SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/199

Karar No

2024/662

Karar Tarihi

1 Ekim 2024

T.C.

İSTANBUL

13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2024/199 Esas

KARAR NO:2024/662

DAVA:Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ:01/04/2024

KARAR TARİHİ:01/10/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili arsa sahibi ve davalı yüklenici arasında 3/3/2021 tarihinde .... Noterliğinin ... ... yevmiye numarası ile düzenleme şeklinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşmeye göre davalı yüklenici, müvekkiline ait adresi ...olan 328 ada 35 parsel sayılı arsa üzerinde 3/3/2021 tarihinde inşaat faaliyetlerine başlayacak, inşaat iş sahibine en geç 03/9/2022 tarihinde teslim edileceğini, ancak davacı teslim tarihi üzerinden 24 ay geçmesine karşın inşaatı müvekkiline davalı firmanın eksik m2 olarak yapmış ve kusursuz ve eksiksiz teslim etmediğini, sözleşmede kararlaştırılan teslim süresi dolmasına rağmen inşaatın geç ve eksik teslim edilmesinden dolayı müvekkilinin dairesinin değeri ve kira verildiğinde değerinin düştüğünü, bu durum maddi açıdan kendisine zarar verdiğini, müvekkili davaya konu taşınmazın zamanında ve tam olarak teslim edilmemesi nedeniyle taşınmazdan istediği verimi alamadığını, üstelik yaşadığı maddi kayıp yanında bir de manevi üzüntü duyduğunu, yaşanılan bu maddi ve manevi sıkıntıların sona ermesi adına, davalı yükleniciden herhangi bir çözüm gelmediğini, izah edilen sebeplerle, uzman bilirkişiler tarafından hesaplandığında fazla çıkması halinde arttırılmak üzere, arsa sahibi müvekkili için 10.000-TL eksik ve kusurlu işler bedeli ile 1000-TL kira ve gecikme tazminatının davalıdan alınarak taraflarına ödetilmesi amacıyla işbu davayı açmak zorunluluğu hasıl olduğunu, müvekkilinin davaya konu taşınmazın zamanında ve tam olarak teslim edilmemesi nedeniyle taşınmazdan istediği verimi alamamış, üstelik yaşadığı maddi kayıp yanında bir de manevi üzüntü duyduğunu, açıklanan tüm bu nedenlerle 10.000 TL maddi ve 20.000-TL manevi zararın davalıdan alınarak taraflarına ödetilmesi amacıyla işbu davayı açma zorunluluğu doğduğunu, açıklanan nedenlerle inşaattaki mevcut m2 eksikliklerin uzman bilirkişiler tarafından hesaplandığında dava değerinin arttırılmak üzere 10.000-TL eksik ve kusurlu işler bedeliyle, 1000-TL kira ve gecikme tazminatı ve faizi ile birlikte alacağının davalıdan tahsiline, açıklanmaya çalışılan nedenlerle, davalı yüklenicinin sözleşme ile üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmemesi sebebiyle uğranılan 10.000-TL kira kaybı ve gecikme tazminatının faiziyle birlikte davalıdan tazminine yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP:

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle talep ve iddiaları kabul anlamına gelmemek kaydıyla huzurdaki davada görevli mahkemenin İstanbul asliye hukuk mahkemelerinin olduğunu, bu sebeple mahkememizin görevine itirazımızı bildirdiklerini, ayrıca yine talep ve iddiaları kabul etmemek üzere davacının yatırmış olduğu harcın eksik olduğunu, dava dilekçesinin netice ve talep kısmında talep edilen alacak miktarı 21.000 TL diye belirtildiğini, dava dilekçesinin içeriğinde ise 20.000 TL manevi tazminat ve farklı birtakım miktarlarda alacak talebinden bahsedilmekte olup dilekçe içeriğindeki talepler toplamı 51.000 TL olduğunu, buna rağmen dava değeri olarak 10.000 TL üzerinden harç yatırılmış olduğu anlaşıldığını, harçlandırılmayan kalemlerin esasa ilişkin inceleme yapılmaksızın reddini talep ettiklerini, taleplerini daha açık ve net bir şekilde bildirmesi gereken ve somutlaştırma yükümlülüğüne aykırı davranan davacının aydınlatılmaya muhtaç davasının usulden reddi gerektiğini, davacının, müvekkili şirketin inşaat faaliyetlerine başlaması ve inşaatı tamamlayarak iş sahibine teslim etmesi gereken tarihlere yönelik beyanlarının maksatlı şekilde hatalı bildirildiğini, davacının daireyi geç teslim aldığına, kira gelirlerinden mahrum kaldığına, geç teslim nedeniyle fazla kira ödediğine yönelik iddiaları soyut olup iddiaların ispatı noktasında davacı tarafından herhangi bir delil sunulmadığını, tamamen imar kanunundaki usul ve esaslara uygun olarak yapılan, (kabul anlamında gelmemek kaydıyla) davacının iddiası doğrultusunda yapıldığı takdirde imara aykırılığı gündeme gelebilecek olan taşınmaza yönelik eksik m2 iddialarının, müvekkile kusur atfı mümkün olmayan iddiaya yönelik davacı taleplerinin reddine karar verilmesini talep ettiklerini, dava dilekçesinde 20.000 TL manevi tazminat isteminde bulunan davacı, nasıl bir manevi zarara uğradığı yönünde herhangi bir açıklama yapmadığını, talep soyut olup manevi tazminat isteme koşulları oluşmadığını, bu bakımdan istemin reddine karar verilmesi gerektiğini, dava dilekçesinde 6 numaralı paragrafta 10.000 TL eksik ve kusurlu işler bedeli talep eden davacı, 7 numaralı paragrafta 10.000 TL maddi tazminat istediğini belirttiğini, bu 10.000 TL'lik maddi tazminat 6 numaralı paragrafta yer alan 10.000 TL'lik eksik ve kusurlu işler bedeline ek ayrı bir talep ise davacının nasıl bir maddi zarara uğradığını ayrıca açıklaması gerektiğini, neticeten haksız ve mesnetsiz davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE:

Dava; Taraflar arasında imzalanan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklı davalı tarafça yapıldığı iddia edilen eksik ve kusurlu işlem nedeniyle kira ve gecikme tazminatı talebine ilişkindir.

Görev hususu dava şartı olması nedeniyle Mahkeme görev hususunu yargılamanın her aşamasında re' sen dikkate alabileceği gibi taraflar da her aşamada ileri sürebilir.

HMK.nun 1. Maddesine göre "...göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir." anılan kanunun 114/c maddesinde ise mahkemenin görevi dava şartı olarak gösterilmiş olup aynı kanunun 115.maddesi ile getirilen "Mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır." hükmü gereğince re'sen görevsizlik kararı verilebilecektir.

01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre; her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı yasanın 5/3.maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.

Anılan yasal düzenlemeler uyarınca Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde olduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının, TTK’da ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.

Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 6335 sayılı Yasa ile değişik 4.maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise; tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.

Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların, Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği kuşkusuzdur.

Türk Ticaret Kanunun 3. maddesine göre ise, "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir."denilmektedir.

Bir hukukî işlemin veya fiilin TTK'nın kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen bu kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bir hukuki işlemin veya fiilin olması gerekir.

Somut olayda davacı tarafından davalı ile arasında akdedilen düzenlenme şeklinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklı tazminat talebinden ibaret olduğu , davacının tacir olmadığı, taraflar arası düzenlenen sözleşme ve kurulan hukuki ilişkide dikkate alındığında iş bu davanın mutlak veya nispi ticari dava niteliğinde bulunmadığından uyuşmazlığı çözmekle görevli mahkeme; genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi olup mahkememizin görevli olmadığı kanaatine varılarak iş bu davaya bakmaya Mahkememiz görevli olmadığından HMK 'nun 114/1-c ve 115/2 madde uyarınca Mahkememizin görevsizliği sebebiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, HMK 20 madde uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermek yerinde görülmüştür.

HÜKÜM:

  1. )İş bu davaya bakmaya Mahkememiz görevli olmadığından HMK 'nun 114/1. c ve 115/2 madde uyarınca Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ sebebiyle davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,

HMK 20 madde uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın GÖREVLİ VE YETKİLİ İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,

  1. )H.M.K.'nun 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesi tarihinden itibaren taraflardan herhangi birinin iki hafta içerisinde Mahkememize başvurarak dosyanın görevli ve yetkili Mahkemesine gönderilmesi talebinde bulunmaması halinde dosyanın Mahkememizce resen ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,

  2. )Yargılama giderleri, harç ve vekalet ücreti hususunun H.M.K'nun 331. maddesi uyarınca davaya görevli ve yetkili mahkemede devam edilmesi halinde o mahkemede, davaya başka bir mahkemede devam edilmediği takdirde dosya ele alındığında davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde mahkememizce değerlendirilmesine,

Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı; tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/10/2024

Katip ...

(E-imzalı)

Hakim ...

(E-imzalı)

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

mahkemesinecevapistanbulgönderilmesineasliyehukukgörevliTARİHİ01/04/2024yetkilihükümgerekçe

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:32:59

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim