İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/835 E. 2023/991 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/835
2023/991
26 Aralık 2023
T.C.
İSTANBUL
15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/593 Esas
KARAR NO :2023/962
DAVA:Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:12/09/2023
KARAR TARİHİ:19/12/2023
Mahkememizde görülen Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkili şirkete ait "..." plaka sayılı ... ... marka ambulans aracın bakım ve onarım yapılmak üzere davalıya ait ... Servisi ismi ile faaliyet gösteren işyerine 03.01.2023 tarihinde bakım yapılmak üzere teslim edildiğini, bakım için teslim edilen söz konusu araç davalının işyerinde iken 04.01.2023 günü saat 05:30 sularında ön kısmından çıkan bir yangın sonucunda pert olduğunu, "özen" borcunu yerine getirmeyen davalının bakım ve onarım için teslim almış olduğu müvekkilinin aracının pert olmasından kaynaklanan zararları tazmin etmek zorunda olduğunu, müvekkili şirketin pert araç bedelini kasko sigorta şirketinden almış olmakla birlikte olay tarihi ile yeni bir araç almak için geçecek makul süre için araç mahrumiyet zararına da uğradığını, kasko sigortacısı ... A.Ş. tarafından 04.04.2023 tarihinde 86.515,00 TL, 25.04.2023 tarihinde 743.485,00 TL olmak üzere 830.000,00 TL araç bedeli ödemesi yapıldığını, dava konusu aracın, ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na kiralandığını, aracın pert olması ile birlikte yerine müvekkili şirket tarafından yeni bir araç ikame edilmek zorunda kalındığını, ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile imzalanan kira sözleşmesine göre aracın günlük kira bedeli 931,00 TL + fiyat farkı olduğunu, olayın meydana geldiği tarih olan 04.01.2023 ile kasko sigortacısının ödeme yaptığı tarih olan 25.04.2023 arasında geçen sürenin 111 gün olduğunu, bu süre için müvekkili şirketin uğramış olduğu araç mahrumiyeti zararının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, yaklaşık 131.962,00 TL olduğunu belirterek davamızın kabulü ile fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak ve belirsiz alacak kapsamında 04.01.2023 tarihinden itibaren kasko sigortacısı tarafından yapılan ödeme ve tarihleri de değerlendirilmek suretiyle yeni bir araç alıncaya kadar geçecek makul süre için müvekkili şirketin araç mahrumiyet zararının tazminine ilişkin yapılacak bilirkişi incelemesi sonucunda alacak miktarının net olarak belirlenmesinden sonra talebi artırmak kaydıyla şimdilik 133.000-TL'nin olay tarihi olan 04.01.2023 tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama masrafları ve avukatlık ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; Dava konusu olayda davacının aracının kendiliğinden alev aldığını ve yanarak pert olduğunu, müvekkilinin de işyerinin yanmasına sebebiyet verdiğini, davacının yaşadığı zararda müvekkilinin bir kusuru ve sorumluluğu bulunmadığını, müvekkili tarafından araca hiçbir işlem yapılmamış olup söz konusu yangının müvekkili tarafından tahmin edilmesinin ya da engellenebilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin aracı kendi işyeri içine alarak gerekli muhafazayı sağladığını ancak araca dışarıdan hiçbir müdahale olmadan aracın servise teslim edildiğinde var olan arızası sebebiyle kendiliğinden alev aldığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte araç mahrumiyet zararının ancak muadil bir aracın alınması için geçecek makul süre kadar olabilecek olup piyasa koşulları ve satış işlemlerinin kolaylığı göz önüne alındığında bu sürenin 2 günü geçmeyeceğini, araç ikame etmek için davacı tarafın sigortadan ödeme gelmesini beklemediğini, her halükarda Yargıtay kararlarında da kazanç kaybı süresinin yeni bir alınabilecek makul süreye göre hesaplandığını, 110 günlük sürenin makul olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının zararı idare ile olan sözleşmesine göre değil benzer bir aracın emsal kirasına göre belirlenmesi gerektiğini, zira davacının ikame bir araç koyarak işine devam ettiğini ikrar ettiğini, davacı tarafın ikame araç kiralamadığını, yanan aracın yerine yeni bir araç aldığını, bu nedenle davacının sözleşmesel bedel üzerinden ikame araç zararı hesaplanması talebinin hukuka aykırı olduğunu belirterek haksız ve dayanaktan yoksun olarak açılmış davanın reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İlgili yerlere müzekkereler yazılmış, cevabı yazılar dosya arasına alınmıştır.
GEREKÇE:
Dava; eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat talebine ilişkindir.
Davalı şirkete ait ... plaka sayılı ambulans aracının bakım ve onarımı yapılmak üzere davalı ...'a ait servise 03/01/2023 tarihinde teslim edildiği, bakım için teslim edilen aracın 04/01/2023 günü saat 05:30 sıralarında çıkan yangın sonucunda pert olduğu, bunun üzerine davacı şirket tarafından davalı aleyhine huzurdaki davanın ikame edildiği,
6100 sayılı HMK'nın 1.maddesinde ''mahkemelerin görevi ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir.'' hükmü yer almaktadır. HMK 114/1-c maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması dava şartlarından olup, HMK 138.maddesi dikkate alınarak dava şartlarının öncelikle karara bağlanması gerekmektedir. HMK 115.maddesinde ise ''mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilir. Mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir.'' düzenlemesi yer almaktadır.
28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı tüketicinin korunması hakkındaki kanunun 2.maddesi ''bu kanunun her türlü tüketici işleri ve tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar.'' şeklinde düzenlenmiş, 3.maddesinde ''tüketici ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi olarak tüketici işlemi ise mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına yada hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık vb. sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem olarak tanımlanmıştır. Aynı yasanın 73/1 bendinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu, 73/4 bendinde tüketici mahkemelerinde görülecek davalarda 6100 sayılı HMK'nın 6.kısmında yer alan basit yargılama usulüne göre yürütüleceği belirtilmiş, 83/2.maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 sayılı yasanın görev be yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engelleyemeyeceğine işaret edilmiştir.
Dava tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1-a maddesinde, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususların ticari davalar oldukları belirtilmiş, aynı maddenin b, c, d, e ve f alt bentlerinde de diğer hangi hallerden doğan uyuşmazlıkların ticari dava olduğu açıklanmıştır.
Somut olayda; davacının bildirdiği olayın ticari nitelikte sayılamayacağı, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin tüketici işlemi niteliğinde olduğu anlaşıldığından, davanın HMK 115/2.maddesi uyarınca, aynı kanunun 114/1-c.maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine ve görevli mahkemenin İstanbul Tüketici Mahkemeleri olduğuna karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Davacının açtığı davada, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın HMK'nun 115/2. Maddasi uyannca aynı kanunun 114/l. (c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulen REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, görevli mahkemenin İstanbul Tüketici Mahkemesi olduğunun tespitine,
-
6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi karannın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğinin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar serileceğinin İHTARATINA,
-
HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli İstanbul Tüketici Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu'na GÖNDERİLMESİNE,
-
Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,
-
Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı taraf yokluğunda, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/12/2023
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:35