İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/183 E. 2024/380 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/183
2024/380
27 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/183 Esas
KARAR NO : 2024/380
DAVA : Yargılamanın Yenilenmesi (İtirazın İptali)
YARGILAMANIN YENİLENMESİ İSTENEN
DAVA TARİHİ : 24/08/2011
TALEP TARİHİ : 08/03/2024
KARAR TARİHİ : 27/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Yargılamanın Yenilenmesi (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketten alacağını tahsil etmek amacıyla aleyhinde ....İcra Müdürlüğü'nün başlatılan 2011/... esas numaralı icra dosyası ile başlatılan icra takibine haksız itirazı sonucu takibin durduğu iddiasıyla;itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına karar verilmesini,davalı aleyhinde %40 oranından az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile davacı şirket arasında ticari ilişki olduğunu,müvekkil şirketin bazı modellerde tadil,revize ve model çalışması yapılması amacıyla davacı şirkete başvurduğunu,davacı şirketin fahiş fiyat vermesi üzerine anlaşma sağlanamadığını, işi alamayan davacı şirketin yapmadığı işlere ilişkin 2 adet fatura düzenleyerek müvekkile gönderdiğini, müvekkil şirket yetkililerinin süresi içinde ... Noterliği'nin ihtarnamesi ile faturaları iade ettiğini,müvekkilin davacı tarafa borcunun bulunmadığını savunmuş, davanın reddi ile davacı aleyhine %40 oranında kötüniye tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Mahkememizden verilen 26/06/2013 tarihli ve 2011/... Esas, 2013/... Karar sayılı kararı ile, ''...Yapılan bilirkişi incelemesi toplanan tüm delillere göre; davacı tarafından davalı adına 2 adet fatura düzenlendiği bu faturalarda teslimatın ... isimli şahsa yapıldığı, bu kişinin kim olduğunu bilmediğini davalı şirket yetkilisinin ifade ettiği, ...'in SGK kayıtlarında da davalı şirketi çalışanı bulunmadığı, tanık olarak dinlenmek üzere merniste kayıtlı adreslerine tebligat çıkartılmış, bu tebligatlardan birinin ... adresinde yapılmış olduğundan bu kez dinlenilmek üzere Talimat yazılmış bu talimat da tanığın İstanbul da bulunduğu ailesi tarafından bildirilerek talimatın gereği yapılamamış, bu kez son kez davacı vekiline tanığın adresini bildirmek üzere kesin mehil verilmiş ise de tanığın adresi bildirilememiş olmakla bu tanığı dinlenmesinden vazgeçilmesine karar verilmiştir. Salt fatura düzenlenmesi adına fatura düzenlenen kişiyi düzenleyene borçlu kılmaz. Davacı; fatura içeriği malları davalı şirkete usulen teslim edildiğini kanıtlayamamıştır. Faturalar davacı işletme defterine kayıtlı ise de davalı şirket ticari defter ve kayıtlarında kayıtlı bulunmamaktadır. ...'in davalının SGK da kayıtlı çalışanı bulunmadığı, yine de beyanının alınması için tebligatlar ile çağrılmış ise de tanığın adresine ulaşılamaması nedeniyle dinlenilmesi mümkün olmamış davacının teslim olgusunu kanıtlayamadığı, delilleri için de, yemin deliline de dayanmadığı anlaşılmakla ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. Öğretiye ve Yargıtay uygulamasına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gerektiği halde icra takibine girişen alacaklı kötü niyetli kabul edilir. İİK 67. maddesinde düzenlenen ve uygulamada kötüniyet tazminatı olarak adlandırılan bu tazminat türü takibe girişmekte kötü niyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan yada öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir. Alacağın varlığına maddi hukuk kuralları çerçevesinde inanarak icra takibine girişen ancak alacağını kanıtlayamadığı için itirazın iptali davası reddedilen bir alacaklı İİK'nun 67. maddesi kapsamında "haksız" ise de kötüniyetli olarak kabul edilemeyecektir. Somut olayda açıklanan nedenlerle mal tesliminin yapıldığının kanıtlamaması nedeniyle dava haksız ise de takipte kötü niyetli olduğu belirlenemediğinden davalı vekilinin icra inkar tazminatı isteminin de reddine karar verilmiştir.'' gerekçeleriyle davanın reddine karar verildiği, verilen kararın davacı vekilince temyiz edildiği, Yargıtay ... Hukuk Dairesinin 2014/... Esas, 2015/... Karar sayılı ve 25/06/2015 tarihli ilamı ile Mahkememiz kararının onandığı ve kararın 17/09/2015 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
Mahkememizce .... Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/... Esas sayılı dosyası UYAP üzerinden celp edilerek, dosya kapsamına alınmıştır.
Davacı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu 08/03/2024 tarihli yargılamanın yenilenmesi talepli dilekçesinde özetle; Mahkememizin 26/06/2013 tarihli kesinleşmiş kararında davanın reddine karar verildiğini, taraflarınca Mahkememizin kesinleşen ilamına konu olaya ilişkin olarak; davacı müvekkilinin ... Cumhuriyet Başsavcılığı'na yapılmış olan suç duyurusunda; müvekkili tarafından ... Ltd. Şti'ye döküm kalıpları üretip teslim ettiğini, 22.02.2011 tarihinde bu kapsamda şüpheli ... ...'nin sahibi ve yetkilisi olduğu ... Ltd. Şti.'ne ait ... plakalı aracı getiren diğer şüpheli ...'e bu malları teslim ettiğini, şüpheli ...'in de araçla birlikte malları alarak iş yerine götürdüğünü, buna dair fatura ve sevk irsaliyesi düzenlediğini, şüpheli ...'ın bu durumda haberdar olmasına rağmen kendilerine teslim ettiği mallara ilişkin herhangi bir ödeme yapmadığını, bunun üzerine kendisine karşı icra takibi başlattığını, icra takibine itiraz edilmesi üzerine Asliye Ticaret Mahkemesine borcu olduğunu ispat ve tahsil amacıyla dava açtığını, mahkemede görülen yargılama sırasında şüpheli ...'ın borcu inkar ettiği gibi duruşma zaptında malları teslim ettiğini ve o dönem şirket için çalışan diğer şüpheli ...'i tanımadığını beyan ettiğini, bu şekilde şüphelilerden alacağını tahsil edemediğini ve şüphelilerin baştan itibaren dolandırıcılık kastı ile hareket ederek kendisini dolandırdıkları iddiası ile şikayetçi olması üzerine, olay ile ilgili soruşturma başlatıldığını ve akabinde davalı ... Ltd. Şti.'nin yetkilisi ve sahibi ... ... ve dava konusu malları teslim alan işçisi olan diğer şüpheli ... hakkında "Tacir veya Şirket Yöneticileri ile Kooperatif Yöneticilerinin Dolandırıcılığı" suçunu işledikleri yönünde kamu davasını açıldığını, .... Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/... Esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada; Sanık ... soruşturma aşamasında alınan ifadesinde, ''2011 tarihinde sanık ...'a ait ... isimli şirkette yaklaşık 6 ay kadar şoför olarak çalıştığını, sanık ... ...'nin şikayette belirtilen malları müştekinin iş yeri olan Teknoform isimli firmadan araçla almasını söylemesi üzerine kendisinin şirkete ait araç ile malları almaya müştekinin iş yerine gittiğini, buradan malları teslim alarak araç ile birlikte şirkete eksiksiz teslim ettiğini, bu mal teslimi ile ilgili daha sonra şüpheli ...'ın kendisine sorun olduğunu söylediğini ancak detaylı bilgisi olmadığını beyan ettiğini, yargılama sırasında alınan beyanında, 2011-2012 yılları arasında yaklaşık 6-7 ay sanık ... ...'ye ait şirkette şoför olarak çalıştığını, ... marka kapalı kasa araçla döküm fanları vb. taşıdığını, sanık dışında şirketin diğer ortaklarının ... , ... isimli şahısların olduğunu, kendisinin irsaliye düzenlemediğini, ... ambarlarına falan mal götürdüğünü, malları teslim ederken aldığı irsaliyeleri şirketin muhasebesine ... Hanım'a teslim ettiğini, ... plakalı araç ile müştekiden aldığı tahta kalıpları şirkete teslim ettiğini, irsaliyeyi de bıraktığını, sanık ...'ı eski çalıştığı şirket olan ... 'da muhasebecilik yapmasından beri tanığını, oradan çıktıktan sonra iş yeri kurduğunu'' beyan ettiği, Tanık ... alınan beyanında, ''... sahibinin ... ... olduğunu, ... ile daha evvel ... ve ... isimli firmada beraber çalıştıklarını, emekli olduktan sonra 2011-2012 yıllarında ...ta şoför olarak çalıştığını, o dönemde modelleri Sait beye yaptırdıklarını'' beyan ettiği, Mahkememizin daha önce kesinleşmiş olan 26/06/2013 tarihli hükmü doğrudan etkileyen unsur olan "fatura içeriği malların davalı şirkete teslim edildiği ve faturalarda imzası bulunan ...'in davalının çalışanı olduğu" .... Ağır Ceza Mahkemesinin davalı ... Tic. Ltd. Şti'nin yetkilisi ve sahibi olan ... ... hakkındaki mahkumiyet kararına konu yargılama dosyası ile ortaya çıkmış ve ispatlandığını, tüm bu açıklanan nedenlerle yargılamanın yenilenmesi istemlerinin kabulünü, kesinleşmiş mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulünü ve yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekilinin yargılamanın yenilenmesi talebinin davalı şirket vekiline tebliğ edildiği, dilekçeye karşı davalı tarafça yazılı beyanda bulunulmadığı, davacı tarafça eksik harçları ikmal edildiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, Mahkememizin 2011/... Esas sayılı dosyasında yapılan yargılamanın yenilenmesi istemine ilişkindir.
Yargılamanın iadesi talebi, hukuki niteliği itibariyle ayrı ve bağımsız bir davadır. Dava dilekçesinde aranan koşulların, yargılamanın iadesi dilekçesinde bulunması ve mahkemece de yeni bir dava gibi yeni esas numarası verilmesi ve taraf teşkilinin sağlanması gerekir. Yargılamanın yenilenmesi talebi üzerine başvurma harcı ve maktu harç alınarak, yeni esas numarası da verilmesi gerekir. Ayrıca, yargılamanın iadesi talebinin, mutlaka duruşma yapılarak incelenmesi gerekir. Mahkeme öncelikle davanın dinlenmeye değer olup olmadığını kendiliğinden araştırır. Bu aşamada genel dava koşullarından ayrı olarak yargılamanın iadesi sebeplerine dayanılıp dayanılmadığı hususu incelenir. Bu bağlamda yargılamanın iadesi talebi üzerine mahkeme, tarafları davet edip dinledikten sonra; talebin kanuni süre içinde yapılmış olup olmadığını, yargılamanın iadesi yoluyla kaldırılması istenen hükmün kesin olarak verilmiş veya kesinleşmiş olup olmadığını, ileri sürülen yargılamanın iadesi sebebinin kanunda yazılı sebeplerden olup olmadığını res'en inceler. Bu koşullardan biri eksik ise hâkim davayı esasa girmeden reddeder. İnceleme sonunda dayanılan yargılamanın iadesi sebebi sabit görülürse yeniden yargılama yapılarak ortaya çıkacak duruma göre verilmiş karar onanır veya kısmen yahut tamamen değiştirilir.
Yargılamanın yenilenmesi, yargılama hataları ve noksanlarından dolayı, maddi anlamda kesin hükmün bertaraf edilmesini ve daha önce kesin hükme bağlanmış olan bir dava hakkında yeniden yargılama ve inceleme yapılmasını sağlayan olağanüstü bir kanun yoludur. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 57. Hukuk Dairesi, 2023/3681 Esas, 2023/603 Karar sayılı ilamı) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 374. maddesi, ''Yargılamanın iadesi, kesin olarak verilen veya kesinleşmiş olan hükümlere karşı istenebilir.'' şeklinde düzenlenmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 375. maddesi, ''(1) Aşağıdaki sebeplere dayanılarak yargılamanın iadesi talep edilebilir:
a)Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması.
b)Davaya bakması yasak olan yahut hakkındaki ret talebi, merciince kesin olarak kabul edilen hâkimin karar vermiş veya karara katılmış bulunması.
c)Vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmüş ve karara bağlanmış olması.
ç)Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması.
d)Karara esas alınan senedin sahteliğine karar verilmiş veya senedin sahte olduğunun mahkeme veya resmî makam önünde ikrar edilmiş olması.
e)İfadesi karara esas alınan tanığın, karardan sonra yalan tanıklık yaptığının sabit olması.
f)Bilirkişi veya tercümanın, hükme esas alınan husus hakkında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması.
g)Lehine karar verilen tarafın, karara esas alınan yemini yalan yere ettiğinin, ikrar veya yazılı delille sabit olması.
ğ)Karara esas alınan bir hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması.
h)Lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması.
ı)Bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması.
i)Kararın, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması veya karar aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi.
(2)Birinci fıkranın (e), (f) ve (g) bentlerindeki hâllerde yargılamanın iadesinin istenebilmesi, bu sebeplerin kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyet kararı ile belirlenmiş olması şartına bağlıdır. Delil yokluğundan başka bir sebeple ceza kovuşturmasına başlanamamış veya mahkûmiyet kararı verilememiş ise ceza mahkemesi kararı aranmaz. Bu takdirde dayanılan yargılamanın iadesi sebebinin, yargılamanın iadesi davasında öncelikle ispat edilmesi gerekir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 379. maddesi, ''(1)Yargılamanın iadesi talebi üzerine mahkeme, tarafları davet edip dinledikten sonra; a)Talebin kanuni süre içinde yapılmış olup olmadığını, b)Yargılamanın iadesi yoluyla kaldırılması istenen hükmün kesin olarak verilmiş veya kesinleşmiş olup olmadığını, c)İleri sürülen yargılamanın iadesi sebebinin kanunda yazılı sebeplerden olup olmadığını, kendiliğinden inceler. (2)Bu koşullardan biri eksik ise hâkim davayı esasa girmeden reddeder.'' şeklinde düzenlenmiştir.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, davacı vekili 08/03/2024 tarihli dilekçesi ve Mahkememizin 27/05/2024 tarihli celsesi beyanları ile, Mahkememizin 2011/... Esas sayılı dosyasında yargılamanın yenilenmesinin talep edildiği, Mahkememizin önceki esası olan 2011/... Esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada önceki tanığa ulaşılamadığı için ispat olunamayan davanın reddine karar verildiğini ancak .... Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/... Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama da tanık ... 'in sanık olarak beyanlarının alındığını, tanığın iddialarını doğrultusunda beyanda bulunduğunu, bu yeni delil gözetilerek yargılamanın yenilenmesi talebimizin kabulüne karar verilmesini ve işin esasına ilişkin inceleme yapılmasını talep ettiği, Mahkememizin 27/05/2024 tarihli celsesinde davalı vekili yargılamanın yenilenmesi talebini tebliğ aldıkları ancak ek süre taleplerinin bulunmadığı, davacı talebinin HMK 375/1-ğ, h, ı maddeleri kapsamında değerlendirileceğini ancak AĞCM kararının henüz kesinleşmediğini, öte yandan yeni durum ortaya çıktıktan sonra öğrenmeden itibaren 3 aylık süre içerisinde talepte bulunulması gerektiğini, dolayısıyla yargılamanın yenilenmesine ilişkin usul şartları yerine getirilmediğinden esasa girilmeyerek reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Mahkememizce .... Ağır Ceza Mahkemesi dosyasının celp edildiği, .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2022/ ... Esas sayılı dosyasında verilen kararın tebliğ aşamasında olduğu, dosyalarının henüz kesinleşmediği, yargılamanın iadesi usulünün HMK 374-381 maddelerinde ayrıntılı olarak düzenlendiği, 375. maddesi ile de yargılamanın iadesi sebeplerinin belirlendiği, ayrıntılı olarak açıklandığı görülmüştür. Davacının talebi hükme esas alınamayan bir delilin sonradan ortaya çıkmasına ilişkindir. Talebin ileri sürülüş mahiyetine göre ulaşılamayan tanık beyanına dair delilinin sonradan ortaya çıkması ancak "ç)Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması." şeklinde düzenlenen yargılamanın iadesi sebeplerinden olacak ve bu kapsam ve şartlarla değerlendirilmesi gerekecektir.
Davacı bu yönüyle ilk aşamada elde edilemeyen tanık delilinin sonradan ortaya çıkması ve Mahkememiz ilk kararına, esasa etki edecek şekilde olduğunu ileri sürmekte haklı ise de bu delil ilk olarak davacının da müşteki olarak yer bulduğu, AĞCM dosyasında sanık olarak dinlenen ve dosyamız tanığı olarak dinletilmesi istenen ... beyanı, davacı müşteki ve vekilinin de hazır bulunduğu AĞCM dosyasının 24/01/2023 tarihli celsesinde ortaya çıkmıştır. Mahkememizden talep tarihi ise 08/03/2024 tarihidir. Yani yeni delilin ortaya çıkmasından yaklaşık 1 yıl 3 ay sonra yargılamanın yenilenmesi talebi ileri sürülmüştür. Oysa bu nitelikli HMK 375/ç bendine dayalı talebin HMK 377/c bendi ve son cümlesi gereği 3 aylık hak düşürücü süre içinde ileri sürülmesi gerekirdi. Bu halde davacı talebinin süresi içerisinde olmadığı, yeni ortaya çıkan bir delil için bu delilin gündeme geldiği ...dosyasında hükme esas alınması veya buna dayalı olarak verilen kararın kesinleşmesi gerekmediği, bu haliyle davacı vekilinin talebinin HMK 374, 375 ve 379/1-a maddesi şartlarını karşılamadığı anlaşılmakla, yargılamanın yenilenmesi talebinin esasa girilmeksizin HMK'nın 379/2. maddesi gereğince reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere;
-
Yargılamanın yenilenmesi talebinin REDDİNE,
-
Harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 17.900,00. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
-
Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde re'sen ilgilisine iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı.27/05/2024
Katip ... Hakim ...
e-imza e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:27