İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/648 E. 2023/750 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/648
2023/750
26 Aralık 2023
T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/648 Esas
KARAR NO :2023/750
DAVA:Tazminat (Haksız İhtiyati Hacizden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:01/10/2022
KARAR TARİHİ:26/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız İhtiyati Hacizden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin , müessese izin belgesi ile döviz alım - satım işi ile yaptığını, döviz alım - satım işi yapabilmek için sahip olunması gereken yetkili müessese izin belgesinin uzun zamandır ilgili kamu kurumunca verilmediğini, bu işe yeni girmek isteyen tacirler Yetkili Müessese İzin Belgesine sahip şirketleri devir aldığını, müvekkili şirketin tek hissedarı ve yetkilisi ... turizm, inşaat, gümüşçülük vb. sektörlerin yanı sıra döviz alım - satım işi ile iştigal etmek istediğini ve bu nedenle ... ... Tic. A.Ş'ini devir aldığını, ... Döviz A.Ş nin sonra ... .. A.Ş olduğunu, davalı ..., müvekkili şirketin eski ortağı, ... tarafından tanzim edilen 11.01.2014 düzenleme ve 30.11.2014 ödeme günlü 300.000-TL meblağlı senet sebebi ile ....ATM'nin ... D.İş sayılı dosyasından ihtiyati haciz kararı aldığını, ihtiyati haciz kararı ile....İcra Müdürlüğü'nün ... takip sayılı dosyasından, 01.12.2016 tarihinde hacze gelindiği, müvekkili haciz baskısı sebebi ile 305.500-TL dosyaya ödeme yaptığını, ... ... Tic. A.Ş müvekkili şirketin eski unvanı olduğunu, şirketin ... tarafından alınması ile unvan değişikliğine gidildiğini, Hasan Kılınç ise müvekkili şirketin eski hissedarı ve yetkilisi olduğunu, davalının kardeşi ..., ...ın şahsi borçları için aldığı senede daha sonradan " ... Döviz" kaşesi bastığını ve ....İcra Müdürlüğü'nün ... takip sayılı ile işleme koyduğunu, takibe öğrenen Hasan Kılınç, senede şirket kaşesinin sonradan atıldığını beyan ederek ... hakkında şikayette bulunduğunu, senedin oluşturulma şekline dair İstanbul CBS'nın 2017/... hazırlık dosyası soruşturma açıldığını ve devam ettiğini, davalının haksız haciz işleminin durdurulması amacı ile ....ATM'nin ... esas sayılı dosyası ile menfi tespit davacı açıldığını ve şirketin davalıya borcu olmadığı tespit edildiği ve dosyanın kesinleştiğini, müvekkilinin toplam 3 dosya için 475.512,00-TL teminat yatırdığını ve 18/11/2021 tarihinde ancak geri alabildiğini, müvekkilinin bu ödemeleri döviz bozdurarak yaptığını 2016 Aralık ayında dolar kuru, 3.522-TL iken 18/11/2021 tarihinde dolar kurunun 12.900-TL olduğunu, müvekkilin yaklaşık 5 sene boyunca bu parayı alıp satamadığından yaklaşık 100.000-USD zarara uğradığını, maddi zararının işletilmemesi ile sınırlı olmadığını , zira döviz bürolarında güven ilişkisinin önemli olduğunu, büroya hacze gelinmesi müşterilerinin güveninin sarsılmasına yol açtığını ve müşteri kayıbı yaşandığını belirterek davanın kabulüne, müvekkilinin uğramış olduğu şimdilik 30.000-TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesini arz ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Takip konusu senette borçlu ...'ın yanı sıra ...'ın o tarihte %50 pay sahibi olduğu davacı şirketin de kaşesine de yer verildiğini, şirketin temsilen bu kaşe üzerine de imza atıldığı ve ayrıca senetteki kefil kısmına da şirketin kaşesi basıldığını, müvekkiline karşı senede konu borcu ödemeyi taahhüt eden iki adet borçlu olduğunu ve müvekkilinin kendisine bu şekilde verilen senedi icra takibine konu ettiğini, takip borçlusu ... , davacı şirketteki hisselerini alacaklılardan mal kaçırma kastı ile dava dışı ... isimli şahsa devir ettiğini ve bu şahıs davacı şirketin yetkilisi haline geldiğini, akabinde borçlu ile danışıklı işlemlere tarafı olan bu şahıs üzerinden davacı şirket ....ATM'nin ... esas sayılı dosyası menfi tespit davacısı açtığını ve borçtan şirketin değil , ...'ın sorumlu olduğunu iddia ettiğini, davacı şirket aleyhine ihtiyati haciz kararı alındıktan sonra davacı şirket mahallinde hacze gidildiğini, 01/12/2016 tarihli haciz sırasında davacı 300.000-TL yi nakit olarak icra dosyasına yatırdığını, haciz zaptı ile sabit olduğundan davacı dolardan para çevirmediğini, ....ATM dosyasında verilen 16/12/2016 tarihli ihtiyati tedbir kararı uyarınca dosyadaki paranın alacaklıya ödenmemesi karar verildiğini, bu karar üzerine davacı, icra dosyasına yatırdığı toplam 402.630-TL'nin nemalandırılmasını talep ettiği ve İcra Müdürlüğünce bu talep kabul edildiği ve para menfi tespit davası sonuna kadar nemalandırıldığını, müvekkili aleyhine 10/06/2019 tarihinde menfi tespit kararının kesinleşmesine ve paranın icra veznesinden alınmasına, hiçbir engel olmamasına rağmen iki buçuk yıl kendi istinaf talebinin sonucunu beklediğini, parayı iade almadığını, istinaf talebi reddedilince zaten TL olarak yatırdığı para ve tüm nemalarını icra dairesinden iade aldığını, davacının bir alacağını kabul etmemekle beraber , talep zamanaşımına uğradığını, davanın zamanaşımı nedeni ile reddi gerektiğini, bu talep kabul görmemesi halinde esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana hükmedilmesini arz ve beyan etmiştir.
TAHKİKAT, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava; davalı tarafça haksız olarak haciz yapıldığından bahisle mahkeme ve icra dosyalarına ödenen bedeller nedeni ile uğranılan zararların tazmini istemine ilişkin olduğu anlaşıldı.
Davalı tarafça zamanaşımı defi ileri sürülmüş ise de .... ATM nin ... sayılı ilamının kesinleşme tarihi itibari ile davanın süresinde açıldığı, davalı taraf, kendilerince yapılmış bir istinaf başvurusu olmadığını ve menfi tespite ilişkin kararın kendileri bakımından daha önce kesinleştiğini beyan etmiş ise de anılan .... ATM dosyasında kısmi bir kesinleşme yapılmadığı, dosyanın tamamının 19.10.2021 tarihinde kesinleştiği, davanın ise 01.10.2022 tarihinde açıldığı anlaşılmakla itirazın reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Mahkememizce celp edilen....İcra Müdürlüğü'nün ... takip sayılı icra dosyasının yapılan tetkikinde; takibin davalı tarafça davacı ve ... aleyhine 30.11.2014 vade tarihli 300.000 TL miktarlı bonoya dayalı olarak başlatıldığı görülmüştür.
Mahkememizce celp edilen ....İcra Müdürlüğü'nün ... takip sayılı icra dosyasının yapılan tetkikinde; takibin dava dışı ... tarafından davacı, ..., ... aleyhine 30.07.2014 vade tarihli ve 200.000 TL miktarlı bonoya dayalı olarak başlatıldığı görülmüştür.
Davaya konu senedin incelenmesinde, borçlunun davacı ve dava dışı ... olduğu, lehtarın davalı olduğu, bedelin 300.000 TL, 11.01.2014 düzenlenme ve 30.11.2014 ödeme tarihli olduğu görülmüştür.
Yargılama kapsamında toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; Davacı tarafça yukarıda belirtilen 300.000 TL bedelli senedin davalı tarafça ihtiyati haciz kararı alınarak takibe konulduğu, davacının 300.500 TL ödemek zorunda kaldığı, davalının kardeşi ...'nın, ...'tan şahsi borçları için aldığı senede sonradan davacı kaşesi bastığını, teminatların dövizle ödendiğini ve aradan geçen zamanda TL nin değer kaybettiğini yine davacıya duyulan güven azaldığından zararlar doğduğunu beyanla, zararların tazmini istemi ile eldeki davayı ikame ettiği, davacı iddiaları incelendiğinde senette borçlunun davalı değil davacı ve davacı şirketin eski ortağı göründüğü, davacı kaşesinin davalı tarafından değil kardeşi olan ... tarafından sonradan basıldığının davacı tarafça beyan edildiği, bu durumda davacı tarafın , davaya konu senedin davalı tarafça sahte tanzim edildiği veya davacı kaşesinin davalı tarafça sahte olarak basıldığı yönünde bir iddiası bulunmadığı, davaya konu senede ilişkin davacı tarafça davalı aleyhine açılan menfi tespit istemli .... ATM nin ... sayılı ilamında davacının eski ortağı ...'ın, İstanbul CBS'nin 2017/... soruşturma sayılı dosyasında verdiği beyanlar da dikkate alınarak davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, ancak davacının şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verildiği, anılan karara yönelen istinaf taleplerinin incelendiği İstanbul BAM 16. H.D nin 2019/... esas 2021/1570 karar sayılı ilamında aynen ''Davacı vekili davalının müvekkilinden alacaklı olmadığını, ...'a borç verdiğini ikrar ettiğini, bunun da kötüniyetini gösterdiğini ileri sürmüşse de, üçüncü kişi davacı şirketin, ortağının borcuna kefil olmak suretiyle ödeme taahhüdünde bulunması mümkündür. Şirket ile davalı arasında doğrudan para alışverişi bulunmaması, tek başına davalının kötüniyetli olduğunu göstermez. Dosya kapsamındaki, ...'a ait savcılık ifade ve beyanlarının çelişkili olduğu, dava konusu senede davacı şirket kaşesinin davalı tarafça basılarak borçlandırıldığına dair iddianın ispatlanamadığı gibi, davalının kötüniyetli olarak hareket ettiğine dair de dosya kapsamında delil bulunmadığından, mahkemece kötüniyet tazminatı koşullarının oluşmadığına ilişkin gerekçe ve tazminat talebinin reddi kararının yerinde olduğu kanaatiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.'' denildiği, yukarıda anılan CBS dosyasında şüpheli olan ...'ın 19/01/2017 tarihli Savcılığa vermiş olduğu beyanında , şirketin devretmeden önceki tarihlerde şahsi bir gayrimenkul pazarlığı yaptığını bu sebeple ... ve ...'ya şahsi borcu olduğunu, söz konusu senedin şahsen kendi el yazısı ile yazarak 11/01/2014 tarihinde iki imza atarak ...'ya verdiğini beyan ettiği, bu durumda davaya konu senedin dava dışı ... tarafından düzenlenip yine dava dışı ...'ya verildiği, senedi düzenleyenin davalı olmadığının sabit olduğu, yukarıda anılan BAM kararında da belirtildiği üzere davacı şirket kaşesinin davalı tarafça basılarak borçlandırıldığına dair iddianın da ispatlanamadığı, dava dışı ...'ın CBS dosyasındaki beyanları doğrultusunda senedin davalı tarafa, davalının kardeşi tarafından ve hazırlanmış olarak getirildiği, bu nedenle davalının kimin ne amaçla senede imza attığını bilmesinin mümkün olmadığı, yukarıda anılan BAM kararında belirtildiği üzere davacı şirketin, ortağının borcuna kefil olmak suretiyle ödeme taahhüdünde bulunmasının da mümkün olduğu, şirket ile davalı arasında doğrudan para alışverişi bulunmamasının, tek başına davalının kötüniyetli olduğunu göstermeyeceği, bu nedenle davacının var ise bir zararı bunun en başta şahsi borcu için senedi tedavüle koyan ve ... CBS'nin 2017/... soruşturma sayılı dosyasında belirlendiği üzere davacı kaşesi üzerine imza atan dava dışı eski ortak ...'tan ya da dava dilekçesinde beyan edildiği şekliyle, ...tan şahsi borçları için aldığı senede daha sonradan " ... Döviz" kaşesi bastığı iddia edilen davalının kardeşi dava dışı ...'dan talep edilmesi gerektiği, ayrıca davalı hakkında dolandırıcılık ve belgede sahtecilik suçlarıyla başlatılan soruşturmalar neticesinde KYOK verildiği, bu aşamada davalının davaya konu senedin sahte olarak tanzimiyle ilgili yargılandığı herhangi bir ceza dosyası bilgisinin dosyamıza yansımadığı, yine davacının döviz ile teminat ödemesi yaptığı ve aradan geçen zamanda TL nin değer kaybettiği yönündeki soyut beyanı hususunda talebinin somutlaştırması amacıyla hangi tarihli kur üzerinden ne kadar dövizin TL ye çevrildiğine ilişkin davacı yana verilen süre içinde davacı yanca istenilen belgelerin temin edilmediği ve somut bir zarar ortaya konulmadığı anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere;
-
Davanın REDDİNE,
-
Davacı tarafından yatırılan 512,33. TL peşin harçtan alınması gereken 269,85. TL harcın mahsubu ile fazla yatan 242,48. TL nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
-
Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 17.900,00. TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
-
Yargılama giderlerinden sayılan 1.560,00. TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
-
Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, tarafların yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilme üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/12/2023
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:35