SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/353 E. 2024/385 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/353

Karar No

2024/385

Karar Tarihi

7 Haziran 2024

T.C.

İSTANBUL

16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/329 Esas

KARAR NO : 2024/355

DAVA : Tespit

DAVA TARİHİ : 15/08/2023

KARAR TARİHİ : 30/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA:

Davacı Vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... Sönmez'in davalı kurum ile yaptığı abonelik sözleşmesi neticesi adına kayıtlı olan ... hizmet nolu tesisatla uzun süredir enerji kullanmakta olduğunu, müvekkilinin bugüne kadar faturalarını düzenli olarak ödediğini ve davalı kurum ile herhangi bir sorun yaşamadığını, çamaşırhane olarak ticari faaliyetine devam ettirmekte olduğunu, müvekkiline gelen davalı kurum çalışanları müvekkilin tesisatında kaçak kullanım olduğu gerekçesiyle müvekkiline toplam 371.077,57-TL kaçak elektrik faturası yazıldığını ve hiçbir faturada müvekkile tebliğ edilmeden müvekkilin elektrik enerjisini kestiklerini, resmi şekilde yönetmeliğe uygun bir kesme olmadığı halde sistemde kesme yapılmış gibi gösterip bu dönem ki kullanımını usulsüz kaçak göstermekte olduklarını, günlük 8 saat tüketim yapılan işyeri yönetmelik dışına çıkarak 21 saat çalışılıyor gibi hesaplama yapıldığını, son okuma tarihinden itibaren 21 günlük süre geçmesine rağmen yine yönetmelik dışına çıkarak belge bulgu varcasına 365 gün geriye gittiklerini, davanın kabulüne karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:

Davalı Vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın, işbu davayı görevsiz mahkemede ikame ettiğini, davaya konu kaçak elektrik tüketiminin gerçekleştiği adreste davacı tarafından ticari faaliyet yürütüldüğü ileri sürülse de bu ticari faaliyetin kapsamı ticari dava niteliğine haiz olacak kadar büyük olmadığını, davacı tarafın esnaf statüsünde olduğunu, işbu dava bakımından görevli mahkemeler İstanbul Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, işbu görevsiz mahkemede açılan davanın öncelikle usulden reddine karar verilmesini, davacı tarafın, müvekkil şirket tarafından hakkında usulsüz bir şekilde kaçak elektrik tüketimi bedelleri tahakkuk ettirildiğini iddia ettiğini, haksız ve mesnetsiz çıkar sağlamak amacıyla işbu davayı ikame ettiğini, davacının taleplerinin açık bir mesnedi ve izahı olmadığını, davacının iddiaları haklı bir sebebe yahut hukuki bir temele dayanmadığını, aksine kötü niyetli bir yaklaşımı ifade etmekte olduğunu, hukukun kötü niyeti koruması mümkün olmadığını, davacının ileri sürdüğü iddiaların kabulü mümkün olmadığını, davanın reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ :

Davanın davalı şirketçe tanzim edilen kaçak kullanım faturaları ile borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olduğu anlaşıldı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Davalı vekilinin cevap dilekçesi ile birlikte görev itirazlarını içerir dilekçe gönderdiği anlaşıldı.

... 'ne yazılan yazımıza yanıt verildiği anlaşıldı.

... A.Ş'ye yazılan yazımıza yanıt verildiği anlaşıldı.

... Vergi Müdürlüğü'ne yazılan yazımıza yanıt verildiği anlaşıldı.

Mahkememizin bozmadan önce 20/12/2023 tarihli, 2023/... Esas, 2023/ ... sayılı kararı ile; davanın ... mahkemelerinin görevli olması yönünde karar verilmiştir.

Tarafların itiraz etmesi üzerine,

... BAM ... Hukuk Dairesinin 07/05/2024 tarih ve 20247/... Esas 2024/... sayılı kararı ile;

"HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; dava , menfi tesbit talebine ilişkindir.

28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/l maddesinde tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem, olarak tanımlanmıştır.

Aynı Kanunun 73. maddesinde ise bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağı öngörülmüştür.

Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkeme duruşma yapmadan, yani taraflara tebligat yapıp onları dinlemeden dosya üzerinden de görevsizlik kararı verebilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmış ise veya yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip, karara bağlamalıdır.

Somut olayda davacı ile davalı arasında abonelik sözleşmesi mevcut ise de , kaçak tespit tutanağında abone grubunun "ticarethane-büro-yazıhane" olduğu ve tutanak tutulan yerin de İŞYERİ (kuru temizleme) olduğu anlaşıldığından, davacının 6502 sayılı Yasa kapsamındaki tüketici tanımına uymadığı ve tüketici olmadığı açıktır.

Davacının davalı şirketin abonesi olduğu, İstanbul Ticaret Sicil Memurluğunca,davacının gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığı,Vergi dairesi cevabına göre işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu,VUK 177. Maddesindeki limitleri aşmadığı bildirilmiştir.

Görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi değil Asliye Hukuk mahkemesi olduğu, davanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesince görülmesi gerektiği anlaşılmakla, mahkemece verilen kararın bu sebeple usul ve hukuka aykırı olduğu anlaşılmakla, davacı tarafın istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılması" gerekçeye istinaden kaldırılarak mahkememize tevzi olmuş, mahkememizin 2024/ ... Esasına kaydedilerek yargılamaya bu dosya üzerinden devam edilmiştir.

6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 4.maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı kanunun 5.maddesinin 2. fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4.maddesi hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir.

Bir hukuki işlemin veya fiilin TTK'nun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen bu kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bir hukuki işlemin veya fiilin olması gerekir.

TTK'nın 4 ve 5. maddeleri ile ticari davaların; '' Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medeni Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ila 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ila 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ila 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ila 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ila 554, havale hakkındaki 555 ila 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ila 580 inci maddelerinde, d) Fikri mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.'' şeklinde tanımlandığı görülmüştür. Anılı kanuni düzenlemeye göre, bir uyuşmazlığın ticari dava sayılması için TTK 4/1.maddesine göre her iki tarafında tacir olması ve ticari işletmeleri ilgili hususlardan doğması, yahut tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın “a-f” bentlerinde sayılan hususlardan doğmasının gerektiği açıktır.

Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda ve ... BAM ... Hukuk Dairesinin 07/05/2024 tarih ve 20247/ ... Esas 2024/... sayılı kararı gereğince davacının tacir olmadığı, faaliyetinin VUK 177. md belirtilen sınırları aşmadığı ve işletme hesabına göre defter tuttuğu, ilgiliyi tacir olarak nitelendirmek için yeterli olmadığı, kaçak tespit tutanağında abone grubunun "ticarethane-büro-yazıhane" olduğu ve tutanak tutulan yerin de İŞYERİ (kuru temizleme) olduğu görüldüğünden uyuşmazlığın genel hükümler uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmakla, mahkememizin görevsizliğine, HMK'nın 114/1-c ve HMK'nın 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden reddine, dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ;Gerekçesi gerekçeli kararda ayrıntılı açıklanacağı üzere;

  1. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1. c ve 115/2 maddeleri gereğince görev dava şartı noksanlığından DAVANIN USULDEN REDDİNE,MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE, görevli Mahkemenin ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNA,

  2. HMK'nun 20. Maddesindeki yasal şartlar yerine getirildiğinde dosyanın görevli ... Hukuk Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,

  3. HMK 20.maddesi uyarınca süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak karar kesinleşmişse kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde taraflardan birinin Mahkememize başvurarak dosyanın görevli Mahkemeye gönderilmesini talep etmesi aksi takdirde Mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA,

  4. Yargılama giderlerinin HMK'nın 331/2 maddesi uyarınca görevsizlik kararından sonra davaya devam edecek olan İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesince hükmedilmesine, görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmez ise talep halinde yargılama giderleri hakkında Mahkememizce karar verilmesine,

Dair dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, HMK 345/1. maddesi uyarınca tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/05/2024

Katip ...

¸e-imzalıdır

Hakim ...

¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapişyeriistanbulTespitgereği

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim