İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/1135 E. 2023/1001 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2017/1135
2023/1001
19 Aralık 2023
T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2017/1135 Esas
KARAR NO : 2023/1001 Karar
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 21/12/2017
KARAR TARİHİ : 19/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesini özetle; 22/12/2015 tarihinde saat 23.00 sularında İstanbul/Fatih Topçular mah. Surdışı otobüs durağı yakınında meydana gelen trafik kazasında müvekkili ...'nin eşi diğer müvekkillerinin babaları ...vefat ettiğini, müvekkilinin emekli olup, ... halk otobüsü şoförlüğünü yapmakta olduğunu, ... plaka sayılı ... sevk ve idaresindeki motosikletin maktule çarptığını ve süreklediğini, daha sonradan... plakalı ...'nın sevk ve idaresindeki aracın maktulun üzerinden geçtiğini ve sürüklediğini, kaza ile alakala İstanbul ..asliye Ceza Mahkemesinde ... kayıtlı dava açıldığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik müvekkili ... ve... her biri açısından 1.000,00 TL... açısından 500,00 TL olmak üzere toplam 2.500,00 TL maddi tazminatın ve cenaze giderlerinin 22/12/2015 tarihinden itibaren işleyerek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalılardan alınarak davacıya verilmesine, eş bakımından 50.000,00 TL, davacı çocuklar bakımından her biri için 50.000,00 TL, toplamda 200.000,00-TL manevi tazminatın, 22/12/2015 kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalılardan alınarak davacılara verilmesini yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı... vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu cevap dilekçesini özetle; 22/12/2015 tarihinde saat 23:00 civarında gerçekleşen kazada davacıların yakını ... isimli şahsın vefatında müvekkilinin hiçbir kusuru ve sorumluluğu olmadığını, kazanın müvekkilinin olay yerinden geçmeden önce gerçekleştiğini, olayın panikliğiyle olay yerinden ayrıldığını, ve en yakın karakola teslim olarak ifade verdiğini, hakkında ceza dosyası açıldığını ve halen devam ettiğini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın davalı müvekkil açısından reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2918 sayılı Yasanın 85 ve devam maddeleri gereğince bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur. Sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilir. Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur. Maddi tazminatın biçimi ve kapsamı ile manevi tazminat konularında Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Yasa'nın 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Anılan yasal hükümlerden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda kazanın gerçekleşme şekli, tarafların kusur durumunun tespiti amacıyla tanık beyanları dinlenilmiş, mahallinde keşif yapılarak bilirkişi raporu düzenlenmiştir.
Tanık... beyanında: ben olay gün ve saatinde ... Edirnekapı otobüsünü GOP istikametindeki Edirnekapı otobüs durağında beklerken yolun karşı kısmındaki ışıkların olduğu bölgede yaya geçidinin olduğu yerde bir motosikletin sürücüsü ile müteveffanın birlikte sürüklendiğini gördüm. Işıkların oradan yaklaşık olarak 60-70 metre sürüklendiğini bizzat gözlerim ile gördüm. Motosiklet çok süratli geliyordu. Küt diye gürültü bir ses çıktı. Herkes oraya baktı. Sonrasında benim beklediğim duraktaki insanlar kaza yerine koşmaya başladılar. Arkadan gelen ...marka bir araç hızlı bir şekilde geliyordu. Müteveffanın yakınındaki vatandaşlar gelen bu arabaya elleri ile dur işareti yaptılar. Vatandaşların gelen bu arabaya karşı ilk dur işareti yaptıkları zaman trafik ışıklarındaki olduğu zamandı. Ancak araç duramadı. Çünkü aşırı hızlı geliyordu. Araba müteveffayı altına aldı. Araba 2-3 metre gidiyor, müteveffanın ön tekerle üzerinden geçiyor arka tekere takılıyor. 2-3 saniye duruyor. İnsanlar dur ihtarı yapmasına rağmen araç patinaj yapıyor. Sonrasında duracak gibi oluyor ancak uzaklaşıp gitti. Davacı vekilinin talebi üzerine tanığa sorulan soruya, ben kazayı gördüğüm zaman olay yerine doğru gittim. İkinci araç müteveffayı altına aldığında ben orta refüjdeki kaldırımdaydım. O nedenle ikinci aracın ezdiğini net bir şekilde gördüm. Ben gördüğüm kadarı ile ilk önce müteveffanın sol ön lastikle üzerinden geçti. Sol arka lastiğine ölenin göğüs ve karın hizası takıldı. Biz yavaşlamasını söyledik. Bu takılmadan sonra araç patinaj yaptı. Bir süre ölen kişi altında döndü. Olay anında hava karanlıktı ancak ışıklandırma vardı. Işıkların olduğu yer apaydındı. Çok karanlık değildi ancak çok aydınlık da değildi. Loştu. dedi.
Tanık ... Çevik beyanında: Ben tarafları tanımam olay günü ve saatinde aracım ile Edirnekapıdan Fatih istikametine doğru aracım ile seyrediyordum. Fatih istikametine doğru giden bölünmüş yol kısmında ilk önce plakasını hatırlamadığım bir motosikletin çarptığını bizzat görmesem de çarptıktan sonraki müteveffanın yattığı yeri gördüm. Çarptıktan sonra müteveffa yere düştü. Sonra üzerinden plakasını hatırlamadığım araç geçti. O araç da önce yavaşladı. Daha sonra dışarıdan yolda birileri bağırdı. Bağırtıyı duyunca panikledi gaza bastı ve müteveffanın üzerinden geçerek gitti önce Edirnekapı otobüs durağın orada durdu ve araçtan indi. Sonra kaçmaya başlayınca bende takip ettim. Vatan emniyetin orada arka sokakta şahsı yakalım ve polis çağırdım. Davacı vekilinin talebi üzerine tanıktan soruldu ve yer göstermesi istendi: fatih istikametine doğru 3 şeritli yolda müteveffayı motor çarpma anında gördüm. Müteveffa sol şerit ile orta şerit arasındaki yere düştü. Olay mahalli karanlıktı çok fazla aydınlık değildi. Çünkü etraftakilerde onu görmeyeceğini düşünerek bağırdılar. Olay mahallindeki vatandaşlar ezip geçen arabaya daha ezip geçmeden önce durması yönünde el kol hareketleri yapmışlardı. dedi.
Bilirkişi ..., ...ve...'in düzenlediği 08/02/2021 tarihli 6 sayfadan ibaret raporunda özetle; Müteveffa yaya ... %50 oranında kusurlu olduğu, sürüsü ...%25 oranında kusurlu olduğu, sürücü... %25 oranında kusurlu olduğu görüş ve kanaatinde rapor sunmuşlardır.
Bilirkişi..., ... ve ...'in düzenlediği 14/09/2021 tarihli 12 sayfadan ibaret raporunda özetle; Davalı sürücü (... plaka sayılı kamyonet sürücüsü) ...nın %25 oranında kusurluğu olduğu, davalı sürücü (... plaka sayılı motosiklet sürücüsü)...'in %25 oranında kusurlu olduğu, davacılar yakını maktul ... %50 oranında kusurluğu olduğu görüş ve kanaatinde varılmıştır.
Destekten yoksun kalma tazminatının miktarının belirlenmesi ve kusur durumunun değerlendirilmesi amacıyla dosya aktüerya ve makina mühendisi bilirkişilere tevdi edilmiştir.
Bilirkişi ...ve ...'in düzenlediği 08/06/2020 tarihli 19 sayfadan ibaret raporunda özetle; Dosya kapsamındaki mevcut verilerin değerlendirilmesi sonucu; davaya konu 22.12.2015 tarihinde, ... plâkalı motosikletin, yaya ...'ye çarpması ile sonuçlanan birinci kazanın meydana gelişinde müteveffa yaya ...'nin %50 oranında kusurlu olduğu,... plakalı araç sürücüsü ...'in müştereken ve %50 oranında kusuru bulunduğu, ...plâkalı aracın, birinçi kaza sonrasında, motosikletin savrularak çarpması ile yol üzerinde ve yerde yatmakta olan yaya ...'nin ayaklarının üzerinde geçmesi ile neticelenen ikinci kazanın meydana gelişinde ...plakalı araç sürücüsü ...'in %35 oranında kusurlu olduğu, ...plakalı araç sürücüsü ...'nın ikinci derecede ve %30 oranında kusurlu olduğu, müteveffanın kızı davacı...24.05.1980 doğumlu ve evli olup, babasının desteğinden çıkmış durumdadır. İş bu nedenle Yargıtay'ın yerleşik içtihatları doğrultusunda destekten yoksun kalma tazminatı alma hakkı mevcut olmadığından bir hesaplama yapılmamıştır. Müteveffanın kızı davacılardan ... 07.06.1990 doğumlu olup, kaza tarihinde kolluk önünde alınan ifadesinde mesleğinin avukatlık olduğu, dava dilekçesinde de hukuk fakültesi bitirdiği belirtilmekte olup, ...'nin bir mesleğinin olduğu ve gelir elde etmekte olduğu anlaşılmaktadır. İş bu nedenle davacı ...'nin müteveffanın destekliğinden çıktığı ve kendi geçimini sağlayabilecek durumda olduğu anlaşılmakta olup, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları doğrultusunda destekten yoksun kalma tazminatı alma hakkı mevcut olmadığından bir hesaplama yapılmamıştır. Müteveffanın kızı davacı ...'nin hali hazırda 36 yaşında olması, desteğin ölüm günündeki yaşına göre destek alabileceği yaş sınırını geçtiği anlaşıldığından babasından destek almadan yaşamını sürdürebileceğinin kabulü gerekir. Destek ile birlikte oturmak ve bekar olmak tek başına destekten yoksun kalma tazminatı isteme hakkı doğurmaz. Çalışmasına engel bir fiziksel veya sağlık durumunun bulunduğunun ispatı gerekir. Müteveffanın destekliğinden çıktığı ve kendi geçimini sağlayabilecek durumda olduğu anlaşılmakta olup, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları doğrultusunda destekten yoksun kalma tazminatı alma hakkı mevcut olmadığından bir hesaplama yapılmamıştır. Davacı Eş ...'nin 1.Seçenek: Rapor içerisinde detaylıca bahsedildiği üzere davalıların tümünün davacıların zararlarının tamamından müteselsilen sorumlu olması nedeni ve tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile %50 kusur oranı üzerinden, talep edilebilecek tazminatın tespiti açısından Trafik Sigortası Genel Şartları ekindeki açıklamalar çerçevesinde “Devre Başı Ödemeli Belirli Süreli Rant” formülü” ve % 1.8 iskonto oranı (teknik faiz) uyarınca yapılan hesaplamaya göre; Davacı Eş ... için talep edilebilir destekten yoksun kalma tazminatının Toplam 102.017,35 TL olduğu, 2.Seçenek: Diğer davalılar..., ...ve ...Ltd. Şti. yönünden ise davacıların zararlarının tamamından müteselsilen sorumlu olması nedeni ve tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile %50 kusur oranı üzerinden sorumlu oldukları tazminatın tespiti açısından 6098 Sayılı TBK Genel Hükümlerine göre PMF-1931 yaşam tablosuna göre %10 arttırım %10 iskonto uygulanarak, yapılan hesaplamaya göre; Davacı Eş ... için talep edilebilir destekten yoksun kalma tazminatının Toplam 88.134,56 TL olduğu, hesaplanan tazminat miktarlarının davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumlu olduğu kısım yönünden tüm davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, PMF 1931 Yaşam tablosu ve Prograsif rant yöntemi uyarınca hesaplanan ve ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluğunu aşan kısım yönünden ise davalılar ..., ...ve... Ltd. Şti.'nin müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları tespit edilmiştir. Dosya kapsamında yerel adetlere göre belirlenen cenaze giderinin müteveffanın kusuruna denk gelen miktarının tenzili sonrası 1.125-TL'sinden davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, hesaplanan maddi tazminata; davalı ... Sigorta A.Ş. açısından temerrüt tarihi olan 14.01.2016 itibaren, Diğer davalılar..., ... ve ...Ltd. Şti. yönünden ise kaza tarihi olan 22.12.2015 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği, 2015 yılı için geçerli olan sakatlanma ve ölüm poliçe teminat limiti 290.000 TL olup, hesaplanan tazminat miktarının poliçe teminat limiti dahilinde kaldığı, Mahkemenin yetkisindeki takdiri indirimler haricinde aktüeryal açıdan başkaca indirim sebebine rastlanmadığı, tespit edilen hususların hukuki değerlendirmesinin ve Manevi tazminat talepleri açısından takdirin Mahkemenize ait olduğunu görüş ve kanaatinde raporunu sunmuştur.
Bilirkişi ...'in düzenlediği 03/11/2022 tarihli 11 sayfadan ibaret raporunda özetle; Davalılar ..., ...ve ...vacıların zararlarından sorumlu oldukları tazminatın tespiti açısından 6098 Sayılı TBK Genel Hükümlerine göre TRH-2010 yaşam tablosuna göre %10 arttırım %10 iskonto uygulanarak, yapılan hesaplamaya göre; Davacı Eş ...için talep edilebilir destekten yoksun kalma tazminatının toplam 182.156,95-TL olduğu, hesaplanan tazminat miktarlarının davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumlu olduğu kısım yönünden tüm davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, PMF 1931 Yaşam tablosu ve Prograsif rant yöntemi uyarınca hesaplanan ve ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluğunu aşan kısım yönünden ise davalılar..., ... ve ...Ltd. Şti."nin müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları tespit edilmiştir. Dosya kapsamında yerel adetlere göre belirlenen cenaze giderinin müteveffanın kusuruna denk gelen miktarının tenzili sonrası 1.125,00-TL 'sinden davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, hesaplanan maddi tazminata; davalı ... Sigorta A.Ş. açısından temerrüt tarihi olan 14.01.2016 itibaren, diğer davalılar...,... ve...Ltd. Şti. yönünden ise kaza tarihi olan 22.12.2015 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği, 2015 yılı için geçerli olan sakatlanma ve ölüm poliçe teminat limiti 290.000 TL olup, hesaplanan tazminat miktarının poliçe teminat limiti dahilinde kaldığı, Sayın mahkemenin yetkisindeki takdiri indirimler haricinde aktüeryal açıdan başkaca indirim sebebine rastlanmadığı, tespit edilen hususların hukuki değerlendirmesinin ve manevi tazminat talepleri açısından takdirin Sayın Mahkemeve ait olduğunu görüş ve kanaatinde rapor sunmuştur.
Bilirkişi ...'in düzenlediği 12/07/2023 tarihli 11 sayfadan ibaret ek raporunda özetle; Davalılar ..., ... ve ...Ltd. Şti. Yönünden ise davacıların zararlarından sorumlu oldukları tazminatın tespiti açısından 6098 Sayılı TBK Genel Hükümlerine göre TRH-2010 yaşam tablosuna göre V10 arttırım Y10 iskonto uygulanarak, yapılan hesaplamaya göre; davacı Eş... için talep edilebilir destekten yoksun kalma tazminatının toplam 331.882,44-TL olduğu, Hesaplanan tazminat miktarlarının davalı ... Sigorta A.Ş.'nin Sorumlu olduğu tutarın; kaza tarihi itibari ile 290.000-TL ile sınırlığı olduğu; 2015 yılı için geçerli olan sakatlanma ve ölüm poliçe teminat limiti 290.000 TL olup, hesaplanan tazminat miktarının poliçe teminat limitini aştığı; ... Sigorta A.Ş.'nin sorumlu olduğu tutar yönünden tüm davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, TRH 2010 Yaşam tablosu ve Prograsif rant yöntemi uyarınca hesaplanan ve ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluğunu aşan kısım yönünden ise davalılar...,... ve... Ltd. Şti.'nin müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları tespit edilmiştir. Dosya kapsamında yerel adetlere göre belirlenen cenaze giderinin müteveffanın kusuruna denk gelen miktarının tenzili sonrası 1.125 -TL' sinden davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, Hesaplanan maddi tazminata; davalı ... Sigorta A.Ş. açısından temerrüt tarihi olan 14.01.2016 itibaren, Diğer davalılar ..., ... ve ...Ltd. Şti. yönünden ise kaza tarihi olan 22.12.2015 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği, Sayın mahkemenin yetkisindeki takdiri indirimler haricinde aktüeryal açıdan başkaca indirim sebebine rastlanmadığı, Tespit edilen hususların hukuki değerlendirmesinin ve Manevi tazminat talepleri açısından takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğunu görüş ve kanaatinde raporunu sunmuştur.
Davacılar vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu 03/10/2023 tarihli ıslah dilekçesini özetle; Dava dilekçesinde 1.000 TL talep edilmiş olan toplam tazminat bedelinin, 332.007,44 TL arttırılması işe tüm davalılar bakımından mütereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasını, (... Sigorta A.Ş'nin Sorumlu olduğu tutar kaza tarihi itibari ile 290.000 TL olduğu görülmekle sigorta şirketi bakımından sorumlu tutarın sınırlı tutulması), dava değerinin 332.007,44 TL üzerinden harç hesaplaması yapılması, 333.007,44 TL maddi tazminat ile 200.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere 533.007,44 TL dava değeri üzerinden taleplerimizin kabulüne, dava dilekçesinde açıklanan nedenler ve bilirkişi raporu doğrultusunda dava değerini artırım dilekçesi kabulü ile artırımı yapılan tazminat alacağı sigorta şirketi bakımından temerrüt tarihi olan 14/01/2016, diğer davalılar ..., ...kımından 22/12/2015 tarihinden itibaren ticari avans faizi işletilmesine, ayrıca vekalet ücreti ve yargılama gideri ile davalıdan tahsiline karar verilmesi talep etmiştir.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, dava ... yönünden eşin, diğer davacılar yönünden babanın destekten yoksun kalma, cenaze gideri ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Kaza tarihi olan 22/12/2015 tarihinde saat 23:10 sıralarında müteveffa ...e'nin karşıdan karşıya geçmeye çalıştığı sırada,... plakalı motosikletin müteveffaya çarptığı, ...plakalı aracın yerde yatmakta olan müteveffanın üzerinden geçmesi neticesinde meydana gelen kaza nedeniyle müteveffanın olay yerinde hayatını kaybettiği trafik kazasında davacılar tarafından her iki araç sürücüsü, araç maliki ve ZMMS poliçesi ile sorumlu olan sigortacıya eldeki davayı yöneltmiştir. Davalılar... ve...kazaya neden olan araç sürücüsü sıfatıyla, ...Ltd Şti. Kazaya neden olan... plakalı aracın maliki sıfatıyla, ... sigorta ise... plakalı aracın ZMMS poliçesinde sigortacı sıfatıyla sorumluluğunun bulunduğu, davacıların müteveffanın eşi ve çocukları olmakla desteğinin bulunduğu görülmekle destekten yoksun kalma tazminatı talep edilebilecektir. Mahkememizce tüm deliller toplanmış alınan 08/06/2020 tarihli makine mühendisi bilirkişinin raporu ve keşif sonucu düzenlenen 14/09/2021 tarihli bilirkişi raporlarında istikrarlı şekilde müteveffanın %50 oranında, davalı sürücü ...'nın %25 oranında, davalı sürücü ...'in %25 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş olup, ceza dosyasındaki kusur raporu ile uyumlu olduğu çelişki bulunmadığı görülmüştür. Bu halde davalıların %50 oranında tazminattan sorumlu olacaktır. Mahkememizce dosya aktüerya bilirkişiye tevdi edilmiş, hüküm kurmaya ve denetime elverişli aktüerya raporu hükme esas alınmış olup davacılar da bu doğrultuda talep sonucu artırmıştır. Davacılar tarafından her ne kadar cenaze giderleri talep edilmiş ise de cenaze giderlerini ispata yarar yazılı belge ibraz edilmediği görülmüştür. Aktüerya raporunda kusurları oranında düşen tazminat Anayasa Mahkemesi kararı ve Yargıtay 17. Hukuk Dairesi ve 4. Hukuk Dairesi güncel içtihatları doğrultusunda TRH-2010 yaşam tablosuna göre hesaplama yapılmış, müteveffanın geliri esas alınarak belirlenmiş, davalı sürücüler (..., ...) ve işleten (...Ltd Şti.) yönünden kazanın gerçekleştiği tarih itibariyle temerrüdün gerçekleştiği, davalı ... sigorta yönünden 01/12/2016 tarihli davacılara cevap tarihi esas alınarak bu tarihten itibaren 8 iş günü sonrası 14.01.2016 tarihinde temerrüdün gerçekleşmiş olacağı kanaatiyle bu tarihten itibaren kazaya karışan araçların hususi olması nedeniyle yasal faize hükmedilmekle, davacıların ispatlanamayan cenaze giderleri yönünden ise reddedilerek, davacı ...'nin destekten yoksun kalma tazminatının kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davacı...17.01.1984 doğumlu olup kaza tarihinde bekar ve 31 yaşındadır. hali hazırda 36 yaşında olması, desteğin ölüm günündeki yaşına göre destek alabileceği yaş sınırını geçtiği anlaşıldığından babasından destek almadan yaşamını sürdürebileceğinin kabulü gerekir. Destek ile birlikte oturmak ve bekar olmak tek başına destekten yoksun kalma tazminatı isteme hakkı doğurmaz. Bu nedenlerle destekten yoksun kalma tazminatı alma hakkı mevcut değildir.
Davacı...ise 25.06.1990 doğumlu olup kaza tarihinde bekar ve 25 yaşındadır. ...'nin ise yüksek lisans eğitimine devam ettiği belirtilmiş ve destekten yoksun kaldığı ileri sürülmüş ise de dosya kapsamına alınan ...İlçe Emniyet Müdürlüğü'nün 09/11/2018 tarihli sosyal ekonomik duru araştırması yazısında davacı...'nin ise avukat olduğu ve 3.000,00-TL aylık gelirinin olduğu belirtilmiştir. Kaza tarihinde kolluk önünde alınan ifadesinde mesleğinin avukatlık olduğu, dava dilekçesinde de hukuk fakültesi bitirdiği belirtilmekte olup, ...'nin bir mesleğinin olduğu ve gelir elde etmekte olduğu anlaşılmaktadır. İş bu nedenle davacı ...'nin müteveffanın destekliğinden çıktığı ve kendi geçimini sağlayabilecek durumda olduğu anlaşılmakta olup açıklanan nedenlerle destekten yoksun kalma tazminatı alma hakkı mevcut değildir.
Manevi tazminat yönünden; Borçlar Kanunu'nun 56. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370). Bunun yanında ağır yaralanma ve ölüm halinde zarar görenin yakınları tarafından da manevi tazminat talep edilebilecektir.
Somut olaya gelindiğinde kazanının oluş şekli, kazanın oluşumunda tarafların kusur oranı, davacının kaza sonrası duyduğu acı, elem ve üzüntü, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, meydana gelen zarar ve kusur durumu, olay tarihine göre paranın alım gücü ve hakkaniyet ilkeleri, TBK'nun 56. maddesinin hükmü ve yukarıda sözü edilen İçtihadı Birleştirme Kararı bir arada değerlendirildiğinde davacıların manevi tazminat talebinde haklı olduğu değerlendirildiğinden davacı Sevim Külçe'nin kalan yaşamında hayat arkadaşı olan eşini kaybettiği nazara alınarak manevi tazminat talebinin Kabulü ile 50.000,00 TL manevi tazminatın, diğer davacıların babalarını kaybettiği göz önüne alınarak her biri yönünden ayrı ayrı 25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 22/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar...,...ve...Ltd Şti. alınarak davacılara ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davacı...’nin maddi tazminat isteminin Kısmen Kabulü ile 331.882,44 TL destekten yoksun kalma tazminatının; davalı ... Sigorta yönünden poliçe limiti olan 290.000 TL’si ile sınırlı olmak kaydıyla 14/01/2016 tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden 22/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
-
Diğer davacıların maddi tazminat istemlerine ilişkin davanın reddine,
-
Davacı...’nin manevi tazminat talebinin Kabulü ile 50.000,00 TL'nin haksız fiil tarihi olan 22/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar..., ... ve...Limited Şirketi’nden alınarak davacı ...’ye verilmesine,
-
Diğer davacılar ..., ... ve...manevi tazminat talebinin Kısmen Kabulü ile her biri yönünden ayrı ayrı 25.000,00 TL olmak üzere toplam 75.000 TL’nin haksız fiil tarihi olan 22/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar..., ... ve...Limited Şirketi’nden alınarak anılan davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
-
Karar ve ilam harcı 31.209,63. TL nin peşin ve ıslahla alınan 6.381,64. TL den düşümü ile kalan 24.827,99. TL bakiye ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili alınarak ( davalı ... Sigorta'dan yönünden 21.694,69 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) Hazineye gelir kaydına,
-
Davacılar tarafından yatırılan 6.413,04. TL peşin, başvuru ve ıslah harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak (davalı ... Sigorta yönünden 5.603,71 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) davacılara verilmesine,
-
Davacılar tarafından yapılan 7.532,00. TL yargılama giderinin kabul edilen miktar oranlanarak takdiren 7.472,90. TL'nin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak ( davalı ... Sigorta yönünden 6.529,82. TL ile sınırlı kalmak kaydıyla ) davacılara verilmesine,
-
Maddi Tazminat yönünden; Davacılar kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince, kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 51.783,37. TL vekalet ücretinin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak ( ... Sigorta yönünden 45.248,30. TL sınırlı kalmak kaydıyla ) davacılara verilmesine,
-
Maddi Tazminat yönünden; Davalılar kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince, red edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 2.625,00. TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine,
10-Kabul edilen Manevi Tazminat yönünden; Davacılar kendilerini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince, kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 20.000,00 -TL vekalet ücretinin davalılar ..., ...ve...Limited Şirketi’nden alınarak bu davacıya verilmesine,
11-Red edilen Manevi Tazminat yönünden; Davalı ... kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince, red edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı...'ya verilmesine,
12-Tarafların gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:49