İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/231 E. 2024/265 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/231
2024/265
6 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/231 Esas
KARAR NO : 2024/265
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/04/2024
KARAR TARİHİ : 06/05/2024
Mahkememizin yukarıda esas numarası yazılı dosyasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile müvekkili ... A.Ş arasında bir süre devam eden düzenli bir ticari ilişki olduğunu, davalı borçlunun, müvekkilinin bayisi olarak bir dönem ticari faaliyet gerçekleştiğini, davalının bakiye borcu ödeme güçlüğüne düştüğünü ve bakiye tutarı ödemediğini, birçok kez iletişime geçildiğini ancak ödeme alınamadığından, Kadıköy ...Noterliği'nin 16/06/2023 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ticari ilişkinin sona erdirildiğini, akabinde borcun tahsili amacı ile İstanbul...İcra Müdürlüğü'nün ...takip sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının borca itirazi ile işbu davanın açıldığını belirterek davanın kabulünü, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana hükmedilmesini arz ve dava etmiştir.
TAHKİKAT, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava; itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce celp edilen İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün...takip sayılı icra dosyasının yapılan tetkikinde; takibin, davacı tarafça davalı aleyhine cari hesap alacağına dayalı toplam 366.607,13-TL nin reeskont avans faizi ile birlikte tahsili için yapılan ilamsız icra takibinden ibaret bulunup davalının yasal süre içerisinde sunduğu itiraz dilekçesi ile itiraz ettiği, takibin durduğu ve davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115 maddeleri gereğince görev hususu; kamu düzenine ilişkin dava şartlarından olmakla; mahkememizce davanın her aşamasında resen nazara alınması gerektiğinden dava dosyası öncelikle görev noktasında incelenmiştir.
TTK'nın 4 ve 5. maddeleri ile ticari davaların; '' Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medeni Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ila 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ila 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ila 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ila 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ila 554, havale hakkındaki 555 ila 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ila 580 inci maddelerinde, d) Fikri mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.'' şeklinde tanımlandığı görülmüştür. Anılı kanuni düzenlemeye göre, bir uyuşmazlığın ticari dava sayılması için TTK 4/1.maddesine göre her iki tarafın da tacir olması ve ticari işletmeleri ilgili hususlardan doğması, yahut tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın “a-f” bentlerinde sayılan hususlardan doğmasının gerektiği açıktır.
Anılı kanuni düzenlemeler ve içtihatlar ışığında somut olaya bakıldığında; davacının taraflar arasında bayilik sözleşmesinin bulunduğunu beyanla cari hesap alacağına dayalı olarak talepte bulunduğu, mutlak ticari bir davanın söz konusu olmadığı, İstanbul BAM 13. H.D nin 2019/1417 esas ve 2019/1329 karar sayılı ilamında'' ...Yargıtay 11.H.D'nin yerleşik uygulamalarına göre: bir kimsenin Vergi Usul Kanunu'na göre esnaf sayılması, TTK yönünden de esnaf kabul edilmesini gerektirmez. Ticaret siciline ya da Oda' ya kayıtlı olmamak da tacir olmamanın kesin bir kanıtı olmadığı gibi, vergi mükellefi olup olmamak da tacir ve esnaf ayrımında kesin bir ölçüt olarak kabul edilemez...Açıklanan nedenlerle, mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar nazara alınmak suretiyle davacının faaliyetinin esnaf faaliyeti olup olmadığı, işin hacmi itibariyle ticari muhasebeyi gerektirip gerektirmediği, ticari faaliyet boyutuna erişip erişmediği değerlendirilip, gerekirse bu hususta bilirkişi incelemesi yapılarak davacının tacir ya da esnaf olduğunun kesin bir şekilde belirlenmesinden sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken ...'' denilmek suretiyle davacı şirketin, aralarında bayilik sözleşmesi bulunan davalı şahsa açtığı istinafa konu davada davacının tacir olup olmadığının usulünce araştırılması gerektiğinden bahisle ilk derece mahkemesi kararının kaldırıldığı, yine BAM 45. H.D nin 2021/702 esas ve 2021/716 karar nolu ilamında ''.. O halde ilk derece mahkemesince yukarıda belirtilen bilgiler ve açıklamalar doğrultusunda gerekli araştırmalar yapılıp, davacının dava tarihi itibariyle tacir sıfatını haiz olup olmadığının tespiti yapıldıktan sonra..'' denilmek suretiyle tarafların dava tarihinde tacir olup olmadığı hususunun araştırılması gerektiğinin belirtildiği, bu kapsamda mahkememizce, davalı gerçek kişinin son olarak bağlı bulunduğu... Vergi Dairesine yazılan müzekkere cevabında görüleceği üzere davalının dava tarihinden önce 30.04.2023 tarihinde mükellefiyet kaydını terk ettiği, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün cevabi yazısı uyarınca da tacir olmadığı, böylece davalının dava tarihi itibari ile tacir olmadığı ve nispi ticari davanın da bulunmadığı, uyuşmazlığın genel hükümler uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine, HMK'nın 114/1-c ve HMK'nın 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden reddine, dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda yazılı gerekçe ile;
-
Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, HMK 114/1. c ve HMK 115/2 md. uyarınca davanın usulden reddine,
-
HMK'nın 20/1 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık hak düşürücü süre içerisinde taraflarca mahkememize başvurularak talep edilmesi halinde dava dosyasının görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, aksi takdirde mahkememizce ek karar ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
-
HMK'nın 331/2 maddesi uyarınca yargılama gideri, harç ve vekalet ücreti hususlarında görevli mahkemece karar verilmesine, mahkememizce ek karar ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde yargılama gideri, harç ve vekalet ücreti hususunda da karar verilmesine,
Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize verilecek ya da gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.06/05/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:40:32