SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/857 E. 2024/251 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/857

Karar No

2024/251

Karar Tarihi

8 Mayıs 2024

T.C.

İSTANBUL

15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/857 Esas

KARAR NO : 2024/251

DAVA : Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle)

DAVA TARİHİ : 28/12/2023

KARAR TARİHİ : 08/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle; .... İcra Dairesinin 2019/... Esas sayılı dosyası ile dava dışı ... İnşaat .. San. Tic. Ltd. Şti'ne ilamsız icra takibi başlatıldığını, hacze gelindiği tarihte icra takibinin kesinleşmediğini, iş bu icra takibine binaen 03/10/2019 tarihinde hacze gelindiğini, müvekkilinin hacze konu icra dosyası borcu ile bir ilgileri olmadığı halde haciz baskısı altında davalıya borcun ödenmesine ilişkin 03/10/2019 tarihli protokol imzalandığını, protokol gereği davalıya 10/10/2019 vadeli 455.000 TL değerinde senet verildiğini, söz konusu protokolün bozulduğu gerekçesiyle söz konusu senede icra takibi başlatıldığını, işbu hacizde 25/10/2019 tarihli protokol imzalandığını, 28/10/2019 vadeli 475.600,00 TL değerinde bir teminat senedi daha müvekkiller tarafından davalıya verildiğini, tekrar hacze gelinmesini engellemek amacıyla icra takibinin borcunun ödendiğini, icra takibine 08/10/2019 tarihinde itiraz edildiğini, itirazın kabulüne karar verildiğini, takibe dayanılarak tahsil edilen 560.000 TL'nin müvekkillere geri ödenmesi gerektiğini, bu nedenlerle davanın kabulüne, 560.000 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca davalıdan alınarak müvekkile verilmesini dava ve talep etmiştir.

Davalı vekilinin cevap dilekçesi özetle; Huzurdaki davanın zaman aşımı süresi geçtikten sonra ikame edildiğini, haciz tehdidi altında düzenlendiği iddia edilen protokol ve senedin tanzim tarihi olan 03/10/2019 tarihli olduğunu, huzurdaki davanın 28/12/2023 tarihinde ikame edildiğini, dolayısıyla davacıların haciz tehdidi altında düzenlendiğini iddia ettikleri protokol ve senedin tanzim tarihinden itibaren dört yıl geçtikten sonra ikame edilen davanın reddi gerektiğini, davalılar ile yapılan protokol hükümlerinin yerine getirilmemesi nedeniyle taraflarınca 11/10/2019 tarihinde davacılar aleyhine icra takibi başlatıldığını, protokol ve senet ödemelerinin tamamlanması akabinde dosya 15/06/2020 tarihinde haricen tahsille infaz edilerek kapatıldığını, dolayısıyla davacı tarafından ilgili icra dosyasına istinaden yapılan ödemelerin üzerinden dahi üç buçuk yıl geçtikten sonra ikame edilen davanın süre yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, sebepsiz zenginleşme davasında ispat yükü davacı üzerinde olduğunu, davacıların dava dilekçesinde haciz tehdidi altında protokol ve senet düzenlendiğini iddia etmiş ise de haciz işlemi dava dışı borçlunun resmi faaliyet adresinde gerçekleştirildiğini, davacılar tarafından haczedilen malların dava dışı borçluya ait olduğunun ikrar edildiğini, sebepsiz zenginleşen borçlu şirket olup davanın husumet yokluğu sebebiyle usulden reddi gerektiğini, bu nedenlerle öncelikle müvekkile karşı husumet yöneltilmesi mümkün olmadığından davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, aksi kanaat olunması halinde dahi yasal süresi içerisinde ikame edilmeyen davanın usulden reddine, her halükarda davacıların somut dayanaktan yoksun iddialarına ikame ettiği davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE:

Davacı taraf, .... İcra Dairesinin 2019/... esas dosyası nedeniyle haciz tehdidi altında protokol ve senet düzenlendiğini, bu protokol ve senede dayalı olarak .... İcra Dairesinin 2019/... esas sayılı dosyasında takip başlatıldığını ve haciz tehdidi altında ödeme yapıldığını belirterek, yapılan ödemenin sebepsiz zenginleşme uyarınca tahsilini talep etmiş ayrıca TBK uyarınca irade bozukluğu hallerinden "korkutmaya" dayanmıştır.

Davalı ise, zaman aşımı definde bulunmuştur.

.... İcra Dairesinin 2019/... esas dosyasının incelenmesinde; davalı alacaklı tarafından dava dışı ... Turizm şirketine karşı ilamsız icra takibi başlatıldığı, iş bu takip dosyası üzerinden borçlunun menkul, gayrimenkul malları ile hak ve alacaklarının haczi ve muhafazası için 03.10.2019 tarihinde "... Mah. ... Sok. No: ... / İstanbul" adresinde haciz işlemi gerçekleştirildiği, iş bu haciz işlemi sırasında davacılar ve davalı alacaklı arasında dosya borcuna istinaden 03.20.2019 tarihli protokol tanzim edildiği ve 03.10.2019 tanzim, 10.10.2019 vade tarihli 455.000-TL bedelli bononun davacılar tarafından davalı alacaklıya verildiği sabittir ve taraflar arasında bu hususta uyuşmazlık yoktur.

Anılan protokolde yer verilen ''İşbu bono aşağıda belirtilen tarih ve miktarlarda ödenmesi halinde dosya borcundan mahsup edilecektir. Taksitlerden herhangi birisi vadesinde ve miktarında ödenmez ise tahsilatta tekerrür olmamak üzere alınan bono icra takibine girecek olup, açık icra dosyasından takibe devam etme hakkı alacaklı tarafça saklı tutulmuştur" ibaresine istinaden bono vadesi geldiğinde ödenmediğinden, davacı borçlular hakkında bu sefer .... İcra Müdürlüğü 2019/... Esas sayılı dosyası takibe geçildiği, 15.06.2020 tarihinde davalı alacaklı vekilinin dosya borcunun haricen tahsil edildiğine ilişkin icra dairesine dilekçe sunduğu ve bu dosyanın haricen tahsil nedeniyle infaz edildiği, reddiyat makbuzlarının kesildiği hususunda da taraflar arasında uyuşmazlık yoktur.

Davacılar ilk icra dosyasında borçlu konumunda bulunmayıp, üçüncü kişi; ikinci icra dosyasında ise borçlu konumundadırlar. Davacılar her iki icra dosyası için de ödeme yapmış olup, dava dilekçesi içeriğinden davacıların taraflar arasında imzalanan protokol gereği verilen ve ödemesi yapılan senet bedeli ile elden yapılan ödemelerin tahsilini talep ettikleri, davacıların protokol ile bonoyu tehdit ve baskı nedeniyle imzaladığını ve borçlu olmadığını iddia ederek sebepsiz zenginleşme uyarınca tahsil talep ettikleri anlaşılmıştır. (İstanbul BAM 13.HD, 2023/1458 E, 2023/1695K)

Haciz tehdidi altında düzenlendiği iddia edilen protokol ve senedin tanzim tarihi 03/10/2019; haricen tahsil bildirimin yapıldığı tarihin ise 15.06.2020 tarihi olup, huzurdaki dava ise 28/12/2023 tarihinde ikame edilmiştir. Dolayısıyla davacıların haciz tehdidi altında düzenlendiğini iddia ettikleri protokol ve senedin tanzim tarihinden ve haricen tahsil tarihinden itibaren 2 yıl geçtikten sonra ikame edilen davanın, Türk Borçlar Kanunu'nun 82. maddesi "Sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkı, hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar." hükmü uyarınca zaman aşımından reddine karar vermek gerekmiştir.

Korkutma iddiası yönünden; taraflar arasında imzalanan protokolün TBK'nın 201. maddesinde; "Borca katılma, mevcut bir borca borçlunun yanında yer almak üzere, katılan ile alacaklı arasında yapılan ve katılanın, borçlu ile birlikte borçtan sorumlu olması sonucunu doğuran bir sözleşmedir." şeklinde düzenlenen borca katılma sözleşmesi olduğu ve davacıların bonoyu bu sözleşme uyarınca verdiği, sözleşmeyi ise baskı ve tehdit ile imzaladığını iddia ettiği, bu iddiasının TBK'nın 37 ve 38. maddesinde düzenlenen ve iradenin sakatlanması hallerinden olan korkutma iddiası olduğu, anılan maddelerde, taraflardan birinin, diğerinin veya üçüncü bir kişinin korkutması sonucu bir sözleşme yapmışsa, sözleşmeyle bağlı olmayacağının, korkutulanın, içinde bulunduğu durum bakımından kendisinin veya yakınlarından birinin kişilik haklarına ya da malvarlığına yönelik ağır ve yakın bir zarar tehlikesinin doğduğuna inanmakta haklı olması halinde, korkutmanın gerçekleşmiş sayılacağının ve bir hakkın veya kanundan doğan bir yetkinin kullanılacağı korkutmasıyla sözleşme yapıldığında, bu hakkı veya yetkiyi kullanacağını açıklayanın, diğer tarafın zor durumda kalmasından aşırı bir menfaat sağlamış olması hâlinde, korkutmanın varlığının kabul edileceğinin, aynı kanunun 39. maddesinde ise korkutulanın, korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı andan başlayarak bir yıl içinde sözleşme ile bağlı olmadığını bildirmez veya verdiği şeyi geri istemezse, sözleşmeyi onamış sayılacağının düzenlendiği, dosyada mevcut haciz tutanağının 03.10.2019 tarihli olduğu, sözleşmenin de aynı tarihte yapıldığı, haciz baskısı ve tehdidi iddiasının en geç 03.10.2020 tarihi itibariyle ortadan kalkacağı, davanın 28.12.2023 tarihinde açıldığı, dolayısıyla başvuru tarihinden önce 1 yıllık hak düşürücü süre de dolmuştur.

Bir diğer yönden; İİK'nın 72/7. maddesine dayanan istirdat davasını ancak takip borçlusunun açabileceği gözetilerek, ilk takibe yönelik dava sebepsiz zenginleşme, ikinci takibe yönelik dava istirdat olarak nitelendirilse dahi; ilk takip yönünden haciz sırasında elden yapılan ödeme tarihi itibariyle yine zaman aşımının dolduğu; ikinci takip yönünden istirdat davasının süresinde açılmadığı, sebepsiz zenginleşmeye dayalı davanın tali nitelikte olduğu istirdat davası açmayan davacının sebepsiz zenginleşmeye dayanamayacağı, bu nedenle nitelendirme bu şekilde yapılsa dahi zaman aşımı ve hak düşürücü süreler geçtikten sonra dava açıldığı tespit edilmiştir.

H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Davanın REDDİNE,

  2. Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince peşin alınan 9.563,40. TL'nin 427,60. TL nispi karar harcından mahsubu ile fazla 9.135,80. TL harcın kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde davacılara iadesine,

  3. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A. 13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 3.200,00. TL'sı arabuluculuk ücretinin davacılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,

  4. Davalı vekili lehine karar tarihindeki avukatlık asgari ücret tarifesi üzerinden hesap olunan 84.400,00. TL nispi vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalıya verilmesine,

  5. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına,

  6. HMK. 333. md. uyarınca taraflarca yatırılan gider avansından bakiyesinin kararın kesinleşmesi sonrası yatıran tarafa iadesine,

Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle ... BAM ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere istinaf yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair verilen karar, hazır olan taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 08/05/2024

Katip ...

¸e-imzalıdır

Hakim ...

¸e-imzalıdır

Bu evrak 5070 Sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

istanbulİktisab(KambiyoKaynaklananSenetlerindenNedeniyle)SebepsizgerekçeAlacak

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:40:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim