SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/824 E. 2023/673 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/824

Karar No

2023/673

Karar Tarihi

29 Kasım 2023

T.C.

İSTANBUL

16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/824 Esas

KARAR NO : 2023/673

DAVA : Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 14/12/2021

KARAR TARİHİ : 29/11/2023

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVACININ TALEBİ :

Davacı Vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı ...arasında 26.02.2019 tarihli işletmecinin satış noktasında ariyet olarak Nesle tarafından kurulan stant ve verilen makineler vasıtasıyla ürünlerin pazarlama ve satışının yapılması, taraflarında yapılan aylık ciro üzerinden kar paylaşımı yapılması hususundaki hak ve yükümlülüklerinin belirlenmesi konulu sözleşmenin akdedildiğini, sözleşmenin müvekkili ile davalı şirket arasında akdedilmiş ise de, sözleşmenin ifa yerinin dava dışı 3. Kişi konumundaki ... A.Ş.‟nin sahibi olduğu benzin istasyonlarında çekirdek kahve makineleriyle perakende kahve pazarlama işi olduğunu davalarının kabulü ile belirsiz alacak sebebi ile eksik uygulanan distribütör iskontosu zararlarına karşılık şimdilik 3.000,00 TL, başlangıç tarihinden bu yana genel piyasa uygulamalarından farklı ve fazla tahsil edilen Procare (ön bakım) bedellerinden doğan zararlarına karşılık şimdilik 3.000,00 TL, 01.04.2021 – 31.07.2021 tarihleri arasında sahada bulunan davalı şirkete ait makineler ile yapılan hizmet nedeni ile oluşan operasyon zararlarının tazmini talepleri yönünden şimdilik 2.000,00 TL, sözleşmenin haksız ve tek yanlı olarak feshi sebebi ile mahrum kalınan operasyon karının tazmini talepleri yönünden ise şimdilik 2.000,00 TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari (reeskont) faizi ile birlikte taraflarına ödenmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

DAVALININ CEVABI :

Davalı Vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davacı arasında 26.02.2019 tarihli sözleşmenin akdedildiğini, işbu sözleşmenin konusunun davacıya ödünç olarak verilen ve müvekkili şirket tarafından kurulan ... model makine ve stant vasıtasıyla pazarlama ve satışı yapılacak olan ... ürünlerinden elde edilecek karın taraflar arasında paylaştırılmasına ilişkin olduğunu, sözleşmenin Sözleşme‟nin Konusu başlıklı II.maddesine göre; müvekkili şirkete ait kahve makineleri ile stantların dava dışı üçüncü kişi konumundaki firmaların iş yerlerine müvekkili şirket tarafından kurulacağını, makine ve stantların davacıya ödünç olarak teslim edileceğini, davacını ise bu makine ve stantlar aracılığıyla sunulan ürünlerin pazarlama ve satışını yapacağını, stant ve makineye kurulmuş olan ödeme araçlarından elde edilen gelirin aylık ortalama bardak satış oranına göre belirlenen yüzdelik değerine denk gelen bedelin müvekkili şirkete hizmet bedeli (procare bakım bedeli) olarak ödeneceğini, ayrıca makinelerde satılacak tüm ürünlerin müvekkili şirketten alınacağını ve makinelerde sadece bu ürünlerin satılacağını, davacının aynı zamanda satış noktalarına dolum, temizlik, ekipman kontrolü hizmetlerini sağlayacağını tazminat isteminin koşulu olarak davacının zararını ispatla mükellef olduğunu, dava dilekçesinden ve davacı tarafça dosyaya sunulan delil dilekçesindeki belgelerden söz konusu zarar kalemlerinin nasıl ispat edileceğine dair hiçbir delilin sunulmadığını, davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ :

Dava, ticari nitelikteki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davasıdır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Garanti Bankası'na yazılan yazımıza yanıt verildiği anlaşıldı.

Mahkememizce görevlendirilen bilirkişiler ... ..., ... ... ve ... ... marifetiyle hazırlanan 09/11/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle;

''...Davalı tarafın taraflar arasındaki sözleşmeyi haklı nedenle feshetmiş olduğu düşünülmektedir. Bu durumda davacının sözleşmenin feshi nedeniyle uğradığı zararı talep etmesi mümkün olmayacaktır.

Davalı taraf, taraflar arasındaki sözleşmeyi sözleşmenin IV-15. Hükmünde düzenlenen ve davalıya dilediği zaman sözleşmeyi tek taraflı fesih hakkı veren sözleşme hükmüne göre feshetmiş olup, haklı sebeplerin varlığı halinde sözleşmenin feshinin evleviyetle mümkün olduğu sonucuna varılmalıdır.

Aslında sözleşme ilişkisinin çekilmez kılan önemli/haklı sebep kavramı her somut olayda değişebilen ve esnek bir kavramdır (Pınar Altınok Ormancı, Sürekli Borç İlişkilerinde Haklı Sebeple Fesih, İstanbul 2011, s. 133) ve sözleşmenin süresinin dolmasına veya en yakın olağan fesih süresine kadar sözleşmeye devam etmeyi dürüstlük kuralına göre beklenemeyecek hale getiren tüm şartlar haklı sebep teşkil etmektedir.

Davacı taraf aynı zamanda, davalı tarafın sözleşmeye göre ödenmesi gereken bazı kalemlerin sözleşme devam ederken kendisine ödenmediğini (distribütör ıskontosu, Procare/bakım ön ödemesi), yine sözleşmenin ifası sırasında Mart-Ağustos 2021 ayları arasında zarara uğradığını iddia etmektedir.

Ancak davacının bu taleplerinin tamamı mevcut dosyaya göre ispata muhtaçtır. Zira dosyaya sunulmuş olan sözleşmede davalı tarafından ifa edilmesi gereken ve sözleşmede “distribütör ıskontusu” ya da “procare ön ödemesi” olarak adlandırılmış ödemeler yer almamaktadır. Yine davacının Mart-Ağustos 2021 ayları arasında uğradığını iddia ettiği zarar ispata muhtaç olduğu gibi, bu zararın davalının herhangi bir davranışından kaynakladığı da ispata muhtaçtır. Taraflar arasındaki sözleşme atıf yapılan sözleşme ekleri dosyada mübrez olmadığı gibi, mali incelemede tarafların birbirlerine yaptığı ödemeler ya da kesmiş olduğu faturalar tespit edilmediğinden bu konuda değerlendirme yapılması mümkün olmamıştır.

HMK m. 190 uyarında ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Yine HMK m. 194 uyarında taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırmalıdırlar. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur. Bu hükümler nazara alındığında davacının fesih öncesi döneme ilişkin sözleşmeye dayalı taleplerinin ispata muhtaç olduğu... '' mütalaa ettiği görülmüştür.

Mahkememizce görevlendirilen bilirkişiler ... ..., ... ... ve ... ... marifetiyle hazırlanan 03/10/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;

''... Kök raporda irdelenmiş olduğu taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafından haklı nedenle feshedilmiş olduğu düşünülmektedir. Yine kök raporda irdelenmiş olduğu üzere taraflar arasındaki sözleşmede nitekim yine kök raporda irdelenmiş olduğu üzere taraflar arasındaki sözleşmenin IV-15. Hükmünde davalının dilediği zaman sözleşmeyi tek taraflı fesih hakkı düzenlenmiş olup haklı sebeplerin varlığı halinde sözleşmenin feshinin evleviyetle mümkün olduğu değerlendirilmektedir.

Kök raporda arz ve izah edilen nedenlerle kök raporda varılmış olan kanaati değiştirmeyi gerektirecek hususa rastlanmadığını...'' mütalaa ettikleri görülmüştür.

Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde; taraflar arasında davacı işletmecinin satış noktasında davalı ... tarafından ariyet olarak kurulan stand ve verilen makineler vasıtasıyla ürünlerin pazarlama ve satışının yapılması hususunda anlaşma sağlandığı, sözleşmeye göre satılan ürünlerin bedellerinin davacı tarafça tahsili ve belirlenen aylık bardak satış oranına göre de belirlenen ödemenin hizmet bedeli olarak ödeneceği kararlaştırılmıştır. Davacı tarafça çekilen ihtarnamede sözleşmenin tek yanlı olarak feshinden kaynaklı davacıya izafe edilebilecek bir kusur bulunmaması nedeniyle menfi ve müspet zararların tazmini talep edilmiştir. Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 19. Maddesinde sözleşmenin imza tarihinden itibaren bir yıllık süre için geçerli olduğu, 1 yıllık sürenin sonunda sözleşmenin kendiliğinden sona ereceği, tarafların sözleşmenin uzamasını arzu etmeleri halinde taraflar bu hususu karşılıklı olarak müzakere edecekleri ve yazılı olarak mutabakata varmak suretiyle sözleşme süresini uzatabileceklerini hüküm altına almışlardır. Ayrıca sözleşmenin 15. Maddesinde de davalı ...'ye 1 ay önceden yazılı olarak bildirimde bulunulmak kaydıyla herhangi bir zamanda sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebilme hakkı tanınmıştır. İhtarname içeriğinden davacı tarafın feshin geçerli olmadığına yönelik bir iddiası bulunmadığı, davanın haksız fesih nedeniyle zararların tazminine yönelik olarak ikame edildiği görülmüştür. Aynı zamanda davacı tarafça sözleşme devam ederken kendisine ödenmesi gerektiği ifade edilen eksik uygulanan distribütör iskontosu tazmini, piyasa uygulamasından farklı ve fazla tahsil edildiği iddia edilen procare bedelleri, 01.04.2021-31.07.2021 tarihleri arasında oluşan operasyon zararlarının tazmini iddiaları bakımından incelenen defter ve kayıtlara ilişkin olarak alınan bilirkişi raporunda da bu hususta fatura ve ödemelere rastlanmamıştır. Dosyaya ibraz edilen bilgi ve belgelerle de tazmini talep edilen alacak kalemlerinin varlığı davacı tarafça ispatlanamamıştır. Varlığı inkar edilmeyen mail yazışmalarında da imzalanan hizmet sözleşmesi kapsamında sağlanması gereken ürünler hakkında tedarik sıkıntısı çekildiğine ifade edilmiştir. Bir olayda haksız fesihten bahsedilebilmesi için sözleşmedeki fesih şartlarının oluşmadan tek taraflı olarak sözleşmenin feshedilmiş olması gerekir. Bu durumda haksız fesih halinde karşı tarafın fesihten kaynaklı olarak menfi zararını isteme hakkı doğar. Sözleşmede üstlenilen edimlerin gereği gibi yerine getirilmediğine dair formlar ve mail yazışmalarına göre de davalı tarafça sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği kanaatine varılmıştır. Kaldı ki, taraflar arasındaki sözleşmenin 15. Maddesinde davalı tarafa bir ay önce yazılı bildirimde bulunulmak kaydıyla herhangi bir zamanda sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebilme imkanı tanınmıştır. Davacı taraf sözleşmenin feshedildiğinden haberdar olmakla birlikte feshin haksız olduğu iddiasındadır. Ancak taraflar arasındaki sözleşmenin 15. maddesine göre davalıya tek taraflı gerekçesiz fesih hakkı tanındığı da sabittir. Davalının sözleşme gereği saklı tuttuğu fesih hakkını kullanması da göz önünde bulundurulduğunda haksız fesihten bahsedilemeyeceği aşikardır (Aynı yönde içtihat Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2021/5839 E. 2022/6107K). İzah olunan nedenlerle tazminat istemlerinin yerinde olmadığı kanaatiyle davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere;

  1. Davanın REDDİNE,

  2. Alınması gerekli 269,80. TL harçtan davacı tarafından yatırılan 170,78. TL düşülerek eksik kalan 99,02. TL harcın davacıdan alınarak hazineyi irat kaydına,

  3. Davalı, kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. Göre hesaplanan 10.000,00. TL ' ücret. i vekaletin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,

  4. Masrafların davacı üzerinde bırakılmasına,

  5. Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,

  6. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. Bendine göre; arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda anlaşamamaları hallerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinde ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre hazineden ödenen toplam 1.320,00. TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

  7. Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı Yasanın 333. maddesi ile Yönetmeliğin 207. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra hesap numarası bildirilmiş ise elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle; hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı kalan paradan karşılanmak suretiyle ... merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak yazı işleri müdürü tarafından iadesine,

Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.29/11/2023

Katip ...

¸e-imzalıdır

Hakim ...

¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

NiteliktekiistanbulHizmet(TicariSözleşmesindenKaynaklanan)Tazminat

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:20

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim