SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/732 E. 2024/370 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2019/732

Karar No

2024/370

Karar Tarihi

5 Haziran 2024

T.C.

İSTANBUL

16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2019/732 Esas

KARAR NO : 2024/370

DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 30/12/2019

KARAR TARİHİ : 05/06/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA:

Davacı Vekili dava dilekçesinde özetle;İtiraza konu takibe dayanak belge olan çek ile beraber toplam 25 adet çekin 19/06/2019 tarihinde müvekkil firmanın kasasından çalınması üzerine tarafımızdan TC. ... CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI'NA suç duyurusunda bulunulduğunu, savcılıkça ilgili banka şubesine “söz konusu çeklerin bankaya ibrazı durumda kolluk kuvvetine haber verilmesi” yönünde müzekkere yazıldığını, söz konusu soruşturma savcılığın 2019/... soruşturma nolu dosyası kapsamında devam ettiğini, suç duyurusuyla beraber çalınan çekler ile ilgili olarak kıymetli evrakın iptali yönünde açılan davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/ ... 16 Esas 2019/... Karar sayılı dosya da “Dava, çek iptali istemine ilişkin olup, TTK'nın 651.maddesi uyarınca çek iptali davasını ancak hamil açabilip, keşideci açamayacağından davanın reddine karar verildiğini, Alacaklı tarafından alınan Müvekkili aleyhine başlatılan ... İcra Müdürlüğü'nün 2019/ ... Esas sayılı dosyası kapsamında başlatılan takip sonrasında gönderilen ödeme emri dolayısıyla söz konusu takipten haberdar olunduğunu, ... İcra Hukuk Mahkemesi 2019/... Esas sayılı dosya kapsamında dava açıldığını, Ardından ... Cumhuriyet Başsavcılığı'na resmi belgede sahtecilik suçuna ilişkin şikayette bulunulduğunu, soruşturma 2019/ ... soruşturma nolu dosya kapsamında devam ettiğini, Çek üzerinde LEHDAR gözüken ve HAMİL olan DAVALILAR ile müvekkili firmanın hiçbir. hukuki ve ticari ilişkisi bulunmadığını, Takibe konu yapılan dayanak belgedeki imza müvekkiline ait olmadığını, Müvekkilinin daha önce atmış olduğu belgelerde imzalarmı ve yine mahkeme huzununda oturarak ve ayakta atacağı imzaların bilirkişi marifetiyle tetkikinden de takip konusu yapılan evraktaki imzanın müvekkilimize ait olmadığı anlaşılacağını, bu nedenlerle; ... İcra Müdürlüğü'nün 2019/ ... Esas sayılı icra takibinin durdurulmasına karar verilmesini Sonrasında davalı ve/veya davalılar ile aramızda herhangi bir ticari ilişkinin ve davalılara borcumuzun olmadığının tespitinin yapılmasını, davalılar aleyhine 9020'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, haklı davamızın kabulü ile ... İcra Müdürlüğü'nün 2019/ ... Esas sayılı icra takibinin iptaline , yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP:

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinin müvekkil asil adına tebliğ edilmesinin usulsüz olduğunu, huzurdaki davanın davacının ... İcra Müdürlüğü’nün 2019/ ... E. sayılı dosyasından dolayı müvekkili şirkete borçlu olunmadığının tespiti istemi ile açıldığını, davacı taraf dava dilekçesinin talep sonucu bölümünde söz konusu icra takibinin iptaline karar verilmesini de talep ettiğini, dolayısıyla huzurdaki menfi tespit davasının, icra dosyası ile sıkı sıkıya bağlantılı olduğuna, davalı müvekkilin alacağının tahsili amacı ile ... İcra Müdürlüğünün 2019/ ... E. sayılı dosyası ile borçlular, ... ltd. şti. ve ... ltd. şti. aleyhine 15.11.2019 tarihinde icra takibi başlatıldığını, davacıya ödeme emrinin gönderildiğini, davacıya ödeme emrinin tebliği akabinde dava dilekçesinde de belirtildiği üzere davacı ... İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2019/ ... E. sayılı dosyasından imza itirazında bulunduğunu ve açmış olduğu davanın reddine karar verildiğini, akabinde ise huzurdaki dava ikame edilerek dava konusu icra takibine dayanak çek üzerindeki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığından bahisle icra takibinin iptaline karar verilmesini talep ettiğini, davalı alacaklı müvekkili şirketin ticaretle uğraşmakta olduğunu, mal alım satımlarının karşılığını, nakit olarak tahsil ettiğini, borç karşılığı olarak çek ya da senetle yapılan ödemeleri de kabul ettiğini, dava konusu çek de müvekkiline ... ltd. şti. ile arasındaki ticari ilişki nedeniyle ciro yoluyla geçmiş olduğunu müvekkilinin bu çekin iyiniyetli meşru hamili olduğunu, dolayısıyla davacının borçlu olmadığına ilişkin iddia ve davasını müvekkile tevcih etmesinin hukuka aykırı olduğunu, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini, davalı alacaklı müvekkiline, ciro yoluyla geçen davaya konu çekte, davacıdan başka bir tane daha borçlu mevcut olduğunu, müvekkiline iş bu çekin cirantadan geçtiğini, müvekkilinin, tüm ticari faaliyetleri ciranta ile olduğundan ve çek kendisine ciro yoluyla geçtiğinden çeki kimin düzenlediğini bilmesinin mümkün olmadığını, imzanın davacıya ait olmadığının anlaşılması durumunda bu çekin ciro yolu ile eline geçmiş olan müvekkilinin kötü niyetinden söz edilemeyeceğinden müvekkili aleyhine tazminata hükmedilmemesi gerektiğini, bu nedenlerle; davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, imzanın davacıya ait olduğunun tespiti durumunda davanın reddine, imzanın davacıya ait olduğunun tespiti durumunda haksız itiraz ve kötü niyet sabit olacağından asıl alacağın % 20’sinden aşağı olmamak kaydıyla davacı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, imzanın davacıya ait olmadığının tespiti durumunda ise alacaklı müvekkilin kötü niyeti bulunmadığından aleyhine tazminata hükmedilmesine yer olmadığına, iyiniyetli 3. kişi olan ve huzurdaki davanın açılmasına sebebiyet vermemiş olan müvekkil aleyhine talep edilmiş olunan yargılama giderleri ve ücreti vekaletin reddine, karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER:

... İcra Müdürlüğü 2019/ ... E. sayılı dosyası mahkememiz dosyası içerisine alınmıştır.

... İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/... E. Sayılı dosyası mahkememiz dosyası arasına alınmıştır

... Cumhuriyet Başsavcılığın'ın 2019/... soruşturma nolu dosyasının mahkememiz dosyası içerisine alınmıştır.

Davacıya ait imza örneklerinin bulunduğu evrak asılları mahkememiz dosyası içerisine alınmıştır.

Adli Tıp Kurumu'ndan imza incelemesi için alınan 18/05/2022 tarihli ve 10/07/2023 tarihli raporlar mahkememiz dosyası içerisine alınmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Mahkememiz tarafından tarafların delil listesinde gösterdikleri tüm deliller celp ve incelenmiş, mahkemece değerlendirilmiştir.

Dava; ... İcra Müdürlüğü'nün 2019/ ... Esas sayılı dosyasında belirtilen alacağa dayanak teşkil eden çek üzerinde imzanın davacıya ait olmadığı iddiasına yönelik menfi tespit tespiti istemine yönelik olarak ikame edilmiştir.

Mahkememizce celp edilen ... İcra Müdürlüğü 2019/ ... E. sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacı ... tarafından davalı ..., ... aleyhine 15/11/2013 tarihinde 85.000,00TL alacak yönünden ilamsız takip başlatıldığı, davalının yasal süresi içerisinde takibe ve borca itirazı ile takibin durduğu akabinde iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.

Mahkememiz tarafından tüm dosya ve ekleri imza incelemesi amacıyla Adli Tıp Kuruma gönderilmiş ve Adli Tıp Kurumu 18/05/2022 tarihli raporunda özetle;" İnceleme konusu çekteki keşideci imzasının teşhise götürecek önemli karakteristik materyal ve yazı unsuru içermeyen, tersimi basit, taklidi kolay imza olması nedeniyle söz konusu imzanın aidiyetinin, bu meyanda sorulduğu üzere ... ...'ın eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği" sonuç ve kanaaatine varılarak rapor düzenlenmiştir.

Mahkememiz tarafından tüm dosya ve ekleri imza incelemesi amacıyla Adli Tıp Kuruma gönderilmiş ve Adli Tıp Kurumu 10/07/2023 tarihli raporunda özetle; "istem doğrultusunda yeni gelen mukayeselerle yeniden yapılan incelemede; İnceleme konusu çek üzerinde bulunan keşideci imzasının teşhise götürecek önemli karakteristik materyal ve yazı unsuru içermeyen, tersimi basit, taklidi kolay imza olması nedeniyle söz konusu imzanın aidiyetinin, bu meyanda sorulduğu üzere ... ...'ın eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği" sonuç ve kanaaatine varılarak rapor düzenlenmiştir.

Türk Medeni Kanunun 6. maddesinde “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” denilmiştir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “İspat yükü” başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.” denilmiştir.

İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Hâkimin kendisine ispat yükü düştüğünü bildirdiği taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir.

Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır.

Menfi tespit davası, borçlunun borçlu olmadığını iddia ettiği bir “tespit” davası olup, hukuki mahiyeti itibariyle 6100 sayılı HMK’nin 106’ncı maddesinde düzenlenen “tespit davası” hükümlerine tabidir.Menfi tespit davası gerek maddi hukuk, gerek usul hukuku bakımından genel hükümlere tabi bir davadır. ( HGK. 09.10.2013, 19-15/1466)

Menfi tespit davalarında ispat yükü, davacının iddiasının dayandığı nedenlerin niteliğine göre değişir. Bu nedenle kambiyo senetleri hakkında açılan olumsuz tespit davalarında, senedin dayanağı olduğu ileri sürülen hukuki ilişki ile senet metnindeki borç sebebi karşılaştırılarak, ispat yükünün kime düşeceği belirlenir.

Davacı-borçlunun dava konusu borcun hiç doğmadığını yani; davalı-alacaklı ile arasında hiçbir hukuki ilişki bulunmadığını ileri sürmesi halinde ispat yükü davalı-alacaklıya aittir. Çünkü hukuki ilişkinin varlığını ileri süren davalı olduğu için TMK’nın 6 maddesi gereğince, bu iddiasını kendisinin ispatlaması gerekir

Kural olarak, imzası inkar edilmeyen senetlere karşı açılan menfi tespit davasında ispat yükü davacı borçludadır. Ancak senetteki imzanın borçluya ait olduğunu ispat külfeti senet elinde olup, takibe başlayan ve imzasının borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir. (Yargıtay HGK’nın 2006/12-259 Esas,2006/31 Karar sayılı kararı). Kambiyo senetlerinde imzada sahtecilik mutlak defilerden olup, borçlu olunmadığı iddiası çeki elinde bulunduran herkese karşı ileri sürülebilir. Bu anlamda davalının söz konusu çekteki imzanın davacıya ait olmadığını bilemeyeceğine dair savunmasına itibar edilemez.(İstanbul BAM 43. HD 2020/2187 E, 2024/118)

Yapılan açıklamalar doğrultusunda tüm dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafça takibe dayanak yapılan senetteki imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığı ileri sürülmüştür. Davacı tarafça imza inkarında bulunulması nedeniyle dava konusu borcun hiç doğmadığını ileri sürdüğü görüldüğünden somut olayda ispat yükünün davalı-alacaklıya ait olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce alınan ATK raporlarında 'keşideci imzasının teşhise götürecek önemli karakteristik materyal ve yazı unsuru içermeyen, tersimi basit, taklidi kolay imza olması nedeniyle söz konusu imzanın aidiyetinin, bu meyanda sorulduğu üzere ... ...'ın eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği' belirtilmiştir. İmzanın basit tersimli olması nedeniyle davacı yetkilisine ait olup olmadığının tespit edilemediği, imzanın davacıya ait olduğunu ispat yükünün davalı alacaklı üzerinde olduğu, davalı tarafça bu hususun ispatlanamadığı, bu durumda imza inkarı mutlak def'ilerden olup herkese karşı ileri sürülebileceğinden, davacının çek nedeniyle borçlu bulunmadığı kanaatine varıldığı (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. HD 2021/1625 Esas,2023/878 Karar), davalı tarafın çeki ciro yoluyla devralması nedeniyle meşru hamil olduğundan imza sahteliğinin kendisine karşı ileri sürülemeyeceği yönündeki itirazları bakımından ise keşideci imzasının sahte olduğu itirazı, şahsi def'i mahiyetinde olmadığından herkese karşı ileri sürülebileceğinden davalının bu yöndeki itirazları yerinde görülmemekle birlikte kötü niyet tazminatı talepleri bakımından; davalının kötü niyetli olarak takip başlattığı, imzanın davacıya ait olmadığının davalı alacaklı tarafından bilindiğine dair somut bir delil ileri sürülmediği, kötü niyet iddiasının davacı borçlu tarafından ispatlanması gerektiği ancak bu iddianın ispatlanamadığı anlaşılmakla kötü niyet tazminatı talebinin ise reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere;

  1. Davanın KABULÜ İLE; davacı ...n’nin ... İcra Dairesinin 2019/ ... esas sayılı takip dosyasına konu edilen ... A.Ş ... Caddesi Şubesi’ne ait, keşide yeri İstanbul olan, 30/10/2019 keşide tarihli, ... çek seri numaralı ve 85.000. TL. meblağlı çek nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine,

  2. Davalıların kötü niyetli oldukları ispatlanamadığından kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,

  3. Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 5.806,35 TL karar. ilam harcından, davacı tarafça peşin yatırılan 1.451,59 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.354,76 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine,

  4. Dava tam kabul ile sonuçlandığından, davacı tarafça yapılan 573,75. TL yargılama giderinin, davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine

  5. Davalı taraf yargılama gideri yapmadığından bu hususta bir karar verilmesine yerolmadığına,

  6. Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 17.900,00. TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine,

  7. Dava tam kabul ile sonuçlandığından, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine YEROLMADIĞINA

  8. Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, istek halinde ilgili tarafa iadesine,

  9. Davacı tarafça peşin yatırılan 1.451,59 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

10-Devletçe karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin, davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.05/06/2024

Katip ...

e-imzalıdır

Hakim ...

e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevaplehdaristanbuldelillerbaşsavcılığı'naMenfi(KıymetlihamilEvraktancumhuriyetTespitKaynaklanan)davalılar

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim