İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/886 E. 2024/59 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/886
2024/59
30 Ocak 2024
T.C.
İSTANBUL
15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/886 Esas
KARAR NO:2024/59
DAVA:Manevi tazminat
DAVA TARİHİ:18/06/2018
KARAR TARİHİ:30/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Manevi tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin müvekkillerinin kişilik haklarına, şeref ve haysiyetlerine saldırmakta, toplumu müvekkillerine karşı kin ve düşmanlığa tahrik etmekte olduğunu, müvekkili ...'nin kendisine ait ... TV logolu televizyon kanalı vasıtasıyla kamuoyuna yayıncılık hizmeti verdiğini, kuruluşundan itibaren ilkeli ve bağımsız yayıncılık anlayışını benimseyen müvekkilinin her türlü baskıya karşı bu tavrını hiçbir şekilde değiştirmeden hizmetlerine aynen devam ettiğini, müvekkilleri ... ve ...'nın ise dürüst, ilkeli ve bağımsız habercilik anlayışına sahip önemli haber sunucuları olduklarını, davalı şirket tarafından 06/04/2018 tarihinde "..." logolu kanalda ve kanalın internet sitesinde "...?" başlığıyla yayınlanan haberde ve habere ekli videoda, müvekkillerinin kişilik haklarına saldırı niteliği taşıyan bir video paylaştığını, iş bu haberde yapılan haberlerin, basın özgürlüğü sınırını aşmakta ve müvekkillerinin kişilik haklarına saldırmakta, dolayısıyla hukuka aykırılık yaratmakta olduğunu, haberlerin hiçbir gerçeklik yanının bulunmadığını, sadece karalama amaçlı yapıldığını, görüntüde yer verilen hiçbir olayın güncel olmadığını, söz konusu yayınların haksız fiil niteliğinde olduğunu belirterek, davanın kabulü ile, davaya konu haber ve yayınların durdurulmasına ve önlenmesine, davalı şirkete, davaya konu haberlere ilişkin düzeltme ve kınama yayınlatılmasına, her bir müvekkili için 5.000,00-er TL olmak üzere toplam 15.000,00-TL manevi tazminat ödemesine hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle,hem "..." logolu televizyon kanalında, hem de "..." adlı internet sitesinde yayınlanan haberin iş bu davaya konu edildiği ve farklı mecralarda yayınlanan iki haber için ortak davalı gösterildiğini, ancak davada husumetin yanlış yöneltilmiş olduğunu, zira "..." televizyon kanalının yayın haklarının müvekkili şirkete ait olduğunu ancak "..." internet sitesinin yayın haklarının müvekkiline ait olmayıp, dava dışı ...A.Ş.'ye ait olduğunu, bu nedenle internet sitesinde yer alan yayınla ilgili olarak müvekkilinin pasif husumet ehliyetinin bulunmadığını, manevi tazminat talebi dışındaki talepler yönünden mahkememizin görevsiz olduğunu, davaya konu yayın ... ekranlarında 06/04/2018 tarihinde yayınlanıp bittiğini, durdurulacak bir yayının olmadığı gibi önlenmesi gereken bir yayın tehlikesinin de bulunmadığını, internet sitesi yayınını durdurma veya önleme talebinin bu davanın konusu olmadığını, durdurma, önleme, düzeltme, kınama ve tazminat taleplerinin tek kalemde talep edilmesinin mümkün olmadığını, davaya konu edilen haber nedeniyle davacılar tarafından müvekkili şirket yetkilileri hakkında basın yoluyla hakaret, iftira, halkı kin ve düşmanlığa tahrik gibi asılsız ithamlarla şikayette bulunulduğunu, yapılan soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, yapılan haberlerin basın özgürlüğü çerçevesinde AİHM kararlan doğrultusunda incelenmesi gerektiğini, basın hukukuna özgü ilkelerin uygulanması gerektiğini, haberlerin basın özgürlüğü kapsamında olup eleştiri mahiyetinde olduğunu, dava dilekçesinde kişilik hakkına saldırı olduğu söylenen bazı ifadelere yer verildiğini ancak bu ifadelerin davalıların kişilik hakkını ihlal etmediğinin açık olduğunu, dava konusu yayının bir analiz haber olduğunu, dava dilekçesinde, davacılardan ...'ın Altın Kelebek ödül törenindeki konuşmasının dava konusu yayında yer aldığı ve bu konuşması nedeniyle başlatılan soruşturmanın takipsizlik kararı verildiğinin belirtildiğini ancak söz konusu yayında bu ödül törenine en ufak bir atıf dahi yapılmadığını, davaya konu haberlerde davacıların kişilik haklarını ihlal eden bir husus bulunmadığını, dava konusu haberin kamu yararı çerçevesinde haberleştirildiğini, hal ve hareketleriyle, yorum ve görüşleriyle Türkiye gündeminde kalmayı tercih eden davacıların üzerlerindeki kamuoyu merakına katlanmak zorunda olan oldukları, bu merakın eleştiriyi de kapsadığı, bu bakımdan davacılar hakkında yayınlar yapmanın da basın hukuku kapsamına hukuka uygun olduğunun izahtan vareste olduğunu, yapılan yayın nedeniyle müvekkilinin tazminat sorumluluğunun bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Dosya kapsamına göre sunulan deliller dosya arasına alınmış, bilirkişilerin düzenlemiş olduğu rapor dosyamız içerisine alınmıştır.
Alınan 23/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle, Davacının itibar ve manevi tazminat talepleri mevcut olup, bu husus koşulunu oluşup, oluşmadığı basın hukukuna ait ilke ve esaslarının dikkate alınması gerektiği ve görüşün mahkemeye ait olduğu, Basın yoluyla kişilik haklarının ihlal edildiği,manevi tazminat davalarında, davaya konu yayını hukuka uygun hale getiren kıstaslar da Yargıtay içtihatlarıyla belirlediği, Buna göre yapılan yayın güncel, görünürdeki gerçekliğe uygun , özle biçim arasındaki denge korunmuş olmalı ve yayının yapılmasında kamusal yararı göz önünde olduğu, Dolar artışlarını haber yaptığı bölüm analiz edilirse Haber verme hakkının gerçekleşebilmesi için ikinci unsur ise, söz konusu haberin güncel olmasıdır. Bir haberin hemen veya kısa bir süre içinde verilmesi durumunda kamu yararı bulunduğu. Verilen haberin ilişkin bulunduğu kişinin sosyal mevkii ve fonksiyonu ( Dr. ...), açısından da kamu yararı olup olmadığı, Biçime ilişkin; Verilen haberin yazılış şekli ( ... ... )alt başlıkla sunumu kişilik hakkını zedeleyecek üslup ve tarzda olmaması gerektiği, Hakaret suçu ile koııınan hukuki değer; onur, şeref ve saygınlık olarak nitelendirildiği, Davalı şirket tarafından 06/04/2018 tarihinde "..." loqolu kanalda ve kanalın internet sitesinde "...?" başlığıyla yayınlanan bölümlerin dakikalarıvla üstte CD analizinde tespit edildiği her bölüm ve haber girişinde aynı ... başlıkla habere giriş yapıldığı, Televizyon yayıncılığı, İnternet yayıncılığı ayrıca Basın başlıklara yer verirken, "... ..." başlıkla gazete yayınlarının tekrar yayında tekrarlandığı, ... ... demek, davanın temelinde de benzer nitelikte eleştirel/analiz haber olduğu dışında, Konu başlığı "... ... Başlığı ile ... benzetmelerin tekrar ettiği, Özellikle ...'a yönelik kişilik haklarına saldırı niteliği taşıyan yayın paylaştığı, yapılan haberlerin, basın özgürlüğü sınırını aştığı kişilik haklarına saldırı olarak gözlendiği, Şahıs şerefini ihlal eden suç tipleri "genel tahkir suçları"; şereften başka bir takım değerlere tecavüz edenleri ise, "özel tahkir suçları" olarak sayıldığı Rapor edilmiştir.
GEREKÇE
Dava, televizyon ve internet yoluyla yapılan haber nedeniyle davacıların kişilik haklarının zarara uğraması sonucu talep edilen manevi tazminat isteminden ibarettir.
Basın özgürlüğü, Anayasa'nın 28. maddesi ile 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 1. ve 3. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerde basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı görülmektedir. Basına sağlanan güvencenin amacı; toplumun sağlıklı, mutlu ve güvenlik içinde yaşayabilmesini gerçekleştirmektir. Bu durum da halkın dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olması ile olanaklıdır. Basın, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumludur. Basının bu nedenle ayrı bir konumu bulunmaktadır.
Bunun içindir ki bu tür davaların çözüme kavuşturulmasında ayrı ölçütlerin koşul olarak aranması, genel durumlardaki hukuka aykırılık teşkil eden eylemlerin değerlendirilmesinden farklı bir yöntemin izlenmesi gerekmektedir. Basın dışı bir olaydaki davranış biçiminin hukuka aykırılık oluşturduğunun kabul edildiği durumlarda, basın yoluyla yapılan bir yayındaki olay hukuka aykırılık oluşturmayabilir.
Ne var ki basın özgürlüğü sınırsız olmayıp yayınlarında Anayasa'nın Temel Hak ve Özgürlükler bölümü ile Türk Medeni Kanunu'nun 24 ve 25. maddesinde yer alan ve yine özel yasalarla güvence altına alınmış bulunan kişilik haklarına saldırıda bulunulmaması da zorunluluktur.
Basın özgürlüğü ile kişilik değerlerinin karşı karşıya geldiği durumlarda; hukuk düzeninin çatışan iki değeri aynı zamanda koruma altına alması düşünülemez. Bu iki değerden birinin diğerine üstün tutulması gerektiği, bunun sonucunda da, daha az üstün olan yararın daha çok üstün tutulması gereken yarar karşısında o olayda ve o an için korumasız kalmasının uygunluğu kabul edilecektir. Bunun için temel ölçüt kamu yararıdır. Gerek yazılı ve gerekse görsel basın bu işlevini yerine getirirken, özellikle yayının gerçek olmasını, kamu yararı bulunmasını, toplumsal ilginin varlığını, konunun güncelliğini gözetmeli, haberi verirken özle biçim arasındaki dengeyi de korumalıdır. Yine basın, objektif sınırlar içinde kalmak suretiyle yayın yapmalıdır. O anda ve görünürde var olup da sonradan gerçek olmadığı anlaşılan olayların yayınından da basın sorumlu tutulmamalıdır. (İstanbul BAM 4. H.D. DOSYA NO: 2020/... ,KARAR NO: 2022/... sayılı ilamı)
Eleştiride kullanılan dilin şaşırtıcı, sert ve kırıcı olması tek başına manevi tazminat takdiri için yeterli değildir. Yazıda medya sektöründe rakip olan tarafların tutum ve davranış açısından sert ve şaşırtıcı nitelikte eleştiri içerdiği bu kapsamda basın ve ifade özgürlüğünün öncelik aldığının kabulü gerektiği, yazı ve içeriğin bir bütün olarak değerlendirildiğinde kişilik haklarına saldırı niteliğinde olmadığının ve basın özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla Davaya konu yayın bir bütün olarak değerlendirildiğinde; haberin davalı tarafından bir başka bakış açısıyla muhalif gözüyle değerlendirilerek gazetecilik tekniği gereği okuyucunun ilgisini çekmesi için çarpıcı başlık kullanılarak eleştiri sınırları içerisinde aktarıldığı, haberin yayın tarihi itibari ile kamu yararının ve toplumsal ilginin bulunduğu,' kişilik haklarına saldırı boyutuna varmadığı, toplumda bilinen tanınan kişilerin başkalarına göre daha fazla eleştirilere katlanma yükümlülüğünün olduğu nazara alınarak, ve yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda yapılan yayının basın özgürlüğü kapsamında kaldığı kanaati ile davacıyı aşağılayan, kişilik haklarını zedeleyen herhangi bir ifade kullanıldığının tespit edilemediğinden ve manevi tazminat koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Davanın REDDİNE,
-
Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan harçtan mahsubu ile 171,43 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
-
Davacılar tarafından yapılan mahkeme masrafının kendi üzerlerinde bırakılmasına,
-
Karar tarihinde yürürlükte bulunan ...Ü.T.'ne göre 15.000,00. TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
-
Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, açık yargılama sonunda, kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu usulen anlatıldı. 30/01/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:29