İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/313 E. 2024/313 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/313
2024/313
9 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/313 Esas
KARAR NO : 2024/313
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 08/05/2024
KARAR TARİHİ : 09/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sigortacılık faaliyetleri hakkında hizmet sunmakta olup, müşterilerine karşı saygın bir konumda olduğunu, müvekkili şirket ile ... poliçe numaralı sigortalı davalı ... ...'a ait ... plakalı araç, ... 'a ait olan park halindeki ... plakalı araca çarpması sonucu 04.01.2023 tarihinde trafik kazası meydana geldiğini, davalı ... ...'ın park halindeki ve içinde sürücüsü olmayan araça çarpıp olay yerini terk ettiği tespit edildiğinden kaza tespit tutanağı düzenlenemediğini, sigortalı araç sürücüsü olay yerini terk sureti ile ağır kusurlu olduğundan poliçe Genel Şartları'nın 4. maddesine göre sayılan tazminatın kaldırılması veya azaltılması sonucu doğuran hallerde, ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre ödediği tazminatı sigortalı ve araç sürücüsünden rücuen talep ve dava imkanına sahip olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin somut durumda olay yerini terk eden sigortalıya rücu hakkı olduğu ortada olduğunu, tüm bu açıklanan nedenlerle haklı davanın kabulünü, davalı-borçlu tarafın haksız ve yersiz olan, yetkiye ve borca ilişkin ... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazlarının iptalini, icra takibinin takipteki şartlarla devamını, davalı-borçlu kötü niyetli olduğunu ve alacak likit bulunduğundan takip konusu miktarın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı-borçlu üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkememizce tensiben görevsizlik kararı verildiğinden, dava dilekçesi davalıya tebliğe çıkarılmadığı anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, sigortalı aracın sebep olduğu kaza kapsamında dava dışı zarar görene ödenen bedelin olay yerini terk iddiasına dayalı olarak sigortalı davalıdan rücuen tazmini için başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 sayılı Yasanın 114/1-c maddesi gereğince mahkemenin görevli olması dava şartlarından olup 115. madde gereğince de Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre; her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları, bu kanundu düzenlenen ve diğer yasalarda düzenlenmekle birlikte ticari dava olduğu belirtilen davaların ticari dava olduğu belirtilmiş, aynı yasanın 5. maddesinde ise ticari davalar ve çekişmesiz yargı işlerinin görüleceği mahkemeler olarak, aksine bir hüküm bulunmadıkça dava olan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olarak ifade edilmiştir.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 6335 sayılı Yasa ile değişik 4.maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise; tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler. Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların, Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği kuşkusuzdur.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun uygulanmasında tüketici ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi ise mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.
Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir. Bu Kanunda hüküm bulunmayan hâllerde genel hükümler uygulanır ve taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, uyuşmazlığın sigortalı aracın sebep olduğu kaza kapsamında dava dışı zarar görene ödenen bedelin olay yerini terk iddiasına dayalı olarak sigortalı davalıdan rücuen tazmini için başlatılan takipte itirazın iptali isteminden kaynaklandığı anlaşılmıştır. Mahkememizce kazaya karışan ... plaka sayılı aracın araç sahiplik sorgusu çıktısının dosya içerisine alındığı, kazaya karışan ... plaka sayılı aracın davacı şirket tarafından trafik sigortası kapsamında sigortalandığı, aracın hususi araç olduğu, davalının tacir kaydına ilişkin herhangi bir iddia veya emare bulunmadığı gibi davalının muhasebeci olduğu, tacir kaydına dair bir iddia da bulunmadığı anlaşılmıştır. Davacının kendi sigortalısına karşı tazmin talebinde bulunduğu, bu hukuki işlem içerisinde davalı sigortalı tüketici konumunda olduğundan, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin tüketici işlemi olduğunun kabulü gerekir. Bu itibarla uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevli olduğu kanaatiyle, usul ekonomisi gereği yargılamanın uzamasına sebebiyet vermeyecek şekilde dosya resen ele alınarak, davanın görev şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmiş aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere;
-
Göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan, davanın 6100 sayılı Yasanın 114/1. c maddesi ve 115/2. maddesi gereğince görev dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE,
-
HMK 20 madde gereğince karar kesinleştiğinde ve talep halinde iki hafta içerisinde müracaat edildiği taktirde dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Nöbetçi Tüketici Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
-
Harç ve yargılama giderinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
-
Davaya başka bir mahkemede devam edilmediği taktirde HMK 20 maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek HMK 331/2 madde gereğince harç ve yargılama giderleri hususunun mahkememizce karara bağlanmasına,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.09/05/2024
Katip ... Hakim ...
e-imza e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:40:32