SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/391 E. 2024/527 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/391

Karar No

2024/527

Karar Tarihi

12 Temmuz 2024

T.C.

İSTANBUL

13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2024/391 Esas

KARAR NO :2024/527

DAVA:İtirazın İptali (Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ:08/07/2024

KARAR TARİHİ:12/07/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müflis Banka iflas etmiş olup, İflastan önce Müflis Banka ile avukatlık sözleşmesi olan borçlunun Bankaya olan avans borçları için icra takibi başlatıldığını, borçlunun iş bu icra takibine itiraz ettiğini ve takibi durdurduğunu, haksız olarak itiraz edilip durdurulan takibin devamı için iş bu huzurdaki itirazın iptali davasını açma zorunluluğu hasıl olduğunu, ... Arabuluculuk Dosya No ile 22/05/2024 tarihinde zorunlu arabuluculuk dava şartına başvurulmuş olup 03/07/2024 tarihli arabuluculuk toplantısında anlaşamama tutanağı düzenlendiğini, borçlu (davalının) yetkiye itirazı hukuka aykırı olup aralarında imzalanan avukatlık sözleşmesinin 27. Mad. Gereğince sözleşmeyle ilgili her türlü uyuşmazlıklarda İstanbul Mahkeme ve İcra Dairelerinin yetkili olduğunu, iş bu sebeple davacının tüm itirazları haksız olup reddi gerektiğini, borçlu ile Müflis Banka arasında 20/02/2014 tarihinde akdedilen avukatlık sözleşmesi mevcut olduğunu, borçlu ile akdedilen avukatlık sözleşmesinin feshedilmiş olması sebebiyle borçlunun uhdesinde bulunan 5.745,33 TL tutarındaki avans borcu için borçluya 27 Ağustos 2021 tarihinde .... Noterliğinden ... yevmiye nolu ihtarname çekildiğini, borçlu ihtarnameye cevap vermediğini, Müflis Bankaya ödemeye ilişkin herhangi bir makbuz vs. sunmadığını, ihtarnamede de bildirildiği üzere Müflis Banka kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde; borçlu, kendisine avukatlık sözleşmesinden kaynaklı tevdi edilen icra/dava dosyalarında yapılacak işlemler için masraf avansı almış olup, bu masraf avansının 5.745,33 TL tutarındaki kısmını Müflis Bankaya iade etmediğini, yapılan incelemede söz konusu tutarın İcra ve/veya mahkeme işlemlerinde kullanıldığını gösteren makbuzların da bulunmadığının tespit edildiğini, iş bu sebeple borçlu hakkında takip başlatmak için öncelikle bağlı bulunduğu Konya barosuna bildirim yapıldığını, sonrasında borçlu hakkında ... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasından 5.745,33 TL masraf avansı alacağı 333,79 TL noter masrafı, 920,28 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 6.999,40 TL üzerinden takip başlatıldığını, borçlunun iş bu takibe haksız olarak itiraz edip durdurduğunu, işbu sebeple haksız itirazın iptaline karar verilmesini ve davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, borçlunun borca dair tüm itirazları (zamanaşımı, ferileri vb.) haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkil müflis banka yargı harçlarından muaf kurum olup karar verilirken müflis bankanın harçtan muaf tutulması gerektiğini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE:

Dava, Müflis Banka ile davalı arasında 20/02/2014 tarihinde akdedilen avukatlık sözleşmesinin feshedilmiş olması sebebiyle davalı olan avukatın uhdesinde bulunan 5.745,33 TL tutarındaki avans borcu vs masrafların tahsili istemiyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlenmiş, anılan kanunun 5.maddesinde Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye ve diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.

Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.

Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya uyuşmazlığın ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.

Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olmasını sağlamaz. Başka ifade ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.

Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.

Göreve ilişkin kurallar kamu düzeninden olup yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen nazara alınır.

Somut olayda, uyuşmazlığın dayanağı ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyası olduğu, takibe dayanak borcun sebebinin taraflar arası gerçekleşen avukatlık sözleşmesinden kaynaklandığı, bu haliyle TTK'nun 4. Maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan olmadığı gibi, aynı maddenin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na atıfla mutlak ticari dava konusu kabul ettiği sözleşmelerden de değildir.

Nispi ticari davalar ise; tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.

Bir hukukî işlemin veya fiilin TTK'nın kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen bu kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bir hukuki işlemin veya fiilin olması gerekir.

Davanın nispi ticari dava olup olmadığının değerlendirilebilmesi için her ne kadar davacı taraf şirket sıfatını haiz olup tacir olsa da, davalının tacir olmaması, davalının avukat olduğu ticari işletmeleri de bulunmadığı bu nedenle davanın nispi ticari dava olmayacağı uyuşmazlığın çözümünde genel Mahkemeler olan Asliye Hukuk Mahkemeleri görevli olduğundan,

Bu doğrultuda davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın davaya bakmaya mahkememiz görevli olmadığından HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM:

  1. )İş bu davaya bakmaya Mahkememiz görevli olmadığından HMK 'nun 114/1. c ve 115/2 madde uyarınca Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ sebebiyle davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,

HMK 20 madde uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın GÖREVLİ VE YETKİLİ İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,

  1. )H.M.K.'nun 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesi tarihinden itibaren taraflardan herhangi birinin iki hafta içerisinde Mahkememize başvurarak dosyanın görevli ve yetkili Mahkemesine gönderilmesi talebinde bulunmaması halinde dosyanın Mahkememizce resen ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,

  2. )Yargılama giderleri, harç ve vekalet ücreti hususunun H.M.K'nun 331. maddesi uyarınca davaya görevli ve yetkili mahkemede devam edilmesi halinde o mahkemede, davaya başka bir mahkemede devam edilmediği takdirde dosya ele alındığında davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde mahkememizce değerlendirilmesine,

Dair taraf/vekillerinin yokluğunda tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/07/2024

Katip ...

(E-İmzalı)

Hakim ...

(E-İmzalı)

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

mahkemesineistanbulgönderilmesineasliyeTARİHİ08/07/2024hukukgörevliyetkilihükümgerekçe

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:36:01

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim