İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/183 E. 2024/341 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/183
2024/341
20 Eylül 2024
T.C.
STANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO : 2024/183 Esas
KARAR NO : 2024/341
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 17/09/2014
KARAR TARİHİ : 20/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarım işi ile iştigal eden şahıs firması olduğunu, merkezinin Libya’da bulunan ... adlı bir firma ile 100.000 kg kuru soğan alım – satımı hususunda anlaştığını, bu anlaşma gereği olarak ilk parti soğanın ihracatı için 9.240 USD fatura bedelli 28.000 kg kuru soğanı hazırlayarak Tarım Bakanlığından gerekli izinlerin ve ihraç edilebilir onayının alındığını, davalılardan ... firmasının ... Şubesi ile ürünlerin gemi yoluyla İstanbul ... Limanından Libya’ya taşınması hususunad 28/03/2012 tarihinden itibaren yazışmalara başlandığını, bu görüşmeler neticesinde 16/04/2012 tarihinde ... adlı gemi ile ürünlerin taşınması hususunda anlaştığını, ürünlerin 16/04/2012 tarihinde gemiye yüklendiğini, en geç 4 gün içerisinde ürünlerin Libya’daki limana teslimi hususunda mutabık kalındığını, ürünün gemiye teslimi ile birlikte Tarım Bakanlığı sertifikası ve e mail görüşmelerinde 10 gün içerisinde ihraç edilmesinin gerektiğinin davalılar tarafından bilindiğini, geminin ... internet sitesinde Libya'ya varışının 20/04/2012 tarihi olarak ilan edildiğini, 13/04/2012 tarihinde sertifika alınan ürünlerin 16/04/2012 tarihinde davalıya teslim edildiğini ve 20/04/2012 tarihinde alıcı firmanın elinde olması gerekirken davalıların geminin yeterince yükünü dolduramadığı için geminin hareketini sürekli ertelediğini, davalıların telefon ve e-mail yoluyla ürünlerin gemide bozulacağı hususunda sürekli uyarılmasına rağmen bu hususa aldırış etmeden ürünleri yaklaşık 45 gün sonra 26/05/2012 tarihinde Libya'daki limana teslim ettiğini, Libya'daki alıcı firmanın ürünlerin bozulduğunu ve almaktan vazgeçtiğini ve gereken diğer parti ihraç ürünlerinin alımı sözleşmesinden vazgeçtiğini beyan ettiğini, ürünlerin Libya makamları tarafından çöpe atıldığını, davalıların bilerek ve isteyerek ürünlerin zayi olmasına sebep olacak şekilde taşımacılık yaptığını ve bu sebeple büyük zarara uğradıklarını, ürün bedeli olarak 9.240 USD karşılığı 16.615,37 TL, navlun bedeli olarak 1.735 USD karşılığı 3.172,45 TL ve ticari itibarında meydana gelen manevi zararın tazmini için 5.000 TL olmak üzere toplamda 24.787,82 TL bedelin faizi ile birlikte davalılardan tazmin edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; ... A.Ş' nin ...A.Ş tarafından düzenlenen 02/05/2012 tarih ve ... nolu konşimentoyu acente olarak düzenlediğini, acenteye karşı doğrudan dava açılamayacağını, doğrudan acente olan ... AŞ yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, ... A.Ş isimli davalının taşıma ile ilgili herhangi bir ilgisinin bulunmadığını, firmanın taşımayı yapan geminin maliki olduğunu, geminin ...A.Ş tarafından işletildiğini, ... A.Ş bakımından davanın husumet yönünden reddedilmesinin gerektiğini, davacı tarafından iddia edilen geminin yeterince dolmadığı gerekçesiyle gemi hareket saatinin sürekli ertelendiği gibi bir durumun söz konusu olmadığını, böyle bir durumun hayatın olağan akışına aykırı ve mantık dışı olduğunu, geminin limanda beklemesinin taşıyan açısından mali külfet olduğunu, dava konusu olayda meydana gelen gecikmenin tek nedeninin Libya limanlarındaki genel gemi yoğunluğu ve liman operasyonlarının yavaş olması olduğunu, geminin tahmin edilen tarihten sonra geldiğini ve kalkışının geciktiğini, gecikme konusunda herhangi bir kusurlarının olmamasına rağmen masrafların azaltılması amacıyla yükün kendileri tarafından imha ettirildiğini, konteynerin boşaltılmasının sağlandığını ve tüm masrafların kendileri tarafından üstlenildiğini, ürünlerin iddia edildiği gibi resmi makamlarca çöpe atılmasının söz konusu olmadığını, deniz taşımalarında birçok faktörün kalkış ve varış saatlerini etkilediğini, limanlardaki genel koşullar, ülkenin siyasi durumu, grev, isyan, ayaklanma, iç savaş, terör, gemi yoğunluğu v.b faktörlerin taşıma süresini etkilediğini, bu nedenle taşıma sürelerinin yaklaşık ve esnek olduğunu, davacıya hiçbir zaman kesin süre verilmediğini, konşimento hükümlerine göre taşıyanın gerekli gördüğü takdirde ve duruma göre rotayı bile değiştirme hakkına sahip olduğunu, bu durumda dahi taşıyana malların geç varması sebebiyle herhangi bir sorumluluk yüklenmesinin mümkün olmadığını, konşimentoda... ve...'s ...count ibarelerinin bulunduğunu, yükün konteyner içerisine yükleyici tarafından yüklendiğini, istif edildiğini ve mühürlenmiş şekilde teslim edildiğini, ürünlerin gecikme nedeniyle bozulduğu iddia edilmiş ise de taşınacak ürünlerin özellikleri gereği ne şekilde, kaç derecede ve hangi şartlarda taşınacağını bilen ve bunu taşıyana bildirerek ona uygun konteyneri talep edecek tarafın davacı olduğunu, davacının uygun konteyner seçimi yapmadığını, ürünlerin taşınacak ülkenin Libya olması da dikkate alındığında bu bölgenin siyasi durumu, rejim değişikliği döneminde olmasından kaynaklanan sorunlar nedeniyle taşıma süresinde değişiklik ve esnemeler olacağının taraflarca bilindiğini ve bu doğrultuda taşıma süresine ilişkin kesin süre verilmediğini, basiretli bir tacirin bu durumları gözetmesi gerektiğini, ürünlerin hangi koşul ve şartlarda taşınması gerektiğinin taşıyana bildirilmesi gerektiğini ancak davacının bu yükümlülüğünü yerine getirmediğini, taşımada yükleyiciye yola ve yüke elverişli konteyner tahsis edildiğini, konteynerlerde herhangi bir hasar ve eksiklik olmadığını, tam ve sağlam olmak üzere varma limanına tahliye edildiğini, herhangi bir hasar tutanağı olmadığını bu bakımdan taşıyana sorumluluk yüklemenin mümkün olmadığını, talep edilen miktarın fahiş olduğunu, taşımanın tam ve eksiksiz olarak yerine getirildiğini, navlun bedeli iade taleplerinin yerinde olmadığını, sipariş iptal edildiği iddiasının herhangi bir yazılı belge ile ispat edilmediğini, herhangi bir dayanağı olmayan tazminat taleplerinin reddinin gerektiğini, talep edilen faiz oranının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek davanın davalılar bakımından pasif husumet nedeniyle reddine, haksız ve mesnetsiz davanın esas yönünden reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 13/11/2014 tarih ve ...Esas, ...sayılı "Davanın Reddine" dair kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 21/01/2021 tarih ve 2019/1749 Esas 2021/263 Karar sayılı ilamıyla; "Dava, deniz yolu taşımasında meydana gelen gecikmeden dolayı uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olup, her ne kadar davacı tarafından soğutmalı olmayan konteyner tercih edilmiş ise de, taraflar arasında yapılan mail yazışmalarından İstanbul'dan Libya'ya taşınması kararlaştırılan yükün kuru soğan olduğunun davalı tarafça bilindiği, her ne kadar davacı tarafından soğutmalı olmayan konteyner tercih edilmiş ise de, davalı tarafça davacının bu seçimi üzerine soğutmalı konteynerin seçilmesi gerektiği, aksi takdirde ürünün bozulabileceği yönünde herhangi bir bilgilendirme yapılmamış olup, davalının müterafik kusurunun var olduğu gözetilerek, yapılacak değerlendirme sonucunda hasıl olacak kusur oranına göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş" gerekçesi ile bozulmuştur.
Yargıtay bozma ilamı sonrasında yapılan yargılama neticesinde, mahkememizden verilen 29/09/2022 tarih ve... Esas 2022/561 Karar sayılı "Davacının davasının kısmen kabulü ile mal bedeli olarak 1.848 USD'nin, navlun bedeli olarak 2.195 USD'nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi uyarınca işleyecek USD faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, davacının manevi tazminat isteminin reddine " dair kararın, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 23/11/2023 tarih ve 2022/7660 Esas, 2023/6768 Karar sayılı ilamıyla; "davacı dava dilekçesi ile davalıların bilerek ve isteyerek ürünlerin zayi olmasına sebep olacak şekilde taşımacılık yaptığını ve bu sebeple büyük zarara uğradıklarını belirterek ürün bedeli olarak 9.240 USD karşılığı 16.615,37 TL, navlun bedeli olarak 1.735 USD karşılığı 3.172,45 TL ve ticari itibarında meydana gelen manevi zararın tazmini için 5.000,00 TL olmak üzere toplamda 24.787,82 TL bedelin faizi ile birlikte davalılardan tazmin edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Bilirkişi raporları ile mal değeri 9.240 USD olarak tespit edilmiş, %20 sorumluluk oranı üzerinden davalının 1.848 USD ürün bedelinden sorumlu olduğu, navlun ücretinin de Mahkemece zarar olarak nitelendirilmesi ihtimali bakımından da ürün bedeli ile navlun bedeli toplamının 10.975 USD olduğu, %20 sorumluluk oranı üzerinden davalının 2.195 USD'den sorumlu olduğu belirtilmiştir. Mahkemece mal bedeli olarak 1.848 USD'nin, navlun bedeli olarak da 2.195 USD'nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/A maddesi uyarınca işleyecek USD faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Navlun bedeli davacı tarafından 1.735 USD karşılığı TL olarak talep edilmiş olmasına karşın Mahkemece talep aşımı yapılarak 2.195 USD'ye karar verilmiştir. Ayrıca davacı dava dilekçesinde TL üzerinden talepte bulunmuş olup Mahkemece USD üzerinden karar verilmesi de doğru görülmemiştir." gerekçesi ile bozulmuş ve dosya mahkememize gönderilerek eldeki esas numarasına kayıt edilmiştir.
Mahkememizin 2021/... Esas sayılı dosyası kapsamında yapılan yargılama esnasında alınan bilirkişi raporunda; dava dayanağı sözleşmenin hem kurulması hem de uygulanması esnasında taraflarca benimsenen yaklaşım tarzı, bu olumsuz sonucun ortaya çıkmasında, davacı kadar davalının da etki, katkı, ihmal ve teseyyübü bulunduğuna işaret etmektedir. Bu değerlendirmeler kapsamında Prof. Dr.... , tarafların eşit oranda kusurlu oldukları sonucuna ulaşmıştır. Prof. Dr. ... ise, Davacı, tercihini 20 lik konteyner için kullanmıştır. Davacı ile Davalı taşıyanın acentesi arasındaki bu görüşmeler e-mail yazışmaları ile gerçekleşmiş olup, Davacı bu aşamada kendisinin ilk defa ihracaat yapıyor olduğunu belirtmediği gibi bu konuda yükün özelliğine uygun konteyner seçiminde Davalı taşıyanın fikir ve önerilerini de sormamıştır. Esasen, teklif edilen iki tür konteyner arasındaki maliyet farkı oldukça yüksek olduğundan soğutmalı konteynerin daha güvenilir olduğu her basiretli tacirin anlayabileceği olağan bir durumdur. Davalı taşıyanın iki tür ve farklı fiyatlardan sunmuş olduğu bu teklifte, tercih ve risk tamamen tacir olan Davacı taşıyana aittir. Davalı konteyner taşıyanın gemisinde taşıdığı binlerce konteyner için her bir taşıtandan ayrı ayrı "ticari hayatta daha önce deneyimi olup olmadığını ve konteynerin taşınan yük için uygun olup olmayacağını sorması ve araştırması beklenemez. Böyle bir sorumluluk, konteyner taşımacılığının yapısına ve niteliğine uygun değildir. Esasen, Davacıya teklif edilen ilk konteynerin yüke tamamen uygun olmadığı gibi bir durumda söz konusu değildir. Teknik bilirkişi raporunda, soğan emtiasının bozulmadan 6-9 ay saklanabileceği, ancak dava konusu soğan ürünün 2011 hasat yılı ürünü olduğu, hasattan sonra uzun bir süre depolandığı ve Nisan ayında ihracına karar verildiği ve tercih edilen konteynerde taşınması halinde 15-20 gün içinde bozulmaya başlayacağı belirtilmiştir. Bu nedenle geriye kalan süreyi Davacı bilmektedir ve bu sürenin Davacı tarafından değerlendirilmesi gereklidir. Davacı'ya tahliye tarihi için kesin bir süre verilmediğinden, Davacı taşıtanın seçmiş olduğu konteynerin yük ve yapacağı sefere uygun olup olmadığının değerlendirmesi ve tercihini buna göre yapması gerekliliği ortadadır. Bu nedenlerle, ihtilaf konusu somut olayın özelliklerine göre, Davalının konteynerin seçiminde Davacı taşıtana gerekli uyarı yapmadığının kabul edilmesi halinde takdir Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere Davalı taşıyanın %20 oranında kusurlu olduğuna ilişkin görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
Tarafların beyan ve itirazları üzerine dosya bilirkişi kuruluna yeniden tevdi edilmiş, bilirkişi kurulu tarafından tanzim edilen 25/08/2022 tarihli ek raporda; Davacının uğramış olduğu zararın ortaya çıkmasında davalı tarafın da sorumlu olduğu hususu kesinleşmiş bulunmaktadır. Bu doğrultuda ortaya çıkan zararın “müspet zarar” niteliği taşıdığı kuşkusuzdur. Zira bu zarar “karşılıklı borçlar gereğince ifa edilmiş olsaydı uğranılmayacak olan zarar” türünden bir zarardır. Belirtilen bu sebeple davacı taşıtanın, sözleşmeden kâynaklanan taşıma ücretini “zarar” olarak nitelendirmek isabetli olmayacaktır. Yine davacı, dava dayanağı sözleşmenin geçersizliğini iddia etmediği gibi, haklı bir sebeple dönme beyanında bulunmamıştır. Bu hukuki duruma rağmen davalıya öderlen 1.735 USD tutarındaki navlun ücretinin “zarar” olarak nitelendirilerek iadesinin talep edilmesi mümkün değildir. Bu hukuki duruma rağmen Sayın Mahkemenin aksi yönde bir kanaate sahip olması ihtimaline bağlı olarak, tarafların sorumlu olacağı zarar miktarı da hesaplanmıştır. Dosya içerisinde yer alan 28.1.2014 tarihli bilirkişi raporunda mal değeri 9.240 USD (konunun Uzmanı tarafından) tespit edilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Heyetimiz'de bu konuda uzman bilirkişi olmadığından dolayı, bu tespite bağlı kalınarak, 9.240.-USD'nin %50: 4.620 USD , %20 'si: 1.848.-USD olarak hesaplanmıştır. Yukarıda belirtildiği gibi navlun ücretinin de Sayın Mahkemece zarar olarak nitelendirilmesi ihtimali bakımından da şu hesabın yapılması gerekmiştir: 10.975 USD nin %50'si 5.487,5.-USD, %20'si 2.195.-USD olarak hesaplanmıştır şeklinde görüş ve beyanlarını bildirmişlerdir.
Mahkememizce 20/09/2024 tarihli celse ara kararı ile Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin 23/11/2023 tarih ve 2022/... Esas, 2023/... Karar sayılı bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. Anılan Yargıtay bozma ilamı ile esas davada davalılardan ... A.Ş. Yönünden davanın reddine dair mahkememiz kararı ile birleşen davada davanın derdestlik nedeni ile reddine dair mahkememiz kararı hususunda bozma kararı verilmemiş olduğundan, yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin 21/01/2021 tarih ve 2019/... Esas 2021/... Karar sayılı ilamıyla her ne kadar davacı tarafından soğutmalı olmayan konteyner tercih edilmiş ise de, taraflar arasında yapılan mail yazışmalarından İstanbul'dan Libya'ya taşınması kararlaştırılan yükün kuru soğan olduğunun davalı tarafça bilindiği, her ne kadar davacı tarafından soğutmalı olmayan konteyner tercih edilmiş ise de, davalı tarafça davacının bu seçimi üzerine soğutmalı konteynerin seçilmesi gerektiği, aksi takdirde ürünün bozulabileceği yönünde herhangi bir bilgilendirme yapılmamış olup, davalının müterafik kusurunun var olduğu gözetilerek, yapılacak değerlendirme sonucunda hasıl olacak kusur oranına göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle mahkememizin kararının bozulduğu,
Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları, yargıtay ilamları ile dosya kapsamında sunulan tüm deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde ; 28/3/2012 tarihinde taşıyanın acentesi tarafından Ambarlı Limanı'ndan Libya taşıması için beher open top konteyner navlun bedelinin 850 USD olduğunun davacıya bildirildiği ve teklif ekinde yükleme limanına kadar tahmini sürenin belirtildiği ancak Libya'daki sıkışıklıktan dolayı kesin teslim tarihinin zikredilmediği, 28/3/2012 tarihinde verilen ikinci teklifte ise 40 feet HC RF (reefer/soğutmalı konteyner) için 3.550 USD (2 konteyner için toplam 7.100 USD) navlun teklifinin yapıldığı, davacının tercihini 20'lik konteyner için kullandığı, davacının Libya'ya taşıtmak istediği emtianın kuru soğan olduğu hususunun da davalıya bildirdiği, sabit olup, bilirkişi raporunda; soğan emtiasının bozulmadan 6-9 ay saklanabileceği ancak dava konusu ürünün 2011 hasat yılı ürünü olduğu, hasattan sonra uzun bir süre depolandığı ve Nisan ayında ihracına karar verildiği ve tercih edilen konteynerde taşınması halinde 15-20 gün içinde bozulmaya başlayacağı belirtilmiş olup, davalının iki ayrı konteyner tipine ilişkin fiyat önerisi yaptığı, davacının da bu iki öneriden ilkini tercih ettiği, ancak deniz taşımaları alanında uzman olan tarafın davalı taşıyan olduğu, ayrıca Libya limanlarının durumunun ne olduğunu, taşımada ve limanda tahliye operasyonlarında bir sorun yaşanma ihtimali bulunup bulunmadığının, bu nitelikte bir yükün uzun süre uygun olmayan konteyner içerisinde muhafaza edilmesinin yol açabileceği olumsuz sonuçların davalı tarafından davacıya bildirilmesi gerektiği, davalının bu yükümlülüğünü yerine getirmeyerek hem sözleşmenin kurulması aşamasında hem de uygulanması aşamasında üzerine düşen bilgilendirme yükümlülüklerini dürüstlük kuralına aykırı olarak ihlal ettiği, bu hali ile zararın artmasına sebep olduğu bilirkişilerce açıklanmış olup, mahkemece bilirkişi raporundaki tespitler benimsenerek neticede davalının mütefarik kusurunun bulunduğu ve bu oranın %20 olarak uygulanması gerektiği mahkemece kabul edilmiştir.
Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin 23/11/2023 tarih ve 2022/... Esas, 2023/... Karar sayılı bozma ilamı ile esas davada davalılardan ... A.Ş. Hakkındaki mahkememiz kararı bozmaya konu edilmiş olmakla, bozma ilamında işaret edildiği haliyle ve mahkememizin 2021/... Esas 2022/... Karar sayılı ilamı ile usuli kazanılmış hak olarak esas alınan, %20 sorumluluk oranı üzerinden, davacının dava dilekçesindeki talepleri ile bağlı kalınarak neticede davalılardan ... A.Ş. Hakkındaki davanın KISMEN KABULÜ ile mal bedeli talebi bakımından 3.323,074.TL ile navlun talebi bakımından 634,49.TL olmak üzere toplam 3.957,564.TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine dair aşağıdaki hali ile karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
- Asıl davada,
-Davalılardan ... A.Ş. Yönünden davanın reddine dair karar bozma ilamına konu edilmediğinden, YENİDEN KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
-Davalılardan ... A.Ş. Hakkındaki davanın KISMEN KABULÜ ile mal bedeli talebi bakımından 3.323,074.TL ile navlun talebi bakımından 634,49.TL olmak üzere toplam 3.957,564.TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
-Manevi tazminat talebi ile fazlaya dair talebin REDDİNE,
- Birleşen davada,
-Davanın derdestlik nedeni ile reddine dair karar bozma dair karar bozma ilamına konu edilmediğinden, YENİDEN KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
-
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 440,60.TL den karar harcı olan 427,60.TL nin mahsubu ile fazla alınan 12,80TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya İADESİNE,
-
Davacının peşin olarak yatırdığı ve karar harcı olarak tahsil edilen 427,60TL harcın davalı ... A.Ş.'den tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
-
Davacı yargı gider toplamı olan 2.595,05TL'nin ( 24,30TL başvurma harcı, bozma öncesinde asıl ve birleşen dosya yönünden yapılan masrafın asıl dosya için yapılan yargılama gideri 870,75.TL ve 1.700,00.TL bilirkişi ücreti olmak üzere) davanın kabul ve reddi oranına göre hesaplanan 398,08.TL'sinin davalı ... A.Ş.'den tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, bakiye giderin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
-
Davalı ... A.Ş. yargı gider toplamı olan 62,08,00TL'nin davanın kabul ve reddi oranına göre hesaplanan 52,55TL'sinin davacıdan alınıp işbu davalıya ödenmesine, bakiye giderin davalı üzerinde BIRAKILMASINA,
-
Davacı için maddi tazminat davasında takdir edilen 3.957,564..TL vekalet ücretinin davalı ... A.Ş.'den tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
-
Davalı ... A.Ş. vekili için maddi tazminat dosyası yönünden takdir edilen 16.830,25.TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp işbu davalıya VERİLMESİNE,
-
Davalı ... A.Ş. vekili için manevi tazminat dosyası yönünden takdir edilen 5.000,00.TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp işbu davalıya VERİLMESİNE,
10-Bakiye gider avansının kesinleşmeye müteakip talep halinde taraflara İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren yasal süresi içeresinde Yargıtay ilgili dairesinden temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.
20/09/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:32:59