İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/106 E. 2024/462 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2016/106
2024/462
2 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2016/106 Esas
KARAR NO : 2024/462
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan),
DAVA TARİHİ : 22/01/2016
KARAR TARİHİ : 02/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan), ve birleşen İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/479 Esas sayılı Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; Müvekkil hakkında ... 2. İcra Dairesi ... E. sayılı dosya ile ... Bank ... Şubesi 31.12.2015 keşide tarihli 100.000,00 TL bedelli .... seri nolu çekin ödenmediği iddiasıyla kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi yapıldığını, söz konusu çek ödenmiş olup müvekkilin borcunun bulunmadığını, müvekkil şirket ile davalı şirket arasında Bayilik anlaşması ve genel şartnamesi sözleşmesinin 15.10.2009 tarihinde imzalandığını, işbu sözleşme gereğince müvekkilin davalı şirketin Acıpayam'da bayili yaptığını, imzalanan sözleşmenin süresi 5 yıllık olup 15.10.2014 tarihinde sona erdiğini, dolayısıyla müvekkilin bayiliğinin de 15.10.2014 tarihinde son bulduğunu, müvekkilin bayilik sözleşmesinin son bulduğunu, ayrıca haricen de davalı şirketten gaz almayacağını, teminatlarının iade edilmesini ... Noterliği ...tarih ... yevmiye nolu ihtarname ile davalı şirkete bildirdiğini, davalı şirketin ise müvekkil ile 31.03.2013 tarihli bayilik sözleşmesi imzalandığını bu nedenle bayiliğin 31.03.2018 tarihine kadar devam etmesi gerektiğini ancak müvekkilin sözleşmeye aykırı davranışları sebebiyle sözleşmeyi feshettiğini ... 40. Noterliği'nin .... tarih ... yevmiye nolu ihtarname ile bildirdiğini, müvekkil şirketin de davalı tarafından keşide edilen ihtarnameye karşılık ... Noterliği... tarih ... yevmiye nolu ihtarname ile 31.03.2013 tarihli bayilik sözleşmesi imzalamadığını, imzalamış ise bir örneğinin gönderilmesini talep etmiş ise de davalı şirketçe sözleşmenin örneğinin gönderilmediğini, müvekkil şirketçe davalı şirkete ... 7. Noterliği ...tarih ... yevmiye nolu ihtarname ile bakiye borcunun tarafa bildirilmesi ve davalı şirkete ait boş tüplerin taraftan teslim alınması ve depozito bedellerinin tarafa ödenmesi için ihtar gönderildiğini, davalı şirketin bu ihtara da cevap vermediğini, müvekkil şirket, davalı şirkete teminat olarak; ... ili ... ilçesi ... 260 ada 204 Parselde mukim 3 katlı betonarme bina 3 nolu bağ, bölüm üzerinde 80.000,00 TL bedelli 1. Sırada ipotek, ... ili ... ilçesi ...Mahalle 260 ada 204 Parselde mukim 3 katlı betonarme bina 2 nolu bağ. Bölüm üzerinde 80.000,00 TL bedelli 1. Sırada ipotek, ... ili ... ilçesi ...Mahalle 118 ada 3 Parselde mukim 4 nolu bağ. Bölüm üzerinde 60.000,00 TL bedelli 1. Sırada ipotek, ... ili ... ilçesi...Mahalle 118 ada 3 Parselde mukim 4 nolu bağ. Bölüm üzerinde 110.000,00 TL bedelli 2. Sırada ipotek nakit teminat verdiğini, müvekkilin ...bank ... şubesi ... tarih ... seri nolu çekin borcunu vadesinden önce ödediğini, müvekkilin davalı şirkete 121.321,33 karşılıksız cari borcu ve 100.000.00 TL de dava konusu 31.12.2015 vade tarihli çeki bulunduğunu, bununla birlikte 330.000,00 TL'lik İpotek teminatı ve 85.374,70 TL de nakit teminatı olduğunu, müvekkilin 121.321,33 TL karşılıksız borcu için 80.000,00 TL nakit havale yapmış geri kalan 41.321,33 TL'nin ise nakit teminatından kapandığını, ...bank ... Şubesi 31.12.2015 keşide tarihli ... seri nolu 100.000,00 TL bedeli çek için de nakit teminatından kalan 44.053.37 TL mahsup edildiğini ve geri kalan 55.946,63 TL karşılığında da müvekkilin her ay 5.000,00 TL havale yapacak olup bu kısmında çek ile teminat altına alındığını, davalı şirkete 55.946.63 TL için dava tarihine kadar yaklaşık 24.000,00 TL para ödendiğini, 31.03.2013 tarihli müvekkil ile davalı şirket arasında imzalanan ek protokol gereği müvekkilin hakkettiği primler de 01.04.2013 Tarihli davalı şirketin iç yazışmasında belirtildiği üzere ödeme olarak sayıldığını, geri kalan miktar için de aşağıda belirtilen çekler bulunduğunu, davalı şirkete 55.946.63 TL bedeli ... Bankası ... Şubesi ... seri nolu 56.000,00 TL bedelli ve ... bankası ... Şubesi ... seri nolu 56.000,00 TL iki adet çek verildiğini, yukarıda belirtildiği üzere davalı şirkete dava konusu çek ile ilgili borç bulunmadığını, neticeten; müvekkilin zarar göre olasılığına karşın takibin tedbiren durdurulmasına, ... Bank ... Şubesi 31.12.2015 keşide tarihli 100.000,00 TL bedelli ... seri nolu çeke bağlı borcun olmadığının tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle davacının iddiasını ödeme belgesi ile ispat etmesi gerektiğini, davaya konu çekin kayıtsız şartsız borç ikrarına havi bir kambiyo senedi olduğunu, davacının kambiyo senedine ve geçerliliğine dair itirazı bulunmamakta aksine borcu kabul ederek ödeme yaptığını iddia ettiğini, davacı tarafın müvekkil şirket yazışmaları olarak sunduğu yazıların ise ödeme belgesi olarak kabulünün mümkün olmadığı gibi müvekkili bağlayıcılığının da bulunmadığını, taraflar arasındaki bayilik nedeniyle yürütülen ticaretten muhtelif zamanlarda aldığı LPG nedeniyle ek protokol gereği verdiği 45 gün vadeli çeklere istinaden davacının muhtelif ödemelerinin mevcut olduğunu, ancak bizzat davaya konu çeke ilişkin ayrı bir ödeme yapılmadığını, zaten bu dekontlarda mal alımı, karşılıksız çekler vs. açıklamalar yapıldığını, dava konusu çeke dair bir dekont bulunmadığını, davacı tarafın LPG alımından kaynaklanan borçlarını ödemediğini, müvekkile verdiği çeklerin karşılıksız çıktığını, davaya konu çekin gi iddiasının da gerçeği yansıtmadığını, davaya konu çek bedeli ödenmediği gibi borcun yenilenmesinin de söz konusu olmadığını, neticeten; davanın derdestlik nedeniyle reddine, bu talebin kabul edilmemesi halinde davanın ... 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyası ile birleştirilmesine, davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin reddine, davanın reddine, davacının davaya konu alacağın %20'sinden az olmayacak tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen Davada Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin likitgaz (LPG) dağıtım firması olduğunu, davalı ile 1996 tarihinden beri muhtelif sözleşmeler ile bayilik ilişkisinin süregeldiğini, davalı ile en son 31.03.2013 tarihinde 5 yıl süreyle " Tüplü Bayilik Anlaşması ve Genel Şartnamesi " imzalandığını, bu sözleşmeye göre davalı müvekkiline ait malları satmayı taahhüt ettiğini, bayilik sözleşmesinin 23.4 maddesine göre davalı şirketin doğmuş ve doğacak tüm yükümlülükleri için l0.000,00 USD kadar davalı şirket ile birlikte müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu olduğunu, davalı/kefil ayrıca 2 nolu bağımsız bölüm üzerine 80.000,00 TL, 3 nolu bağımsız bölüm üzerine 80.000,00 TL ve 3 nolu parselde kayıtlı dükkan üzerine 60.000,00 TL ve 110.000,00 TL tutarında ipotek tesis edildiğini, müvekkili ile davalı arasında 31.03.2013 tarihli Ek Protokol ile sözleşme süresince asgari 960 ton, cari yıl ortalaması aylık asgari 16 ton (yıllık 192 ton) LPG alımı yapmayı kabul ve taahhüt ettiğini, davalının başlangıçta taahhüdüne uygun alım yapmışsa da daha sonra LPG alımlarının giderek azaldığını, ... 40.Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiyeli ve 19.01.2015 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarlarını davalıya keşide edip sözleşmeye uygun satış yapılmasının talep edildiğini, davalı ... Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye no.lu cevabi ihtarıyla cari hesap borcunu kabul ettiğini, ancak LPG alımlarına başlamadığını, müvekkilinin 19.01.2015 tarihli ihtarda belirttiği karşılıksız çıkan çekler için 4 ayrı icra takibi başlatıldığını, davalının çeklerinin karşılıksız çıkması bayilik sözleşmesi ve ek protokole aykırılık teşkil ettiğini, netice itibariyle baylik sözleşmesi ... 40. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarı ile sözleşmenin fesih edildiğini, bu fesih ihtarı ile kar mahrumiyeti, cezai şart alacağı, teslim edilen tüplerin bedelinin ödenmesinin bildirdiğini, Bayilik sözleşmesinin 21.4 m göre kar mahrumiyetinin ödeneceği, 5 yılda alınması taahhüt edilen 960 ton malın sadece 339,613 ton mal alındığı, böylece 620,387 (960-339,613=) eksik mal alındığı, bunun kar mahrumiyetinin ödenmesi gerektiği, davalının en son mal aldığı 26.06.2015 tarihindeki ... satış fiyatının celbi ile kar mahrumiyetinin tespit edilebileceğini, bayilik sözleşmesinin 22.2 maddesi cezai şartı düzenlediğini, sözleşmenin fesih tarihindeki 16 ton LPG'nin ana depo satış fiyatı kadar cezai şartın ödeneceğinin kararlaştırıldığını, bayilik sözleşmesinin 21.1 maddesine göre davalıya teslim edilen tüplerin aynen iadesi yada iade edilemiyorsa fesih tarihi itibariyle rayiç imalat bedelinin kökden ödenmesi gerektiğini, yine sözleşmenin 21.1 maddesine göre tüplerin iade yükümlülüğü dışında ayrıca 10.000,00 USD tazminat ödenmesinin kararlaştırıldığını, davalıya 2 kg'lık 3650 adet, 12 kg'lık 4897 adet ve 7 adet propan tüplerinin sözleşmenin 21.1 maddesine göre 10 gün içinde müvekkiline iade ve teslim yükümlülüğü bulunduğunu belirterek, kar mahrumiyetinden şimdilik 1.000,00 TL'nın temerrüt tarihi 09.10.2015 den itibaren avans faizi ile, cezai şarttan şimdilik 1.000,00 TL temerrüt tarihi 09.10.2015 den itibaren avans faizi ile davalıya 2 kg'lık 3650 adet, 12 kg'lık 4897 adet ve 7 adet propan tüplerinin imalat bedelleri ile süresinde teslim edilmemesi nedeniyle doğan tazminat alacağından dolayı şimdilik 13.000,00 TL temerrüt tarihi 09.10.2015 den itibaren avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Birleşen Davada Davalılar vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı arasında 31.03.2013 tarihinde bayilik sözleşmesi imzalanmadığını, davacının sunmuş olduğu sözleşmedeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, en son imzalanan bayilik sözleşmesi 15.10.2009 tarihli ve olduğu ve süresinin 5 yıl olduğunu, işbu sözleşmenin 15.10.2014 tarihinde sona erdiğini, bu tarihten sonra herhangi bir sözleşmenin imzalanmadığını, müvekkili ile davacı arasında 1996 tarihinden 15.10.2014 tarihine kadar bayilik anlaşması devam ettiğini, dolayısıyla 31.03.2013 tarihinde bayilik sözleşmesi imzalanmadığını ve bu sözleşme altındaki imzanın müvekkile ait olmadığını, sözleşmenin sona ermesine rağmen müvekkilinin haricen davacıdan gaz aldığını, borçların yapılandırılması için 31.03.2013 tarihli ek protokol imzalandığını, ayrıca bayilik sözleşmesi imzalanmadığını, müvekkilinin ... Noterliğinin... tarih ve ... yevmiye nolu evrakı ile bayilik sözleşmesinin son bulduğunu, davacıdan gaz alınmayacağını ve teminatların iade edilmesini talep ettiğini, davacının buna mukabil 31.03.2013 tarihli bayilik sözleşmesi imzalandığını ve bayiliğin 31.03.2018 tarihine kadar devam etmesi gerektiğini ... 40.Noterliğinin... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile müvekkiline bildirdiğini, bayilik sözleşmesi 15.10.2014 tarihinde sona ermiş bulunduğundan, davacı uhdesinde rehin/ipotek teminatlarının bulunduğu ve 2 adet ...bank'a ait çek bulunduğunu, müvekkilinin davacı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığını, müvekkilinin cari hesap borcunu kısmen ödenmiş olduğu ve kalan bakiye için de banka çeklerinin verildiğini, müvekkil ile davacı arasında 31.03.2013 tarihli bayilik sözleşmesi bulunmadığını, müvekkili tüpleri iade etmek istemiş ise de davacı tarafından teslim alınmadığı gibi depozito bedellerinin de ödenmediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Asıl dava taraflar arasındaki bayilik sözleşmesi uyarınca davalı tarafa verilen çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Birleşen dava ise taraflar arasında akdedilen bayilik sözleşmesinin haklı nedenle fesedildiği iddiası ile açılan ceza-i şart, yoksun kalınan kar tazminatı ve süresinde iade edilmeyen tüp imalat bedeli ve tazminat istemine ilişkindir.
Cezai şart, borçlunun alacaklıya karşı mevcut bir borcu hiç veya gereği gibi ifa etmemesi halinde ödemeyi vaad ettiği, hukuki işlem ile belirlenmiş ekonomik değeri olan bir edimdir. Cezai şartın amacı, borçluyu borca uygun davranmaya sevketmektir.
Cezai şart, asıl alacağı kuvvetlendirme amacı güder. Bu bakımdan cezai şart, kuvvetlendirilecek asıl borcun mevcut olmasını gerektirir. Asıl borç yoksa cezai şart da söz konusu olamaz. Bu niteliği itibariyle cezai şart asıl borca bağlı fer'i bir borçtur. Asıl borç, mevcut ve geçerli ise, cezai şart da borç doğurur. Asıl borç sona ermiş ya da geçersiz doğmuşsa, cezai şart bağımsız bir borç oluşturamaz.
Cezai şart, asıl borcun bağlı olduğu şekle tabidir. Asıl borç bir geçerlilik şekline bağlanmışsa, cezai şartın borç doğurabilmesi aynı şekilde kararlaştırılmış bulunmasına bağlıdır. Ancak, geçerlilik şekline bağlı olan bir sözleşme bu şekle uygun olarak yapılmadığı halde, şekle aykırılığı ileri sürmenin dürüstlük kurallarıyla bağdaşmaması nedeniyle dinlenmediği hallerde, sözleşme geçerli sayıldığından, onun fer’i nitelikte olan cezai şart da geçerli sayılacaktır. Cezai şartın fer’ilik niteliği asıl borca bağlı olduğu sürece devam eder. Başka bir anlatımla cezai şartın fer’iliği, muaccel olduğu ana kadar devam eder. Borçlu borca aykırı davrandığında cezai şart muaccel hale geldiğinden artık fer’i değil, asli (bağımsız) bir alacak niteliğini kazanır. Cezai şart, sağlararası hukuki işlemlerde ve özellikle sonuçlarını hayatta doğuran sözleşmelerde kararlaştırılır (Bkz.Tunçomağ Kenan; Türk Borçlar Hukuku I.Cilt Genel Hükümler İstanbul 1976 Sh.853 vd., Eren Fikret; Borçlar Hukuku Genel Hükümler 5.Bası, Cilt 2 Sh.1169-1171; Kılıçoğlu M.Ahmet; Borçlar Hukuku Genel Hükümler 4.Bası Sh.575-577; Reisoğlu Safa; Borçlar Hukuku Genel Hükümler 12. Bası Sh. 362.).
Bu açıklamalar ışığında davacı ve davalının sunmuş oldukları tüm deliller dosya içerisine alınmış, tüm deliller toplandıktan sonra alanında uzman mali bilirkişiden rapor alınmıştır.
... 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, asıl davaya konu çek nedeniyle, davacının davalı aleyhine 98.800,00-TL asıl alacak 345,80-TL işlemiş faiz, 296,40-TL komisyon ve 9.880,00-TL çek tazminatı olmak üzere toplam 109.322,20-TL ilamsız icra takibi başlatıldığı görülmüştür.
Bilirkişi ... tarafından ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Tal. Sayılı dosyasına sunulan 14.01.2019 tarihli raporunda özetle; Delillerin takdiri yüce mahkemeniz hâkimliğinin olmak üzere; ...esas talimat dosyası incelenmiş; dava konusu 31.12.2015 keşide tarihli ... seri nolu 100.000,00 TL çekin 2013 yılında davalı tarafın cari hesaba istinaden verildiği, bu çekin ödemesine ilişkin 2015-2016 yılları ticari defterlerinde kayıt ve belge olmadığı, dava dosyasında bulunan dâhili yazışmaya göre; 100.000,00TL lik çekin 44.053,37TL si nakit teminattan karşılandığı, kalan 55.946,63 TL kısmının ödemesi için dava dosyasında ve davacının ticari defterlerinde herhangi bir kayıt ve belge olmadığı, 100.000,00TL-44.053,37TL-55.946,63TL çekten kalan borç olduğu, Davacı ... Ltd. Şti nin davalı .... ne 100.000,00-TL çekten 55.946,63TL borcunun olduğu, sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Bilirkişi ... tarafından dosyaya sunulan 07.10.2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davalının 2014-2015-2016 takvim yıllarına ait incelenen resmi defter ve belgelerinin sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, davalının incelenen resmi defterinde davacı yanın 31.063,67 TL alacaklı olduğu, dava konusu ... Bankası ... şubesine ait ... nolu 31.12.2015 100.000,00 TL tutarlı karşılıksız çekin, davalının incelenen resmi defter ve belgelerinde 04.01.2016 tarihinde davacı yanın borç kayıt ettiği, sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Bilirkişi heyeti ... ve ...tarafından dosyaya sunulan 26.06.2021 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Taraflar arasında 31.03.2013 tarihinde akdedilen Bayilik Sözleşmesinin geçerli olduğu ve sözleşmenin haklı nedenle fesih edilmiş olduğu varsayılarak belirtilen tespitlerin yapılmış olduğu; ASIL DAVA YÖNÜNDEN: Depozito bedelleri, sözleşme fesih edildiği için cari hesap borcuna mahsup edilebileceği, BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN: 1) Kar mahrumiyeti tutarı: 407.722,45 TL olarak hesaplanmış olduğu, 2) Tüplerin imalat bedeli açısından amortisman bedeli tenzilinin, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 21.1 maddesi uyarınca birikmiş amortisman bedelinin mahsubu söz konusu edilemeyeceği, sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Bilirkişi heyeti ..., ... ve ... tarafından dosyaya sunulan 05/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; yapılan açıklamalar muvacehesinde, dosyaya mübrez belge, bilgi, davalı taraf ticari defter ve belgeleri ile sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; a) Dava konusunun; ... 2. İcra Müdürlüğü nün ... E. sayılı takip dosyasına konu ... keşide tarihli, ... nolu 100.000,00 TL bedelli çekten dolayı davacının davalıya borçlu olup olmadığının tespiti talebinden ibaret olduğu, b) Davalının 2013, 2014, 2015 ve 2016 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, c) Davalı şirket ticari defterlerine ve mezkur çek üzerinde yapılan incelemelere göre; uyuşmazlık konusu çekin karşılıksız çıktığının (çek suretlerinin arka yüzlerindeki ilgili bankanın karşılıksız şerhinden) anlaşıldığı, banka tarafından çek sorumluluk bedellerinin tazmin edildiği, mezkur çek karşılıksız çıktığından davalı şirket ticari defterlerinden de çıkış kaydının yapılmış olduğu, Asıl dava yönünden, d) Dava konusu çekin (asıl dava) davacı tarafından davalıya cari hesaba İstinaden verilmiş olduğu, çekin karşılıksız çıktığından tahsilatının yapılamadığı, bu itibarla davacının çek bedelinden dolayı (banka sorumluluk bedeli hariç) 98.800 TL davalıya borçlu olduğu, davacının nakit teminat alacağının ise 63.378,02 TL olduğu, mezkur borcun nakit teminat alacağından mahsubu halinde davacının bakiye borcunun 35.421,98 TL olduğu sonucuna varılabileceği, Birleşen dava yönünden; e) Davacının davalıdan Birleşen Dava tarihi itibariyle 52.228,98 TL tutarında (kar mahrumiyetinden kaynaklı) cezai şart talep etmeye hak kazanacağı hususunda takdirin tamamen Mahkemeye ait olduğu, f) Sözleşmenin 22.1 nolu maddesi hükmüne göre; “Sözleşmenin feshi veyahut herhangi bir sebeple sona ermesi halinde BAYİ bu sözleşmenin 21.maddesinin 1. fıkrasında düzenlenmiş bulunan iade ve teslim yükümlülüğünü talep edilen süre içerisinde yerine getirmediği takdirde, LPG tüplerini ...'a iade yükümlülüğünün yanında ayrıca 10.000 ABD Doları tazminat ödemeyi kabul ve taahhüt eder.” 21.1 nolu madde hükmünde yer alan cezai şartın, “tüplerin iade edilmemesinden, yani tüpleri iade etme borcunun ihlalinden” kaynaklanan cezai şart olduğu; İşbu 22.1 nolu madde hükmünde kararlaştırılmış olan cezai şartın ise, “tüplerin zamanında iade edilmemesinden, yani tüpleri iade etme borcunun zamanında yerine getirilmeyip iade etme borcunun geciktirilmesinden kaynaklanan cezai şart” niteliğinde olduğu, 25.09.2017 tarihli Bilirkişi Kurulu Raporunun “Mali İncelemeye ilişkin kısmında” (sayfa 10'da) yapılmış olan Mali Tespitlere göre; işbu 10.000 USD'lik cezai şartın tutarın fesih tarihindeki TL karşılığı, 29.057,00 TL olarak hesap ve tespit edilmekte olup, takdirin tamamen Mahkemeye ait olduğu, Davalı/Bayinin sözleşme devam ettiği ve Ek Protokolün yukarıda açıklanmış olan 2 nolu maddesi hükmünde aylık asgari 16 ton LPG alımı yapmayı taahhüt etmiş olduğu halde, 26.05.2015 tarihi itibariyle, LPG alımın tamamen durdurmuş olmasının, Sözleşmeyi eylemli/fiili olarak feshetme (sonlandırma) ve/veya ticareti eylemli/fiili olarak terk etme (yani, davacı ile olan ticaret terk etme) olarak değerlendirilebileceği, davalının bu davranışı nedeniyle de davacının davalıdan, sözleşmenin 22.2 nolu maddesi hükmüne istinaden cezai şart talep etmeye hak kazanacağı hususunda; 25.09.2017 tarihli Bilirkişi Kurulu Raporunun “Mali İncelemeye ilişkin kısmındaki (sayfa 8'deki) tespitlere göre; işbu cezai şartın tutarı, 34.355,20 TL olarak hesap ve tespit edilmekte olup, takdirin tamamen Mahkemeye ait olduğu, h) 25.09.2017 tarihli Bilirkişi Kurulu Raporunun “Mali İncelemeye ilişkin kısmında” (sayfa 9'da) yapılmış olan Mali Tespitlere göre; fesih tarihi itibariyle davalı/Bayinin uhdesinde kalmış ve de iade edilmemiş olan tüplerin bedeli 331.167,00 TL olarak tespit ve hesap edilmekte olup, Davacının fesih ihbarında verdiği süre içinde davalının bu tüpleri iade etmediği anlaşıldığından, yukarıda açıklanan sözleşme hükmüne istinaden davacının davalıdan, 331.167,00 TL tutarında tüp bedeli (cezai şart) alacağına hak kazandığı hususunda takdirin tamamen Mahkemeye ait olduğu, sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Bilirkişi heyeti ..., ... ve ...tarafından dosyaya sunulan 04/03/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; yapılan açıklamalar muvacehesinde, dosyaya mübrez belge, bilgi, davacı ve dava dışı firmaya ait ticari defter ve belgeleri, tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; a) Kök raporundaki mali değerlendirmede davalı yanın 98.800,00 TL cari alacağının bulunduğu, cari alacağın kaynağının cari hesaba kaydedilen dava konusu çekin karşılıksız çıkması nedeniyle oluştuğu tespit edildiği, mezkur tutarın davacı bayinin alacağından mahsup edilip edilmeyeceği hususunda takdirin Sayın Mahkemede olduğu, b) Tüplü LPG pazarında eski tüpü vermeden yenisini alamazsın şeklinde bir anlaşma dağıtım şirketi ile bayi arasında bulunmadığı, işbu sebepten zaten halihazırda vuku bulan davanın devam ettiği, tüp içeri tüp dışarı diye bir sistem olsaydı zaten tarafların tüp konusunda bir alacak verecek husumeti olmayacağı, Tüpler nihai tüketiciye satılırken bu sistemin farklı çalıştığı, eski tüp iade edilerek yeni tüp alındığı, ancak bayi ile dağıtım şirketi arasında bu durumun bulunmadığı, tüplerin açık havada ve dışarıda boş arsalarda depolanabildiği, dolayısıyla büyük alanlarda büyük adetlerde depolanmalarında bir engel bulunmadığı, nihai olarak değerlendirmede taraflar arasındaki iade tüp adedine ilişkin değerlendirmede yazılı evraklar temel olarak delil olduğu, diğer türlü mantık yürüterek bir değerlendirme yapılması teknik olarak mümkün olmadığı, sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Birleşen Davada Davacı .... Vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu 24/01/2023 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; birleşen dava yönünden taleplerini bilirkişi raporu doğrultusunda ıslah ettiğini, buna göre. Birleşen davada; 1000-TL olarak dava edilen kar mahrumiyeti talebini ıslah ile 51.228-TL artırarak toplamda 52.228-TL olmak üzere , 13.000-TL olarak dava edilen iade edilmeyen tüplerin rayiç bedeli talebini ıslah ile 318.167-TL artırarak 331.167-TL olmak üzere, 1000-TL olarak dava edilen cezai şartlara ilişkin taleplerini ıslah ile 62.412-TL artırarak 63.413-TL olmak üzere, asıl davaya ilişkin taleplerinin aynen mahfuz kalma kaydı ile dava dilekçesinde toplam 15.000-TL olan talebini ıslah ile 431.807-TL artırarak, genel toplamda 446.807-TL olarak faizi masrafı ve vekalet ücretleri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, taraflar arasında 15/10/2009 tarihinde bayilik sözleşmesi imzalanmıştır. Sözleşme süresinin 5 yıl olduğu, taraflar arasında 31.03.2013 tarihli ek protokol ile bayilik ilişkisinin devam ettirildiği, ek protokol sonrası davacı tarafından ... 40. Noterliği'nin... tarih, ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile sözleşme fesh edilmiştir. Taraflar arasındaki ihtilaf; davacının asıl davaya konu çak nedeniyle davalıya borçlu olup olmadığı ve birleşen davada sözleşmenin birleşen davacı tarafça haklı olarak feshedilip edilmediği ve davacı yanın sözleşmeden kaynaklı alacak talebinde bulunup bulunamayacağı ve alacağın miktarı hususlarında toplanmaktadır.
Asıl dava yönünden yapılan incelemede; taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacının davalı adına verdiği ... şubesine ait ... keşide tarihli ... seri nolu çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitinin talep edildiği, mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelendiği, talimat yoluyla davacının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesinde davaya konu çekin 2013 yılı cari hesabına istinaden verildiği, 100.000 TL bedelli çekin 44.053,37 TL lik kısmının nakit teminattan karşılandığı, kalan kısmının ödendiğine ilişkin kaydın bulunmadığının tespit edildiği, davalı yanın ticari defter ve kayıtlarının incelenmesinde dava tarihi olan 22/01/2016 itibariyle davacı ...Şti.'nin 31.063,67 TL. alacaklı olduğu, dava konusu çekin karşılıksız çıktığının 04.01.2016 tarihinde resmi defterlerine kayıt edildiği, buna göre davanın 31.063,67 TL alacaklı olduğunun davalının ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu, dolayısıyla davacının bu miktar yönünden alacağının bulunduğunun kabulü gerektiği, aksini yazılı delil veya kesin delil ile ispat edebileceği, davalının ise bu yönde ispata elverişli delil sunamadığı anlaşıldığından asıl davanın 31.063,63-TL yönünden kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Mahkememizde birleşen ... 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin...Esas sayılı dava yönünden; İspat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Buna göre davacı taraf, sözleşmeyi haklı olarak feshettiğini, tazminat taleplerinin yerinde olduğunu ispatlamak zorundadır. Buna göre taraflar arasındaki 15/10/2009 tarihli bayilik sözleşmesi ve 31/03/2013 tarihli ek protokol imzalandığı, mahkememizce aldırılan bilirkişi raporlarında da tespit edildiği üzere, davalı şirket 23.03.2013 ile 26.06.2015 döneminde mal alım performans tablolarına göre toplam 369,842 ton LPG gazı almış olduğu, taraflar arasında 31.03.2013 tarihinde yapılan Ek protokol gereği sözleşme süresince 960 ton LPG alması gerekeceğinden (960 ton- 369,842 ton) 590,158 ton eksik LPG alımı yapılmış olduğu tespit edildiğinden davacının sözleşmeyi feshetmekte haklı olduğu sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
Davacının kar mahrumiyeti yönünden; sözleşmenin feshi halinde, 21/4 maddesine göre, davacının, bayiden, sözleşmenin süresinden önce feshi sebebiyle maruz kalacağı zarar, ziyan ve sözleşme süresinin sonuna kadar hesap edilmek üzere mahrum kalacağı kar karşılığı tazminat talep edebileceğini, bayinin kabul ve taahhüt ettiği anlaşılmıştır.
Taraflar arasında akdedilmiş olan 31.03.2013 tarihli Ek Protokolün 2 nolu maddesi hükmüne göre; BAYİ, işbu protokolün imzalanmasından itibaren, sözleşme süresince (asgari 960 ton tüplü LPG) ...'dan cari yıl ortalaması olarak, aylık asgari 16 ton (yıllık asgari 192 ton) tüplü LPG alımı yapacağını kabul, beyan ve taahhüt eder. 25.09.2017 tarihli bilirkişi raporunun “Mali İncelemeye ilişkin kısmında” yapılmış olan mali tespitlerden anlaşıldığı üzere; davalı/Bayi sözleşmeye istinaden son LPG alımını 26.05.2015 tarihinde gerçekleştirmiş olup, bu tarihten sonra herhangi bir alım gerçekleştirmemiştir. Buna göre mahkememizce aldırılan 29/12/2022 tarihli bilirkişi raporuna göre davacı tarafından 52.228,98 TL kar mahrumiyeti talep edilebileceği, bilirkişi raporunun denetime açık olduğundan hükme esas alınmıştır.
Davacının cezai şart talebi yönünden yapılan incelemede; sözleşmenin 22.2 nolu maddesi hükmüne göre; BAYİ, mücbir sebepler dışında, süresinden önce bayilik sözleşmesini tek taraflı olarak feshederse, ticareti terk ederse, ... Sözleşmede Münderiç diğer tazminat ve cezai şartların haricinde BAYİ, sözleşmenin feshi tarihindeki 16 ton LPG'nin ana depo satış fiyatı kadar bedeli, cezai şart olarak ...'a ödemeyi kabul, beyan ve taahhüt etmiştir.
Somut olayda da, taraflar arasındaki sözleşme hükmüne göre ifaya eklenen cezai şart olduğu kuşkusuzdur. Bu nedenle davacının cezai şart talebinin de yerinde olduğu değerlendirilmiştir.
Davalı/Bayinin sözleşme devam ettiği ve Ek Protokolün 2 nolu maddesi hükmünde aylık asgari 16 ton LPG alımı yapmayı taahhüt etmiş olduğu halde, 26.05.2015 tarihi itibariyle, LPG alımın tamamen durdurmuş olmasının, Sözleşmeyi eylemli/fiili olarak feshetme (sonlandırma) ve/veya ticareti eylemli/fiili olarak terk etme (yani, davacı ile olan ticaret terk etme) olarak değerlendirilebileceği, davalının bu davranışı nedeniyle de davacının davalıdan, sözleşmenin 22.2 nolu maddesi hükmüne istinaden cezai şart talep etmeye hak kazanacağı anlaşılmış olup buna göre 10.09.2015 tarihi itibariyle (sözleşmenin fesih tarihi) 1 Ton LPG satış fiyatı KDV hariç 2.147,20 TL/Ton'dur. Buna göre cezai şart bedeli; 34.355,20 TL(16 Ton LPG x 2.147,20 TL/Tonz) olarak tespit edilmiş, bilirkişi raporunun denetime açık olduğundan hükme esas alınmıştır.
Davacının iade edilmeyen tüplere ilişkin tazminat talebi; Sözleşmenin 21.1 nolu maddesi hükmüne göre; “işbu sözleşmenin ... tarafından feshi halinde BAYİ, ...'ın feshi ihbarında tayin edeceği müddet içinde, mevcut veya Müşterilerinde ve tali bayilerinde bulunan, dolu ve boş, depozitolu veya depozitosuz tüpleri, normal yıpranma hariç, teslim aldığı gibi mükemmel şekilde ...'a iade ve teslim, iade ve teslimini yapamadıklarının da fesih itibariyle rayiç imalat bedellerini nakden ve defaten ödemekle yükümlüdür.
25/09/2017 tarihli bilirkişi heyeti raporuna göre, 3.650 adet 2 kg lık; 4.897 adet 12 kg lık; 7 adet 45 kg lık olmak üzere toplam 8.554 adet LPG tüpünün davalı tarafından davacıya iade edilmediği tespit edilmiştir. Tüplerin iade edildiğini ispat külfeti davalıdadır. Tüm dosya kapsamından davalı tarafından davaya konu tüplerin iade edildiğine dair bir delil tespit edilememiştir. Bu sebeple tüplerin iade edilmediği değerlendirilmiştir. Bilirkişi heyeti, davalı bayinin iade etmediği tüplerden dolayı 331.167,00 TL tazminat ödemekle yükümlü bulunduğunu tespit etmiştir.
Tüm bu nedenler ile davacının 152.228,98 TL kar kaybı, 34.355,20 TL cezai şart ve 331.167,00 TL olmak üzere toplam 417.751,18 TL yönünden davasında haklı olduğu, temerrüdün davacı tarafından davalıya keşide edilen 40. Noterliği'nin ... tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin davalıya tebliğ tarihi olan 28/09/2015 tarihinden itibaren ihtarnamede verilen 10 gün sonrası 09/10/2015 tarihinde oluştuğu, tarafların tacir olması nedeniyle temerrüt tarihinden itibaren ticari avans faizi talep edilebileceği sonuç ve kanaatine varılarak davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
TBK.md.583/f.1 uyarınca kefaletin geçerli olması için, kefalet sözleşmesinin (anlaşmasının) yazılı şekilde akdedilmesi ve kefilin sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda bu hususu kendi el yazısı ile belirtmesi gerekir. Somut olayda her ne kadar sözleşmenin sonunda müşterek borçlu- mütesesilsil kefil kısmında davalı ...'ın el yazısı ile adı ve imzası bulunsa dahi kefilin el yazısı ile azami sorumlu olduğu miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil ibaresini yazmadığı anlaşıldığından kefaletinin geçersiz olduğu bu nedenle sorumluluğu bulunmadığından davalı ... aleyhine açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
- Asıl davanın kısmen kabulü ile, davaya konu edilen çek nedeniyle davacının davalıya 31.063,63. TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
a-Karar ve ilam harcı 2.121,95-TL nin peşin alınan 256,17-TL den düşümü ile kalan 1.865,78-TL bakiye ilam harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
b-Davacı tarafından yatırılan 285,37-TL peşin ve başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
c-Davacı tarafından yapılan 5.356,00-TL yargılama giderinin kabul edilen miktar oranlanarak takdiren 1.663,80-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
d-Davacı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince, kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
e-Davalı kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince, red edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
f-Davalı tarafından yapılan 130,00-TL yargılama giderinin red edilen miktar oranlanarak takdiren 89,60-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
g-Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
- Mahkememizde Birleşen ... 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas sayılı dosyasında davanın kısmen kabulü ile 52.228,98 TL kar kaybı, 34.355,20 TL cezai şart ve 331.167,00 TL olmak üzere toplam 417.751,18 TL’nin 09/10/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalı ...Şti.’den tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
-Davalı ... aleyhine açılan davanın reddine,
a-Karar ve ilam harcı 28.536,58-TL nin peşin alınan 7.596,88-TL den düşümü ile kalan 20.939,70-TL bakiye ilam harcının davalı ...Ticaret Ltd.Şti. alınarak hazineye gelir kaydına,
b-Davacı tarafından yatırılan 7.626,08-TL peşin, başvuru ve ıslah harcının davalı ... Ltd.Şti. alınarak davacıya verilmesine,
c-Davacı tarafından yapılan 2.673,50-TL yargılama giderinin kabul edilen miktar oranlanarak takdiren 2.499,60-TL'nin davalı ... Ltd.Şti. alınarak davacıya verilmesine,
d-Davalı ....Şti. tarafından yapılan 1.160,90-TL yargılama giderinin red edilen miktar oranlanarak takdiren 75,40-TL'nin davacıdan alınarak davalı ...Ticaret Ltd.Şti. verilmesine,
e-Davacı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince, kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 64.485,17-TL vekalet ücretinin davalı ... Ltd.Şti. alınarak davacıya verilmesine,
f-Davalı ... Ltd.Şti. kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince, red edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...Şti. ye verilmesine,
g-Davalı ... kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince, red edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 68.552,98-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine,
h-Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09