İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/861 E. 2024/201 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/861
2024/201
1 Nisan 2024
T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/861 Esas
KARAR NO : 2024/201
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 28/12/2023
KARAR TARİHİ : 01/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; dava dışı sigortalı ... San. Tic. Ltd. Şti.'ye ait "... Mah. ... Belediyesi No: 5 .../ İstanbul" adresli iş yeri, ... poliçe numaralı ve 19/12/2020 - 19/12/2021 tarihleri arasında geçerli olan ''... Paket Sigorta Poliçesi'' ile müvekkili şirket tarafından teminat altına alındığını, davalı kurumların haksız fiilleri sonucu sigortalı iş yerinde ...a gelen hasar müvekkili şirket tarafından tazmin edildiğini, müvekkili ... Sigorta A.Ş.'nin ödemiş olduğu tazminat bedelinin rücuen tahsili amacıyla ... İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalılar/borçlular tarafından takibe, borca, faize ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine arabuluculuk yoluna başvurulmuş olup, 2023/1203 - 2023/... numaralı arabuluculuk dosyasında anlaşmaya varılamaması üzerine işbu itirazın iptali davası ikame edildiğini, tüm bu açıklanan nedenlerle davanın kabulünü, davalı/borçlunun takibe, asıl alacağa, faize ve ferilerine ilişkin haksız tüm itirazlarının iptalini, ... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı takibinin devamını, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini,yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının mesnetsiz olup, davanın reddi gerektiğini, huzurdaki davada; şebeke suyunun patladığı, akan suyun işletmeye zarar verdiği, sigorta şirketinin işbu zararı gidermesinden sebep rücu talep ettiğinin görüldüğünü, dolayısıyla işbu davada sorumluluk atfının dayanağı kamu hizmetinin eksik işlemesinden kaynaklı hizmet kusuru olduğunu, ortada hukuka aykırı bir fiil bulunmadığını, uyuşmazlıkta davacı taraf en başından beri hatalı yargı yolunu izleyerek süreci yürütmüş olmakla birlikte, huzurdaki uyuşmazlığın çözüm adresinin idari yargı yolu olduğunun kabulü ile davanın yargı yolu caiz olmadığından davanın reddi gerektiğini, davacı tarafından her ne kadar dava İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılmış ise de; HMK 15 gereği yetkili mahkemeler ... Mahkemeleri olup, mahkemenin yetkisine itiraz ettiklerini, düzenlenen ekspertiz raporu incelendiğinde; ... Belediyesine bağlı olan ana su borusunun patlaması nedeniyle sızan suların tavandan akarak zeminde biriktiğinin görüldüğü ifade edildiğini, işbu tespitin hatalı olduğunu, ... Belediyesine bağlı bir ana su borusu olamayacağını, çünkü ana su boruları (şebeke boruları) İSKİ'ye ait olduğunu, ekspertiz raporunda oluşan zararın 32.900,00-TL olduğunu, amortisman tenzili ile tazminat miktarının 29.610,00-TL olduğunun tespit edildiğini, icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiğini, tüm bu açıklanan nedenlerle davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce ... İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı takip dosyası UYAP üzerinden celp edilerek dosya kapsamına alınmıştır.
Mahkememizin 01/04/2024 tarihli celsesinde davalı ... yönünden dosyanın tefrik edilmesine karar verildiği, dosyanın bu davalı yönünden tefrik edilerek Mahkememizin 2024/... Esas sırasına kaydının yapıldığı ve işbu dosyada 19/04/2024 tarihli karar ile ''Hizmet kusurundan kaynaklanan uyuşmazlığın idari yargı yerinde görülmesi gerektiğinden 6100 sayılı HMK'nın 114/1-b ve 115/2 maddeleri gereğince davanın usulden reddine,'' karar verildiği anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 sayılı Yasanın 114/1-c maddesi gereğince mahkemenin görevli olması dava şartlarından olup 115. madde gereğince de Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.
Bilindiği üzere; 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre; her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı yasanın 5/3.maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler uyarınca Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde olduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının, TTK’da ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 6335 sayılı Yasa ile değişik 4.maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise; tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.
Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların, Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği kuşkusuzdur.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) yürürlüğe girdiği 01.11.2011 tarihinden sonra 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 5. maddesinde 6335 sayılı Kanun ile değişiklik yapılmış ve ticaret mahkemeleri ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp görev ilişkisine dönüştürülmüştür.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; Uyuşmazlığın haksız fiil ve hizmet kusuru iddiasına dayalı olarak dava dışı sigortalıya ödenen bedelin davalılardan rücuen tazmini için başlatılan ilamsız takipte itirazın iptali isteminden kaynaklandığı, ileri sürülen talepler itibariyle davanın ticari bir dava niteliği taşımadığı, TTK'da doğrudan düzenlenen hususlarla ilgili mutlak ticari dava niteliği de bulunmadığı, dosya içeriğinin incelenmesinde davacının halefiyet esasına dayalı olarak takip ettiği, davalının kamu tüzel kişiliği bulunduğu, ileri sürülen haksız fiilin niteliği itibariyle davalıya tacir sıfatı kazandırmadığı, bu hali ile TTK 4. maddesinde tarif edilen her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili olma şartının bulunmadığından nispi ticari dava olarak da kabulünün mümkün olmadığı, görev hususunun re'sen her aşamada gözetilebileceği, dolayısıyla eldeki mutlak veya nısbi ticari dava niteliği taşımayan uyuşmazlığa bakma görevi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca asliye hukuk mahkemesine ait olduğu anlaşılmakla davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere;
-
Göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan, davanın 6100 sayılı Yasanın 114/1. c maddesi ve 115/2. maddesi gereğince görev dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE,
-
HMK 20 madde gereğince karar kesinleştiğinde ve talep halinde iki hafta içerisinde müracaat edildiği taktirde dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
-
Harç ve yargılama giderinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
-
Davaya başka bir mahkemede devam edilmediği taktirde HMK 20 maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek HMK 331/2 madde gereğince harç ve yargılama giderleri hususunun mahkememizce karara bağlanmasına,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinedne itibaren 2 haftalık süre içinde... Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldığı.01/04/2024
Katip ... Hakim ...
e-imza e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:49