SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/855 E. 2024/383 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2017/855

Karar No

2024/383

Karar Tarihi

6 Haziran 2024

T.C.

İSTANBUL

16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2017/855 Esas

KARAR NO : 2024/383

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)

DAVA TARİHİ : 22/09/2017

KARAR TARİHİ : 06/06/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkili arasında, davalının ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan akaryakıt istasyonunda ... bayii olarak faaliyet göstermek üzere 19.11.2015 tarihli ve 4 yıl süreli bayilik sözleşmesi yürürlükte iken, taraflar arasında 09.10.2007 tarihli farklı bir sözleşme daha imzalandığını, sözleşmeye uygun şekilde hareket eden müvekkili şirketin Satış Destek Primi'nin 1.400.000 USD + KDV = 1.652.000 USD kısmını davalıya sözleşmede belirtildiği gibi cari hesaptan mahsup yolu ile ödediğini, kendi yükümlülüklerini yerine getiren müvekkili şirketin uzun süre davalının da peşin satış destek primini hak etmek için yükümlülüklerini yerine getirmesini beklediğini, ancak davalı tarafın sözleşmede belirtilmiş olmasına rağmen 2008 yılı içinde yapılması kararlaştırılan mahsuplaşma işlemini gerçekleştirmediğini, fatura da düzenlenmediğini, ayrıca talep tutarı olan 2.523.099,60 TL'nin takip tarihinden itibaren yıllık % 36 akdi temerrüt faizi ve faizin % 18 KDV si ile beraber müvekkiline iadesi gerektiğini beyanla davalı borçlunun haksız ve dayanıksız yetkiye ve borca itirazın iptaline, takibin devamına, haksız ve kötüniyetli itiraz nedeniyle borçlu davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazlar üzerindeki hükümsüz kalan ipoteğe dayanılarak yapılan işlemlerin hukuka aykırı olduğunu, davacı yanın ödeme emrinde borcun sebebinin " ... 60. Noterliği'nin ... tarih ve ... Yevmiye Nolu ihtarnamesinde belirtilen 28.06.2010 tarihli 2.523.099,60 TL'lik peşin satış destek prim borcu " olduğunu belirttiğini, müvekkili tarafından keşide edilen ... 45. Noterliği'nin ... tarihli ... Yevmiye nolu cevabi ihtarnamesinde özetle " keşideci ... A.Ş. 12 Şubat 2010 tarihinde ...41. Noterliği ...sayılı ve yine 30 Kasım 2010 tarihinde ... 41. Noterliği'nin ...sayılı ihtarnamesi ile Rekabet Kurumunun 12.03.2009 tarihli intifa ve benzer etkiye sahip ekipman kredi kira ve ayni yardım içeren sözleşmelerin rekabet yasağı gereği kaldırılması gerektiği düzenlemesi gereği Bayilik Anlaşmasından kaynaklanan intifa hakkını kaldırıldığı ; ve benzeri sözleşmelerinin ve Kredi borçlarının , Protokol borçlarının 0000 olduğuna ; cari alacağı bulunmadığına dair ihtarname gönderildiğini " belirttiği ihtarnamesini tebliğ ederek borç konusunun kalmadığını bildirdiğini, alacaklı olduğunu iddia eden davacı tarafın, kendi çektiği ihtarname ile borcunun sıfır olduğunu beyan etmiş olmakla huzurdaki davayla başkaca bir hak ve alacak talebinde bulunmaması gerektiğini, davacı yanın dava konusu alacağın ... 10. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile aynı alacak ve aynı borçlular aleyhinde başlatılan takip olduğu ve müvekkili tarafından daha önce itiraz edilmediğini, itirazının ise kötü niyetli olduğunu savunduğunu, ancak ... 12. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ...Sayılı ilamında " ... alacaklı tarafından ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren 2 yıl içinde masrafı da yatırılarak yapılmış bir satış talebi olmadığı, 2 yıllık sürede usule uygun satış istenmemesi nedeniyle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takiplerde takibin düşmesi sonucunu yarattığı ve takibin düşmesinden sonra yapılan işlemler yok hükmünde olduğu ..." yönünde hüküm kurularak var olmayan bir alacağın tahsili için hukuken geçersiz olan icra takibi üzerinden işlem yapan davacı yanın kötü niyetli olduğunun açıkça ortada olduğunu, ... E. Sayılı dosyadan çıkartılan ödeme emri usulüne aykırı olarak tebliğ ettirilerek müvekkilinin itiraz hakkı engellendiğinden söz konusu icra takibinden çok geç haberdar olunduğunu ve haberdar olunduğundan itibaren tüm yasal hakların da kullanıldığını, davacının söz konusu sözde alacağı talep hakkı bulunmadığından ne asıl alacağın ne de ferileri ile birlikte KDV'sinin ve de fahiş olan faiz oranının taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Mahkememiz tarafından deliller toplanılmış, ilgili belgeler celp edilerek dosya içerisine alınmıştır.

Mahkememizde açılan işbu dava, ... 10 İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın, İİK 67. Mad.gereğince iptali istemine ilişkin olup, icra dosyası kapsamı ile 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı sabittir.

...10 İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; ... tarafından ..., ... aleyhine icra takibi başlatıldığı, 2.523.099,60 TL ipotek alacağı, 2.523.099,60 TL ipotek alacağı olmak üzere toplam 5.046.199,20 TL alacağın tahsilini talep ettiği, borçlunun süresine borca ve ferilerine itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği icra dosyası kapsamı incelenmesinden anlaşılmıştır.

Mahkememiz dosyasına bilirkişi incelemesi yaptırılmış olmakla;

A-Bilirkişiler Yeminli Mali Müşavir..., Öğretim Üyesi ... ve Akaryakıt ve LPG Sektör Uzmanı ... tarafından hazırlanan 21/09/2018 tarihli raporda özetle;

"1-Davacı taraf defter ve belgelerini sunmadığı için heyetimizin hesap bilirkişisi tarafından bunlar üzerinde inceleme yapılamadığı, keza davalı taraf da defter ve belgelerini sunmadığından bu belgeler üzerinde de inceleme yapılamadığı,

  1. Sadece dosya içeriğiyle sınırlı olarak yapılan incelemede, taraflar arasındaki sözleşme 19.11.2010. 19.11.2014 dönemi için uygulanamaz duruma geldiğinden, bu dönem için davacı tarafından davalıya ödenen 1.000.000,00 USD'nin davalı tarafından davacıya iade edilmesi gerektiği,

  2. Davacı lehine hüküm tesis edebilmek için, davacı tarafından intifa hakkının karşılığı olarak alınan ipoteklerin sözleşmenin uygulanamaması ve feshedilmiş olması nedeniyle davalı lehine terkin edilmesinin gerekip gerekmediği konusunda takdirin tamamen yüce mahkemeye ait bulunduğu,

  3. Bu sonuçlara davacının ve davalının defter ve olayla ilgili kayıtları heyetimizin müteaddit taleplerine rağmen ibraz edilmediğinden, sadece dosya içeriğindeki veri ve belgelerden hareketle varıldığı, bu konuda takdirin münhasıran yüce mahkemeye ait bulunduğu"şeklinde mütalaada bulunulduğu görülmüştür.

B-Bilirkişiler Yeminli Mali Müşavir ..., Öğretim Üyesi ...ve Akaryakıt ve LPG Sektör Uzmanı ... tarafından hazırlanan 01.07.2019 tarihli ek raporda özetle;

"a-Kök raporumuzda da tespit edildiği üzere, taraflar arasındaki sözleşme 19.11.2010-19.11.2014 dönemi için uygulanamaz duruma geldiğinden, bu dönem için davacı tarafından davalıya ödenen 1.000.000,00 USD 'nin davalı tarafından davacıya iade edilmesi gerektiği,

b-Davacı lehine bu yönde hüküm tesis edebilmek için, davacı tarafından intifa hakkının karşılığı olarak alınan ipoteklerin sözleşmenin uygulanamaması ve feshedilmiş olması nedeniyle davalı lehine terkin edilmesinin gerekip gerekmediği konusunda takdirin tamamen yüce Mahkemeye ait bulunduğu " şeklinde mütalaada bulunulduğu görülmüştür.

C-Bilirkişiler Yeminli Mali Müşavir..., Öğretim Üyesi ...ve Akaryakıt ve LPG Sektör Uzmanı ...tarafından hazırlanan 17.07.2019 tarihli ek raporda özetle;

"a-Kök raporumuzda da tespit edildiği üzere, taraflar arasındaki sözleşme 19.11.2010-19.11.2014 dönemi için uygulanamaz duruma geldiğinden, bu dönem için davalı tarafından alındığının tespiti halinde 1.000.000,00 USD nin davalı tarafından davacıya iade edilmesi gerektiği,

b-Davacı lehine hüküm tesis edebilmek için, davacı tarafından intifa hakkının karşılığı olarak alınan ipoteklerin sözleşmenin uygulanamaması ve feshedilmiş olması nedeniyle davalı lehine terkin edilmesinin gerekip gerekmediği konusunda takdirin tamamen yüce mahkemeye ait bulunduğu,

c-Davacı tarafından bilirkişi incelemesi için sunulması gereken ticari defterlerin yukarıda açıklandığı üzere sunulmadığı,

d-Davacı tarafından 31.12.2009 tarihli 2.485.434,00 TL'nin "protokol ödeme" açıklaması ile kaydının yapılarak davalının borçlandırıldığı, ancak davalıya böyle bir ödeme yapıldığına ilişkin bir bilginin sunulmadığı, yani ödemenin nasıl yapıldığının belgelendirilmediği, ödemeye ilişkin herhangi bir kanıtın sunulu olmadığı,

e-Tüm bunlardan sonra yukarıdaki 31.12.2009 tarihli " protokol ödeme" açıklamalı 2.485.434,00 TL'nin hesaplardan çıkarılması halinde davacının davalıdan 37.665,60 TL alacaklı olduğu,

f-Ön rapor ve kök raporda belirtildiği üzere, yerinde inceleme yapılmadan sektör uzmanı olarak sektörel değerlendirme yapılamayacağı,

g-Bu sonuçlara davacının ve davalının defter ve olayla ilgili kayıtları heyetimizin müteaddit taleplerine rağmen ibraz edilmediğinden, sadece dosya içeriğindeki veri ve belgelerden hareketle varıldığı, bu konuda takdirin münhasıran yüce mahkemeye ait bulunduğu" şeklinde mütalaada bulunulduğu görülmüştür.

D-Bilirkişiler Yeminli Mali Müşavir ..., Öğretim Üyesi ...ve Akaryakıt ve LPG Sektör Uzmanı ... tarafından hazırlanan 05.02.2021 tarihli ek raporda özetle;

"a-Kök raporumuzda da tespit edildiği üzere, taraflar arasındaki sözleşme 19.11.2010-19.11.2014 dönemi için uygulanamaz duruma geldiğinden, bu dönem için davalı tarafından 1.000.000,00 USD'nin davacıdan talep edilemeyeceği,

b-Davacının 09.10.2007 tarihinde yapılan sözleşme gereği yıllık 250.000,00 USD'yi davalıya ödemesi gerektiği, 3 yıllık bir çalışmanın gerçekleşmesine karşın toplam 750.000,00 USD'yi (893.195,00 TL) hakettiği, bu tutarın 350.000 USD + KDV'lik kısmını davalının faturalandırdığı ve davacı hesaplarına intikal ettirmiş olduğu, kalan 400.000 USD'yi ödemediği, buna karşın davacının defter ve kayıtlarına göre; davalının cari hesaptan kaynaklanan 1.652.000,00 USD'lik (1.935.483,20 TL) tutarı ödemediği, bu durumda davacının davalıdan 1.448.043,20 TL alacaklı olduğu, yine yukarıda hesaplandığı üzere mahkeme tarafından davacının alacağının USD üzerinden hesaplanması gerektiği sonucuna varılması halinde davacının alacağının 1.252.000,00 USD olacağı,

c-Davalı tarafından bilirkişi incelemesi için ticari defterlerin yukarıda açıklandığı üzere sunulmadığı, dolayısıyla davalı defterleri üzerinden bir tespit yapılamadığı " şeklinde mütalaada bulunulduğu görülmüştür.

E-Bilirkişiler Yeminli Mali Müşavir ..., Öğretim Üyesi ... ve Akaryakıt ve LPG Sektör Uzmanı ...tarafından hazırlanan 15.03.2024 tarihli ek raporda özetle;

"a) Kök raporumuzda da tespit edildiği üzere, taraflar arasındaki Satış Destek Primi sözleşmesi 19.11.2010 - 19.11.2014 dönemi için uygulanamaz duruma geldiğinden, bu dönem için davalı tarafından 1.000.000,00 USD satış destek priminin davacıdan talep edilemeyeceği,

b) Davacının 09.10.2007 tarihinde yapılan satış destek primi sözleşmesi gereği yıllık 250.000,00 USD satış destek primini davalıya ödemesi gerektiği, 3 (üç) yıllık bir çalışmanın gerçekleşmesi nedeniyle davalının toplam 750.000,00 USD satış destek primini (893.195,00TL) hakettiği, bu tutarın 350.000,00 USD * KDV'lik kısmını davalının faturalandırdığı ve davacı hesaplarına intikal ettirmiş olduğu, kalan 400.000,00 USD satış destek primini davacının ödemediği; davacının defter ve kayıtlarına göre, davacının cari hesaptan (petrol ürünleri satış bedeli alacağından ve diğer alacaklardan) kaynaklanan 1.652.000,00 USD'lik (1.935.483,20 TL) alacak tutarını davalının ödemediği, bu durumda davacının davalıdan, yukarıda belirtilen ve davalıya olan 400.000,00 USD satış destek primi borcunu düşt üzde, 1.448.043,20 TL alacaklı olduğu, yine yukarıda hesaplandığı üzere Mahkeme tarafından davacının alacağının USD üzerinden hesaplanması gerektiği sonucuna varılması halinde davacının alacağının 1.252.000,00 USD olacağı; görüleceği üzere davalının çıplak satış destek primi alacağının 400.000,00 USD olduğu, bu meblağdan davacının 1.652.000,00 USD'lik cari hesap alacağının düşülüp düşülmemesinin tamamen sayın Mahkemenin takdir alanına girdiği,

c) Davalı tarafından bilirkişi incelemesi için ticari defterlerin önceki raporlarımızda açıklandığı üzere sunulmadığı, dolayısıyla davalı defterleri üzerinden bir tespit yapılamadığı,

d) ... 30.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... sayılı ve ... 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...sayılı kararlarındaki dava konularının huzurdaki dava ile ilişkili olmadığının sabit olduğu, bu doğrultuda dava konusuna yönelik mükerrer bir tahsilatın söz konusu olamayacağı ve bu dosyada hesaplanan davacı alacağının nihai alacak olup başkaca bir alacak tutarı bulunmadığı, " şeklinde mütalaada bulunulduğu görülmüştür.

Mahkememiz tarafından yapılan yargılama sonucunda;

Mahkememizde davacı ...A.Ş., davalı ...aleyhine (şahıs firması) 19/11/2005 tarihli bayilik sözleşmesine dayalı olarak ve 09/10/2007 tarihli sözleşme gereğince işbu sözleşmenin 4.maddesine göre kararlaştırılan toplam 1.750.000-USD + KDV destek primi ödemesi yapılması, bu rakamın 350.000-USD + KDV sinin fatura mukabili, banka teminat mektubu ve ipoteklerin verilmesi koşuluyla, 1.400.000-USD + KDV nin ise bayinin 16/10/2017 tarih itibariyle PO deki cari hesabında tüm ferileriyle beraber oluşmuş olan toplam borcun o tarihteki Merkez Bankası döviz satış kuru üzerinden USD ye çevrilmesi suretiyle bulunacak tutarın, bayiinin mahsuplaşma tarihi itibariyle düzenleyeceği fatura karşılığı tahakkuk edecek bayinin PO nezdindeki cari hesabına aktarılması suretiyle ödeneceği düzenlenmiş bulunduğu sözleşmelerin incelenmesinden anlaşılmıştır.

Taraflar arasındaki sözleşmeler gereğince satış destek priminin 1.400.000-USD + KDV 252.000-USD olmak üzere 1.652.000-USD olarak davalı yanın cari hesabına mahsuben ödendiği davacı tarafından beyan ve kabul edilmiş dosya kapsamından tespit edilmiştir.

Davacının yükümlülüklerini yerine getirdiği sözleşme gereği 2008 yılında yapması gereken mahsuplaşma işlemlerini gerçekleştirdiği ve fatura düzenlediği, davalının ise yapması gereken mahsuplaşma işlemlerini 31/12/2009 tarihine kadar yapmadığı (fatura kesmediğinden), işbu parayı davalı cari hesabına yeniden davacı şirkete borç şeklinde işlediği, davacı davalıya ... 35.Noterliğinin ... gün ve ... yevmiye nolu ihtarını çektikten sonra ihtarın sonuçsuz kalması üzerine ... 10.İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi yapıldığı ve itiraz edilmemesi nedeniyle takibin kesinleştiği ancak takibin işlemsiz kaldığı ve 27/02/2007 tarihinde yasal süresinde satış avansı yatırılmadığından düşürülmesine karar verildiği, bu nedenle ... 60.Noterliğinin ... gün ve ... yevmiyeli ihtarı ile 2.523.099,60-TL borcun ödenmesi istenmiş ancak ödenmediğinden davalı aleyhine ... 10.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takibi aynı borçlular aleyhine yapılmış ve icra takibinde 2.523.099,60-TL asıl alacak takip tarihinden itibaren % 36 yıllık faiz ve faizin % 18 Kdv si ile ödenmesi talep edilmiş olduğu, davalı şirketin takibe itiraz ettiği ve mahkememizde işbu itirazın iptali davası açıldığı dosya kapsamı ile sabittir.

Mahkememiz tarafından yapılan değerlendirme sonucunda;

Mahkememizce alınan bilirkişi raporları birbirini tamamlar nitelikte olup en son tanzim edilen 15/03/2024 tarihli raporda; taraflar arasındaki 09/10/2007 tarihli sözleşmenin 4.maddesinde satış destek primi düzenlenmiş olup, 19/11/2009 tarihinde sona erecek bayilik sözleşmesinin, 19/11/2007 tarihinde 5 yıl uzatılarak 15/11/2014 tarihine kadar uzatılması kabul edilmiştir. Davacı ile bayi arasında mevcut bayilik ilişkisi gereğince 19/11/2007 tarihinden itibaren kalan 2 yıllık süre ve bu süreye ilaveten bayinin PO bayisi olarak çalışmayı kabul ve beyan ettiği 5 yıllık süre boyunca 19/11/2014 tarihine kadar ticari faaliyetleri desteklemek amacıyla yıllık 250.000-USD den 1.750.000-USD + KDV peşin satış destek primi ödemeyi davacının kabul ve taahhüt ettiği görülmektedir. Davacı bayinin düzenlediği ek fatura mukabilinde 350.000-USD + KDV ödenmiş olup, peşin satış destek priminden kalan 1.400.000-USD + KDV nin bayinin 16/10/2007 tarihi itibariyle PO daki cari hesabına tüm ferileriyle beraber oluşmuş olan toplam borcunu sözleşme koşullarına göre PO nezdindeki cari hesabına aktarılacağı düzenlenmiştir. Bu mahsup işlemi yapılan kadar bayinin 16/10/2007 tarihi itibariyle USD cinsinden tespit edilen borcuna hiçbir faiz uygulanmayacaktır. 2008 yılında yapılacak taahuk ve mahsup işlemi PO tarafından kabul edilmiş olup ileride bu konuda herhangi bir itiraz sürülmeyecektir.

Davacı Petrol Ofisi tarafından yapılan 350.000-USD karşılığı 428.225,00-TL + KDV=505.305,00-TL toplam ödeme davalının düzenlediği 18/10/2007 tarihli fatura karşılığı gerçekleşmiştir. Davalının 16/10/2007 tarihi itibariyle mevcut cari borcu peşin satış destek primi olarak ödenecek 1.400,000-USD karşılığı mahsup işlemi yapılacağı düzenlenmiş olup davacı PO beyanı doğrultusunda mahsup işlemi kaydının yapıldığı ancak davalının 2008 yılı itibariyle sözleşme gereği mahsup işlemi yapmadığı ve 31/12/2009 a kadar beklemesine rağmen 1.400.000-USD karşılığı TL olarak peşin satış destek priminin şartı koşulan faturanın kesmediği, davalının mahsuplaşmayı yapmaması nedeniyle, davalının 16/10/2007 tarih itibariyle mevcut cari hesap borcu, davalının cari hesabına davacı PO borcu şeklinde yeniden kayıt edildiği dosya kapsamındaki delillerden tespit edilmiştir.

19/11/2005 tarihli sözleşme yürürlükte iken taraflar arasında yapılan 09/10/2007 tarihli sözleşme ile peşin ilave süre eklenmesi karşısında sözleşme sürenin son bulması gereken tarihinin 19/11/2014 tarihi olduğu bilirkişilerce tespit edilmiş olup mahkememizce de bu tespite itibar edilmiştir.

Rekabet Kurulunun 10-15-20 yıl gibi uzun süreli intifa ve tapuya şerhli intiba sözleşmelerinin bayiye baskı oluşturduğu kabul edilerek 5 yıllık sözleşme sonunda bayilerin yeniden sözleşme yapılmaya zorlandığı, Rekabet Kurulu tarafından tespit edilmiş olmakla Rekabet Kurulu 05/03/2009 tarihli kararı ile 13/03/2009 tarihinde yaptığı duyuru ile sadece bayilik sözleşmesi değil bununla irintili, intifa , kira, ariyet ve kredi sözleşmelerinden oluşan dikey ilişkinin de 5 yıl süre ile grup muafiyetinden yararlanacağı karara bağlanmıştır.

Rekabet Kurulunun 2002/2 sayılı değişiklik yapılan 2003/3 tebliği ile öngörülen geçici hükümleri tebliğ uygulamasına ilişkin olarak daha önce çeşitli kurul kararı uyarınca 18/09/2005 tarihinden önce yapılıp ta alınan tarih itibariyle bakiye süresi 5 yılı aşan sözleşmelerin 18/09/2010 tarihinde, işbu tarihten sonra yapılan sözleşmelerin olayımızda olduğu gibi 5 yılın sonunda uygulanmasına son verilmesi gerekmektedir. Yani olayımızdaki sözleşmenin 19/10/2005 tarihli olması sebebiyle 19/11/2010 tarihi itibariyle son bulması gerektiği sektörel olarak tespit edilmesi gerektiği gibi mahkememizde Rekabet Kurulu kararlarına göre belirlenmiştir.

Buna göre Rekabet Kurulu kararı gereğince akdedilen sözleşmenin 19/11/2010 - 19/11/2014 tarihleri arasında uygulama olanağı kalmadığı, bilirkişi kurulunca belirlenmiş olup 09/10/2007 tarihli sözleşmenin 4.mad gereği belirlenmiş bulunan satış destek priminin 19/11/2009 tarihi itibariyle sona erecek sözleşme gereğince, sözleşme süresine 5 yıl ilave edilecek olduğu düşünülerek kalan 2 yılla birlikte 7 yıl için 1.750.000-USD + KDV olarak ödeneceği hüküm altına alınmış olup her yıl için 250.000-USD ödeneceği dikkate alındığında toplam 1.750.000-USD ödenmesine sözleşmede düzenleme yapıldığı kabulü gerekir. 18/10/2007 tarihli davalının düzenlediği fatura karşılığı peşin satış destek primi olarak 350.000-USD kısmının davacı PO tarafından ödendiği ve 16/10/2007 tarih itibariyle mevcut cari borca mahsuben 1.400.000-USD karşılığı mahsup işlemi yapılacağı hüküm altına alındığından sözleşmenin 19/10/2010 - 19/11/2014 tarihleri arasındaki bölümünün ifasını Rekabet Kurulu kararı gereğince uygulama olanağı kalmadığından bu süreye denk gelen mahsuba konu edilen davacı alacağı olarak devam etmesi gerektiği bilirkişi kurulunca belirlenmiş olup işbu dava dışındaki diğer davaların dava konusu uyuşmazlıkla alakası bulunmadığı, akaryakıt istasyonunun üzerinde bulunduğu gayrimenkul üzerinde davacı PO lehine tesis edilen intifa hakkının davacı PO tarafından terkin edilmiş olduğu ve bu nedenle dava konusu peşin satış destek priminin 09/10/2007 tarihinde yapılan sözleşme gereğince yıllık 250.000-USD den 3 yıllık bir çalışmanın gerçekleşmesi nedeniyle 750.000-USD satış destek priminin (893.195,00-TL) hak ettiği bu tutarın 350.000-USD + KDV lik kısmının davalı tarafından faturalandırıldığı ve davacı hesaplarına intikal etmiş olduğu kalan 400.00-USD nin satış destek priminin davacı tarafından ödenmediği davacı defter ve kayıtlarına davacının cari hesaptan (Petrol enerji satış bedeli ve diğer alacaklarından ) kaynaklanan 1.652.000-USD lik (1.935.483,20-TL) alacak tutarını davalının ödemediği bu durumda davacının davalıdan yukarıda belirtilen davalıya ödenmesi gereken 400.000-USD lik satış destek priminin borcundan düşüldüğünde 1.448.043,20-TL alacaklı olduğu bilirkişi kurulu tarafından belirlenmiş olup mahkememizce 15/03/2024 tarihli rapora itibar edilerek işbu alacak miktarı üzerinden davanın kabulü gerektiği, davalının mükerrer talep konusu edildiğini ileri sürdüğü ... 30.ATM ve ... 11.ATM dosyalarındaki konuların huzurda dava ile ilişkisinin bulunmadığı ve mükerrer bir tahsilatın olmadığı mahkememizce benimsenmiş olup davanın 1.448.043,20-TL üzerinden kabulü gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış ve fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermek gerekmiştir.

Ayrıca yapılan takipler ve cari hesaba dayalı takiplere yönelik açılan davalarda verilen kararlar, dava konusu alacağın niteliğinin destek primi iadesi koşulları oluşup oluşmadığı, davalının ne miktarda destek prim alacağı bulunduğu tespit edilerek davacının yaptığı destek ödemesinin iadesi gereken miktarı yargılamayı gerektirdiğinden, alacak likit olmamakla icra inkar tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki gibi hüküm tesis etmek gerektiği sonucuna varılmıştır.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

Davanın KISMEN KABULÜ ile;

  1. Davalının ... 10 İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibine yaptığı itirazın 1.448.043,20 TL üzerinden iptali ile, takibin işbu miktara takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle, takip talepnamesindeki diğer aynı kayıt ve şartlarla devamına, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,

  2. Yapılan takipler ve cari hesaba dayalı takiplere yönelik açılan davalarda verilen kararlar, dava konusu alacağın niteliğinin destek primi iadesi koşulları oluşup oluşmadığı, davalının ne miktarda destek prim alacağı bulunduğu tespit edilerek davacının yaptığı destek ödemesinin iadesi gereken miktarı yargılamayı gerektirdiğinden, alacak likit olmamakla icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,

  3. Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 98.915,83 TL karar. ilam harcından, davacı tarafça peşin yatırılan (dosyamıza yatırılan 30.472,74 TL peşin harç+ icra dosyasına yatırılan 12.615,00 TL peşin harç olmak üzere) 43.087,74 TL harcın mahsubu ile bakiye 55.828,09 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir KAYDEDİLMESİNE,

  4. Davacı tarafça yapılan 19.609,20 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre (% 57,39) hesaplanan 11.254,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,

  5. Davalı taraf yargılama gideri yapmadığından bu hususta bir karar verilmesine YEROLMADIĞINA,

  6. Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 187.843,46 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya ÖDENMESİNE,

  7. Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, reddedilen talep üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 148.256,20 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE,

  8. Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, istek halinde ilgili tarafa İADESİNE,

  9. Davacı tarafça dosyamıza yatırılan 30.472,74 TL peşin harç, icra dosyasına yatırılan 12.615,00 TL peşin harç ve 31,40 TL başvuru harcı olmak üzere toplam olmak üzere yatırılan 43119,14 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,

Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.06/06/2024

Başkan

¸e-imzalıdır

Üye

¸e-imzalıdır

Üye

¸e-imzalıdır

Katip

¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistanbulkısmenİtirazınkabulü(HaksızİptaliZararEylemdenKaynaklananNedeniyle)hüküm

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim