SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/408 E. 2023/1034 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2015/408

Karar No

2023/1034

Karar Tarihi

28 Aralık 2023

T.C.

İSTANBUL

14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2015/408 Esas

KARAR NO : 2023/1034

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 13/04/2015

KARAR TARİHİ : 28/12/2023

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin Sarıyer'de yapılan ... Projesinin müteahhidi olduğunu, müvekkili şirket söz konusu projenin bir kısım işlerini, davalı şirket ile 20.03.2012 tarihinde akdedilen sözleşme ile yüklendiğini, ancak tuğla duvar işleri ve çelik konstrüksiyon çatı kaplama gibi bir kısım ilave işler de müvekkili şirket tarafından sözleşme harici olarak yapıldığını, müvekkili şirket tarafından yapılan bütün işlerin (ilave işler dahil) toplam bedeli 6.468.897,89-TL olduğunu, bu bedele ilişkin faturalar davalı şirkete gönderilmiş ve davalı şirket söz konusu faturalara herhangi bir itirazda bulunmadan defterlerine işlendiğini, davalı şirket, borcunun bir kısmını nakit ve bir kısmını da daire vererek barter yoluyla ödediğini, barter yoluyla ve nakit olarak yapılan ödemelerin toplamı 4.703.673,65-TL olduğunu ve geriye kalan 1.765.224,24-TL bakiye borcunu ise ödemediğini, davalı şirkete ihtarname gönderilmiş ve bedelin ödenmesi talep edildiğini ve davalı şirket cevabi ihtarname ile müvekkili şirkete borcu olmadığını ve tüm hakediş bedellerinin ödendiğini bildirdiğini, ihtarname ile bir netice alınamayınca davalı şirkete karşı icra takibi yapıldığını ancak icra takibine de itiraz ettiğini, davalı şirketin gerek cevabi ihtarnamesinde gerekse de icra takibine yaptığı itirazda faturalara herhangi bir itirazının olmadığını, davalı şirketin söz konusu faturalar daha önce gönderildiğinde de herhangi bir itirazda bulunmadığını, dolayısıyla davalı şirketin davacıya 1.765.224,24-TL bakiye borcu sabit olup, davalı şirketin haksız ve kötü niyetli olarak yapmış olduğu İstanbul... İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; takibe konu yüklenici sözleşmesi ve faturalardan kaynaklı borcun tamamı davalı tarafça ödendiğini, davacı şirkete borcun bulunmadığını, faturaların tamamı davalı şirketçe ödendiği ve tacir olan taraflar 2012-2013 yılı itibariyle cari hesap ilişkisi içinde bulunduğundan dava taraflarına ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde yapılacak inceleme sonucunda borcun tamamını ödendiğinin ispatlanacağını, davacı taraf gerek icra takibinde gerekse de itirazın iptali davasında borca ve ödemeye ilişkin belgeleri tek yanlı değerlendirdiği ve borcu sona erdiren ödemelerin görmezden gelindiğini ve borç yaratmaya çalıştığını, sadece faturaların sunulduğunu tahsilat makbuzları ve cari hesap ekstrelerinin sunulmadığını, cari hesap ekstresinde kayıtlı olan çek karşılığı yapılan ödemelerin görmezden gelindiğini, davacı tarafça düzenlenen faturalar toplamı 6.456.045,00-TL olduğu bunun 12.852,13-TL'si stopaj bedeli müvekkili şirketçe ödendiği ve stopaj dahil fatura toplamı 6.468.897,89-TL olduğu, davacı tarafça Bakırköy ...Noterliği 17.02.2014 tarih ve ...nolu ihtara davalı şirketçe verilen Beyoğlu ...Noterliği 13.03.2014 tarih ve ...nolu cevabi ihtarda tüm hakedişlerin ödendiğinin bildirildiğini, davacı tarafın 26.04.2013 tarihinde işi bitirip teslim ettiğine ilişkin bir belgeyi ibraz etmesi gerektiğini ancak olmayan bir alacağı var olarak göstermeye çalışan davacı yan mevcut olmayan belgelere de atıfta bulunduğunu, davanın reddini ve %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

İcra takip dosyasının incelenmesinde, davacının İstanbul... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasında sözleşme ve faturadan kaynaklanan 1.765.224,24-TL asıl alacak 368.968,64-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.134.192,88-TL takip yapıldığı, ödeme emrinin 16.03.2015 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun da süresi içerisinde 20.03.2015 tarihinde borca itiraz ettiği, borca itirazla birlikte takibin durduğu, durdurma kararının alacaklı vekiline tebliğ edilmediği, dava İİK'nın 67. maddesi düzenlenen bir yıllık hakdüşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür.

İ...Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 11.06.2018 ve 15.11.2019 tarihli cevabi yazıları ile davacı ... Mimarlık'ın ticaret sicil kayıtlarının gönderildiği, şirket yetkilisinin münferiden ...olduğunun bildirildiği görülmüştür.

İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyada davacı ... Mimarlık'ın şirket defterleri üzerinde inceleme yapıldığını, defter asılları üzerinde bilirkişi incelemesi yapıldıktan sonra, itirazlar üzerine yeniden inceleme yapılmak istenmiş ise de davacı ... Mimarlık'ın 2012 yılına ait yevmiye-kebir-envanter ve 2013 yılına ait yevmiye-kebir-envanter defterlerinin şirketin imza yetkilisinin aniden vefatı üzerine bulunamadığını, bilinmeyen sebeple zayi olan iş bu defterler için zayi belgesi verilmesinin talep edildiği, davanın kabulü ile ... mimarlık İnş Tur İth İhr Ltd Şti'nin 2012 yılı yevmiye-kebir-envanter ve 2013 yılı yevmiye-kebir-envanter defterleri hakkında zayi belgesi verilmesine karar verildiği, kararın 29.11.2022 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.

Sözleşmenin incelenmesinde; taraflar arasında 20.03.2012 tarihli ... Projesi kaba yapı ve su izolasyon işleri sözleşmesi akdedildiği, iş süresinin 214 takvim günü, işin tamamlanma tarihi 15.11.2012 işin garanti teminat süresi 5 yıl, sözleşme bedelinin 32000m2 için KDV hariç 5.056.000,00-TL olarak belirlendiği, barter yoluyla verilecek dairelerin ...(769.250-TL, North B5 567.625,09TL, North D34 472.390,18-TL olmak üzere toplam 3 adet (toplamı 1.809.265,27-TL bedelli) daireler olduğu görülmüştür.

İhtarnamelerin incelenmesinde; Bakırköy ...Noterliği'nin 17.02.2014 tarih ...yevmiye sayılı ihtarnamesi ile davacı ... Mimarlık'ın ... Grup'u 20.03.2012 tarihli sözleşmeden kaynaklanan 6.468.897,89-TL hakediş bedelinden ödenmeyen bakliye 1.765.224,24-TL'lik kısmının, 37.400,21-TL SGK prim ödemesinin 3 gün içinde ödenmesi, 425.035,83-TL faturalara ilişkin kısmın saklı tutulduğunun ihtar edildiği görülmüştür.

Beyoğlu ...Noterliği'nin 13.03.2014 tarih ve ... yevmiye sayılı cevabi ihtarnamesi ile de ... Grup'un ... Mimarlık'ın tüm hak ediş tutarlarının ödendiği, ödenmeyen hak ediş tutarı bulunmadığı, ihtarın kabul edilmediğini ihtaren bildirdiği görülmüştür.

SPK Uzmanı/Akademisyen bilirkişinin 25.11.2016 tarihli 22 sayfadan ibaret raporunda özetle; Davacı ile davalı tarafından düzenlenen faturaların karşılıklı olarak yasal defterlere kaydedildiği, davacının yasal kayıtlarına göre, davacının davalıdan 1.726.077,57-TL alacaklı olduğu, davalının yasal kayıtlarına göre, davalının davacıya bir borcunun ya da davalıdan bir alacağının bulunmadığı, Davalı kayıtlarında yer alan, 2013 yılında davalının banka ve çek yoluyla yaptığı ödemelerin ve ayrıca davacının davalıya yaptığı ödemelerin davacının yasal defter kayıtlarında yer almadığı, çeklerdeki ciro silsilesinin çeklerin davacı tarafından teslim alındığını ve ilk cirosunun davacı tarafından yapıldığını gösterdiği, davalı kayıtlarında ödeme arası olarak kaydedilen çeklerin bedellerinin ..., ..,...,...,...,... adlı kişiler tarafından tahsil edildiği, dava konusu alacağın davalı tarafından davacıya ödendiği, bu kanaati şüpheye düşürecek tek hususun yukarıda ad ve soyadları yer alan ve çek tahsil eden gerçek kişilerin bu tahsilatı davacı dışında birisi hesabına yapmış olmaları halinde ortaya çıkacağı, dosya içeriğinden bu konuda kesin bir kanaate ulaşılamadığının tespit edildiğini belirtilmiştir.

SPK Uzmanı/Akademisyen bilirkişinin 25.01.2018 tarihli 3 sayfadan ibaret ek raporunda özetle; Davalı tarafın yasal defterlerinin kendi lehine delil olup olmayacağı hususunda davacının itiraz dilekçesinde yer alan beyanlar kök raporda davacı tarafın defterleri hakkında yapılan tespitler ve değerlendirmeyle farklılık gösterdiğini, dava dosyasına kök raporun sonrasında giren belgeler de dahil olmak üzere, dosya kapsamında kök rapordaki tespit ve kanaati değiştirecek yeni bir tespit ve kanaate rastlanmadığını, kök raporda oldukça ayrıntılı şekilde yer verilen tablolardan ve bunlara ilişkin açıklamalardan anlaşılacağı üzere, tarafların fatura ve diğer belgeleri ile ödemeleri her iki tarafın yasal defterlerine dayanarak tespit edildiğini, Her iki şirketin muhasebe kayıtlarından ve belgelerinden ulaşılan sonuçlar kök raporda arz edildiğini, davacı tarafın;

"...Barter hesabının muhasebeleştirilmesi için defter ve kayıtlara karşılıklı olarak işlenmiş 704.817,04-TL tutar gerçek bir ödeme olmayıp, barter hesaplarının karşılıklı olarak muhasebeleştirilmesi için girilmiş düzeltme kayıtlarıdır.

Bilirkişi Raporunda ödeme açıklamaları kısmında belirtildiği üzere; Davalı tarafından müvekkil şirkete ödenmiş gösterilen 4.545.178,09-TL tutarın 3.932.260,09-TL tutarı banka hesabına EFT yoluyla yapılmış gerçek bir ödeme olup, 612.918,00-TL tutarı ise...hesabının karşılıklı muhasebeleştirilmesi için yapılmış ödemelerden oluştuğu görülmektedir..." şeklindeki beyanlarının kök raporda değişiklik yapmayı gerektirecek bir ek bilgi sağlamadığını, zira ödeme işlemi, para havalesi şeklinde olabileceği gibi ayni nitelikte bir varlığın teslimi veya çek veya bono gibi bir ödeme aracının kullanılması yoluyla da yapılabileceğinden ve hatta "mahsuben ödeme" tabir edilen hesap mahsubu yoluyla da ödeme gerçekleştirilebileceğinden, kök raporda ödemenin şekli konusunda bir ayrım yapılmadığını, bu çerçevede kök raporda ulaşılan sonuçlar tarafların ticari defterlerine yansımış kayıtlara dayandığını, 6102 sayılı TTK md. 18 f. 1, md. 64 ve devamı hükümleri gereğince tacirin iş ve işlemlerinin ticari defter kayıtlarına yansıdığı ve bunların HMK md. 199 gereğince belge olarak nitelendirildiği kabul edilerek, kök raporda tespit ve değerlendirmeler davacının ve davalının yasal defter kayıtlarına dayanarak sunulduğunu, her iki tarafın tacir sıfatı sebebiyle, bu sıfatlarına uygun olarak, yasal defter ve kayıtlarına dayanarak yapılan tespitlerle ilgili olarak başka bir delile dayanılıp dayanılamayacağı ya da ne şekilde dayanılabileceği münhasıran mahkemenin takdirinde olduğunu, dosya içeriğinin kök rapordan sonra dosyaya giren belgelerle birlikte taraf itirazları da dikkate alınarak değerlendirilmesi sonucunda, kök raporda yapılan tespitleri değiştiren ve kanaatlerimizi değiştirmeyi gerekli kılan yeni bir durumun mevcut olmadığı belirtilmiştir.

SPK Uzmanı/Akademisyen bilirkişinin 24.05.2021 tarihli 9 sayfadan ibaret 2.ek raporunda özetle; dosya içeriğinin dava taraflarınca verilen beyanlar ile birlikte değerlendirilmesi sonucunda; dosyaya sunduğumuz kök rapordaki ve 1.ek rapordaki sonuçları değiştirecek yeni bir durumun ortaya çıkmadığı, kök rapordaki ve birinci ek rapordaki tespit ve kanaatleri değiştirmeyi gerektirecek ek bir delil ya da bilginin mevcut olmadığını belirtmiştir.

Grafolog bilirkişinin 21.09.2020 tarihli 4 sayfadan ibaret raporunda özetle; inceleme konusu yukarıda / Grup olarak belirtilen belgelerde ... Mimarlık İnş.Turz. İth. İhr. Ltd. Şti'ne ...'a atfen atılmış imzaların...'un eli ürünü olduğu, inceleme konusu 17 Grup olarak belirtilen belgelerde imzaların, ...'a ait karşılaştırma imzalarına kıyasla;, ...'un eli ürünü olmadığı kanaatine varıldığı belirtilmiştir.

SMMM, Yeminli SMMM ve konu uzmanı bilirkişi heyetinin 18.05.2023 tarihli 9 sayfadan ibaret kök raporunda özetle; Davacı ... Mimarlık tarafından ibraz edilen 2014 ve 2015 yıllarına ait defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin suresinde yapıldığı, 2012 ve 2013 yıllarına ait defterlerin zayi olması nedeniyle ibraz edilmediği, 2014 ve 2015 yılı defter kayıtlarına göre Davalı Şirketten 1.726.077,59-TL alacaklı olduğunun göründüğü, dosyada mevcut yazıda ... Mimarlık'ın Davalı... Grup'den alacağı olmadığına dair teyit yazısının mevcut olduğu, Davalı... tarafırıdan ibraz edilen 2012, 2013, 2014 ve 2015 yıllarına ait defter tasdiklerinin süresinde yapıldığı, defter kayıtlarına göre Davacı tarafa borcunun olmadığı, Davalı tarafından Davacı adına düzenlenen çeklerin ... ve ... tarafından teslim alındığı, söz konusu çeklerin bir çoğunun Davacı şirket muhasebe kayıtlarına aynen yansıtıldığı söz konusu işlemin birçok gerçekleştiği düşünüldüğünde ticari vekil açısından teamülün/hukuk görünüşün oluştuğunun kabul edilebileceği, bu konuda takdirin Mahkemeye ait olduğu, taraflar arasında borcun ödenmesi için Davalı tarafından 3 adet gayrimenkulün barter yapıldığı, ancak sonrasında barter işleminden vazgeçildiği, fiktif bir işlemin olmadığı belirtilmiştir.

SMMM, Yeminli SMMM ve konu uzmanı bilirkişi heyetinin 11.09.2023 tarihli 4 sayfadan ibaret ek raporunda özetle; Davacı ... Mimarlık tarafından ibraz edilen 2014 ve 2015 yıllarına ait defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, 2012 ve 2013 yıllarına ait defterlerin zayi olması nedeniyle ibraz edilmediği, 2014 ve 2015 yılı defter kayıtlarına göre davalı şirketten 1.726.077,59-TL alacaklı olduğunun göründüğü, davalı... Şti. tarafından hazırlanan muavin hesap dökümlerinin davacı tarafından da “MUTABIKIZ” şeklinde ibare ve kaşe imza yaparak teyitlerin alındığının göründüğü, davalı defter kayıtlarına göre davacıya borcunun olmadığı belirtilmiştir.

Dava, taraflar arasında 20.03.2012 tarihl...Projesi kaba yapı ve su izolasyon işleri sözleşmesi kapsamında davacının sözleşme edimlerini yerine getirmesine rağmen davalının ödemelerin bir kısmını yapmadığından bahisle açılan icra takibine itirazın iptaline ilişkindir.

Taraflar arasındaki ödeme miktarı konusundaki temel uyuşmazlıklar barter adı altında yapılan ödeme ile çek ile yapılan ödemlere ilişkin olduğu anlaşılmıştır.

Davacı şirketin 2012 ve 2013 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin incelenmesinde; Davacı şirket davalı şirkete toplam 6.468.897,64-TL bedelli 14 adet fatura düzenlediği, davalı şirketin ise davacı şirkete toplam 428.817,10-TL bedelli 35 adet fatura düzenlediği, davalı şirketin davacı ... Mimarlık'a toplam 4.545.178,90-TL ödeme yaptığı, Davacı şirketin davalıya 255.220,29-TL ödeme yaptığı, neticeten davacı şirketin kayıtlarına göre; davacının davalıdan 1.726.077,59-TL alacaklı durumda olduğu görülmüştür.

Davalı şirketin 2012 ve 2013 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin incelenmesinde ise; davacının toplam 6.456.045,39-TL tutarlı fatura kestiği, 704.817,04-TL ödeme yaptığı, davalının 428.817,11-TL tutarlı fatura kestiği ve 6.732.045,32-TL ödeme yaptığı, davalı kayıtlarına göre borç-alacak bulunmadığı görülmüştür.

Ticari defterlere göre taraflar arasındaki ödeme miktarı konusunda uyuşmazlık 1.726.077,59-TL iken 12.03.2015 icra takibi ile istenen asıl alacak miktarı da 1.765.224,24 TL olduğu görülmüştür.

Tarafların ticari defterleri arasındaki bu farkın davalı defterlerinde yer alan barter ve çek ödemlerinden 2013 yılı ödemelerinin davacı defterlerinde yer almamasından kaynaklandığı anlaşılmıştır.

Barter adı altında yapılan ödeme konusundaki uyuşmazlık açısından ; 704.817,04-TL tutarındaki ödemenin barter hesaplarının muhasebeleştirilesi için karşılıklı girilmiş düzeltme kayıtları olduğunu davacı taraf itiraz olarak ileri sürmüş ise de; Davacı tarafa yapılan 3 adet daire şeklindeki barter ödemesinden karşılıklı olarak vazgeçilerek çek veya nakit olarak ödeme yapılması yoluna gidildiği, bu hususun karşılıklı dilekçeleri ile tarafların kabulünde olduğu, barter ödemesinden vazgeçilmesi hususunun fiktif işlem veya hayali ödeme olmadığı, taraflar arasında ticari hayatın olağan akışına uygun opsiyonlar olduğu, ödeme işlemi para havalesi şeklinde olabileceği gibi ayni nitelikte bir varlığın teslimi veya çek/bono gibi bir ödeme aracının kullanılması yoluyla da yapılabileceğinden ve hatta "mahsuben ödeme" tabir edilen hesap mahsubu yoluyla da bu ödeme gerçekleştirileceğinden ödeme şekli konusunda bir ayrım yapılmadığı, davacı taraf gayrimenkullerin halen tapu kaydı davalıda iken davacının kendisi tarafından alıcısı bulunarak satıldığını beyan ettiği, bu satış bedellerinin davacı tarafça tahsil edildiği sonucundan başka bir iddia ve delile rastlanmadığı, davacının gayrimenkul bedellerini tahsil ettiğine göre davalının davacıya fiktif çek düzenleyerek vermesini gerektirecek bir durum olmadığı ve gayrimenkul bedellerini kendi uhdesine alan davacıya davalının ayrıca çek düzenleyip vermesinin hayatın olağan akışına ve ticari teamüllere uygun düşmediği kanaatine varılmıştır.

...,...,...,...,...,...numaralı çeklerin barterın fiktif kapası için düzenlendiği Davacı tarafça iddia etmiş ve buna dayanak olarak da yukarıda ...'a ilişkin mahkememiz kanaatinde tartışılan hususlar yanında bu çeklerin davalı şirket çalışanları ... ve ...'in tahsil etmeleri gerekçe olarak gösterilmiş ise de; ...,... ve ...nolu çeklerin davacı şirket çalışanı ...tarafından tahsil edilmiş olması, "...ın kapatılması için fiktif çek düzenlenildi ve bu nedenle de çeki düzenleyen davalı şirket kendi çalışanları ile bu çekleri tahsil etti" savunmasını çürüttüğü de anlaşılmıştır. Çeklerin fiktif olduğuna ilişkin yazılı bir delil bulunmaması yanında bu iddiaya konu çeklerin bir kısmının davacı şirket çalışanı ...tarafından tahsil edilmiş olması, ...tarafından tahsil edilen ...,...,...,... numaralı çeklerin tahsilatının davacı defterine kaydedilmiş olması karşısında iddiaya konu bu çeklerin bir kısmının davalı şirket çalışanları ... ve ...'in tahsil edilmelerinin tek başına davacının bu iddiasını ispata yeterli olmadığı anlaşılmıştır.

Davacının davalı defterlerinin delil vasfına haiz olmadığı itirazları yönünden; TTK 64 ve devamı maddeleri gereğince tacirin iş ve işlemlerinin ticari defter kayıtlarına yansıdığı ve davalının defter kayıtlarının delil vasfı taşıdığı değerlendirilmekle davacının bu itirazı da yerinde görülmemiştir.

Çekle yapılan diğer ödemelere ilişkin olarak da;

Davacı taraf çek ile ödemelerde çek teslimi yapılan kişiler açısından TTK 367,371, 373. Maddeler gereğince değerlendirme yapılması gerektiği savında bulunmuş ise de; TTK 367. Madde yönetimin devrine ilişkin olup, temsil ile ilişkisi bulunmamaktadır.

TTK'nun 629/1 maddesi atfı ile limited şirketlere kıyasen uygulanacak TTK'nun 371/7 fıkrası uyarınca; limited şirket müdürleri, şirkete hizmet akdi ile bağlı olanları sınırlı yetkiye sahip ticari vekil veya diğer tacir yardımcıları olarak atayabilirler. Bu maddedeki tescil zorunluluğu geçerlilik şartı olmadığı gibi TBK’nın 547. maddesine göre, ticari temsilcinin zımmi irade beyanıyla atanması yine de mümkün olduğu gibi, bu hususun ticaret siciline tescil edilmemiş olması da ticari işletme sahibini sorumluluktan kurtaramaz. Doktrinde, görevlendirmenin açıkça yapılmaması sebebiyle atanan kişinin hukuki durumunun tespit edilemediği bu gibi hallerde atanan kişinin ticari temsilci olup olmadığının somut olayın özellikleri, yetkilerin kapsamı ve kişinin ticari işletme içindeki durumu gözetilerek saptanması gerektiği belirtilmektedir (Poroy, Reha / Yasaman, Hamdi, Ticari İşletme Hukuku, 16. Bası, İstanbul 2017, s.238). (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Esas No : 2021/4616 Karar No : 2022/6078)

SGK kayıtlarının incelenmesinde de ...'in davacı şirkette SGK'lı çalışan olduğu keza ... Mimarlık'ın 21.03.2012 tarihli yazısı ile "Yatırımcı firma olarak kaba inşaat işlerini 20.03.2012 tarihinde tarafımıza ihale ettiğiniz (...) projenin yürütülmesi esnasında tüm yazışma, HAKEDİŞ, şantiye kuruluş ve imalatlarının takibi ile ilgili olarak şirketimiz adına grup şirketlerimizden ORTAĞIMIZ olan inşaat mühendisi ... TAM YETKİLİDİR" şeklinde davalı şirkete yetki belgesi verildiği görülmüştür.

...'e verilen yetki, geçici ve kesin hakedişleri de kapsayan hakediş düzenleme/borçlanma yetkisini de kapsamakla daha azı olan ifa yerine çek teslim alma yetkisini de kapsadığı kanaatine varılmıştır.

...çek numaralı çek... tarafından 17.12.2012 tarihinde tahsil edilmiş olup davacının ...hesap nosu / yevmiye maddesi ile davacı defterlerine kaydedilmiştir; ...çek numaralı çek... tarafından 21.11.2012 tarihinde tahsil edilmiş olup davacının ... hesap nosu / yevmiye maddesi ile davacı defterlerine kaydedilmiştir; ... çek numaralı çek... tarafından 22.11.2012 tarihinde tahsil edilmiş olup davacının...hesap nosu / yevmiye maddesi ile davacı defterlerine kaydedilmiştir; ...çek numaralı çek... tarafından 30.11.2012 tarihinde tahsil edilmiş olup davacının ... hesap nosu / yevmiye maddesi ile davacı defterlerine kaydedilmiştir.

Çekin kendilerine teslimi ve lehdar cirosundaki imzası davacı tarafça kabul edilmeyen 200.000 TL bedelli ... nolu çekte lehdar olan davacı şirket adına şirket ortağı olan ... ve şirket yetkilisi olan ...tarafından lehdar cirosunun yapıldığı, ...adına atılan imzanın ...'a ait olduğunun mahkememiz imza incelemesi ile tespit edildiği, söz konusu çekin ...hamil sıfatıyla ibrazı edildiği, ancak söz konusu çekin davacı defterlerine kaydedilmediği;

Çekin kendilerine teslimi ve lehdar cirosundaki imzası davacı tarafça kabul edilmeyen 150.000 TL bedelli ...nolu çekte lehdar olan davacı şirket adına şirket ortağı olan ... ve şirket yetkilisi olan ...tarafından lehdar cirosunun yapıldığı, ...adına atılan imzanın ...'a ait olduğunun mahkememiz imza incelemesi ile tespit edildiği, söz konusu çekin ...hamil sıfatıyla ibrazı edildiği, ancak söz konusu çekin davacı defterlerine kaydedilmediği;

Çekin kendilerine teslimi ve lehdar cirosundaki imzası davacı tarafça kabul edilmeyen 100.000 TL bedelli ... nolu çekte lehdar olan davacı şirket adına şirket ortağı olan ... ve şirket yetkilisi olan ...tarafından lehdar cirosunun yapıldığı, ...adına atılan imzanın ...'a ait olduğunun mahkememiz imza incelemesi ile tespit edildiği, söz konusu çekin ...hamil sıfatıyla ibrazı edildiği, ancak söz konusu çekin davacı defterlerine kaydedilmediği;

Çekin kendilerine teslimi ve hehdar cirosundaki imzası davacı tarafça kabul edilmeyen 100.000 TL bedelli ... nolu çekte lehdar olan davacı şirket adına şirket ortağı olan ... ve şirket yetkilisi olan ...tarafından lehdar cirosunun yapıldığı, ...adına atılan imzanın ...'a ait olduğunun mahkememiz imza incelemesi ile tespit edildiği, söz konusu çekin ...hamil sıfatıyla ibrazı edildiği, ancak söz konusu çekin davacı defterlerine kaydedilmediği anlaşılmıştır.

Davacı tarafa davalı tarafça ibraz edilen tahsilat Bodrosundaki imzanın, bu imzada üstünde ismi yazılı olanlara ait olmadığına ; tahsilat Bodrosundaki imzanın üstünde isim yazmayanlarda ise davalının 09.04.2018 tarihli dilekçenin ekindeki bu imzaların kime ait olduğuna ilişkin beyanına ve dolayısıyla imzanın kime ait olduğuna ilişkin bir imza itirazları bulunup bulunmadığını bildirmek üzere 2 haftalık süre verilmmiş taraflar arasında çek TESLİM bordrolarındaki imzalara ilişkin uyuşmazlık çıkmadığından bu hususta imza incelemesi yaptırılmamıştır.

Davacı çalışan...'e, davalı tarafça ifa uğruna teslim edilen çeklerden...,...,...,...,...nolu çeklerdeki lehdar cirosunun davacı şirket yetkisiline ait olduğu olgusu ve de ... çek numaralı çek ...k tarafından 17.12.2012 tarihinde tahsil edilmiş olup davacının...hesap nosu / yevmiye maddesi ile davacı defterlerine kaydedilmiştir; ...maralı çek... tarafından 21.11.2012 tarihinde tahsil edilmiş olup davacının ... hesap nosu / yevmiye maddesi ile davacı defterlerine kaydedilmiştir; ...çek numaralı çek... tarafından 22.11.2012 tarihinde tahsil edilmiş olup davacının...hesap nosu / yevmiye maddesi ile davacı defterlerine kaydedilmiştir; ... çek numaralı çek... tarafından 30.11.2012 tarihinde tahsil edilmiş olup davacının ... hesap nosu / yevmiye maddesi ile davacı defterlerine kaydedilmiş olması olguları karşısında ifa yerine çek teslim alma yetkisinin zimnen...'e verilmiş olduğu kanaatine varılmıştır. Yukarıda da açıklandığı üzere TTK 371/7 maddesi TBK’nın 547. maddesine göre, ticari temsilcinin zımmi irade beyanıyla atanmasına engel teşkil etmemektedir. Zimni yetki verilmiş olduğu,...'e teslim edilen çeklerin davalı şirketçe kabulünden anlaşılmakta olup, bunun için teamüle veya hukuki görünüşe veya iki ayrı müessesenin karışımı ile bilirkişinin dile getirdiği "zımni muvafakat" müesseselerinin de uygulanmasına gerek dahi yoktur.

Davacı tarafça davalı borcundan düşürülen çeklerden ...seri nolu çekin ..., ... ve ...seri nolu çeklerin ... tarafından teslim alınmasına rağmen, bu hususun ticari defterlere işlenmediği 09.04.2018 tarihli dilekçesi ile ikrar edildiği anlaşılmıştır.

...'in 04.03.2013 tarihinde davacı işyerinden ayrıldığı SGK kayıtları ile sabit olduğu bu tarihten sonra da davalı tarafından çek teslim edildiği davacı tarafından iddia edilmiş ise de SGK kaydının bulunmadığı dönemde...'e davalının teminat çeklerini de iade ettiği, bunun da davacı tarafça dava dilekçesinde kabul edildiği anlaşılmış ve bu nedenle...'in SGK kaydının bulunmadığı dönemde davalının davacı şirketi adına ...'e çek teslim edilmiş olmasının "yetkisiz çalışana teslimi" ispat etmeyeceği sonucuna varılmıştır.

T-Bank'ın ...(...), ...(...), ...(...), ...(... tarafından teslim alınan) nolu çek asılları, ...'in...(...), ...(...), 6958107(...), ...(...), ...(...), ...(...),...(... tarafından teslim alınan) nolu çek asıllarının davacı şirket temsilcisi ...'un eli ürünü olmadığı tespit edilmiş ise de teslim alan kişilerin çeki teslim almaya yetkili davacı şirket çalışanları olması nedeniyle teslim sonrası ciro aşamasındaki imza aidiyetinin davalının sorumluluğunda bulunmadığı anlaşılmıştır.

Tüm bu nedenlerle sonuçta davanın reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere;

  1. Davanın REDDİNE,

  2. Davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin yasal şartları bulunmadığından REDDİNE,

  3. Alınması gereken maktu 269.85. TL harcın, peşin alınan 21.319,50. TL harçtan mahsubu ile bakiye 21.049,65. TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

  4. Davalı, kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 213.217,94. TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,

  5. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

  6. Davalı tarafından yapılan 130,00. TL yargılama giderinin, davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,

  7. Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen taraflara iadesine,

Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı. 28/12/2023

Başkan ...

¸e-imzalıdır

Üye ...

¸e-imzalıdır

Üye ...

¸e-imzalıdır

Katip ...

¸e-imzalıdır

Bu belge elektronik imza ile imzalanmış olup ayrıca ıslak imza uygulanmayacaktır.“5070 sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur.”

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

ortağımızistanbulteslimİtirazınİptaliyetkilidir"“mutabıkız”(HizmethakedişSözleşmesindenhükümKaynaklanan)

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:35

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim