SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/472 E. 2024/405 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/472

Karar No

2024/405

Karar Tarihi

13 Haziran 2024

T.C.

İSTANBUL

16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/472 Esas

KARAR NO : 2024/405

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 22/05/2015

KARAR TARİHİ : 13/06/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı tarafın sanayi tipi boru alma-satma konusunda akit yaptıklarını, davacı yanın bu akdi ilişki sebebi ile davalılardan takip müstenidi bonoyu kabzettiğini, alacağını tahsil amacıyla ... 24. İcra Müdürlüğü’ nün ... E. Sayılı dosyasıyla ilamsız takibe başladığını, davalı tarafın itirazı neticesinde takibin durduğunu, bu itirazın haksız, kötü niyetli ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkili işlerinde kullanılmak üzere 282.000.00 amerikan doları nakdi bedel mukabilinde çelik boru satın alımı üzerine davalı ile sözleşme imzaladıklarını, davalı yanın müvekkiline karşı sözleşme ile üstlendiği taahhütlerin çoğunu yerine getirmediğini ya da kusurlu ve ayıplı yerine getirdiğini, gelinen safhada, akde riayetsizlik nedeniyle akit hükümlerini teminen müvekkil şirkete verilen takip konusu bono davacı şirket lehine alacak hakkı doğurduğunu, bu bono bedelinin davalı şirketten alınarak davacı şirkete ödenmesi gerektiğini, rızai satışın engellenmesi amacıyla teminat karşılığında davalı adına kayıtlı “...” olan gayrimenkul hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesine ve kaydına ihtiyati haciz şerhi konulmasına, Haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile takibin devamına, davalılar aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından ... 24. İcra Müdürlüğü'nün ...E.sayılı dosyası ile icra takibine konu edilen bononun takibine davalı müvekkilin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığından süresi içerisinde itiraz edildiğini, ayrıca diğer davalı ...'nın da senede aval verdiğini, bu sebeple ...’nun ileri sürdüğü ve süreceği tüm itiraz sebeplerini ...'nın da hukuken ileri sürebileceğini, ...’nın da icra takibine itiraz etme zarureti doğduğunu, davacı yanın; müvekkilince sözleşme ile üstlenilen taahhütlerin yerine getirilmediğinin, yerine getirilenlerin ise eksik ve ayıplı olarak yerine getirildiğinin , bu hususlar konusunda bir ihtarnamenin davalı tarafa gönderildiğini iddia edildiğini ancak bahsi geçen ihtarnamenin sureti dosyaya eklenmediğini, müvekkili tarafından sözleşme ile üstlenilen edimlerin tam olarak yerine getirildiğini, malların ayıplı olduğu yönündeki iddianın da kabulünün mümkün olmadığını, davacı yanın teslim edilen malları herhangi bir itirazı olmaksızın teslim alındığını, basiretli tacir hükümleri gereğince TTK’ da yer alan ihbar sürelerine uyulmadığını, işbu ticari ilişkinin gereği sözleşmeye konu mallar için fatura tanzim ettiğini. ekte sunulan faturalara 8 gün içerisinde itiraz edilmemiş olduğundan, müvekkili şirkete atfedilebilecek ayıplı ve/veya sözleşmeye aykırı ifanın da söz konusu olmadığını, bu itibarla müvekkili tarafından icra takibine yapılan itiraz haklı ve uygun olduğunu, mahkemede yapılacak yargılama sonunda müvekkil şirket aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmemesi gerektiğini, davacının gerçeğe uygun olmayan iddiaları çerçevesinde haksız ve hukuka aykırı huzurdaki davanın reddi ile, davacı tarafından ... 24. İcra Müdürlüğü’ nün ...E sayılı takibin iptaline, davacı aleyhine, dava değerinin % 20’ den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine. yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına, kara verilmesini talep ve dava etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Mahkememiz tarafından deliller toplanılmış, ilgili belgeler celp edilerek dosya içerisine alınmıştır.

Mahkememizde açılan işbu dava; taraflar arasında akdedilen boru alım satımına ilişkin olarak teminat amaçlı olarak alınan bononun ürünlerin sözleşmeye uygun teslim edilmediği, geç ve ayıplı teslim edildiğinden bahisle meydana gelen zarar nedeniyle teminat fonksiyonunun devreye girdiği ve bonodan dolayı alacaklı olunduğu iddiasıyla yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

Dava konusu davanın dayanağı .. 24.İcra Müd'nün... esas nolu icra takip dosyası olup davacı alacaklı işbu dosyada yapılan ilamsız takibini 01/10/2012 tanzim , 18/01/2013 vadeli, 280.000-USD bedelli bonoya dayanarak arkasında "işbu senet ... tarihli... defter nolu sözleşmenin teminat senedidir ciro edilemez iş bitiminde ... A.Ş.'ye iade edilecektir" ibaresi yazılı ve arkasında ... imzası olan teminat senedine dayalı olduğu ve senedi davalı şirket ve ... kefil olarak imzalamış olduğu, senede dayalı olarak 280.000-USD asıl alacak, 72.040,55-USD işlemiş faiz olmak üzere 352.040,55-USD üzerinden 29/01/2015 tarihinde ilamsız takibe geçtiği, takibin dayanağı olarak senedin yanı sıra 01/10/2012 tarihli sözleşmeye dayanıldığı ve davalı borçluların süresinde borca ve ferilerine itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdikleri anlaşılmıştır.

Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda;

Mahkememizin ... Esas ...Karar sayılı 13/10/2016 tarihli kararı ile; "1-Davanın reddine, 2-Davalı vekilinin şartları oluşmayan ve yerinde görülmeyen kötüniyet tazminat isteminin reddine, " dair karar verilmiş olup, verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmiş,

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi ... Esas 2...Karar sayılı ilamı ile;

"Dava, bonoya dayalı olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasında satım ilişkisi vardır. Davalı tarafından davacıya 18/09/2012 tarihli sözleşme uyarınca çelik borular satılmıştır. Satılan boruların bir kısmı eksik gönderildiği gibi, bir kısmı da sözleşmede öngörülen süreden sonra davacı yana teslim edilmiştir. Ancak bu mal satışı ile ilgili olarak düzenlenen faturalar davacı tarafından defterlerine işlenmiş ve süresinde bu faturalara itiraz edilmediği anlaşılmıştır. Davalı tarafından davacıya mallar 13/11/2012 ila 13/03/2013 tarihleri arasında düzenlenen faturalar ile gönderilmiştir. Davacı taraf ise eksik ve geç teslimle ilgili olarak ayrıca sertifika hususunda davalının edimlerini yerine getirmediğine ilişkin ihtarnamesini 10/04/2013 tarihinde çekmiştir. Davacı satıma konu mallarla ilgili olarak düzenlenen faturaları ve malları ihtirazi kayıt koymaksızın almıştır. Öte yandan malların teslimi sırasında sertifika konusunda da herhangi bir çekince ileri sürmemiştir. 6102 Sayılı TTK'nun 23/1-c maddesi uyarınca alıcının 2 ve 8 günlük sürelerde muayene ve varsa ayıbı ihbar yükümlülüğü vardır. Öte yandan aynı kanunun 21/2 maddesi uyarınca bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren 8 gün içinde faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamış ise bu içeriği kabul etmiş sayılacaktır. Davacı taraf tacir olup uyuşmazlık ticari nitelikteki satım sözleşmesinden kaynaklandığından ve yukarıda anılan kurallara uyması gerekirken bu kurallara uymadığından malları mevcut haliyle kabul etmiş sayılacaktır. Dolayısıyla dava konusu bonoyu davalının edimlerini tam ve gereği gibi yerine getirmediğinden bahisle takibe koyup davalıdan alacak talebinde bulunamayacaktır. Bütün bu anlatılanlar karşısında davacı vekilinin istinaf talepleri yerinde değildir.

Hal böyle olunca usul ve yasaya uygun olan ilk derece mahkemesi kararına yönelen davacı vekilinin istinaf taleplerinin reddi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile istinaf talebinin esastan reddine karar verildiği, verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyanın Yargıtay'a gönderildiği,

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... Karar sayılı 18/12/2019 tarihli ilamı ile;

"İlk derece mahkemesince, yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, TTK'da öngörülen kesin süreler içerisinde muayene ve ihbar yükümlülüğünün yerine getirildiğinin davacı tarafından kanıtlanamadığı, yine davacının herhangi bir ihtirazi kayıt düşmeksizin malları teslim aldığı, malın tesliminin davacı tarafça benimsendiği, davalı faturalarının davacı defterlerinde kayda alındığı, ayrıca sertifikalara ilişkin herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürülmediği, dolayısıyla davacının akti feshinin haksız olduğu ve bonoya dayalı alacak isteminde bulunamayacağı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinafa başvurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince; tüm dosya kapsamına göre, uyuşmazlığın ticari nitelikteki satım sözleşmesinden kaynaklandığı, davacının 6102 sayılı TTK'nın 21/2 maddesi ile 23/1-c maddesinde düzenlenen kurallara uymadığından malları mevcut haliyle kabul etmiş sayılacağı, dolayısıyla dava konusu bonoyu davalı şirketin edimlerini tam ve gereği gibi yerine getirmediğinden bahisle takibe koyup alacak talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteğinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

HMK’nın 353. maddesinin birinci fıkrasının b bendinin 3 nolu alt bendi, “Yargılamada bulunan eksiklikler duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte ise bunların tamamlanmasından sonra yeniden esas hakkında duruşma yapılmadan karar verilir.” düzenlemesini içermektedir. İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi tarafından, ilk derece mahkemesinin tahkikatında eksiklik saptanmış ve bunun üzerine yeni tahkikat işlemleri yapılmış, bilirkişi raporu alınmıştır. Bu şekilde yeni tahkikat işlemleri yapılması sebebiyle istinaf mahkemesinin yukarıda anılan Kanun hükmü uyarınca davanın esası hakkında yeniden bir hüküm kurması gerekmektedir. Ancak eldeki temyize konu istinaf kararında bu yönde bir hüküm kurulmamış, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi ile yetinilmiştir. Bu husus usul ve yasaya aykırı olduğundan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi’nin kararının bozulması gerekmiştir. " gerekçesi ile BAM kararının bozulduğu,

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile;

"İlk derece mahkemesince verilen kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine tahkikatta eksiklik bulunması nedeniyle bilirkişi heyetinden ek rapor alınmış ve yapılan tahkikat sonunda dairemizce 08/06/2018 tarihli ...Esas, ... Karar sayılı ilamla davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiş, iş bu kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 18/12/2019 gün, ... Esas, ... Karar sayılı ilamıyla Bölge Adliye Mahkemesi'nin ilk derece mahkemesi yargılamasında eksiklik bularak yeni tahkikat işlemleri yaptığı, bu durumda ise HMK'nun 353/1-b-3 maddesi uyarınca yeniden esas hakkında karar vermesi gerekirken doğrudan istinaf başvurusunun esastan reddi şeklinde karar verdiğini, bu durumun usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle dairemiz kararının bozulmasına karar verilmiş, bozma sonrası duruşma açılarak yapılan yargılamada usul ve yasaya uygun olan Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.

Dava, bonoya dayalı olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasında satım ilişkisi vardır. Davalı tarafından davacıya 18/09/2012 tarihli sözleşme uyarınca çelik borular satılmıştır. Satılan boruların bir kısmı eksik gönderildiği gibi, bir kısmı da sözleşmede öngörülen süreden sonra davacı yana teslim edilmiştir. Ancak bu mal satışı ile ilgili olarak düzenlenen faturalar davacı tarafından defterlerine işlenmiş ve süresinde bu faturalara itiraz edilmediği anlaşılmıştır. Davalı tarafından davacıya mallar 13/11/2012 ila 13/03/2013 tarihleri arasında düzenlenen faturalar ile gönderilmiştir. Davacı taraf ise eksik ve geç teslimle ilgili olarak ayrıca sertifika hususunda davalının edimlerini yerine getirmediğine ilişkin ihtarnamesini 10/04/2013 tarihinde çekmiştir. Davacı satıma konu mallarla ilgili olarak düzenlenen faturaları ve malları ihtirazi kayıt koymaksızın almıştır. Öte yandan malların teslimi sırasında sertifika konusunda da herhangi bir çekince ileri sürmemiştir. 6102 Sayılı TTK'nun 23/1-c maddesi uyarınca alıcının 2 ve 8 günlük sürelerde muayene ve varsa ayıbı ihbar yükümlülüğü vardır. Öte yandan aynı kanunun 21/2 maddesi uyarınca bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren 8 gün içinde faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamış ise bu içeriği kabul etmiş sayılacaktır. Davacı taraf tacir olup uyuşmazlık ticari nitelikteki satım sözleşmesinden kaynaklandığından ve yukarıda anılan kurallara uyması gerekirken bu kurallara uymadığından malları mevcut haliyle kabul etmiş sayılacaktır. Dolayısıyla dava konusu bonoyu davalının edimlerini tam ve gereği gibi yerine getirmediğinden bahisle takibe koyup davalıdan alacak talebinde bulunamayacaktır. Bütün bu anlatılanlar karşısında davacı vekilinin istinaf talepleri yerinde olmadığından reddi gerekmiştir. Ancak ilk derece mahkemesince yapılan tahkikat dairemizce yeterli görülmeyip bir kısım tahkikat işlemleri yapıldığından, Yargıtay bozma ilamı da gözetilerek HMK'nun 353/1-b-3 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve yukarıda belirtilen gerekçeler doğrultusunda davanın da reddine dair yeniden esas hakkında aşağıdaki hüküm kurulmuştur. " gerekçesi ile .... 16.ATM'nin ... E. - ...K.sayılı kararının HMK 353/1-b-3 maddesi gereğince kaldırılmasına dair karar verildiği,

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 'nin ... Esas... Karar sayılı 26/04/2022 tarihli ilamı ile;

"1- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıda yazılı bentler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

  1. Taraflarca malın teslimine ilişkin şartların sözleşme ile hüküm altına alındığı, mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi ile de malın eksik teslim edildiğinin belirlendiği anlaşılmaktadır.

Takibe konu edilen bononun sözleşmede yer aldığı ve teminat olarak verildiği açık iken sözleşme gereği davacıya eksik teslim edilen mal var ise davacının bu eksik kısma tekabül eden tutar üzerinden bonoyu takibe koymakta hukuki yararı olduğu gözetilerek buna ilişkin taraf delilleri toplanıp, eksik teslimle ilgili davacı iddiası üzerinde de durularak uygun sonuç çercevesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeyle yazılı şekilde verilen kararın bozulması gerekmiştir."gerekçesi ile davacı vekilinin temyiz isteminin kabulüne karar verilerek dosya mahkememize gönderilmiş ve mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır.

Yargıtay bozma ilamından sonra dosya kapsamına Bilirkişiler ..., ...ve ... tarafından hazırlanan raporda özetle;

"....Yapılan hesaplama sonucunda davacının davalıdan 36.047,62 USD alacağı olduğu bu alacağa icra takip tarihine kadar 3.130,32 USD faiz hesaplaması yapıldığı icra takip tarihi itibariyle davacı alacağının (asıl alacak + işlemiş faiz) 39.177,94 USD hesaplandığı şekilde bilirkişi görüşüne ulaşılmıştır. " şeklinde mütalaada bulunulduğu görülmüştür.

Bilirkişiler ...,... ve ... tarafından hazırlanan ek raporda özetle;

"A.Davalı tarafından eksik teslim edilen mal bedelinden (22.512,24 USD + KDV miktarın ) dava dışı teslim edilen mal bedelinin mahsubu gerekmemesi halinde davacının icra takip tarihi itibariyle alacağının hesaplaması yapılması halinde;

Davacının davalıdan 36.047,62 USD alacağı olduğu bu alacağa icra takip tarihine kadar 3.130,32 USD faiz hesaplaması yapıldığı icra takip tarihi itibariyle davacı alacağının (asıl alacak + işlemiş faiz) 39.177,94 USD hesaplandığı şekilde bilirkişi görüşüne ulaşılmıştır.

B.Davalı tarafından eksik teslim edilen mal bedelinden (22.512,24 USD + KDV miktarın) dava dışı teslim edilen mal bedelinin mahsubu gerekmesi halinde davacının icra takip tarihi itibariyle alacağının hesaplanması.

Davacının davalıdan 9.483,18 USD alacağı olduğu bu alacağa icra takip tarihine kadar 823,50 USD faiz hesaplaması yapıldığı icra takip tarihi itibariyle davacı alacağının (asıl alacak + işlemiş faiz) 10.306,68 USD hesaplandığı şeklinde bilirkişi görüşüne ulaşılmıştır.

C.Diğer davalı ... nın icraya konu edilen senet tutarına kefil olduğu görülmektedir. Davalı ... nın icra tutarından müteselsilen sorumlu olacağı değerlendirilmekle birlikte nihai karar sayın mahkemeye aittir. " şeklinde mütalaada bulunulduğu görülmüştür.

Mahkememizce Yargıtay bozma ilamından sonra yapılan yargılama sonucunda;

Davacı işbu davada alım satım sözleşmesine konu boruların kusurlu ve ayıplı çıkması sebebiyle satış bedelinin iadesinin sağlanması bakımından yapılan ilamsız icra takibine davalının yaptığı itirazın iptalini talep etmiştir.

Davacı ile davalı şirket arasında, dava dışı ... unvanlı şirketin ...taşıyıcı çelik kontstrüsüyon işlerinin yapımından kullanılmak üzere 01/10/2012 tarihli sözleşme ile sözleşmede belirtilen niteliklerde toplam 282.000-USD bedelli boru satın ve alımı sözleşmesi yapıldığı tartışmasızdır.

Davacı sözleşme konusu bedeli ödediğini, sözleşmedeki standartlara uygun boruların teslim edilmemesi, yani boruların kusurlu ve ayıplı olduğunu iddia ederek ödenen alım satım bedelinin teminatı olarak alınan bononun tahsilini talep etme hakkının doğduğunu belirterek buna dayalı olarak ilamsız icra takibi yaptığını belirterek 01/10/2012 tanzim , 18/01/2013 vadeli, 280.000-USD bedelli bonoya dayanarak arkasında "işbu senet... tarihli ... defter nolu sözleşmenin teminat senedidir ciro edilemez iş bitiminde... A.Ş.'ye iade edilecektir" ibaresi yazılı ve arkasında ... imzası olan teminat senedine dayalı olduğu ve senedi davalı şirket ve ... kefil olarak imzalamış olduğu görülmüştür.

Yargıtay bozma ilamında esasen "malın teslimine ilişkin şartların sözleşme ile hüküm altına alındığı mahkemece yapılan bilirkişi incelemesi ile malın eksi teslim edildiğinin belirlendiği, takibe konu edilen bononun sözleşmede yer aldığı ve teminat olarak verildiği açık iken, sözleşme gereği davacıya eksik teslim edilen mal var ise davacının bu eksik kısma tekabül eden tutar üzerinden bonoyu takibe koymakta hukuki yararı olduğu gözetilerek buna ilişkin taraf delillerin toplanarak karar verilmesi gerektiği, buna ilişkin incelemenin yapılmadığı" belirtilerek mahkememiz kararının bozulduğu ve bozmadan sonra bozma kapsamına uygun rapor tanzimi için dosya bilirkişi kuruluna tevdi edilmiştir.

Yargıtay bozma ilamı sonrasında tanzim edilen 28/04/2023 günlü bilirkişi raporunda dava konusu takibin dayanağı 01/10/2012 günlü sözleşmeye konu malın 36.047,62-USD 'lik bölümü davacı yana teslim edilmediği, sözleşme gereği malın 05/11/2012 tarihine kadar tam ve eksiksiz teslim edilmesi gerektiği, teslim edilen malın daha önce alınan raporlara göre kusur ve ayıplı olmadığı, ancak Yargıtay bozma ilamı ile usuli kazanmış ilkeleri gereğince eksik ve teslim edilmeyen mal bedelinin davacı tarafından talep edilebileceği mahkememizce benimsenmiştir. Sözleşme gereği teslim edilmeyen mal bedeli yönünden 05/11/2012 tarihinde temerrüt oluştuğu ve 36.047,62-USD teslim edilmeyen mal bedeli için bilirkişi kurulunca 3.130,32-USD faiz hesaplanmış olup, icra takip tarihi itibariyle eksik teslim edilen mal bedeli olarak 39.177,94-USD talep edebileceğine ilişkin bilirkişi raporunun dosya kapsamı ve Yargıtay bozma ilamına uygun olduğu belirlenmiştir.

Ancak davalı yan eksik teslim edilen mal bedeli yönünden yapılan talebe karşı, eksik teslim edilen mal karşılığında 22.512,24-USD + KDV mal bedelinin davacının alacağından icra takip tarihi itibariyle mahsup edilmesi talebinde bulunulmuş, mahkememizce gerçekten davacı yana sözleşme dışı malın teslim edildiği ve değerinin bilirkişilerce belirlendiği gözönüne alınarak davalının bu konudaki 26.564,44-USD lik kdv dahil mal bedelinin mahsup edildikten sonra davacının davalıdan 9.483,18-USD asıl alacak ve 823,50-USD işlemiş faiz talep edebileceği işbu borçtan davalı şirket ve senedin borçlusu ...'nın müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu mahkememizce benimsenmiştir.

Mahkememizce sonuç olarak, davanın takas ve mahsup işleminden sonra geri kalan 10.306,68-USD üzerinden aşağıdaki gibi kabulü gerektiği, fazlaya ilişkin istemin ise reddi gerektiği, ancak davacının esasen takas ve mahsup edilen 26.564,44-USD yönünden dava konusu eksik iade edilen boru nedeniyle talep hakkının olduğu, davalı yanın sözleşme dışı boruların teslimi nedeniyle işbu kısım yönünden takas ve mahsup iddiasında bulunarak davanın reddini sağladığı dikkate alınarak davacı yönünden masraf ve ücreti vekaletin dava değerine göre 39.177,94-USD miktar yönünden dava kabul edilmiş gibi hesaplama yapılması gerektiği, işbu miktarın üstünde kalan talep yönünden ise davanın reddedildiği benimsenerek hesaplama yapılması gerektiği benimsenerek aşağıdaki gibi hüküm tesis etmek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

Ayrıca , davacının icra inkar tazminatı talebinin, dava konusu alacağın tespiti yargılamayı gerektirdiğinden koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı isteminin İİK 67. Maddesi gereğince reddine,

Davalı yanın kötüniyet tazminatı isteminin, davacı alacaklının takibi sırf haksız ve kötüniyetli olarak davalıyı zarara uğratmak kastıyla yaptığı ispat edilemediğinden İİK 67 maddesi gereği koşulları oluşmadığından reddine ilişkin aşağıdaki gibi hüküm tesis etmek gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davanın KISMEN KABULÜ ile;

... 24. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı icra takibinde davalının itirazının 9.483,18 USD asıl alacak, 823,50 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 10.306,68‬ USD yönünden itirazın İPTALİ ile takibin takip talepnamesindeki diğer koşullarla birlikte işbu miktar üzerinden DEVAMINA,

Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,

  1. Dava konusu alacağın tespiti yargılamayı gerektirdiğinden koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı isteminin İİK 67. Maddesi gereğince REDDİNE,

  2. Davalı yanın kötüniyet tazminatı isteminin, davacı alacaklının takibi sırf haksız ve kötüniyetli olarak davalıyı zarara uğratmak kastıyla yaptığı ispat edilemediğinden İİK 67 maddesi gereği koşulları oluşmadığından REDDİNE,

  3. Davacı tarafça peşin yatırılan 8.165,29 TL harçtan, kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 1.830,38 TL karar. ilam harcının mahsubu ile bakiye 6.334,91‬ TL harcın talep halinde davacıya İADESİNE,

  4. Davacı tarafça yapılan 5.340,8 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre (% 13,99) hesaplanan 747,17 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, (Masraf ve vekalet ücreti yönünden yukarıda yazılı gerekçeye istinaden hesaplama yapılmıştır)

  5. Davalı ... tarafından yapılan 7.500 TL yargılama giderinden davanın red oranına göre (% 86,01) hesaplanan 6.450,75 TL yargılama giderinin davacıdan alınıp davalıya ödenmesine, kalan kısmın davalı üzerinde BIRAKILMASINA, (Masraf ve vekalet ücreti yönünden yukarıda yazılı gerekçeye istinaden hesaplama yapılmıştır)

  6. Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacıya ÖDENMESİNE,

  7. Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden, reddedilen talep üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 93.652,49 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara ÖDENMESİNE,

  8. Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, istek halinde ilgili tarafa iadesine,

10- Davacı tarafça 27,70 TL başvuru harcı ile 1.830,38 TL peşin harcın davalılardan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,

Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı , kararın tebliğinden itibaren 15 günlük yasal süre içerisinde YARGITAY'da temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.13/06/2024

Başkan

¸e-imzalıdır

Üye

¸e-imzalıdır

Üye

¸e-imzalıdır

Katip

¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapreddineistanbulödenmesineİtirazınİptali(TicariSatımdaniptalidevamınahükümKaynaklanan)

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim