İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/878 E. 2024/148 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2021/878
2024/148
6 Mart 2024
T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/878 Esas
KARAR NO : 2024/148
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/12/2021
KARAR TARİHİ : 06/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı idarenin özel Güvenlik Hizmet Alımı işi davalı idare ile müvekkili şirket arasında akdedilen ...İhale Kayıt Numaralı sözleşme kapsamında 01.01.2011-31.12.2011 tarihleri arasında müvekkili şirket tarafından yapıldığını, Hizmet sözleşmesi kapsamında müvekkili şirket tarafından 98 personel istihdam edildiğini, bu sayı ihale dönemi içerisinde davalı idarenin isteğine göre zaman zaman değişiklik göstermiş olsa da her aya göre çalıştırılan personel sayısı davalı idareden istenilecek idari işlem ve ihale dosyasının, aylık hakediş dosyalarından tespit edilebileceğini, davalı idare tarafından düzenlenen teknik ve idari şartnameler uyarınca, 1 Proje Yöneticisi personel için asgari ücretin 96 118 fazlasının ödeneceğinin, Güvenlik Vardiya Amiri personel için asgari ücretin 96 118 fazlasının ödeneceğinin, 90 özel Güvenlik Görevlisi personel için asgari ücretin 96 82 fazlasının ödeneceğinin, bağlandığını, müvekkili şirket, teklif fiyatını oluştururken ihaleye girdiği tarihte olan asgari ücret üzerinden hesaplama yaparak teklif fiyatı oluşturduğunu, bununla birlikte akdedilen hizmet sözleşmesi uyarınca asgari ücrette meydana artıştan kaynaklı olarak fiyat farkı ödeneceğinin de hükme bağlandığını, fiyat farkı ödeneceğine ilişkin yapılan tek düzenlemeninde bu olmayıp başta 5510 Sayılı Kanun, 01.01.2003 tarihinde yürürlüğe giren Hizmet Alımı Fiyat Farkına İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı'nın “Asgari Ücret ve Diğer İşçilik Maliyetlerindeki Değişiklikten Kaynaklanan Fark (Değişik: 07.05.2004-25455/3 md)” başlıklı 8. Maddesi ve diğer alt düzenlemeler de asgari ücrette meydana gelecek farkın ödenmesi yönünde düzenlemeler içerdiğini, davalı idare tarafından, bahsi geçen düzenlemeler hilafına bir hesaplama yapılarak her ayın sonunda müvekkili şirketin hakedişinin eksik ödendiğini, şöyle ki; müvekkili şirketin ihaleye teklif verdiği tarihteki asgari ücret üzerinden Ve bazlı hesaplamalar yapılarak personel bazında teklif fiyat oluşturulduğunu, davalı idarenin, personel bazında oluşturulan bu hesaplamalara, yalnızca asgari ücrete yapılan artışı dâhil ederek hakediş ödemesi yaptığını, Oysa, hizmet işinin başladığı tarihte taban asgari ücrette değişiklik yapıldığını, davalı idare tarafından ödeme yapılırken benimsenmesi gereken hesaplama yönteminin, yeni asgari ücret üzerinden % fazla hesabı yaptığını, eski asgari ücret üzerinden yapılan % fazla hesabı miktarına, asgari ücrete gelen farkı eklemenin hatalı bir hesaplama yöntemi olduğu gibi hakedişlerin de eksik ödenmesine sebebiyet verdiğini, bu şekilde yapılan hesaplama ile asgari ücrete gelen zammın *6 fazlası hesaplanmadığı ve eksik ödeme yapıldığını, Olayı miktarlar üzerinden bir örnek ile somutlaştırmaları gerekirse, örneğin, ihalenin düzenlendiği tarihte asgari ücretin 100,00 TL olduğu kabul edilirse ve idarece belirlendiği şekilde çalışan işçiye asgari ücretin %50 fazlası ücret verileceği bir durumda ihaleyi alan şirket, ihale tarihinde hizmet işi için personel başı 150,00TL fiyat teklif ettiğini, sonrasında asgari ücrete 10 lira zam geldiği ve asgari ücretin 110,00 TL olduğu durumda ise hizmet alan idarece asgari ücrete gelen 10,00 TL'lik zammın % 50 zamlı ödenen 150,00 TL üzerine eklenerek 150 + 10 TL = 160 TL talep edilmesi ve işçilere de bu şekilde ödeme yapılması istenildiğini, oysa bu şekilde yapılan hesap hatalı olduğu gibi işçilere bu şekilde ödeme yapılmasının da hatalı olduğunu; zira ödeme tarihinde asgari ücret ne ise bu ücret taban fiyat alınarak 94 fazlası buna göre hesaplanması gerektiğini, aynı örnek üzerinden gidilecek olursa asgari ücretin 110 TL olduğu tarihten itibaren 110 TL olan asgari ücretin %50 fazlası yani 110 TL + 55 TL =165 TL kişi başı hakediş ödenmesi gerektiğini, asgari ücrete gelen zammı doğrudan % fazlasının üzerine ekleyerek ücret belirlenmesinin hatalı bir işlem olduğunu, asgari ücretin % fazlasının verildiği işlerde, ihale tarihindeki değil, ödeme tarihindeki asgari ücretin taban alınarak arttırım yapılması gerektiğini, zira, ödeme tarihindeki asgari ücretin, Bakanlar Kurulu kararı ile belirlenmekte olup, yalnızca ihale sürecinde asgari ücrette meydana gelen artışı işçilerin ücretine yansıtmanın hatalı bir hesaplama yöntemi olduğunu, Aynı konuya ilişkin başkaca emsal yargıtay kararlarının da mevcut olduğunu, Aynı konuya ilişkin evvelce başka yüklenici şirketler tarafından, “Hakedişlerin hatalı hesaplama sonucu eksik ödendiğinden” bahisle açılan davalarda bilirkişiler tarafından yukarıda yaptıkları örnekleme doğrultusunda hesaplama yapılarak eksik ödenen tutarların tespit edildiği, bilirkişi raporları doğrultusunda Ankara ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin... E. sayılı dosyası ile Ankara ...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...E. Sayılı dosyasında davaların kabulüne karar verildiği ve davanın kabulü yönünde verilen kararların da Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nce onanarak kesinleştiğini, Söz konusu kararlardan, Ankara ...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası, miktar itibarı ile yüksek miktarlı bir dosya olduğundan, davalı idare tarafından en son karar düzeltme yoluna başvurulduğu, bu talebin Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 01.10.2015 Tarih, 2014/8991 E., 2015/6173 K. sayılı kararı ile müvekkili şirket lehine, Karar Düzeltme Talebinin Reddi ile sonuçlandığını, Başka bir müvekkili şirket adına Ankara ...Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açtıkları... E. sayılı davanın, bilirkişi heyeti raporu doğrultusunda kabulüne karar verildiği ve söz konusu kararın Yargıtay 13. Hukuk Dairesi tarafından onanarak kesinleştiği Aynı konuya ilişkin Ankara... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin... E. sayılı dosyasında, hatalı hesaplama neticesinde davacı şirkete eksik ödenen hakediş miktarının hesaplandığı ve bu miktarın davalı idareden alınarak davacı şirkete verilmesi gerektiğinin belirtildiğini, yapılan hesaplama doğrultusunda Yerel Mahkemece davanın kabulüne karar verildiği, verilen kararda Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2016/10479 E. ...K. Sayılı kararıyla onanarak kesinleştiğini, Başka bir müvekkili şirket adına... A.Ş.ye karşı açtıkları davada, Ankara ... Asliye Hukuk Mahkemesi ... E. sayılı 2018/56 K. sayılı kararı ile bilirkişi heyeti raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verdiği Aynı müvekkili şirket adına aynı konu ile ilgili ...'ye açmış oldukları davanın önce Ankara ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin... E. sayılı dosyası ile görülmeye başladığı, bu dosyada bilirkişi heyeti tarafından müvekkili şirket lehine hesaplama yapıldığını, ancak Mahkeme'nin görevsizlik kararı üzerine davanın Ankara ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nde ... E. savılı dosvası ile görülmeye devam edildiğini. Ankara ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasında, bilirkişi heyeti tarafından müvekkili şirket lehine hesaplama yapılarak rapor tanzim edildiği ve müvekkili şirketin davasının kabulüne karar verildiğini, söz konusu kararın görevsizlik nedeni ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nce kaldırılması üzerine bu kez Ankara ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...E. sayılı dosyasında görülen davanın tekrar kabulüne karar verildiğini, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi 2018/2347 E. 2019/998 K. sayılı kararı ile Ankara ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E. sayılı kararını kaldırarak davanın reddine karar vermişse de Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 10/12/2020 tarih ve 2019/2705 E.2020/4186 K. sayılı kararı ile “davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi hatalı görülmüş kararın bulmasına karar vermek gerekmiştir” demek sureti ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi... E. ... K. sayılı kararının bozulmasına karar verdiğini, Yine başka bir müvekkili şirket adına idareye karşı açtıkları davada, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 29/09/2020 tarih ve 2020/4811 E. 2020/5114 K. sayılı ilamı ile davanın reddine dair Ankara | Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E. 2015/589 K. sayılı karının bozulmasına karar verdiğini, Aynı gerekçelerle başka bir müvekkili adına açtıkları davada Ankara ... Asliye Mahkemesi... E. ...K. sayılı kararı ile davalarının reddine karar verdiğini, ancak Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 29/09/2020 tarih ve 2020/4811 E. 2020/5114 K. sayılı ilamı ile söz konusu red kararının bozulmasına karar verdiğini, davalı idare her ne kadar karar düzeltme yoluna başvurmuş ise de, karar düzeltme talebinin de reddedildiğini, davanın şuan Ankara ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile görülmeye devam ettiğini, Yukarıda yapılan açıklamalar, davalı idarenin hatalı hesaplaması neticesinde müvekkili şirkete asgari ücret farkının ödenmesinden kaynaklı eksik ödediği tutarlar karşısında; Hizmet işinde farklı pozisyonlarda çalıştırılan personel sayısı ile her bir pozisyon için belirlenen asgari ücretin % fazlası, Hizmet işinin başladığı ve bittiği tarih, İhaleye girilen tarih ile hizmet işinin devam ettiği ücrette meydana gelen artışlar gözetilerek, bilirkişi hesaplaması yaptırılması ve davalı idarece müvekkili şirkete eksik ödenen tutarların tespit edilmesi gerektiğini, bu kapsamda, muhakeme neticesinde tespit edilecek miktara göre fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kısmi dava olarak şimdilik 31.839,25 TL'nin, dava tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalı idareden alınarak müvekkili şirkete verilmesine karar verilmesini talep etme zaruretinin hasıl olduğunu, davalı yapılan eksik ve hatalı ödemelerin tespiti açısından idari işlem ve ihale dosyası, teknik şartname, hizmet alım sözleşmesi, maaş bordroları, faturalar, hakediş belgeleri ve ödeme belgelerinin davalı idareden celbinin gerektiğini beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kısmi dava olarak şimdilik 31.839,25 TL'nin, dava tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte müvekkili şirkete ödenmesine karar verilmesini, yargılama harç ve giderleri ile ücreti vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Zamanaşımı İtirazlarının Bulunduğunu; davacının dava dilekçesindeki taleplerine karşı zamanaşımı itirazları bulunmakla birlikte, davaya konu alacakların gerek 4734 ve 4735 Sy. kanunların ilgili maddeleri gerekse de TBK'nun 146 ve 147. maddeleri çerçevesinde zamanaşımına uğradığından Saym Mahkemece işbu taleplerin reddi gerektiğini, davacının İdare Mahkemeleri nezdinde herhangi bir dava ikame edemeyeceği gibi, Sayın Mahkemeniz nezdinde de herhangi bir alacak talebinde bulunamayacağını, şöyle ki, dava konusu edilen bakiye alacağın 4735 sy. Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu kapsamında akdedilen bir özel Güvenlik Hizmetleri hizmet alım işine ait bir sözleşmeden kaynaklandığını, 4734 sy. Kamu İhale Kanunu'nun “Şikayet” başlıklı 55. maddesinde ve itirazen Şikayet” başlıklı 56. maddelerinde, ihale ve sonraki süreçteki eylemlere karşı İdare'ye karşı 5 veya 10 günlük süreler dahilinde başvurulması gerektiğinin düzenlendiğini, Davacı işbu davayı ikame etmesi öncesinde davalı müvekkili şirkete iddia ettiği alacak yönünden hiçbir başvuruda bulunmadığından tüketilmesi gereken yolları tüketmediği gibi, zamanaşımı süresinde davasını ikame etmediğini, bu nedenle işbu davada esasa girilmeksizin usulden ret kararı verilmesi gerektiğini, Esasa İlişkin: Taraflar arasında akdedilen “Özel Güvenlik Hizmeti Hizmet Alımıza Ait Sözleşme” ve idari şartnamenin ilgili düzenlemelerinde: ihale teklif bedelinin gider kalemlerinde meydana gelen artış ve farkları da kapsadığı; yüklenicinin herhangi bir talepte bulunamayacağının açıkça düzenlenmiş olması karşısında davacının asgari ücret fark alacağı talebinin reddinin gerektiğinin aşikar olduğunu, Zira, yüklenici davacının hiçbir talep hakkı bulunmasa dahi, 4734 sy. Kamu ihale kanunu 4735 sy. kamu ihale sözleşmeleri kanununa tabi davalı müvekkili şirket tarafından dava konusu Özel Güvenlik Hizmeti Hizmet Alım işi ilgili yasal mevzuata ve usule uygun olarak yürütüldüğü, yüklenici davacının hakedişlerinin hepsinin asgari ücret farkından kaynaklanan alacakları da dahil olmak üzere eksiksiz ödendiğini, 23.07.2004 tarih 24431 sy. Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5216 sy. Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 26. maddesi çerçevesinde, Büyükşehir Belediyelerine kendisine verilen görev ve hizmet alanlarında ilgili mevzuatta belirtilen usullere göre ayrı tüzel kişiliği ve bütçeyi haiz ancak yerel yönetime bağlı iştirak şirketleri kurma yetkisi verildiği, bu kapsamda İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından İstanbul'un deniz ulaşımına ve trafik çözümüne katkıda bulunmak amacıyla 2010 yılında davalı müvekkili şirkein kurulduğunu, davalı müvekkili şirketin, mal veya hizmet alım işlerinde 4734 sy. Kamu İhale- Kanunu'na tabi olduğu 4734 sy. Kamu İhale Kanunu'nun “Kapsam” başlıklı 2. Maddesinden açıkça anlaşıldığını, Diğer bir ifade ile, davalı müvekkili şirketin 4734 sy. Kamu İhale Kanunu hükümlerine tabi kuruluşlardan olmasına istinaden mal/hizmet alım işlerinin ihale usulüne Bu kapsamda davacı yanın da ikrarıyla sabit olduğu üzere; davacı ile davalı müvekkili şirket arasında akdedilen 28.12.2010 tarihli 2010/529391 İhale Kayıt numaralı “Özel Güvenlik Hizmeti Hizmet Atımına Ait Sözleşme” tahtında hizmet alım işinin davacı yana bırakıldığını, Mezkür sözleşmeye ilaveten, “Açık ihale usulü ile ihale edilen Özel Güvenlik Hizmeti hizmet alımında Uygulanacak İdari Şartname”. “2011 yılı Özel Güvenlik Hizmet Alımı İşi Teknik Şartnamesi”, “Özel Güvenlik Hizmeti Hizmet Alımına Ait Sözleşme Tasarısı” ve “Hizmet İşleri Genel Şartnamesi” ile birlikte bütün İhale Dokümanı işbu dilekçe ekinde Sayın Mahkemeniz nezdine sunulduğunu, Bahse konu idari şartnamede belirtilen A: le usulüne uygun olarak ihale süreci yürütüldüğü ve bu kapsamda davalı müvekkili şirkete ihalede verilen teklifler arasından davacı yanın teklifi kabul edilerek davacı yan ile sözleşme konusu hizmet alım işinin yürütülmesi için anlaşma sağlandığını, yüklenici davacı tarafından ihale konusu işin bitmesi icin ortalama 98 personel (değişkenlik cösterebildiği) istihdam edilmis olun: isbu işin kapsamı, yüklenici ve idarenin sorumlulukları, riayet edilecek hususlar ile istihdam edilen personellerin sayısı görevlerinin ekte sunmakta oldukları “2011 yılı Özel Güvenlik Hizmet Alımı İşi Teknik Şartnamesi” başlıklı teknik şartnamede detaylarıyla izah edildiğini, Özel Güvenlik Hizmeti Hizmet Alım Sözleşmesi'nin 7. maddesinde sözleşme bedeline dahil olan giderlerin şu şekilde belirtildiğini: “Taahhüdün (ilave işler nedeniyle meydana gelebilecek artışlar dahil) yerine getirilmesine ilişkin Sözleşmenin uygulanması sırasında, ilgili mevzuat gereğince yapılacak ulaşım, sigorta, vergi, resim ve harç giderleri ile Giyim gideri, özel Güvenlik Mali Sorumluluk Sigortası gideri, eğitim giderleri, Ramazan kumanyası ve çikolata giderleri, binek araçlara ait giderler (kira, OGS, ATC giderleri ile (bu araçlar isteklinin kendi malı ise bunların her türlü ruhsat, trafik sigortası ve kasko gideri), akaryakıt gideri), İstanbul içinde görüşme yeterliliğine sahip Telsiz Röle Sistemi gideri ile teknik şartnamede belirtilen diğer giderleri sözleşme bedeline dahildir. Proje Yöneticisi Ücreti: Brüt asgari ücretin 96 118 fazlası, Güvenlik Vardiya Amiri ücreti: Brüt asgari ücretin 94 118 fazlası c) Silahsız Güvenlik Ücreti: Brüt asgari ücretin 96 82 fazlası” Ayrıca fiyat farkı ödenmesi ve hesaplaması şartlarının düzenlendiği 14. maddede açıkça “Yüklenici, gerek sözleşme süresi, gerekse uzatılan süre içinde, sözleşmenin tamamen ifasına kadar, vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerde artışa gidilmesi veva yeni mali yükümlülüklerin ihdası eibi nedenlerle fiyat farkı verilmesi talebinde bulunamaz.” denildiğini, Yanı sıra, idari şartnamenin “teklif fiyatına dahil olan giderler” başlıklı 25. maddesinde de; “Sözleşmenin uygulanması sırasında, ilgili mevzuat gereğince yapılacak ulaşım, sigorta, resim, vergi ve harç giderleri teklif edilecek fiyata dahildir.” “25.1 maddesinde yer alan gider kalemlerinde artış olması ya da benzeri yeni gider kalemlerinin oluşması hallerinde, teklif edilen fiyatın bu tür artış ya da farkları karşılayacak payı içerdiği kabul edilir, yüklenici, bu artış ve farkları ileri sürerek herhangi bir hak talebinde bulunamaz” şeklinde düzenlenerek, sözleşmenin 7. maddesinde yukarıda atıfta bulunduğumuz ücret düzenlemesine ilişkin tutarlarının ve olası artış ve farkların teklif fiyata dahil olduğu, yüklenicinin herhangi bir hak talebinde bulunamayacağı hususunda mutabık kalındığını, Davacı işbu düzenlemeleri ihaleye katılım sağlayarak ve sonrasında sözleşme imza altına alarak açık rızasıyla kabul ettiği ve ilgili ihale dosyaları kabul tutanakları düzenlenerek sözleşme süresi sonunda kapatıldığını, dolayısıyla, davacının dava konusu fark alacağını talep etmesinin hukuken mümkünatı bulunmamakla birlikte; hizmet alım işinin tamamlanmasının üzerinden 10 yıllık bir süre zarfının geçmiş olması nedeniyle huzurdaki dava konusu taleplerinin reddinin gerektiğinin aşikar olduğunu, Davacının hiçbir şekilde fark alacağını talep etme hakkına haiz olmadığı itirazları saklı kalmak ve ikrar kabul edilmemek kaydıyla; Zira, Davacının da atıfta bulunduğu mevzuat olan “4734 saydı Kamu İhale Kanunu'na Göre İhalesi Yapılacak Olan Hizmet Alımlarına İlişkin Fiyat Farkı Hesabında Uygulanacak Esasların Asgari ücret ve diğer işçilik maliyetlerindeki değişiklikten kaynaklanan fark” başlıklı 8'inci maddesinde asgari ücrette meydana gelecek farkın yükleniciye ödenmesine istinaden düzenlemeler yer alması karşısında; söz konusu işin ihale dokümanında da paralel düzenlemelerle bu faik alacaklarının Davalı Müvekkil Şirket tarafından ödeneceği şu şekilde kararlaştırıldığını, Hizmet alım sözleşmesi Madde 14- Fiyat farkı ödenmesi ve hesaplanması şartları İdari Şartname Madde 47- Fiyat farkı “Bu sözleşme kapsamında yapılan işler için fiyat farkı hesaplanacaktır. 07.05.2004 tarih ve 25455 saydı Resmi Gazetede yayınlanan 4734 Saydı Kamu İhale Kanunu'na Göre İhalesi Yapılacak Olan Hizmet Alımlarına İlişkin Fiyat Farkı Hesabında Uygulanacak Esaslarda Değişiklik Yapılmasına Dair Esaslar (Değişikliklerin İşlenmiş Hali) başlıklı Rakanlar Kuruhi Kararının “Açonri Tünrot ve diğer içrilik malivederindeki başlıklı Bakanlar Kurulu Kararının “Asgari ücret ve diğer işçilik maliyederindeki değişiklikten kaynaklanan fark” başlıklı 8.maddesine göre uygulama yapılacaktır. Asgari ücret ve diğer işçilik maliyetlerindeki değişiklikten kaynaklanan fark; İhale konusu hizmetin gerçekleştirilebilmesi için çalıştırılacak 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'na tabi personelin, sayı ve günlük çalışma saatinin belirtilmesi kaydıyla; Asgari ücret tespit komisyonunca ihale (son teklif verme) tarihinde 16 ayını doldurmuş işçiler için belirlenmiş asgari ücretin değiştirilmesi halinde eski ve yeni asgari ücret arasındaki fark, İhale (son teklif verme) tarihi itibarıyla işveren tarafından karşılanacak olan sosyal sigorta primi ve işsizlik sigortası primine ilişkin toplam tutarda; asgari ücret değişikliği veya sigorta primi alt sınır değişikliği ile prim oranlan değişikliği gibi sebeplerle meydana gelecek fark, 506 sayılı Kanunun 77.nci maddesinin ikinci fıkrası çerçevesinde sözleşmede öngörülen ücret ekleri nedeniyle, işveren tarafindan karşılanmakta olan sosyal sigorta primi ve işsizlik sigorta primine ilişkin toplam tutarda meydana gelecek fark toplamı ((a), (b) ve (c) bentleri toplamı), 506 sayılı Kanun gereğince işveren nâm ve hesabına Hazinece yapılacak olan ödemeler de dikkate alınmak suretiyle bu Esasların 7.nci maddesi uygulanmaksızın ödenir veya kesilir. ” Davalı Müvekkil Şirket tarafından 4735 sy. Kamu İhale Kanunu ve buna bağlı sair mevzuat uyarınca tüm ihale sürecinin ve dava konusu hizmet alım işinin usule ve yasaya uygun olarak yürütüldüğünü önemle belirtmemiz gerekmektedir. Davalı müvekkili şirket tarafından hizmet alım işinin yürütüldüğü yüklenici Davacı ve personelleri hiçbir şeküde mağdur edilmediği, davalı müvekkili şirket sorumluluğundaki tüm ödemelerin eksiksiz yapıldığını, Nitekim yukarıda atıfla bulunduğumuz yasal mevzuat ve anılı sözleşme hükümleri karşısında Davalı Müvekkil Şirket tarafından değişen asgari ücrete bağlı olarak fark alacakları muhasebe birimi tarafından mevzuata uygun olarak özenle hesaplandığı ve eksiksiz olarak yüklenicinin davacıya ödendiğini, Ekte sunmakta oldukları davacı yanın da imzasının yer aldığı Özel Güvenlik Hizmeti Hizmet Alımı fatura ayrıntı belgelerinde; hizmet alım konusu her döneme ilişkin yüklenicinin hak ediş tutarlarında açıkça “Asgari ücret farkı” kalemlerinin de yer aldığı; dolayısıyla aşağıda detaylarıyla da izah edecekleri üzere davalı müvekkili şirket tarafından dava konusu fark alacaklarının da özenle hesaplanarak eksiksiz ödendiğinin açıkça görüldüğünü, bu itibarla davacının dava konusu taleplerinin reddi gerektiğini, davalı müvekkili şirket tarafından ihale dokümanında yer alan Hizmet İşleri Genel Şartnamesindeki usule riayet edilmesi suretiyle yüklenici davacı tarafından tanzim edilen faturalar ve hakkediş tutanaklarına istinaden ödeme yapıldığını, Davacının asgari ücretten kaynaklanan fark alacakları ile ilgili itirazını bu faturaları düzenleyip; davalı müvekkili şirket tarafından ödeme yapılmadan önce bildirmemesi TTK kapsamında “basiretli tacir gibi davranma” yükümlülüğünün acık ihlali olduğunu, davalı müvekkili şirket tarafından sözleşme bedeli, fark alacakları da dahil olmak üzere sair tüm ödemelerin ihale dokümanında yer alan tabi bulunulan mevzuat Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin 42. maddesinde yer alan “Hakedişler ve Ödeme” bölümünde öngörülen usul ve esaslar çerçevesinde yapıldığını, İlgili düzenlemelerde yer aldığı üzere; Hizmet alım ilişkisi dahilinde her dönemde İdare Kontrol Teşkilatı tarafından hizmet alımına ilişkin “Hakediş tutanakları” usule uygun olarak dava konusu edilen asgari ücretten kaynaklanan fark alacakları da dahil olmak üzere tanzim edildiği, yüklenici davacı yan tarafından da imzalandığı; akabinde bu kapsamda yüklenici davacı tarafından davalı müvekkili şirket adına ödenmesi gereken bedeller kapsamında faturalar tanzim edildiği; bu doğrultuda davalı müvekkili tarafından da ödemelerin kesilen faturalara istinaden yapıldığını, zira, davalı müvekkili şirketin bu kapsamda tüm borcunu eksiksiz ifa eti muhasebe kayıtlarıyla da sabit olduğunu, Davacı yan da TTK kapsamında tacir sıfatına haiz olup; “basiretli bir tacir” gibi davranmakla mükellef olduğunu, fakat, davacının dava konusu itirazlarını faturaları düzenleyip davalı Müvekkili şirketten ödeme almadan önce bildirmemesi, sözleşmenin süresinin sona ermesinden 10 yıl geçtikten sonra işbu davayı ikame etmesi basiretli bir tacir gibi davranma yükümlüğünün ihlalini teşkil etmekle beraber; aynı zamanda iyi niyet kuralları ile de bağdaşmadığını, bu itibarla, davacının dava konusu nedenlerini hiçbir şekilde kabul etmediklerini bildirdikleri Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin 42. maddesi uyarınca usule uygun olarak itirazını öne sürmemiş olan davacı yanın, davalı müvekkilince hatalı olarak hesaplandığını hak ediş ve ödemeleri olduğu gibi kabul etmiş sayılması gerektiği hususunun yargıtay içtihatlarıyla da sabit hale geldiğini,İhale dokümanında yer alan Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin “Hakedişler ve Ödeme” başlıklı 42. maddesinde açıkça şu düzenlemenin yer aldığını; “Yüklenicinin geçici hakedişleri, itirazı olduğu takdirde, karşı görüşlerinin neler olduğunu ve dayandığı gerçekleri, idareye vereceği ve bir örneğini de Hakediş Raporuna ekleyeceği dilekçesinde açıklaması ve hakediş raporunun “İdareye verilen .....tarihli dilekçemde yazılı ihtirazı kayıtla” cümlesini yazarak ya da bu anlama gelecek bir itiraz şerhi ile imzalaması gereklidir. Eğer yüklenicinin, hakediş raporunun imzalanmasından sonra tahakkuk işlemi yapılıncaya kadar, yetkililer tarafından hakediş raporunda yapılabilecek düzeltmelere bir itirazı olursa hakedişin kendisine ödendiği tarihten başlamak üzere en çok on gün içinde bu itirazını dilekçe ile idareye bildirmek zorundadır. Yüklenici itirazlarını bu şekilde bildirmediği takdirde hakedişi olduğu gibi kabul etmiş sayılır” davalı müvekkili şirketçe davacı tarafça düzenlenen faturalara uygun olarak ödeme yapıldığını, kaldı ki, davacı yan tarafından genel şartnamenin 42. maddesinde yer aldığı üzere davalı müvekkili şirket tarafından ödemenin yapıldığı tarihten itibaren 10 gün içinde değil; bu zamana kadar hiçbir şekilde bir itiraz ileri sürülmediği, herhangi bir bildirim yapılmadığını, bu itibarla, yüklenici davacının hakedişi olduğu gibi kabul etmiş sayılması gerekmesine istinaden dava konusu fark a 1 talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, Aynı dava konusuna ilişkin mezkür yargı içtihatlarının da bununla paralel olmakla birlikte; içtihatlarda genel şartnamenin 42. maddesi “münhasır delil sözleşmesi” olarak nitelendirildiği ve işbu maddedeki usule riayet edilmediği takdirde; yüklenicinin hakkedişlerini kabul ettiği anlamına geldiğine ve bu nedenle de davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE
Dava; sözleşmeye konu özel güvenlik hizmet alımı işi kapsamında davacı yanca talep edilen eksik ödenen hak ediş ve asgarî ücret farkının ödenmesinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir
Davacı tarafından açılan iş bu davada, mahkememizin 10/01/2024 tarihinde işlemden kaldırıldığı, yenileme talebi üzerine taraflara tebligat çıkarılarak yargılamaya devam olunduğu, 06/03/2023 tarihli celsede ise davacı vekilinin hazır bulunmadığı, davacı vekilince yetkilendirilen avukat tarafından 06/03/2023 tarihinde e-duruşma talep edilmiş ise de Hukuk Mahkemelerinde Ses ve Görüntü Nakledilmesi Yoluyla Duruşma İcrası Hakkında Yönetmelik 8/2. Maddesi gereğince e-Duruşma talebinin duruşma gününden en az iki iş günü önce mahkemesinden talep edilmesi gerektiği, talebin süresinde yapılmadığı, vekilin e-duruşma talebinin zabıt açıldıktan sonra değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, davacı vekilinin belirlenen gün ve saatte duruşmada hazır bulunmadığı, davalı tarafın da davayı takip etmediğini bildirdiği görülmüştür. Dava basit yargılama usulüne tabi olmakla, HMK'nın 320/4. Maddesi gereğince basit yargılama usulüne tabi davaların birden fazla kez takipsiz bırakılamayacağı dava yenilenmesinden sonra takipsiz bırakıldığından davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekmiştir. Hükümde her ne kadar kanun maddesi sehven HMK 150/6 olarak belirtilmiş ise de bu hususta maddi hata yapıldığı, davanın basit yargılama usulüne tabi olması nedeniyle HMK'nın 320/4. Maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verildiği, iş bu maddi hatanın hükmün esasına etkisi olmadığı, neticenin değişmeyeceği anlaşılmakla gerekçede detaylı olarak açıklanmakla yetinilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM :
-
Davacı vekilinin duruşma gün ve saatinde hazır olmadığı görülmekle, HMK'nın 150/6. Maddesi gereğince davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
-
Alınması gerekli 427,60TL karar ve ilam harcından, davacı tarafça yatırılan 453,74TL peşin harçdan mahsubu ile 26,14TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 17.900TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE,
-
Davalı tarafça yapılan 159,30TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE,
-
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A. 14. maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26. maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin davada haksız çıkan taraftan karşılanması gerekmekle, yargılama giderinden sayılan 1.320TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
-
Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/03/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:57