İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/584 E. 2024/564 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2015/584
2024/564
24 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2015/584 Esas
KARAR NO : 2024/564
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 29/05/2015
KARAR TARİHİ : 24/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 17/10/2014 günü işine giderken , davalı ...'a ait olan ... plakalı aracın çarpması ile müvekkilinin yaralandığını, kaza sonrası müvekkilinin... Hastanesi'ne götürüldüğünü, burada yapılan tedavi işlemlerinden sonra bir müddet...Hastanesinde yattığını, tedavisinin uzun süreceğinden dolayı yatak olmaması nedeni ile Bahçelievler... Hastanesi'ne sevkinin sağlandığını, yapılan tedavi süreçlerinin 36 gün burada sürdüğünü, müvekkilinin birçok kez ameliyat ve muayene olduğunu, müvekkilinin bu süreçte psikolojisinin bozulduğunu, davalılardan...'in kazanın oluşumuna sebep olduğunu, davalı...'in ceza davasından kurtulmak için kazanın olduğu ilk günlerde , müvekkilinin ev kredi borçlarının ödenmesinde müvekkiline yardımcı olacağını, borçları kendisinin ödeyeceğini garanti etmesine rağmen az bir miktar ödemede bulunduğunu, müvekkilinin zor anından yararlanarak, eşini ve kendisini kandırdığını, 30/12/2014 tarihli uzlaşma raporunu müvekkiline imzalattığını, ... CBS'nın ... soruşturma...karar sayılı 15/01/2015 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, davalı...'in bu uzlaştırmadan sonra vaad ettiği hususların hiçbirini yerine getirmediğini, akabinde savcılık dosyasına itiraz edildiğini ancak itirazın reddedildiğini, diğer davalı araç sahibi ...'in ise meydana gelen zarardan MK. BK ve Karayolları Trafik Kanunu gereği kusursuz sorumlu olduğunu, kazaya sebebiyet veren... plakalı aracın... Sigorta tarafından sigortalandığını ve oluşan tüm maddi zararlardan sorumlu olduğunu, tüm bu açıklamalar ile müvekkilinin kaza sonucunda vücudundan meydana gelen kırıklar ve yaralar nedeni ile yapılan giderlerin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili gerektiğini, kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte 100.000-TL sağlık gideri nedeni ile tazminat 100.000-TL sakatlık nedeni ile tazminat ve davalılardan ... ve... aleyhinde müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak üzere kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte 100.000-TL manevi tazminata mahkum edilmelerini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini, davalılardan taşınmaz ve araçların devrinin önlenmesi yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmesini arz ve dava etmiştir.
Davalı gerçek kişiler vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın meydana gelen trafik kazasından sonra ortaya çıkan sağlık koşullarını tazminata konu edebilmek için abartılı bir şekilde anlattığını, bu tip kazalardan sonra tedavi sürecinin tıp tekniği açısından işleyişinin belli olduğunu, tedavi esnasındaki işleyişin anlatımının çelişkilerle dolu olduğunu, davacının... Hastanesinde ayağına 30 cm büyüklüğünde demir takıldığı ve kendisinden 5000-TL platin ücreti istendiğini ifade ettiğini ancak bu paranın ödenip ödenmediğini ortaya koyamadığını, iddiaların karşılığı maddi ve somut deliller mevcut olmadığını, davacı yan ile yapılan 30/12/2014 günlü uzlaşma raporuna davacının kendi iradesi ve beyanı ile imza attığını, zorla bir imza atılmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin kazanın olduğu andan tedavinin tamamlandığı ana kadar olayın müdahili olduğunu, iyiniyetli olarak tüm insani görevlerini yerine getirdiğini, müvekkillerinin uzlaşma koşullarına bağlı kalarak, iki parça halinde 1.400+1.400=2.800-TL ayrıca tanık huzurunda 2.800-TL olmak üzere toplam 5.600-TL para ödemesi yaptığını, 10.780-TL hastane masrafları ve elden ödenen 5.600-TL para olmak üzere müvekkiline maliyeti 16.380-TL'yi bulduğunu belirterek tüm üstüne düşen edimleri yerine getirmesinden bahisle davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul anlamına gelmemek ile birlikte dosyanın ATK ...İhtisas kurulan sevki gerektiğini, 6111 sayılı kanunun yürürlüğe girmesinden sonra müvekkili şirket tarafından aktarım yapılmaya başlandığı ve trafik poliçesi üretimine bağlı olarak devam ettiğini, müvekkilinin yasa kapsamında yükümlülüğünü yerine getirdiğini , davacının ceza dosyasında şikayetçi olup olmadığı hususunun tespiti gerektiğini, şikayetçi olmaması durumunda dava açma hakkı ortadan kalkacağı için davanın reddi gerekeceğini, aksi düşünülmesi halinde dosyanın aktüer bilirkişiye tevdi ile hesaplama yapılmasının gerektiğini belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
TAHKİKAT, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava; trafik kazasına dayalı olarak davacıda maluliyet oluştuğundan bahisle maddi manevi tazminat istemine ilişkindir.
Maluliyet oranı, kusur durumları ve buna bağlı olarak tazminat hesaplanması amacıyla bilirkişi raporları alınmıştır.
Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen 01/10/2018 tarihli bilirkişi raporunda;
Mevcut belgelere göre,
1. Osman oğlu, 1979 doğumlu ...’nun 17.10.2014 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı tibia kırığı arızası nedeniyle 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinden yararlanılarak ve meslek grup numarası bildirilmemekle Grup 1 kabul olunarak:
Gr1 XII (32a …………1) A% 5
E cetveline göre % 4.3 (yüzdedörtnoktaüç) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı,
2. İyileşme (işgöremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur."şeklinde mütalaada bulunmuşlardır.
Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen 17/04/2019 tarihli bilirkişi raporunda;
Mevcut bulgulara göre ;
A)-Davalı sürücü... sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahalde seyri sırasında görüş alanını kontrol altında bulundurarak müteyakkız seyretmesi, yolun belli bir kısmını kateden davacı yayaya karşı zamanında etkili tedbir alması gerekirken bu hususlara riayet etmeyerek yolun belli bir kısmını kateden davacı yayaya aracının sağ ön kısmıyla çarptığı anlaşılmakla; tali derecede kusurludur.
B)-Davacı yaya ... kaplama üzerinden geçiş yapmadan evvel seyir halinde olan araçların seyir durumlarını yeterince kontrol etmesi, ilk geçiş hakkını davalı sürücü sevk ve idaresindeki araca vermesi, gerekli ve yeterli kontroller akabinde geçişini tamamlaması gerekirken tüm bu hususlara riayet etmeyerek dikkatsiz ve kontrolsüz geçişi ile kendi can güvenliğini tehlikeye düşürdüğü anlaşılmakla; kazanın oluşumunda asli derecede kusurludur.
SONUÇ :
Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda;
A)-Davalı sürücü...'in %30 (yüzde otuz) oranında kusurlu,
B)-Davacı yaya ...'nun %70 (yüzde yetmiş) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur.
"şeklinde mütalaada bulunmuşlardır.
Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen 08/07/2020 tarihli bilirkişi raporunda;
Mevcut verilerle;
A) Davalı sürücü... idaresindeki otomobil ile seyri sırasında hızını mahal şartlarına göre ayarlamadığı, yola gereken dikkatini vermediği, geçişini sürdüren ve kaplama üzerinde mesafe katetmiş yayaya karşı fren-direksiyon tedbiri alamadığı olayda kusurludur.
B) Davacı yaya ... meskun mahaldeki geçişi öncesinde seyir halinde olan araçların hız ve konumlarına ilişkin gerekli kontrolleri gerçekleştirmediği, solundan gelen araca ilk geçiş hakkını vermediği, kontrolsüzce gerçekleştirdiği geçişi sırasında da solundan gelen aracın çarpmasına maruz kaldığı olayda kusurludur.
SONUÇ :
Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda;
A) Davalı...’in %30 (yüzde otuz) oranında kusurlu,
B) Davacı ...’nun %70 (yüzde yetmiş) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur."şeklinde mütalaada bulunmuşlardır.
Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 28/06/2021 tarihli bilirkişi raporunda;
Delillerin takdiri ve değerlendirilmesi Mahkemenin Sayın Hakimliğinize ait olmak üzere:
... 17.10.2014 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı olarak tüm vücut fonksiyon kaybı oranı 964,3 olarak belirlenmiş olup yapılan hesaplamalar asgari ücret aldığının kabulü halinde PMF 1931 VE TRH 2010 Tablosuna göre ve 4.500.-TL net ücret aldığının kabulü halinde PMF 1931 ve TRH 2010 hesap tablosuna göre ayrı ayrı hesaplanmıştır. ... Asliye Ticaret Mahkemesi ve Sayın Mahkemenizce ayrı ayrı alınan kusur raporlarında ?675 ve 9670 gibi iki farklı kusur oranı belirlendiği için nu iki ayrı kusur oranına göre de ayrı hesaplamalar yapılmıştır.
Buna göre;
a. Asgari ücret aldığının kabulü halinde PMF 1931 Hesap tablosuna göre;
Sürekli iş göremezlik tazminatı 4100 HAKLI olduğu kabulü halinde toplam 53.697,26 TL ve 9675 kusur oranına göre 40.272,94 TL, 9670 Kusur oranına göre ise; 37.588,082.-TL
b. Asgari Ücret aldığının kabulü halinde TRH 2010 Tablosuna göre;
Sürekli iş göremezlik tazminatı 6100 HAKLI olduğu kabulü halinde 45.433,73 TL ve 9475 kusur oranına göre 34.075,29 TL, 670 Kusur oranına göre ise; 31.803,611.-TL
c. 4.500.-TL ücret aldığının kabulü halinde PMF 1931 Hesap tablosuna göre;
Sürekli iş göremezlik tazminatı 6100 HAKLI tutarı olarak toplam 214.162,13 TL ve 9675 kusur oranına göre 160.621,59 TL, 9670 Kusur oranına göre ise; 149.913,491.-TL
d. 4.500.-TL Ücret aldığının kabulü halinde TRH 2010 Tablosuna göre;
Sürekli iş göremezlik tazminatı 6100 HAKLI olduğu kabulü halinde 188.513,13 TL ve 9475 kusur oranına göre 141.384,84 TL ve 9070 Kusur oranına göre ise 131.959,19.-TL
Talep edebileceği ve bunların dışında dava dosyasında yer alan ve kazazedenin yapmış olduğu belgeli sağlık harcamaları toplamının 5.780.-TL olarak hesaplandığı,
Olarak hesaplanmakta olup; nihai takdir ve tenkis hakkı Sayın Mahkemenize ait olmak üzere,
Saygılarımla arz ederim. "şeklinde mütalaada bulunmuştur.
Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 06/12/2021 tarihli bilirkişi ek raporunda;
Delillerin takdiri ve değerlendirilmesi Mahkemenin Sayın Hakimliğinize ait olmak üzere:
... 17.10.2014 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı olarak tüm vücut fonksiyon kaybı oranı *64,3 olarak belirlenmiş olup yapılan hesaplamalar asgari ücret aldığının kabulü halinde TRH 2010 Tablosuna göre ve 4.500.-TL net ücret aldığının kabulü halinde TRH 2010 hesap tablosuna göre yapılmış olup;
Mağdur ... 17.10.2014 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı olarak tüm vücut fonksiyon kaybı oranı %4,3.
-
Mağdurun ... ilişkin ödene bilir sürekli iş göremezlik tazminat tutarı olarak %100 HAKLI olduğu zaman toplam 45.433,73 TL,
-
Mağdurun ... ilişkin ödene bilir sürekli iş göremezlik tazminat tutarı olarak %75 HAKLI olduğu zaman toplam 34.075,29 TL,
b. 4.500.-TL ücret aldığının kabulüne göre;
-
Mağdurun ... ilişkin ödene bilir sürekli iş göremezlik tazminat tutarı olarak %100 HAKLI OLARAK toplam 188.513,13 TL,
-
Mağdurun ... ilişkin ödene bilir sürekli iş göremezlik tazminat tutarı olarak %75 HAKLI OLARAK toplam 141.384,84 TL,
Talep edebileceği ve bunların dışında dava dosyasında yer alan ve kazazedenin yapmış olduğu belgeli sağlık harcamaları toplamının 5.780.-TL olarak hesaplandığı,
Olarak hesaplanmakta olup; nihai takdir ve tenkis hakkı Sayın Mahkemenize ait olmak üzere Saygılarımla arz ederim. "şeklinde mütalaada bulunmuştur.
Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 03/06/2022 tarihli bilirkişi raporunda;
Sonuç: Delillerin ve hukuki durumların takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere 17.10.2014 tarihinde meydana trafik kazasında davalıların 9630 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre bu olay sonucu yaralanarak malul kalan davacı ...'nun ;
a)Geçici iş göremezlik dönemindeki maddi zararının = 2.251,04 TL,
b)Sürekli iş göremezlik dönemine ait
%4,3 maluliyet oranı ile ilgili maddi zararının = 17.841,73 TL. olduğu,
c)Davacının yukarıda belirlenen maddi zararları zorunlu trafik sigorta poliçesindeki limit içinde kalmakta olup,
Manevi tazminat taleplerinin zorunlu trafik sigorta poliçesi kapsamında olmaması nedeniyle Sayın Mahkemece takdir edilecek manevi tazminattan sigorta şirketi dışındaki araç sürücüsü ve işletenin sorumlu olacağı,
d)Davalı sigorta şirketinin 29.05.2015 dava tarihinden önce temerrüde düştüğü belirlenememiş olup,
Araç sürücüsü ve işleten bakımından temerrüdün 17.10.2014 olay tarihinde gerçekleşmiş olacağı,
e)Sigortalı aracın kullanım şekli hususi olup, dava dilekçesinde de yasal faiz talep edildiği, sonuç ve kanaati ile tarafımca tanzim olunan işbu raporu saygı ile arz ederim. "şeklinde mütalaada bulunmuştur.
Bilirkişi ...tarafından düzenlenen 10/02/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda;
Sonuç: Delillerin ve hukuki durumların takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere 17.10.2014 tarihinde meydana trafik kazasında davalıların 9630 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre bu olay sonucu yaralanarak malul kalan davacı ...'nun;
a)Geçici iş göremezlik dönemindeki maddi zararının = 2.251,04 TL,
b)Sürekli iş göremezlik dönemine ait
%4,3 maluliyet oranı ile ilgili maddi zararının =38.874,38 TL. olduğu,
c)Davacının yukarıda belirlenen maddi zararları zorunlu trafik sigorta poliçesindeki limit içinde kalmakta olup,
Manevi tazminat taleplerinin zorunlu trafik sigorta poliçesi kapsamında olmaması nedeniyle Sayın Mahkemece takdir edilecek manevi tazminattan sigorta şirketi dışındaki araç sürücüsü ve işletenin sorumlu olacağı,
d)Davalı sigorta şirketinin 29.05.2015 dava tarihinden önce temerrüde düştüğü belirlenememiş olup,
Araç sürücüsü ve işleten bakımından temerrüdün 17.10.2014 olay tarihinde gerçekleşmiş olacağı,
e)Sigortalı aracın kullanım şekli hususi olup, dava dilekçesinde de yasal faiz talep edildiği, sonuç ve kanaati ile tarafımca tanzim olunan işbu raporu saygı ile arz ederim. "şeklinde mütalaada bulunmuştur.
Bilirkişi...tarafından düzenlenen 02/06/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda;
Sonuç: Delillerin ve hukuki durumların takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere 17.10.2014 tarihinde meydana trafik kazasında davalıların 4630 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre bu olay sonucu yaralanarak malul kalan davacı ...'nun;
a)Geçici iş göremezlik dönemindeki maddi zararının = 2.251,04 TL,
b)Sürekli iş göremezlik dönemine ait
%4,3 maluliyet oranı ile ilgili maddi zararının = 79.599,17 TL. olduğu,
c)Sosyal — Güvenlik Kurumu — kapsamı/sorumluluğu — dışında 6.158,80 TL tutarında sağlık/tedavi/yol gideri bulunduğu(bunun 9630 kusur karşılığı 6.158,80 x 9630 - 1.847,64 TL.ye tekabül etmektedir)
d)Davacının yukarıda belirlenen maddi zararları zorunlu trafik sigorta poliçesindeki limit içinde kalmakta olup,
Manevi tazminat taleplerinin zorunlu trafik sigorta poliçesi kapsamında olmaması nedeniyle Sayın Mahkemece takdir edilecek manevi tazminattan sigorta şirketi dışındaki araç sürücüsü ve işletenin sorumlu olacağı,
e)Davalı sigorta şirketinin 29.05.2015 dava tarihinden önce temerrüde düştüğü belirlenememiş olup,
Araç sürücüsü ve işleten bakımından temerrüdün 17.10.2014 olay tarihinde gerçekleşmiş olacağı,
f)Sigortalı aracın kullanım şekli hususi olup, dava dilekçesinde de yasal faiz talep edildiği,
Sonuç ve kanaati ile tarafımızca tanzim olunan işbu raporu saygı ile arz ederiz. "şeklinde mütalaada bulunmuştur.
Tanık ... beyanında: Ben davalı Şengül'ün kardeşi olurum, kazaya birebir şahit olmadım, ancak kazadan sonra davacının tedavi süreci içerisinde diğer davalı eniştem... çalıştığı için davacıyı hastaneye getirip götürme işleminde ablama yardımcı oluyordum, iki kez hastaneye götürdük, ilk seferde kaza akabinde ambulansla davacı hastaneye kaldırılmışır, daha sonra... hastanesinde ameliyat oldu, ameliyat için masrafı bizzat ben götürdüm, 5.000,00TL ameliyat masrafı götürdüm, buna ilişkin faturada vardır, davacının tedavi sürecininde manevi olarakta yardım edildi, telefonlada ihtiyaçları için görüşüldü, davacının ev taksitlerinin 4- 5 tanesini davalı eniştem ödedi, davalı enişteme davacı taraf evine çağırıp sigorta şirketinden bedeli alabilmek için evrak imzalatmak istemişler, ancak davalı eniştemde bu evrakı imzalaamadı, tanıklık ücret talebim yoktur'' demiştir.
Davacı vekilinin tabeliyle tanıktan sorulduğunda;'' Ben 1.400,00TL'den olmak üzere 4 taksit ev kredisi ödendiğini biliyorum,ben bizzat para verilirken orada değildim, ancak para verildiğini biliyorum.'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ... beyanında: ''Davalı...kardeşi Süleyman benim arkadaşım olur, bu yüzden tarafları tanırım, ailece görüşürüz, kazaya ilişkin bir görgüm yoktur, ancak davaya konu kaza olduktan sonra arkadaşım Süleyman bana davacı tarafa hastane masrafları için 5.000,00TL ihtiyacı olduğunu söyledi, bende 5.000,00TL yi davacı ödenmesi için ben verdim, başka bir bilgim yoktur, tanıklık ücret talebim yoktur.'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ... beyanında: ''Ben davacının annesi olurum, kaza olduğu anda orada değildim, kazanın oluşuna şahit değilim, kaza olduktan sonra davacı oğlumu hastaneye götürmüşler bizde hastaneye yanına gittik, oğlum 40gün kadar hastanede yattı, daha sonrada 1 yıl evde yattı, bakım süreci çok ağır geçti, neredeyse bakıkm sırasında, altından alıancak akdar haraket edemez haldeydi, kırılmadık yeri kalmamıştı, kazadan önce oğlum fırında çalışıyordu ve 3000 TL maaş alıyordu, kazadan sonra 1 yılı geçkin süre çalışamadı daha sonra çalışmaya başladı yine fırıncılık yaptı ancak bu defa daha hafif işler yapmak zorunda kaldı ve asgari ücret kazanabildi, hastane amsraflarını nçarpan kişi ödedi bunun dışında 4 aya kadar bir süre yardım etti, davacı oğlumun ev alması sebebiyle taksitleri vardı bu taksitlerden 4 tanesini ödedi yanlış hatırlıyor olabilirim ancak bu taksitler 1.400 TL kadardı, aslında çocuğum iyileşinbceye kadar taksitleri ödeyeceğini söylemişti ancak 4 ay kadar bu parayı ödedi,davacı oğlumun kazadan sonra psikolojik bunalım yaşadı geceleri uyuyamıyordu hatta bu sebeple psikiyatriste de gitti bacağına ve vüdücüdünadaki yaralara baktıkça manevi yönden de çok üzülüyordu, herhangi bir tanık ücreti talebimi yoktur.''demiştir.
Davacı vekilinin talebi üzerine tanıktan sorulduğunda ''Davalı taraf oğülumun hastanede yattığı 40 gün olarak hatırladığım süreçteki masrafları karşıladı bunun dışında hastane giderleri karşılamadı, davacı oğluma tedavi süreci boyunca eşi işten çıkarak baktı, ben de yardımcı oldum.'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ... beyanında: ''Ben davacının babası olurum, kazayı bizzat görmedim beni polis memuru aradı hastaneye gittgiğimde oğlumu tanıyamayacak haldeydi her tarafı yara bere ve kanlar içindeydi, oğlum tedavi sürecinde 2 aya yakın hastanede yattı daha sonra, 6 7 ay evde bakımı devam etti, davacı oğlum kazadan önce fırıncıydı 1200-1300 TL maaş alıyordu, kazadan sonra ise çalışamadı, çalışmaya başladığında ise yarım yevmiye alabildi, davacıya evde tedavi süreci boyunca annesi ve eşi bakıyordu, davalı taraf hastanede kaldığı süreye ilişkin masrafları ödedi anacak oğlum ev aldığından kredi ödüyordu bu kredinin 1 yıllık tutarını ödeyeceğini söylemişti ancak 4 ay kredi borcunu davalı taraf ödedi, tam olarak kredinin aylık tutarı ne kadardı bilmiyorum, davacı oğlum kazadan sonra da kaza nedeniyle psikolojisi bozuldu , herhangi bir tanık ücreti talebimi yoktur.''demişitir.
Davacı vekili üzerine tanıktan sorulduğunda ''Ailemizde maddi açıdan bütçe işleri ile eşim ilgilenir, ben kazadan önce davacı oğlumun 1200-1300 TL maaş aldığını biliyordum. '' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ... beyanında: ''Ben davacının kardeşi olurum, davacı kaza geçirdiğinde yanında değildim kazayı öğrendikten sonra hastanbeye gittim, 40 gün boyunca hastaneye kaldı yatalak haldeydi, durumu çok kötüydü, evde kalma süreci tam hatırlamamakla birlikte 1 yıla yakın sürdü, ailesi olarak biz maddi olarak destekle bulunduk genel olarak eşi ilgilendi, davalı taraf hastane masraflarının bir kısım masrafları ödededi hepsini ödemedi, davacının ödemesi gerekli ev kredisi vardı kredinin aylık tutarı 1400 Tl kadardı davalı taraf 1 kaç ayını bu kredinin ödedi ancak daha fazla ödemedi kalanını bizim desteğimizle ödeme yapıldı, davacı kazadan önce fırında lahmacun ustası olarak çalışmaktaydı, ve günlük yevmiyesi 120 TL civarlarındaydı, kazadan sonra ağrıları nedeniyle kendi işini yapamaz hale geldi çünkü devamlı ayakta durmak ve un çuvalları kaldırmak ve hamur yoğurması işlemini yapması gerekiyordu ancak kazadan sonra bunları yapamaz hale geldiğinde asgari ücretle daha hafif işlerde çalışmak zorunda kaldı, bu yüzden maddi sıkıntılar yaşadı, kazadan sonra manevi olarak da yıprandı psikolojik tedavi gördü, çok zor bir süreç atlattı, bu nedenle ağladı zamanlar bile oldu yürümesi de değişti, herhangi bir tanık ücreti talebimi yoktur,.''demiştir.
Davacı vekilinin talebi ile tanıktan sorulduğunda ''davacı kaza geçirdikten sonra önce devlet hastanesinde yatıyordu sonra özel hastaneye sevk edildi özel hastane masrafları çok artınca biz ödemeyeceğimizi belirttik bunun üzerine tekrar devlet hastanesine davacı sevk olundu ancak o dönem ayağıda kötü olduğu için bu süreç çok zor oldu davalı taraf bizimle bu sürewçte görüşme yaparak masrafları ödeyeceğini söyledi bunun dışında da başka bir anlaşma olmadı.'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık...beyanında: ''Ben davacının eşi olurum kaza sırasında davacının yanında değildim hastaneye gittiğimde davacı eşimi görüdüm eşim tanınmayacak haldeydi sargılarla mumya haline gelmişti, davacı eşim 40 gün kadar hastanede yattı 6 ya yakın ameliyat geçirdi, kaval kemiği dışarıya çıkmıştı sırtında 4 tane kırık vardı kafatasında da kırık olmuştu, bu nedenle travma geçirdi bizi tanımadı bir süre davacı eşim hastaneden çıktıktan sonra da 6 7 ay kadar yatalak olarakevde yattı ben ona bakabilmek için işten ayrıldım evdede bakıma muhtaç çocuğum vardı buna rağmen eşime bir çocuk gibi baktım davacı eşim kazadan önce lahmacun ustasıydı kazadan önce günlük 90 100 110 TL yevmiye alıyordu kazadan sonra ise zaten çalışamıyordu, işe gitmeye çalışlıyordu ancak ağrıları sebebiyle duramadığından geri geliyordu yevmiyesi yarı oranında düşmüştü hala da çalışamaz halde, işsizlik maaşıyla 4 kişilik aile geçinmeye çalışıyoruz, davalı taraf hastane masraflarını ödedi birde davacı eşimin kredi borcunu 4 ayını ödedi aylık taksit 1.400 TL kadardı ancak kalanını ödemedi, eşim kaza sonrasında manevi yönden çok zor durumdaydı çalışamaması çocuğunu kucağına alamaması nedeniyle çok üzülüp ağlıyordu, çocuklarıyla oynayamayacak haldeydi, kaza nedeniyle spor yapamayacak haldeydi, herhangi bir tanık ücreti talebimi yoktur.'' demiştir.
Davacı vekilinin talebi ile tanıktan sorulduğunda; ''Davacının kaza nedeniyle sağ ayağı sağa doğru dönük vaziyette yarası hala durduğu için bu onu psikolojik yönden çok etkiliyor,i davacı bacağını ellediği zaman platinleri hissediyor olması onu psikolojik yönden etkiliyor,ben davalı tarafla davaya konu talepler nedeniyle anlaşma söz konusu olmadı.'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Yargılama kapsamında toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; Huzurdaki davada ileri sürülen talepler kapsamında tedavi evraklarının celbine müteakip kaza tarihi olan 17.10.2014 tarihi itibari ile yürürlükte olan yönetmelik hükümleri "Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği," kapsamında ATK raporu temin edilmiş, davacının son haline ilişkin güncel raporlar da incelenerek hazırlanan raporda % 4.3 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığının, geçici iş göremezlik süresinin 9 ay olduğunun tespit edildiği görülmüştür. ATK raporunun, dosyada mevcut tedavi evrakları/raporları incelenmek sureti ile güncel durum raporları da dikkate alınarak ayrıntılı ve gerekçeli olarak hazırlandığı, yine kaza tarihinde uygulanan yönetmelik uyarınca hesaplamalar yapıldığı, anlaşılmakla hükme esas alınmıştır.
Ayrıntılı, gerekçeli, dosyada bulunan kusur raporları arasındaki çelişkileri gideren ve dosya kapsamına uygun tanzim edilmekle mahkememizce itibar edilir bulunan 08.07.2020 tarihli ATK kusur raporu içeriği ışığında; davacı tarafın %70, davalı sigortanın ZMMS ile sigortacısı olduğu ... plakalı araç sürücüsünün % 30 oranında kusurlu olduğu , anılı tespitlerin dosya kapsamında çelişeceği kusura ilişkin başkaca bir değerlendirme unsuru bulunmadığı ve aksi yönde delil ibraz edilmediği anlaşılmakla, usul ekonomisi ilkesi ışığında kusur yönünden yeniden inceleme yapılması yoluna gidilmemiştir.
2918 sayılı KTK'nın 90. maddesinde; “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” şeklindeki düzenleme ve zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı kapsamı dışında bulunan hallerin düzenlendiği 92/i maddesindeki; “Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler.” şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarihli, 2019/40 E-202/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...Ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…Ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmekle ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellere göre (devre başı ödemeli belirli rant yöntemi, % 1,8 teknik faizle) tazminat hesabının yapılmasına ilişkin olarak KTK'nın 90. maddesinde yapılan değişikliğin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi ile birlikte uygulama birliğinin sağlanması yönünde tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınmasına yönelik içtihat geliştirildiği ancak hesaplamalarda pregresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi ve kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre tespit edilen maluliyet raporuna göre hesaplama yapılması gerektiği anlaşılmıştır.
Anılı kriterler uyarınca; ayrıntılı, gerekçeli, dosya kapsamına ve kaza tarihindeki yönetmelik hükümleri ile içtihatlara uygun, güncel asgari ücret hesaplamalarına göre (İstanbul BAM 40. H D nin 2023/1652 esas ve 2024/149 karar sayılı ilamında belirtildiği üzere sadece tanık beyanları ile kazanç tespiti mümkün olmayıp bunun bir takım belge ve kayıtlarla desteklenmesi gerektiği, davacı tarafça daha fazla veya farklı bir ücret alındığına dair yazılı delil ibraz edilmediği ve davacıya ait SGK kayıtları celbedilerek asgari ücret aldığının tespit edildiği görülmüştür. ) hazırlanmakla itibar edilir bulunan 02.06.2024 tarihli ek aktüer bilirkişi raporu kapsamında; davacı yanın talep miktarı, tarafların kusur oranı ve poliçe limiti, davacının kabulünde olan ödemelerin tenzili hususları da dikkate alınarak; geçici iş göremezlik tazminatı 2.251,04 -TL, sürekli iş göremezlik tazminatı 79.599,17 TL, tedavi masrafları da 1.847,64 TL hesaplanmakla anılı tazminat bedeli yönünden davalıların sorumluluğunun mevcut olduğu, zira kazaya sebep olan aracın sürücüsü, maliki ve ZMMS ile sigortacısının davalı oldukları , davacının ,davalı zararını arttırdığına dair dosyada veya kaza tespit tutanağında bir belirleme olmadığı anlaşılmış ve anılan tutarlar yönünden maddi tazminat istemli davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Manevi tazminat talebi yönünden ;6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre, Hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.
Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakim manevi tazminat yönünde takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerekmektedir. (HGK 23/06/2004, 13/291-370)
Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında, manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır.
Anılı düzenlemeler ve içtihatlar ışığında somut olaya bakıldığında; olayın ağırlığı ve verdiği üzüntünün bir nebze olsun telafisi bakımından meydana gelen olayın oluş şekli, kusur oranları, tarafların mali ve sosyal durumları dikkate alınarak yalnızca davalı gerçek kişilere yöneltilen manevi tazminata ilişkin istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Son olarak temerrüt tarihinin tespiti ve faiz türü noktasında inceleme yapılmış olup rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte ihbar edilmesinden sonra davalı sigorta şirketinin tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta olup davalı sigorta yönünden temerrüdün en erken, dava tarihi olan 29.05.2025 tarihinde gerçekleştiğinin tespit edilebildiği, diğer davalılar yönünden TBK 117 uyarınca haksız fiilin gerçekleştiği kaza tarihi itibari ile temerrüdün gerçekleştiği görülmüştür. Kazaya sebep olan aracın kullanım amacı hususi olduğundan yasal faiz işletilmesinin gerektiği anlaşılmakla; davanın maddi-manevi tazminat istemleri yönünden kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere;
- Davanın KISMEN KABULÜ ile,
2.251,04-TL geçici maluliyete dayalı , 79.599,17-TL sürekli maluliyete dayalı, 1.847,64-TL tedavi masraflarına dayalı olmak üzere toplam 83.697,85-TL maddi tazminatın davalı sigorta yönünden 29.05.2015 tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden 17.10.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
19.000-TL manevi tazminatın 17.10.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-
Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 7.015,29. TL karar. ilam harcından, davacı tarafça peşin yatırılan 1.025. TL harcın mahsubu ile bakiye 5.990,29. TL harcın davalılardan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine, ( Davalı sigorta şirketi 4.692,40 TL ile sorumlu olmak kaydıyla)
-
Davacı tarafça yapılan 5.977,75. TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesaplanan 2.046,18. TL yargılama giderinin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı... tarafından yapılan 150. TL yargılama giderinden davanın red oranına göre hesaplanan 98,66. TL yargılama giderinin davacıdan alınıp davalı...'e ödenmesine, kalan kısmın davalı... üzerinde bırakılmasına,
-
Maddi tazminat yönünden davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 17.900,00. TL vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacıya ödenmesine,
-
Maddi tazminat yönünden davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, reddedilen talep üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 17.900,00. TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine,
-
Manevi tazminat yönünden davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 17.900,00. TL vekalet ücretinin davalılar... ve ...'ten alınıp davacıya ödenmesine,
-
Manevi tazminat yönünden davalılar... ve ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden, reddedilen talep üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 17.900 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile anılan davalılara ödenmesine,
-
Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, istek halinde ilgili tarafa iadesine,
10-Davacı tarafça yatırılan 1.025-TL peşin ve 27,70-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 1.052,70-TL nin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine,
Dair, davacı vekili ve davalı gerçek kişiler vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.24/09/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:32:59