İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/735 E. 2024/548 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2020/735
2024/548
17 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/735 Esas
KARAR NO : 2024/548
DAVA:Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:28/12/2020
KARAR TARİHİ:17/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı 02.02.2015 tarihli, 5 yıl süreli Bayilik Sözleşmesi ile sıvılaştırılmış petrol gazı (LPG) dağıtım şirketi olan davacı ile bayilik sözleşmesi imzalandığını, buna göre sözleşmenin
sona erme tarihi 02.02.2020 olduğunu, davalı ile davacı şirket arasındaki sözleşme 02.02.2020 tarihinde sona erdiğinden 4 Şubat 2020 tarihli, ... yevmiye nolu ihtarname ile davalıdan mülkiyeti davacıya ait olan tüplerin iadesi talep edildiğini, mülkiyeti davacıya ait 15.998 adet 2 kg’lik, 15.609 adet 12 kg’lik, 11 adet 24 kg’lik, 77 adet 5 kg’lik olmak üzere toplamda 31.698 adet KPG tüpünün mevcut olduğunu, bu tüplerin bayilik sözleşmesinin 20/c maddesine göre, sözleşme her ne sebeple sona ermiş olursa olsun, sona erdiği tarihten itibaren 15 gün içinde davacıya teslim edilmesi gerektiğine rağmen davacıya teslim edilmediğini, bayilik sözleşmesi 20/e maddesine göre bayilik ilişkisinin bitmesi halinde bayi elindeki tüpleri teslim etmediğini, teslim etmediği takdirde ... AŞ’nin her tüp başına imalat bedeli kadar cezai şart talep etme hakkı doğduğunu, bu tüplerin imalat bedelleri davacı tarafından tespit edilemediğini, imalat bedellerinin ... Ltd. Şti den sorgulanmasını ve yapılacak bilirkişi incelemesi ile talep edebileceklerini, iade edilmeyen tüplere ilişkin cezai şart tutarının tespit edilmesini talep ve beyan etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava tarihi itibariyle talep ve iddia ettiği alacağın zaman aşımına uğramış olduğunu bu nedenle haksız davanın reddi gerektiğini, davacının bilirkişi incelemesi yapılarak talep edilebilecek cezai şart miktarının
belirlenmesini beyan ettiğini, ancak dilekçenin netice ve talep kısmında cezai şart ile ilgili bir talepte bulunmayıp, tüplerin iade edilmemesi nedeniyle tazminat talebi olarak sonradan arttırılmak üzere 3.000 TL bedelli dava açıldığını,
davacının ihtarname ile davalıdan mülkiyetini kendisine ait olan tüplerin iadesini talep etmişse de davalı şirket söz konusu ihtarnameye cevaben şirketleri nezdinde depozito makbuzu karşılığı teslim edilen tüp bulunmadığını, muhatap şirket nezdinde ilgili belgeler var ise taraflarına ibraz edilmesini, depozito adetlerinin ve bunlara ait satış faturalarının iade edilen adetler düşülerek taraflarının bu hususta bilgilendirilmesini talep ve ihtar ettiklerini, bu nedenlerle davacının talep ettiği alacak kalemi belirlenebilir olduğundan ve eldeki davanın kısmi dava olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığından dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, talep edilen alacak miktarı için zamanaşımı dolduğundan davanın usulen reddine, dava dilekçesindeki esasa ilişkin iddiaların gerçeği yansıtmamasından ve dayanaksız olmasından bahisle davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davanın; 02/02/2015 tarihli bayilik sözleşmesinin feshi nedeniyle sözleşme kapsamında davalıya teslim edildiği ve davalı uhdesinde bulunduğu , mülkiyetinin davacıya ait olduğu iddia edilen LPG tüplerinin iade edilmemesinden kaynaklanan tazminat davası olduğu anlaşılmıştır.
Malatya Asliye Ticaret Mahkemesi aracılığı ile bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi 19/08/2021 tarihli raporunda özetle; Davacı şirketin 31/12/2019 tarihi itibariyle aralarındaki mutabakata göre,davalı şirkete 208,55 TL.borçlu olduğu, Davacı şirketin iade edilmeyen tüpgaz depozitolarından dolayı,davalı şirketten 12060 adet değişik tiplerde tüpgaz alacağı, 59 adet fazladan teslim edilen tüpgazlardan dolayı 59 adet borcu olduğu hususu tespit ve rapor edilmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları, dosya kapsamında toplanan tüm deliller ile davacının ve davalının ilişki dönemini kapsayan ticari defter ve dayanağı belgeler incelenerek davacının davalıdan sözleşme kapsamında kar mahrumiyeti alacağı bulunup bulunmadığı, varsa miktarı ile defterlerinin usulüne uygun düzenlenip düzenlenmediğini belirlenmesi hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi heyeti 13/11/2021 tarihli raporunda özetle; Davacı tarafın davalı tarafa 15.998 adet 2 kg’lik, 15.609 adet 12 kg’lik, 11 adet 24 kg’lik, 77 adet 5 kg’lik olmak üzere toplamda 31.698 adet KPG tüpünün mevcut olduğunu söz konusu tüplerin iadesine ilişkin ibaret olduğu, Davacı yan tarafından yapılan Alacak talebi doğrultusunda 28.12.2020 tarihinde İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 202/735 E. sayılı huzurdaki davanın ikame edildiği belirlendiği, Davacının 2019 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, Davacının ticari defterlerine göre; Davacının takibe konu ettiği Tüplerin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, Davacı tarafın davalı tarafa 15.998 adet 2 kg’lik, 15.609 adet 12 kg’lik, 11 adet 24 kg’lik, 77 adet 5 kg’lik olmak üzere toplamda 31.698 adet KPG tüpünün mevcut olduğunu beyan edilmiş ise de yukarıdan beri yapılan detaylı inceleme neticesinde Davacı Tarafından Teslim Edilenler ile Davalı tarafından iade edilen ve Davalı tarafın uhdesinde kalanların detaylı incelemesinde davalı tarafın uhdesinde kalan toplam 15.733 Adet tüp olduğu tespit edildiği, Mahkemece davalı tarafın uhdesinde kalan tüplerin 15.733 Adet olduğu kabul edilecek olursa söz konusu tüplere ait fiyat hesaplaması aşağıdaki gibi yapıldığı,
TÜP TİPİ DAVALIDA KALAN(ADET) BİRİM FİYATI TOPLAM
2KG’LIK 8.305 ADET 15 TL 14.575TL
12KG’LIK 7.472 ADET 30 TL 224.160TL
24 KG’LIK 29 ADET 60 TL(fazla iade olduğundan hesaplamaya dahil edilmemiştir)
45 KG’LIK 15 ADET 90 TL ((fazla iade olduğundan hesaplamaya dahil edilmemiştir)
TOPLAM 15.733 ADET 238.735TL
Tüm bu hususlar dikkate alındığında Davacının davalıdan kaydi olarak Asıl Alacak olarak 238.735,00 TL tutarında Alacaklı olduğu kanaatine varılmış ise de; davalı tarafından 28.10.2020 tarihinde açtığı dava da Dava Değeri 3.000,00TL olarak hesap açtığı bu hususta davacı tarafın talebine bağlı kalarak davacı tarafın davalı taraftan toplam da 3.000,00TL talep edebileceği sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmişlerdir.
Akaryakıt ve LPG alanında uzman sektör bilirkişisi ...'ın 25/04/2022 tarihli raporunda özetle;
Dosya kapsamında yapılan inceleme sonucunda; Dava dilekçe ekinde "DELİLLER” başlığı altında yazılı olan, “02.02.2015 tarihli Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Tüplü Bayiliği Sözleşmesi ”, dosya kapsamında bulunmadığını, davacı tarafındarı dosyaya sunulması gerektiği, davacı tarafından 01.02.2021 tarihli, “Tüp Teslim Belgesi (Depozito Makbuzu) asıllarının sunumudur”, konulu dilekçe ile Mahkemeye sunulan ve kasada bulunan “Depozlto Makbuzları”, tarafımdan görülmüş olup işbu depozito makbuzlarının ıslak imzalı asıl nüshalar olmadığı,2. Nüshaların kasada bulunduğu, ayrıca imza kısmında birbirinden farklı şekillerde imzalar olduğu, teslim alanın isim ve soyadının yazılı olmadığı, Mali bilirkişi tarafından tespit edilen davacının mali kayıtlarında bulunan tüp adetleri ile Sayın Mahkeme kasasında bulunan depozito makbuzlarında yazılı tüp adetlerinin karşılaştırılmasının mali bilirkişi tarafından yapılması gerektiği, Davacının tazminat talebinin hesaplanabilmesi için tüp imalat bedellerine ihtiyaç bulunmadığı, bu çerçevede Mahkeme tarafından ... Ltd. Şti.'ne müzekkere çıkarılarak sözleşmenin bittiği tarih itibariyle tüp fiyatlarının tespit edilmesinden sonra, geleri tüp fiyatları üzerinden, mali bilirkişi tarafından depozito makbuzları üzerinden iade edilmeyen tüplere yönelik cezai şart hesabının yapılması gerektiği, davalının tali bayilerinde bulunan tüplerin de davalı tarafından teslim yükümlülüğü hüküm attına alınmış olsa da, işbu tali bayilerin halen davacının Malatya'da bayisi olan ... LTD.ŞTİ” nin tali bayileri olarak devam etmeleri halinde, işbu tali bayilerde bulunan tüp adetlerinin davalı zimmetinden düşürülmesi gerektiği hususu bildirilmiştir.
Bilirkişi heyeti 05/04/2023 tarihli ek raporunda özetle; Davalı Bayinin, davacı ... onayı doğrultusunda oluşturulmuş tali bayiliklerinde bulunan tüpler tespit edildikten sonra davalı zimmetinden mahsup edilmesi gerektiği, bu doğrultuda, Mahkemenin takdiri doğrultusunda talimat raporu istenmesi halinde bu tüp adetlerinin belirlenebileceği, mevcut haliyle, tüp depozito makbuzlarındaki isim ve imza eksikliği ve farklılıkları dolayısıyla bu makbuzlarının kabul edilip edilmeyeceğinin takdiri, sayın mahkemeye ait olmak üzere, Davacı tarafından Mahkemenizce davalı tarafından iade edilmeyen Tüplere ilişkin davacı tarafından davalı yana çekilen ihtarname ile davacı tarafın Cezai Şart talebi kabul
edilmesi durumunda talep edebileceği miktar 896.640,00TL tutarında olacağı, Cezai şartı düzenleyen TBK.nun 179/1 (BK.nun 158/1). maddesi; “Bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumu için bir ceza kararlaştırılmışsa, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı, ya borcun ya da cezanın ifasını isteyebilir.” hükmünü içermektedir. Aynı kanunun 182/1.(BK.nun 161/1) maddesinde; “Taraflar, cezanın mikarını serbestçe belirleyebilirler.” denilmekte ise de bu serbestlik sınırsız değildir. Maddenin son fıkrasında yer alan; “Hakim, aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir.” hükmüne yer verildiği, görüldüğü gibi yukarıdaki maddenin birinci fıkrası, cezai şart miktarını tayin konusunda serbesti esasını koyduğu buna karşılık son fıkrada ise serbestiye indirme hakkı vasıtasıyla özel bir sınır çizdiği, Hâkim, cezanın aşırı olup olmadığını, hakkaniyet ölçülerini aşıp aşmadığını araştırırken, özellikle, borca aykırı davranış nedeniyle alacaklının uğradığı zararı, borçlunun kusur derecesini, alacaklının ortak kusurunu ve tarafların (özellikle borçlunun) ekonomik durumunu dikkate alması gerektiği, bu unsurlar dikkate alındığında, alacaklının uğradığı zarar ile kararlaştırılan ceza arasında hakkaniyet ölçüleri ile bağdaşmayan açık bir nispetsizlik varsa cezanın indirileceği hususları tespit ve rapor edilmiştir.
Tarafların raporlara itiraz ve yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması talepleri üzerine Mahkememizin 22/11/2023 tarihli celse ara kararı ile yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verilmiştir.
Taraflar beyan ve itirazları doğrultusunda yeniden oluşturulan bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır. Bilirkişi heyeti 13/12/2023 tarihli raporunda özetle; Dava, davalı şirket ile imzalanan sıvılaştırılmış petrol gazları tüplü bayiliği sözleşmesinin feshi tarihi itibariyle, davalı şirketin elinde bulunduğu iddia edilen; 15.998 adet 2 kg'lık, 15.609 adet 12 kg'lık, 11 adet 24 kg'lık ve 77 adet 5 kg'lik olmak üzere toplam 31.698 adet tüp bedelinin tazmini talibinden, davalıya atfedilecek bir kusurun bulunup bulunmadığı noktasında olduğu, Mahkemeye sunulan 19.08.2021 tarihli bilirkişi raporunda davalı tarafça incelemeye sunulan Depozito Makbuzları kapsamında, davacı şirketin depozite alışları ve depozito iadelerin karşılaştırılmasına ilişkin olarak Davalı şirket tarafından bayilik sona erdikten sonraki sürçte davacı şirkete teslim edilmeyen tüp adedinin 5648 adet 2 Kg'lık,6412 adet 12 Kg'lık olmak üzere 12.060 adet olduğu, Buna karşılık 29 Adet 24 Kg'lık, 30 Adet 45 Kg olmak üzere toplam 59 adet tüpün fazladan teslim edildiği, Taraflar arasında bayilik sözleşmesinin 13/e maddesinde bayi'nin ... A.Ş. tarafından kendisine imza karşılığı verilecek üç nüsha “Abone Depozito Makbuzu”nu aboneye vereceğinin belirtilmesine rağmen davacı şirket tarafından bayiye bu makbuzun verilmediğini, depozito iadesinin sağlanmamasında bu makbuzun önemli olduğunu tespit edildiği, Mahkemeye sunulan 13.11.2021 tarihli ikinci Bilirkişi raporunda, Gerek davacı tarafın Ticari Defterlerinde gerek ise Davalı tarafın Ticari defterlerinde yapılan inceleme ve yapılan tespitler doğrultusunda, Davacı ve Davalı tarafın 2015-2016-2017-2019 yılları arasında alım/satım konusu olan tüplerin listesi toplu olarak gösterilerek, Davacı taraf ile davalı taraf mukayesesinde (4.6)'da gösterilen detaylar doğrultusunda aradaki farkın davalı tarafın 2015 yılına ait Tüp alımlarının incelenmemesinden kaynaklandığı, farkın buradan kaynaklandığı tespitine yer verildiği, devamında; Davacı tarafından, davalı uhdesinde 31.698 Adet Tüplerin olduğu beyan edilmiş ise de, davacı tarafından teslim edilenler ile davalı tarafından iade edilen ve davalı tarafın uhdesinde kalanların detaylı incelenmesinde, davalı tarafın uhdesinde kalan toplam 15.733 adet tüp olduğu tespitine yer verilmiş, raporun 5.5. Maddesinde ise, 15.733 adet tüplerin 238.735,-TL'ye toplam fiyata baliğ olduğu ifade edildiği, Davalı vekili 23.06.2023 tarihli dilekçesinde; 14.06.2023 tarihli celse 1 numaralı ara kararı uyarınca tali bayilerde bulunan tüplere ilişkin sözleşmeler ve belge sunumuna ilişkin beyanlarında; müvekkili şirket davacı şirket ile içerisinde olduğu yıllarda abonelerine ve kendi tali bayileri yapıldığını, nitekim müvekkili şirket ... A.Ş. ile çalışmayı sona erdirse ile tali bayiler hala ... A.Ş. ile çalışmakta olduğunu, Tali bayilerin bu tüpler ile ilgili sorumluluklarını kabul ve beyan ettikleri ıslak imzalı belgeler bulunduğunu, ... TİCARET adı altında çalışmakta olan Mahmut ... imzalı sözleşme ve tüp zilyetliğini gösterir belge uyarınca 3.789 adet büyük (12 kg) ve 3.455 adet küçük (2 kg) tüpün kendilerinde olduğunu, mesuliyeti kabullendiklerini ve ... A.Ş. ile çalışmaya devam eden ... Ltd. Şti.'den gaz ikmali yaptıklarına ilişkin belgenin dilekçeleri ekinde sunulduğu, ...imzalı tutanakta 728 adet büyük (12 kg) ve 520 adet küçük tüpün kendilerinde olduğunu ve mesuliyeti kabullendiklerini ve ... A.Ş. ile çalışmaya devam eden ... Ltd. Şti.'den gaz ikmali yaptıklarına ilişkin belgenin dilekçeleri ekinde sunulduğu, ... adı altında... imzalı tutanakta 5.181 adet büyük (12 kg) ve 3.404 adet küçük, 48 adet 45 kg'lık ve 16 adet 24 kg'lık tüpün kendilerinde olduğunu ve mesuliyeti kabullendiklerini ve ... A.Ş. ile çalışmaya devam eden ... Ltd. Şti.'den gaz ikmali yaptıklarına ilişkin belgenin dilekçeleri ekinde sunulduğu, ... imzalı sözleşme ve tüp zilyetliğini gösterir belge uyarınca 6.855 adet büyük (12 kg) ve 6.212 adet küçük (2 kg) ve 33 adet 45 kg'lık tüpün kendilerinde olduğunu, mesuliyeti kabullendiklerini ve ... A.Ş. ile çalışmaya devam eden ... LTD. ŞTİ.'den gaz ikmali yaptıklarına ilişkin belgenin dilekçeleri ekinde sunulduğu, sunulan bu belgeler dikkate alındığında, Davalı uhdesinde olduğu önceki mali bilirkişiler tarafından tespit edilen toplam 15.733 adet tüp'den, dava dışı tali bayilerin, “... 30.259 adet tüplerin kendilerinde olduğunu, mesuliyeti Kabullendikleri” ne ilişkin dosyaya sunulan yazılı beyanları esas alındığında, davalıdan talep edilen tüplerin tali bayiler zimmetinde olması nedeniyle, davalının sözleşme kapsamında, iade edilmesi gereken tüp sorumluluğundan kaynaklanan tazminat sorumluluğunun oluşmadığı kanaatine varıldığı, sonuç olarak, davalıdan talep edilen tüplerin, tali bayiler tarafından “….. 30.259 adet tüplerin
kendilerinde olduğunu, mesuliyeti Kabullendikleri”ne ilişkin dosyaya sunulan yazılı beyanları kapsamında, talep edilen tüplerin tali bayiler zimmetlerinde olması nedeniyle, davalının, sözleşme kapsamında, iade edilmediği iddia edilen tüp iadelerinden kaynaklanan maddi tazminat sorumluluğunun oluşmadığı hususları tespit ve rapor edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde;
Davacı iddiasında, taraflar arasında akdedilen 02/02/2015 tarihli bayilik sözleşmesinin feshi nedeniyle, sözleşme kapsamında davalıya teslim edilen, davalı uhdesinde bulunan ve mülkiyetinin davacıya ait olan LPG tüplerinin davalı tarafça iade edilmediğinden bahisle, iade edilmeyen LPG tüpleri nedeniyle tazminat talebinde bulunmuştur.
Mahkememizce alınan 14/12/2023 tarihli bilirkişi heyeti raporunda daha evvel alınan raporlardaki değerlendirmeler, tarafların bilirkişi raporlarına itirazları, tali bayilere ilişkin davalı vekilinin sunduğu belgeler dikkate alınarak değerlendirme yapılmış, önceki raporlardaki tespitlerde hatalı olanlara ve nedenleri (2015 yılı tüp alımlarına değinilmemesi gibi hususlar) açıklanmış, netice olarak tali bayilerde bulunan tüplere ilişkin sözleşmeler ve belgelere göre yapılan değerlendirmede davalının davacı ile çalışmasını sona erdirse bile davacının tali bayilerle çalışmaya devam ettiği, tali bayilerin tüpler ile ilgili sorumluluklarını kabul ve beyan ettiklerine dair ıslak imzalı evraklar olduğu, önceki bilirkişi raporunda belirlenen toplam 15.733 tüpten tali bayiler tarafından imzalanan belgeler uyarınca mesuliyeti kabullendikleri 30.259 tüp nedeniyle davalının sözleşme kapsamında iade etmesi gereken tüpten kaynaklanan tazminat sorumluluğunun, tüplerin tali bayilerin zimmetinde olması nedeniyle oluşmadığı değerlendirilmiş, raporda yer alan değerlendirmenin yazılı belgelere dayandığı ve sektörel değerlendirme yönünden kanaat verici olduğu değerlendirildiğinden 14/12/2023 tarihli bilirkişi raporundaki tespitler doğrultusunda davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Ayrıca Mahkememizin 17/07/2024 tarihinde açıklanan kısa kararında istinaf kanun yolu açık olarak karar verildiği ve davalı vekilinin 17/07/2024 tarihli beyan dilekçesinde hükmün bu yönden tashihini talep ettiği görülmüş ve yapılan incelemede; davanın kısmi dava olarak açıldığı ve harca esas değerin 3.000,00-TL olduğu ve kararın verildiği tarih itibariyle miktar itibariyle kesin olduğu anlaşılmış, ayrıca 6100 sayılı HMK'nın 304. Maddesinde hükümdeki açık hataların mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebileceği ve hüküm tebliğ edilmişse hâkimin, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemeyeceği düzenlenmiş olup, davanın türü ve karar tarihi itibariyle hüküm altına alınan miktar dikkate alındığında kararın verildiği tarih itibariyle kesin olması nedeniyle istinaf kanun yolunun açılması açık hata niteliğinde olduğundan ve hüküm taraflara tebliğ edilmediğinden tarafların dinlenmesine gerek olmaksızın hükmün kanun yoluna ilişkin "Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı." kısmının "Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı." şeklinde tashihine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
-
Davanın reddine,
-
Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60. TL harçtan peşin alınan 54,40. TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20. TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26. maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
-
Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Kendini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 3.000,00. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
Yatırılan avanstan artan kısmın yatırana/ vekiline iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/07/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:36:01