İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/173 E. 2024/72 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2016/173
2024/72
12 Şubat 2024
T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2016/173 Esas
KARAR NO : 2024/72
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/02/2016
KARAR TARİHİ : 12/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; Davalı ile ... ... A.Ş. arasında 20.01.2012 tarihinde imzalanan sözleşme ile davalı borçlu ... Sokak No: ./İZMİR adresinde faaliyet göstermesi için franchise mağazası işletmesi verildiğini, ... ... ... A.Ş.’nin ticaret ünvanı ... Noterliği’nin 01.08.2013 tarih ve ... sayı ile onaylı olağanüstü genel kurul kararı ile ... A.Ş. olarak değiştirilmiş ve unvan değişikliği 06.08.2013 tarihinde ... tarafından tescil edildiğini, ilerleyen süreçte ... Tic.A.Ş. ile müvekkili şirket arasında temlik sözleşmesi ekinde belirtilen ticari ilişkilere istinaden doğmuş veya doğacak her türlü hak ve alacakları müvekkili şirkete intikal ettirildiğini, yine ... Tic. A.Ş. ile davalı borçlu arasında akdedilen 17.07.2014 tarihli ek protokol uyarınca da davalı imtiyaz sahibi ... A.Ş. alt imtiyaz veya işletme sözleşmesinden kaynaklanan hak ve borçlarını veya alt imtiyaz sözleşmesini ve ek protokollerini ... grup şirketlerine vs. alt imtiyaz sahibi başkaca herhangi bir izni veya rızası gerekmeksizin tüm sonuçları ile kül halinde devir ve temlik edebileceği hususunu kabul ettiğini, taraflar arasında ticari ilişki kapsamında davalı borçlunun müvekkili şirkete olan borcunu ödememesinden dolayı müvekkili şirket tarafından ... Noterliği'nin 04.06.2015 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı tarafa borçların ödenmesi gerektiği ihtar edildiğini, ancak yapılan tüm yarılara rağmen davalı taraf borcunu ödemediğini, akabinde gerek temlik sözleşmesi gerekse sözleşmenin devri ile kurulan ticari ilişki çerçevesinde davalı borçludan alacaklı olduğu 30.527,88TL tahsili amacı ile .... İcra Müdürlüğünün 2015/... Esas numaralı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu borcunu olmadığını iddia etse de bilirkişi incelemesi yapıldığında davalı borçlunun hiçbir haklı gerekçesinin olmadan itiraz ettiğini, tüm bu açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalması koşulu ile takibin devamını, kötü niyetli borçlunun %20’sinden az olmayacak şekilde icra-inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin de karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu beyan dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin İzmir ...nde merkez ... sicil numarası ile kayıtlı iken 18.11.2015 tarihinde tasfiye haline gelmiş 1. ilan 24.11.2015 sayılı 2. ilan 01.12.2015 8958 sayılı, 3. ilan 08.12.2015 8963 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetelerinde ilan edildiğini, şirketin tasfiyesi 19.12.2016 tarihinde sona erdiğini, 23.12.2016 da tescil edilip tasfiye sonucu terkin edilmiş ve 29.12.2016 tarih 9230 sayılı Resmi Gazetede ilan edildiğini, 27.06.2018 tarihinde Konak/İZMİR tasfiye adresine bırakılan tebliğ zarfından önce hiçbir tebligatın olmadığını, şu an dava edilen şirket ve davanın muhatabı şirketin olmadığını, hukuken olmayan şirkete yapılan tebligat usulsüz ve yargılamaya devam edilemeyeceğini beyan etmiştir.
Mahkememizce .... İcra Müdürlüğünün 2015/... Esas sayılı dosyası celp edilerek, dosya kapsamına alınmıştır.
İcra takip dosyasının incelenmesinde, davacının .... İcra Dairesinin 2015/... Esas sayılı takip dosyasında faturadan kaynaklanan 30.527,88-TL üzerinden takip yapıldığı, ödeme emrinin 04/11/2015 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun da süresi içerisinde 05/11/2015 tarihinde borca itiraz ettiği, borca itirazla birlikte takibin durduğu, dava İİK'nın 67. maddesi düzenlenen bir yıllık hakdüşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür.
Talimat mahkemesince aldırılan Mali Müşavir bilirkişinin 01/03/2022 tarihli raporunda özetle; Davalı şirketin ve davalı davalı şirkete ait yasal defterlere ulaşılmadığından bu defterler üzerinde inceleme yapılamadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Talimat mahkemesince aldırılan Mali Müşavir bilirkişinin 29/03/2023 tarihli raporunda özetle; İnceleme yapılan davalı tarafın 2014/2015 yılı hesap döneminde sunulu ticari defterlerinin zorunlu Noter Tasdiklerinin zamanında yapılı olduğu, defter kayıtları, muhasebe fişleri ve ekli müsbit evrakın, fatura ve irsaliyelerin (VUK m.229-232) hükümlerine uygun şekilde tanzim edildiği, 03.08.2015 takip tarihi itibariyle açılan .... İcra Memurluğu 2015/... Esas dosya ile talep edilen 30.527,88TL Alacak olarak başlatıldığı fakat Sayın Mahkemenizce görevlendirildiğim davalı taraf ticari defterlerinde bir borç olmadığı, bilakis davalının defterlerinde 10.07.2015 tarihi itibariyle davacıdan 11.447,58 TL alacaklı olduğu tespit edildiği bildirilmiştir.
Mahkememizce aldırılan Mali Müşavir bilirkişinin 31/08/2023 tarihli raporunda özetle; Dava dosyası, ibraz edilen taraf ticari defterleri, yardımcı kayıt belgelerin incelenmesi neticesinde; Davacı davalıdan alacağı tahsil edemediği gerekçesi ile 04.08.2015 tarihinde .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas dosya numarası ile 30,527,88-TL asıl alacak üzerinden davalı aleyhine takibe geçtiği; davalının icra takibine, takip miktarına, borca, faiz ve borcun tüm ferilerine itiraz ettiği, bu itiraz üzerine davalı aleyhine yaptığı icra takibinin devamı için huzurdaki davayı açtığı tespit edildiği, Davacı taraf ve dava dışı firma ticari defterlerini tarihinde Ağustos/2023 döneminde şirket merkez tarafımıza ibraz ettiği, İbraz edilen ticari defterleri kanuna göre eksiksiz ve usülüne uygun olarak tutulmuş olduğu, açılış ve kapanış tasdikleri yaptırıldığı ve defter kayıtlarırın birbirini doğrulamış olduğu görülmüş olup, mevcut tespitlere göre davacının ibraz edilen ticari defterlerinin kendi lehine delil vasfı taşımakla birlikte nihai karar sayın mahkemeye ait olduğu, Davacının ibraz edilen bilgi ve belgelerine göre temlik sözleşmesine uygun olarak dava dışı firmadan 37.634,24-TL alacak tutarını devir aldığı, davalıda söz konusu borç tutarını dava dışı firmadan davacı firmaya 67.777,21-TL borç devri yaptığı, böylece temlikten sonra davacı kayıtlarına göre davalıdan 27.634,24-TL alacak tutarı davalı kayıtlarına göre 67.777,21-TLborç tutarı oluştuğu, Davacı tarafından çalışma dönemi içinde davalıya 140 adet fatura tanzim edildiği davalı ait dava dosyasına ibraz edilen kayıt ve belgeler göre söz konusu faturaların yasal süresi içinde herhangi bir itirazın olmadan davalı tarafından kabul edildiği ve ticari kayıtlara alındığı, bu şekilde söz konusu faturaların tebliğ alındığı içeriğinin kabul edildiği, İbraz edilen bilgi ve belgelere göre davacının 34.İcra Müdürlüğünün 2025/... dosya numarası ile davalı aleyhine yaptığı icra takibinde davalırın 30.527,88-TL tutarı kadar icra dosyasına yaptığı itirazın ispata muhtaç olduğu, davalının itirazı olması halinde davalıya yaptığı ödemeleri somut ve kabul edilebilir şekilde ibraz emesi gerektiği, Davacının icra takip tarihinden önce faiz talebinin bulunmadığı, Davacı tarafın mahkeme masrafları, vekâleti ücreti, icra - inkâr tazminatları ve benzeri taleplerinin Sayın Mahkemenizin takdiri içinde kaldığı şeklinde bilirkişi görüşüne ulaşılmıştır.
Mahkememizce aldırılan Mali Müşavir bilirkişinin 31/12/2023 tarihli ek raporunda özetle; İbraz edilen bilgi ve belgeler ile daha önce ibraz edilen bilgi ve belgelerin tekrar incelenmesi ve değerlendirilmesi neticesinde kök raporda ifa ettiğimiz görüş ve tespitlerimiz aynen devam ettiği kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, franchıse sözleşmesi kapsamında ortaya çıkan bakiye cari hesabın davacıya temliki üzerine başlatılan ilamsız takipte itirazın iptali istemine ilişkindir.
Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. Md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.” (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).
Faturanın onu teslim alan kişiyi borç altına sokabilmesi için taraflar arasında borç doğurucu bir ilişkinin varlığı ve faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Borç münasebeti olmaksızın düzenlenen ve muhatap tarafından her nasılsa teslim alınan faturaya sekiz günde itiraz edilmemiş olması onu borç altına sokmaz. Ancak TTK 21/2 maddesi uyarınca, faturalara 8 gün içerisinde itiraz edilmediği takdirde faturadaki gösterilen bu bedeli kabul edilmiş sayılır.
Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur.
Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği,bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir.
Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.
Faturalarda belirtilen mal veya hizmetin davalı alıcıya teslim edildiği iddiasını davacı ispatla yükümlüdür. Fatura içeriğindeki mal veya hizmetin davalıya teslimi dayanak belgelerle kanıtlanmadığı sürece ticari defterler tek başına malın teslim edildiğini ispata yeterli değildir.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, Davalının dava dışı ... ile franchise sözleşmesi akdettiği, ...'nın ünvan değişikliği ve birleşme sonrası ... Tic.AŞ olduğu, ... Tic. AŞ ile davacı arasında akdedilen temlik sözleşmesine istinaden hak ve alacakların davacıya intikal ettiği, taraflar arasında imzalanan sözleşme ile davalıya davacının hak sahibi olduğu marka ve logo altında işletme hakkı verildiği, davalının iddia olunan borcunu ödememesi üzerine ihtarname gönderildiği ancak ödenmemesi üzerine başlatılan takibe de itiraz edildiği iddiası ile itirazın iptali isteminin uyuşmazlık konusu olduğu, davacının davalıdan takip dayanağı sözleşme ve fatura nedeni ile bakiye cari hesap alacağı bulunup bulunmadığı varsa miktarı hususunda anlaşmazlık bulunduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce tüm delillerin toplandığı, taraf defterlerinin incelenmesine karar verilerek dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, taraflara usulüne uygun ihtaratların yapıldığı, incelemenin taraf ticari defter ve kayıtları üzerinden yapıldığı, talimat mahkemesince aldırılan bilirkişi raporu ile davalı tarafın 2014/2015 yılı hesap döneminde sunulu ticari defterlerinin zorunlu Noter Tasdiklerinin zamanında yapılı olduğu, defter kayıtları, muhasebe fişleri ve ekli müsbit evrakın, fatura ve irsaliyelerin (VUK m.229-232) hükümlerine uygun şekilde tanzim edildiği, davalı taraf ticari defterlerinde bakiye bir borç olmadığı, bilakis davalının defterlerinde 10.07.2015 tarihi itibariyle davacıdan 11.447,58TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile davacı taraf ve dava dışı temlik eden firma ticari defterlerinin incelendiği, ibraz edilen ticari defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usülüne uygun olarak tutulmuş olduğu, açılış ve kapanış tasdikleri yaptırıldığı ve defter kayıtlarırın birbirini doğrulamış olduğu, davacının ibraz edilen bilgi ve belgelerine göre temlik sözleşmesine uygun olarak dava dışı firmadan 37.634,24-TL alacak tutarını devir aldığı, davalıda söz konusu borç tutarını dava dışı firmadan davacı firmaya 67.777,21-TL borç devri yaptığı, böylece temlikten sonra davacı kayıtlarına göre davalıdan 27.634,24-TL alacak tutarı davalı kayıtlarına göre 67.777,21-TL borç tutarı oluştuğu, davacı tarafından çalışma dönemi içinde davalıya 140 adet fatura tanzim edildiği davalı ait dava dosyasına ibraz edilen kayıt ve belgeler göre söz konusu faturaların yasal süresi içinde herhangi bir itirazın olmadan davalı tarafından kabul edildiği ve ticari kayıtlara alındığı, bu şekilde söz konusu faturaların tebliğ alındığı içeriğinin kabul edildiği, ibraz edilen bilgi ve belgelere göre davacının ... İcra Müdürlüğünün 2025/... dosya numarası ile davalı aleyhine yaptığı icra takibinde davalının 30.527,88-TL tutarı kadar icra dosyasına yaptığı itirazın ispata muhtaç olduğu, davalının itirazı olması halinde davalıya yaptığı ödemeleri somut ve kabul edilebilir şekilde ibraz etmesi gerektiği, davacının icra takip tarihinden önce faiz talebinin bulunmadığının tespit edildiği görülmüştür.
Her ne kadar aldırılan bilirkişi raporları ile taraflar arasındaki borç veya alacak durumunun defterler itibariyle uyumlu olmadığı görülse de taraflar arasındaki fatura kayıtları, ödeme belgeleri ve mutabakat dönemleri itibariyle sonuca varılabileceği anlaşıldığından bu durumun çelişki yaratmadığı kanaatine varılmıştır. Nitekim davalı taraf ile temlik eden ve alan defter kayıtlarına göre sözleşmenin başından beri tanzim edilen 140 adet fatura kadar ticari ilişki olduğu, bu faturaların iki taraf defterlerine de yansıdığı, bunun yanında temlik edilen bedellerin bulunduğu sabittir. Yine davalının kullandığı taşınmazın kira bedelinin de franchıse sözleşmesi kapsamında franchıse veren tarafından ödenerek davalıya yansıtılacağı, davalının bunun için 3. kişilere bir ödeme yapmayacağı, ancak davacının ödemelerinin fatura edilmesini kabul edeceği sabittir. Dolayısıyla taraflar arasındaki ticari ilişkinin tümü, ödeme ve defter kayıtları ile sonuca gidilebilecektir. Bu kapsamda fatura miktarları sabit olup davalı defterlerinde kayıtlı olduğuna göre hizmetin veya malın davalı yanca alındığı sabit kabul edilerek alınan hizmet veya mal karşılığının ödendiğini davalının ispat etmesi gerekecektir. Nitekim davalı yan kendi defterlerine göre borcunu tamamen kapattığını bilakis davalıdan alacaklı olduğunu savunmaktadır. Ancak davalının defterlerinde 264.071,96 TL ödeme kaydı bulunmasına rağmen bu kaydın dayanağı olan miktarların davacı defterleri ile örtüşmediği, davalının uyuşmazlık konusu olmayan her bir fatura için tek tek ödeme kaydından ziyade toplu defter kayıtları yaptığı, dolayısıyla davalının ödemelerine dair defter kayıtlarının izaha muhtaç olduğu, şeffaf, hesap verebilir olmayan defter kaydına itibar edilemeyeceği anlaşılmıştır. Davalının takip kapsamındaki borçtan sorumlu olmadığına, karşılığının ödendiğine dair savunması ve hesap veremeyen defter kaydı haricinde delilinin bulunup bulunmadığı Mahkememiz son celsesinde sorulmasına rağmen ödemeye dayalı değerlendirilmeyen veya yeni bir delilin varlığı gösterilememiştir. Dolayısıyla ispat yükü üzerinde olan davalının ödemeyi ispat edemediği görülmekle takip kadar borçlu olduğuna kanaat edilerek itirazının iptaline karar vermek gerekmiştir.
Davacı her ne kadar dava değerini bir miktar düşük gösterse de bu miktarın icra harcı düştükten sonraki harçlandırılacak bedel için gösterildiği, dava dilekçesi talep sonucunda da itirazın tümden iptalinin talep edildiği, takipte de sadece asıl alacağın ileri sürüldüğü, dolayısıyla dava değerinin 30.527,88 TL'lik takip çıkışı kadar olduğu anlaşılmış ve yargılama giderleri bu miktara göre belirlenmiştir.
İcra İnkar Tazminatı yönünden; dava konusu edilen asıl alacağın önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere;
-
Davanın KABULÜ ile davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğü'nün 2015/... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı borçlu tarafından yöneltilen itirazın iptaline, takibin takip talebindeki kayıt ve şartlarla aynen devamına,
-
Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan %20 oranında icra inkar tazminatı 6.105,57. TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
-
Alınması gereken 2.085,36. TL karar ve ilam harcından 366,10. TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 1.719,26. TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
-
Davacı tarafından yatırılan 29,20. TL başvuru harcı, 366,10. TL peşin harç olmak üzere toplam 395,30. TL harç bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.201,75. TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 17.900,00. TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
-
Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,
-
Karar kesinleştiğinde .... İcra Müdürlüğü'nün 2015/... Esas sayılı icra takip dosyasının iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı.12/02/2024
Katip ... Hakim ...
e-imza e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:12