SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/1312 E. 2024/130 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2014/1312

Karar No

2024/130

Karar Tarihi

29 Şubat 2024

T.C.

İSTANBUL

15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2014/1312 Esas

KARAR NO : 2024/130

DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 24/09/2014

KARAR TARİHİ : 29/02/2024

Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA /Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle;

Müvekkili ile davalılar arasında 24.01.2008 tarihli adi ortaklık ve konsorsiyum sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmede bazı maddeler değiştirilerek 29.01.2008 tarihinde aynı amaç etrafında noter tasdikli adi ortaklık sözleşmesi imzalandığını, oluşturulan konsorsiyuma ... tarafından ... İnşaatı ve 5 yıllık işletme İhalesi ihale edildiğini, taahhüt edilen işlerin tamamlandığını ve teslim edildiğini, müvekkilinin bu üstlenilen işin bir kısmını Adi Ortaklıkla yapılan taşeron sözleşmesi kapsamında yerine getirdiğini ve yine bu süreçte adi ortaklığa avans/ödünç/borç verdiğini, davacının adi ortaklığa vermiş olduğu avans alacağını adi ortaklıktan talep ettiğini, ancak her seferinde adi ortaklık olarak çekilen kredilerin ödenmesi şirket için daha yararlı olacağı görüşü ileri sürülerek öncelikli olarak bu borcun ödenmesi gerektiği belirtildiğini ve ödeme yapmaktan kaçındığını, ...'den gelen hak edişlerle bu kredilerin kapatıldığı ancak müvekkilinin alacaklarının ödenmediğini, davalıların yaptıkları inşaat işleri ve kredi ...'den gelen hakkedişlerle kapatıldığını, borçların müvekkili üzerinde kaldığını, müvekkili şirket tarafından uzman görüşü alınmak için tespit yaptırıldığını, 2010-2011-2012-2013-2014 yılı defterler üzerinde yapılan inceleme sonucunda müvekkilinin toplam 17.964.047,61 TL alacaklı olduğu tespit edildiğini,

... ile yapılan sözleşme gereği müvekkilinin işletmeyi 3 yıl daha işleteceğini, işletmeye şu an için 2.000.000-TL harcamanın gerektiğini, müvekkili tarafından davalıların kurdukları ... firmasının 1.000.000 TL/lik işletme giderinden kaynaklanan piyasa borcunu ödemeyi taahhüt ettiğini,

2014 yılında işletme için;

2014 model 6 adet ..., 1 adet clio HGS +Sigorta +Kasko=280.000,00

10.000 kg ... =90.000,00 TL

2010 model 2 adet megane araç +kasko =60.000,00 TL

2012 model ... =40.000,00 TL

2013 işçi sağlığı ve güvenliği hizmeti= 60.000,00 TL

... bakım makineleri 2 senelik =50.000,00 TL

İşletme Müdürü, mühendis maaş + sgk =80.000,00 TL harcandığını, 3 sene daha ödeneceğini beyanla,

Davanın kabulü ile fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.778.428,56-TL tahsiline, alacak kalemlerinden müvekkili şirketin vetmiş olduğu avanslar için verildiği tarihten itibaren, diğet alacak kalemleri için ihtar tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP /

Davalı ... A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde özetle;

Davacının davayı açabilme olanağının bulunmadığını, davacının davasının ...'nın tasfiyesi niteliğinde olmasının gerektiğini, davacının ve müvekkilinin iradesinin bu yönde olmadığını, davacının adi ortaklık ile yapmış olduğu taşeronluk sözleşmesi kapsamında alacaklı olduğunu iddia ettiği kalemleri ve ortaklığa verdiği avansları talep ve dava etme imkanının bulunmadığını, davacının haksız alacak iddiası adi ortaklığın tasfiyesi niteliğinde olmakla huzurdaki davanın ...'ye ihbarının zorunluluğu doğacağını, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davacının alacak iddiasının hukuki mütalaa'ya dayandığını, bunun kabulüne olanak bulunmadığını, taraflar arasındaki akdedilmiş ve halen yürürlükte olan sözleşmeler kapsamında davacının davalıdan alacağının bulunmadığını,

'Taraflar artasında 24.01.2008 tarihli Konsorsiyum Sözleşmesinin bulunduğunu, akdedilen 29.01.2008 tarihli Konsorsiyum Sözleşmesi'nin idareye sunulmak için hazırlanan sözleşme olduğunu, taraflar arasında akdedilen 10.05.2011 tarihli Konsorsiyum Sözleşmesi'nin de idareye sunulmak amacıyla hazırlandığını,

Davacının alacaklı olduğunun kabulüne imkan bulunmadığını, davacının 24.01.2008 tarihli konsorsiyum sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmeksizin müvekkilinden haksız dayanaksız taleplerde bulunduğunu, davacının kusurlu proses dizaynı sebebiyle olağanüstü maliyet farkı oluştuğunu, davacının sözleşmenin md. 6.3. kapsamında kendi kusuru ile olduğunu kabul ederek, inşaat işlerine ilişkin ödemeleri yaptığını ve proses farkına katlanacağını beyan ettiğini öne sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle:

Davacının haksız ve dayanaksız ikame ettiği hukuki niteliği belirsiz davanın eksik ve hatalı inceleme sonucu hazırlanmış yanlı hukuki mütalaaya dayandığını, kabulünün mümkün olmadığını, hukuki mütalaa ...’ın kuruluşuna ilişkin iki sözleşme olduğunu ancak “29.01.2008 tarihli noterdeki ikinci sözleşmeyi asıl alıp; onunla çelişmeyen ve bilhassa ... lehine kullanılabilecek hükümleri içermesi durumunda 24.01.2008 tarihli ilk adi yazılı hükümlerine başvurulması isabetli olacaktır.” tespitiyle, davacı lehine yorum yapma çabasına girmiş olduğunu açık bir dille ikrar ettiğini,

Taraflar arasındaki akdedilmiş ve halen yürürlükte sözleşmeler kapsamında davacının müvekkilinden hiçbir ad altında alacağının bulunmadığını, davacının sadece kendi kayıtlarını esas alarak ve taraflar arasındaki hiçbir ilişki, hak yükümlülük dikkate alınmaksızın hazırlanan mali değerlendirmenin kabul edilemeyeceğini, mali inceleme Adi Ortaklık kayıtları üzerinden değil, davacı şirket kayıtları üzerinden inceleme yapıldığının görüldüğünü, davacının dosyaya sunduğu tek taraflı inceleme davacının alacağının varlığını ispatlayacak nitelikte olmadığını,

Davacının 24.01.2008 tarihli konsorsiyum sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmeksizin müvekkilinden haksız dayanaksız talepte bulunduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklanan alacak talebine ilişkindir.

Davacı vekili Av. ... ve ... 29/02/2024 havale tarihli dilekçe ile davalı aleyhine açtıkları davadan feragat ettiklerini, davalı taraftan yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını bildirmiştir.

Davalı ... vekili Av. ... ve davalı Alke İnşaat vekili 29/02/2024 havale tarihli dilekçeleri ile davacı tarafından davadan feragat edilmesi durumunda vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını bildirmişlerdir

Davacı vekilinin vekaletnamesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu tespit edilmiştir.

Davadan feragat H.M.K. nun 307. maddesi hükümü gereğince uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı sona erdiren, davalı tarafın kabulünü gerektirmeyen ve kesin mahkeme hükmünün hukuksal sonuçlarını doğuran bir taraf işlemidir. H.M.K. nun 309. Maddesi hükmüne uygun olarak davacının davadan feragatının mahkemece saptanması halinde feragat sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekir. Davacı vekilinin vekaletnamesindeki yetki durumu incelendiğinde davadan feragata yetkili olduğu saptanmaktadır. Feragat bildirimi de H.M.K. nun 309. maddesi hükmüne uygun olarak mahkemece tesbit olunmuştur. Bu yasal nedenlerle davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

H Ü K Ü M /.

  1. Davanın feragat nedeniyle reddine,

  2. Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince davacıdan alınması gereken 427,60. TL karar harcının davacıdan peşin alınan 184.068,65. TL harçtan mahsubu ile 183.641,05. TL fazla harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iade edilmesine,

  3. Taraf vekillerinin karşılıklı olarak vekalet ücreti ve yargılama gideri talepleri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

  4. Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,

  5. HMK 333. md. uyarınca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talebi halinde yatırana iadesine,

Davacı vekilin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul BAM da istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.29/02/2024

Başkan ...

¸e-imzalıdır

Üye ...

¸e-imzalıdır

Üye ...

¸e-imzalıdır

Katip ...

¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

(EseristanbulSözleşmesindenKaynaklanan)Alacak

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:12

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim