SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/840 E. 2024/79 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/840

Karar No

2024/79

Karar Tarihi

6 Şubat 2024

T.C

. İSTANBUL

13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/840 Esas

KARAR NO : 2024/79

DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)

DAVA TARİHİ : 05/01/2022

KARAR TARİHİ : 06/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, yurt dışından ithal ettiği hammadde niteliğindeki malın taşınması sebebiyle uluslararası taşıyıcı olan davalı tarafından verilmeyen hizmetler kapsamında düzenlenen faturalar sebebiyle davacı şirketten tahsil edilen paraların iadesinin talep edildiğini, davalının uluslararası taşıyıcı olarak, taşımak üzere aldığı emtiayı, varma yerinde alıcısına teslim edene kadarki sürecin tamamının taşıma süreci olduğunu ve navlun sözleşmesi gereği ifa edildiği, davacının tek borcunun navlunun ödenmesini temin olduğunu, bunun dışında ancak zorunlu/gerekli masrafları ödeme yükümlülüğünün mevcut olduğunu, masraf edilmeyen bir ödemenin taşıyan tarafından istenemeyeceğini, taşıyanın, navlun ücreti ile, yüklemeden boşaltmaya ve teslim taahhüdü varsa o noktaya kadar tüm işleri navlun karşılığı görmek durumunda olduğunu, huzurdaki dava konusu olayda, davacının İsviçre menşeli... firmasından bir tanesi 31.10.2017 tarihinde ve 53 adedi 2017 yılı Kasım ayında düzenlenmiş 54 adet fatura karşılığı muhtelif tutarlarda malı satın aldığını, Gümrük Yönetmeliği'nin (RG: 07.10.2009 - 27369) “Eşyanın teslimi” başlıklı 130. maddesinde, eşyanın, boşaltma yerinde konşimentoda teslim edileceği gösterilen ve bir nüshasını taşıyan kimseye ve eğer konşimento emre muharrer ise ciro ile devralmış şahsa teslim olunacağını, bu kimselerin eşyayı almak için lazım gelen vasıfları haiz sayılacakları düzenlemelerinin yer aldığını, somut olayda AWB- hava yük senedi ile taşınan malı davacının çekebilmesi için ayrıca bir ödeme veya yük teslim emri ya da ordino olmaksızın senette yazan malın gönderileni olduğunu ispat etmesinin yeterli olduğunu, davacıya gümrük beyannamesi ile navlun ücreti peşin ödenmiş (...) havalimanında alıcıya gümrük deposunda teslime hazır şekilde gelmiş olan malların...Gümrük Müdürlüğü, Adnan Menderes Gümrük Müdürlüğü ve...Gümrük Müdürlüğü tarafından yetkilendirilmiş ve davalı tarafından işletilen geçici gümrüklü depoya ithalat gümrük iş ve işlemleri için alındığını, davacının gümrük kanunu yükümlülüğünü gümrük beyannamesi ile aynı gün gümrük kanun ve yönetmeliklerine uygun olarak tamamladığını, fakat davalı şirketin davacıya ait emtiayı, kanun ve yönetmeliklerine aykırı olarak, çeşitli bahaneler ve ödeme talepleri ile teslimini yerine getirmediğini, ödenmemesi gereken ordino-yük teslim belgesi ödemesini yapmak zorunda bırakıldığını, dava dilekçesinde listesi verilen 54 adet ordino için (13 tanesinin her biri için 295 TL ve 41 tanesinin her biri için 280 TL olmak üzere) toplam 15.315,00 TL ödeme yapıldığını, davacı tarafından getirtilen, uluslararası hava taşımacılığı ve gümrük mevzuatı gereği kanuni gümrükleme mükellefiyeti ifa etmek için, idarece açılmış ve yetkilendirilmiş özel denetim ve kontrol altında işletilen geçici depolama işletmesine konulan mallar için, toplamda düzenlenen faturalar karşılığı 26.687,77 TL'nin hiçbir şekilde kabul edilmeyen içeriği ile baskı-zor altında ödenmek durumunda kalındığını, bu kapsamda her biri 295 TL tutarında 13 adet ve her biri 280 TL tutarlı 55 adet ödeme listesine göre toplam olarak 19.235,00 TL ödeme yapıldığını...Gümrük Müdürlüğü, ...Gümrük Müdürlüğü ve ...Gümrük Müdürlüğü tarafından çıkış kontrol fişi düzenlenmesi ile birlikte artık davalı şirketin ayrıca bir belge talep etme yetkisi/görevi ve sorumluluğu yokken davacı şirketten haksız şekilde ordino-yük teslim formu talep edilerek malın teslim edilmediğini, kanun dışı taleplerin gümrüğe bildirildiği ama netice gelmemesi sebebi ile davacının haksız hapis hakkı baskısı altında malların daha fazla geçici depolarda tutularak zararının artmaması adına malını geçici gümrük deposundan alabilmek için davalı şirketin ödeme isteğini ihtirazi kayıtlı olarak yerine getirdiğini, ihtirazi kaydın ödeme dekontunda belirtildiği, depo işletmesinin davacıya ait malları haksız şekilde teslim etmediğini gibi bir de davacı şirketten mallarını haksız şekilde tuttuğu süre için fazladan depo ve ardiye masrafı talep ettiğini, davacının bu süre zarfında malın tesliminde gecikilen her gün için gümrüklenmiş değeri üzerinden finans maliyeti, gecikilen her gün için gümrüklenmiş değeri üzerinden finans maliyeti, gecikilen her gün için doğmuş ve doğacak olan kâr kaybı, nakliyeci iptal masrafları, hukuk danışmanlık ve avukatlık masrafları ve 3. kişilere verilmiş olan taahhütlerin yerine getirilememesinden kaynaklanan zararlara uğramasına sebep olduğunu, bu zararların da ayrıca talep ve dava konusu edileceğini, mevzuat gereği gümrük işlemleri tamamlanan eşyanın konşimentoda hak sahibi görünen davacıya teslimi gerekirken ayrıca bir belge talep edilmesinin hiçbir kanuni dayanağının bulunmadığını, kaldı ki böyle bir belge talep edilse de bunun iş görme hizmet olmadığını, ordino bedeli adı altında TTK md. 21 kapsamında bir fatura düzenlenmesinin taşıma sözleşmesine ve ifa sürecine aykırı olduğunu, Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu'nun 17.12.2018 tarihli, 2016/2991 E..2018/5551 K. sayılı kararı, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Onuncu İdare Dava Dairesi'nin 12.01.2021 tarihli ve 2020/2247 E. 2021/56 K. sayılı, Danıştay Onuncu Dairesi'nin 03.11.2021 tarihli 2018/228 E., 2021/5247 K. sayılı kararları ile “yük teslim talimat formu”nun hukuk dışı olduğuna karar verildiğini veya buna göre karar gerekçesi oluşturulduğunu, açıklanan nedenlerle; davalarının kabulü ile İstanbul... İcra Müdürlüğü... E. sayılı dosyası üzerinden takibin devamını, borçlunun borca itirazının iptalini, haksız itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20'inden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmişlerdir.

CEVAP:

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının talebinin sebepsiz zenginleşme sebebine dayandığı ve TBK md. 82 uyarınca öğrenmeye bağlı iki yıllık zaman aşımına uğramış olması sebebiyle talebin reddinin gerektiğini, davacının davalı şirket nezdinde herhangi bir hak ve alacağının, davalı şirketin de borcu bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, davacı tarafından ödenmiş olan bedellerin davacı ile davalı şirket arasındaki ticari ilişkiye uygun bir şekilde talep olunan ve ödenen bedeller olduğunu, davacının bu yöndeki iddialarının mesnetsiz olduğunu, bu hususun dilekçeleri ekindeki tebliğe ilişkin evraklar ile sabit olduğunu, davacının davalı şirket tarafından talep olunan ve kendisi tarafından ihtirazi kayıt ile ödemiş olduğu “ordino ücretleri”nin hukuka aykırı şekilde talep edildiği iddiasının (TTK md. 870, Montreal Konvansiyonu md. 13, Danıştay Onuncu Dairesi 27.10.2015 tarihli, 2011/9380 E. 2015/4632 K. sayılı karar, 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'nun 2017 yılında geçerli olan “ordino”nun da damga vergisi alınacak kağıtlar arasında sayıldığı hükmü, Yag. 11. HD 12.12.2016 tarihli 2015/7168 E. 2016/1640 K. sayılı kararı, Yarg. 11 HD 17.06.2010 tarihli 2010/3893 E. 2010/6988 K. sayılı kararı çerçevesinde) yerinde olmadığını, icra takibine konu alacak likit olmadığından icra inkâr tazminatı talebinin kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan haksız takip sonucu davacı yanın kötü niyet tazminatına mahküm edilmesi gerektiğini açıklanan nedenlerle; davanın usulden ve esastan reddini, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.

GEREKÇE:

Mahkememizin 25/07/2023 tarih, 2022/12 Esas 2023/532 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği, verilen bu kararın davalı tarafça istinaf edilmesi üzerine dosyanın İstanbul BAM'a gönderildiği,

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 30/11/2023 tarih ve 2023/2040 Esas 2023/1866 Karar sayılı ilamıyla; "...Somut olayda, davaya yönelik verilen cevap dilekçesinde ileri sürülen zamanaşımı def'i davalı tarafça istinaf sebepleri arasında gösterilmiştir. İstinafa konu zamanaşımı def'ine ilişkin istinafın incelenmesi için öncelikle ilk derece mahkemesi tarafından zamanaşımı konusunda fiilen verilmiş bir kararın bulunması zorunludur. Dar istinaf kanun yolu isteminde HMK. 341, 353/1-a/6 maddesi uyarınca mahkeme yerine geçerek karar vermek de mümkün değildir. Buna göre mahkemece davalı vekilinin davaya yönelik verdiği cevap dilekçesinde ileri sürdüğü zamanaşımı def'i değerlendirilmeden karar verilmesi doğru görülmemiştir.

HMK.nın (Değişik:22/07/2020-7251/35md.)353/1-a6 maddesinde; "Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması." hali, kararın kaldırılarak, dosyanın mahkemesine iadesi sebepleri arasında gösterilmiştir.

Sonuç itibariyle, Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair istinaf sebepleri incelenmeksizin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 297, 353/1.a.6. maddeleri uyarınca kaldırılmasına ve davanın usulüne uygun şekilde yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesi gerektiği...." karar verilerek dosyanın mahkememize gönderildiği ve işbu esasa kaydedildiği anlaşılmıştır.

Dava, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesi uyarınca davacı taşıtan tarafından davalı taşıyıcıya ihtirazi kayıtla yapıldığı iddia olunan ödemenin davalıdan istirdadı talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.

İşbu davanın itirazın iptali davası olduğunu, davaya konu davalı aleyhine İstanbul ...İcra Müdürlüğü... E. Sayılı dosya ile başlatılan icra takibinde borcun sebebi özetle; "06.11.2017- 2911.2017 tarihleri arasında ve muhtelif zamanlarda yersiz ve haksız olarak ödemiş olduğunu iddia ettiği 28.687,00-TL'nin rücusu talebi" olarak davacı tarafça belirtildiği ,

Dava dilekçesinin davalıya 25/01/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekili 26/01/2022 tarihli dilekçesi ile cevap süresinin uzatılmasını talep ettiği, mahkememizce 27/01/2022 tarihli ara karar ile 2 haftalık cevap süresinin dolduğu tarihten itibaren geçerli olmak üzere 2 hafta süre ile uzatılmasına karar verildiği , davalı vekili tarafından uyap sisteminden 22/02/2022 tarihinde e imzalı olarak gönderdiği cevap dilekçesi ile, zamanaşımı definde bulunarak davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep ettiği ,

Zamanaşımı defi, bir hakkın ileri sürülmesine engel olgulardandır. Bu nedenle de öncelikle hadise şeklinde çözümlenmesi gerekir. 11/01/1940 T. 15/70 sayılı İçtihatı Birleştirme Kararında da "Zamanaşımı defi davanın esası hakkında her türlü muameleye manidir. Bu sorun halledilmeden davanın esası incelenemez." denilmiştir.

Davalı yan, freight prepaid/navlun gönderen ödemeli şartı ile, taşıma süreci gönderen sorumluluğunda taşımayı üstlendiği ve hava kargo taşıma sürecinde gelen emtia için ordino bedeli talep etmiş ve davacı ithalatçıdan ihtirazi kayıtla tahsil etttiği , davacı ithalatçı ise taşıması gönderene ait bir satın alma süreci sonunda ancak varma yeri masrafları dışında tüm yükümlülükleri satıcı-ihracatçı üzerinde bırakmış durumda olduğu , davacı tarafça ihtirazı kayıtla ödeme hususu iddiası gözetilerek, iade talebinin sebepsiz zenginleşme iddiasına dayandığı,

Sebepsiz zenginleşme, bir kimsenin mal varlığının haklı bir sebep olmaksızın diğer bir kimsenin mal varlığı aleyhine çoğalmasıdır.

Sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak talep edilebilmesi için borçlunun mal varlığında, bir başkasının aleyhine bir zenginleşme meydana gelmeli, zenginleşme ve zenginleştirici olay arasında illiyet bağı bulunmalı ve zenginleşme haklı bir sebebe dayanmamalıdır.

Yine aynı Kanun'un 82 inci maddesinin birinci fıkrasına göre; sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkı, hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her halde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.

İki yıllık zamanaşımı süresi, hak sahibinin, mal varlığındaki eksilmeye yol açan işlemi ve sebepsiz zenginleşeni tam olarak öğrendiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Ondan önceki noksan bilgiler ve tahminler bu sürenin başlangıcına esas olamaz.

Davacı tarafından davalı şirket aleyhine İstanbul... İcra Müdürlüğü... E. Sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinde borcun sebebi olarak özetle; "06.11.2017- 2911.2017 tarihleri arasında ve muhtelif zamanlarda yersiz ve haksız olarak ödemiş olduğunu iddia ettiği 28.687,00-TL'nin rücusu talebi" olarak belirtildiği , davacı , davalı şirkete ödenen tutarın haksız ödendiği belirtildiği , iade talebinde borcun sebebinin sebepsiz zenginleşme olarak görüldüğü sebepsiz zenginleşme hükümleri incelendiğinde ise TBK 82. Maddesi gereğince alacak talebinin ödemeden itibaren iki yıl içerisinde ileri sürülmesi gerektiği , ancak davacı, İstanbul ...İcra Müdürlüğü... E. Sayılı icra takibini 25/11/2020 tarihinde başlatmış olduğu , yapılan icra takibi , açılan dava tarihi de gözetildiğinde davacının alacak talebinin zamanaşımına uğramış olduğu anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmasına karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;

  1. )Davanın zaman aşımı yönünden REDDİNE,

  2. Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60. TL harcın peşin alınan 17.077,50. TL harçtan mahsubu ile bakiye 16.649,90 . TL harcın davacıya iadesine,

6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

  1. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

  2. Davalı tarafından yapılan 160,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

  3. Kendini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 17.900,00. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

  4. Yatırılan avanstan artan kısmın yatırana/ vekiline iadesine,

Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/02/2024

Katip

¸e-imzalıdır

Hakim

¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapKaynaklı)İtirazınİptaliSözleşmesi(Taşımahükümgerekçe

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:12

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim