SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/812 E. 2024/317 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/812

Karar No

2024/317

Karar Tarihi

9 Mayıs 2024

T.C.

İSTANBUL

14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/812 Esas

KARAR NO : 2024/317

DAVA : Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin)

DAVA TARİHİ : 08/12/2023

KARAR TARİHİ : 09/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket nezdinde %54,95 oranında pay sahibi olan ... ... 14.02.2022 tarihinde vefat ettiğini, miras bırakanın ölümü ile birlikte, davalı şirket nezdindeki payları geriye mirasçı olarak kalan eşi ... ile müşterek çocukları ... , ... ... ve Müvekkili ... ... ...'e eşit oranda (1/4) intikal ettiğini, müteveffadan kalan elbirliği mülkiyetine tabi miras hissesi üzerinde hiçbir şekilde izale-i şüyu ile miras taksim sözleşmesi yapılmamış, tereke açılmamış ve tereke temsilcisi atanmamış olmasına karşın, davalı şirket yönetim kurulu başkanı ve hakim pay sahibi ... ... ...'in (müteveffanın torunu) önayak olmasıyla ulaştığı diğer mirasçılar, şirket paylarına isabet eden miras hisseleri üzerindeki elbirliği ortaklığı giderilmişçesine, ... ... ...'e beheri %13,7391 oranında olmak üzere paylarını 04.10.2022 tarihinde devrettiklerini, yapılan devirler üzerine davalılardan ... ... ...'in davalı şirket nezdindeki payı %86,621 mertebesine ulaştığını, davalı şirket, bu esnada 26.12.2012 tarih ve ... sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Bağımsız Denetim Yönetmeliği'nin ("BDY") 13/1-e maddesine istinaden, davacıya ... Noterliği marifetiyle göndermiş olduğu 16.12.2022 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarname ile, ortaklık payının bir meslek mensubuna devredilmesi ve bu hususta şirkete bilgi verilmesini ihtar ettiğini, Anayasal hakları ve Davalı Şirket nezdindeki menfaatleri ihlal edilen davacının bu tutuma haklı olarak olumlu yaklaşamaması nedeniyle, davalılar ve dava dışı ... (davalı şirkette pay sahibi), bunun üzerine ...Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde, davacının davalı şirket nezdinde geçerli ortaklığının bulunmadığının tespiti ile ortaklıktan çıkarılmasını; müvekkiline intikal eden payların davalı ... ... ... veya dava dışı ... adına tescilini talep ettiğini, ... Asliye Ticaret Mahkemesi, 04.10.2023 tarih ve E. 2023/..., K. 2023/... sayılı ilamıyla, davanın reddine karar vermiş olup ret kararına karşı davacıyı ortaklıktan çıkarmanın yollarını arayan davalılar, hukuka aykırı ve tek taraflı olarak davalı şirket ortaklığından çıkardıklarını, yapılan batıl pay devri işlemiyle davalılardan ... ... ...'in davalı şirket nezdindeki payları %99,99 mertebesine ulaştığını, müvekkiline ait payların pay defterine işlenmesi ihtar olunmuş buna karşın, davalılar tarafından gönderilen cevabi ihtarnamede, pay devrinin yasa ve yönetmeliklere uygun olarak yapıldığı belirtilerek hiçbir aksiyon alınmamış ve davacının mağduriyeti devam ettirildiğini, mirasçılar, veraseten intikal eden şirket paylarının tümü üzerinde elbirliği ile malik olduklarını, veraseten intikal eden şirket paylarının oybirliği olmaksızın paylaştırılması ve müvekkiline bakiye kalan kısmın tek başına devri bu sebeple kesin hükümsüz olduğunu, dava konusu hisse devrinin sebebi, hisse devrine onay verilmemiş olması, davacının veraseten devraldığı şirket paylarının devrine onay verilmemesi, dava konusu devri hükümsüz kılmakta olduğunu, dava konusu batıl devir işlemiyle, mahkeme hükmünün etrafından dolanıldığını, pay devri işlemi gerçekte kanunda öngörülmeyen bir ortaklıktan çıkarma yönteminin icrası niteliğinde olup ayrıca bu sebeple de hükümsüz olduğunu, neticeten; evvelemirde davacı ... ... ...'e veraseten intikal eden %13,7391 oranındaki davalı şirket paylarının devrine onay verilmemesi yönünden onayın reddinin haksızlığının tespiti ile bahse konu payların müvekkili ... ... ... adına şirket pay defterine hükmen tesciline,

şayet mahkeme aksi kanaatte olur ise, bu kere fer'i talebimize uygun olarak, davacı ... ... ...'e veraseten intikal eden %13,7391 oranındaki davalı şirket paylarının ... ... ...'e devri ve tescilinin iptali ile bahse konu payların müvekkil ... ... ... adına şirket pay defterine hükmen tesciline,

yargılama masrafları ve avukatlık ücretinin davalılar'a tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin banka ve diğer mali kuruluşların mali durumlarının gözetimini ve denetimini yapmak, SPK kapsamındaki diğer denetimleri yapmak, vergi mükelleflerinin tablolarını ve vergi bildirimlerini değerlendirmek üzere kurulmuş bir hizmet şirketi olduğunu, davalı şirketin kuruluşundan bu yana yönetim kurulu üyesi ve şirkette %54,95 oranında hisse sahibi olan yeminli mali müşavir ... ...'in 14.02.2022'de vefat ettiğini, mirasçılardan ..., ... ve ...'in %13,7391 oranında olan paylarını davalı şirketin 21.05.2015'den bu yana %45,0434 oranında hissesi bulunan davalı ...'e devrettiklerinden payının %86,26'ya yükseldiğini, davacının pay devrini düşünmediği ve şirketin kapanmasını açık ve net olarak ifade ettiğini, şirket ana sözleşmesince pay senetleri almak isteyen şahısların ymm veya smmm olma şartı bulunduğunu, miras sebebiyle pay sahibi olan davacının eczacı olması nedeniyle davalı şirket denetim şirketi olduğundan pay sahibi olarak kalmasının mümkün olmadığını, anonim şirketlerin hem kuruluş sırasında hem de devamında A.Ş.'in işleyişi sırasında tüm pay sahiplerinin yeminli mali müşavir ve /veya serbest muhasebeci mali müşavir olmalarının şart olduğunu, bu itibarla dayanağını kanundan alan yüzük ve yönetmeliklerin anayasaya, kanuna ve normlar hiyerarşisine aykırı olduğunun iddia edilemeyeceğini, davalı ...'in iyi bir eğitim hayatından sonra bu sektörde smmm olarak görev yaptığını, müteveffa dedesi ...'in %45,0434 hisse teklifi üzerine ... Holding'den istifa ederek davalı şirkette baş sorumlu denetçi olarak 23.10.2015'de göreve başladığını, davacı ...'nin babası ve kardeşleriyle olan kişisel problemlerini davalı şirkete yönlendirerek kötü niyetli olarak şirketin tasfiye edilmesine çalıştığını, mirasen şirket paylarını iktisap eden babanne, baba ve amcanın davacının iftira niteliğindeki suçlamalarını aile adına üzüntüyle karşıladıklarını, davalı şirketin varlığını sürdürdüğü taşınmaz halen müteveffa ... adına kayıtlı olup vefatından bu yana 1/4 payına düşen kira bedelinin davacıya gönderildiğini, ... logosu davalı şirkete ait olmayıp 1995 yılında yapılan üyeşik sözleşmesi hükümleri gereği her yıl 1.300 İngiliz Pound'u bedeli ödenmek suretiyle kullanıldığını, kamu gözetim kurulumunun davacı ...'nin mirasen iktisap ettiği payları üzerinde bulundurmasının mümkün olmadığının hatırlatılması üzerine şirket yönetim kurulu 17.11.2023 tarihlinde toplanarak karar aldığını, davalı şirket sorumlu denetçisi ... ...'ün pay bedeli olarak belirlenen 302.728,71-TL'sını aynı tarihte şahsi hesabından davacı ...'nin hesabına gönderdiğini ve 12 gün sonra davacının iade etmesi üzerine İstanbul 8.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin belirlenen tevdi mahalline gönderildiğini, davacı buna da itirazda bulunarak pay bedeli için ihtiyati haciz talep ettiğini, sonuç olarak TTK 493/4 hükmü şirket paylarının irade dışında elden çıkmasını önlemek için istisna niteliğinde bir hüküm ihdas etmiş olup davacının paylarının gerçek değeri üzerinden hesaplanarak ödenmiş olduğundan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Dava, pay sahipliği onayının reddi kararının haksızlığının tespiti ve davalı ... adına tescil edilen payların davacı adına tescili istemine ilişkindir.

TTK 400. Maddede denetçi olabilecekler hüküm altına alınmış olup ilgili madde içeriğinde "MADDE 400- (1) (Değişik: 26/6/2012-6335/19 md.) Denetçi, bağımsız denetim yapmak üzere, 1/6/1989 tarihli ve 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanununa göre ruhsat almış yeminli mali müşavir veya serbest muhasebeci mali müşavir unvanını taşıyan ve Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunca yetkilendirilen kişiler ve/veya ortakları bu kişilerden oluşan sermaye şirketi olabilir..."

TTK 493. Maddede; (1) Şirket, esas sözleşmede öngörülmüş önemli bir sebebi ileri sürerek veya devredene, paylarını, başvurma anındaki gerçek değeriyle, kendi veya diğer pay sahipleri ya da üçüncü kişiler hesabına almayı önererek, onay istemini reddedebilir.

(2) Pay sahipleri çevresinin bileşimine ilişkin esas sözleşme hükümleri, şirketin işletme konusu veya işletmenin ekonomik bağımsızlığı yönünden onayın reddini haklı gösteriyorsa, önemli sebep oluşturur.

(3) Bundan başka, devralan, payları kendi adına ve hesabına aldığını açıkça beyan etmezse şirket, devrin pay defterine kaydını reddedebilir.

(4) Paylar; miras, mirasın paylaşımı, eşler arasındaki mal rejimi hükümleri veya cebrî icra gereği iktisap edilmişlerse, şirket, payları edinen kişiye, sadece paylarını gerçek değeri ile devralmayı önerdiği takdirde onay vermeyi reddedebilir."hükmüne amirdir.

Kamu Gözetimi Kurumu tarafından 26.12.2012'de resmi gazetede yayımlanan Bağımsız Denetim Yönetmeliği'nin 13/1 maddesi uyarınca;

"e) Sermayesinin ve oy haklarının yarısından fazlasının denetçilerine ait olması ve ortaklarının tamamının meslek mensubu olması...

ı) Yönetim organı üyelerinin tamamının meslek mensubu olması, yüzde yetmiş beşi geçmemek üzere çoğunluğunun ise kadrosundaki denetçilerden oluşması," belirtilmiştir.

Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ve Yeminli Mali Müşavirlerin Çalışma Usul Ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 30/e bendinde "e) Varislere intikal eden hisselerin en geç bir yıl içinde tasfiye edilmeleri gerekir. Bu müddet içinde mirasçılar meslek mensubu sayılmaz ve mesleki faaliyette bulunamazlar." hükmünü getirmiştir.

Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; Davalı ... Bağımsız Denetim Anonim Şirketi ... 'ne ... sicil numarası ile kayıtlı bağımsız denetim şirketidir. Şirket nezdindeki ortaklardan %54,95 pay sahibi ... ...'in vefatı ile geriye mirasçıları eşi ... ve çocukları ..., ... ve ...'nin kaldığı her birinin ... Noterliği'nin 14.03.2022 tarih ... yevmiye sayılı mirasçılık belgesi ile 1/4 miras payı intikal ettiği, mirasçılardan ..., ... ve ...'in şirket paylarına isabet eden miras hisselerini davalı ... ...'e devretmiştir.

Diğer mirasçı davacı ...'nin şirket payına isabet eden miras hissesini devretmemesi üzerine ... Noterliği'nin 16.12.2022 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile ortaklık payının bir meslek mensubuna devredilmesi ve şirkete bilgi verilmesi ihtar edilmiş ise de davacının devir yapmaya yanaşmaması üzerine ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/... Esas sayılı dosyası ile davacı ...'nin ortaklıktan çıkarılması talep edilmiş ise de anonim şirketin, ortağının ortaklıktan çıkarılmasını talep hakkı bulunmadığından davanın reddine karar verildiği, bunu üzerine davalı şirketin 17.11.2023 tarihli yönetim kurulu kararı ile davacı ...'ye mirasen intikal eden 549.563,80 adet payının iptali ile 15.11.2023 tarihli bilanço verilerine göre hesaplanan, 291.085,30-TL bedelin %4 fazlasıyla 302.728,71-TL'ye şirket ortaklarından davalı ... ...'e devrine, devir bedelinin devralan tarafından varis ...'nin hesabına gönderilmesine ve yeni devir paylarının pay defterine işlenmesine karar verildiği görülmüştür.

Devralan davalı ... ...'ün 17.11.2023 tarihli hisse devir kararı uyarınca 302.728,71-TL'yi varis ...'nin hesabına 27.11.2023 tarihinde eft yapıldığı, davacı ...'nin 08.12.2023 tarihinde "batıl pay devrinin iadesi kötü niyetli havale red" açıklaması ile hisse devri bedelini iade ettiği, davalı şirketin başvurusu üzerine İstanbul 8.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2023/168 D.İş sayılı dosyası ile belirlenen tevdi mahalline hisse bedelinin yatırıldığı anlaşılmıştır.

Mahkememizce celbedilen davalı şirket ticaret sicil kayıtları ve davalı şirket pay devri kayıtlarının tetkikinde; davalı şirketin 17.11.2023 tarihli hisse devir kararı ile pay devri yapıldığı, ortaklık pay defteri örneğinin incelenmesinde 17.11.2023 tarihli yönetim kurulu kararına istinaden sehven ... ... ... kaydının iptali ile davalı ... ...'e devredildiği görülmüştür.

Ticaret Sicil Gazetesinin 27.05.2015 tarihli 654.sayfada yer alan davalı şirketin 05.05.2015 tarihinde yapılan 2014 yılı genel kurul toplantı tutanağı uyarınca şirket ana sözleşmesinin 6.maddesinin Pay senetleri almak isteyen şahısların Yeminli Mali Müşavir olması şarttır" maddesinin "Pay senetleri almak isteyen şahısların Yeminli Mali Müşavir veya Serbest Muhasebeci Mali Müşavir olması şarttır." şeklinde değiştirilmiştir.

Dava konusu olayda mirasen davacıya intikal eden payın diğer mirasçılarca devredildiği, yeminli mali müşavir veya serbest muhasebeci mali müşavir olmayan davacının ise kendisine intikal eden hisseyi devretmemesi üzerine yönetim kurulunca 15.11.2023 tarihli bilanço verilerine göre hesaplanan, 291.085,30-TL bedelin %4 fazlasıyla 302.728,71-TL'ye devrine ilişkin karar alınmıştır. Davalı şirket ana sözleşmesinin 6. Maddesi uyarınca davalı şirkette Pay senetleri almak isteyen şahısların Yeminli Mali Müşavir veya Serbest Muhasebeci Mali Müşavir olması şarttır.

Keza Bağımsız Denetim Yönetmeliği'nin 13/1 maddesi uyarınca denetim kuruluşlarının ortaklarının tamamının meslek mensubu olması gerekmektedir.

Davacı ... ... ...'in meslek mensubu olmadığı halde mirasen intikal eden hissesi yönünden Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ve Yeminli Mali Müşavirlerin Çalışma Usul Ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 30/e bendinde "e) Varislere intikal eden hisselerin en geç bir yıl içinde tasfiye edilmeleri gerekir. Bu müddet içinde mirasçılar meslek mensubu sayılmaz ve mesleki faaliyette bulunamazlar." hükmü uyarınca davacıya hisse intikali için ihtarat yapıldığı ancak davacının hisse devri yapmadığı gibi ortaklar kurulunda meslek mensubu olmayan birinin ortak olması TTK 400. Maddede belirtilen "Denetçi, bağımsız denetim yapmak üzere, 1/6/1989 tarihli ve 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanununa göre ruhsat almış yeminli mali müşavir veya serbest muhasebeci mali müşavir unvanını taşıyan ve Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunca yetkilendirilen kişiler ve/veya ortakları bu kişilerden oluşan sermaye şirketi olabilir..." hükmü uyarınca belirlenen bağımsız denetim şirketlerinin pay sahiplerinin ve denetçilerinin niteliklerine uymadığından davalı şirketin denetim yetkisinin ortadan kalkacağı anlaşılmıştır.

TTK 400. Maddedeki "ortakları bu kişilerden oluşan sermaye şirketi olabilir.." düzenlemesi ile bu kanan maddesinin "Denetçi sadece üyeleri yeminli malî müşavirler ve/veya serbest muhasebeci malî müşavirler olan bir bağımsız denetleme kuruluşu olabilir" gerekçesi ile (bağımsız) denetim şirketlerinin ülke ekonomisinin sağlıklı /denetlenir / güvenilir temeller üzerinde kalması için gerekli zorunlu olup, buna ilişkin bu düzenlemenin de kamu düzeninden olup, emredici nitelikte olduğu, buna göre ancak yeminli malî müşavirler ve/veya serbest muhasebeci malî müşavirlerin ancak denetim şirketlerinin ortağı olabileceği, buna aykırı yönetim kurulu kararlarının yok hükmünde olacağı, bu kuralın TTK 400. Maddeye dayalı olması ve mahkememiz kararı açısından da tek başına bu kanun maddesinin dahi yeterli olması nedeniyle Yönetmeliğin iptali için Danıştay’da açılan davanın bekletici mesele yapılmasına gerek olmadığı, bu durumda davacı ...'nin meslek mensubu olmaması nedeni ile yukarıda yapılan açıklamalarla hali hazırda zaten ortaklığa kabulünün mümkün olmadığı, davalı şirket tarafından miras yoluyla davacı varise intikal eden hissenin tasfiye edilmesi gerektiği, yapılan işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir.

Davalı tarafça TTK 493/4 uyarınca payların gerçek değerinin ödendiği iddia edilmiş ise de, olması gereken TTK 493/5 maddesi gereği devralanın, paylarının gerçek değerinin belirlenmesini, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi istemesi gerektiği anlaşılmış ise de bu durum dava konusu uyuşmazlığımız açısından sonuca etkili değildir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere;

  1. Davanın REDDİNE,

  2. Alınması gereken 427,60. TL harcın, peşin alınan 938,52. TL harçtan mahsubu ile bakiye 510,92. TL harcın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

  3. Davalılar, kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 17.900,00. TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,

  4. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

  5. Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen taraflara iadesine,

Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı.09/05/2024

Başkan ...

¸e-imzalıdır

Üye ...

¸e-imzalıdır

Üye ...

¸e-imzalıdır

Katip ...

¸e-imzalıdır

Bu belge elektronik imza ile imzalanmış olup ayrıca ıslak imza uygulanmayacaktır.“5070 sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur.”

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

istanbulŞirket"maddeKaydınaTicariDefteri"bdy"İlişkin)hüküm(Pay

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:40:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim