümlülükler bakımından konişmento kayıtları esas alınmalıdır. Konişmentoda bu işlemlerin yük tarafına bırakıldığını gösteren herhangi bir kayıt bulunmadığından, TTK'nın 1143 ve 1167. Maddelerine göre yükleme, istif ve boşaltma faaliyetlerinin taşıyana ait olduğu kabul edilmiştir.
Davalılar, 19/10/2020 tarihli dilekçelerinde taşıma sırasında çatma hadisesi yaşandığını ileri sürmüş iseler de, böyle bir olay yaşandığına dair herhangi bir belge sunulmamıştır. Ayrıca, ambalaj hatasına dayanılmış olsada, teknik bilirkişilerce yükte ambalaj yetersizliğinin söz konusu olmadığı değerlendirilmiştir.
Son olarak, davalılar sefer sırasındaki kötü hava koşullarına dayanarak hasarın yolculuk sırasında karşılaşılan kötü hava koşullarından meydana geldiğini ileri sürmüşlerdir. Bu savunma TTK m. 1182/f.1-(a)'da yer alan "Denizin veya geminin işletilmesine elverişli diğer suların tehlike ve kazaları" savunmasıdır. Denizin tehlike ve kazaları doktrinde taşıyanın muhtemel sorumsuzluk sebebi olarak değerlendirilmektedir. TTK 1182.madde başlığı uyarınca denizin tehlike ve kazasının varlığının ortaya konulmuş olması taşıyanın kusursuzluk ve uygun illiyet bağı karinesinden yararlandığı bir haldir. Zira, TTK m.1182/f.3 uyarınca zararın denizin tehlike ve kazalarından ileri geldiği muhtemel ise zararın bu sebepten ortaya çıktığı varsayılacaktır. Ancak bunun aksini ispat etmek her zaman mümkün olup bu durumda taşıyan kusursuz sayılacağı için TTK madde 1179.f/1.c.2'de öngörülen ispat külfeti yer değiştirecektir.
Dava dosyasına sunulan, “20.7.2016 tarihli Deniz Raporu ve Gemi Güverte Jurnallerinin” ilgili sayfalarına göre geminin yolculuk sırasında 9-10 kuvvetine ulaşan... olarak bilinen hava koşulları karşılaştığı görülmektedir. Ancak, hasarın nedenine ilişkin olarak alınan bilirkişi raporlarında filmaşin yükünün en fazla üç sıra üst üste yüklenmesi gerektiği, dosyaya sunulan gemi yük planına göre, geminin 1 no.lu ambarında Dilovası Yükünün 1081 kangal/adet olduğu, bunun üzerine 2177 kangal/Adet Ashdod- İsrail Yükünün yüklendiği, yine 5 no.lu ambarda Dilovası Yükünün 1054 kangal/adet olduğu, bunun üzerine 2029 kangal/adet Ashdod-İsrail yükünün yüklendiğinin 1 nolu ambara 1.081 kangal yüklendiği halde bunun üstüne İsrail’e gidecek 2.177 kangal başka yük yüklendiği, 5 nolu ambara 1.054 kangal yüklenmiş iken bunun üstüne İsrail’e gidecek 2.029 kangal başka yük yüklendiği, bunların da gerek adet ve gerekse tonaj açısından limitlerin çok üzerinde olduğu, geminin ve yükün özellikleri dikkate alınarak yapılan değerlendirmeler sonucunda, gerek yükleme biçimi gerekse dava konusu yükün üzerine yüklenen yük ağırlığı ve üst üste konulma durumunun aşırılığı dikkate alındığında, üst kısımlardaki yüklerin ağırlığının altta hasarlanan yükün ambar içinde hareketini engellediği dolayısı ile yükün ağır deniz koşulları nedeni ile ambar içinde hareketinin sağa sola savrulmasının oluşmadığı, bununla birlikte dava konusu yükün üzerine yüklenen yük ağırlığı ve üst üste konulma durumunun yükte hasara neden olduğu ve ambar içinde boş bırakılan ve daneçler ile beslenmeyen kısımlardaki yükte de hasar oluştuğu; nihayetinde deniz taşımasına uygun yapılmayan yükleme nedeni ile yükte hasar meydana geldiği kanaatine ulaşılmıştır. Bu tespit ve değerlendirmelere göre gemi kaptanının filmaşin yükünü homejen bir yük gibi ele aldığı ve filmaşın yükünün ambara üst üste yüklenmesi sırasında bir sınırlama olabileceğini gözetmediği anlaşılmaktadır. Oysa gemi kaptanının, gemi ambarına üst üste en çok kaç sıra filmaşin yükleyebileceğini kiracıya/yükleten sormak suretiyle kargo planını buna göre yapması gerektiği halde, buna uygun hareket edilmediğinden dosyaya sunulan tespit raporu, kargo planı ve resimlerden de açıkça görüldüğü üzere; gemide bulunan filmaşin kangal çelik yükünde fiziksel hasar meydana geldiği tespit edilmiştir. Bu hasar yükteki ezilmeden kaynaklanan hasardır. Sonuç olarak eğer gemi yükü deniz taşımasına uygun şekilde ambarlarına yüklemiş olsa idi, geminin bu yükü taşımasında bir sorun yaşanmayacağı kanaatine varılmıştır.
Diğer yandan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere sektörel uygulamalara göre dava konusu filmaşin kangal çelik yükü yukarıdaki gibi 4 çelik bant atılarak kısmı veya tam korumalı ambalajlarda taşınabilmektedir. Bu ambalajlama biçiminde esas gözetilen husus ise, yükün nem ve sudan dolayı oluşabilecek pastan korunmasıyla ilgili olup, tespit sırasında yükde ambalajlama yapıldığı fotoğraflar ile tespit edilmiştir. Dosyada ambalajlamanın hatalı olduğuna işaret edecek bir tespit de bulunmamaktadır. Kaldıki dava konusu hasar ile ilgili taleplerin paslanma hasarı ile de ilgisi bulunmamaktadır.
Tüm bu değerlendirmelere göre, davalı ... Ltd., halefiyet hakkına bağlı olarak davacı ...Sigorta A.Ş.’ye karşı TTK m. 1062 uyarınca dava konusu zarardan dolayı sorumludur. TTK’nın 1178 vd. düzenlenen yükün zıya, hasar veya geç teslim edilmesinden kaynaklanan sorumluluk hükümlerine göre, “Taşıyan, eşyanın ziya veya hasarından yahut geç tesliminden doğan zararlardan, zıya, hasar veya teslimde gecikmenin, eşyanın taşıyanın hakimiyetide bulunduğu sırada meydana gelmiş olması şartıyla sorumludur.” (TTK m. 1178/2). Buna göre taşıyan eşyayı teslim aldığı andan teslim ettiği ana kadar iyi halde bulundurmakla yükümlüdür. Diğer bir ifade ile her ne kadar zıya, hasar veya gecikmeden kaynaklanan sorumluluk taşıyanın kusuruna da dayansa (yani bu bir kusur sorumluluğu da olsa) meydana gelecek bir zıya, hasar veya geç teslimde taşıyan karine olarak kusurlu sayılmaktadır.Dolayısıyla meydana gelen zarar nedeniyle 2 nolu davalı ...Ltd., taşıyan olarak TTK m. 1178 uyarınca davacıya karşı sorumlu olduğu kabul edilmiştir. TTK'nın 1186/1 maddesine göre taşıyanın sorumluluğu sınırlıdır. Sorumluluk sırının uygulanmadığı haller TTK m.1186.f/1 uyarınca eşyanın cinsinin ve değerinin yükleten tarafından bildirilmesi ve bu beyanın konişimentoya yazılmış olması, TTK m. 1187 anlamında ki taşıyanın şahsi kusurunun yükle ilgili tarafından ispat edilmesidir. Dava konusu uyuşmazlıkta TTK m.1186 f/1 ve TTK m.1187 hükümleri çerçevesinde sorumluluk sınırını kaldıran şartlar mevcut değildir. Bu nedenle taşıyanın sorumluluğu TTK 1186.madde uyarınca sınırlı olmalıdır.TTK M.1186/F.3'e göre sorumluluk sınırı koli/ünite başına 666,67 ÖÇH Kg başına da 2 ÖÇH 'dir Konşimentoya göre gemiye brüt ağırlığı 4.935,644 M/T 2.135 Rulo filmaşin yüklenmiştir. Parça başına sınırlama limiti 2.135x666,67= 1.423.340,45 SDR, ağırlığa göre ise 4.935.644 Kg x 2 = 9.871.288,00 SDR olarak tespit edilmiştir. Yüksek limitin esas alınması gerekmekle birlikte her iki duruma göre de hesaplanan sorumluluk sınırı davacı sigorta şirketinin sigortalısına ödemiş olduğu 518.000 USD hasar bedelinin oldukça üzerindedir. Konişimentodaki aksi yöndeki kayıt ise TTK'nın 1343/a hükmü karşısında geçersizdir. Bu nedenle davalıların ödemekle yükümlü oldukları hasar miktarının 518.000 USD olduğu kabul edilmiş olup, bu tutara ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmelidir.
Birleşen dava ise, sigortalı ...A.Ş.'nin, asıl dosya davacısı ...Sigorta A.Ş.'ye karşı açtığı sigorta tazminatı davası olup, iş bu davada ...Gemisi ile taşınan emtiada taşıma sırasında oluşan zararının tamamının sigorta şirketi tarafından karşılanmadığı ileri sürülerek, eksik ödenen sigorta tazminatının tahsili talep edilmektedir. Davalı sigorta şirketi vekili, olaydan sonra yapılan görüşmeler neticesinde mutabık kalınan hasar miktarının davacı/sigortalıya ödendiğini, buna mukabil sigortalı tarafından ibraname verildiğini savunarak davanın reddini istemektedir.
Dosyada mevcut ibranamede ...A.Ş'nin “... Sigorta A.Ş.’nin ödediği 518.000 USD tazminat bedelini almakla, sigorta mukavelesi hükümleri tamamen yerine getirilmiş olduğundan adı geçen şirkti bu hasardan dolayı kayıtsız ve şartsız kesin olarak ibra eylediğimizi ve bu olaydan dolayı, kâr kaybı, vekalet ücreti, tespit masrafı, işgücü kaybı, yargılama giderleri, sovdaj ücreti de dahil olmak üzere, her ne nam altında olursa olsun başka hiçbir talepte bulunmayacağımızı….” ifadesi ile sigorta şirketinden aldığı tazminata müsteniden iş bu ibranameyi itirazi kayıtsız olarak imzaladığı görülmektedir.
TBK'nın 132. Maddesine göre "ibra", borcu sona erdiren sebeplerden biri olup taraflar şekle bağlı olmaksızın yapacakları bir ibra sözleşmesi ile borcu tamamen veya kısmen ortadan kaldırılabilir. TBK m. 28'deki Gabin hükümleri uyarınca ibra sözleşmesinin geçersiz sayılabilmesi tarafların karşılıklı edimleri arasında açık nispetsizlik olması, lehine dengesizlik yapılan tarafın müzayaka, tecrübesizliğinden yararlanılması gerekmektedir. İrade bozukluğu veya davacının iddiasına göre aşırı yararlanma sebebiyle geçersiz kılınmadıkça, birleşen davanın davacısı ... A.Ş.'nin, ödenmeyen bakiye zararlarından dolayı ...Sigorta A.Ş. sorumlu değildir. Davacının tacir sıfatını haiz olması nedeniyle ibraname düzenlenirken tecrübesizliğinden bahsedilmesi mümkün değildir. Davacı tarafından, davalının kayıtsız şartsız sorumluluktan kurtulmasına yönelik verilen ibraname tarihi itibariyle davacının ciddi bir sıkıntı içinde olduğu dosya kapsamına göre ortaya konulamamıştır. Bu durumda ibranamenin geçerli ve bağlayıcı olup olmadığı, aşırı yararlanma yani edimler arasında aşırı bir orantısızlık olup olmadığına bakılarak değerlendirilmelidir.
Davacının eksik ödendiğini ileri sürdüğü ilk zarar kalemi yükteki hasara ilişkindir. ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas nolu dosyasında düzenlenen tespit raporunda, davacı ...A.Ş.’ nin, Çin’ in...limanından 15.05.2016 tarihinde yüklenerek kalkış yapıp 28.08.2016 tarihi 22.00 da ...limanına varış yapan M/...Lisa gemisinde taşınan 2135 adet/ 4935,644 mt 5,5 mm kangal filmaşin alaşımlı çelik tel yükünün % 80 hasarlı olması nedeniyle boşaltma yeri ve tarihi esas alınarak hesaplanan zarar tutarı 540.116,00- USD olarak hesaplanmıştır. Eldeki dosyada alınan bilirkişi raporlarında da benzer şekilde hasar miktarı 540.116 USD olarak saptanmıştır. Davalı sigorta şirketinin davacıya ödediği sigorta tazminatı 518.000,00 USD olduğundan, bu durumda davacıya 22.116 USD tutarında eksik ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır.
Davacının diğer bir talebi vekalet ücretini ilişkindir. Davacı vekili, sigortacının dayatmasıyla onun rücu hakkını güvenceye almak için masraflar yapıldığını, gemi yükünü boşaltmadan ihtiyati haciz uygulanarak hasar tespiti yapılması ve... kulübünden bir garanti mektubu alınması, aksi halde tazminat ödenmeyeceği şeklinde baskı yapıldığı için işlem başlatıldığını, bunun için avukatlık ücreti ödendiğini ve işlemler sırasında gemi limanı işgal ettiği için de liman ücreti ödendiğini, ileri sürmüştür. Davalı ise; söz konusu işlemlere kendi avukatlarının destek olduğunu ve istenen avukatlık ücretinin fahiş olduğunu, liman ücretinden ise sorumlu olmadığını savunmuştur.
TTK m.1448/3 uyarınca, sigortacı sigorta ettirenin yaptığı makul giderleri, bunlar faydasız kalmış olsalar bile, sigorta tazminatından veya bedelinden ayrı olarak tazmin etmekle yükümlüdür. Bu kapsamda yapıldığı ileri sürülen masrafların makul olup olmadığına bakılmalıdır.
Dosyaya sunulan çok sayıdaki e-posta yazışmalarının içeriklerinden; gemi yanaşıp yükün hasarlı olduğu öğrenildiği andan itibaren talebin sonuçlandırılması için görüşmeler ve yazışmalar yapıldığı, bunların ... Endüstri, sigortacı, liman işletmesi, gemi acentesi, ... muhabirleri ve avukatlar arasında yapıldığı, sigortacı adına Av. ...’nun çalıştığı, 01/09/2016 tarihli e-postada “… Avukat ...Bey telefonda size bahsettiği sebeplerden ötürü vekaletinizi alamasa da kendisi tüm tecrübesi ile danışacağınız tüm soruları cevaplayacaktır. Ayrıca tespit sürecinde gemiye çıkıldığında Savaş Bey’in ofisinden avukatlar da kendilerine eşlik edecektir. Bizim de ...Sigorta olarak … tüm süreci takip edeceğimizi … müşterek olarak alacağımız aksiyonlarda her zaman yanınızda olacağımızı unutmamanızı rica ederiz” dendiği, bu e-postanın sigortacının hukuk ve hasar servisleri, sigortalı ve avukatların katıldıkları bir telekonferans toplantısının sonuçlarını teyit için gönderildiği, müteakiben Gebze mahkemesi nezdindeki işlemleri yapmak üzere Av. C. Z. ...’ın görevlendirildiği, (huzurdaki davada da taraf vekilleri olan) her iki avukatın biri resmi diğeri fiili olarak beraber çalışmak suretiyle süreci yönettikleri, ayrıca Av. ...’nun... kulübünden garanti mektubu alınmasına da mesai harcadığı, işlemler sırasında Gebze adliyesindeki taşınma ve araya hafta sonunun girmesi nedeniyle bazı güçlükler yaşandığı ama avukatların da ortak gayret sarf ettikleri, böylece ihtiyati hacizle beraber gemi yüklü halde iken keşif ve bilirkişi tespiti yaptırdıkları, müteakiben bir bilirkişi incelemesi daha yaptırdıkları, gemi tarafının bu işlemlere itiraz ettiği ve tahliyeye başlanarak o sırada... ve bağımsız eksperler tarafından tespit yapılmasını istediği ve aksi halde geminin gecikmesinden dolayı talepte bulunacağını belirttiği, liman işletmesinin de gemi limanda beklediği için başka işlerinin aksadığından bahisle işgaliye ücreti istediği, fakat sürecin başta kararlaştırıldığı gibi yönetildiği, neticeten tespitler tamamlanıp... kulübünden mektup gelince yük boşaltılarak geminin de salındığı, anlaşılmaktadır. Bu şekilde her iki tarafın sürecin yönetilmesinde tam bir iş birliği yaptıkları zararın azaltılması ve sigortacının rücu haklarını güvenceye almak için TTK.1448/1’e uygun davrandıkları anlaşılmaktadır. Bununla birlikte birleşen davacı söz konusu işlemler nedeniyle Avukatlık ücreti ödediğini ileri sürerek, 50.000,00 USD bedelli bir ödeme dekontunu dosyaya ibraz etmiştir. Olay ve tespit tarihi olan 2016 tarihi itibariyle geçerli olan Asgari Ücret Tarifesine Göre Delil Tespiti ve Haciz Talepleri için uygulanan maktu vekalet ücreti 440 TL dir. O tarihteki Dolar kuruna göre 540.000 USD = 2.9571x 540.000 USD = 1.596.834 TL, bu tutar üzerinden istenebilecek nispi vekalet ücreti ise 71.855,02 TL'dir. Yine o tarihteki TL/Dolar kuruna göre 71.855,02 TL= 24.299,15 USD'ye tekabül etmektedir.TTK m.1448/3 uyarınca, sigortacı sigorta ettirenin yaptığı makul olan giderlerini tazmin etmekle yükümlü olduğundan davacının bu kapsamda karşılanması gereken zararının 24.299,15 USD'yi (nispi vekalet ücretini) geçemeyeceği değerlendirilmiştir
Davacının Liman ücreti talebiyle ilgili bir fatura sunulmamıştır. Bununla beraber, liman işletmesi ile yapılan e-postaların incelenmesinden; limandaki gecikme devam ederse ücret isteneceğinin belirtildiği, müteakiben 58 saat için 29.000,00- USD olarak istendiği, ...Endüstri ile liman arasındaki görüşmelerde bunun 25.000,00- USD’ye indirildiği, bu konuda teyit istendiği ve yükü limandan almak için ...Endüstri’nin bu teyidi verdiği, ayrıca söz konusu yazışmaları sigortacıya da ilettiği anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporunda şayet ödenmişse, bu tutarın ihtiyati haciz ve tespit sırasında geçen süreden dolayı işletildiği, sürecin bu şekilde yönetilmesinin (örneğin gemi tarafının önerdiği gibi tahliyeyi derhal başlatıp bağımsız eksperler tarafından boşaltma sırasında tespit yapılması yerine sigortacının kararı ve katılımıyla olduğu, sigortacının rücu hakkını güvenceye almak için maruz kalındığı için bu tutarın da ödenmesi gerekir.
Davacının 182.618,82- USD tutarındaki son kalem alacak talebi ise poliçedeki %10 klozuna ilişkindir. Poliçe; Sigorta Bedeli: 1.826.188,28- USD, Artırım Yüzdesi: %10, Arttırılmış Bedel: 2.008.807,11- USD şeklindedir. Davacı; bir yandan “imajinar kar” olarak adlandırdığı bu kaydın ne olduğu, ne anlama geldiği ve hangi amaca hizmet ettiği konusunda poliçede açıklama yapılmadığından bahisle geniş eleştiriler yaparken, diğer yandan zararın tam ya da kısmi olmasına bakılmaksızın bu tutarın kayıtsız ve şartsız ödenmesi gerektiğini ileri sürmektedir. Davalı ise; “ilave bedel” diye adlandırdığı bu kaydın tam zıya halinde mahrum kalınabilecek navlun, gümrük masrafları, vb. şeyleri karşılamak için konduğunu, olayda mal kısmi hasarlı şekilde sigortalıya teslim edildiği için bu kaydın uygulanmadığını, ayrıca sigorta tazminatının zararın karşılığı olduğu ve buna göre sigorta bedelinden bile daha az ödeme yapılabileceğini, savunmuştur. Poliçede % 10 klozunun neye ilişkin olduğu açıklanmamıştır. Bilirkişi raporunda bu konuya ilişkin olarak, uygulamada; % 10 kaydının her türden taşıma risklerine karşı yapılan poliçelere ilave bedel, ek teminat gibi adları altında konulmasının mutat olduğu, farklı taşıma modlarında tazminat hesabı değiştiği gibi aynı modla yapılan iki taşıma arasında satışın türüne göre de farklılıklar olabildiği, böylelikle çoğu zaman fatura değerine göre düzenlenen poliçelerde sigortalı aleyhine açık çıkmasının önlendiği, bazı durumlarda da mahrum kalınan kar için kısmi bir karşılık olabildiği, tam zıya tazminatı ödenen durumlarda sigortacıların başka bir irdelemeye girmeden bu tutarı çoğunlukla ödedikleri belirtilmiş olduğundan, bu açıklamalar karşısında davacının %10 klozuyla ilgili talebinin yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.
Bu değerlendirmelere göre; sigortalı...A.Ş'nin sigortacısı ...Sigorta A.Ş.’den (540.000 USD- 518.000 USD= 22.000 USD) 22.000 USD hasar bedeli, 25.000,00- USD Liman ücreti ve 24.299,15 USD( makul ölçüde) vekalet ücreti daha talep etme imkanına sahip iken 518.000 USD tahsil etmek suretiyle ibraname düzenlediği, eksik ödenen tazminat miktarının 518.000 USD'nin yaklaşık %15'ine tekabül ettiğinden, edimler arasında TBK m.28 anlamında aşırı bir oransızlık olduğunun söylenemeyeceği (Yargıtay 11.HD nin 2012/10447 esas -2013/16865 karar da bu yoldadır.) sonuç ve kanaatine varıldığından, bu doğrultuda ibranamenin tarafları bakmından geçerli ve bağlayıcı olduğu kabul edilmiştir.
Sonuçta; davacı sigorta şirketi nezdinde nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan filmaşin türü çelik tel emtiasının ...gemisi ile taşınırken hasarlandığı, hasarın filmaşin yükünün ezilmesi şeklinde gerçekleştiği, nedeninin de yükleme ve istifteki usulsüzlük olduğu, belli ağırlıktaki kangalların ancak belli sayıda üst üste konması gerekirken İsrail’e gidecek yükün dava konusu yük üzerinde taşınarak, teknik limitlerin çok üzerinde yükleme ve istif yapıldığı, ambalaj hatası olmadığı, gibi hasar düşme, devrilme yada yerinden oynama şeklinde ortaya gerçekleşmediğinden ağır hava koşullarının etkisiyle gerçekleştiğinin söylenemeyeceği, gemi maliki/donatanı davalı ...Ltd.’nin TTK m.1062 gereğince, taşıyan konumundaki diğer davalı...Ltd.’nin ise 1178 maddesine göre hasardan sorumlu oldukları, boşaltma yeri ve tarihi esas alınarak hesaplanan zarar tutarının 540.116,00- USD olarak saptandığı, sigorta şirketinin sigortalısına ödediği toplam hasar tazminatının ise 518.000 USD olduğu, bu tutarın TTK m.1186 göre taşıyanın sorumluluk sınırı içerisinde kaldığı, asıl davada davacı sigorta şirketi ödediği hasar miktarınca sigortalısının haklarına halef olduğundan sigortalısına ödediği 518.000 USD' yi davalılara rücu hakkının bulunduğu, birleşen dava bakımından da; ... Ticaret A.Ş'nin tahsil ettiği 518.000 USD hasar bedeli karşılığında sigortacısı...Sigorta A.Ş.'yi ibra ettiği, davacı ibraname kapsamında yapılan ödeme ile tüm zararlarının karşılanmadığını ileri sürmüş olsada olayda gabinin objektif unsuru olan edimler arasında açık bir orantısızlık şartının gerçekleşmediği, bu nedenle ibranamenin geçerli olduğu ve ibraname uyarınca sigortacının sigortalısına karşı sorumluluğunun sona erdiği kanaatine varılmış olduğundan, bu kanaat ışığında asıl davanın aşağıdaki şekilde kabulü ile birleşen davanın reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
- ASIL DAVADA; 518.000,00 USD ile ilgili davanın KABULÜ ile bu tutarın dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi gereğince işleyecek yıllık dolar faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsil edilerek davacıya ÖDENMESİNE,
-Davacının birleşen dava ile ilgili rücu davasının bu dosyadan tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydının yapılmasına,
-
Birleşen davanın REDDİNE,
-
Asıl davada; Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince tayin olunan 125.307,41 TL karar harcından 31.846,13 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 93.461,28 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
-
Asıl davada; Davacı taraf vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin olunan 218.751,47 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-
Asıl davada; Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 31.882,13 TL ilk harç, 650,80 posta gideri ile 32.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 64.532,93 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-
Birleşen davada; Peşin alınan 3.799,75 TL harçtan, karar harcı olan 427,60 TL'nin mahsubu ile fazla alınan 3.372,15 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine,
-
Birleşen davada; Davalı vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince tayin olunan 35.887,25 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
Taraflarca yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/02/2024
Başkan . ✍e-imzalıdır.
Üye . ✍e-imzalıdır.
Üye . ✍e-imzalıdır.
Katip.
✍e-imzalıdır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:12